Amerika
JD Vance ve küreselleşmeci tavır

Ann Pettifor
17 Temmuz 2024
Trump’ın mavi yakalı seçmenler ve milyarderler ile ittifakı
Trump, JD Vance’ı başkan yardımcısı adayı olarak seçerek, net bir şekilde küreselleşme karşıtı, düzen karşıtı, güçlü dolar karşıtı, demokrasi karşıtı, kürtaj karşıtı ve Wall Street yanlısı tavrını ortaya koydu.
Pek çok insanın anlam veremediği şey ise, Trump’ın “mavi yakalı” senatör JD Vance’ı başkan yardımcısı olarak seçmesinin, finansal küreselleşmeden büyük oranda fayda sağlayan libertaryen milyarderler Peter Thiel ve Elon Musk tarafından böylesine coşkuyla desteklenmesi.
Bu ilişkinin görünürdeki çelişkili tabiatı hakkında Financial Times’tan Edward Luce şunları yazıyor: “Demokratların, Vance’in gerçek olan mavi yakalı kökenleri ile zengin sponsorları arasındaki gerilimi kullanmayacak bir kampanyası ihmalkâr olur.”
Luce’un müesses nizama dönük analizindeki sorun genel manada şu: Vance’in mavi yakalı kökenleri ile milyarderler arasında hiçbir gerilim yok.
Zengin elitlerin her zaman totalitarizmi desteklemesi gibi, oligarkların Trump’a destek vermesinin arkasındaki mantık da tamamen rasyonel.
Plütokratlar, düzenleyici demokrasinin erişemeyeceği küresel alanda iş yapmayı tercih ederler ve seçilmiş hükümetlerin yollarından sonsuza dek çekilmesini isterler.
Bu hedefe ulaşmak için bir faşist gerekiyorsa da sorun yoktur.
Trump’ı destekleyen işçi sınıfı, ücretlerini düşüren ve yaşam standartlarını düşüren küresel piyasaların etkisinden korunmak istiyor.
Bu korumayı Trump sağlayacaksa, öyle olsun.
Her iki grup da Biden yönetiminden hüsrana uğradı.
Milyarderler, Biden’ın demokratik baskıya yanıt vermesinden ve Lina Khan’ı Federal Ticaret Komisyonuna (FTC) avukat olarak atamasından rahatsız oldular. Khan, burada Amazon’a karşı kamuoyunda ses getiren bir dava açmış ve sağlık şirketlerinin rekabete aykırı davranışlarını sorgulamıştı.
Mavi yakalı işçiler ve orta sınıfa gelince: Başkan Biden, 2020-2024 yılları arasında gıda, enerji ve emlak fiyatlarını artıran küresel emtia piyasalarını yeniden düzenlemeyerek, yaşam standartlarını baltalama sürecini sürdürmüştü [Başkan Clinton, Larry Summers’ın da yardımıyla bu piyasaları 2000 yılında serbestleştirmişti].
Trump fenomenine ilişkin bu perspektif, Financial Times ve diğer ana akım medya organlarındaki küreselleşme yanlısı yorumcuların kavrayışının ötesinde kalıyor.
Aşırı sağ dünya genelinde öne geçiyor
Uzun zamandır, finansal küreselleşmeye karşı ilerici sol direnç olmadığı sürece küreselleşmeye doğrudan karşı çıkışın ve tepkinin aşırı sağ tarafından devşirileceğini savunuyorum.
Çoğu ülkede bu direniş artık ihmalkâr, kendine dönük ve çoğu zaman mezhepçi sol —Fransa’nın yeni, kapsayıcı sol partileri bu konuda istisna olabilir— tarafından değil, otoriter, antidemokratik partiler tarafından yönetiliyor.
Ayrıca direniş, Cumhurbaşkanı Macron, Tony Blair ve onların yandaşları gibi yerleşik “merkez” figürlerinden de gelmiyor. Onlar küresel finansın —Wall Street ve diğer finans merkezleri— demokratik ulus devletler üzerindeki muazzam tahakkümünü destekleyerek demokrasinin zayıflamasına aktif olarak göz yumuyorlar.
Merkezdekiler, seçilmiş, demokratik hükümetlerin ekonominin —piyasaların— yolundan çekilmesini istiyorlar. Küreselleşmeye ve iklim felaketine karşı örgütlü direnişin altını oyuyorlar. Ekosistem umurlarında bile değil. Britanya’da küreselleşmiş fosil yakıt lobisinin muazzam gücüne karşı savaşan genç ve yaşlı aktivistlerin hapsedilmesine karşı çıkmıyorlar.
Bu elitler için dünya sadece bir kül tablası. Artan sera gazı emisyonlarının tehlikelerine karşı ne kadar umursamaz oldukları ve ülkelerinde siyasi görüşlere ne kadar kayıtsız kaldıkları ortada. Birçoğu, geçtiğimiz hafta sonu milyarder Hint varis Anant Ambani’nin grotesk düğününe katılmak için özel jetlerle geldi. Düğünü, küreselleşmiş servet ile otoriterlik arasındaki bağı kutladı; zira düğün, milliyetçi ve Hindu aşırılıkçı Başbakan Narendra Modi tarafından kutsandı.
Bu umursamazlık karşısında bile Londra ve Washington elitleri, demokrasinin altını oyma görevini isimsiz ve hesap vermeyen “piyasalara” bırakmayı tercih ediyor.
Trump kampanyasının kadın düşmanı, acımasız ve kaba otoriterliğini biraz itici bulsalar da onun önüne geçmeyecekler. Bunu yapabilmek için, fiilen piyasa yönetimi haline gelen duruma son vermeleri ve demokrasiyi savunmak için mücadele etmeleri gerekecek.
Bundan böyle bu rol halka —demos’a— ve özellikle örgütlü işçi sınıfına düşüyor.
No pasarán! [Geçit yok!]
Amerika
Trump’ın et ve Kanada gümrük tarifesi kararlarına Senatodan tepki

ABD Başkanı Trump’ın kıyma fiyatlarını düşürmek amacıyla sığır eti ithalatındaki gümrük vergilerini askıya alma ve Kanada ürünlerine ek tarife uygulama planı, Cumhuriyetçi senatörlerin eleştirilerine neden oldu. Senatörler ucuz ithal etin yerli üreticiye zarar vereceğini belirtirken, Kanada’ya yönelik yüzde 50’lik vergi tehditlerinin de tüketici maliyetlerini artıracağı uyarısında bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump, sığır eti ithalatındaki gümrük vergilerini askıya alırken temel Kanada ürünlerine yönelik vergileri artırma kararı nedeniyle Senatodaki Cumhuriyetçilerle karşı karşıya geldi.
Trump’ın, Amerikalıların yüksek gıda fiyatlarına ilişkin kaygılarını gidermek amacıyla kıyma üretiminde kullanılan 300 bin tonluk ürünü kota dışı gümrük vergilerinden muaf tutma planı ile Kanada’dan yapılan ithalata otomotiv ve konut fiyatlarını etkileyebilecek yüzde 50 oranında tarife uygulama tehdidi, partinin farklı kanatlarındaki Cumhuriyetçi senatörlerin tepkisini çekti.
Kuzey Carolina Senatörü Thom Tillis, pazartesi günü Kongre binasında yaptığı açıklamada, “Bunun bir hata olduğunu düşünüyorum. Danışmanlarının her şeyi mikro düzeyde yönetmeye çalışmasının bir sonucu bu. Bir süreliğine sübvanse edilmiş sığır eti sağlamanın çiftçileri mutlu edeceğini ve fiyatları kalıcı olarak düşüreceğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu gerçekleşmez” dedi.
Tillis, “Hükümet ekonomiyi her mikro düzeyde yönetmeye kalkıştığında tüketiciler zarar görür” uyarısını yaptı.
Tarım ağırlıklı eyaletleri temsil eden birçok Cumhuriyetçiden biri olan Tillis, Trump’ın ara seçimlere kadar temel bir gıda maddesinin fiyatını düşürme umuduyla ucuz sığır eti ithalatının önümüzdeki üç ay boyunca ABD pazarını kaplamasına izin verilmemesi gerektiğini savundu.
Senato Cumhuriyetçi Grubu Disiplin Amiri (Whip) ve liderlik kademesinin iki numaralı ismi olan Wyoming Senatörü John Barrasso, pazartesi günü X platformundan yaptığı paylaşımda “Amerikalılar masada yabancı ithal et değil, ABD üretimi sığır eti görmek istiyor” ifadesini kullandı.
Barrasso, “Wyomingli yetiştiriciler dünyanın en kaliteli sığır etini üretiyor. Yetiştiricilerimiz özel bir muamele istemiyor; sadece adil bir pazar talep ediyor. Wyomingli yetiştiricilerin Amerika’yı beslemesini zorlaştırmak değil, kolaylaştırmak gerekir” dedi.
Senato Cumhuriyetçi liderliğinin üç numaralı ismi Arkansas Senatörü Tom Cotton da ABD pazarının ucuz ithalata açılmasının “yanlış bir adım” olduğunu ve yerli üreticiye zarar vereceğini belirtti.
Cotton, sosyal medya hesabından şu değerlendirmede bulundu: “Sığır eti fiyatlarının çok yüksek olmasının basit bir nedeni var: Sığır varlığımız çok küçük. Piyasa fiyatlarının altındaki ithal sığır eti, yetiştiricilerimiz üzerindeki baskıyı artırmaktan başka bir işe yaramayacaktır.”
Cotton ayrıca, “Geçmişte Sayın Başkana bu yanlış adıma karşı tavsiyede bulunmuştum, şimdi de kararını yeniden değerlendirmesini talep ediyorum. Yetiştiricilerimizi desteklemeli, hayvan varlığını artırmalı ve serbest piyasanın işlemesine izin vermeliyiz” ifadelerini kaydetti.
South Dakota Senatörü Mike Rounds ise Trump’ın bu hamlesini “geçici bir çözüm” olarak nitelendirerek kararın, başkanın Kanada’ya karşı tehdit ettiği tarifeler gibi yerli üretim kapasitesini yeniden inşa etme çabalarıyla çeliştiğini söyledi.
Rounds, “Piyasamızın asıl ihtiyacı, yabancı sığır etini geçici bir ‘çözüm’ olarak ithal etmeye devam etmek yerine Amerikan etini öne çıkaran istikrarlı ve ‘Önce Amerika’ ilkeli ulusal bir politikadır. Bu istikrarsızlık, çalışkan Amerikalı yetiştiricilere ve Amerikan üretimi sığır eti isteyen tüketicilere zarar veriyor. Bu, imalat sanayisinde izlediğimiz yaklaşımın tam tersidir ve hiçbir mantığı yoktur” açıklamasını yaptı.
Senato Tarım Komisyonu üyesi Kansas Senatörü Jerry Moran, görece yüksek seyreden sığır eti fiyatlarının ülkenin “zor durumdaki tarım sektörü” için bir “parlak nokta” olduğunu dile getirdi.
Moran, “Piyasa fiyatının altında sığır eti ithal etmek, hayvancılık sektörü üzerindeki aşağı yönlü baskıyı artıracak ve zor durumdaki bir tarım sektöründe parlak bir nokta olan bu alanı tehlikeye atacaktır. Başkan Trump’a bu uygulamayı durdurması, yetiştiricileri dinlemesi ve serbest piyasaların işlemesine izin vermesi çağrısında bulunuyorum” dedi.
Cumhuriyetçi senatörlerden Chuck Grassley (Iowa), Deb Fischer (Nebraska) ve Pete Ricketts (Nebraska) da Amerikan marketlerinde yabancı menşeli sığır etinin yer almasına karşı endişelerini dile getirdi.
Grassley konudan “endişe duyduğunu” ifade ederken, Fischer “bu karardan ötürü büyük hayal kırıklığına uğradığını” aktardı.
Ricketts ise “piyasanın daha düşük kaliteli sığır etiyle doldurulmasının” Nebraska’daki çiftçi ve yetiştiricilere zarar vereceği uyarısında bulundu.
Trump’ın, göreve başladığı Ocak 2025’ten bu yana yaklaşık yüzde 20 oranında artan kıyma fiyatlarına odaklandığı görülüyor.
Ortalama kıyma fiyatı temmuz ayında libre (yaklaşık 453 gram) başına 6,89 dolara ulaştı. Trump, ithal sığır etinin önümüzdeki üç ay boyunca “mevcut piyasa fiyatlarının yüzde 25 altında” satılacağını taahhüt etti.
Iowa Eyalet Temsilcisi Josh Turek gibi Senato koltuğuna aday olan bazı Demokrat adaylar seçim kampanyalarında sığır eti fiyatlarındaki hızlı artışı öne çıkarırken, pek çok Cumhuriyetçi ucuz ithalata izin verilmesinin doğru bir çözüm olmadığı görüşünü paylaşıyor.
Iowa’daki Senato yarışının Cumhuriyetçi adayı Temsilciler Meclisi Üyesi Ashley Hinson, sosyal medya platformunda, “Sığır eti ithalatını artırmak, çiftçilerimiz için daha fazla belirsizlik ve istikrarsızlığa yol açacaktır. Sığır üreticileri üzerindeki bürokrasiyi azaltmaya, üretim maliyetlerini düşürmeye ve Iowalı üreticileri destekleyip tüketicilerin maliyetlerini azaltacak piyasa temelli çözümlere odaklanmalıyız” ifadelerini kullandı.
Kanada tarifelerine yönelik itirazlar
Senatörlerin et ithalatındaki vergilerin durdurulmasına yönelik eleştirileri, diğer Cumhuriyetçi senatörlerin Trump’ın çeşitli Kanada ürünlerine uyguladığı yüzde 50’lik gümrük vergilerine ve daha fazlasına yönelik tarife tehditlerine karşı çıktığı bir dönemde geldi.
Önceki iki başkanlık seçiminde eski Başkan Joe Biden ve eski Başkan Yardımcısı Kamala Harris’e oy veren bir eyalette zorlu bir yeniden seçilme yarışı veren Maine Senatörü Susan Collins, Trump’ın Kanada’ya yönelik tarife tehditlerini “bir hata” olarak nitelendirdi.
Pazartesi günü News Center Maine’e konuşan Collins, “Maine’de sınırın diğer tarafında işlenen çok sayıda ürün üretiyoruz; yaban mersinimiz, patatesimiz, ıstakozumuz ve kerestemiz gibi. Bunlar büyük bir gümrük vergisiyle, belki de yüzde 50 gibi bir oranla geri dönerse bu durum gıda ve konut inşa maliyetlerini artırır ve en bilinen ürünlerimizin ticaretini zorlaştırır” dedi.
Collins, geçen yıl Trump’ın Kanada’ya yönelik tarifelerini iptal etmek yönünde oy kullanan dört Cumhuriyetçiden biriydi. Collins ile birlikte Cumhuriyetçi senatörler Lisa Murkowski (Alaska), Rand Paul (Kentucky) ve Mitch McConnell (Kentucky), tarifeleri engelleyen karar tasarısını Demokratlarla birlikte kabul etmişti.
Temsilciler Meclisinde de geçen yıl altı Cumhuriyetçi üye, Demokratlarla birlikte benzer bir düzenlemeyi geçirmek için oy vermişti.
Trump’ın eski ekonomi danışmanı Stephen Moore, pazartesi günü Fox Business’a verdiği mülakatta, Kanada mallarına yönelik daha yüksek gümrük vergilerinden yerli işletmelerin elde edebileceği olası kazanımların, Kanada ürünlerini ithal eden veya Kanada pazarına satış yapan ABD’li tüketiciler ve işletmelerin çekeceği sıkıntının gerisinde kalabileceğini söyledi.
Moore, “Muhtemelen çekilen sıkıntı, elde edilecek kazanca değmeyecektir. Biliyorsunuz, Trump’ın stratejisi bağlamında gümrük vergileri konusunda biraz şüpheci yaklaştım” dedi.
Kanada mallarının maliyetinin artmasının, Amerikalıların İran’daki savaşın petrol ve doğalgaz fiyatları üzerindeki etkisi nedeniyle hâlâ yüksek enerji maliyetleriyle mücadele ettiği bir döneme denk gelebileceği uyarısında bulundu.
Moore, “Bu müzakerelerle ilgili olarak İran’da karmaşık bir durumdayız. Şimdi Kanada ile bir ticaret savaşına girmek için iyi bir zaman olduğunu düşünüyor muyum? Muhtemelen hayır. Şu anda ABD’de emtia fiyatları yükseliyor. Bu kötü bir işaret ve enflasyonun yukarı yönlü hareketini sürdürdüğünün bir göstergesi” diye konuştu.
Tillis de pazartesi günü yaptığı açıklamada, Kanada ürünlerine yüksek gümrük vergileri koymanın Maine gibi Kanada ekonomisiyle iç içe geçmiş sınır eyaletlerinin ekonomilerini olumsuz etkileme riski taşıdığını vurguladı.
Tillis, “Bırakın ekonomi kendi işleyişini sürdürsün. Bütün bu oynaklık yerine Kanada ile ticari ilişkileri netleştirin. Bu tür taktikler yerine bunu yaparak fiyat dalgalanmalarının önüne daha iyi geçersiniz” dedi.
Kuzey Carolina Senatörü, kuraklık ve yangınlardan zarar gören yetiştiricilere yönelik yardım programlarını içeren tarım yasası tasarısı ile çiftçilere 12 milyar dolarlık acil yardımı kapsayan bütçe uzlaşma paketinin Senatoda bekletildiğini, bu nedenle Cumhuriyetçilerin ara seçimlerden önce çiftçilere yardım etmek için zamanının daraldığını belirtti.
Tillis, “Seçime 71 günümüz kaldı ve şu anda tarım bölgelerine söyleyecek olumlu bir mesajımız yok. Geçen yılki ‘Kurtuluş Günü’nden bu yana da olmadı; endişe duymamın nedeni de buydu” dedi.
Trump, 2 Nisan 2025’te geniş kapsamlı küresel gümrük tarifelerini duyurmuş ve bu günü “Kurtuluş Günü” ilan etmişti.
Amerika
OnlyFans sahibine ölmeden önce 700 milyon dolar temettü ödemiş

Genelde yetişkinlere hitap eden içerik üreticilerinin abonelerden ücret almasını sağlayan OnlyFans, mart ayında kanserden ölen sahibi Leonid Radvinsky’ye ölümünden önce 700 milyon dolardan fazla temettü ödedi. Şirketin yıllık raporuna dayandırılan veriler, platformun çatı şirketi Fenix International’ın gelir ve kârındaki artışı ortaya koydu.
Genelde yetişkinlere hitap eden içerik üreticilerinin takipçilerinden ücret almasına olanak tanıyan İngiltere merkezli yayın platformu OnlyFans, bu yılın mart ayında ölen sahibi Leonid Radvinsky’ye ölümünden önce 700 milyon dolardan fazla temettü ödedi.
Financial Times’ın platformun yıllık faaliyet raporuna dayandırdığı habere göre, OnlyFans’in çatı şirketi Fenix International, Kasım 2025’te sona eren mali yılda gelirini yüzde 10 artırarak 1,6 milyar dolara ulaştırdı.
Şirketin net kârı ise yüzde 5’lik artışla 715 milyon dolar seviyesine çıktı. Şirket bünyesinde toplam 47 çalışan görev yapıyor.
Financial Times’ın aktardığı veriler, elde edilen kârın büyük kısmının Radvinsky’ye temettü olarak aktarıldığını gösteriyor. Mali rapora göre Radvinsky, 2025 mali yılında 535 milyon dolar kâr payı aldı.
Radvinsky bir önceki mali yılda ise 497 milyon dolar temettü elde etmişti. Mali yılın tamamlanmasının ardından gerçekleştirilen ek dilimlerle Radvinsky’ye 174 milyon dolar daha ödeme yapıldı.
Geçtiğimiz yıl boyunca platformdaki küresel içerik üreticisi hesaplarının sayısı yüzde 9 artarak 5 milyona, abone hesaplarının sayısı ise yüzde 16 yükselişle dünya genelinde 437 milyona ulaştı. Platformda daha önce 340 milyon kayıt içeren bir kullanıcı veri tabanı satışa çıkarılmıştı.
Nisan ayında OnlyFans’in yüzde 16’lık hissesi, San Francisco merkezli özel yatırım şirketi Architect Capital’a 535 milyon dolar karşılığında satıldı. Bu işlemle birlikte şirketin toplam piyasa değeri 3,2 milyar dolar olarak hesaplandı.
OnlyFans’in tek sahibi olan Radvinsky, mart ayında 43 yaşındayken kanser nedeniyle yaşamını yitirdi.
Forbes tarafından kişisel serveti 4,7 milyar dolar olarak hesaplanan Leonid Radvinsky, 1982 yılında Odessa’da doğdu. Ailesi daha sonra ABD’ye taşındı ve Radvinsky burada büyüdü.
OnlyFans’i 2018 yılında satın alan Radvinsky, platformun kontrolünü şirketi Fenix International üzerinden yürütüyordu.
Bloomberg’in paylaştığı bilgilere göre, şirketin tek hissedarı olan Radvinsky 2021 yılından bu yana işletmeden 1,8 milyar dolardan fazla temettü geliri sağladı. Radvinsky, 2024 yılında şirketin mülkiyetini bir fona devretmişti.
Amerika
Amazon sürücüsüz robotaksi Zoox’u ABD’de hizmete sundu

Amazon, sürücüsü ve direksiyonu bulunmayan Zoox adlı robotaksisini San Francisco ile Las Vegas’ta hizmete aldı. Las Vegas’ta daha önce ücretsiz sunulan yolculuklar ücretli hale getirildi. Ticari taşımacılık iznini belirli hız ve hava koşulu kısıtlamalarıyla alan şirketin filosunda yaklaşık 100 araç var.
Amazon, ekmek kızartma makinesi formundaki sürücüsüz robotaksisi Zoox’u San Francisco ve Las Vegas’ta hizmete sundu. The Wall Street Journal’ın haberine göre sürücüsü ve direksiyonu bulunmayan bu araçlarla Las Vegas’ta daha önce ücretsiz olarak yapılan yolculuklar artık ücret karşılığında gerçekleştirilecek.
Gazete, yeni araçlarda direksiyon, pedallar ve gösterge panelinin tamamen yer almadığını, yan yüzeylerin büyük bölümünü ise pencerelerin kapladığını aktardı.
Genel merkezi Seattle’da bulunan, kuruculuğunu Jeff Bezos’un üstlendiği ve ABD’nin “büyük beşli” teknoloji şirketleri arasında yer alan Amazon, bu adımla büyüyen robotaksi pazarında önemli bir konuma gelmeyi hedefliyor.
The Wall Street Journal, pazarda liderliğin şimdilik Alphabet bünyesindeki Waymo ile Tesla’nın elinde bulunduğunu kaydetti.
Habere göre ABD’li milyarder Elon Musk’ın şirketi Tesla, direksiyon ve pedalları bulunmayan Cybercab modelinin seri üretimine başlamasına karşın henüz kullanım izni alabilmiş değil.
Zoox Üst Yöneticisi (CEO) Aicha Evans, tamamen sıfırdan özgün bir taşıt geliştirmenin şirkete kullanıcı geri bildirimleri doğrultusunda hızlı biçimde iyileştirme yapma imkanı sağladığını belirtti.
Zoox, iki yıl içinde 5 bin araca kadar ticari taşımacılık yapma izni aldı. Ancak bu izin belirli kısıtlamalar içeriyor. WSJ’nin aktardığına göre taksilerin yağmur, kar veya dökülmüş yapraklar gibi olumsuz hava koşullarında ve saatte 45 milin üzerindeki hız sınırlarında yola çıkması yasaklandı.
Mevcut durumda Zoox’un filosunda yaklaşık 100 araç yer alıyor. Araçların montajı, yılda 10 bin adede kadar üretim kapasitesine sahip olan Kaliforniya’daki fabrikada gerçekleştiriliyor.
Teknoloji ve medya alanındaki diğer gelişmeler kapsamında Vertical Aerospace şirketine ait uçan taksi İngiliz ordusunun ilgisini çekti.
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Amerika5 gün önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Dünya Basını1 hafta önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Dünya Basını2 hafta önceÇin, Buz İpek Yolu yarışını kazanıyor
Görüş2 hafta önceBüyük Oyun III: Enerji ve Dolar Açlığıyla Şekillenen Yeni Dünya
Rusya1 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını2 hafta önceNikkei Asia: ABD-Japonya yen müdahalesi Tokyo için bir başka yenilgi









