Asya
Sızan belgeler: ABD Nepal’deki protestolar öncesi gençlik gruplarını fonladı

The Grayzone haber portalı tarafından incelenen sızdırılmış belgeler, ABD hükümetinin Nepal’de yönetimi değiştiren protestolar öncesinde gençlik gruplarını gizlice fonladığını ortaya koydu. Washington’ın Katmandu üzerindeki Çin ve Hindistan etkisini kırmak amacıyla “Z Kuşağı” görünümlü bir yapıyı mobilize ettiği belirtildi.
The Grayzone haber portalı tarafından incelenen sızdırılmış dosyalar, ABD hükümetine bağlı Ulusal Demokrasi Vakfı’nın (NED), Eylül 2025’te Nepal hükümetini deviren şiddetli darbe öncesinde onlarca Nepalli gence “protesto ve gösteri organize etme stratejileri ve becerileri” konusunda eğitim verdiğini ortaya çıkardı.
Belgeler, NED’in bir kolu olan Uluslararası Cumhuriyetçiler Enstitüsü (IRI) tarafından yürütülen gizli bir kampanyayı ifşa ediyor.
Söz konusu kampanya, “ABD çıkarlarını destekleyecek önemli bir güç haline gelmek” üzere tasarlanmış genç siyasi aktivistlerden oluşan bir “Nepal ağı” kurmayı hedefledi.
Sızan belgelerde IRI programının “canlı gençliği ve siyasi liderleri birbirine bağladığı” ve “insan hakları kampanyaları ile protestoların nasıl başlatılacağı konusunda kapsamlı eğitimler sağladığı” not edildi.
IRI raporunda, NED çatısı altında organize edilen gösterilerin Enstitü ve yerel işbirlikçileri tarafından “seçilen konularla” ilgili olacağı, böylece “ABD’nin Nepal demokrasisiyle ilgili endişelerinin giderilmesinin sağlanacağı” belirtildi.
Araştırmacı gazeteci Kit Klarenberg, IRI tarafından yürütülen benzer bir çalışmanın Ağustos 2024’te Bangladeş’te gerçekleşen darbeye de zemin hazırladığını bildirdi.
Sosyal medya yasağı şiddetli çatışmalara dönüştü
Nepal, yetkililerin Facebook, YouTube ve Twitter/X gibi sosyal medya platformlarına erişimi engellemesinin ardından Eylül 2025’te “Z Kuşağı” protestolarıyla sarsıldı.
Hükümet, bu şirketlerin yerel düzenlemelere uyarak devlete kayıt yaptırmamalarını yasaklama gerekçesi olarak gösterdi.
Çıkan şiddet olaylarında, aralarında çok sayıda polis memurunun da bulunduğu en az 76 kişi hayatını kaybetti.
Olaylar, komünist Başbakan K.P. Şarma Oli’nin şiddet olaylarının başlamasından bir hafta sonra istifa etmesiyle sonuçlandı.
Oli’nin istifasından günler sonra, Discord hesapları üzerinden kullanılan 10 binden az oyla belirlenen bir anket sonucunda seçilen geçici bir lider göreve getirildi.
Batı medyasında huzursuzluk, otoriter bir hükümete karşı barışçıl ve demokratik bir ayaklanma olarak nitelendirilse de olay yerinden gelen görüntüler farklı bir tablo çizdi.
Videolarda, yarı otomatik tüfeklerle donanmış protestocuların şehirlerde saldırılar düzenlediği görüldü. Filipinler, Endonezya ve Meksika’daki son hükümet karşıtı “Z Kuşağı” isyanlarında olduğu gibi, popüler anime serisi One Piece’e ait “Jolly Roger” bayrağı gösterilerde öne çıktı.
Nepal’in stratejik konumu ve Hint-Pasifik hedefi
Sızan belgeler, Nepal’in IRI için özel bir önem taşıdığını gösteriyor. Enstitü, Nepal’in Çin ve Hindistan arasındaki “stratejik coğrafi konumuna” vurgu yaparak, bu durumun ülkeyi Washington’ın “Hint-Pasifik” hedefleri için “merkezi” kıldığını belirtti.
Bu strateji, Pekin’i uyumlu hükümetler ve ABD askeri tesisleriyle çevrelemeyi amaçlıyor. IRI’nın Katmandu gençliğini “güçlerini politika müdahalesi için kullanmaya” ve “ulusal karar alma süreçlerini” etkilemeye yönelik eğitme girişimlerinin, projelerin süresinin ötesinde bir etki yaratması öngörüldü.
Program mezunlarının sadece sokak düzeyinde karışıklık çıkarmakla kalmayıp, siyasi partiler kurmaları ve göreve aday olmaları hedeflendi.
Belgeler, IRI’nın 2020 yazında Nepal’de hükümetin Kovid politikalarına tepki olarak ortaya çıkan “Artık Yeter” (Enough is Enough) protestolarından ilham aldığını gösteriyor.
Enstitü için bu gösteriler, gençlerin “Nepal siyasetini şekillendirmede ve önemli bir rol oynamada” ve hükümetten taviz koparmada yetenekli olduğunu kanıtladı.
NED iştiraki, bu “başarıyı” sürdürmek ve sermayeye dönüştürmek istedi. Enstitü, ülke gençliğine “ortak kaygıları etkili bir şekilde savunmak ve ABD tarafından desteklenen demokratik değişimin başarılı şampiyonları olmak için kapsamlı, sürdürülebilir ağlar geliştirme fırsatları ve platformları” sağlamaya karar verdi.
Genç aktivistler ABD yanlısı reformları teşvik ediyor
Nepal’deki en kritik IRI projelerinden biri, Temmuz 2021’den Haziran 2022’ye kadar 350 bin dolarlık başlangıç maliyetiyle yürütülen “Yuva Netritwa: Paradarshi Niti” (Gençlik Liderliği: Şeffaf Politika) programıydı.
Belgeler, IRI projesinin “yeni ortaya çıkan liderlere gençlik aktivizmi için ivme kazandırma ve Nepalli siyasi karar alıcılar üzerinde baskı kurma fırsatları sağlamayı” amaçladığını gösteriyor. Programın 60 ila 70 Nepalli gence fayda sağlaması öngörüldü.
Dosyalarda, Nepal’de “gençlik aktivistleri ve siyasi lider ağlarının” yetiştirileceği, onlara “bağlantılar kurmaları için beceriler, kaynaklar ve platformlar” sağlanacağı belirtildi.
Bu kişiler, şikayetlerini kamuoyuna duyurmak ve “siyasi kargaşa, hükümet yolsuzluğu ve ulusal politika yapımı konusundaki endişeleri savunmak” üzere eğitildi.
Washington’ın endişeleri, “Nepal hükümetini kaygılarına daha fazla dikkat etmeye çağıran ve ABD tarafından savunulan demokratik reformları teşvik eden insan hakları kampanyaları ve protestolar” yoluyla ele alınacaktı.
IRI, projesini güçlendirmek için Gelişen Liderler Akademisi’ni (ELA) devreye sokmayı taahhüt etti.
Enstitü, Sri Lanka ve Endonezya gibi Asya’nın diğer bölgelerindeki ELA programlarının, seçilmiş genç aktivistleri “toplulukları ve partileri içinde liderlik pozisyonları üstlenmeye” hazırlamada başarı sağladığını vurguladı.
Raporda, IRI’nın Nepal ELA programına “siyasi partiler, sivil toplum ve medya dahil olmak üzere farklı sektörlerden genç katılımcıların başvurularını özellikle talep edeceği” belirtildi.
Bu “genç liderlere”, gelecekteki protestoların “daha fazla insanı ABD onaylı siyasi eylemlere katılmaya teşvik edecek kadar etkili ve sürdürülebilir olmasını sağlayacak beceri ve bilgi” verilecekti.
Enstitü, katılımcıların günlük yaşamlarına döndüklerinde “kendi siyasi partilerinde daha yüksek pozisyonlar için çabalamalarını teşvik edeceğini ve destekleyeceğini” kaydetti.
Washington’ın ‘Z Kuşağı’ ordusu sahaya iniyor
Sızan bir başka dosya, IRI’nın hem Yuva Netritwa hem de NED’in yerel ELA şubesi hedeflerini ilerletmek için “Gençlik Güçlendirme Atölyeleri için eğitim kılavuzları” geliştirdiğini ortaya koyuyor.
Bu etkinlikler, “olumlu değişim yaratma kapasitelerini güçlendirmek ve liderlik niteliklerini geliştirmek” amacıyla ülke genelinden hem siyasi bağlantısı olan hem de olmayan genç Nepallileri çekmeyi hedefledi.
Oturumlar, katılımcıların “topluluk önünde konuşma, stratejik mesajlaşma, kaynak mobilizasyonu, insan hakları kampanyası ve protesto yönetimi” konularındaki bilgilerini tazelemeyi amaçladı.
Atölye katılımcılarına, genç aktivistlerin dünya genelinde nasıl “sosyo-ekonomik ve siyasi değişimler” elde ettiği öğretildi ve bu hareketleri yerel düzeyde yeniden yaratma konusunda ipuçları verildi.
Aynı zamanda katılımcılar “liderlik potansiyeli” açısından bireysel olarak değerlendirildi. “Genç liderlerin protesto yoluyla siyasi değişimi nasıl yönlendirebileceği” üzerine dersler verildi.
IRI’nın gizli müfredatı, “yerel, bölgesel ve ulusal” siyaseti etkilemek amacıyla “protesto ve gösteri organize etme stratejileri ve becerileri” üzerine dersleri de içeriyordu.
Bu süreçte Enstitü, Şubat-Nisan 2022 tarihleri arasında kapsamlı odak grubu çalışmaları yürütmek üzere Katmandu merkezli Solutions Consultant firmasıyla anlaştı. Amaç, “Nepalli gençlerin siyasi sürece katılırken karşılaştıkları engelleri belirlemek ve değerlendirmekti”.
Solutions Consultant firması, yedi odak grubu tartışması yürütmek ve her yüz yüze grup için 8-10 katılımcı, çevrimiçi gruplar için ise 5-7 katılımcı bulmakla görevlendirildi.
IRI personeli, odak grubu tartışmalarını şahsen veya uzaktan izlemeyi talep etti ve toplantıların “net sesli yüksek kaliteli” kayıtlarını ve tam dökümlerini istedi.
Katılımcıların 18 ile 35 yaşları arasında olması ve her oturumun cinsiyet açısından dengeli olması şart koşuldu.
Darbe sonrası monarşi yanlıları güç kazanıyor
“Nepal’de Gençlerin Siyasi Katılımı Üzerine Niteliksel Çalışma” başlıklı nihai ürün, yerel siyasi katılıma yönelik algılanan engeller hakkında kapsamlı bilgiler sundu.
Çalışmada görüşülen bazı kişiler, genç vatandaşların yerleşik siyasi partiler tarafından “sıklıkla kullanılıp atıldığını” ifade etti.
24 yaşındaki bir katılımcı, Katmandu’daki Kongre Partisi’nin “gösteriler sırasında gençleri kullandığını”, ancak daha sonra onları ve endişelerini görmezden geldiğini belirtti. Muhalefetteki Bibeksheel Sajha Partisi’nden isimsiz bir kaynak ise “yetenekli gençlerin anlamlı siyasetten uzak tutulduğunu ve yalnızca geleneksel partiler tarafından hükümete karşı düzenlenen gösteri ve isyanları güçlendirmek için kullanıldığını” söyledi.
Genç aktivistlerin hükümet politikalarına muhalefetle başlayan gösteriler yoluyla Nepal siyasetinde kargaşa yarattığı bu dinamik, sadece birkaç yıl sonra “Z Kuşağı” protestolarının Katmandu’daki seçilmiş hükümeti devirmesiyle net bir şekilde görüldü. Kargaşa, tam da IRI’nın istismar etmeye çalıştığı endişelerden kaynaklandı.
New York Times gazetesinin 15 Eylül tarihli başyazısında kabul ettiği üzere, “her kesimden Nepalli, elde etmek için on yıllarca savaştıkları sistemi reddetmeye hazırken”, “bundan sonra ne olacağına dair net bir fikre” sahip değildi.
Bu boşluk, cumhuriyetçi güçlerin on yıllar süren siyasi direnişinin ardından 2008’de iktidardan uzaklaştırılan Nepal monarşisini geri getirmek isteyen güçlerin yeniden canlanmasını tetikledi.
NYT’nin belirttiği üzere, kundakçılar parlamento, parti ofisleri ve bakanların evleri dahil olmak üzere “devlet gücünün neredeyse her organını” hedef aldı.
Ancak askeri kurumlar ve “Z Kuşağı” isyancılarına destek açıklaması yapan Nepal’in eski kralı Gyanendra Şah’ın sarayı olaylardan zarar görmedi.
O tarihten bu yana ordu, protesto liderleriyle Katmandu’nun gelecekteki hükümeti hakkında yapılan görüşmelere monarşi yanlısı figürleri dahil ederek onları güçlendirmeye çalışıyor.
IRI eğitimlerinin eylül darbesine katkıda bulunup bulunmadığı tartışılırken, ABD’nin emperyal çıkarlarını ilerletecek bir liderin, internet kaynaklı ve anarşik bir gençlik isyanı estetiğinin arkasına gizlenerek göreve getirilmesinin önünü açtığı değerlendiriliyor.
Asya
Starbucks, Çin’in Sincan bölgesinde ilk şubesini açtı

ABD’li kahve zinciri devi Starbucks, salı günü Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde iki mağaza açarak, bu bölgeye ilk kez giriş yaptı ve ABD’den sonra ikinci en büyük pazarı olan Çin’deki en son genişleme hamlesini gerçekleştirdi.
Mağazalar, bölge başkenti Urumçi’de yer alıyor; bunlardan biri simgesel Büyük Çarşı’da, diğeri ise Urumçi Tianshan Uluslararası Havalimanı’nda bulunuyor.
Büyük Çarşı’daki amiral mağaza, bölgenin geleneksel silüetlerinden esinlenen kendine özgü bir tasarıma sahip olup, iç mekanlarında Atlas ipeği ve etnik müzik aletleri gibi Sincan unsurları yer alıyor. Her iki mağaza da yerel esintili menüler ve süt kabuğu aromalı tuzlu süt çayı gibi özel içecekler sunuyor.
Starbucks Çin CEO’su Molly Liu yazılı bir açıklamada, “Sincan’a girmek, sadece mağaza ağımızın daha da genişlemesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bu canlı pazarla derin bir bağ kurmamızı ve oradaki müşterilerimizle samimi, kalıcı ilişkiler kurmamızı da sağlıyor,” dedi
Bölgesel Piyasa Düzenleme İdaresi yetkilisi Zhang Yu, Sincan’ın kentsel ticari canlılığın ve tüketici çekiciliğinin bir göstergesi olan “ilk mağaza ekonomisini”, iç talebi ve tüketimi artırmak için kilit bir araç haline getirdiğini belirtti.
Xinhua’ya konuşan Zhang, Sincan’ın ilk mağazalara yönelik destek politikalarını iyileştirmeye, onay süreçlerinin verimliliğini artırmaya ve iş ortamını optimize etmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.
Bu açılışlar, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerini yürütmek üzere Çinli risk sermayesi şirketi Boyu Capital ile kurduğu ortaklığın ardından gerçekleşti. Geçen yıl Kasım ayında imzalanan anlaşmaya göre, Boyu ve Starbucks bir ortak girişim kuracak; Boyu, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerinde yüzde 60’a kadar hisseye sahip olacak, Starbucks ise ortak girişimdeki kalan yüzde 40 hisseyi elinde tutacak ve Starbucks markasının sahibi olmaya devam ederek marka ile fikri mülkiyet haklarını yeni kuruluşa lisanslayacak.
Bu son genişleme, Starbucks’ın Kuzey Amerika işini yeniden yapılandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor; şirket geçen hafta, bölgedeki performans göstermeyen 250 kahve dükkanını kapatma planlarını açıklamıştı.
Starbucks, Ocak 1999’da Pekin’de ilk mağazasını açarak Çin anakarasına giriş yaptı. Kahve kültürü kök salıp popülerlik kazandıkça, zincir Çin genelinde varlığını istikrarlı bir şekilde genişletti. 2026 mali yılı verilerine göre, 27 Eylül 2026 itibarıyla Starbucks, Çin anakarasında 8.342 mağaza işletiyordu; bu rakam, 2025 mali yılı sonuna kıyasla 331 artışa tekabül ediyor.
Çin anakarası, şu anda Starbucks’ın ABD’den sonra en büyük ikinci pazarı konumunda; şirketin 2026 mali yılı üçüncü çeyrek sonuçlarına göre, 28 Haziran 2026 itibarıyla ABD’de 16.933 mağaza işletmektedir.
Şirketin uzun süredir devam eden genişlemesi, yabancı markaların Çin’in büyüyen tüketici pazarında nasıl fırsatlar aradığını yansıtmaktadır.
Piyasa Düzenleme Devlet İdaresi, Çin’de 2026 yılının ilk yarısında 35.000 yeni yabancı sermayeli işletmenin kurulduğunu ve bu sayının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 arttığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı’nın ayrı verilerine göre, 2026 yılının ilk yarısında yaklaşık 4.800 yabancı sermayeli işletme Çin’deki yatırımlarını artırdı.
Asya
Güney Kore’den Ukrayna’ya Kuzey Koreli esirler için özür ültimatomu

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e nakledildiğini açıklayan Ukrayna’nın gizlilik anlaşmasını ihlal ettiğini belirterek Kiev yönetimini resmi özür dilemeye çağırdı. Ukrayna tarafının anlaşmayı inkar ettiğini belirten Lee, olguların kabul edilmemesi halinde karşı adımlar atılacağını duyurdu.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e teslim edildiğini kamuoyuna duyurarak gizlilik mutabakatını ihlal ettiğini belirtti.
Lee, Kiev yönetiminin olguları kabul etmemesi ve kamuoyu önünde özür dilememesi halinde ülkesinin karşı adımlar atacağını açıkladı.
X hesabı üzerinden açıklamada bulunan Lee, esirlerin iadesi sürecinde Ukrayna tarafının gizlilik talep ettiğini, Seul’ün de bilgilerin açıklanmaması yönünde anlaşmaya vardığını kaydetti. Lee, Ukrayna’nın bu mutabakatı tek taraflı olarak bozduğunu ifade etti.
“Ukrayna bizi yalancı durumuna düşürdü”
Gelişmeler karşısında nezaket çerçevesinde üzüntülerini ilettiklerini belirten Güney Kore Devlet Başkanı, Ukrayna tarafının varılan mutabakatı inkar ederek kendisini yalancı durumuna düşürdüğünü savundu.
Lee, Seul’ün anlaşmanın kabul edilmesini ve özür dilenmesini istemesi üzerine Kiev’in Kuzey ve Güney Kore arasında kaçınılmaz bir çatışma senaryosundan söz ettiğini ve “Kore Yarımadası’nda savaşı kışkırtmaya çalıştığını” öne sürdü.
Lee, açıklamasında “Ukrayna’nın eylemlerinden ciddi üzüntü duyuyoruz. Olguları kabul etmeyi ve kamuoyu önünde özür dilemeyi reddetmeyi sürdürürlerse yeni adımlar atacağız. Bu, Kore Cumhuriyeti vatandaşlarının ve devletinin onur meselesidir, görmezden gelemeyiz” ifadelerini kullandı.
<북한포로 송환 관련, 우크라이나측이 비공개 요구를 해 비공개를 합의했는데 일방적으로 공개했고,
대한민국 대통령이 최대한 예의를 갖춰 아쉽다고 했더니 합의사실 없다고 상대국 국가원수를 거짓말쟁이로 만들고,
합의사실을 인정하고 사과하라고 했더니 도리어 남북간 군사충돌 임박 운운하며…— 이재명 (@Jaemyung_Lee) October 2, 2026
Zelenskiy esir teslimini BM kürsüsünden duyurdu
Tartışma, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin 23 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla başladı. Zelenskiy, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli askeri esiri Güney Kore’ye teslim ettiğini açıkladı. Lee Jae-myung bu açıklamaya sosyal medya üzerinden tepki göstererek, Ukrayna’yı gizlilik anlaşmasını çiğnemekle suçlamış ve durumu “utanç verici” olarak nitelendirmişti.
Buna karşılık Ukrayna Devlet Başkanlığı Danışmanı Dmitro Litvin, Seul ile Kiev arasında esir takasına ya da teslimine ilişkin herhangi bir gizlilik anlaşması bulunmadığını ileri sürdü. Reuters’ın aktardığına göre, bu açıklamanın ardından Güney Kore Dışişleri Bakanlığı 28 Eylül’de Ukrayna’nın Maslahatgüzarı Andriy Veşkin’i bakanlığa çağırarak diplomatik protesto iletti.
Moskova esir transferine ilişkin bilgisinin olmadığını belirtti
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Kuzey Koreli savaş esirlerinin teslimine dair ellerinde bir bilgi olmadığını açıkladı. Esir konusunun Rusya Savunma Bakanlığı ve istihbarat servislerinin yetkisinde olduğunu aktaran Peskov, istihbarat kanalları üzerinden temasların sürdüğünü kaydetti.
Rusya ile Kuzey Kore, Ukrayna ordusunun Ağustos 2024 başında sınır bölgelerine girdiği dönemde Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması imzalamıştı. Kuzey Kore birlikleri Kursk bölgesindeki çatışmalarda yer alırken Rusya Genelkurmay Başkanlığı, bölge topraklarının 2025 ilkbaharında Ukrayna ordusundan tamamen temizlendiğini duyurmuştu.
Asya
Çin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor

Çin, eriyen iç stoklarını takviye etmek için ekim ayı rafine akaryakıt ihracatını askıya alarak küresel arz sıkıntısını büyüttü. Ülkedeki motorin ve gaz yağı açığı 20 milyon varile ulaşırken, yakıt fiyatları yüzde 70 tırmanan ABD acil rezervlerden 40 milyon varil ham petrol çıkarıyor.
Çin, eriyen yerel rezervlerini yeniden doldurabilmek amacıyla ekim ayı boyunca yapılması planlanan rafine akaryakıt ihracatını askıya aldı.
ABD’nin İran ile girdiği savaşın küresel enerji arzını sarstığı günlerde hayata geçen uygulama, dünya genelindeki yakıt tedarik açığını daha da derinleştirme riski taşıyor.
Yetkililer, ülkedeki bir haftalık ulusal tatilin başında büyük rafinerilere Hong Kong ve Makao hariç hiçbir dış pazara sevkiyat izni verilmeyeceğini bildirdi.
Reuters’a konuşan sektör kaynakları, 7 Ekim sonrasında yurt dışına yakıt çıkışına yeniden onay verilip verilmeyeceğinin rafinerilerin üretim hızına ve iç depolardaki doluluk oranına göre netleşeceğini aktardı.
Batı Asya’dan ham petrol akışının savaş nedeniyle kesintiye uğraması üzerine Pekin yönetimi ilk olarak mart ayında ihracata sınırlama getirmiş, temmuz ayında ise motorin, benzin ve jet yakıtı satışlarını aylık izin şartına bağlamıştı.
Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü bünyesindeki Çin enerji araştırmaları biriminin yöneticisi Michal Meidan, hükümetin temel hedefinin iç pazardaki arzı güvenceye almak olduğunu vurgulayarak, “Uluslararası piyasalar ikinci planda kalıyor” değerlendirmesini yaptı.
İhracat vizesi için ticari rezervlerin savaş öncesindeki seviyelere ulaşması şart koşuluyor.
Enerji veri analitiği kuruluşu Kpler’in verilerine dikkat çeken analist Zameer Yusof, mevcut motorin ve gaz yağı envanterinin savaş öncesi döneme göre 20 milyon varil geride kaldığını, benzin açığının ise yaklaşık 9 milyon varil düzeyinde seyrettiğini kaydetti.
Pekin’in muslukları kapatması, Washington ile Avrupalı müttefikleri arasındaki enerji gerilimini de su yüzüne çıkardı.
Washington yönetimi, acil durum rezervlerini piyasaya sürmemeleri halinde Almanya ve Fransa’ya sağladığı motorin sevkiyatını durdurma uyarısı yaptı. Avrupalı bir yetkili, ABD’nin Avrupa Birliği’nden altı aylık süre zarfında 120 milyon varil motorini dolaşıma sokmasını talep ettiğini ifade etti.
Gelişmeleri değerlendiren ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Batı Asya kaynaklı motorin kaybının telafi edilmeye çalışıldığını ancak Çin’den gelen ihracat kanalının da kapandığını kaydetti.
İran savaşının patlak vermesinden bu yana ABD iç pazarında motorin fiyatları yüzde 70, benzin fiyatları ise yüzde 50 civarında yükseldi.
Yaklaşan Kongre ara seçimleri öncesinde artan yakıt maliyetlerini dizginlemeye odaklanan Beyaz Saray, kendi acil durum kaynaklarını devreye sokuyor.
ABD Enerji Bakanlığı, enerji firmalarına ödünç verilmek üzere Stratejik Petrol Rezervinden 40 milyon varil ham petrolün daha kullanıma açılacağını duyurdu.
Daha önce 1982’den bu yana en düşük düzeyine gerileyen ABD rezervleri, bu son tahsisatla birlikte yasalarda tanımlanan asgari güvenlik sınırının altına inecek.
Asya2 hafta önceJaponya Merkez Bankası faizleri 1995’ten bu yana en yüksek seviyeye çıkardı, yen değer kaybetti
Asya2 hafta önceGüney Kore lideri Lee, ABD baskısına rağmen Ortadoğu’da savaşa dahil olmayacaklarını söyledi
Diplomasi5 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Ortadoğu2 hafta önceEnsarullah lideri: Suudi Arabistan’ın Mekke iddiası ‘asrın yalanı’
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi1 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi1 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak









