Bizi Takip Edin

Avrupa

Rusya, Donetsk’e bağlı Avdeyevka’yı ele geçirdi

Yayınlanma

Rusya ordusu, 2022’nin sonbaharında referandumla Rusya’ya bağlanan Donetsk oblastındaki Avdeyevka kasabasını ele geçirdi. Bölge, son aylarda şiddetli çatışmalara sahne olmuştu.

Bölgede görev yapan Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine bağlı Tavriya birliklerinin komutanı Aleksandr Tarnavskiy, 17 Şubat akşamı birliklerin  Avdeyevka’dan önceden hazırlanmış mevzilere çekildiğini duyurdu.

Telegram kanalından açıklama yapan Tarnavskiy, “Alınan emre göre, Avdeyevka’dan önceden hazırlanmış mevzilere çıkıldı,” ifadesini kullandı.

Ukrayna Genelkurmay Başkanı Aleksandr Sırskiy de daha önce yaptığı açıklamada Ukrayna birliklerini Avdeyevka’dan çekme kararı aldıklarını söylemişti.

Son günlerde Ukraynalı askeri uzmanlar, bölgedeki durumu kritik olarak nitelendirerek, silahlı kuvvetlerini büyük kayıplar verdiği Artyomovsk (Ukraynaca adıyla Bahmut) ile karşılaştırmıştı.

Zelenskiy: Askerlerin hayatını kurtarmak için son derece mantıklı bir karar

Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, cumartesi günü  Münih Güvenlik Konferansında yaptığı konuşmada, Avdeyevka’dan çekilme kararının ‘askerlerin hayatlarını kurtarmak’ amacıyla yapıldığını belirtti.

Zelenskiy, “Bu Ukraynalıların hayatını kurtarmak için son derece mantıklı, haklı ve profesyonel bir karar. Diğer hatlara geri adım atmaya karar verildi,” diyerek kuşatılmaya müsade etmemenin doğru bir karar olduğunu vurguladı.

Bununla beraber Batılı müttefikleri, ülkesi için ‘yapay silah kıtlığı’ yaratarak Rusya’nın elini rahatlatabileceği konusunda uyaran Zelenskiy, uzun menzilli sistemlerin yetersizliğine işaret ederek, “Sadece silah bekliyoruz, ki yeterince silahımız yok,” diye ekledi.

Rusya Savunma Bakanı Şoygu, Putin’e rapor verdi

Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre de Bakan Sergey Şoygu, Albay General Andrey Mordviçev komutasındaki Merkezi Birlik Grubu’nun Avdeyevka’yı tamamen kontrol altına almasıyla ilgili olarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e bilgi verdiğini duyurdu.

Açıklamada, Rus birliklerinin 31,75 kilometrekarelik bir alanı kontrol altına aldığı iddia edildi. Bakanlık, ayrıca Avdeyevka’nın kentteki kok fabrikasında saklanan Ukraynalı askerlerden nihai olarak temizlenmesinin devam ettiğini bildirdi.

Avdeyevka’nın ele geçirilmesinin cephe hattının füze saldırılarının hedefi olan Donetsk kent merkezinden uzağa taşınmasını mümkün kıldığına dikkat çekilen açıklamada, birliklerin kentteki operasyonlarını sürdürdükleri kaydedildi.

Putin’den Avdeyevka’yı ele geçiren birliklerin komutanına tebrik mesajı

Aynı zamanda Devlet Başkanı Putin, Merkezi Birlik Grubu Komutanı Andrey Mordviçev’e bir kutlama telgrafı gönderdi.

Putin, mesajında “Mükemmel muharebe eylemleri için, Avdeyevka muharebelerine katılan sizin liderliğinizdeki tüm birliklere minnettarlığımı bildiriyorum. Özel askeri harekatın görevlerini yerine getirirken savaşta şehit düşen kahramanlara sonsuz zaferler!” ifadelerine yer verdi.

Beyaz Saray: Yaşananlar Kongre’nin eylemsizliğinin bedeli

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Adrienne Watson ise, cumartesi günü düzenlediği basın toplantısında, Rusya’nın Avdeyevka’yı ele geçirmesinin ABD Temsilciler Meclisi ve Senato’da yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle Ukrayna’ya yapılacak 60 milyar dolarlık askeri yardımın engellenmesinin bedeli olduğunu savundu.

Watson, “Bu, Kongre’nin eylemsizliğinin bedelidir. Ukraynalılar cesurca savaşmaya devam ediyor ama cephaneleri tükeniyor,” diye konuştu.

Sözcü, Ukrayna’ya ‘topçu mühimmatı ve gerekli teçhizatın’ ulaştırılması için Kongre’nin ‘gecikmeden’ finansmanı onaylaması gerektiğini dile getirdi.

NYT: Ukrayna Avdeyevka savaşında en iyi birliklerini kaybetti

New York Times (NYT) gazetesinde yer alan makalede, Ukrayna ordusunun kenti elinde tutmak amacıyla Avdeyevka’ya en iyi birliklerini gönderdiği, ancak bunun sonuç getirmediği değerlendirmesi yapıldı.

Gazeteye konuşan askeri analistler, “Ukrayna en iyi birliklerini gönderdi çünkü Avdeyevka’daki güçler giderek tükeniyordu ve geri çekilmeleri gerekiyordu… Kriz sırasında bu birliklerin tükenmesi giderek büyüyen bir soruna işaret ediyor: Cephe hattında yeterli sayıda birlik yok,” dedi.

Gazetede yer bulan bir başka makalede ise Ukrayna birlikleri geri çekilirken kentte kaos sahnelerinin yaşandığı, bazı yaralıların terk edildiği ve askerlerin mühimmatsız kaldığı aktarıldı.

Avrupa

Jaecoo 7 Britanya’da en çok satan araç oldu

Yayınlanma

Çinli markaların Avrupalı rakiplerini geride bırakmasıyla, Jaecoo 7 Eylül ayında Birleşik Krallık’ta en çok satan yeni otomobil oldu.

Bazı internet kullanıcılarının “Temu’dan aldığım Range Rover” dedikleri bu SUV, daha önce Mart ayında da sıralamanın zirvesinde yer almıştı; bu da, yeni otomobil pazarı için yılın en önemli iki ayında ülkenin en popüler modeli olduğu anlamına geliyor.

Mart ve Eylül, tarihsel olarak satışların en yüksek olduğu aylar çünkü bu aylarda plakalardaki yıl kodları değişir ve bu da alıcıları, plakalarından anlaşıldığı üzere yollardaki en yeni otomobilleri tercih etmeye teşvik eder.

Sektör kuruluşu Motor Üreticileri ve Tüccarları Derneği (SMMT) tarafından açıklanan ön verilere göre, geçen ay 7 modelinden 10.813 adet tescil edildi.

Tesla Model 3, 9.929 tescil ile ikinci sırada yer alırken, onu Ford Puma (6.958) izledi.

İlk 10’da yer alan tek diğer Çinli otomobil, sekizinci sırada yer alan MG HS oldu (5.444).

Yüksek satış rakamlarına sahip tek tek model sayısı az olmasına rağmen, Çinli üreticiler geçen ay Birleşik Krallık pazarının %23’ünü oluşturdu.

BYD, 20.140 kayıtla en çok satan ikinci marka oldu ve 18.399 kayıt kaydeden Kia’nın önüne geçti.

Volkswagen ise 25.972 kayıtla birinci sırada yer aldı.

Öte yandan, Eylül ayında köklü birkaç marka önemli düşüşler yaşadı. Hyundai’nin 10.002 kayıt rakamı, bir önceki yıla göre %31,9’luk bir düşüşe karşılık gelirken, Renault’nun 6.721 araçlık sonucu %29,7 oranında geriledi.

Omoda-Jaecoo genel müdürü Victor Zhang, ikiz markaların Birleşik Krallık’taki benzeri görülmemiş yükselişinin ardından “burada kalıcı olduklarını” söyledi.

Zhang, artık hedeflerinin “en hızlı büyüyen markadan, sağlam bir konuma sahip bir markaya” dönüşmek olduğunu da sözlerine ekledi.

Omoda-Jaecoo’nun ana şirketi Chery, araçlarını Birleşik Krallık pazarına daha iyi uyarlayabilmek amacıyla, sürücü destek sistemleri ve şasinin ayarlanmasına odaklanarak, Bedfordshire’daki UTAC Millbrook test pistinde kısa süre önce bir Ar-Ge merkezi açtı.

Chery ayrıca, Japon firmanın Sunderland’daki fabrikasında araçlarını üretme olasılığı konusunda Nissan ile bir mutabakat zaptı imzaladı; bu araçlar arasında Jaecoo 7 de yer alabilir.

Eylül ayı, genel olarak yeni otomobil pazarı için güçlü bir ay oldu. Toplam kayıt sayısı, bir önceki yıla göre %12,7 artışla 350.518’e ulaştı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

AB Komiseri Kos: Ukrayna’nın 2027’de üyeliği imkansız

Yayınlanma

AB Genişleme Komiseri Marta Kos, Ukrayna’nın 1 Ocak 2027’de birliğe üye olmasının imkansız olduğunu ve sürecin liyakat esasına dayandığını açıkladı. Adaylara ayrıcalık tanınamayacağını vurgulayan Kos, mevcut prosedürlerin değiştirilmesi çağrısında bulundu.

Avrupa Birliği’nin (AB) genişlemeden sorumlu komiseri Marta Kos, İtalyan gazetesi Corriere della Sera’ya verdiği mülakatta, Ukrayna’nın 2027 yılının başında birliğe katılımının mümkün olmadığını söyledi.

Sürecin liyakat esasına dayandığını vurgulayan Kos, “1 Ocak 2027 tarihi Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından dile getirilmişti. Katılım liyakat esasına dayanıyor; bu tarihin imkansız olduğu açıktır” ifadesini kullandı.

Jeopolitik koşulların değişmesiyle birlikte AB üyeliğinin yalnızca Ukrayna için değil birçok ülke açısından öncelik haline geldiğini belirten Kos, üyelik sürecinde hiçbir adayın ayrıcalığı olmadığını kaydetti.

Fakat Ukrayna’nın içinde olduğu şartların gözetilmesi gerektiğini ifade eden Kos, “Tam da bu nedenle ona yardım etmekle yükümlüyüz” dedi. Genişleme Komiseri, bu yılın sonuna kadar Ukrayna ile katılım müzakerelerinde mümkün olduğunca fazla fasıl kümesinin açılmasını umduğunu dile getirdi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, yılın başında yaptığı açıklamada AB üyeliğinin hem ülkesi hem de Avrupa için temel güvenlik garantilerinden biri olduğunu savunmuş ve katılım tarihi olarak 2027’yi işaret etmişti.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz de bu tarihin imkansız olduğunu belirterek “Bu süreçler genellikle birkaç yıl sürer” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Mevcut prosedürler nedeniyle Ukrayna’nın 1 Ocak 2027’de katılımını olanaksız gören Kos ise AB’ye giriş sürecinde değişikliğe gidilmesi çağrısı yaptı.

Kos, haziran ayında yaptığı açıklamada AB’nin Ukrayna’nın üyeliği konusunda iki senaryo üzerinde durduğunu aktarmıştı. İlk senaryonun tam üyelik gerçekleştikten sonra ülkelerin entegre olduğu standart model olduğunu belirten Kos, ikinci seçeneğin ise adayın gerekli şartları karşıladıkça belirli alanlarda AB politikalarına dahil olduğu sektörel entegrasyonu kapsadığını kaydetmişti. Kos, o dönemde birlik yetkilileri ile Ukrayna’nın bu ikinci seçenek üzerinde çalıştığını ifade etmişti.

Ukrayna, 2022 yılında resmi olarak AB’ye aday ülke statüsü aldı; katılım müzakerelerinin ilk bölümü ise Haziran 2026’da başladı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Sağlık Forumu: AB hastaneleri savaşa hazır değil

Yayınlanma

Uzmanlar, Avrupa sağlık sistemlerinin giderek daha tehditkar hale gelen jeopolitik ortama uyum sağlaması gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

Rapporteur’e göre siber saldırılardan dezenformasyona kadar uzanan yeni tehditlere ilişkin tartışmalar, bu hafta Avrupa Sağlık Forumu’nun düzenlendiği Avusturya’nın Bad Hofgastein kasabasının sakin atmosferiyle keskin bir tezat oluşturdu.

Avrupa Hastane ve Sağlık Federasyonu Başkanı Henriette Neumeyer, Ukrayna’daki savaşın, Avrupa’nın askeri krizlerden sadece dolaylı olarak, yani artan sağlık maliyetleri ve diğer ülkelerden gelen hastaların tedavisi yoluyla etkilenmediğini gösterdiğini söyledi.

Neumeyer, “Fakat ulusal düzeyde veya AB faaliyetleri bağlamında farklı senaryolara da hazırlıklı olmalıyız,” dedi.

Neumeyer, çatışmalarda sağlık tesislerine ve çalışanlarına yönelik saldırıları kınamanın yanı sıra, üye ülkeler arasında önemli eşitsizliklere dikkat çekti:

“Avrupa hastanelerinin hazırlık durumuna bakarsak, bazı zorluklarla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Araştırmalar, Almanya veya Hollanda gibi mali açıdan iyi donanımlı sistemlerde bile hazırlık konusunda eksiklikler olduğunu gösteriyor.”

Uzmanlar, sağlık sistemlerinin dayanıklılığının güçlendirilmesinin daha sağlam tedarik zincirleri, işgücü eksikliğini gidermeye yönelik önlemler ve ülkeler arasında daha yakın işbirliği gerektireceği konusunda hemfikirdi.

Son sekiz yılını Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Ukrayna temsilcisi olarak geçiren Jarno Habicht, “Sağlık saldırı altında” dedi ve şöyle devam etti:

“Bence en önemli şey, savaşın sağlık sistemini, insanların sağlığını ve tüm toplumu nasıl bir stres testine tabi tuttuğunu düşünmek.”

Habicht, Rapporteur’a verdiği demeçte, DSÖ’nün Ukrayna’da birinci basamak sağlık merkezleri, hastaneler ve ambulanslar da dahil olmak üzere sağlık hizmetlerine yönelik 3.500’e yakın saldırıyı izlediğini belirtti.

Ayrıca, son aylarda ilaç depolarının giderek artan bir hızla tahrip edilmesi nedeniyle tedarik hatlarında aksaklıklar yaşandığını da vurguladı.

Habiht, “2026 yazından bu yana yaşadığımız bu sürekli baskı ve sivil altyapıya yönelik saldırılar, insani ihtiyaçları artıracaktır,” diye uyardı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English