Bizi Takip Edin

Amerika

Trump Bloomberg’e konuştu: “Trumponomics” düşük faiz ve vergi demektir

Yayınlanma

Eski ABD Başkanı ve bu sene kasım ayında yapılacak başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump, Bloomberg’e ekonomi politikalarını merkeze alan bir mülakat verdi.

Kendi ekonomi politikalarını “Trumponomics” diye adlandıra eski başkan, bunun “düşük faiz oranları ve vergiler” anlamına geldiğini savundu.

Bunun “işlerin hallolması ve iş dünyasının ABD’ye geri dönmesi için muazzam bir teşvik” olduğunu savunan Trump, daha fazla sondaj ve daha az regülasyon sözü verdi.

Trump güney sınırını kapatacağını, daha iyi ticaret koşulları için hem ABD’nin hasımlarını hem de müttefiklerini sıkıştıracağını, kripto endüstrisini serbest bırakacağını ve “pervasız” Büyük Teknoloji şirketlerini dizginleyeceğini söyledi.

JPMorgan CEO’su Dimon’a Hazine’nin anahtarını vermeyi düşünüyor

İş dünyası ve küresel ekonomi üzerine geniş kapsamlı röportajında Trump, kazanması halinde Jerome Powell’ın Mayıs 2026’ya kadar sürecek olan Federal Rezerv başkanlığı görev süresini tamamlamasına izin vereceğini söyledi.

Trump kurumlar vergisi oranını %15’e kadar düşürmek istediğini ve artık TikTok’u yasaklamayı planlamadığını da kaydetti.

Eski başkan, seçilmesi halinde JPMorgan yönetim kurulu başkanı ve icra kurulu başkanı Jamie Dimon’u Hazine Bakanı olarak değerlendireceğini de ilan etti.

Bloomberg’e göre Trump, Tayvan’ı Çin’e karşı koruma fikrine ve ABD’nin Rusya’yı, Ukrayna’ya savaş açtığı için cezalandırma çabalarına soğuk baktığını söyledi ve “Yaptırımları sevmiyorum,” dedi.

Trump, hakkında açılan üç federal davada hüküm giymesi halinde kendisini affetmeyeceği konusunda ısrar etti ve “Bunu düşünmem bile,” dedi.

Bloomberg, 15 Temmuz’da Trump’ın atadığı bir federal yargıcın, gizli belgeleri yanlış kullandığı yönündeki suçlamaları reddettiğini hatırlattı.

Trump, “doğru işler için doğru kişileri seçmenin önemi” de dahil olmak üzere, iktidar mekanizmasına artık çok daha iyi anladığına inandığını vurguladı.

Trump, “Harika insanlarımız vardı ama ikinci kez seçmeyeceğim insanlar da vardı. Şimdi herkesi tanıyorum. Artık gerçekten deneyimliyim,” dedi.

Trump, ekonomik mesajını kasım ayında Demokratları alt etmenin en iyi yolu olarak görüyor. Vergi indirimleri, daha fazla petrol, daha az regülasyon, daha yüksek gümrük vergileri ve daha az dış mali taahhütlerden oluşan gündeminin, kendisine seçimi kazandıracak kadar kararsız eyalet seçmenine hitap edeceğini düşünüyor.

Kamuoyu yoklamaları şimdiden Siyah ve Hispanik erkeklerin, gıda, konut ve benzin fiyatlarının tarihsel olarak yüksek olmasından bıktıkları için Cumhuriyetçi Parti’ye kaydıklarını gösteriyor. Bazı uzmanlar bu rakamların abartılı olduğunu düşünse de Siyah erkeklerin %20’si Trump’ı destekliyor.

Her iki durumda da Biden, çok düşük işsizlik oranı ve artan ücretleri içeren ekonomik sicilini kilit seçmenlere anlatmakta zorlanıyor.

İş dünyasının “istikrar ve kesinliğe” önem verdiğini hatırlatan Bloomberg, Trump’ın ilk başkanlığında ikisini de pek bulamadıklarını, ama bu kez kampanyasının daha profesyonelce yürütüldüğünü belirtti.

Buna rağmen Bloomberg’e göre Trump, hâlâ iş dünyasına güven verecek ayrıntılı bir ekonomi politikası gündemi oluşturmadı. Bu boşluk, ikinci bir Trump dönemi planlayanlar arasında kafa karışıklığı yarattı.

Fed’in “bağımsızlığı” tartışması

Nisan ayı sonlarında Trump’ın gayri resmi politika danışmanlarından bazıları Wall Street Journal’a (WSJ) Fed’in bağımsızlığını ciddi şekilde kısıtlamaya yönelik patlayıcı bir taslak teklif sızdırdı. Daha önce Powell’a yönelik saldırıları göz önünde bulundurulduğunda, Trump’ın bu fikri onayladığı sonucuna varıldı.

Aslında Trump kampanyası ne öneriyi ne de sızıntıyı desteklemediği konusunda ısrar etti ve kampanyanın üst düzey yöneticileri bu konuda çok öfkeliydi. Fakat Bloomberg’e göre bu olay, Trump’ın henüz şekillenmemiş politikasının bir sonucuydu ve Heritage Foundation gibi düşünce kuruluşlarından uzmanların ayrıntıları doldurmak ve nüfuz elde etmek için mücadele etmesine neden oldu. Diğer muhafazakâr politikacılar da doların değerini düşürme ya da düz vergi uygulama önerilerini gündeme getirdiler.

Faiz politikası ne olacak?

Öte yandan Trump’ın faiz politikasına dair fikirleri var. Eski başkan, Fed’in kasım seçimlerinden önce faiz oranlarını düşürmekten kaçınması ve ekonomiye ve Biden’a destek vermemesi gerektiği konusunda uyardı.

Wall Street yıl sonundan önce iki faiz indirimi bekliyor, bunlardan biri de seçimlerden önce olacak. Ama Trump, “Bu yapmamaları gerektiğini bildikleri bir şey,” dedi.

Trump, ABD’yi daha fazla petrol ve gaz sondajına açarak fiyatları, dolayısıyla enflasyonu düşüreceğini söyledi.

Göç-ekonomi bağı: Trump siyah seçmene göz kırpıyor

Trump, sert göç kısıtlamalarının yerel ücretleri ve istihdamı artırmanın anahtarı olduğuna inandığını belirtti.

Göçmenlik kısıtlamalarını, ekonomiyi nasıl yeniden şekillendireceği konusunda “hepsinden büyük [faktör]” olarak nitelendiriyor ve özellikle oylarını kazanmak istediği azınlıklar için fayda sağladığına inanıyor.

Trump, “Siyahlar ülkeye gelen milyonlarca insan tarafından yok edilecek. Bunu şimdiden hissediyorlar. Ücretleri çok düştü. İşleri ülkeye yasadışı yollardan gelen göçmenler tarafından ellerinden alınıyor,” dedi.

Eski başkan, ülkedeki siyah nüfusun, yaşananlar yüzünden öleceğini ileri sürdü ve “Bunu durdurmak istiyorum,” dedi.

Vergi indirimleri

Trump’ın “dönüm noktası” niteliğindeki 2017 Vergi Kesintileri ve İstihdam Yasasını (Bloomberg’e göre tahmini maliyeti 4,6 trilyon dolar) yenileme ve kurumlar vergisini daha da düşürme arzusu da var.

Bloomberg’in iddiasına göre Trump’ın bu planlarının bütçe açğını artırma ihtimali daha fazla.

Yine aynı yayın, Trump’ın bu konuda “ayrıntılı bir plan” sunmadığını iddia ediyor.

Trump, Amerikan zenginleriyle ilişkilerini geliştiriyor

Haberde, Trump’ın ilk döneminde ve ikinci adaylık serüveninde yaşananlar nedeniyle Amerikan iş dünyasının ona tavır aldığını fakat bu durumun değiştiği vurgulandı.

13 Haziran’da, aralarında Jamie Dimon, Tim Cook, Brian Moynihan gibi önemli isimlerle birlikte Trump’ın bir araya getirdiğini hatırlatan Bloomberg, kendisine Businessweek’in LVMH Louis Vuitton CEO’su Bernard Arnault’nun kapağında yer aldığı temmuz sayısı sunulduğunda, Trump’ın dünyanın en zengin adamlarından biri olan Arnault’dan “İnanılmaz bir adam, sanırım bir arkadaşım,” diye bahsettiğini aktardı.

Bloomberg, “Tüm şirketler dünyası kaynaklı eleştirmenlerine ve düşmanlarına rağmen Trump, yönetim kurulu odasında ya da Wall Street’te destekten yoksun değil. Key Square Capital Management LLC’nin CEO’su ve Trump’ın üst düzey bağışçılarından Scott Bessent ‘Trump ekonomisi çok iyiydi. En üstteki ve en alttaki insanlar için işe yaradı. Piyasa iyiydi. Gerçek ücretler arttı. Çok iyi bir dönemdi’,” diye yazdı.

Dış politika: Avrupa’ya ticaret eleştirisi

“‘Avrupa Birliği’ kulağa çok hoş geliyor,” diyor Trump.

Dış politikada Çin’e karşı gümrük tarifelerini artırmayı vaat eden Trump, Avrupa konusunda da ilginç açıoklamalar yaptı.

“İskoçya’yı ve Almanya’yı seviyoruz. Bütün bu yerleri seviyoruz. Ama bunu geçtiğinizde, bize şiddetle davranıyorlar,” diyen Trump, ekonomik adaletin kritik bir ölçütü olarak gördüğü 200 milyar doları aşan ticaret açığının temel nedenleri olarak Avrupa’nın ABD otomobillerini ve tarım ürünlerini ithal etme konusundaki isteksizliğinden söz eetti.

Meseleyi bir “pazarlık” konusu olarak gördüğünün altını çizen Trump, Angela Merkel ile arasında geçen bir konuşmayı aktardı: “Şu anda Münih’in ortasında kaç tane Ford ya da kaç tane Chevrolet var?” Bloomberg’e göre cevabı Merkel’in Alman aksanını taklit ederek verdi ve “Çok fazla olduğuna inanmıyorum,” dediğini söyledi.

Muhammedn bin Selman ile ilişkileri çok iyi

Suudi Arabistan hakkındaki görüşlerini “daha dostane” olarak nitelendiren Bloomberg’e göre Trump, son altı ay içinde Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile görüştüğünü söyledi ama görüşmelerin niteliği ve sıklığı konusunda ayrıntı vermekten kaçındı.

ABD’nin petrol ve doğal gaz üretimini artırmasının, enerji alanındaki üstünlüğünü korumak isteyen Suudileri rahatsız edeceğinden endişe edip etmediği sorulduğunda Trump, bir kez daha kişisel ilişkilerine işaret ederek böyle düşünmediğini söyledi

Veliaht Prens için, “O beni sever, ben de onu severim. Her zaman korunmaya ihtiyaçları olacak… doğal olarak korunmuyorlar,” diyen eski başkan, “Suudileri her zaman koruyacağını” vurguladı.

Trump, Biden ve eski Başkan Barack Obama’yı ABD’nin Suudi Arabistan ile ilişkilerini bozmakla suçladı ve bu ülkeyi “önemli bir düşmana doğru ittiklerini” söyledi.

Trump, “Artık bizimle değiller. Çin ile birlikteler. Ama Çin ile birlikte olmak istemiyorlar. Bizimle birlikte olmak istiyorlar,” iddiasında bulundu.

Bloomberg’e göre Trump’ın Suudilerle daha yakın ilişkileri tercih etmek için Amerikan dış politikasının ötesinde nedenleri var. 1 Temmuz’da Trump Organization ve DAR Global, Cidde’de bir Trump Tower ve lüks otel inşa etme planlarını açıkladı.

Damadı Jared Kushner tarafından kurulan bir yatırım fonu da Suudi hükümetinin varlık fonundan 2 milyar dolarlık bir yatırım aldı.

Amerika

Nvidia, Wall Street’i yapay zeka borçları için bir araya getiriyor

Yayınlanma

Wall Street’in, Nvidia tarafından kısmen desteklenen veri merkezi borçlarını üstlenmeye yönelik bir plan, riskleri de beraberinde getiriyor.

Çip üreticisi, Nvidia müşterilerinin projelerini finanse etmek üzere 500 milyar dolardan fazla “özel sermaye havuzları” oluşturmak için altı Wall Street devini bir araya getirdi.

Bu havuzların, muhtemelen sigorta şirketleri ve emeklilik fonları gibi uzun vadeli kurumsal yatırımcılardan oluşacağı düşünülüyor.

Altılının içerisinde Apollo, Blackstone, BlackRock, Brookfield Asset Management, Goldman Sachs ve KKR yer alıyor.

Bazı durumlarda, Nvidia, “her bir projeyi ayrı ayrı dikkatle değerlendirerek, bir fırsatın %25’ine kadar kalıntı değer destek mekanizması sağlayabileceğini” belirtti.

Diğer bir deyişle, çip üreticisi bazı projeler için bir tür garanti sunabilir; bu da borçluların faiz oranlarını düşürebilir ve bu patlamanın devam etmesine yardımcı olabilir.

Bazı analistler, Nvidia’nın yapay zekaya yönelik daha fazla yatırımı finanse etmek için ek borç yükü altına girmesinin, mantıksız sınırlara doğru sallanan bir yatırım patlamasının belirtisi olduğunu söylüyor.

Seaport Global Securities’te Nvidia’yı takip eden hisse senedi analisti Jay Goldberg, “İyimser senaryo, yapay zekaya yönelik talebin sonsuz olduğu ve bunun sonsuza kadar süreceği yönünde. Bir noktada birisi şöyle diyecek: ‘Durun bir dakika, biz ne yapıyoruz?’” dedi.

UBS Global Wealth Management’taki analistler, Nvidia’nın stratejisinin “tedarikçilerin kendi ürün ve hizmetlerinin satın alınmasını finanse etmeye yardımcı olduğu yapay zeka döngüsel finansmanı hakkında daha fazla soru işareti uyandırdığını” belirtti.

Bazıları ise Nvidia’nın bu hamlesini stratejik bir zorunluluk olarak görüyor. Bu hamle, daha küçük veri merkezi işletmelerinin Amazon, Alphabet ve Microsoft gibi mali gücü yüksek rakiplerinin sahip olduğu finansal avantajlara karşı koymasına yardımcı olabilir.

Bu dev şirketler ayrıca, uzun vadede Nvidia’nın GPU’larına tehdit oluşturabilecek özel yapay zeka yongalarını kullanmaya ve hatta satmaya odaklanmış durumda.

Cantor Fitzgerald’da Nvidia’yı takip eden analist CJ Muse, “Nvidia, ‘müşterilerin rakiplerinin değil, kendi GPU’larını kullanmasını’ istiyor ve bence bunu bir başka rekabet avantajı olarak görüyorlar,” dedi.

Nvidia’nın planına borsanın tepkisi karışık oldu. Broadcom gibi Nvidia rakipleri, Alphabet ve Amazon gibi büyük hiper ölçekli şirketlerle birlikte değer kaybetti.

Nvidia’nın hisseleri ise yatay seyretti. KKR, Apollo ve Blackstone gibi finans şirketlerinin hisseleri yükseldi.

Aynı şekilde, veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu bellek çipleri gibi temel ekipmanları üreten şirketlerin ve inşaat sektörüyle bağlantılı şirketlerin hisseleri de değer kazandı.

Wall Street grubundaki liderler, bilgi işlem gücünün küresel iktisadi büyümenin bir sonraki aşamasını yönlendiren kritik bir “varlık sınıfına” hızla dönüştüğünü belirttiler.

Goldman Sachs CEO’su David Solomon, “Tarihi bir yapay zeka yatırım döngüsünün dönüm noktasında bulunuyoruz. Yatırım ve dağıtım rollerimiz, NVIDIA’nın liderliğine duyduğumuz güveni yansıtıyor ve NVIDIA bilgi işlem gücüyle desteklenen bir kredi pazarı yaratma fırsatı bizi heyecanlandırıyor,” dedi.

Solomon, CNBC’nin Quick programına verdiği demeçte, Jensen’in finansman projesiyle ilgili fikrini Wall Street devlerine sunduğunu söyledi.

Blackstone’dan Gray, CNBC’de yaptığı açıklamada, yapay zeka bilgi işlem gücünün, ipotek kredi kuruluşlarının konutlara baktığı gibi bir “finanse edilebilir varlık sınıfı” olarak görüleceğini belirtti.

Gray, yapay zekaya olan talebin arzı aştığını ve Blackstone portföy şirketlerinde kullanımın bu yıl yedi katına çıktığını belirtti.

BlackRock’tan Larry Fink ise, bu projenin 1970’lerdeki ipotek teminatlı menkul kıymetlerin yaratılmasına benzer şekilde “finans mühendisliğinin bir sonraki geleceğinin” başlangıcı olduğuna inandığını söyledi.

Bazı fonlar halihazırda toplanmış olsa da, BlackRock’un “bundan çok daha fazlasını toplayacağını” belirtti.

Fink, CNBC’de yaptığı açıklamada, “Bu parayı olabildiğince çabuk toplamalı ve işe koymalıyız, çünkü ABD’nin dünyada yapay zeka alanında lider olması gerçekten çok önemli,” dedi.

Okumaya Devam Et

Amerika

ICE, ajanlarına elektrik şoku verebilen eldivenler dağıtmayı planlıyor

Yayınlanma

ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlileri, yakında kolluk görevlerini yerine getirirken elektrik şoku verebilen eldivenlerle donatılabilir.

İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) tarafından pazartesi günü yayınlanan bir nota göre ICE, “Generated Low Output Voltage Emitter” (GLOVE) adlı cihazı satın almak için 20 milyon dolara kadar harcama yapmayı planlıyor.

Bu eldivenler, standart bir ABD elektrik prizinin yaklaşık üç katı olan 380 volta kadar elektrik verebiliyor.

DHS, BBC’ye yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“ICE, sahadaki memurlarımızın ihtiyaçlarını sürekli olarak değerlendirerek, suç işleyen yasadışı yabancıları güvenli bir şekilde tutuklayıp ülkemizden sınır dışı etmek için gerekli araç ve ekipmana sahip olmalarını sağlamaktadır.”

Eldivenleri üreten Compliant Technologies, BBC’ye satışla ilgili yorum yapamayacağını belirtti.

DHS, ihalesiz bir satın alma sözleşmesinin en erken cuma günü yayınlanabileceğini belirtti.

GLOVE cihazları, bir düğmeye basılarak etkinleştirilir ve saniyede 30’a kadar darbe verebilir. Ayrıca, etkinleştirme kayıtlarını tutan dahili mikroişlemcilere sahip.

Compliant Technologies, web sitesinde bu cihazların yaralanmaya neden olmadığını ve birçok kurum tarafından kullanıldığını belirtiyor.

Şirketin web sitesindeki kullanım kılavuzunda, yaşlılar, küçük çocuklar, hamile kadınlar ve “ağır engelliler” üzerinde kullanımdan kaçınılması tavsiye ediliyor.

Ayrıca eldivenler kullanılırken şüpheliyi zapt etmek üzere ek bir memurun hazır bulunması gerektiği belirtiliyor.

Cilde keskin iğneler batırarak 50.000 volta kadar şok veren tabancanın aksine, bu eldivenler vücut içinde bir elektrik devresi oluşturmuyor.

Tennessee’deki Hawkins County Hapishanesi’nde idareci olarak görev yapan Teğmen Butch Gallion, eldivenlerin bunun yerine “acı yoluyla caydırma” yöntemini kullanarak şüpheliyi itaat etmeye ikna etmek için keskin bir şok verdiğini söylüyor:

“Onları kullanabiliriz de kullanmayabiliriz de. Bu tamamen şüphelinin nasıl davrandığına bağlı. Düğmeye basıp açtığınızda bir ışık yanar. Mahkumlar bu ışığın ne anlama geldiğini anlar ve çoğu zaman sadece ışığı görmek bile itaat etmelerini sağlar.”

DHS notuna göre, GLOVE eldivenleri, uluslararası suç örgütlerini hedef alan İç Güvenlik Soruşturmaları (HSI) birimindeki memurlar ve ajanlar ile ABD’de göçmenlik kanunlarını ihlal eden kişilerin tutuklanması, gözaltına alınması ve sınır dışı edilmesinden sorumlu Yürütme ve Sınır Dışı Etme Operasyonları (ERO) biriminde kullanılacak.

Bazı kolluk kuvvetleri bu eldivenleri halihazırda kullanıyor ama ICE’nin planladığı satın alımın, Compliant Technologies’ten bugüne kadar yapılan en büyük alım olacağı düşünülüyor.

Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği (ACLU) dahil olmak üzere sivil haklar grupları, kolluk kuvvetlerinin bu eldivenleri kullanması konusunda endişelerini dile getirdiler.

ACLU’nun polislikten sorumlu müdür yardımcısı Jenn Rolnick Borchetta şunları söyledi:

“ICE, geçtiğimiz yıl boyunca bu ülkeye, yasaları hiçe saymaya hazır olduklarını ve güç kullanmakta çok aceleci davrandıklarını gösterdi; bu durum, hem vatandaşlar hem de vatandaş olmayanlar için yıkıcı ve zaman zaman ölümcül sonuçlar doğurdu.”

Federal göçmenlik ajanları, uygulama operasyonları sırasında meydana gelen ölümlerin ardından eleştirilere maruz kaldı.

Borchetta, “Artık [ICE] görevlileri, izleyenlerin farkına varmayacağı bir hareketle küçük bir düğmeye basarak elleriyle elektrik şoku verebilen bir cihaza sahip olabilirler. Göçmenlik görevlilerine korkunç acı verebilecek gizli bir araç sağlamak, halka daha fazla zarar verilmesine ve hesap verebilirliğin azalmasına yol açacak,” dedi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Los Angeles Lakers rekor fiyata satıldı

Yayınlanma

Amerikan Profesyonel Basketbol Ligi’nin (NBA) en ikonik takımlarından Los Angeles Lakers bir kez daha el değiştiriyor.

ESPN’in dün bildirdiği üzere, Disney’in eski CEO’su Bob Iger ve Jared Kushner’ın küçük kardeşi Josh’un liderlik ettiği bir grup, Los Angeles Lakers’ın kontrol hisselerini rekor kıran 12,5 milyar dolara satın alacak.

Lig bu anlaşmayı onaylarsa, bu işlem herhangi bir spor takımı için tarihteki en yüksek değerlemeyi temsil edecek ve yaklaşık bir yıl önce Lakers’ın önceki satışında kırılan rekoru geçecek.

Geçen yaz, iş adamı Mark Walter, Lakers’ın uzun süredir sahibi olan Buss ailesinden çoğunluk hissesini yaklaşık 10 milyar dolara satın almıştı. Buss ailesi hâlâ azınlık hissesine sahip.

Şimdi Walter, hisselerini Bob Iger ve Josh Kushner’ın liderliğindeki bir gruba satacak. Son zamanlarda LeBron James’ten yoksun kalan takım, geçen sezon ligin en skorer oyuncusu olan Luka Dončić etrafında yeniden şekillenmeyi hedefliyor.

Walter’ın Lakers’ı yenilenmiş bir evden daha hızlı elden çıkarma kararı, imparatorluğunun potansiyel bir hukuki tehlikeyle karşı karşıya kalmasıyla ortaya çıktı.

66 yaşındaki sigorta devi, varlık yönetimi şirketi Guggenheim Partners’ın başkanı ve LA Dodgers’ın sahibi, şirketlerine verilen milyarlarca dolarlık kredilerle ilgili vergi dolandırıcılığı iddiaları nedeniyle federal soruşturma altında.

Bloomberg’in dün bildirdiğine göre, Lakers’ı satmak, Walter’ın bu kredileri ödemek için nakit toplamaya yönelik mevcut çabalarını hızlandıracak.

Iger, NBA’in yayın ortağı Disney’in CEO’su olarak tanındı. Iger, 2005’ten 2020’ye kadar ve tekrar 2022’den Mart 2026’ya kadar bu görevi üstlendi.

Ayrıca Iger, yapay zeka şirketlerine büyük yatırımlar yapan genç Kushner’ın risk sermayesi şirketi Thrive Capital’e danışmanlık yapıyor ve ESPN’e göre ikili, Lakers’ı satın almaya yönelmeden önce NBA’in Las Vegas’a genişleme planlarında da yer almıştı.

Genç Kushner, spor alanındaki yatırımlarını hızlandırıyor. Deneyim odaklı bir Thrive Capital iştiraki olan Thrive Eternal, bu yılın başlarında San Francisco Giants’ın hisselerinin bir kısmını satın almıştı.

Daha yakın zamanda ise Thrive Eternal, Dünya Kupası’nın bir kısmını satın alma yolunda ilerliyordu.

Fakat FIFA’nın özel yatırım teklifine ilişkin haberler büyük tepkilere yol açtı ve Başkan Gianni Infantino’nun bu planları iptal etmesine neden oldu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English