Bizi Takip Edin

Amerika

Trump strateji değiştiriyor: DHS bütçesi için Senato tasarısına destek sinyali

Yayınlanma

ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçi Parti’den kaynaklar, Başkan Trump’ın İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) birimlerini fonlayan ancak Göç ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ile Sınır Devriyesi’ni kapsam dışı bırakan Senato tasarısına destek vermesini bekliyor. Bu hamle, Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson ile yaşanan ve hükümetin kısmi kapalılık halini haftalarca uzatma riski taşıyan gerilimli çıkmazı sonlandırabilir.

ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçi Parti’den kaynaklar, Başkan Donald Trump’ın İç Güvenlik Bakanlığının (DHS) büyük bir kısmını fonlayan ancak Göç ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ile Sınır Devriyesi’ni kapsam dışında tutan, Senato’da kabul edilmiş tasarıya destek vermesini bekliyor.

Bu adımın, Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, ile yaşanan ve hükümetin kısmi kapalılık halini haftalarca uzatma tehdidi savuran gerilimli bekleyişi sona erdirmesi öngörülüyor.

Beyaz Saray ile yapılan görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir dizi kaynak, ICE’yi fonlamasa bile Trump’ın Senato tasarısını onaylamasını beklediklerini ifade etti. Kaynaklar, bunun hükümetin kapalılık halini sona erdirmenin ve göçmenlik yasalarının uygulanması ile muhtemelen Pentagon’un fonlanması için ikinci bir bütçe uzlaşma paketi üzerinde çalışmaya başlamanın en hızlı yolu olduğunu belirtti.

Thune ve Trump arasındaki kritik temas

Senato Çoğunluk Lideri John Thune, Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçileri ile yaşanan tıkanıklığı aşmanın bir yolunu bulmak amacıyla pazartesi günü Trump ile bir görüşme gerçekleştirdi. Kaynaklar, Trump’ın şu an için Johnson’a tasarıyı Temsilciler Meclisi genel kuruluna getirmesi için yeşil ışık yakacak olan Senato tasarısını desteklemeye açık olduğunu, ancak her an fikir değiştirebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Cumhuriyetçi Parti’den bir Senato danışmanı, The Hill gazetesine yaptığı açıklamada, “Thune üzerinde DHS planımızın ne olduğunu netleştirmesi için büyük bir baskı var” dedi.

Danışman, tabanın sabrının tükendiğini ve bir şeyler yapılması gerektiğini sözlerine ekledi. Kaynak ayrıca, Senato Demokratlarının bloke etme sözü vermesi nedeniyle, Beyaz Saray’ın DHS’nin tamamını fonlayan ve Temsilciler Meclisi’nden geçen iki aylık geçici bütçeye verdiği desteği yeniden gözden geçirdiğini kaydetti. Temsilciler Meclisi söz konusu geçici bütçeyi cuma günü kabul etmişti.

Beyaz Saray’dan Kongre’ye tatil dönüşü çağrısı

Trump, milletvekillerine iki haftalık Paskalya tatilinden Washington’a dönerek İç Güvenlik Bakanlığının bir an önce fonlanmasını sağlama çağrısında bulundu.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, pazartesi günü muhabirlere yaptığı açıklamada, başkanın Kongre’ye “tekrar tekrar” toplanma çağrısı yaptığını belirtti.

Leavitt, başkanın “Eğer Kongre geri döner ve bu konuda Demokratlarla mücadele ederse, burada Beyaz Saray’da büyük bir Paskalya yemeği düzenleyeceğini” söylediğini aktardı.

Leavitt, “Bunu yapmalıyız çünkü Demokrat Parti yine hatalı tarafta yer alıyor” ifadelerini kullandı. Senato Cumhuriyetçileri, Demokratları, göçmenlik uygulamasını da fonlayan ve Temsilciler Meclisi’nden geçen İç Güvenlik bütçe tasarısına karşı yedi kez oy kullanmaya zorladı; ancak Cumhuriyetçi stratejistler bu mesajın siyasi getirisinin azalmaya başladığını değerlendiriyor.

Bütçe uzlaşma yöntemiyle çözüm planı

Diğer birkaç Senato Cumhuriyetçi kaynağı, pazartesi günü Thune ile görüştükten ve ICE ile Sınır Devriyesi fonlarını artırmak için hedeflenmiş bir bütçe uzlaşma tasarısına hızla geçmenin avantajları hakkında bilgilendirildikten sonra, Trump’ın Senato tasarısına yönelmesinin beklendiğini doğruladı. Bu planın ayrıca “SAVE America” yasasının unsurlarını da hayata geçirebileceği kaydedildi.

Ancak kaynaklar, Trump’ın Temsilciler Meclisi tasarısını desteklemenin Cumhuriyetçi taban seçmeniyle çok fazla sorun yaratacağına karar vermesi durumunda yeni bir stratejiyi benimseyebileceği konusunda temkinli konuştu.

Senato Tahsisatlar Komisyonu’nun kıdemli üyelerinden Senatör John Hoeven,, Trump’ın Temsilciler Meclisi Başkanı’nı ve Cumhuriyetçileri Senato’dan geçen tasarıyı oylamaya teşvik etmesinin yararlı olup olmayacağı sorusuna, “Üzerinde çalıştığımız şeyler tam olarak bunlar” yanıtını verdi.

Johnson ve Thune arasındaki düğüm çözülebilir

Trump’ın müdahalesi, Ulaştırma Güvenlik İdaresi (TSA), Sahil Güvenlik, Federal Acil Durum Yönetim Kurumu (FEMA) ve Siber Güvenlik ve Altyapı Güvenliği Ajansı’nı (CISA) fonlayacak mevzuatın hızla geçirilmesi için anlaşmayı hazırlayan Johnson ve Thune arasındaki tuhaf bekleyişi sona erdirecek.

Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçilerine Senato tasarısını genel kurula getirmeleri için baskı yapmak, Johnson’ın cuma günkü sert söyleminden geri adım atmasını gerektirecek. Johnson cuma günü, Cumhuriyetçilerin ICE’nin fonlarını kesmek olarak nitelendirilebilecek hiçbir mevzuatı desteklemeyeceğini açıklamıştı.

Johnson cuma günü düzenlediği basın toplantısında, “Cumhuriyetçiler sınırlarımızı yeniden açmaya veya göçmenlik uygulamasını durdurmaya yönelik hiçbir çabanın parçası olmayacaklar” dedi.

Johnson’ın bir milletvekiliyle yaptığı görüşme hakkında bilgi sahibi olan bir kişiye göre, Temsilciler Meclisi Başkanı üyelerine meclisin “Senato tasarısını kesinlikle geçirmeyeceğini” söylüyor.

Senato Cumhuriyetçileri, Trump’ın temmuz ayında imzaladığı yasayla ICE ve Sınır Devriyesi’ne dört yıllık fon sağlandığına dikkat çekiyor.

Göçmenlik uygulaması için daha fazla para sağlamak amacıyla bir bütçe uzlaşma paketi üzerinde hızla çalışmaya başlayabileceklerini belirtiyorlar. Ayrıca, Senato Demokratlarının, müzakerecilere ICE ve Gümrük ve Sınır Muhafaza Dairesi (CBP) reformları üzerinde anlaşmaya varmaları için zaman tanımak amacıyla DHS’nin tamamını daha kısa bir süreliğine fonlama tekliflerini zaten reddettiklerini not ediyorlar.

Cumhuriyetçi senatörler bu argümanları geçen hafta Trump’a sundular. Görüşmelere aşina kaynaklar, Trump’ın o dönemde İç Güvenlik Bakanlığının mümkün olduğunca büyük bir kısmını normal tahsisat süreciyle fonlayıp, ardından ICE ve Sınır Devriyesi’ni bütçe uzlaşması yoluyla takviye etme stratejisini destekleyeceğinin sinyalini verdiğini belirtti.

Cumhuriyetçi Parti’den bir danışman, Trump’ın Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçileri ve tabanın Senato tasarısına gösterdiği öfkeli tepkiyi gördükten sonra perşembeden cumaya “çark ettiğini” söyledi.

Danışman, “Bence Trump, Temsilciler Meclisi’nin bunu reddettiğini ve tabanın çıldırdığını görene kadar bu işe sıcak bakıyordu. Hiç kimse Donald Trump’tan daha iyi strateji değiştiremez” dedi.

Thune, DHS’nin büyük bölümlerini normal bir bütçe tasarısıyla fonlamanın, basit çoğunluk oyuyla geçebilecek bir bütçe uzlaşma paketinde ICE ve Sınır Devriyesi ödeneklerini artırmayı çok daha kolaylaştıracağını savundu.

Partiler Üstü Politika Merkezi’nden bütçe uzmanı Rachel Snyderman, Senato’daki engellemeyi aşmak için bütçe uzlaşma süreci aracılığıyla birden fazla kurum için ödenek fonlamaya çalışmanın karmaşık olacağını belirtti.

Snyderman, “Karmaşıklığı artırıyorsunuz çünkü ek komisyonları ve paydaşları işin içine katıyorsunuz. DHS, hepsi aynı tekil misyonu desteklemek için çok farklı faaliyetlerde bulunan kurum ve bürolardan oluşan bir İsviçre çakısı gibidir” dedi.

Trump, Senato Cumhuriyetçilerine çoğunluk oyuyla yeni bir emsal oluşturarak Senato engellemesini sonlandırmaları çağrısında bulundu.

Ancak Cumhuriyetçi Parti danışmanları, bunu yapmak için sadece sekiz kesin “evet” oyu olduğunu ve en fazla 20 Cumhuriyetçi senatörün bu seçeneği keşfetmeye açık olduğunu ifade ediyor.

Senato Cumhuriyetçi liderleri, tabanın tasarıya yönelik hararetli tepkisi dindikten sonra, Trump’ı geçen haftaki stratejilerine yeniden dahil etmek için yeni bir girişimde bulunuyor. Bir Cumhuriyetçi stratejist, Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçilerinin cuma günü Senato’dan geçen DHS tasarısına bu kadar öfkeyle tepki vermesinin nedeninin, Senato’daki meslektaşlarının kendilerini hazırlıksız yakaladığını hissetmeleri olduğunu belirtti. Stratejist, “Günün sonunda Temsilciler Meclisi, Senato’nun kabul ettiği şeyi alabilir” dedi.

Stratejist ayrıca şunları ekledi: “Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçileri arasında, Senato Cumhuriyetçilerinin kendilerini nasıl yönettiği konusunda yoğun bir hayal kırıklığı var. Temsilciler Meclisi ve Senato arasındaki iletişim eksikliği her zaman kötüdür ama bu örnekte özellikle vahimdi. Bu yüzden ‘canınız cehenneme’ dediler ve bunu diyebildiler çünkü TSA zaten fonlanmıştı.”

Trump perşembe günü, İç Güvenlik kapalılığı sırasında TSA çalışanlarına ödeme yapmak için bir başkanlık kararnamesi imzalayacağını duyurmuş, bu da Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçilerine Senato tasarısını reddetmek için daha fazla alan tanımıştı.

Amerika

Pentagon, Tomahawk çiplerinde tedarik sorunu yaşıyor

Yayınlanma

Financial Times’ın haberine göre ABD’li savunma şirketleri, Tomahawk füzelerinde kullanılan mikroelektronik bileşenlerin yerli tedarikinde zorluklarla karşılaşıyor. SkyWater Technology yöneticisi Jim Will, geçmişte bu çipleri üreten ABD’deki fabrikanın artık faaliyet göstermediğini söyledi. Pentagon ise mühimmat üretimini artırma çabaları kapsamında yeni nesil savunma şirketleriyle anlaşmalar yapıyor.

ABD’nin önde gelen savunma şirketlerinin, Tomahawk seyir füzelerinin üretimi için ihtiyaç duyulan yerli mikroelektronik tedarikçilerini bulmakta ciddi zorluklar yaşadığı bildirildi.

Minnesota merkezli çip üreticisi SkyWater Technology şirketinin Direktörü Jim Will, Financial Times (FT) gazetesine yaptığı açıklamada, tedarik zincirindeki aksamaları doğruladı.

Jim Will konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Tomahawk füzelerindeki elektronik aksam iki yıllık değil, 10 veya 15 yıllık teknolojilere dayanıyor. Ancak üretimin yurt dışına kaydırılması veya diğer belirsiz nedenlerden dolayı, 10 yıl önce bu çipleri üreten Amerikan fabrikası artık mevcut değil” ifadelerini kullandı.

Haberde, Pentagon’un üretimi artırma planları kapsamında, geleneksel yöntemler yerine ticari usullere ve teknolojilere daha fazla ağırlık veren yeni nesil savunma şirketlerine yöneldiği kaydedildi.

ABD’li savunma yüklenicilerinin, İran’daki savaş sürecinde tükenen askeri stokları hızla yenileme baskısı altında olduğu ve Pentagon’un mühimmat üretimini artırma taleplerini karşılamakta zorlandığı belirtildi.

Üretimdeki bu gecikmelerin, ABD Başkanı Donald Trump ile ülkenin önde gelen savunma sanayisi yöneticileri arasında yapılacak toplantının ana gündem maddesi olması bekleniyor.

Ulusal Savunma Sanayii Birliği Başkan Yardımcısı Jen Stewart, Washington’da şirketlerin önündeki engellerin kaldırılması ve daha hızlı hareket edilmesi konusunda partiler üstü bir uzlaşma olduğunu ifade etti.

Stewart, buna karşın ABD’deki savunma işletmelerinin sayısının 1990’lardan bu yana ciddi oranda azaldığına dikkat çekti.

FT’nin aktardığı bilgilere göre ABD hükümeti, Mayıs ayında Anduril, CoAspire, Leidos ve Zone 5 firmalarıyla, 2027 yılından itibaren başlamak üzere üç yıl boyunca düşük maliyetli seyir füzeleri üretilmesi amacıyla bir çerçeve anlaşma imzaladı.

Gelişmelerin öncesinde ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada, Ford ve General Motors dahil bazı otomotiv üreticilerinin Patriot ve Tomahawk füzeleri ile diğer silah sistemlerinin üretimine başlayabileceğini belirtmişti.

Savunma teknolojileri alanında faaliyet gösteren Anduril Industries şirketinin Üst Yöneticisi (CEO) Brian Schimpf ise 14 Haziran’da yaptığı açıklamada, ABD’nin mevcut ihracat kontrol sisteminin gözden geçirilmesi çağrısında bulunmuştu.

Schimpf, askeri ticaret alanındaki katı kuralların düşük maliyetli ve etkili silahların seri üretimini engellediğini savunmuştu.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de CEO maaşlarında rekor artış

Yayınlanma

The Wall Street Journal’ın 391 üst düzey yöneticiyi kapsayan araştırmasına göre, 70 yönetici geçen yıl 100 milyon doların üzerinde gelir elde etti. Gazete, bu artışın temel nedeninin şirket performansına ve piyasa değerine bağlanan hisse ve opsiyon paketleri olduğunu yazdı. Bazı yöneticilerin yıllık tazminat paketleri 200 milyon doların üzerine çıktı.

The Wall Street Journal’ın (WSJ) hazırladığı yeni sıralamaya göre, ABD’deki üst düzey yöneticilerin tazminat paketlerinde dikkat çekici bir artış yaşandı.

Gazetenin araştırmasına göre 100 milyon doların üzerinde gelir elde eden yönetici sayısı belirgin şekilde yükselirken, bazı yöneticilerin yıllık kazançları 200 milyon dolar eşiğini de geçti.

Gazete, toplam 391 üst düzey yöneticinin verilerini inceledi.

Araştırmaya göre bu yöneticilerden 70’i 100 milyon doların üzerinde gelir elde etti.

Listenin zirvesinde yer alan Elon Musk’ın tazminat paketinin değeri 158 milyar dolar olarak hesaplandı. WSJ, bu tutarın sıralamadaki diğer tüm yöneticilere yapılan ödemelerin toplamının 16 katına karşılık geldiğini yazdı.

Gazetenin hesaplamalarına göre geçen yıl 200 milyon doların üzerinde tazminat paketi alan yöneticiler arasında Figma’nın kurucusu ve yöneticisi Dylan Field 864 milyon dolarla ilk sırada yer aldı.

Onu 821 milyon dolarla yatırım ortaklığı Welltower’ın yöneticisi Shankh Mitra, 741 milyon dolarla gayrimenkul işlem platformu Opendoor Technologies’in CEO’su Kaz Nejatian, 248 milyon dolarla siber güvenlik şirketi CrowdStrike’ın CEO’su George Kurtz ve 205 milyon dolarla yarı iletken üreticisi Broadcom’un CEO’su Hock Tan izledi.

Yaşlı bakım evleri, hastaneler ve polikliniklere yatırım yapan Welltower’da ise dört üst düzey yönetici 100 milyon doların üzerinde tazminat paketi aldı.

Bu dört yöneticiye verilen toplam ödeme 1,3 milyar dolara ulaştı. Şirketin finans direktörü Tim McHugh’un tazminat paketi ise 167 milyon dolar olarak hesaplandı.

Araştırmaya göre S&P 500 şirketlerindeki CEO’ların medyan yıllık geliri 17,9 milyon dolarla rekor seviyeye çıktı. Listede yer alan yöneticilerin yarısından fazlası bir önceki yıla göre yüzde 9,8’in üzerinde gelir artışı elde etti.

WSJ, bu yükselişin temel nedeninin nakit ödemelerden ziyade “moonshot packages” olarak adlandırılan uzun vadeli hisse ve opsiyon planları olduğunu belirtti.

“Moonshot” ifadesi, son derece iddialı ve dönüştürücü hedefleri ifade etmek için kullanılıyor. Bu tür planlarda yönetim kurulları, üst düzey yöneticilere belirli miktarda hisse veya opsiyon tahsis ediyor; ancak bu ödüller yalnızca şirketin piyasa değerinde çok büyük artışlar gerçekleşmesi halinde hak ediliyor.

Gazete ayrıca CEO ücretleri ile hissedar getirileri arasında güçlü bir ilişki bulunmadığını da kaydetti.

Örnek olarak Robinhood’u gösteren WSJ, şirketin CEO’sunun yıllık ücretinin 3 milyon dolar olduğunu, ancak geçmiş yıllarda verilen hisse bazlı ödüllerin şirket hisselerindeki yükseliş sayesinde yaklaşık 1,1 milyar dolar değerine ulaştığını aktardı.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de Altın Kubbe savunma sistemi ilk sınavını geçti

Yayınlanma

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, Altın Kubbe füze savunma programı kapsamındaki ilk kritik testlerin başarıyla tamamlandığını açıkladı. Hegseth, sistemin ileri yönlendirilmiş enerji teknolojileri kullanarak insansız hava araçları ve seyir füzeleri dahil yaklaşan hedefleri otonom şekilde tespit edip imha ettiğini belirtti. Altın Kubbe projesi, ABD ana karasını balistik, seyir ve hipersonik füzeler ile insansız sistemlere karşı korumayı amaçlayan çok katmanlı bir savunma ağı olarak geliştiriliyor.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Altın Kubbe programı kapsamındaki ilk kritik füze savunma sistemi testlerinin başarıyla tamamlandığını duyurdu.

Hegseth, “Bugün Amerika için Altın Kubbe programı kapsamındaki ilk kritik testler tam başarıyla sonuçlandı ve buna bizzat tanıklık etme fırsatı buldum” ifadelerini kullandı.

Savaş Bakanı, testlerde ileri yönlendirilmiş enerji teknolojilerinin kullanıldığını belirterek sistemin yaklaşan hedefleri otonom biçimde tespit edip imha ettiğini söyledi.

Hegseth’e göre testlerde insansız hava araçları ve seyir füzeleri dahil tüm hedefler vuruldu ve süreç planlandığı takvime uygun şekilde yürütüldü.

Hegseth ayrıca yeni nesil teknolojilerle askeri unsurların entegrasyonunu sahada gözlemlediğini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, 40. ABD Başkanı Ronald Reagan’ın Stratejik Savunma Girişimi vizyonunu hayata geçirdiğini ifade eden Hegseth, “Altın Kubbe ile Savunma Bakanlığı ülkemizi daha önce hiç olmadığı kadar güçlü şekilde koruyacak. Altın Kubbe gerçek, güçlü ve planlandığı şekilde ilerliyor” dedi.

Altın Kubbe nedir?

Altın Kubbe, ABD ana karasını balistik, seyir ve hipersonik füzeler ile insansız hava araçlarına karşı korumayı amaçlayan çok katmanlı bir füze savunma sistemi olarak tasarlanıyor.

Program, yaklaşan tehditleri tespit etmek, takip etmek ve gerektiğinde önlemek için geniş bir uydu ağı kurulmasını öngörüyor. Sistemin yüzlerce uydu içerebileceği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, küresel ölçekte bir füze savunma sistemi oluşturulmasına ilişkin kararı Ocak 2025’te imzaladı. Trump daha önce sistemin görev süresinin sona ereceği 2029 yılına kadar devreye alınmasını hedeflediğini açıklamıştı.

Projenin koordinasyonu Mayıs 2025’te ABD Uzay Kuvvetleri Generali Michael Guetlein’e verildi. Pentagon’un, Guetlein’in liderliğinde program planını Eylül 2025’te tamamladığı bildirildi.

Uzay tabanlı savunma ağı hedefleniyor

Trump, sistemin kara, deniz ve uzay tabanlı yeni nesil teknolojilerden oluşacağını açıkladı. Reuters’ın kaynaklarına dayandırdığı haberine göre proje, füze tespiti ve takibi için 400 ila 1.000’in üzerinde uydu ile bunları imha etmek amacıyla kinetik önleyiciler veya lazerlerle donatılmış yaklaşık 200 saldırı uydusunun konuşlandırılmasını öngörüyor.

Japonya merkezli Nikkei, Japonya’nın da projeye katılabileceğini ve füze tespit sistemlerinde yapay zeka ile kuantum teknolojilerinin kullanılmasının değerlendirildiğini yazdı.

Trump, Altın Kubbe’nin maliyetini 175 milyar dolar olarak açıklarken, projeye yönelik ilk 25 milyar doların ekonomik düzenleme paketi “One Big Beautiful Bill” (Büyük, Güzel Yasa) içinde yer aldığını söyledi.

Buna karşılık ABD Kongresi Bütçe Ofisi, sistemin önümüzdeki 20 yıldaki toplam maliyetinin 831 milyar dolara ulaşabileceğini hesapladı.

Bloomberg ise Aralık 2025’te yayımladığı değerlendirmede, Çin, Rusya ve Kuzey Kore’nin birleşik kapasitesine karşı tam kapsamlı koruma sağlayacak bir sistemin maliyetinin 1,1 trilyon dolara çıkabileceğini öngördü.

Reuters, Nisan 2025’te Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX şirketinin, yazılım firması Palantir ve insansız sistem üreticisi Anduril ile birlikte sistemin temel bileşenleri için yürütülen yarışta öne çıktığını aktardı.

Northrop Grumman, L3Harris Technologies, Boeing, RTX ve Lockheed Martin de potansiyel yükleniciler arasında gösteriliyor.

Guardian: Sistem aşamalı devreye alınacak

The Guardian daha önce yayımladığı haberinde, Trump’ın açıklamalarına rağmen Altın Kubbe’nin 2028 sonuna kadar tam kapasiteyle hizmete girmesinin beklenmediğini yazdı.

Habere göre sistem aşamalı olarak devreye alınacak; ilk aşamada Pentagon veri entegrasyonuna odaklanacak, daha sonra uzay tabanlı silah sistemlerinin geliştirilmesine geçilecek.

Kaynaklara göre ABD’nin yaklaşık 18 ay içinde yaklaşan füze tehditlerini takip edecek askeri uydu ve uzay iletişim ağını kurması mümkün görülüyor. Bu ağın Altın Kubbe’nin temelini oluşturacağı değerlendiriliyor.

Rusya ve Çin’den tepki

Altın Kubbe projesi Rusya ve Çin’in tepkisini çekti. Rusya Dışişleri Bakanlığı Mayıs 2025’te yaptığı açıklamada projenin stratejik istikrarı zayıflattığını belirtirken, Bakanlık Sözcüsü Mariya Zaharova sistemi ABD’nin önleyici saldırı doktrininin “son derece tehlikeli” bir yansıması olarak nitelendirdi. Kremlin ise yeni füze savunma sistemi geliştirilmesini ABD’nin egemenlik hakkı olarak değerlendirdi.

Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zhang Xiaogang, projenin uzayda silahlanma yarışını hızlandırabileceği uyarısında bulundu. Rusya ve Çin daha sonra ortak açıklamalarında, uzayın silahlı çatışma amacıyla kullanılmasına yönelik girişimlere karşı olduklarını bildirdi.

Kuzey Kore de projeye karşı çıkarak bunun uzayda nükleer çatışma riskini artırabileceğini savundu. Kanada Başbakanı Mark Carney ise ülkesinin projeye yatırım yapma ihtimalini değerlendirdiğini açıkladı. Japonya da programda yer alma seçeneğini inceleyen ülkeler arasında bulunuyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English