Bizi Takip Edin

Diplomasi

Trump, Ukrayna’ya silah sevkiyatını yeniden başlattı

Yayınlanma

Trump yönetimi, bir haftalık aranın ardından Ukrayna’ya 155 mm’lik top mermileri ve yüksek hassasiyetli güdümlü füzelerin sevkiyatını yeniden başlattı. Pentagon’un sevkiyatı durdurma kararının kendisinden habersiz alındığını belirten Trump, Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile yaptığı görüşmenin ardından Kiev’e yeni bir Patriot sistemi de dahil olmak üzere daha fazla silah sözü verdi. Diğer yandan ABD ordusunun, artan talebi karşılamak amacıyla Patriot füzesi alımlarını dört katına çıkarmayı planladığı bildirildi.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, bir haftalık aranın ardından Ukrayna’ya bazı silah türlerinin sevkiyatını yeniden başlattı.

Reuters ve Associated Press (AP) ajanslarının konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberlere göre, Kiev yeniden 155 mm’lik top mermileri ve yüksek hassasiyetli güdümlü füzeler (GMLRS) almaya başladı.

Silahların sevkiyatının tam olarak ne zaman başladığı ve ne kadar mühimmat gönderildiği ise bilinmiyor.

Daha önce ABD, 8 bin 400 adet 155 mm’lik top mermisi, 142 Hellfire füzesi, HIMARS çok namlulu roketatar sistemleri için 252 füze ve Patriot hava savunma sistemleri için 30 adet önleyici füzenin transferini dondurmuştu.

Pentagon’un kararı Trump’ı gafil avladı

Pentagon, Ukrayna’ya askeri yardımı temmuz ayı başında askıya almıştı. CNN televizyonuna konuşan kaynaklara göre Trump, Savunma Bakanı Pete Hegseth’e silah stoklarının denetlenmesi talimatı vermiş, Hegseth ise Beyaz Saray’a haber vermeden denetim süresince Ukrayna’ya tüm silah sevkiyatını durdurmuştu.

Hegseth’in bu kararı Trump’ı gafil avladı. Beyaz Saray, Kiev’e askeri yardımın durdurulması yönünde bir emir vermediğini açıkladı.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile yaptığı telefon görüşmesinin ardından Trump, Kiev’e daha fazla silah sağlama sözü verdi ve Pentagon’a ek bir Patriot hava savunma sistemi göndermeyi değerlendirme talimatı verdi.

ABD Başkanı, “Çok sert vuruluyorlar, çok sert. Bu yüzden bu konuyu değerlendireceğiz,” diye konuştu.

The Wall Street Journal‘ın belirttiğine göre, eğer ABD Kiev’e yeni bir hava savunma sistemi gönderirse, bu Trump’ın Ukrayna’ya yeni bir ağır silah sevkiyatını onayladığı ilk durum olacak. Zira Washington şimdiye kadar sadece eski Başkan Joe Biden döneminde onaylanan sevkiyatları sürdürüyordu.

ABD, Patriot alımlarını dört katına çıkarıyor

Diğer yandan Bloomberg‘in haberine göre, ABD ordusu 1 Ekim’de başlayacak yeni mali yılda Patriot hava savunma sistemleri için füze alımına 1,3 milyar dolardan fazla kaynak ayırmayı planlıyor.

Haberde, Pentagon’un “sessiz sedasız” bir şekilde bu hava savunma füzelerinin toplam planlanan tedarik hacmini dört katına çıkardığı belirtildi.

Habere göre, nisan ayında savunma ihtiyaçlarını belirlemekten sorumlu üst düzey askeri yetkililerden oluşan bir grup, alım parametrelerini revize ederek planlanan önleyici füze sayısını 3 bin 376’dan 13 bin 773’e yükseltti.

Bloomberg, alım hacmindeki bu keskin artışın, ABD ordusunun özellikle PAC-3 MSE füzelerine artan bağımlılığını gösterdiğini vurguladı.

Bu durum, ABD ve müttefiklerinin hava ve füze savunma sistemlerini güçlendirme çabalarıyla da örtüşüyor.

Örneğin Ukrayna, şehirlerine yönelik Rusya’nın yoğun saldırılarını püskürtmek için büyük ölçüde Patriot bataryalarına ve bu sistemlere sağlanan füzelere güveniyor.

Bütçe kayıtlarına göre, ABD 2024 mali yılı başlangıcına kadar bu füzelerden 2 bin 47 adet satın aldı. 2024’te 230, 2025’te ise 214 adet daha alındı.

2026 yılı için 224 yeni önleyici füze alımı amacıyla 945,9 milyon dolar talep edildi. Bu miktarın 549,6 milyon doları temel bütçeden, 396,3 milyon doları ise NATO’nun Avrupa’daki savunmasını güçlendirmeyi hedefleyen “Atlantik Kararlılığı” programı kapsamında karşılanacak.

Kremlin: Askeri yardım savaşı bitirmez

Kremlin, Ukrayna’ya askeri yardımın devam etmesinin savaşın sona ermesine katkı sağlamayacağını açıkladı.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, “ABD’den Ukrayna’ya tam olarak hangi sevkiyatların, ne miktarda gelmeye devam ettiğini nihai olarak netleştirmek zaman alacaktır,” dedi.

Bununla birlikte, The New York Times‘a konuşan Kremlin’e yakın kaynaklara göre, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna savunmasının önümüzdeki aylarda çökebileceğine inanıyor ve Kiev’den büyük tavizler almadan çatışmaları durdurmayı reddediyor.

Axios haber sitesi ise Trump’ın Zelenskiy ile yaptığı telefon görüşmesinde Kiev’e acil olarak Patriot sistemleri için on adet önleyici füze gönderme sözü verdiğini yazdı.

Bu görüşmeden önce Trump, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile bir araya gelmişti. Merz, füze sevkiyatlarının yeniden başlatılması çağrısında bulunmuş ve Ukrayna’ya devretmek üzere ABD’den ek Patriot bataryaları satın almaya hazır olduğunu ifade etmişti.

Kaynaklara göre, somut bir anlaşmaya varılmasa da konunun görüşülmeye devam ettiği belirtildi.

Trump, Beyaz Saray’da basın mensuplarına yaptığı açıklamada da Kiev’e silah sevkiyatını artırma niyetini teyit ederek, “Kendilerini savunabilmeliler. Şu anda çok ağır darbeler alıyorlar,” ifadelerini kullandı.

Pentagon da Trump’ın talimatıyla, Ukrayna’nın kalıcı bir barışa ulaşılana kadar pozisyonlarını koruyabilmesi için ek “savunma silahları” gönderileceğini doğruladı.

Beyaz Saray, Pentagon’a Ukrayna için Patriot talimatı verdi

Diplomasi

Ukrayna, İngiliz L119 obüslerini lisansla üretecek

Yayınlanma

Ukrayna ile Birleşik Krallık, L119 obüslerinin Ukrayna’da lisans altında üretilmesi konusunda anlaşmaya vardı. The Wall Street Journal’a göre proje, ülkenin Patriot sistemlerine ait füzeler gibi daha karmaşık Batı silahlarını üretme kabiliyetini de ortaya koyabilir. Üretim süreci test modeliyle başlayacak; namlu, sürgü mekanizması ve hidrolik sistemler gibi parçaların önemli bölümü Ukrayna’da imal edilecek.

Ukrayna, Birleşik Krallık ile L119 tipi hafif obüslerin ülke içinde üretilmesi konusunda anlaşma sağladı.

The Wall Street Journal haberinde, bu projenin Ukrayna sanayisinin Patriot sistemlerine ait füzeler dahil olmak üzere daha karmaşık Batı silahlarını üretmeye hazır olup olmadığını ortaya koyacağını belirtti.

İngiliz savunma şirketi BAE Systems lisansı altında gerçekleştirilecek üretim Ukraynalı bir işletme tarafından yürütülecek.

BAE Systems Temsilcisi Giles Ambrose, üretim sürecini denetlemek ve düzene koymak amacıyla fabrikanın öncelikle obüsün test modelini imal edeceğini bildirdi.

L119, nakliyesi çekici araçlar ya da helikopterlerle sağlanan hafif bir obüs modeli olarak öne çıkıyor. Yaklaşık 17 kilometre mesafedeki hedefleri vurabilen sistemin M119 adını taşıyan benzer bir versiyonu ABD ordusu tarafından da kullanılıyor.

The Wall Street Journal haberinde obüs imalatının insansız hava araçlarına kıyasla daha karmaşık bir süreç gerektirdiğine dikkat çekildi. Bu üretim için namlu, kama mekanizması, hidrolik sistemler ve diğer metal parçaların imalatı gerekiyor.

Ukraynalı işletme bu bileşenlerin birçoğunu kendi imkanlarıyla üretecek. BAE Systems Temsilcisi Ambrose konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Bu durum malzemeler, parçaların imalatı ve mekanik işleme süreçleriyle ilgili ciddi zorluklar barındırıyor” dedi.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile BAE Systems temsilcileri obüslerin üretimini ilk olarak Ağustos 2023’te ele aldı ve taraflar bir anlaşma imzaladı. Bir ay sonra şirketin Kiev yönetimine obüs yedek parçalarının üretimini kurmayı teklif ettiği açıklandı.

O dönemde İngiliz savunma şirketinin planlarını değerlendiren Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna topraklarında silah üretim tesislerinin kurulmasının çatışmaların gidişatını esasta değiştirmeyeceğini beyan etti. Peskov, Moskova’nın bir ofis açılmasını olumsuz karşılayacağını ve bu yapının ordunun hedefi haline geleceğini dile getirdi.

Ayrıca bu yılın ilkbahar döneminde Ukraynalı yetkililer Patriot füzelerinde kritik bir eksiklik yaşandığını duyurdu.

Bu gelişmenin ardından Zelenski, ABD’den bu füzelerin üretimi için lisans verilmesini talep etti. Temmuz ayı başında ABD Başkanı Donald Trump, Washington’ın Ukrayna’ya söz konusu lisansı sağlayacağını açıkladı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Hürmüz Boğazı krizinin ardından doğalgazda dört ayın zirvesi

Yayınlanma

Savaş ve lojistik kaygılar nedeniyle Avrupa’da gösterge doğalgaz fiyatları megavatsaat başına 60 avroyu aşarak son dört ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Analistler ve sektör uzmanları, azalan Avrupa rezervleri ile Asya’daki yüksek sıcaklıkların yanı sıra jeopolitik risklerin enerji piyasalarında kalıcı bir unsur haline geldiğine dikkat çekiyor.

Hürmüz Boğazı’nda yeniden tırmanan şiddet olayları, dünyanın en kritik enerji geçiş noktasından sevkiyat yapılabilirliğine dair endişeleri tetikledi.

Bu gelişmelerin ardından Avrupa’da doğalgaz fiyatları son dört ayın en yüksek seviyesine çıktı.

Politico’nun haberine göre Dutch TTF olarak bilinen gösterge niteliğindeki Avrupa doğalgaz fiyatı, pazartesi günü kısa süreliğine megavatsaat başına 60 avro eşiğini aşarak mart ortasından bu yana kaydedilen en yüksek seviyeyi gördü.

ABD’nin İran’a yönelik üst üste 10’uncu gecesinde de düzenlediği hava saldırılarına Tahran yönetiminin bölgedeki ABD müttefiklerini ve Basra Körfezi’ndeki tankerleri hedef alarak yanıt vermesinin ardından fiyatlar salı günü megavatsaat başına 59 avro seviyesinde dengelendi.

Haziran ayında sağlanan ateşkesten önce doğalgaz fiyatları megavatsaat başına 50 avronun altında seyrediyordu. Öngörülmesi imkânsız hale gelen bir savaş sürecinde piyasa aktörleri büyük riskler almaktan kaçınıyordu.

Salı günü kaydedilen rakamlar, bir önceki aya kıyasla yüzde 50’lik bir artışa işaret ediyor.

Bu tablo aynı zamanda, tükenen Avrupa rezervleri ile Asya’da mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıkların birleşmesi sonucu doğalgaz arzının daha da daralacağı yönündeki kaygıları yansıtıyor.

Analistler, Asya’daki yüksek sıcaklıkların klima kullanımını artırarak talebi yukarı çekeceğini öngörüyor.

Son fiyat sıçramaları, Ortadoğu’daki huzursuzluğun enerji piyasalarında kalıcı bir unsur olarak fiyatlandırılacağı yönündeki endişeleri artırdı.

Bu durum, Washington ve Tahran’ın deniz trafiğine geçiş ücreti veya “hizmet bedeli” uygulama tehditlerinin yanı sıra Yemen’deki Ensarullah’ın bölgedeki bir diğer kritik su yolu olan Babilmendep Boğazı’nı ambargo altına alacağını duyurmasıyla daha da pekişti.

Montel Energy kıdemli analisti Tobias Federico sürece ilişkin değerlendirmesinde, “Hürmüz Boğazı’nın sürekli olarak rastgele biçimde trafiğe açılıp kapanması, buranın artık dünya LNG sevkiyatı için güvenilir bir teslimat rotası olmadığını gösteriyor” dedi.

Madrid merkezli enerji şirketi Moeve’nin Ticaret ve Ticari Entegrasyondan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Alice Acuña ise “TTF’de son dönemde yaşanan yükseliş, jeopolitik riskin enerji piyasaları için yapısal bir gerçeklik haline geldiğini kanıtlıyor” ifadesini kullandı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Britanya Başbakanı Burnham, ABD’ye üs izni verdi

Yayınlanma

Yeni Britanya Başbakanı Andy Burnham, Birleşik Krallık’ın İran’a karşı “savunma amaçlı saldırılar” olarak adlandırdığı operasyonlar için ABD’nin İngiliz askeri üslerini kullanmasına onay verdi.

Bir önceki Başbakan Keir Starmer, ABD operasyonlarının yeniden başlamasının ardından ve çatışmanın tırmanacağına dair endişeler sürerken, Birleşik Krallık’ın izleyeceği politikayı görüşmek üzere geçen cuma günü bir toplantısıya başkanlık etti.

Bloomberg’e bilgi veren kaynaklara göre, toplantıya katılan bakanlar, Diego Garcia ve RAF Fairford’daki üslerin İran’ın füze tehdidine karşı koyan ABD uçakları tarafından kullanılabileceği ve bu tesislerin Hürmüz Boğazı’nı hedef almak için kullanılabileceği yönündeki mevcut politikayı sürdürme kararı aldı.

Kaynaklara göre, pazartesi günü başbakan olan Burnham, görüşme hakkında bilgilendirildi ve alınan karara onay verdi.

Kaynaklar, “savunma amaçlı” ABD saldırıları için Birleşik Krallık üslerinin kullanımına izin verme konusunda önceki hükümetin politikasını sürdüreceğini belirtiyor. 

Bu, İngiliz üslerinin şu anki ABD operasyonlarının bir kısmında kullanılması muhtemel olduğu anlamına geliyor.

Karar, ABD’nin yeniden başlattığı operasyonların 10. gününün ardından ortaya çıktı. ABD Merkez Komutanlığı, gece boyunca İran’ın askeri komuta merkezlerini, füze fırlatma üslerini ve hava savunma sistemlerini hedef aldığını açıkladı.

Bununla birlikte, İngiliz yetkililer, Trump’ın köprüleri ve elektrik santrallerini vurma tehditlerinden endişe duyuyor.

ABD Başkanı Donald Trump salı günü, diplomatik bir çözüme ulaşılamaması halinde Kazma Dağı’ndaki İran nükleer tesisinin hedef haline gelebileceği uyarısında bulundu.

Bu durum, üslerin kullanılmasının Birleşik Krallık’ı savaş suçlarına ortak yaptığını savunan sol kanattaki İşçi Partisi milletvekilleri, Yeşil Parti ve Liberal Demokratlar’dan eleştiri alması muhtemel.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English