Asya
Tayland ve Kamboçya sınır çatışması 12 kişinin ölümüne yol açarken savaş korkusu tırmanıyor

Tayland, perşembe günü, sınırda uzun süredir devam eden gerginliklerin açık çatışmaya dönüşmesi üzerine Kamboçya’ya hava saldırıları düzenledi. Her iki tarafın askerleri ateş açarken, Kamboçya askerleri roket saldırısı düzenleyerek çoğu sivil olan en az 12 Taylandlıyı öldürdü.
Her iki ülke de, Tayland’ın doğu sınırında Kamboçya ile sınır anlaşmazlığı bulunan Ta Moan Thom tapınağında başlayan çatışmalardan birbirlerini sorumlu tuttu.
Uzun süredir ortak sınırları kapatılmış ve çatışmalar perşembe sabahı şiddetini artırmışken, Tayland ordusu sözcüsü Ritcha Suksuwanon’un açıklamasına göre, altı Tayland F-16 savaş uçağı görevlendirilerek Kamboçya mevzilerine ateş açtı ve “yerdeki iki askeri hedefi” vurdu.
Kamboçya savunma bakanlığı, komşusunu askerlerine ateş açmakla ve haftalardır süren toprak anlaşmazlığını yatıştırmak için yapılan anlaşmayı ihlal etmekle suçlayarak, “Tayland’ın pervasız ve acımasız askeri saldırısını” kınadı.
Çelişkili açıklamaların yaşandığı bir günde, Tayland ordusu, Kamboçya askerlerinin perşembe sabahı erken saatlerde insansız hava araçları ve roketatarlarla kendilerine yaklaşarak çatışmayı başlattığını söyledi. Kamboçya ise ilk ateşi Tayland tarafının açtığını iddia etti.
Çatışmaların şiddetlenmesiyle Kamboçya, Tayland sınırına Sovyet yapımı BM-21 roketleriyle çok sayıda salvo ateşledi.
Tayland Sağlık Bakanı Somsak Thepsuthin, sınırda çıkan çatışmalarda 11 Taylandlı sivil ve bir askerin öldüğünü söyledi ve gazetecilere, bir hastaneye saldırı da dahil olmak üzere Kamboçya’nın eylemlerinin savaş suçu olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Tayland ordusu, ölenler arasında 8 yaşındaki bir çocuğun da olduğunu, bir roketin benzin istasyonundaki bir marketi vurması sonucu birkaç öğrencinin öldüğünü ve gökyüzüne siyah dumanların yükseldiğini bildirdi. Ordu, çatışmalarda 14 kişinin de yaralandığını açıkladı.
Her iki ülke de Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) üyesi olup, önemli bir sınır ticareti gerçekleştirirken, milyonlarca Kamboçyalı Tayland’ın düşük ücretli hizmet ve inşaat sektörlerinde çalışmaktadır.
Çatışmanın daha da tırmanma riski artarken, şu an ASEAN dönem başkanı da olan Malezya Başbakanı Enver İbrahim, her iki ülkenin liderlerini daha fazla tırmanıştan vazgeçirmeye çalıştığını söyledi.
Kuala Lumpur’da gazetecilere verdiği demeçte, “Onlar ASEAN’ın önemli üyeleri. Malezya’ya çok yakınlar” dedi. “En azından geri çekilmelerini veya umarım müzakereye çalışacaklarını bekliyoruz… Barışın tek seçenek olduğunu düşünüyorum” diye ekledi.
Tayland’ın Kamboçya Büyükelçiliği, milliyetçi tepkilerin artması nedeniyle tüm Tayland vatandaşlarına “güvenli bir şekilde mümkün olan en kısa sürede” komşu ülkeyi terk etmeleri çağrısında bulundu.

Çin’den ‘endişe’ açıklaması
Çin perşembe günü Kamboçya’daki vatandaşlarına Tayland sınırına yakın bölgelerden uzak durmaları çağrısında bulundu.
Büyükelçilik, çevrimiçi bir paylaşımda “Kamboçya’daki Çin Büyükelçiliği, Çin vatandaşlarına… yerel güvenlik durumunu yakından takip etmelerini, tetikte olmalarını, önlemlerini artırmalarını ve kişisel güvenliklerini sağlamalarını tavsiye ediyor” dedi.
Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Guo Jiakun daha sonra Çin’in çatışmalardan “derin endişe duyduğunu” söyledi. Perşembe günü yaptığı açıklamada, “Mevcut gelişmelerden derin endişe duyuyoruz ve her iki tarafın da diyalog ve istişareler yoluyla sorunları uygun şekilde çözmesini umuyoruz” dedi ve Pekin’in “adil ve tarafsız bir tutum” sergileyeceğini ekledi.
Mayın krizi
Tayland’ın önceki açıklamalarına yanıt olarak, Kamboçya devlet destekli Fresh News sosyal medyada, Phnom Penh ordusunun ilk ateş açan ve tapınak alanını Kamboçya vatandaşlarına kapatan “Taylandlı işgalcilere karşı saldırı başlattığını” yazdı.
Daha sonra başka bir sosyal medya paylaşımında, eski lider Hun Sen’in oğlu Kamboçya Başbakanı Hun Manet, Tayland’ın “saldırı başlattığını” söyledi.
“Kamboçya her zaman sorunları barışçıl yollarla çözme tavrını benimsemiştir, ancak bu durumda silahlı saldırıya karşı silahlı kuvvetlerle karşılık vermekten başka seçeneğimiz yoktur” diye yazan Hun Manet, halkı “vatanımızı korumak için cephede duran hükümet ve silahlı kuvvetlere inanmaya” çağırdı.
Haftalar süren sözlü tartışmaların ardından, Tayland’ın Kamboçya’yı tartışmalı bölgede yeni mayın döşemekle suçlamasıyla son günlerde gerginlik tırmandı. Taylandlı yetkililere göre, bu hafta devriye görevindeki iki Taylandlı asker uzuvlarını kaybetti.
Kamboçya, yeni mayın döşediğini reddederek, mayınların iç savaştan kalma olabileceğini söyledi.
Tayland çarşamba günü Kamboçya büyükelçisini sınır dışı etti ve Phnom Penh’deki büyükelçisini geri çağırdı. Kamboçya ise diplomatik ilişkileri düşürdü ve misilleme olarak diplomatlarını geri çekti.
Telefon görüşmesi sızmıştı
Tayland’ın eski başbakanı Thaksin Shinawatra’nın uzun süredir müttefiki olan eski Kamboçya lideri Hun Sen’in, Thaksin’in kızı ve görevden uzaklaştırılan başbakan Paetongtarn ile yaptığı telefon görüşmesinin içeriğinin kamuoyuna sızdırılmasıyla arkadaşlıkları bozulduğundan beri, daha geniş çaplı bir çatışmaya doğru gidişat hızlandı.
Görüşmede Paetongtarn, Kamboçya’nın eski güçlü adamına “amca” diye hitap ederek çok saygılı davranmakla ve sınır bölgesindeki üst düzey bir Taylandlı komutanı aşağılamakla suçlandı.
Sızan telefon görüşmesi, Paetongtarn’ın görevden uzaklaştırılmasına yol açtı. Tayland’ı yeni bir siyasi krize sürükleyen mahkeme kararı, Thaksin’in Pheu Thai partisi liderliğindeki hükümetin iktidar koalisyonu içinde ve genel kamuoyunda destek kaybetmesine neden oldu.
Paetongtarn, babasının partisiyle bağlantılı birkaç lideri görevden alan mahkeme tarafından yöneltilen etik ihlal iddialarına karşı savunmasını temmuz ayı sonuna kadar sunacak.
Her iki ülkenin sosyal medya kullanıcıları birbirlerine hakaretler ve suçlamalar yağdırırken, protestolar her iki hükümeti de diğerinin saldırgan tavrına karşı sert durmaya zorladı.
Fransız sömürgeciliğinden kalan sınır
Tayland ve Kamboçya, miras konusunda hassas tartışmaları alevlendiren tartışmalı tapınaklar ve bir asır önce Fransız sömürgecileri tarafından uzak ormanlık alanlarda çizilen sınırın mülkiyeti ile ilgili uzun bir sınır çatışması geçmişine sahip.
1907 yılında Fransız sömürge yönetimi altında olan Kamboçya’nın sınırları, Fransız yetkililer tarafından çizilen bir haritaya göre belirlendi. Ancak Tayland, bu sınır haritasının bazı bölgeleri — özellikle tapınak alanlarını — açıkça belirlemediğini öne sürerek sınır çizimine uzun süredir itiraz ediyor. 2011 yılında, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Preah Vihear Tapınağı çevresinde çıkan çatışmalarda en az 20 kişi hayatını kaybetmiş, binlerce kişi evlerinden tahliye edilmişti.
Kamboçya, son anlaşmazlığı çözmek için Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’na başvurdu, ancak Tayland mahkemenin yargı yetkisini tanımıyor.
Anlaşmazlığın tırmanması, her iki ihracat odaklı ekonominin de ABD’nin gümrük vergileriyle karşı karşıya kalmasıyla birlikte geldi.
Milyonlarca Kamboçyalı, Tayland’daki inşaat şantiyelerinde, restoranlarda ve balıkçılık sektöründe çalışırken, meyve, kauçuk ve diğer malların sınır ötesi ticareti her iki ülke için milyarlarca dolarlık bir değer oluşturuyor.
Asya
Moonshot halka arz öncesinde 50 milyar dolar değerleme hedefliyor

Çinli yapay zeka girişimi Moonshot AI, Hong Kong Borsası’nda planladığı halka arz öncesinde şirket değerlemesini 50 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Şirketin yakın zamanda 31,5 milyar dolar değerleme ile yeni bir finansman turunu tamamlamaya hazırlandığı ve hemen ardından yeni yatırım görüşmelerine başlayacağı belirtiliyor.
Çin merkezli yapay zeka şirketi Moonshot AI, Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda gerçekleştirmeyi planladığı halka arz (IPO) öncesindeki süreçte şirket değerlemesini 50 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, şirket bu doğrultuda bir halka arz öncesi finansman aşaması yürütmeyi planlıyor.
Kaynaklar, Moonshot’ın önümüzdeki birkaç gün içinde 31,5 milyar dolar değerleme üzerinden yürüttüğü mevcut yatırım turunu tamamlayacağını ifade etti.
Aktarılan bilgilere göre şirket, bu turun kapanmasının hemen ardından potansiyel yatırımcılarla yeni bir sermaye yatırımı için müzakerelere başlamayı tasarlıyor.
Yeni Kimi K3 modeli beklentileri artırıyor
Moonshot, bu süreçte temmuz ayının başlarında tanıttığı yeni yapay zeka modeli Kimi K3’ün başarısından yararlanmayı hedefliyor.
Şirket, Kimi K3’ün Anthropic firmasının en gelişmiş modeli Claude Fable 5 ile OpenAI tarafından geliştirilen GPT-5.6 dışındaki tüm rakiplerini geride bıraktığını iddia ediyor.
Söz konusu model, dünyanın en zengin isimleri arasında yer alan Elon Musk tarafından “etkileyici” olarak nitelendirildi. OpenAI Strateji Şefi Ding Ball ise açık kaynaklı bu modelin piyasaya sürülmesinin teknoloji dünyasını “tam teşekküllü bir yapay zeka komünizmine” yaklaştırdığı uyarısında bulundu.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Amerikan makamlarının Çin dahil olmak üzere denizaşırı ülkelerdeki açık kaynaklı modelleri yakından inceleyeceğini ve ABD şirketlerine ait fikri mülkiyet haklarının çalındığına dair bulgulara rastlanması halinde gerekli önlemleri alacaklarını bildirdi.
Altı ay içinde borsaya açılması bekleniyor
Moonshot, daha önce hissedarlarına Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda kotasyon alma niyetinde olduğunu bildirmişti. Bloomberg tarafından paylaşılan bilgilere göre şirketin önümüzdeki altı ay içinde halka arzını gerçekleştirmesi bekleniyor.
Google ve Meta’nın eski çalışanı Yang Zhilin tarafından 2023 yılının başında kurulan Moonshot, Çince adını kurucusunun sevdiği müzik grubu Pink Floyd’un albümüne atıfla “Dark Side of the Moon” (Ayın Karanlık Yüzü) ifadesinden alıyor. Girişim; Alibaba Group Holding bünyesindeki Qwen, MiniMax Group ve Z.AI ile birlikte Çin yapay zeka sektörünün öncüleri arasında kabul ediliyor.
Çin’de Moonshot’ın yanı sıra diğer büyük yapay zeka şirketleri de halka arz süreçlerine hazırlanıyor.
DeepSeek firmasının 2027 yılında halka açılmayı değerlendirdiği belirtilirken, araştırmacı Lee Kai-Fu tarafından kurulan 01.ai adlı girişimin borsa hisse senedi ihracının da aynı yıl içinde gerçekleşebileceği kaydediliyor.
Asya
DeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı

Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarının çalışma belgeleri ve kişisel mesajları içeren diyalogları Google arama sonuçlarında açık erişime çıktı. Veri görünürlüğü, kullanıcıların üçüncü kişilere aktarım amacıyla “Paylaş” seçeneğini etkinleştirerek ürettiği kamuya açık bağlantıların arama motoru tarafından indekslenmesinden kaynaklandı.
Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarına ait diyaloglar, çalışma belgeleri ve kişisel mesajlar Google arama motorunda açık erişime çıktı.
Durumun, kullanıcıların yazışmaları üçüncü kişilere aktarmak amacıyla oluşturduğu kamuya açık bağlantıların Google tarafından indekslenmesinden kaynaklandığı tespit edildi.
Süreç, DeepSeek arayüzündeki “Paylaş” seçeneğiyle işliyor. Bu özellik etkinleştirildiğinde kullanıcı metnin belirli bölümlerini işaretliyor ve platform herkesin erişebileceği bir internet adresi üretiyor.
Sistem işlem sırasında söz konusu içeriğin bağlantıya sahip olan herkese açık hale geleceği bilgisini veriyor. Arama motoru da yalnızca hesap sahiplerinin manuel olarak genel erişime açtığı diyalogları sonuçlarda listeliyor.
Ocak 2025’te bulut güvenliği şirketi Wiz Research uzmanları, DeepSeek veri tabanından gizli bilgilerin sızdığını tespit ettiklerini duyurmuştu. Geliştirici firmaya bildirilen sorun hızla giderilmişti.
Uzmanların değerlendirmelerine göre açık erişime sızan veriler arasında sohbet geçmişleri, gizli anahtarlar, arka plan sistem ayrıntıları ve diğer gizli bilgileri içeren 1 milyondan fazla veri satırı yer alıyordu.
DeepSeek, kuruluşundan bu yana 7 milyar dolardan fazla yatırım toplayarak Çin’in en yüksek piyasa değerine sahip yapay zekâ girişimi konumuna geldi.
Platformun kullanıma sunulmasından itibaren dünya genelinde çok sayıda ülke, ulusal güvenlik ve kişisel verilerin korunması kaygıları doğrultusunda hükümet düzeyinde ve kamu kurumlarında sistemin kullanımına yönelik yasak veya kısıtlamalar getirdi.
Axios’un aktardığı bilgilere göre ABD Kongresi üyelerinin Çin menşeli sohbet botunu kullanmasına izin verilmiyor.
2026 yılı başlarında ise İtalya Veri Koruma Kurumu, kişisel verilerin işlenme yöntemlerine dair bilgi eksikliği gerekçesiyle DeepSeek erişimini engelledi.
Yapay zekâ sistemlerinde benzer veri güvenliği sorunları daha önce de yaşanmıştı. 2023 yılında OpenAI şirketine ait ChatGPT yazılımında, açık kaynaklı “redis-py” adlı Redis müşteri kütüphanesindeki bir hata nedeniyle bazı kullanıcıların kişisel verileri internete sızmıştı.
Söz konusu teknik aksaklık, ChatGPT abonelik doğrulama e-postalarının bir kısmının yanlış kullanıcılara gönderilmesine yol açmıştı.
Asya
Japonya, nükleer silah tartışmasını tabu olmaktan çıkarıyor

Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, ülkesinin nükleer silah edinme konusundaki tartışma yasağını kaldırması gerektiğini belirterek güvenlik ortamının kötüleştiğini vurguladı. Kyodo News ajansının aktardığına göre Koizumi, ulusal savunma önlemlerini artıran Finlandiya ve Fransa’yı örnek göstererek Tokyo’nun bazı konuları tabu sayan yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini kaydetti.
Japonya hükümetinde, ülkenin nükleer silah edinmesine yönelik tartışmalar üzerindeki yasağın kaldırılması yönünde çağrı yapıldı.
Kyodo News ajansının aktardığına göre Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, Tokyo’nun nükleer silah konusunu tartışmaktan “kaçınamayacağını” ifade etti.
Bakan Koizumi, nükleer caydırıcılığı güçlendirmek için adımlar atan Fransa ve Finlandiya’yı örnek gösterdi. Finlandiya parlamentosu, haziran ayı ortasında ulusal savunmayı güvence altına almak amacıyla nükleer silahların ülke topraklarına ithalini, transit geçişini ve depolanmasını engelleyen yasağı kaldıran bir kanunu kabul etmiş, düzenleme daha sonra Cumhurbaşkanı Alexander Stubb tarafından imzalanmıştı.
Koizumi, güvenlik durumunun kötüleştiğini ve Tokyo’nun bazı konuların tartışılmasını tabu haline getiren yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini belirtti. 1945 yılında ABD’nin atom bombası saldırılarına maruz kalan Japonya, günümüzde Amerikan nükleer şemsiyesinin koruması altında yer alıyor ve topraklarında nükleer silah üretmeme, bulundurmama ve girişine izin vermeme şeklindeki üç temel ilkeye bağlı kalıyor.
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Kasım 2025’te bu ilkelerin değiştirilmesi konusunu gündeme taşımıştı.
Japon yetkililer, ulusal güvenliğe dair üç temel belgenin güncellenmesi sürecinde bu konuyu ele almaya başladı. Takaichi, özellikle nükleer silahların ülkeye girişine yönelik yasağın kaldırılmasını önermiş, mevcut yasağın ABD’nin caydırıcılık potansiyelini zayıflattığını savunmuştu.
Mevcut yasal çerçevede Washington, Japonya’daki askeri üslerine ve buradaki limanlara yanaşan gemilerine bu tür mühimmatları yerleştiremiyor.
Kyodo News ajansına konuşan ve Takaichi hükümetinin güvenlik politikalarının hazırlanmasında yer alan bir kaynak, aralık ayında yaptığı açıklamada Japonya’nın nükleer silaha sahip olması gerektiğini savunmuştu.
Bu çıkış, muhalefet partilerinin ve bazı ülkelerin tepkisine yol açmıştı.
Avrupa’da da benzer güvenlik tartışmaları sürüyor. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, temmuz ayı başında yaptığı açıklamada, ülkedeki siyasi güçlerin “kötüleşen jeopolitik durum” gerekçesiyle ülkede nükleer silah ve yabancı askeri üslerin konuşlandırılmasını engelleyen anayasal yasağın kaldırılmasına yönelik bir plan üzerinde uzlaştığını bildirmişti.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise mart ayı başında ülkesinin nükleer stratejisinde değişikliğe gidildiğini ve “Fransız caydırıcılığında yeni bir aşamaya” geçildiğini duyurmuştu.
Mevcut durumda yaklaşık 290 savaş başlığına sahip olan Fransa, nükleer kalkanını ortaklarına da genişletmeyi planlıyor.
Macron; Almanya, Polonya, Yunanistan, Hollanda, Belçika, Danimarka ve İsveç ile yapılacak işbirliğinin, nükleer silahların kullanılacağı ortak askeri tatbikatları ve Fransız savaş uçaklarının bu ülkelerde geçici olarak konuşlandırılmasını kapsayacağını açıklamıştı.
Görüş2 hafta önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Diplomasi2 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Amerika2 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Asya2 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti
Görüş2 hafta önceTahran’da iki kritik isimle konuştum: İran kendisini nasıl görüyor?
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?












