Bizi Takip Edin

Rusya

Rus petrolü için uygulanan yeni tavan fiyat 1 Şubat itibarıyla yürürlüğe girdi

Yayınlanma

Avrupa Komisyonu, Rus petrolüne uygulanan tavan fiyatın Platts ve Argus ajanslarının verileri üzerinden nasıl hesaplandığını kamuoyuyla paylaştı. Belirlenen dönemsel ortalamaların yüzde 15 oranında düşürülmesiyle elde edilen 44,1 dolarlık yeni tavan fiyat uygulaması Şubat ayı başında devreye alındı.

Avrupa Birliği (AB) resmi gazetesinde 17 Şubat tarihinde yayımlanan belgeye göre, Rus petrolüne yönelik tavan fiyat, Platts ve Argus ajanslarının Karadeniz ve Baltık limanlarındaki FOB Urals fiyat verileri esas alınarak hesaplanıyor.

FOB Urals (Free on Board) fiyatı, Rusya’nın ihraç ettiği Ural tipi petrolün Primorsk, Novorossiysk veya Ust-Luga gibi yükleme limanlarında sabitlenen; alıcıya ulaştırılma maliyeti ve sigorta giderlerini kapsamayan ham fiyatı ifade ediyor.

Hesaplamada 22 haftalık veri seti baz alınıyor

Belgeye göre, fiyatlandırma sürecinde günlük ortalama değerler ayrı ayrı hesaplanıyor ve ardından genel bir ortalamaya dönüştürülüyor.

Yapılan son hesaplamada, 15 Temmuz 2025 ile 15 Aralık 2025 tarihleri arasındaki 22 haftalık döneme ait tüm günlük verilerin ortalaması alındı.

Yeni tavan fiyatın belirlenmesi aşamasında ise ortaya çıkan bu ortalama değer yüzde 15 oranında düşürüldü.

Varil başına 44,1 dolar olarak belirlenen yeni tavan fiyat, 1 Şubat itibarıyla resmi olarak yürürlüğe girdi.

Batılı ülkeler yaptırımları sıkılaştırmaya devam ediyor

Batılı devletler, Ukrayna’da devam eden askeri harekat nedeniyle Rus ham petrolüne yönelik tavan fiyat uygulama kararını daha önce hayata geçirmişti.

Şubat 2023’te ise petrol ürünlerine yönelik kısıtlamalar devreye alınmış; ham petrole göre primli satılan dizel yakıt için varil başına 100 dolar, indirimli satılan fuel oil için ise 45 dolar sınır getirilmişti.

Rusya karşı tedbirlerin süresini uzattı

Rusya, tavan fiyat koşulunu içeren sözleşmeler kapsamında petrol ve petrol ürünleri ihracatını yasaklayan karşı tedbirleri devreye almıştı. Söz konusu yasak, son olarak 30 Haziran 2026 tarihine kadar uzatıldı.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, tavan fiyat uygulamalarının Avrupa Birliği’nin kendi aleyhine olduğunu ve Rus hammadde tedarik hacmini etkilemediğini kaydetti.

Novak, “60 dolarlık tavan fiyat belirlendiğinde bunun bir etkisi olmadığını gördüm. Bu, sıfır dolar dahi belirleseniz bir şeyin değişmeyeceği anlamına geliyor” diye konuştu.

G7 ve AB nakliye yasağını müzakere ediyor

Aralık ayında Reuters tarafından paylaşılan haberde, G7 ülkeleri ve Avrupa Birliği’nin, tavan fiyat uygulamasını tamamen kaldırarak Rus petrolünün deniz yoluyla taşınmasına yönelik hizmetlerin bütünüyle yasaklanması fikrini tartıştığı bildirilmişti.

Bu süreçten önce AB bünyesinde, fiyat limitinin piyasa koşullarına bağlı olarak her üç ayda bir otomatik olarak gözden geçirilmesini öngören bir girişim ele alınmıştı.

Rusya

St. Petersburg Ekonomi Forumu 1084 anlaşmayla sona erdi

Yayınlanma

St. Petersburg’da düzenlenen 29. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF), 100’ü aşkın ülkeden delegasyonların katılımıyla tamamlandı. Forum kapsamında toplam 6 trilyon 642 milyar ruble değerinde 1084 anlaşma imzalanırken, Rusya ekonomisinin geleceğine ve teknolojik yeniliklere dair önemli açıklamalar yapıldı.

St. Petersburg’da düzenlenen 29. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) sona erdi. 100’den fazla ülkeden gelen delegasyonların ziyaret ettiği forumda 150’yi aşkın oturum gerçekleştirildi.

Bu yılki ana teması “Pragmatik diyalog – istikrarlı bir geleceğe giden yol olarak belirlenen forumun üç günlük sürecinde öne çıkan gelişmeler şöyle:

Rusya Devlet Başkanı Danışmanı ve SPIEF Organizasyon Komitesi Sorumlu Sekreteri Anton Kobyakov, forum katılımcılarının toplam 6 trilyon 642 milyar ruble tutarında 1084 anlaşmaya imza attığını bildirdi.

Başbakan Yardımcısı Dmitriy Çernışenko, Rusya ile Küba arasında onkoloji aşılarının ortaklaşa geliştirilmesine yönelik bir mutabakat zaptı imzalandığını açıkladı. Rusya ile Suudi Arabistan arasında ise forum kapsamında 30 işbirliği anlaşması imzalandı.

Devlet Başkanı Özel Temsilcisi ve Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Başkanı Kirill Dmitriyev, fonun Alaska’ya yönelik bir tünel projesine ilişkin anlaşma imzaladığını duyurdu.

Avrupa Parlamentosu’nun ilgili milletvekilleri ile Devlet Duması temsilcileri, forum marjında gerçekleştirdikleri görüşmede Avrupa Birliği ile Rusya arasındaki resmi diyaloğun yeniden başlatılmasına katkı sağlamaya hazır olduklarını ifade etti. Gelişme, tarafların görüşme sonrasında RIA Novosti’ye ulaştırdığı ortak deklarasyonda yer aldı.

Nikita Mazepin’e ait UKM Group, yazılım geliştiricisi Kodik firmasına 15 milyon dolar tutarında yatırım yapacağını açıkladı.

Ulusal mesajlaşma uygulaması Max ile Ulusal Ödeme Kartı Sistemi (NSPK), uygulama içinde temassız ödeme hizmeti oluşturulması konusunda anlaşmaya vararak ilgili mutabakat zaptını imzaladı.

VTB Bankası ile Sadovoye Koltso Şirketler Grubu, Donetsk Halk Cumhuriyeti’nin (DHC) Mariupol kentindeki konut altyapısının geliştirilmesine yönelik bir işbirliği anlaşması imzaladı. Banka, yüklenici firmaya 2029 yılına kadar geçerli olmak üzere 12 milyar rubleyi aşan tutarda bir kredi hattı tahsis etti.

IC Group basın servisinden yapılan açıklamada, şirket ile VTB Bankası arasında Donetsk Halk Cumhuriyeti sınırları içinde 20 milyar ruble değerinde ilk veri merkezinin inşasına yönelik bir işbirliği anlaşması imzalandığı kaydedildi.

St. Petersburg merkezli Trest Şirketler Grubu (eski adıyla Stroitelny Trest), Leningrad Oblastı’nın Priozersky ilçesine bağlı Orekhovo köyünde 15 milyar ruble yatırımla bir tatil kompleksi kurmayı planladığını duyurdu.

Orenburg Oblastı Valisi Evgeniy Solntsev, SI Group şirketinin Orsk kentinde makarna fabrikası inşa etmek amacıyla 6,8 milyar ruble yatırım yapacağını bildirdi.

Rostov Oblastı Valiliği basın servisinden yapılan açıklamada, hisselerinin tamamı Donaerodorstroy şirketine ait olan Temernitskiy Skorostnoy Diametr firmasının bölgenin ulaşım altyapısının modernizasyonu için 40 milyar ruble yatırım yapacağı aktarıldı.

NOVIKOM ile Dom.RF, 20 milyar ruble tutarında bir kefalet sözleşmesi imzaladı.

Malkom Şirketi, Tambov Oblastı’nda tahılların derin işlenmesine yönelik bir fabrika kurmayı planlıyor. Projeye yapılacak yatırım tutarı yaklaşık 10,5 milyar ruble seviyesinde öngörülürken, işletmede en az 200 kişilik istihdam sağlanacağı belirtildi.

Napitki Vmeste şirketinin temsilcisi, Saransk’taki fabrikalarına 700 milyon ruble yatırım yapacaklarını açıkladı. Temsilci, bu tutarın ilgili bölge birimi için rekor seviyede bir yatırım hacmi olduğunu dile getirdi.

Wildberries & Russ (RWB), Ozon ve Avito, pazar yerlerinin iyi niyet uygulamalarına ilişkin mutabakat metninde değişikliğe gitmek üzere anlaşmaya vardı. Dijital Platformlar Birliği organizasyonunda hazırlanan ilgili belge taraflarca imzalandı.

Putin: Bizim 300 milyarımızı dondurdular, bizim ise 500 milyarımız var

Rusya sanayisinin yeni yerli teknolojileri ve araçları tanıtıldı

Aurus markası, güncellenmiş Senat ve Senat Long modelleriyle birlikte kabriolet versiyonunu sergiledi. Senat Long modelinin ilk kez geniş kitlelerin beğenisine sunulduğu belirtildi.

Senat 900 otomobili de ilk defa kamuoyuna tanıtıldı. Üç litrelik ve 326 beygir gücündeki motorla donatılan modelin sıfırdan saatte 100 kilometre hıza 6,5 saniyede ulaştığı kaydedildi.

Forumda ayrıca, premium segmentteki yeni markanın Senat 900’den sonraki ikinci modeli olan Rus yapımı Senat 1000 sedan aracının prototipi tanıtıldı.

Promsvyazbank (PSB) standında sergilenen Argus insansız hava aracının, güneş enerjisini kullanarak 25 kilometre yüksekliğe çıkabildiği ve 40 güne kadar havada kalabildiği bildirildi.

Sberbank, yapay zeka, biyometri, yerel hesaplama ve dijital hizmetleri bir araya getiren dünyanın ilk yapay zekalı ödeme terminali Neo’yu tanıttı. Sberbank ayrıca, yapay zekanın gerçek görevleri için tasarlanan, Rusya’daki ilk ve dünyadaki ilk evrensel optik bilgisayarlardan birini sergiledi.

AvtoVAZ, yenilenen arazi aracı Lada Niva Legend modelini tanıttı. Araçtaki temel değişikliklerin 1,8 litrelik motor, yeniden ayarlanan süspansiyon ve sürücü için ön hava yastığı olduğu belirtildi.

Rus yetkililer ve iş dünyası temsilcileri önemli açıklamalar yaptı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, genel kurul oturumundaki konuşmasında, katma değer vergisi (KDV) ödemelerinde ciro eşiğinin düşürülmesinin ertelenmesini ve mevcut seviye olan 20 milyon rublede sabit tutulmasını önerdi.

Putin ayrıca, bölgesel iş kollarının gelişimini teşvik etmek amacıyla birkaç büyük şirketin genel merkezinin Moskova’dan bölgelere taşınmasına yönelik hazırlıkları aktardı.

Maliye Bakanı Anton Siluanov, Rusya’nın dış borcunun şu anda yüzde 10 seviyesinde olduğunu ancak yakın zamanda tamamen kapatılacağını açıkladı.

Bakan, aktif olmayan emeklilik tasarruflarının uzun vadeli birikim programlarına aktarılmasına yönelik planları da doğruladı. Siluanov, bu birikimlerin kullanılabilir, miras bırakılabilir veya ihtiyaç halinde çekilebilir olması gerektiğini belirtti.

Sberbank CEO’su German Gref, ekonomide büyümenin önündeki başlıca engeller olarak gördüğü faiz oranı, yüksek vergi yükü, güçlü ruble ve idari engelleri “ekonominin dört atlısı” olarak nitelendirdi.

Politika faizi oranındaki yüzde 10 ila 12 seviyesinin iş dünyası için yeni bir yatırım döngüsünün başlayabileceği “psikolojik sınır” olduğunu ifade eden Gref, yüksek reel faiz oranının yatırım faaliyetlerinin büyümesini engellediğini kaydetti.

Devlet Başkan Yardımcısı Maksim Oreşkin, Avrupa ekonomisinin son üç yılda yüzde 3 büyüdüğünü, Rusya ekonomisinin ise aynı dönemde yüzde 10 büyüme kaydettiğini ifade etti.

Ülke ekonomisinde herhangi bir aksama olmadığını belirten Oreşkin, Rusya’daki işsizlik oranının dünyadaki en düşük seviyede bulunduğunu ve iş gücü verimliliğindeki artışın ülkenin yeni ekonomik büyüme modelinin temel faktörü olduğunu dile getirdi.

Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, ülkedeki iş gücü piyasasındaki durumu “karmaşık” olarak nitelendirdi. Mevcut ekonomik koşulların da iş gücü piyasasını etkilediğini ekleyen Bakan, mevcut işsizlik seviyesini Merkez Bankası’nın faiz kararları alırken dikkate aldığı bir kısıtlayıcı ve aynı zamanda gösterge olarak tanımladı.

Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, ekonomik büyümeyi hızlandıracak dört unsuru iş gücü verimliliğinin artırılması, teknolojik değişimler, iş yapma koşullarının iyileştirilmesi ve iş gücü akışlarının yeniden yönlendirilmesi olarak sıraladı.

İş yapma ortamına değinen Novak, iflas prosedürlerinin kolaylaştırılması, şirket tescil koşullarının iyileştirilmesi ve mülkiyet haklarına ilişkin süreçlerde ilerlemeler kaydedildiğini belirtti.

Wildberries kurucusu Tatyana Kim, şirketin Rusya’da kendi markası altında ilk etapta 100’e kadar tesisi kapsayacak bir otel zinciri kuracağını ve Leningrad Oblastı’nın bu projenin kilit noktalarından biri olacağını duyurdu.

Kim ayrıca, platformdaki satıcıların kendi dijital finansal varlıklarını (DFA) ihraç edebilecekleri ve işlerini geliştirmek için finansman sağlayabilecekleri bir hizmeti başlatmayı planladıklarını açıkladı. Kim, bu adımın platformdaki satıcılar için finansal erişilebilirliği genişletmeye yönelik önlemler arasında yer aldığını kaydetti.

Beeline Genel Müdürü Sergey Anohin, mobil operatörlerin Rus vatandaşlarının Netflix’e, yapay zeka ağlarına ve Rusya’da engellenen diğer kaynaklara erişimini yeniden sağlama yöntemlerini yetkililerle görüştüğünü aktardı.

Önerdiği “beyaz VPN listeleri” girişiminin destek bulduğunu ve devam ettirildiğini belirten Anohin, buradaki amacın yetkililerin kullanıcıların yalnızca VPN ile erişebildiği bazı kaynaklara doğrudan erişim izni vermesini sağlamak olduğunu açıkladı.

Mücevher perakendecisi Sokolov’un CEO’su Nikolay Polyakov, mücevher üretim maliyetlerinin artması ve talebin düşmesi nedeniyle şirketin gıda takviyeleri ile ev ürünleri pazarına girebileceğini belirtti. Şirketin ana faaliyet alanı dışındaki kategorilere yönelik ilgisinin, mücevher satışlarındaki yavaşlama ve üretim maliyetlerindeki artışla ilişkili olduğunu ifade etti.

RDIF Başkanı Kirill Dmitriyev, Kuzey Akım (Severny Potok) doğal gaz boru hatlarının onarılması için teknik imkanların mevcut olduğunu açıkladı. Almanya dahil olmak üzere Avrupa’daki “sağduyulu güçlerin” bu konuyla ilgilendiğini belirten Dmitriyev, Almanya için Alternatif (AfD) partisinin bu konudaki duruşunu önemli bir sinyal olarak değerlendirdi.

Dmitriyev, partinin boru hatlarına yönelik sabotajla ilgili bir soruşturma başlattığını hatırlattı.

Rospotrebnadzor Başkanı Anna Popova, Anapa plajlarının güvenli olduğunu ve turizm sezonuna hazırlandığını bildirdi. Popova, şehir genelinde 151 tesiste temizlik çalışmalarının yürütüldüğünü kaydetti.

Sanayi ve Ticaret Bakanı Anton Alihanov, Ulaştırma Bakanlığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın eskiyen deniz filosunun yenilenmesine yönelik programın finansman kaynaklarını ele aldığını açıkladı.

Ulusal Refah Fonu kaynaklarının da sürece dahil edilmesinin ihtimaller arasında bulunduğunu belirten Alihanov, nisan ayında Başbakan Birinci Yardımcısı Denis Manturov başkanlığında düzenlenen toplantıda yaşlı filonun ikame edilmesine yönelik programın hedef parametrelerinin onaylandığını kaydetti.

Kaynaklara göre, bütçe dışı bir finansman alternatifi olarak, gemi sörvey tarifelerine ve liman harçlarına getirilecek ek ücretlerden oluşacak yeni bir ödeme modeli önerildi.

Konuya aşina kaynaklar, hükümetin 2026-2030 yılları arasında bu yolla 210 milyar ruble toplamayı hedeflediğini belirtti. Kaynaklardan biri, bütçe finansmanına yönelik bu alternatifin devlet başkanı tarafından konsept olarak desteklendiğini ifade etti.

Petersburg Ekonomi Forumu’nda ekonomik büyüme modeli tartışıldı

Okumaya Devam Et

Rusya

Putin: Bizim 300 milyarımızı dondurdular, bizim ise 500 milyarımız var

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu kapsamında düzenlenen panelde ülkesine yönelik ekonomik yaptırımları, savunma stratejilerini ve küresel ortaklıkları değerlendirdi.

Rusya’nın St. Petersburg kentinde düzenlenen St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu, küresel siyaset ve ekonomi gündemini belirleyen önemli tartışmalara ev sahipliği yaptı.

Forumun en çok ilgi gören bölümü olan ana genel kurul oturumu, katılımcıların geniş yelpazesi ve yapılan açıklamaların niteliğiyle uzun ve dinamik bir seyre sahne oldu.

Kommersant gazetesinin özel muhabiri Andrey Kolesnikov’un gözlemlerine ve aktardığı bilgilere göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, forumun bu oturumu için bazı özel anlatıları ve dikkat çekici ayrıntıları sakladı. Bu kapsamda Rusya Devlet Başkanı’nın, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’i Kiev’de ziyaret eden ve kimliği açıklanmayan Rus iş insanına dair yaptığı tasvirler oturumun en çok konuşulan konuları arasında yer aldı.

Oturumun moderatörlüğünü üstlenen Hindistanlı gazeteci Gita Mohan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e, Batı dünyasının uyguladığı yoğun ekonomik yaptırımlar altında Rusya ekonomisini nasıl geliştirmeyi hedeflediğini sordu.

Rus lider, yatırım forumunun getirdiği atmosferle uyumlu bir iyimserlik sergileyerek yaptırımların Rusya’dan ziyade bu kararları alan ülkelere zarar verdiğini ifade etti.

“Bizim 300 milyarımızı dondurdular, bizim ise 500 milyarımız var”

Yaptırımların Rusya üzerindeki etkilerini rakamlarla değerlendiren Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, şu ifadeleri kullandı:

“Yaptırımlara gelecek olursak, dürüst olmak gerekirse yaptırımların en çok bunları uygulayan taraflara zarar verdiğini düşünüyorum. Yaptırımlardan kaynaklanan bir zararımız var mı? Elbette var. Bizim 300 milyar dolarımızı dondurdular ama şu anda bizim halihazırda, dolar cinsinden hesaplandığında, 500 milyar doların üzerinde rezervimiz var. Bizim 300 milyarımızı dondurdular, bizim ise halihazırda 500 milyarın üzerinde rezervimiz mevcut. İşte size somut sonuç.”

Konuşmasında yaptırımların çift taraflı etkilerine değinen Rusya Devlet Başkanı, Batılı ülkelerin kendi kararları nedeniyle uğradıkları ekonomik kayıplara dikkat çekti.

Yaptırımları uygulayan ülkelerin büyük bir mali yük altına girdiğini belirten Putin, değerlendirmelerini şu sözlerle sürdürdü:

“Bize zarar veriyorlar mı? Veriyorlar. Peki bu yaptırımları uygulayanlar zarar görüyor mu? Elbette, hem de nasıl. Çeşitli tahminlere göre, avro bölgesine bakacak olursanız, bize karşı yaptırım uygulanmasının avro bölgesine verdiği zarar 1,5 ila 2,5 trilyon avro arasında değişiyor. Ancak şu anda bu durumun yeniden değerlendirilmesi süreci yaşanıyor. Bu yeniden değerlendirme süreci de pek çok kişiyi, Rus ortaklarla yeniden işbirliğine dönmenin belki de daha iyi olacağı düşüncesine sevk ediyor.”

Oturumda küresel ticaretin yeni rotaları ve yaptırımların aşılması konusu ele alınırken, moderatör Gita Mohan tartışmaya Tanzanya Cumhurbaşkanı Samia Suluhu Hassan’ı da dahil etti.

Mohan, Tanzanya liderine, mevcut yaptırım sarmalı içinde Rusya ile ticari ilişkileri geliştirme konusundaki ilgilerini ve bu yaptırımları nasıl aşmayı planladıklarını sordu.

Tanzanya Cumhurbaşkanı Samia Suluhu Hassan, ülkesinin bu konudaki kararlılığını vurgulayarak, “Sizi temin etmek isterim ki yaptırımların üstesinden gelebiliriz, yaptırımlardan korkmuyoruz” şeklinde konuştu. Tanzanya liderinin bu açıklaması salondaki katılımcılardan büyük alkış aldı.

“Nazi işbirlikçileri askeri törenlerle yeniden defnediliyor”

Hindistanlı gazeteci Gita Mohan, oturumun ilerleyen bölümlerinde sorulan soruları Ukrayna’daki özel askeri harekatın nihai hedeflerine ve Rusya’nın bu süreçteki kırmızı çizgilerine getirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, özellikle müzakere sürecinde ısrarla üzerinde duracakları konulardan birinin Ukrayna’nın de-nazifikasyonu olduğunu belirtti. Rus lider, Batılı ülkelerin bu kavrama yönelik yaklaşımlarını eleştirerek şunları söyledi:

“Bazı diğer hedeflerimiz gibi, de-nazifikasyon konusunu da müzakere sürecinde mutlaka neticeye ulaştıracağız. Bize sürekli olarak ‘Ne de-nazifikasyonu? Neden bahsediyorsunuz? Ne kadar saçma bir şey!’ dediler. Nasıl saçma olabilir? Daha çok yakın bir zamanda, Nazi suçlularının Ukrayna’nın kahramanları olarak askeri törenlerle ve saygı atışlarıyla yeniden defnedilmesine tanıklık ettik. Peki bunu kim yapıyor? Kiev rejiminin başındaki, Yahudi kökenli o kişi yapıyor. Bu gerçekten tam bir dehşet verici durum. Bu duruma sadece Polonyalılar biraz, o da oldukça cılız bir şekilde tepki gösterdi. Peki neden tepki gösterdiler? Çünkü İkinci Dünya Savaşı sırasında bu Naziler tarafından öncelikle Yahudiler, Polonyalılar, tabii ki Ruslar ve Romanlar katledildi. Tam bir milyon insan öldürüldü.”

Tarihsel gerçeklerin ve trajedilerin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, sözlerine şu şekilde devam etti:

“Dün de ifade ettim ancak bunu tekrar hatırlatmakta fayda var. Bu, Holokost olarak adlandırılan büyük trajedinin devasa bir parçasıdır. Bir milyon insandan bahsediyoruz, anlıyor musunuz? Çocuklar, kadınlar dirgenlerle katledildi, evlerinde diri diri yakıldı. Şimdi ise bu Nazi suçluları askeri törenlerle yeniden defnediliyor, mevcut rejimin lideri de bu törenlerde hazır bulunuyor. Onlara selam duruluyor, askeri saygı gösteriliyor ve Naziler kahramanlaştırılıyor. İşte biz bu yüzden böyle bir hedef koyduk, de-nazifikasyonu sağlamayı amaçlıyoruz ve bu konuda uluslararası toplumun desteğine güveniyoruz.”

Moderatör Gita Mohan’ın küresel enerji ve teknoloji dengelerine yönelik soruları ise salonda farklı tartışmaları beraberinde getirdi. Mohan, Rusya’nın Çin’e enerji kaynakları sağlarken karşılığında teknoloji ve ekipman aldığını belirterek, “Bu denge bir yönüyle sömürgeci bir ilişki olarak tanımlanamaz mı?” sorusunu yöneltti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bu soruya gülerek yanıt verdi ve “Bu konuda konuşmak bana komik geliyor” dedi. Putin, iki ülke arasındaki ilişkilerin niteliğine dair şu açıklamayı yaptı:

“Çinli ortaklarımız ve dostlarımızla tamamen eşit haklara dayalı ilişkilerimiz var. Dahası, Çin’e yönelik yüksek teknoloji içeren ihracatımızın payı da düzenli olarak artış gösteriyor.”

Moderatör Mohan ayrıca Rusya’nın karşı karşıya kaldığı finansal kısıtlamaları gündeme getirdi. Rusya’nın rezervlerinin dondurulmasının yanı sıra SWIFT küresel ödeme sisteminden de çıkarıldığını hatırlatan Mohan, bu senaryoyla nasıl başa çıkılacağını ve diğer ülkelerin Rusya’yı nasıl güvenilir bir ortak olarak görmeye devam edebileceğini sordu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, petrol fiyatları ve enerji piyasalarına dair soruya yanıt verirken salonda dinleyiciler arasında oturan Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman’ı doğrudan konuşmaya davet etti. Salonda bakan için mikrofon arayışı kısa süreli bir hareketliliğe neden oldu. Moderatörün bakanı sahneye davet etmesine rağmen, salondaki görevliler hızlıca hareket ederek mikrofonu dinleyici sırasına ulaştırdı.

Mikrofonu alan Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, “Saygıdeğer konuklar, mikrofonu getirdiler. Bu gerçekten bir sihir gibi” diyerek espri yaptı.

Rusya Devlet Başkanı Putin ise “Rusya’dasınız” karşılığını verdi. Suudi Bakan konuşmasında iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın gücünü şu sözlerle dile getirdi:

“Bu, Ocak 2015’te başlayan ve o zamandan beri karşılaştığımız tüm zorlukları, koronavirüs salgınından başlayarak başarıyla aşmamıza yardımcı olan bir ortaklıktır. Dünyanın her yerinde esen ve her zaman arkamızdan esmeyen bu fırtınalara, rüzgarlara ve kasırgalara rağmen ortaklığımız başarıyla devam ediyor. Tüm zorlukları başarıyla aşıyoruz çünkü birbirimize bağlıyız. Ben bir Müslümanım, Saygıdeğer Devlet Başkanı ve Rusya Federasyonu ise Ortodoks bir Hristiyan ülkesidir. Ancak buna rağmen ölüm bizi ayırana dek birlikte olacağız.”

Suudi Arabistan Enerji Bakanı’nın bu samimi açıklamalarından etkilenen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, bakana teşekkür ederek şu önemli bilgiyi ekledi:

“Rusya Federasyonu vatandaşlarının yüzde 10 ila 15’inin, hatta muhtemelen yüzde 15’ine yakın bir kısmının İslam dinine mensup olduğunu ve onların Rusya’dan başka bir vatanı olmadığını belirtmek isterim.”

“Hava savunma sistemlerimizi güçlendirmek için çalışıyoruz”

Oturumun ilerleyen dakikalarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, salonda bulunan Batılı ülkelerin temsilcilerine söz hakkı verilmesini önerdi.

Putin, moderatör Gita Mohan’a hitaben, “Salonda hem Avrupa Birliği ülkelerinden hem de Amerika Birleşik Devletleri’nden temsilcilerin bulunduğunu söylediniz. Belki el kaldırıp bir şeyler söylemek isterler. Bu çok iyi olurdu. Sürekli onlar hakkında konuşuyoruz, belki kendileri hakkında bir şeyler söylerler” teklifinde bulundu.

Bu sırada salondaki ön sıralarda oturan Amerikalı iş insanı Rodney Cook söz aldı. Cook, St. Petersburg şehrine olan sevgisini dile getirerek, “St. Petersburg’u çok seviyorum ve bunu sizin de iyi bildiğinizi düşünüyorum. Otuz yıldır bu şehre geliyorum” dedi. Putin ise bu sözlere “Harika, ben de St. Petersburg’u çok seviyorum” diyerek karşılık verdi.

Amerikalı iş insanı Rodney Cook, memleketi Atlanta ile St. Petersburg arasında tarihi benzerlikler kurarak konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kendi memleketim olan Atlanta ile St. Petersburg’un pek çok ortak yönü olduğunu her zaman söylerim. Ben, ne yazık ki Amerikan İç Savaşı sırasında yerle bir edilen, tamamen haritadan silinen bir şehirden geliyorum. İkinci Dünya Savaşında ise St. Petersburg, uygulanan ağır ablukayı aşmayı başardı ve liderlerin şehrin sokaklarında yürüyerek kontrolü ele geçirmesine izin vermedi. Maalesef benim memleketimin başına bu felaket geldi ama St. Petersburg bu büyük baskıya direnebildi. Dün benim talebim üzerine orkestranın Şostakoviç’in Leningrad Senfonisi’ni çalması benim için büyük bir onurdu. Bunu özellikle rica ettim çünkü bu şehrin sadece halkının cesareti ve kararlılığıyla değil, aynı zamanda kültürü ve müziği sayesinde ayakta kaldığını biliyorum. Eğer benim memleketim Atlanta’nın da kendine has bir Şostakoviç’i olsaydı, belki de benim güzel şehrim bugün St. Petersburg’un geliştiği gibi varlığını koruyabilirdi.”

Konuşmasının sonunda siyasi bir mesaj da ileten Rodney Cook, “Elbette size iyi dostunuz Başkan Donald Trump’ın da selamlarını iletmek isterim” dedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise bu mesaja tebessüm ederek, “Washington’dan gelen bu selam için teşekkür ederim. Siz de Başkan Trump’a bizim mukabil selamımızı iletin” şeklinde yanıt verdi.

Daha sonra Avrupa Parlamentosu’nun Romanyalı Üyesi Diana Iovanovici-Șoșoacă söz alarak salondaki katılımcılara hitap etti. Romanya halkının Rusya’ya karşı düşmanlık beslemediğini savunan Iovanovici-Șoșoacă, şu ifadeleri kullandı:

“Romanya’dan geliyorum ve sanırım bu salondaki tek Romanya temsilcisiyim. Romanya halkının sizden nefret etmediğini söylemek isterim. Sizi temin ederim ki Romanya halkı Rusya ile barış içinde yaşamak istiyor. Ukrayna’ya yardım etmek, onlara para ya da silah göndermek istemiyoruz. Ancak ne yazık ki şu anda Romanya, Brüksel tarafından yönetiliyor. Cumhurbaşkanımızın sıcak selamlarını size iletemiyorum çünkü bizim aslında gerçek bir cumhurbaşkanımız yok.”

Romanyalı parlamenter, geçmiş dönemde Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin Romanya Parlamentosu’nda konuşma yapmasını engellediğini de hatırlatarak, “Sayın Başkan, 2023 yılında Avrupa Parlamentosu’nda görev yaparken Zelenskiy’nin Romanya Parlamentosu’nda konuşma yapma girişimine izin vermedim ve onu parlamentodan dışarı çıkardım” dedi. Iovanovici-Șoșoacă ayrıca Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in de yakın zamanda görevden ayrılmasını umduğunu sözlerine ekledi.

Oturumda söz alan bir diğer önemli isim ise eski Avusturya Dışişleri Bakanı Karin Kneissl oldu. Kneissl, iki buçuk yıl önce Lübnan’dan Rusya’ya taşındığını belirterek, Rusya’da yaşama ve çalışma fırsatına sahip olduğu için minnettar olduğunu ifade etti. Batı medyasında kendisi hakkında kırk yıldır Rusya için çalıştığı yönünde asılsız iddiaların yer aldığını söyleyen Kneissl, modern savaş teknolojileri hakkında teknik ve etik bir soru yöneltti:

“Modern savaş yöntemlerinden, insansız hava araçlarının kullanımından bahsedecek olursak, bu araçlar artık çok uzun mesafeleri kat edebiliyor. Artık kurban ile her zaman bir asker bile olmayan operatör arasındaki bu büyük mesafeden bahsediyoruz. Bu durum tamamen yeni bir gerçeklik yaratıyor. Birinci Dünya Savaşı’nda bile var olan taraflar arasındaki o askeri onur kuralları artık mevcut değil. Bu yeni silahlar hakkında ne söyleyebilirsiniz? Bunların kullanımı nasıl kontrol altına alınabilir veya nasıl durdurulabilir?”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, insansız hava araçlarının modern savaşın kaçınılmaz bir gerçeği olduğunu belirterek soruyu şu şekilde yanıtladı:

“Sorduğunuz soruyu anladım. İnsansız hava araçları da dahil olmak üzere modern askeri araçlara gelecek olursak, evet, ne yazık ki bunlar yeni gerçekliklerdir. Ukrayna’ya bu araçlar esas olarak Batılı ülkelerden tedarik ediliyor, orada sadece montaj işlemleri gerçekleştiriliyor. Kendileri de bazı geliştirmeler yapmaya çalışıyorlar ancak bundan pek bir sonuç alamıyorlar. Buna nasıl tepki vermeliyiz ve nasıl tepki vereceğiz? Dün haber ajanslarının yöneticileriyle yaptığım toplantıda da belirttiğim gibi, hava savunma sistemlerimizi güçlendirmeli ve Rusya Federasyonu topraklarının güvenliğini sağlamak için her şeyi yapmalıyız. Şu anda bu yönde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

Rus lider konuşmasının son bölümünde İran’daki iç gelişmelere ve toplumsal dinamiklere de değindi. Batılı analistlerin İran konusundaki tahminlerinin hatalı olduğunu belirten Putin, “Çatışmalar başladığında Batı’da bazıları İran’ın içeriden çökeceğini varsayıyordu. Ancak bu analizde büyük bir hata yapıldı. Tam tersine, şu anda İran toplumunun büyük bir konsolidasyon içinde olduğunu gözlemliyoruz. Çatışmalar ilk başladığında İran liderliğinin çağrısıyla kısa sürede milyonlarca insanın gönüllü olarak ülkesi için canını vermeye hazır olduğunu beyan ettiğini gördük. Bu, çok şey anlatan ve her zaman göz önünde bulundurulması gereken önemli bir faktördür” dedi.

Oturumun kapanışında söz alan moderatör Gita Mohan, foruma katılan tüm liderlere ve katılımcılara teşekkür ederek, devletlerin kendi egemenliklerini koruma konusundaki kararlılıklarının önemini vurguladı ve oturumu başarıyla tamamladıklarını ilan etti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Yönetmen Emir Kusturica: Rus kültürü Avrupa gelişiminin bir parçası

Yayınlanma

Sırp yönetmen ve müzisyen Emir Kusturica, Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu kapsamında yaptığı açıklamada, Rus kültürünü dünyadan silmenin Avrupa kültürünün gelişimine olan etkisi nedeniyle imkansız olduğunu belirtti.

Sırp yönetmen ve müzisyen Emir Kusturica, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) kapsamında yaptığı açıklamada, Rus kültürünü dünyadan silme girişimlerinin gerçekte imkansız olduğunu, çünkü bu kültürün Avrupa kültürünün gelişiminin devasa bir parçasını oluşturduğunu ifade etti.

Avrupa kültürünü tanımlayan Kusturica, bu yapının Michelangelo’yu, Rublev’i ve Hristiyan kültürü ekseninde var olmuş her şeyi kapsadığını dile getirdi.

Kusturica, Hristiyan kültürünün bir parçası olmayan unsurların ise postmodernizm olduğunu belirterek, “Orada anne yok, orada baba yok, orada hiçbir şey yok” şeklinde konuştu.

Kırgızistan veya Özbekistan gibi Doğu ülkelerinden Avrupa’ya giden kişilerin kendilerini Rusyalı olarak tanıttığına dikkat çeken Kusturica, kültürün toplumun en önemli parçası olduğuna inanılması gerektiğini vurguladı.

Sırp yönetmen, “Rus bilimi ve Rus diniyle birlikte Rus kültürü, içinde geleceğin görülmesi gereken bir dünyadır” dedi.

Daha önce St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu kapsamında söz alan Amerikalı aktör ve yapımcı Steven Seagal da her milletten, her sosyal sınıftan ve her dinden insanın tüm dünyada film çekmesine olanak tanıyacak uluslararası bir sinema stüdyosu veya sinema fonu kurulmasını önermişti.

Seagal, en başarılı diplomatların bile bir araya getiremediği insanları birleştirmek için sinema, bale, farklı sanat dalları ve genel olarak kültürün gücünden yararlanılabileceğini ifade etti.

Putin: Kuzey Akım üzerinden gaz sevkiyatına yarın başlayabiliriz

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English