Bizi Takip Edin

Diplomasi

Tom Barrack ve Jeffrey Epstein: Neler biliyoruz?

Yayınlanma

28 Nisan 1947’de Kaliforniya’da doğan Thomas Joseph Barrack Jr., Lübnan’ın Zahle kentinden göç eden Katolik bir ailenin torunu. ABD Başkanı Donald Trump ile on yıllara dayanan yakın bir dostluğu bulunan Barrack, 2016 başkanlık kampanyasında kıdemli danışman olarak görev yaptı. Temmuz 2021’de yabancı bir hükümet adına kayıtsız ajanlık yapma suçlamasıyla tutuklansa da Kasım 2022’de tüm suçlamalardan beraat etti.

Barrack, halihazırda ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi; pedofil fuhuş şebekesi yöneticisi Jeffrey Epstein ile, onun 2008’de reşit olmayanlara yönelik cinsel suçlardan hüküm giymesinden yıllar sonra bile hususi mesajlar teati ediyor, medyada yankılanacak sesleri kısmak için stratejiler geliştiriyor ve kayıtlara geçmeyen “mahrem” akşam yemeklerinde buluşuyor.

ABD Adalet Bakanlığı ve Temsilciler Meclisi’nin Gözetleme Komisyonu tarafından kamuoyunun erişimine açılan dosyalarda adı tam 544 kez geçen Barrack, Epstein’e şöyle bir uğrayıp geçmiş uzak bir tanıdık suretinde belirmiyor.

Aksine; Epstein’in o hususi ekosistemi içerisinde defalarca devreye sokulmuş, aile fotoğraflarını paylaşacak kadar teklifsiz, basın stratejilerini tartışacak kadar işin mutfağında ve istihbarat dünyasıyla iltisaklı figürlerle kapalı kapılar ardında yemek yiyecek kadar “içeriden” biri.

2011’de, Epstein’in mahkumiyetinden yıllar sonra, Barrack ona şaşırtıcı bir sıcaklıkla yazıyor, “en iyisi” diyor ve onu “birinci sınıf bir insan bedeninin içindeki birinci sınıf bir beyin” olarak övüyordu. Mesaj tanıdık bir samimiyetle bitiyordu: “Seni özledim.”

Bu samimiyet 2016 seçimlerine kadar devam etti. O yılın 9 Mart’ında Barrack, Epstein’e gündelik bir yaklaşımla e-posta attı: “Umarım iyisindir. Görüşelim.” Epstein’in cevabı, tüm dosya dökümündeki en tüyler ürpertici yazışmalardan biri olmaya devam ediyor: “Kendinin ve çocuğun fotoğraflarını gönder… Gönlümü hoş et.”

Aynı 9 Mart tarihli e-posta yazışması fotoğraflarla bitmedi. Epstein devamında Donald Trump, Clinton ailesi, güzellik yarışmaları ve Trump’ın malikanesi Mar-a-Lago ile ilgili sürekli gelen medya sorularından şikayet etti.

Standart cevabının hep aynı olduğunu açıkladı: Söyleyecek bir şeyi olmadığını iddia ediyor ya da gazetecileri tamamen görmezden geliyordu. Bu yazışmalar Temsilciler Meclisi Gözetim Komisyonu’nun yayımladığı dosyalarda yer alıyor.

Adalet Bakanlığı Epstein dosyalarının Tom Barrack bölümünde yayınlanan 19 Eylül 2016 tarihli, “Tom Barrack ile 13:00’te atıştırmalık (snacks)?” konulu bir e-posta; çocukların atıştırmalık, suşi veya pizza olarak adlandırıldığı “Pizzagate” dilini akıllara getiriyor.

Barrack’ın bu dönemdeki siyasi nüfuzu, Epstein bağlantılarından ayrı değil. 2016 kampanyası boyunca Barrack; Trump’ın kampanya başkanı Paul Manafort ve Manafort’un yardımcısı Rick Gates ile yakın ilişkilerini sürdürdü.

Manafort daha sonra yabancı lobicilik ve mali suçlarla ilgili çok sayıda ağır suçtan hüküm giyecek, Gates ise federal müfettişlerle kapsamlı bir işbirliği yapacaktı. Barrack’ın kendisi de, Komisyon’un yayımladığı dosyalarda belgelendiği üzere, Özel Yetkili Savcı Robert Mueller ile çalışan müfettişler tarafından sorgulandı.

Epstein, kampanyaların kaldıraç noktaları olduğunu; siyasi aktörlerin en savunmasız ve şeffaf olmayan finansmana ile gayri resmi aracılara en bağımlı oldukları anlar olduğunu biliyordu.

Trump kampanyasının merkezinde yer alırken Epstein ile temasını sürdüren Barrack, gücün ve etkinin sessizce geçebileceği bir kanal haline geldi.

2010 yılında Epstein, Nicole Junkermann’ı Paris’e gitti ve ona bir daire teklif etti. Gözetleme teknolojileri üreten Palantir’den Peter Thiel ve istihbaratla ilişkili risk sermayesi ağlarıyla derin bağları olan bir teknoloji yatırımcısı olan Junkermann, tam da Epstein’in sızmaya çalıştığı türden bir alanı işgal ediyordu.

Barrrack; Epstein’in yaptıklarından endişe duymak yerine, Barrack onu özel olarak uyardı ve Junkermann hakkında konuşmaları gerektiğini, kendisinin “sadece akıllıca ve ona karşı düşünceli davrandığını” yazdı. Barrack’ın endişesi Epstein’in kadınları istismar etmesi değil, güçlü çevrelerle ilişkili bir “varlığı” (asset) yanlış yönetebilecek olmasıydı.

Hindistan, Modi ve Epstein bağlantısı üzerine

2016 Ağustos’unun sonlarında, ABD başkanlık seçimleri zirveye yaklaşırken, Epstein; Tom Barrack, eski İsrail Başbakanı ve askeri istihbarat başkanı Ehud Barak ve o dönem Rusya’nın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Vitaliy Çurkin’in dahil olduğu özel bir akşam yemeğine ev sahipliği yaptı.

Epstein’in Barrack’a davetleri Manhattan yemeklerinin ötesine geçti. 2013’te Epstein, Barrack’ı daha sonra reşit olmayanların sistematik istismar alanı olarak tanımlanan New Mexico’daki Zorro Çiftliği’ni ziyaret etmeye davet etti. Barrack sıcak bir şekilde cevap verdi ve Epstein’i görmeyi çok isteyeceğini söyledi.

Trump’ın yemin töreninden sonra bile, Barrack yemin töreni komitesi başkanı olarak görev yaparken ve daha sonra resmi diplomatik roller üstlenirken, Epstein ile temas kesilmedi. Temmuz 2017’de Epstein, Barrack’a özel adası Little Saint James için bir mimarlık firması kiralama konusunda fikrini sordu. Mesajı kişisel bir notla bitirdi: “Aşk hayatın nasıl?”

Barrack, geçen sene ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Trump’ın Lübnan ve Suriye Özel Temsilcisi olarak atandı. Daha sonra Birleşik Arap Emirlikleri adına kayıt dışı yabancı ajan olarak hareket etmek ve FBI’ı yanıltmak suçlamalarıyla federal yargılamayla karşı karşıya kaldı, beraat etti.

Epstein e-postalarına kenar notları

Diplomasi

UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Yayınlanma

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.

FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.

Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.

UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.

Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.

Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.

Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.

Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.

Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.

Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.

Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.

En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.

POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

Yayınlanma

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.

Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.

Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.

Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.

ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.

Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.

Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.

Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.

Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.

Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.

GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.

Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Yayınlanma

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.

Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.

The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.

ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.

Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu

Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.

Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.

Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.

Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.

Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English