Bizi Takip Edin

Rusya

Petersburg Ekonomi Forumu’nda ekonomik büyüme modeli tartışıldı

Yayınlanma

St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun (SPIEF) makroekonomi oturumu, Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina’nın yokluğunda finans ve ekonomi kurmaylarının katılımıyla gerçekleşti. Oturumda söz alan Rus bakanlar, yaptırımların gölgesindeki dış borç durumunu, bütçe kuralını, para politikasındaki olası gevşeme alanlarını ve sürdürülebilir büyüme modeline dönüş arayışlarını değerlendirdi.

St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nun (SPIEF) ikinci günü, finans ve ekonomi bloğu bakanlarının katıldığı ancak Merkez Bankası Başkanı’nın yer almadığı makroekonomi oturumuyla açıldı.

“Küresel belirsizlik ortamında sürdürülebilir ekonomik büyüme yörüngesine nasıl dönülür” başlıklı oturuma, Devlet Başkanlığı İdaresi Başkan Yardımcısı Maksim Oreşkin, Maliye Bakanı Anton Siluanov ve Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov katıldı. Başlangıçta tartışma katılımcıları arasında Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina da bulunuyordu; ancak bir gün önce ismi SPIEF konuşmacıları listesinden çıkarıldı. Merkez Bankası, Nabiullina’nın hastalık izninde olduğunu bildirdi.

Oturumun başında moderatörlük görevini üstlenen Devlet Duması Bütçe ve Vergi Komisyonu Başkanı Andrey Makarov, katılımcıları “gerçek beyefendiler” olmaya ve Nabiullina’nın yokluğunda “her şeyin sorumlusunun yüksek politika faizi olduğunu söylememeye” çağırdı. Buna rağmen para politikası konusuna değinilmekten kaçınılamadı.

Rusya savunma odaklı yaptırım modelinden uzaklaşıyor

Maksim Oreşkin, “Ekonominin Batı kısmı bir sarsıntı, bir ateş içinde bulunuyor ve bu ateş kısmen bize de geçiyor. Orta Doğu’da yaşananlar da tüm dünyayı ateşe veriyor. Bu durum bizi de etkiliyor. Ancak Çin ekonomisi büyümeye devam ediyor, Hindistan ekonomisi de büyüme gösteriyor, aynı şekilde Afrika ülkeleri de. Bu fırsatları kullanmak gerekiyor. Ayrıca reformları ve yapısal değişiklikleri hayata geçirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Yaptırımlar bağlamında değerlendirmelerde bulunan Oreşkin, “Sadece savunmaya yönelik bir modelden uzaklaşmak gerekiyor. Ve biz bundan büyük ölçüde uzaklaştık. Eski bir şeylerin geri döneceğini, yaptırımların iptal edileceğini beklememek lazım. Yaptırımlar belirli olaylara bağlı değildir, dünyanın nasıl değiştiğine bağlıdır. Bir şeylerin geri dönmesini ve değişmesini beklemeyin; geri dönmeyecek ve değişmeyecek. 10-20 yıl önceki o dünya artık asla var olmayacak. 2022-2023 yıllarında sahip olduğumuz tamamen savunma odaklı modelden, kademeli olarak daha dengeli bir modele geçiyoruz. Kendi iç platformumuzda ve diğer ülkelerin platformlarında daha aktif oynamamız gerekiyor. Savunma ile saldırı arasındaki denge var olmalı ve saldırı yönüne doğru kaymalıdır” dedi.

Anton Siluanov ise şu açıklamayı yaptı: “Birçok ülke halen uluslararası kredi kuruluşlarının, Uluslararası Para Fonu’nun kredilerine bağımlı durumda. Bizde bu yok. Bizim, yakında kapatacağımız sadece yüzde 10 oranında bir dış borcumuz var. Dış finansal altyapıya bağımlı değiliz, kendi altyapımız kuruldu, çalışıyor ve finansal hizmetlerden koparılmamız bile ödemelerimizi gerçekleştirme imkanımızı kesinlikle etkilemedi. Bütçe meselelerine ilişkin kendi kararlarımızı, ülkedeki mevcut önceliklere dayanarak alıyoruz. Yirmiler Grubu ülkeleri arasında en düşük borca biz sahibiz. Dış yatırım girişlerinin olmadığı, tamamen kendimize güvendiğimiz ve iç finansal imkanları kullandığımız koşullarda yaşıyoruz. Ve ortada bir sonuç var; son yıllarda ekonomik büyümenin oldukça sürdürülebilir olduğunu görüyoruz, son üç yılda bu oran yaklaşık yüzde 10 seviyesinde gerçekleşti.”

Siluanov ayrıca, “Bu tür kural tanımazlık koşullarında ilk yılımızı yaşamıyoruz. Finans alanında sadece sağlam bir duruş sergilemek ve ülkenin finansmanına çok dikkatli yaklaşmak gerekiyor. O zaman dışarıdan gelen bu kural tanımazlıklar bizi daha az etkileyecek veya hiç etkilemeyecektir. Dışarıdaki türbülans ne kadar fazlaysa, iç kalkınma, yerli yatırımcılar ve işletmeler için o kadar fazla koşul yaratmak, düzenlemeleri gevşetmek, iş dünyasına kolaylık sağlamak ve mülkiyet haklarının temellerini güvence altına almak gerekir” diye konuştu.

Ekonomide yeni büyüme modeli işgücü kısıtlamalarıyla şekilleniyor

Maksim Reşetnikov, “Yapısal değişiklikler açıkça ve oldukça aktif bir şekilde ilerliyor. Soru, bunları nereye yönlendirmek istediğimizdir. Temel kısıtlayıcılarımız değişmedi; bunlar en başta işgücü piyasası, düşük işsizlik ve yatırım meseleleridir; nitekim ilk çeyrek rakamları da konunun son derece güncel olduğunu gösteriyor. Önemli olaylar meydana geldiği anda ki bunlar sürekli meydana geliyor, ekonomi modeline ince ayar yapmak zorunda kalıyoruz. Bir sonraki ekonomik modelin hatları aşağı yukarı izlenebiliyor. Bu, birçoğunun isteyeceğinden daha güçlü bir ruble ve biraz daha yüksek faiz oranlarıdır; çünkü bütçe açığı ile ilgili meseleler var ve Rusya Merkez Bankası buna tepki veriyor. Sermaye çıkışımız kapalı; bu durum da yine döviz piyasası üzerinde baskı yaratıyor” ifadelerini kullandı.

İşgücü piyasasına değinen Reşetnikov, “Mesele işgücü piyasasıdır. Buna baktığımızda, yeni işgücü kaynağı olmadan büyümemizin zor olacağını anlıyoruz. Genç ve yaşlı nüfusu işgücü piyasasına dahil etmek için çaba gösteriyoruz, oralarda belirli rezervlerimiz var. Ve elbette, başta ticaret olmak üzere verimliliğin düşük olduğu sektörlerde işgücü verimliliği programlarının yaygınlaştırılması gerekiyor. Maaş artışının işgücü verimliliği artışını geride bırakması gerektiği durumlarda hala bir miktar rezervimiz bulunuyor. Bu tam olarak yüksek maaş mantığıdır. Bu gelişim seviyesi için daha yüksek maaşlarımız olmalıdır” değerlendirmesini yaptı.

Reşetnikov sözlerine şöyle devam etti: “Verimliliğin yatırımın bir fonksiyonu olduğu hakkında çok konuşuyoruz ve şu an anlaşılacağı üzere durum zor. Ancak bu, işgücü verimliliği konusunda kaynağımız olmadığı anlamına gelmiyor. ‘Yalın üretim’ konseptini ele alalım; bunu her yerde uygulamadık. Üzerinde çalışmaya devam etmeliyiz, potansiyel kesinlikle tükenmiş değil. Yapay zeka alanında büyük rezervler var, dijitalleşme ise henüz tamamlanmadı.”

Ulusal Refah Fonu’nun durumuna ilişkin konuşan Siluanov, “Sürekli sarsılıyoruz ve buna karşı belirli bir panzehir geliştirdik. Ulusal Refah Fonu’nu da bunun için yarattık; bolluk yıllarında biriktirmek ve ihtiyaç duyulan yıllarda kullanmak için. Gerçekten de son dört yılda Ulusal Refah Fonu’ndan 15 trilyon ruble kullandık; üstelik bunu sadece bütçe harcamalarını desteklemek için değil, ekonomiye yatırım yapmak için de kullandık. 15 trilyon rublenin 4 trilyondan fazlası bu yönde harcandı. Fonu, ekonomik kalkınmaya da katkı sağlayan altyapısal ve teknolojik gelişim için kullandık. Şu an piyasa koşulları biraz daha iyi durumda; birikim yapacak ve fonu onaracağız” dedi.

Maksim Oreşkin, büyüme modellerine ilişkin, “Ekonomik büyüme modeli taşa kazınmış ve sonsuza dek var olan bir şey değildir. ABD’de 2007 yılına kadar ekonomik büyüme modeli konut piyasasının hızlı gelişimine dayanıyordu. Ve ardından ilgili kriz geldi. Yüksek göç akışının olduğu bir dönemin ardından, şu an Trump’ın politikası zemininde göç akışı olmayan bir ekonomik büyüme modeli var. 2026 yılının başlarındaki büyümenin neredeyse tamamı yapay zeka kapasitelerine, işlemci kapasitelerine ve veri merkezlerine yapılan yatırımlardır. Çin, 2008’e kadar tamamen ihracat odaklı bir modele sahipti, ardından altyapı gelişimi yaşandı, şimdi ise tüketici talebi devrede. Tüm ülkeler sürekli bir model değiştirme sürecinden geçiyor. 2023-2025 yılları arasında Rusya ekonomisi yüzde 10’dan fazla büyürken, Avrupa bu dönemde yüzde 3 büyüme kaydetti” ifadelerini kullandı.

Oreşkin sözlerini şöyle sürdürdü: “Ekonomik büyüme modeli neydi? Rus işletmeleri Batılı şirketlerin bıraktığı boşlukları doldurdu. Rusların işgücü piyasasına katılımıyla ekonomi, ek iki milyon insanın aktif olarak çalışmasına imkan tanıdı. Savunma sektörü şüphesiz son yıllardaki ekonomik büyümenin itici güçlerinden biridir. Dijital platformlar da öyle. Model değişiyor. Elimizde hangi faktörler kaldı? Teknolojiler, dijital platformlar, muhasebe açısından düzenlemelerin basitleştirilmesi ve elbette yeni bir yatırım döngüsüne duyulan ihtiyaç. Hızlı büyüdük, yatırım aktivitesinde bir düzeltme yaşıyoruz. Ve elbette işgücü verimliliği.”

Reşetnikov ise, “Ekonomik büyüme modelinden daha önemli şeyler var. Bunlar kurumlardır; eğer kurumlar doğruysa model de doğru kurulacaktır. Ve kurumlar açıktır; mülkiyet hakları, yatırımcı hakları” diyerek duruma farklı bir çerçeve çizdi.

Maliye Bakanlığı artan vergi gelirleriyle bütçe kuralını esnetiyor

Anton Siluanov bütçe ve para politikası ilişkisine değinerek, “Ekonominin şu anda artıya geçtiğini ve faiz oranının düştüğünü görüyoruz. Bütçe ve para politikası birbirine çok sıkı şekilde bağlı. Hem Rusya Merkez Bankası hem de Ekonomik Kalkınma Bakanlığı ile bütçe dengesi konusunda bütçe politikasını nasıl ayarlayacağımızı ve Merkez Bankası’nın bu koşullarda hangi oranları tutacağını saatlerce sürekli tartışıyoruz. Her şey buna bağlı; çünkü hem bankalar bir para arzı kaynağıdır hem de bütçe bir para arzı kaynağıdır ve faiz oranı ekonomiye ne kadar ek para gireceğini tam olarak düzenler. Merkez Bankası ile koordinasyonumuz günlük olarak yürütülüyor” dedi.

Siluanov, “Şu an bütçedeki durum, ilk çeyrekte olana kıyasla düzeliyor. Vergi gelirlerimiz, hem kurumlar vergisi hem de KDV olarak geliyor. Bunlara bakarak ekonomik kalkınma göstergelerine bundan sonra ne olacağı görülebilir; çünkü vergiler, istatistiklerden daha hızlı bir şekilde ekonomik parametrelere ne olacağını planlama imkanı verir. Ve bu vergi göstergeleri büyüyor, KDV gelirleri şu an planın üzerinde seyrediyor. Bu yıl ekonomik büyümeyi yüzde 1,3 olarak planlamıştık, şu anki tahminde yüzde 0,4. Ancak KDV planlanandan fazla büyüyor, bu da tahmin düzeltmesini dikkate alarak başlangıçta planladığımızdan daha büyük büyüme rakamları göreceğimiz anlamına geliyor. Vergiler artıyor ve çıtayı bir yerlerde fazla zorlayabileceğimiz riskleri vardı. Hayır, zorlamadık, beş aylık bütçe uygulama göstergeleri buna açıkça tanıklık ediyor” şeklinde konuştu.

Temel petrol fiyatı hakkında konuşan Siluanov, “Bu yıl (bütçe kuralı için geçerli olan varil başına 59 dolarlık) kesinti fiyatını değiştirmedik. Şu an gelecek için düşünüyoruz. Ve bunun aşağı yönlü düzeltilmesi gerektiği açıktır. Nedeni, fiyat değişimlerinin dış faktörlerine daha az bağımlı olmaktır. Şimdi bir yandan dış faktörlerden bağımsız olarak bütçe dengesine dikkat etmemiz gerekiyor, diğer yandan ise kur oranlarımızın enerji ürünleri için değişen fiyat konjonktürüne daha az bağımlı olmasını sağlamalıyız. Ekonomimiz için nasıl bir ruble gerekiyor? İhracatçılar için, şu anda görüyoruz ki, ruble pek rahatlatıcı değil. İthalatçılar için ise elbette tahminlerimizden daha güçlü konumda. Bize öyle bir ruble lazım ki, bir yandan halkın çıkarları gözetilsin, ithal mallar ve teknolojiler erişilebilir olsun, diğer yandan da ihracat karlı olsun ki kapasitemiz varken yurt dışından her şeyi ithal etmeyelim. Bütçe kuralının düzeltilmesi, öngörülebilirlik yaratacak ve döviz kuru ile ilgili mevcut durumu dengeleyecektir” ifadelerini kullandı.

Rusya tüm dış borcunu yakında kapatmayı planlıyor

Kurmaylar para politikasında gevşeme alanı arıyor

Para politikasından beklentilerini aktaran Siluanov, “Anlaşılacağı üzere, hepimiz daha düşük faiz oranları ve daha düşük enflasyon istiyoruz. Bütçe politikasındaki eylemlerimiz, enflasyonun kendimiz için belirlediğimiz hedeflerde kalmasını ve faiz oranlarının işletmelerin hem gelişimi hem de operasyonel faaliyetleri için kredi alma imkanı sağlamasını hedefliyor. Bütçe ve para politikasının bağlantısı içinde, bütçe politikasındaki sıkılaşmayı ve daralmayı dikkate alarak para politikasının gevşetilmesini sağlamaya çalışacağız” dedi.

Maksim Reşetnikov ise süreci şu sözlerle değerlendirdi: “Geçen sefer bu konuyu, ekonomiye daha fazla sevgi gösterilmesi arzusuyla konuşmuştuk. Bu yıl içinde, anlayış konusunda kesinlikle büyük bir adım attığımızı söyleyebiliriz. Merkez Bankası ile sürekli iletişim halindeyiz, meslektaşlarımızın mantığını anlıyoruz ve büyük ölçüde paylaşıyoruz. Ancak elbette, şu an parasal koşulların gevşetilmesi için var olan alanın daha hızlı kullanılmasını arzu ederdik.”

Rusya’nın en büyük ekonomi forumunda dev anlaşmalar imzalandı

Rusya

Rusya Maden Rezervleri Komisyonu Başkanı rüşvetten mahkemeye çıkıyor

Yayınlanma

Rusya Devlet Maden Rezervleri Komisyonu Genel Müdürü İgor Şpurov hakkında yaklaşık 3 milyon ruble rüşvet aldığı iddiasıyla ceza davası açıldı. Soruşturma Komitesinin yürüttüğü dosya kapsamında mahkeme Şpurov’un tutuklanma talebini görüşürken, ilgili maddeden 15 yıla kadar hapis cezası istenebiliyor.

Rusya Devlet Maden Rezervleri Komisyonu (GKZ) Genel Müdürü İgor Şpurov hakkında yaklaşık 3 milyon ruble rüşvet aldığı iddiasıyla ceza davası açıldı.

RBK medya kuruluşuna konuşan kolluk kuvvetlerindeki kaynaklar, Moskova’daki Basmannıy Bölge Mahkemesinin 2 Ekim günü müfettişlerin Şpurov hakkında talep ettiği tutuklama başvurusunu değerlendireceğini aktardı.

Rusya Ceza Kanunu’nun 290. maddesinin 6. fıkrası uyarınca suçlanan GKZ başkanının karşı karşıya olduğu en yüksek ceza 15 yıl hapis olarak öngörülüyor.

Federal Maden Kullanım Ajansı (Rosnedra), Şpurov hakkında soruşturma işlemlerinin sürdüğünü doğruladı.

Kurumdan yapılan açıklamada, “Şu anda soruşturma işlemleri yürütülüyor. Rosnedra, kolluk kuvvetlerine gerekli yardımı sağlıyor” ifadelerine yer verildi.

Maden rezervlerinin onayından sorumlu tepe kurum

Rosnedra bünyesinde devlet ekspertiz organı olarak faaliyet gösteren GKZ, kullanıma sunulan maden sahalarının rezervleri ile jeolojik, ekonomik ve çevresel verilerinin resmi incelemesini yürütüyor.

Kurum aynı zamanda maden rezervlerini inceleyen ve onaylayan yetkili komisyonlara organizasyonel ve metodolojik destek veriyor.

1964 yılında Tümen’de doğan İgor Şpurov, 1987’de Tümen Endüstri Enstitüsünden maden mühendisi olarak mezun oldu.

1985 ile 1999 yılları arasında SibNİİNP bünyesinde Samotlor petrol sahasının geliştirilmesi projelerinde görev alan Şpurov, 1999 ve 2000 yıllarında aynı sahanın jeoloji ve geliştirme departmanı direktörlüğünü yürüttü. Şpurov, Aralık 2013’te GKZ genel müdürlüğü görevine atanmıştı.

Uzak Doğu’da da maden yetkilileri tutuklanmıştı

Rusya’da maden sahalarına ilişkin rüşvet soruşturmaları daha önce de üst düzey bürokratları hedef almıştı.

Şubat ayında Primorskiy Krayı’ndaki mahkeme, Uzak Doğu Federal Bölgesi Maden Kullanım Departmanı Başkanı Dmitriy Tsukanov ile yardımcısı Artem Neveselıy hakkında rüşvet suçlamasıyla tutuklama kararı vermişti.

Soruşturma makamlarına göre Tsukanov, değeri 17,5 milyon rubleyi aşan bir Lexus LX600 marka otomobili rüşvet olarak kabul etti. Tsukanov’un ticari bir şirketin temsilcisine kurumsal bilgileri aktardığı ve Magadan bölgesindeki maden arama ile işletme ruhsatının lehte koşullarla verilmesini sağladığı öne sürülüyor.

Yardımcısı Neveselıy ise jeolojik araştırma lisansının uzatılmasına aracılık etmek ve gizli bilgileri sızdırmak karşılığında aracılar üzerinden 350 bin ruble almakla suçlanıyor. Söz konusu davada rüşveti veren kişinin de tutuklandığı bildirildi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya: Saldırıya uğrayan rafinerilerin yüzde 10’unda onarım sürüyor

Yayınlanma

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, petrol şirketlerinin Ukrayna saldırıları sonrası rafinerileri daha hızlı devreye aldığını ve hasarın azaldığını açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı bir gecede 646 İHA’nın düşürüldüğünü duyururken dört rafinerinin hedef alındığı bildirildi.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, petrol şirketlerinin Ukrayna saldırılarının ardından rafinerileri işletmeye alma süresini kısalttığını ve tesislerdeki hasarın belirgin ölçüde azaldığını öne sürdü.

TASS haber ajansının aktardığına göre Novak, bu durumun şirketler, Enerji Bakanlığı ve Savunma Bakanlığının ortaklaşa yürüttüğü savunma önlemleri sayesinde sağlandığını söyledi.

Novak, rafinerilere yönelik tehdit modellerine uygun pasif koruma sistemleri kurulduğunu ve hava savunma araçlarıyla aktif korumanın güçlendirildiğini belirterek “Tesislerimize yönelik sürekli akınlardan kaynaklanan hasarın son dönemde çok daha düşük olduğunu gözlemliyoruz” dedi.

Novak ayrıca petrol şirketlerinin, üretimin durmasından kaynaklanan yüksek zararlar sebebiyle güvenlik önlemlerini kendi bütçelerinden finanse ettiğini kaydetti.

Dört rafineriye saldırı düzenlendi

Novak, 2 Ekim gecesi Ukrayna ordusunun Rusya topraklarındaki dört petrol rafinerisini hedef aldığını, saldırıların tümünün püskürtüldüğünü iddia etti. Teknolojik ekipmanın zarar görmediğini savunan Novak, yalnızca bir tesiste hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.

Rusya Savunma Bakanlığı ise aynı gece Rusya bölgeleri, Kırım, Karadeniz ve Azak Denizi üzerinde toplam 646 insansız hava aracının düşürüldüğünü duyurdu. Volgograd Bölge Valisi Andrey Boçarov da gece saatlerinde bir sanayi altyapısına yönelik saldırı gerçekleştiğini kaydetti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 1 Eylül’de yaptığı açıklamada hasar gören rafinerilerin yaklaşık yüzde 10’luk kısmının onarılmayı beklediğini bildirmişti.

Novak ise bu açıklamanın hemen ertesinde, bakımdan çıkan tesislerin tedariki artırmasıyla yakıt piyasasının daha istikrarlı hale geldiğini savunmuştu.

Başbakan Birinci Yardımcısı Denis Manturov da rafinerilerdeki onarım ve restorasyon sürelerini asgariye indirmeye çalıştıklarını, çalışmaların hasarın boyutuna ve parça ihtiyacına göre değiştiğini fakat önceliğin tesisleri hızla devreye almak olduğunu ifade etmişti.

Manturov, kapasitelerin korunması, yedeklenmesi ve onarım sürelerinin kısaltılması talimatını vermişti.

Putin, rafinerilerin güvenliğini ağustos ayı sonunda sanayi ve enerji tesisleri dahil kritik altyapıların korunmasına yönelik imzaladığı kararnameyle ilişkilendirmişti.

Tesislerin teçhizat ve korunması için on milyarlarca ruble ayrıldığını kaydeden Putin, kararnamede yer alan geçici yönetim uygulamasının bir kamulaştırma anlamına gelmediğini vurgulamıştı.

Novak, şirketlerin savunma önlemlerini Savunma Bakanlığı ve Ulusal Muhafızlar (Rosgvardiya) ile koordineli yürüttüğünü aktardı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Schröder Rusya’da 22 mağazalı hipermarket zincirinin yönetimine geçti

Yayınlanma

Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, Rusya’da faaliyet gösteren perakende zinciri Globus’un stratejik yönetimini üstlendi. Ülkede sekiz bölgede 22 hipermarketi kapsayan ağda görev alan Schröder, gıda tedarikinde ekonomik bağların korunması gerektiğini savundu.

Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, Rusya’da faaliyet gösteren perakende zinciri Globus’un stratejik gelişim süreçlerini yönetecek.

Rus medya kuruluşu RBK’ya konuşan şirket temsilcisi, OOO Giperglobuş Genel Kurulu kararıyla Schröder’in denetim kurulu üyeliğine getirildiğini duyurdu.

Temsilcinin verdiği bilgiye göre Schröder, Rusya pazarındaki genel yönetim süreçlerine dahil olacak ve şirketin uzun vadeli planlamasına katkı sunacak.

Globus Holding hissedarı ve OOO Giperglobuş’un sahibi Thomas Bruch, basın servisi aracılığıyla yaptığı değerlendirmede, atamanın şirketteki uzmanlık desteğini artırma ihtiyacından kaynaklandığını bildirdi.

Bruch, eski başbakanın Rusya’nın siyasi ve iktisadi hayatındaki uzun yıllara dayanan tecrübesinin, mevcut koşullarda “diyalog odaklı bir yaklaşım” izlemeyi ve yapıcı çözümler geliştirmeyi kolaylaştıracağını kaydetti.

Gerhard Schröder ise ekonomik temasların ve yatırımların sürdürülmesinin önemini vurgularken, gıda tedarik sektörünü temel bir işbirliği alanı olarak niteledi.

Basın servisinin aktardığına göre Schröder, “Kriz dönemlerinde bu bağlar birbirini dinlemeyi ve geleceğe dönük yollar belirlemeyi mümkün kılması açısından ayrı bir değer taşıyor” ifadesini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce yaptığı bir değerlendirmede, Avrupa tarafından Rusya ile yürütülecek diyalog zemini için Schröder’in tercih edilen bir müzakereci olduğunu dile getirmiş ve bu öneriyi kendisine duyduğu yüksek güvenle gerekçelendirmişti.

Putin, 2026 yılında St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) marjında uluslararası haber ajanslarının temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıda, Schröder’in tutumunu savunma cesaretine sahip bir siyasetçi olduğunu söylemişti.

Rusya Devlet Başkanı, eski başbakanın Kuzey Akım gibi altyapı projelerini hayata geçirerek Almanya sanayisine uygun maliyetli ve güvenilir sevkiyat sağlamayı amaçladığını da anımsatmıştı.

Rusya’daki perakende yapısı OOO Giperglobuş, Ocak 2025’te Almanya merkezli Globus Holding bünyesinden ayrıldı.

Rusya’nın Merkez Federal Bölgesi’ndeki sekiz bölgede faaliyet gösteren ağın bünyesinde, 2025 yılı sonu itibarıyla 22 hipermarket yer alıyor. Şirket, faaliyetlerini doğrudan ana şirketin finansmanına bağlı kalmaksızın kendi öz kaynaklarıyla yürüttüğünü açıklıyor.

Almanya kökenli zincir, gıda odaklı hipermarket segmentinde orta ve üst gelir grubuna hitap ediyor.

Rusya pazarına 2006 yılında Moskova bölgesindeki Şçyolkovo kentinde açtığı ilk mağazayla giren Globus, 2022 yılı sonrasında ülkeden ayrılmayan az sayıdaki yabancı perakendeci arasında yer alıyor.

Ülkedeki varlığını sürdüren yabancı şirketler arasında Alman Metro Cash & Carry, Fransız Auchan ve eski adı Leroy Merlin olan Lemana PRO da bulunuyor.

Rusya’da yabancı şirketlerin mülkiyet yapısına dönük idari adımlar ise genişliyor.

Vladimir Putin, eylül ayı ortasında imzaladığı kararnameyle Auchan, Lemana PRO, lojistik şirketi FM Logistic ve Nestle’nin Rusya operasyonlarının yönetimini L.E.V. Management şirketine devretti. 28 Eylül’de ise Metro’nun ülkedeki ticari varlıkları UK Torg Rus yönetiminin idaresine verildi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English