Bizi Takip Edin

Amerika

Trump Bloomberg’e konuştu: “Trumponomics” düşük faiz ve vergi demektir

Yayınlanma

Eski ABD Başkanı ve bu sene kasım ayında yapılacak başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçilerin adayı Donald Trump, Bloomberg’e ekonomi politikalarını merkeze alan bir mülakat verdi.

Kendi ekonomi politikalarını “Trumponomics” diye adlandıra eski başkan, bunun “düşük faiz oranları ve vergiler” anlamına geldiğini savundu.

Bunun “işlerin hallolması ve iş dünyasının ABD’ye geri dönmesi için muazzam bir teşvik” olduğunu savunan Trump, daha fazla sondaj ve daha az regülasyon sözü verdi.

Trump güney sınırını kapatacağını, daha iyi ticaret koşulları için hem ABD’nin hasımlarını hem de müttefiklerini sıkıştıracağını, kripto endüstrisini serbest bırakacağını ve “pervasız” Büyük Teknoloji şirketlerini dizginleyeceğini söyledi.

JPMorgan CEO’su Dimon’a Hazine’nin anahtarını vermeyi düşünüyor

İş dünyası ve küresel ekonomi üzerine geniş kapsamlı röportajında Trump, kazanması halinde Jerome Powell’ın Mayıs 2026’ya kadar sürecek olan Federal Rezerv başkanlığı görev süresini tamamlamasına izin vereceğini söyledi.

Trump kurumlar vergisi oranını %15’e kadar düşürmek istediğini ve artık TikTok’u yasaklamayı planlamadığını da kaydetti.

Eski başkan, seçilmesi halinde JPMorgan yönetim kurulu başkanı ve icra kurulu başkanı Jamie Dimon’u Hazine Bakanı olarak değerlendireceğini de ilan etti.

Bloomberg’e göre Trump, Tayvan’ı Çin’e karşı koruma fikrine ve ABD’nin Rusya’yı, Ukrayna’ya savaş açtığı için cezalandırma çabalarına soğuk baktığını söyledi ve “Yaptırımları sevmiyorum,” dedi.

Trump, hakkında açılan üç federal davada hüküm giymesi halinde kendisini affetmeyeceği konusunda ısrar etti ve “Bunu düşünmem bile,” dedi.

Bloomberg, 15 Temmuz’da Trump’ın atadığı bir federal yargıcın, gizli belgeleri yanlış kullandığı yönündeki suçlamaları reddettiğini hatırlattı.

Trump, “doğru işler için doğru kişileri seçmenin önemi” de dahil olmak üzere, iktidar mekanizmasına artık çok daha iyi anladığına inandığını vurguladı.

Trump, “Harika insanlarımız vardı ama ikinci kez seçmeyeceğim insanlar da vardı. Şimdi herkesi tanıyorum. Artık gerçekten deneyimliyim,” dedi.

Trump, ekonomik mesajını kasım ayında Demokratları alt etmenin en iyi yolu olarak görüyor. Vergi indirimleri, daha fazla petrol, daha az regülasyon, daha yüksek gümrük vergileri ve daha az dış mali taahhütlerden oluşan gündeminin, kendisine seçimi kazandıracak kadar kararsız eyalet seçmenine hitap edeceğini düşünüyor.

Kamuoyu yoklamaları şimdiden Siyah ve Hispanik erkeklerin, gıda, konut ve benzin fiyatlarının tarihsel olarak yüksek olmasından bıktıkları için Cumhuriyetçi Parti’ye kaydıklarını gösteriyor. Bazı uzmanlar bu rakamların abartılı olduğunu düşünse de Siyah erkeklerin %20’si Trump’ı destekliyor.

Her iki durumda da Biden, çok düşük işsizlik oranı ve artan ücretleri içeren ekonomik sicilini kilit seçmenlere anlatmakta zorlanıyor.

İş dünyasının “istikrar ve kesinliğe” önem verdiğini hatırlatan Bloomberg, Trump’ın ilk başkanlığında ikisini de pek bulamadıklarını, ama bu kez kampanyasının daha profesyonelce yürütüldüğünü belirtti.

Buna rağmen Bloomberg’e göre Trump, hâlâ iş dünyasına güven verecek ayrıntılı bir ekonomi politikası gündemi oluşturmadı. Bu boşluk, ikinci bir Trump dönemi planlayanlar arasında kafa karışıklığı yarattı.

Fed’in “bağımsızlığı” tartışması

Nisan ayı sonlarında Trump’ın gayri resmi politika danışmanlarından bazıları Wall Street Journal’a (WSJ) Fed’in bağımsızlığını ciddi şekilde kısıtlamaya yönelik patlayıcı bir taslak teklif sızdırdı. Daha önce Powell’a yönelik saldırıları göz önünde bulundurulduğunda, Trump’ın bu fikri onayladığı sonucuna varıldı.

Aslında Trump kampanyası ne öneriyi ne de sızıntıyı desteklemediği konusunda ısrar etti ve kampanyanın üst düzey yöneticileri bu konuda çok öfkeliydi. Fakat Bloomberg’e göre bu olay, Trump’ın henüz şekillenmemiş politikasının bir sonucuydu ve Heritage Foundation gibi düşünce kuruluşlarından uzmanların ayrıntıları doldurmak ve nüfuz elde etmek için mücadele etmesine neden oldu. Diğer muhafazakâr politikacılar da doların değerini düşürme ya da düz vergi uygulama önerilerini gündeme getirdiler.

Faiz politikası ne olacak?

Öte yandan Trump’ın faiz politikasına dair fikirleri var. Eski başkan, Fed’in kasım seçimlerinden önce faiz oranlarını düşürmekten kaçınması ve ekonomiye ve Biden’a destek vermemesi gerektiği konusunda uyardı.

Wall Street yıl sonundan önce iki faiz indirimi bekliyor, bunlardan biri de seçimlerden önce olacak. Ama Trump, “Bu yapmamaları gerektiğini bildikleri bir şey,” dedi.

Trump, ABD’yi daha fazla petrol ve gaz sondajına açarak fiyatları, dolayısıyla enflasyonu düşüreceğini söyledi.

Göç-ekonomi bağı: Trump siyah seçmene göz kırpıyor

Trump, sert göç kısıtlamalarının yerel ücretleri ve istihdamı artırmanın anahtarı olduğuna inandığını belirtti.

Göçmenlik kısıtlamalarını, ekonomiyi nasıl yeniden şekillendireceği konusunda “hepsinden büyük [faktör]” olarak nitelendiriyor ve özellikle oylarını kazanmak istediği azınlıklar için fayda sağladığına inanıyor.

Trump, “Siyahlar ülkeye gelen milyonlarca insan tarafından yok edilecek. Bunu şimdiden hissediyorlar. Ücretleri çok düştü. İşleri ülkeye yasadışı yollardan gelen göçmenler tarafından ellerinden alınıyor,” dedi.

Eski başkan, ülkedeki siyah nüfusun, yaşananlar yüzünden öleceğini ileri sürdü ve “Bunu durdurmak istiyorum,” dedi.

Vergi indirimleri

Trump’ın “dönüm noktası” niteliğindeki 2017 Vergi Kesintileri ve İstihdam Yasasını (Bloomberg’e göre tahmini maliyeti 4,6 trilyon dolar) yenileme ve kurumlar vergisini daha da düşürme arzusu da var.

Bloomberg’in iddiasına göre Trump’ın bu planlarının bütçe açğını artırma ihtimali daha fazla.

Yine aynı yayın, Trump’ın bu konuda “ayrıntılı bir plan” sunmadığını iddia ediyor.

Trump, Amerikan zenginleriyle ilişkilerini geliştiriyor

Haberde, Trump’ın ilk döneminde ve ikinci adaylık serüveninde yaşananlar nedeniyle Amerikan iş dünyasının ona tavır aldığını fakat bu durumun değiştiği vurgulandı.

13 Haziran’da, aralarında Jamie Dimon, Tim Cook, Brian Moynihan gibi önemli isimlerle birlikte Trump’ın bir araya getirdiğini hatırlatan Bloomberg, kendisine Businessweek’in LVMH Louis Vuitton CEO’su Bernard Arnault’nun kapağında yer aldığı temmuz sayısı sunulduğunda, Trump’ın dünyanın en zengin adamlarından biri olan Arnault’dan “İnanılmaz bir adam, sanırım bir arkadaşım,” diye bahsettiğini aktardı.

Bloomberg, “Tüm şirketler dünyası kaynaklı eleştirmenlerine ve düşmanlarına rağmen Trump, yönetim kurulu odasında ya da Wall Street’te destekten yoksun değil. Key Square Capital Management LLC’nin CEO’su ve Trump’ın üst düzey bağışçılarından Scott Bessent ‘Trump ekonomisi çok iyiydi. En üstteki ve en alttaki insanlar için işe yaradı. Piyasa iyiydi. Gerçek ücretler arttı. Çok iyi bir dönemdi’,” diye yazdı.

Dış politika: Avrupa’ya ticaret eleştirisi

“‘Avrupa Birliği’ kulağa çok hoş geliyor,” diyor Trump.

Dış politikada Çin’e karşı gümrük tarifelerini artırmayı vaat eden Trump, Avrupa konusunda da ilginç açıoklamalar yaptı.

“İskoçya’yı ve Almanya’yı seviyoruz. Bütün bu yerleri seviyoruz. Ama bunu geçtiğinizde, bize şiddetle davranıyorlar,” diyen Trump, ekonomik adaletin kritik bir ölçütü olarak gördüğü 200 milyar doları aşan ticaret açığının temel nedenleri olarak Avrupa’nın ABD otomobillerini ve tarım ürünlerini ithal etme konusundaki isteksizliğinden söz eetti.

Meseleyi bir “pazarlık” konusu olarak gördüğünün altını çizen Trump, Angela Merkel ile arasında geçen bir konuşmayı aktardı: “Şu anda Münih’in ortasında kaç tane Ford ya da kaç tane Chevrolet var?” Bloomberg’e göre cevabı Merkel’in Alman aksanını taklit ederek verdi ve “Çok fazla olduğuna inanmıyorum,” dediğini söyledi.

Muhammedn bin Selman ile ilişkileri çok iyi

Suudi Arabistan hakkındaki görüşlerini “daha dostane” olarak nitelendiren Bloomberg’e göre Trump, son altı ay içinde Veliaht Prens Muhammed bin Selman ile görüştüğünü söyledi ama görüşmelerin niteliği ve sıklığı konusunda ayrıntı vermekten kaçındı.

ABD’nin petrol ve doğal gaz üretimini artırmasının, enerji alanındaki üstünlüğünü korumak isteyen Suudileri rahatsız edeceğinden endişe edip etmediği sorulduğunda Trump, bir kez daha kişisel ilişkilerine işaret ederek böyle düşünmediğini söyledi

Veliaht Prens için, “O beni sever, ben de onu severim. Her zaman korunmaya ihtiyaçları olacak… doğal olarak korunmuyorlar,” diyen eski başkan, “Suudileri her zaman koruyacağını” vurguladı.

Trump, Biden ve eski Başkan Barack Obama’yı ABD’nin Suudi Arabistan ile ilişkilerini bozmakla suçladı ve bu ülkeyi “önemli bir düşmana doğru ittiklerini” söyledi.

Trump, “Artık bizimle değiller. Çin ile birlikteler. Ama Çin ile birlikte olmak istemiyorlar. Bizimle birlikte olmak istiyorlar,” iddiasında bulundu.

Bloomberg’e göre Trump’ın Suudilerle daha yakın ilişkileri tercih etmek için Amerikan dış politikasının ötesinde nedenleri var. 1 Temmuz’da Trump Organization ve DAR Global, Cidde’de bir Trump Tower ve lüks otel inşa etme planlarını açıkladı.

Damadı Jared Kushner tarafından kurulan bir yatırım fonu da Suudi hükümetinin varlık fonundan 2 milyar dolarlık bir yatırım aldı.

Amerika

Tesla ve SpaceX için 3,6 trilyon dolarlık birleşme planı

Yayınlanma

Tesla ve SpaceX yönetim kurulları, iki şirketi yaklaşık 3,6 trilyon dolarlık piyasa değeri altında bir araya getirebilecek birleşme planını incelemek üzere bağımsız komiteler kurdu. Yapay zeka yatırımları ve roket harcamaları nedeniyle birleşen yapının yıllık serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolara inmesi bekleniyor.

Elektrikli araç üreticisi Tesla ile uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in olası birleşimi, piyasa değeri yaklaşık 3,6 trilyon dolara ulaşan yeni bir yapı ortaya çıkarabilir.

Financial Times, yatırımcılar, hukukçular ve analistlerin değerlendirmelerine dayandırdığı incelemesinde, her iki şirketin yönetim kurullarının bağımsız komiteler kurarak birleşme ihtimalini araştırmaya başladığını duyurdu.

Elon Musk, 20 Ekim’de yaptığı açıklamada birleşmeyi “iyi bir fikir” olarak nitelendirdi ancak koşulların henüz netleşmediğini ve anlaşmanın garanti olmadığını belirtti. Girişimci, çıkar çatışması sebebiyle görüşmelere doğrudan katılamayacağını bildirdi.

Hissedarlar açısından birleşmenin en belirgin avantajı, Musk’ın zaman ve kaynak paylaşımına dair soru işaretlerini giderebilmesi. İsmi açıklanmayan bir Tesla yatırımcısı, “Şu an vaktinin bir kısmını Tesla’da, bir kısmını da SpaceX’te geçiriyor ve hissedarlar gücünün veya parasının büyük bölümünün nereye gittiğini anlayamıyor” dedi.

Otomobil üreticisine yakın bir kaynak, iki şirketin Roadster spor modelinden malzeme, yakıt ve üretim teknolojilerine kadar uzanan mevcut işbirliğini hatırlattı. Aynı kaynak, birleşmenin işlem gücü ile yapay zekanın fiziksel cihazlardaki kullanımını entegre eden dikey bir yapı kuracağını kaydetti.

Tesla ile SpaceX arasındaki finansal ilişkiler şimdiden belirgin bir hacme ulaştı. SpaceX, Tesla’dan yaklaşık 1 milyar dolar değerinde Megapack batarya sistemleri ve Cybertruck araçları satın aldı.

Tesla, yapay zeka girişimi xAI’a yaptığı 2 milyar dolarlık yatırımın Şubat 2026’da SpaceX ile birleşmesi sonucunda uzay şirketinin doğrudan hissedarı haline geldi. Musk, xAI hamlesini yapay zeka, roket teknolojisi ve uydu iletişimini bir araya getirerek uzayda veri merkezleri kurma hedefiyle gerekçelendirmişti.

Visible Alpha tarafından derlenen analist tahminleri, Tesla ve SpaceX’in toplam gelirinin 2026 yılında 153 milyar dolara çıkacağını gösteriyor. Buna karşılık yapay zeka altyapısı, çip üretimi ve roket harcamaları sebebiyle iki yapının toplam serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolar olması bekleniyor.

Financial Times, 3,6 trilyon dolarlık büyüklüğün kesinleşmiş anlaşma bedelini değil, şirketlerin mevcut piyasa değerini yansıttığını bildirdi. Olası birleşme aynı zamanda Musk’ın Tesla üzerindeki kontrolünü güçlendirebilir.

Girişimci, imtiyazlı hisseler sayesinde SpaceX’te yaklaşık yüzde 84 oy gücünü elinde tutarken bu oran Tesla’da yüzde 20 civarında kalıyor. Anlaşmanın kabul edilmesi için Tesla tarafında yalnızca oylamaya katılanların değil, tüm hisselerin çoğunluğunun desteği aranacak.

Hukuk uzmanları, birleşme müzakerelerinin bir tarafın diğerinin aleyhine avantaj sağlamadığına piyasayı ikna edecek biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Colorado Üniversitesi kurumsal hukuk profesörü Ann Lipton, her iki şirketin merkezini taşıdığı Teksas yasalarının yönetim kararlarına itirazı zorlaştırdığına işaret etti.

Lipton, çıkar çatışması iddiasının tek başına yetersiz kalacağını, hissedarların dolandırıcılık veya kasıtlı yasa ihlali gibi fiilleri ispat etmek zorunda olduğunu söyledi. Sürecin bir diğer zorlu ayağını ise küresel onaylar oluşturuyor.

Hukukçulara göre anlaşmanın AB, Birleşik Krallık ve Çin’deki düzenleyici kurumlardan onay alması gerekecek. Geçen yıl Tesla’ya 21 milyar dolarla toplam cirosunun yaklaşık yüzde 22’sini kazandıran Çin, şirketin en büyük otomobil fabrikasına Şanghay’da ev sahipliği yapıyor.

SpaceX’in ABD savunma ihalelerini üstlenmesi ve askeri Starshield uydularını üretmesi, Pekin hattında güvenlik çekincelerini artırıyor. JPMorgan analistleri, ulusal güvenlik kaygıları nedeniyle Çin onayının ciddi engellerle karşılaşabileceğini bildirdi.

Banka analistleri, Tesla’nın Çin operasyonlarını tamamen ayırmasını veya kontrolü yerel bir konsorsiyuma devrederek marka ile otonom sürüş lisans gelirleriyle yetinmesini olası seçenekler arasında gösterdi.

The Wall Street Journal temmuz ayında Tesla’nın Çin birimini satmayı değerlendirdiğini yazmış, ancak Musk bu iddiayı “kesinlikle sahte haber” diyerek yalanlamıştı.

Tesla’ya yakın bir kaynak, birleşmenin Donald Trump’ın 2029’da bitecek başkanlık görev süresinden önce tamamlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Kaynak, “Bu anlaşma gerçekleşecek, ama herkesin düşündüğü kadar hızlı değil” dedi.

SpaceX’in halka arzının ardından haziran ayında tarihin ilk trilyoneri unvanını alan Musk, hisselerdeki dalgalanmalar nedeniyle bu eşiğin altına indi. Forbes verilerine göre 13 Ekim’de SpaceX hisselerinin değer kaybetmesiyle serveti 982,9 milyar dolara gerileyen girişimcinin güncel varlığı 925 milyar dolar seviyesinde.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de yolsuzluğu ihbar edene ödül verilecek

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, kamudaki dolandırıcılıkları ihbar edenlere nakit ödeme sağlayacak 25 milyon dolarlık teşvik programını tanıttı. Mahkûmiyetle sonuçlanan bildirimlere yüzde 1 komisyon vadeden düzenlemede ilk ödeme 10 bin dolarla muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye yapıldı.

ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, federal hükümeti dolandıranları ihbar edenlere nakit para ödenmesini öngören 25 milyon dolarlık bir ihbarcı programı açıkladı.

Oval Ofis’te duyurulan Dolandırıcılık İhbar Teşvik Programı kapsamında, mahkûmiyetle sonuçlanan başarılı bildirimlerde bulunanlara yüzde 1 oranında komisyon verilmesi planlanıyor.

Ödüllerin kimlere dağıtılacağı konusundaki tek yetkilinin kendisi olacağını belirten Trump, süreçte son sözü söyleyeceğini dile getirdi.

Trump, Oval Ofis’teki konuşmasında, “Biri birini ihbar ederse yüzde 1 komisyon alacak. Bu harika olacak çünkü bu ülkeden çalınan para trilyonları buluyor” ifadelerini kullandı.

İhbarların “America.gov/fraud” internet sitesi üzerinden toplanacağını aktaran Trump, süreci hızlandırmak adına aynı ödül için birden fazla talep gelmesi durumunda bağlayıcı hakem rolünü bizzat üstleneceğini bildirdi.

Trump, ödemelere ilişkin takdir yetkisini, “Başka bir deyişle o kişinin bunu hak edip etmediğine ben karar vereceğim ve oldukça cömert davranacağım” sözleriyle savundu.

İnternet sitesindeki yönergede, yapılan bildirimin cezai kovuşturmaya yol açması şartıyla ödülün en fazla 30 bin dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor.

Öte yandan Trump, Oval Ofis’te yaptığı konuşmada bir kişinin alabileceği tutarda herhangi bir tavan sınır olmadığını iddia etti.

İhbarcıların çok yüksek gelirler elde edebileceğini öne süren Trump, “İnsanlar başkalarını ihbar ederek milyonlarca dolar kazanacak” dedi.

Trump ayrıca ödemelerin ceza davası açılmasına bağlı kalmayacağını, çalınan paranın geri alınması durumunda yapılacağını savundu.

Program kapsamında verilen ilk ödül, Oval Ofis’te Trump ve Vance’in yanında yer alan muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye gitti. Fox News, Shirley’ye bu kapsamda 10 bin dolar ödendiğini aktardı.

Shirley, Minnesota’daki çocuk bakım programlarında yürütülen usulsüzlük iddialarını araştırdığı bir video yayımlamasının ardından geçen yıl sağ çevrelerde tanınmıştı.

Yeni program, Başkan Yardımcısı Vance’in başkanlığını yürüttüğü dolandırıcılıkla mücadele görev gücünün çalışmalarına dayanıyor.

Vance, “Başkan bu durumun durması gerektiğini söyledi. Artık duruyor ve bunu durdurmamıza yardım etmek isterseniz, ABD Başkanı’nın yaptıkları sayesinde siz de bu ödülleri paylaşabilirsiniz” diye konuştu.

Trump, federal hükümet programlarındaki suistimalleri incelemek ve azaltmak amacıyla mart ayında Dolandırıcılığı Ortadan Kaldırma Görev Gücü’nü kurmuş, yapının başına da Vance’i getirmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Anthropic halka arz öncesinde 80,7 milyar dolar zarar açıkladı

Yayınlanma

Yapay zeka devi Anthropic, 2026’nın ilk yarısında 80,7 milyar dolar net zarar açıklarken gelirini 16,3 milyar dolara taşıdı. Şirket, halka arz izahnamesinde modellerin şantaj benzeri davranışlar sergileyebileceği ve felaket boyutundaki risklerin sigortalanamayacağı uyarısını yaptı.

Yapay zeka modeli Claude’un geliştiricisi Anthropic, 30 Haziran’da sona eren 2026’nın ilk altı ayında 80,7 milyar dolar net zarar açıkladı.

The Wall Street Journal gazetesinin şirketin halka arz izahname taslağına dayandırdığı habere göre kaydedilen bu zarar, 2025 yılının tamamında gerçekleşen 42 milyar dolarlık kaybı neredeyse ikiye katladı.

Söz konusu devasa tutarın 72 milyar dolarlık büyük bölümü muhasebe kaynaklı defter değeri düşüşlerinden kaynaklandı.

Buna karşın şirketin gelirlerinde sert bir yükseliş görüldü; yılın ilk yarısındaki ciro, önceki yılın aynı dönemindeki 1,1 milyar dolardan 16,3 milyar dolara ulaştı.

Anthropic bu dönemde işlem gücü ve altyapı ihtiyaçları için yaklaşık 9 milyar dolar harcayarak, 2025’in tamamında yapılan 7,3 milyar dolarlık harcamayı altı ayda geride bıraktı.

Şirketin önümüzdeki 7 ila 10 yıl içinde bulut hizmetleri sözleşmeleri kapsamında yaklaşık 450 milyar dolar ödeme taahhüdü bulunuyor.

Bu yükümlülükler çerçevesinde Google Cloud ile 111 milyar dolar, Amazon Web Services ile 110 milyar dolar ve Microsoft ile 31 milyar dolarlık sözleşmeler planlanıyor.

Anthropic ayrıca yapay zeka odaklı daha küçük bulut sağlayıcıları Nscale ve Lambda üzerinden Nvidia çipleri kiralamak için sırasıyla 2033 ve 2034 yıllarına kadar 86 milyar dolara varan harcama yapacak.

Şirket gelecek yıllarda bilgi işlem kapasitesini artırmak amacıyla 750 milyar dolar daha harcayabilir.

Halka arz izahname taslağının yaklaşık üçte birlik kısmı ise doğrudan risk faktörlerine ayrıldı.

Belgede modellerin gerçek dünyada somut zararlara yol açma olasılığına dikkat çekilirken, yapay zekanın “kendini koruma” eğilimi sergileyebileceği ve “şantajı” andıran yanıtlar üretebileceği kaydedildi.

Anthropic, yapay zeka kaynaklı “felaket boyutundaki bir olayın” yaratacağı hasarın büyüklüğü nedeniyle bu tür riskleri sigortalamanın imkansız hale gelebileceği uyarısında bulundu.

Piyasa beklentilerine göre Anthropic’in halka arzı tarihin en büyük işlemlerinden biri olabilir ve SpaceX’in rekorunu geride bırakabilir.

Borsaya açılmanın ardından şirketin piyasa değerinin 2 trilyon dolara kadar ulaşabileceği öngörülüyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English