Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya Merkez Bankası yüksek enflasyona karşı faiz artırabilir

Yayınlanma

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği Başkanı Aleksandr Şohin, Merkez Bankasının önümüzdeki toplantıda politika faizini en iyi ihtimalle mevcut seviyede koruyacağını öngördü. Şohin, akaryakıt piyasasındaki fiyat artışları nedeniyle bir faiz artışının gündeme gelebileceğini fakat parasal yöntemlerin bu tür yapısal enflasyon unsurlarıyla mücadelede etkisiz kalacağını savundu.

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği (RSPP) Başkanı Aleksandr Şohin, Merkez Bankası Yönetim Kurulunun önümüzdeki toplantıda politika faizini en iyi ihtimalle mevcut seviyesinde koruyacağı yönündeki görüşünü paylaştı.

Şohin konuya dair yaptığı açıklamada, “Bir önceki toplantıya katılanların değerlendirmelerinden anlaşıldığı kadarıyla, temmuz ayındaki yönetim kurulu toplantısında faiz oranı en iyi ihtimalle sabit tutulur” ifadelerini kullandı.

Akaryakıt piyasasının enflasyona etkisi

Mevcut akaryakıt piyasası koşullarının Rusya Merkez Bankasını faiz artışını değerlendirmeye sevk edebileceğini belirten Şohin, “Akaryakıt fiyatlarındaki artışın nihayetinde enflasyonu yükselteceği açık. Daha doğrusu ağustos ayındaki sezonluk deflasyon beklentisini engelleyecek. Bu nedenle Merkez Bankası erken davranarak faiz artışına gidebilir” dedi.

Ancak RSPP Başkanı, parasal nitelikte olmayan enflasyonist unsurlarla parasal yöntemler kullanarak mücadele etmenin verimli bir yaklaşım olmadığını vurguladı. Şohin, bu tür adımların genellikle sonuç vermediğini dile getirdi.

Rusya Merkez Bankası, 19 Haziran tarihli toplantısında politika faizini 25 baz puan düşürerek yıllık yüzde 14,25 seviyesine çekmişti.

Deripaska’dan Rusya Merkez Bankası’na yüksek faiz tepkisi

Kurum daha sonra, orta vadede enflasyonu istikrara kavuşturmak amacıyla politika faizinin nisan ayındaki tahmine kıyasla daha yüksek bir patika izleyebileceğini açıklamıştı. Bir sonraki faiz kararı toplantısının 24 Temmuz tarihinde yapılması planlanıyor.

Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, 2 Temmuz tarihinde verdiği mülakatta, politika faizinin düşürüleceğine dair verilecek sözlerin yanıltıcı olacağını ifade etmişti.

Nabiullina, “Acı verici kararlara ve geçici olarak oldukça yüksek tutulacak politika faizlerine ihtiyaç var. Bu yüzden faizlerin yakında düşürüleceğini vadetmek yanıltıcı bir teselli olur” şeklinde konuşmuştu.

Nabiullina ayrıca Rusya Merkez Bankası Finans Kongresi kapsamında yaptığı konuşmada, yüksek enflasyon ortamında faiz oranlarını düşürme çabalarına karşı uyarıda bulunmuş ve bu tür denemelerin Rusya ekonomisi için oldukça tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini kaydetmişti.

Rusya

Rusya, Baltık ülkelerini kitlesel sınır dışı hazırlığıyla suçladı

Yayınlanma

Rusya Dışişleri Bakanlığı; Estonya, Letonya ve Litvanya’nın Rusça konuşan sakinleri kitlesel biçimde sınır dışı etmeye hazırlandığını duyurdu. Bakanlık ayrıca, etnik Rusların haklarının sistematik biçimde ihlal edildiği gerekçesiyle Uluslararası Adalet Divanı’na başvurmayı planladığını açıkladı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, Estonya, Letonya ve Litvanya yönetimlerinin Rusça konuşan sakinleri kitlesel biçimde sınır dışı etmeye hazırlandığını bildirdi.

Bakanlığın İnsan Hakları Alanında Çok Taraflı İşbirliği Dairesi Direktörü Grigoriy Lukyantsev, belirli ülkelerde insan haklarının durumuna ilişkin raporun tanıtımında yaptığı konuşmada, “Baltık devletleri, Rusça konuşan sakinlerin kitlesel sınır dışı edilmesi için hazırlıklarını açık biçimde yürütüyor. Görünüşe göre böylece ‘Rus sorununu’ ve özellikle 21. yüzyıl açısından benzeri görülmemiş kitlesel vatansızlık sorununu kendi topraklarında nihai olarak çözmeyi amaçlıyorlar” ifadelerini kullandı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı daha önce de Letonya, Litvanya ve Estonya’da etnik Rusların haklarının “sistematik biçimde ihlal edildiği” gerekçesiyle Uluslararası Adalet Divanı’na başvurmayı planladığını açıklamıştı.

Bakanlık, Baltık ülkelerinin Rusça kullanımını “yasakladığını”, “tarihi yeniden yazdığını” ve “baskı ile yıldırmaya dayalı cezalandırıcı bir politika” izlediğini öne sürdü.

Bakanlığın bir temsilcisi, “Anlaşmazlıkları müzakereler yoluyla çözmeye yönelik bütün girişimler sonuç vermiyor. Bu nedenle taleplerimizi yargı sürecine taşımamız gerekeceği açıkça görülüyor” dedi.

Rusya Devlet Duması da daha önce Baltık ülkelerini, Sovyetler Birliği’nden ayrıldıktan sonra Rus nüfusa adil yaşam koşulları sağlama yönündeki taahhütlerini yerine getirmemekle suçlamıştı.

Duma’nın Bağımsız Devletler Topluluğu İşleri ve Yurttaşlarla İlişkiler Komisyonu Başkan Yardımcısı Konstantin Zatulin, bağımsızlıklarının ilk döneminden itibaren bu ülkelerin “vatandaş olmayanlar” statüsünü yürürlüğe koyduğunu söyledi.

Zatulin’e göre bu statüde bulunan kişiler Estonya nüfusunun yüzde 30’unu, Letonya nüfusunun ise yüzde 40’ını oluşturuyor.

Mayıs ayının sonunda Vladimir Putin, Rusya vatandaşlarının yurt dışında “gözaltına alınması, alıkonulması, cezai kovuşturmaya uğraması veya başka biçimlerde takibe maruz kalması” halinde silahlı kuvvet kullanmasına izin veren yasayı imzaladı.

İlgili değişiklikler “Rusya Federasyonu Vatandaşlığı Hakkında” ve “Savunma Hakkında” federal yasalara eklendi.

Metne göre Rus yönetimi, NATO’nun önde gelen üyelerinden gelen ve Kremlin’in bir ya da daha fazla Avrupa ülkesiyle savaşa hazırlandığı yönündeki uyarıların ardından Putin’in yurt dışında ordu kullanma yetkisini genişletme kararı aldı.

Almanya Federal İstihbarat Servisi’nin (BND) başkanı daha önce Rusya’nın Kırım’ın ilhakına benzer bir senaryoyla Baltık ülkelerinde provokasyona başvurabileceği iddiasında bulunmuştu.

Danimarka istihbaratı ise Rusya’nın beş yıl içinde Avrupa’da geniş çaplı bir savaş başlatabilecek kapasiteye ulaşabileceğini değerlendirmişti.

ABD istihbaratı da Mart 2026’da yayımladığı değerlendirmede Putin’in, nükleer silah kullanma tehdidi de dahil olmak üzere, Ukrayna’daki çatışmayı NATO ile doğrudan karşı karşıya gelme noktasına taşıyabilecek “bilinçli bir tırmanış” yolunu seçebileceği uyarısını yaptı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Yunan armatörler Rus petrolünden en az 3,8 milyar dolar kazandı

Yayınlanma

G7 ülkelerinin Rusya’nın enerji gelirlerini sınırlama çabalarına rağmen, Yunanistan merkezli denizcilik şirketleri son üç yılda Rus petrolü taşıyarak en az 3,8 milyar dolar gelir elde etti. Batı’nın yaptırım rejimi kapsamında dar bir çerçevede izin verilen bu ticarette en yüksek payı, milyarder George Prokopiou’nun kurduğu Dynacom Tankers aldı.

G7 ülkelerinin Rusya’nın petrol gelirlerini dizginleme çabalarına rağmen, Yunanistan merkezli denizcilik şirketleri son üç yılda Rus petrolü taşıyarak en az 3,8 milyar dolar gelir elde etti.

Financial Times gazetesinin yaptığı hesaplamalara göre, Batı’nın yaptırım rejimi altında dar bir çerçevede izin verilen bu ticaretten en fazla kazanç sağlayan firma, Yunan armatör George Prokopiou tarafından kurulan Dynacom Tankers oldu.

Dynacom, Temmuz 2023 tarihinden bu yana Rus ham petrolünü taşıyarak en az 915 milyon dolar gelir sağladı ve Yunan armatörlerin toplam kazancının yaklaşık dörtte birini tek başına elde etti.

Onassis Grubu bünyesindeki Olympic Shipping and Management en az 404 milyon dolar gelirle Yunan firmaları arasında ikinci sırada yer alırken, Atina merkezli tanker şirketleri Stealth Maritime ve Polembros Shipping 200 milyon dolar barajını aştı.

Atina ve Kiev arasında yaptırım gerilimi

Yunan armatörlerin Rus petrolünün sevkiyatında üstlendiği rol, Atina ile Kiev arasında diplomatik gerilime neden oluyor. Dynacom dahil olmak üzere bazı Yunan tanker şirketleri, 2023 yılında Ukrayna yaptırım organı tarafından “savaşın uluslararası sponsorları” listesine eklenmiş, ancak Yunanistan hükümetinin baskısı neticesinde daha sonra bu listeden çıkarılmıştı.

Petrol ticareti, G7 fiyat sınırı kurallarına uyulduğu sürece yasal olarak yürütülebiliyor. Ancak ABD ve AB’nin, Ukrayna ile olası bir barış anlaşması öncesinde Moskova’nın elini zayıflatma çabaları nedeniyle son aylarda yaptırım rejimini sıkılaştırma baskısı artıyor.

Hükümetlerin Moskova’nın enerji gelirlerine yönelik yeni kısıtlama arayışları, Yunanistan’ın bu ticaretini tamamen durdurabilir.

Son üç yılda petrol fiyatlarının genel olarak düşmesi ve İran çatışması sırasında korkulduğu kadar yükselmemesi, batılı hükümetleri daha katı adımlar atma konusunda cesaretlendiriyor.

Moskova ise Ukrayna’nın uzun menzilli insansız hava araçlarıyla rafineri sistemini hedef alması nedeniyle iç akaryakıt tedarikinde de sorunlar yaşıyor.

Yapılan analizde, fiyatlandırma kuruluşu Argus Media tarafından Haziran 2023 tarihinden itibaren ana Rus rotaları için derlenen tahmini navlun maliyetleri temel alındı. Bu veriler, Uluslararası Denizcilik Örgütünün gemi yönetim bilgileri ve veri analiz şirketi Kpler’in tanker hareketleri verileriyle birleştirildi.

Hesaplamalar yalnızca Argus’un fiyatlandırma verisine sahip olduğu ana rotaları kapsıyor. Bu durum, tahmini kazançların Yunan tanker şirketlerince taşınan yalnızca 389 milyon varillik kısma dayandığı anlamına geliyor. Fiyat tahmini bulunmayan 153 milyon varillik kısım ise hesaplamanın dışında tutuldu.

Haziran 2023 tarihinden bu yana Rusya sevkiyatlarından en çok gelir elde eden ilk 20 şirketten sekizini Yunan firmaları oluşturuyor. Listenin geri kalanında, Hong Kong merkezli Prominent firması hariç, Sovcomflot ve Rosnefteflot gibi Rus devlet destekli nakliye şirketleri ile bunlara bağlı yan kuruluşlar veya paravan şirketler yer alıyor.

Sektörde risk toleransı en yüksek aktörler arasında gösterilen Yunan armatörlerden Dynacom, Körfez’de 28 Şubat tarihinde başlayan çatışmalardan bu yana Hürmüz Boğazı’nda en aktif faaliyet gösteren nakliye şirketleri arasında bulunuyor.

Denizcilik ve enerji analiz firmaları Windward ile Vortexa verilerine göre, Mayıs ayında Rusya’nın ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 15’i Yunan şirketleri tarafından taşındı.

Denizcilik istihbarat analisti Michelle Wiese Bockmann, Yunan gemilerinin taşıdığı Rus sevkiyatlarına atıfta bulunarak, “Orada kazanılacak bir para var ve başka hiç kimse girip o parayı kazanmak istemiyor” ifadesini kullandı.

Sektör hakkında bilgi sahibi gemi brokerleri, tüccarların Rus ham petrolünü taşımaları için tankerlere, batılı önlemlerin hedefi olmayan ülkelerin petrolüne kıyasla yaklaşık yüzde 30 ila 40 daha fazla ödeme yaptığını belirtiyor.

Fiyat sınırının uygulanmasındaki zorluklar

G7 ülkelerinin Rus petrolüne yönelik fiyat sınırı uygulaması, küresel ekonomiye zarar vermemek adına petrol akışını sürdürürken Moskova’nın gelirlerini sınırlamak amacıyla Aralık 2022 tarihinde yürürlüğe girdi.

Batılı operatörlerin o tarihten bu yana Rus petrolüne taşımacılık veya hizmet sunmasına, yalnızca varil başına belirlenen fiyat sınırının altında kalması koşuluyla izin veriliyor. Mevcut fiyat sınırı varil başına 44,10 dolar seviyesinde bulunuyor. Ancak eski yaptırım yetkilileri ve hukukçular, bu sınırın denetiminin oldukça yetersiz olduğunu ifade ediyor.

Armatörlerin, taşıdıkları kargonun fiyat sınırının altında olduğunu yazılı bir beyan formuyla kanıtlaması gerekiyor.

Yunan denizcilik şirketlerinin avukatlığını yapan Stefanos Roulakis, nakliye firmalarının genellikle gemiyi kiralayan tarafın veya Rus tedarikçinin beyanına güvenmek zorunda kaldığını, nakliye gruplarının taşıdıkları kargoların fiyat pazarlığına doğrudan taraf olmadığını belirtti.

Roulakis, “Teoride bu sistem çalışıyor ancak pratikte yetkililerin, armatörlerin beklenen fiyatın sınırın altında olup olmadığını ve tedarik zincirinde yaptırım uygulanan bir tarafın bulunup bulunmadığını değerlendirmesini beklediğini görüyoruz” dedi.

AB diplomatları, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetlerinin kapalı kapılar ardındaki toplantılarda fiyat sınırına sürekli olarak karşı çıktığını aktarıyor.

Bazı firmalar geri adım attı

Buna rağmen bazı Yunan tanker şirketleri bu ticaretten çekilmeye başladı. TMS Tankers ve Thenamaris, ABD’nin Türk ve Birleşik Arap Emirlikleri merkezli denizcilik operatörlerine fiyat sınırının üzerinde Rus kargosu taşıdıkları gerekçesiyle yaptırım uygulayacağını açıklamasının ardından, 2023 yılının sonunda Rus petrolü taşımacılığını büyük ölçüde durdurdu.

Yapılan hesaplamalara göre Thenamaris, Rus sevkiyatlarından en az 30 million dolar gelir elde ederken, TMS Tankers Temmuz 2023 ile faaliyetlerini durdurduğu dönem arasında en az 150 milyon dolar kazandı.

Hukukçular ve analistler, ABD’nin Ekim 2025 tarihinde Rosneft ve Lukoil’e yönelik yaptırımlarının ardından da birkaç Yunan denizcilik firmasının Rusya ile yapılan ticaretten çekildiğini kaydediyor.

Dynacom firması, Rus limanlarına yapılan tüm seferlerin yürürlükteki yasal ve yaptırım çerçeveleriyle tam uyum içinde olduğunu savundu.

Şirket, fiyat sınırı mekanizmasının Rusya’nın gelirlerini azaltırken küresel enerji maliyetleri üzerindeki baskıyı da sınırladığını ileri sürerek, “Yunan denizciliğinin katkısı sayesinde elektrik faturaları, benzin maliyetleri ve daha fazla enflasyonist baskı hafifletildi” açıklamasını yaptı.

Olympic Shipping, AB, Birleşik Krallık ve ABD yaptırımlarına uyduğunu ancak şirket politikası gereği münferit ticari faaliyetler hakkında yorum yapmadığını bildirdi. Stealth firması ise taşıdığı tüm kargoların ilgili yaptırım rejimlerine uygun olduğunu, ABD ve Birleşik Krallık hukukçuları tarafından denetlendiğini açıkladı.

Şirket, Rus amonyağı taşıyan bir tankerinin geçen yıl Ukrayna kaynaklı olduğundan şüphelenilen bir saldırıda hedef alındığını belirterek, denizcilerin güvenliğine ilişkin endişelerini dile getirdi.

TMS firması, ticari konular hakkında yorum yapmamanın şirket politikası olduğunu ifade ederken, tüm yaptırımlara sıkı sıkıya bağlı kalma taahhüdünü yineledi.

Rus petrol ve gaz ticaretini sonlandırmayı amaçlayan Ukrayna merkezli “Razom We Stand” adlı kampanya grubunun direktörü Svitlana Romanko, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Hükümetlerin sistemdeki bariz boşlukları kapatamaması sebebiyle Rus petrolü Kremlin için milyarlar üretmeye devam ediyor. Yunanistan hükümeti, güçlü yaptırımlar ve barış yerine defalarca kendi denizcilik sektörünün çıkarlarını tercih etti” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Rusya

AB’nin Rusya’ya yönelik yeni yaptırımları eylüle kalabilir

Yayınlanma

Avrupa Birliği üye ülkelerinin bu hafta içinde uzlaşmaya varamaması halinde Rusya’ya yönelik 21’inci yaptırım paketinin onaylanması sonbahara ertelenebilir. Bu senaryoda, Rus petrolüne uygulanan tavan fiyatın dondurulması kararının 14 Temmuz’da müstakil bir önlem olarak onaylanması planlanıyor.

Avrupa Birliği (AB) üye ülkelerinin bu hafta gerçekleştireceği toplantılarda uzlaşma sağlayamaması durumunda, Rusya’ya yönelik 21’inci yaptırım paketinin onaylanması sonbahar dönemine ertelenebilir.

Yevropeyska Pravda gazetesinin AB kaynaklarına dayandırdığı habere göre, üye ülkelerin daimi temsilcilerinin katılımıyla kurulan AB Daimi Temsilciler Komitesi (Coreper) bünyesinde 8 ve 10 Temmuz tarihlerinde yapılacak toplantılarda anlaşma sağlanamaması halinde, yaptırım paketinin ele alınması eylül ayına ertelenecek. Bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda, Rus petrolüne uygulanan tavan fiyatın dondurulması kararının 14 Temmuz’da müstakil bir önlem olarak onaylanması öngörülüyor.

Haberde, bazı üye ülkelerin Rusya balıkçılık sektörüne yönelik kısıtlamalar, vize yasakları ve kişisel yaptırım listesine eklenecek yeni isimler de dahil olmak üzere yaptırım paketinin belirli hükümleri üzerinde henüz ortak bir pozisyona ulaşamadığı kaydedildi.

Diğer taraftan, AB Konseyi Dönem Başkanlığını yürüten İrlanda, belirlenen takvim içinde bir anlaşmaya varılmasını ve paketin ardından Dışişleri Konseyi toplantısında kabul edilmesini bekliyor.

Rus petrolüne uygulanan mevcut “tavan fiyat” mekanizması uyarınca güncellemenin 15 Temmuz tarihinde yapılması gerekiyor ancak şu aşamada fiyat sınırının geçici olarak sabitlenmesi seçeneği ele alınıyor. Şubat ayından bu yana Rus petrolü için tavan fiyat varil başına 44,1 dolar olarak uygulanıyor.

Avrupa Komisyonu haziran ayı başında sunduğu 21’inci yaptırım paketi taslağıyla Rusya’daki bankaları, savunma sanayisini, gölge filoyu ve enerji sektörünü hedef almayı amaçlıyor.

Yeni önlemler kapsamında gölge filoda yer alan gemilere yönelik yaptırım listesinin genişletilmesi, bu gemilere bakım ve yakıt ikmali (bunker) hizmeti sağlayan şirketlere kısıtlamalar getirilmesi, Rus petrolüyle bağlantılı limanlar ile petrol rafinerilerine karşı önlemler alınması planlanıyor.

Ayrıca sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) taşıyan tankerlerin tedariki ve bakımının yasaklanması ile mevcut filoya yönelik servis hizmetlerine kısıtlama getirilmesi öngörülüyor. Kısıtlayıcı önlemler listesine Rusya askeri personelinin AB topraklarına girişinin yasaklanması maddesinin de eklenmesi hedefleniyor.

Avrupa Komisyonu, bu önlemlerin daha önce yürürlüğe giren kısıtlamaların arkasından dolanılmasını engellemeyi ve Rusya’nın petrol ile doğalgaz ihracat zincirleri üzerindeki baskıyı artırmayı amaçladığını açıkladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English