Bizi Takip Edin

Amerika

Trump’ın yapay zeka hamlesi açık kaynaklı modelleri güçlendiriyor

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin ulusal güvenlik ve siber güvenlik gerekçeleriyle OpenAI ve Anthropic gibi öncü yapay zeka laboratuvarlarının yeni modellerine getirdiği kısıtlamalar, teknoloji dünyasında açık kaynaklı alternatiflere olan yönelimi artırıyor. Sektör temsilcileri ve uzmanlar, hükümetin özel şirketlerin kontrolündeki modellere müdahale yetkisini kullanmasının, ABD’yi küresel rekabette ve özellikle Çin karşısında zayıflatabileceği çekincesini dile getiriyor.

Donald Trump yönetiminin özel yapay zeka modellerinin piyasaya sürülmesine yönelik getirdiği son kısıtlamalar, açık kaynaklı alternatif sitemlerin sivil ve ticari alandaki rolünü güçlendiriyor.

Federal hükümet, Anthropic ve OpenAI gibi yapay zeka geliştiricilerinin yeni nesil sistemlerinin dağıtımını siber güvenlik gerekçeleriyle sınırlandırırken, tek bir şirketin kontrolünde bulunan ve tescilli verilere dayanan bu modellere yönelik adeta bir “acil durum şalteri” mekanizması işletiyor.

Kamuya açık verilerden beslenen ve küresel düzeyde erişilebilir olan açık kaynaklı modellerin savunucuları ise Beyaz Saray’ın öncü yapay zeka laboratuvarlarına yönelik bu benzeri görülmemiş müdahalesinin dolaylı olarak Çin’in elini güçlendirebileceğini savunuyor.

Yapay zeka uzmanları, ABD genelinde güçlü sivil modellerin eksikliğinin Çin tarafından bir avantaja dönüştürülmesini engellemek için, ülke içindeki açık kaynaklı geliştirme faaliyetlerinin hızlandırılması gerektiğine işaret ediyor.

Data entegrasyon platformu Collibra’nın Üst Yöneticisi (CEO) Felix Van de Maele, konuya ilişkin değerlendirmesinde, modern işletmelerin büyük bölümünün halihazırda çoklu model ve çoklu ajan içeren karmaşık altyapılar üzerinde çalıştığını belirtti.

Şirketlerin kendi yönettikleri ve gerektiğinde mülkiyetine sahip oldukları kontrol mekanizmalarına ihtiyaç duyduklarını vurgulayan Van de Maele, “Yüz milyonlarca insana sunulmuş bir modelin, bir rakibin şikayeti üzerine sadece 90 dakika içinde geri çekilmesi talimatı verildiğinde, bu ihtiyacın ne kadar acil olduğu açıkça görülüyor. Bu durum yeni bir endişe yaratmadı, sadece var olan şüpheleri tamamen ortadan kaldırdı” ifadelerini kullandı.

Kısıtlamaların odağındaki modeller karanlığa gömüldü

Van de Maele, Trump yönetiminin geçen ay Amazon tarafından dile getirilen siber güvenlik çekincelerinin ardından Anthropic firmasına en yeni modelleri olan Claude Mythos 5 ve Fable 5’i yayından kaldırması için yalnızca 90 dakika süre vermesine atıfta bulundu.

Anthropic firmasının bu ihracat kontrolü talimatına uymasıyla birlikte her iki model de iki haftayı aşkın bir süre boyunca tamamen kapatıldı ve kısıtlamalar ancak geçen hafta hafifletilebildi.

Yaşanan bu süreç, özel yapay zeka üreticilerinin tek bir idari kararla milyonlarca kullanıcının sistemlere erişimini anında kesmek zorunda kalabileceğini gösterdi.

Özel mülk modellerin aksine, açık kaynak kodlu sistemler kamu malı olarak kabul ediliyor ve dileyen her kişi veya kurum tarafından indirilip amaca göre özelleştirilebiliyor.

Yapay zeka pazarının öncülerinden OpenAI, siber güvenlik risklerinin tespiti kapsamında Trump yönetiminin talebi üzerine yeni yapay zeka modelinin genel dağıtımını sınırlandırdığını duyurdu.

Şirketin en büyük rakiplerinden Anthropic de ABD Ticaret Bakanlığının iki hafta önce uygulamaya koyduğu fiili yasağın ardından, siber güvenlik odaklı en güçlü modelinin sınırlı bir şekilde kullanımına onay verildiğini açıkladı.

Her iki şirket de yeni modellerin yalnızca güvenilir ortaklardan oluşan küçük gruplara açılacağını belirtti. OpenAI, GPT-5.6 Sol adı verilen yeni ürünün sadece Trump yönetiminden onay alan müşteriler tarafından kullanılabileceğini bildirdi.

Şirket açıklamasında, “Hükümetin bu tür bir denetim sürecinin uzun vadeli bir standart haline gelmesi gerektiğine inanmıyoruz” değerlendirmesine yer vererek, mevcut test aşamasının gelecek haftalarda sağlanacak daha geniş erişim öncesinde geçici bir adım olduğunu kaydetti.

Anthropic tarafından geliştirilen sohbet robotu Claude’un Fable 5 ve Mythos 5 modelleri, yabancı ülke vatandaşlarının erişimini engelleyen Trump direktifine uyum sağlamak amacıyla tanıtımlarından birkaç gün sonra kapatılmıştı.

Hükümet, cuma günü bu modellerden Mythos 5 üzerindeki kısıtlamaları kaldırarak sistemin siber savunma uzmanları ve kritik altyapı sağlayıcılarından oluşan kısıtlı bir gruba yeniden açılmasına izin verdi.

Beyaz Saray ise öncü yapay zeka laboratuvarlarıyla hızlı büyüyen bu teknolojinin risk yönetimi konusunda işbirliğinin sürdüğünü bildirdi.

Beyaz Saray yapay zeka modellerine sınır getirmeye hazırlanıyor

Siber silah endişeleri ve ulusal güvenlik denetimleri

Federal yetkililerin endişeleri, Anthropic firmasının bu yılın başlarında Mythos modelinin yazılımlardaki güvenlik açıklarını bulma konusunda olağanüstü bir kabiliyete sahip olduğunu bildirmesiyle arttı.

Hükümet kaynakları, bu yeteneğin kötü niyetli bilgisayar korsanları tarafından kritik altyapı şebekelerine yönelik siber saldırılarda bir silaha dönüştürülebileceğinden endişe ediyor.

Başkan Trump, haziran ayı başında imzaladığı kararnameyle en gelişmiş yapay zeka sistemlerinin ulusal güvenlik riskleri açısından kamuoyuna sunulmadan önce 30 güne kadar federal düzeyde incelenmesini öngören bir mekanizma kurmuştu.

Kararnamede geliştiricilerin bu sürece katılımı gönüllülük esasına dayandırılsa da denetim altyapısının henüz tam olarak olgunlaşmadığı ifade ediliyor.

Trump’ın teknoloji ve bilim danışmanları kurulunun eş başkanlığını yürüten yatırımcı David Sacks, katıldığı bir yayında Anthropic CEO’su Dario Amodei’yi işaret ederek, “Dario birkaç ay önce Washington’a gelerek Mythos adında bir siber silah ürettiğini söyledi. Bu durum yetkililerde büyük bir tedirginliğe yol açtı. Modelin gelişmiş siber yetenekleri göz önüne alındığında bu endişelerde doğruluk payı bulunuyordu” dedi.

OpenAI ise İspanyolca “güneş” kelimesinden esinlenerek Sol adını verdiği yeni modelinin, siber saldırı gerçekleştirmekten ziyade güvenlik açıklarını bulma ve onarma konusunda insanlara yardımcı olmak üzere tasarlandığını açıkladı.

Şirket, sistemin kendi iç risk eşiklerini aşmadığını savunsa da başka araçlarla birleştirildiğinde öngörülemeyen siber risklerin ortaya çıkabileceğini kabul ederek kademeli bir dağıtım stratejisi izlediklerini duyurdu.

OpenAI, Sol modelini kullanmasına izin verilen yaklaşık 20 müşterinin kimliklerini ise henüz açıklamadı.

Sektör temsilcilerinden ve siyasetçilerden tepkiler

Yapay zekanın düzenlenmesine yönelik partiler üstü bir yasa tasarısının eş yazarı olan Demokrat Kongre Üyesi Lori Trahan, yaptığı açıklamada Trump yönetiminin uygulamalarını eleştirdi.

Trahan, “Trump yönetiminin hangi şirketin en yeni yapay zeka modeline erişebileceğine tek tek karar vermesinden derin endişe duyuyorum. Ortada bir yasa, şeffaf bir süreç veya denetim yok. Sadece Washington’daki bürokratlar kimin sistemin içinde, kimin dışında kalacağına karar veriyor” dedi.

Teknoloji sivil toplum kuruluşları ve siber güvenlik uzmanları da Anthropic’in daha güvenli bir sürüm olarak sunduğu Fable modelinin iki haftadır kapalı tutulmasını eleştiriyor.

Stanford Üniversitesi siber güvenlik uzmanlarından Alex Stamos, siber güvenlik sektöründe bu engelleme kararının somut ve teknik bir temeli olduğuna inanan neredeyse hiç kimsenin olmadığını belirtti.

Yapay zeka güvenlik şirketi Corridor’un yöneticilerinden olan ve daha önce Meta bünyesinde üst düzey güvenlik yöneticiliği yapan Stamos, Amazon tarafından hazırlanan teknik analiz raporlarında, Çin yapımı muadilleri dahil olmak üzere piyasadaki diğer modellerde bulunmayan ekstrem bir siber güvenlik riskine rastlanmadığını ifade etti.

Stamos, “Eğer yönetim ABD’nin yapay zeka yarışında Çin’i geçmesini gerçekten istiyorsa, bu hedefe giden yolda atılabilecek en mantıksız adımı atmıştır” şeklinde konuştu.

Halka arz süreçleri ve kamulaştırma tartışmaları

Denetimlerin sıkılaşması, SpaceX’in 12 Haziran’daki halka arzının ardından kendi hisselerini Wall Street’te halka açmaya hazırlanan OpenAI ve Anthropic’in planlarını karmaşıklaştırıyor.

OpenAI CEO’su Sam Altman ile ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick arasında hafta içinde gerçekleştirilen görüşmelerde bu kısıtlama kararları ele alındı.

Anthropic yönetimi ile federal hükümet arasındaki ilişkiler ise daha mesafeli bir seyir izliyor. Pentagon, yapay zekanın savaş ortamlarında kullanımına dair etik ve güvenlik kaygıları uyandırdığı gerekçesiyle Anthropic’i daha önce bir ulusal güvenlik riski olarak tanımlamış, Başkan Trump da federal kurumların Claude sohbet robotunu kullanmasını yasaklamıştı.

Anthropic’in bu karara karşı açtığı dava süreci federal mahkemelerde devam ediyor.

Ticaret Bakanı Lutnick, Anthropic yönetimine gönderdiği mektupta siber güvenlik kaygılarının giderilmesi konusunda önemli ilerleme kaydedildiğini belirtti.

Şirket ise cuma gecesi sağlanan kısmi onaydan memnuniyet duyduğunu ve modellerin genel kullanıcılara tekrar açılması için çalışmaya devam edeceğini duyurdu.

Öte yandan, Başkan Trump’ın önde gelen yapay zeka şirketlerinde devletin hisse sahibi olması fikrini gündeme getirmesi tartışmaları farklı bir boyuta taşıdı.

Trump, Amerikan halkının bu teknoloji devlerine bir nevi ortak olabileceği ve şirket hisselerinin bir kısmının kamuya devredilebileceği bir mülkiyet modeli üzerinde durduklarını açıklamıştı.

Anthropic, Çinli kullanıcılar için gizli veri izleme özelliğini devreye almış

Amerika

ABD’de Gizli Servis’in ihmaller zinciri raporlaştırıldı

Yayınlanma

ABD İç Güvenlik Bakanlığı Başmüfettişlik Ofisi, Donald Trump’a yönelik suikast girişimine dair raporunda ABD Gizli Servisi’nin güvenlik zafiyetlerini gözler önüne serdi. Raporda, kurumlar arası iletişim kopukluğu, insansız hava araçlarına karşı yetersiz önlemler ve tehdit algısındaki gecikmelerin suikast girişiminin engellenmesini imkansız kıldığı belgelendi.

ABD İç Güvenlik Bakanlığı Başmüfettişlik Ofisi, 2024 yılının yaz aylarında Pennsylvania eyaletindeki seçim mitingi sırasında ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik düzenlenen suikast girişimine ilişkin kapsamlı raporunu yayımladı.

Raporda, ABD Gizli Servisi’nin tehdidi zamanında tespit edememesi ve Trump’ın yakın koruma ekibini uyaramamasının arkasında yatan yapısal iletişim sorunları ile operasyonel ihmaller ayrıntılarıyla aktarıldı.

Belgelere göre, yerel kolluk kuvvetleri tarafından iletilen 102 telsiz mesajı Gizli Servis ajanlarına ulaşmadı. Saldırıyı gerçekleştiren Thomas Matthew Crooks hakkında Gizli Servis’e yalnızca beş telefon araması ve üç kısa mesaj iletilebildiği saptandı.

Raporda, “Sonuç olarak Gizli Servis personeli, Başkan Trump’ın koruma ekibini şüpheli şahıs hakkında uyarmadı. Bu durum, Gizli Servis’in tüm kolluk kuvvetlerinin katılımıyla ortak bir iletişim merkezi kurmamasından kaynaklandı” tespiti yer aldı.

Bazı yakın koruma görevlileri, şüpheli şahsı arama çalışmalarından haberdar edilmeleri durumunda, Trump’ın sahneye çıkışını erteleyerek veya kendisini kürsüden uzaklaştırarak güvenliğini sağlayabileceklerini ifade etti.

Federal Soruşturma Bürosu (FBI), miting alanında ateş açan saldırganın 20 yaşındaki Thomas Matthew Crooks olduğunu açıklamıştı.

Silahtan çıkan kurşunun o dönem başkan adayı olan Trump’ın kulağını sıyırdığı olayda, miting alanındaki bir kişi hayatını kaybetmiş, iki kişi ise yaralanmıştı.

Saldırgan Crooks, olay yerinde Gizli Servis keskin nişancıları tarafından vurularak etkisiz hale getirilmişti.

MAGA tabanında Trump’a yönelik suikastin düzmece olduğuna dair inanç büyüyor

Drone savar sistemi işlevsiz kaldı

Rapordaki bulgular, saldırgan Crooks’un suikast girişiminden birkaç saat önce alanda insansız hava aracı (İHA) uçurduğunu, ancak Gizli Servis’in bu uçuşu ve saldırganın konumunu tespit edemediğini ortaya koydu.

Başmüfettişlik Ofisi, 13 Temmuz 2024 tarihindeki miting alanında insansız hava araçlarına karşı bir savunma sistemi kurulmuş olmasına rağmen, bu altyapının yeterli eğitime sahip olmayan tek bir operatör tarafından yönetildiğini ve sistemin etkinlik öncesinde test edilmediğini bildirdi.

Sistemde yaşanan teknik aksaklığı gidermek için operatörün saatlerce uğraştığı, bu esnada Crooks’un yaklaşık dokuz dakika boyunca insansız hava aracını miting alanı üzerinde serbestçe uçurduğu belirlendi.

Raporda, “Crooks, drone savar sisteminin çalışmadığı 15.51 ile 16.00 saatleri arasında cihazı yönetti. Drone, kamerasıyla miting sahnesini kaydedecek şekilde 471 yarda mesafeden ve yaklaşık iki saat sonra ateş açacağı AGR binasının çatısı üzerinden uçuş gerçekleştirdi” bilgisine yer verildi.

İnternette adres arandı

Kolluk kuvvetlerinin, saat 18.09’da Gizli Servis ile iletişime geçerek AGR binasının çatısındaki şüpheli şahıs konusunda uyarıda bulunduğu belgelendi.

Ancak ilgili Gizli Servis ajanı ile drone savunma operatörünün, söz konusu binanın konumunu sorgulamadığı ve durumu başlangıçta bir tehdit kaynağı olarak değerlendirmediği kaydedildi.

İlgili ajanın, şüpheli şahsa dair ihbarı aldığını dahi hatırlamadığı, iş yoğunluğunu gerekçe göstererek konuyu yanındaki operatöre devrettiği belirtildi.

Operatörün, binanın yerini yerel güvenlik güçlerine sormak yerine internet üzerinden aratmayı tercih ettiği ve bu arama faaliyetini sürdürdüğü sırada Crooks’un ilk ateşini gerçekleştirdiği rapor edildi.

Rapora göre, çatıda silahlı bir şahsın görüldüğüne dair Gizli Servis’e iletilen uyarıdan yalnızca iki dakika sonra, saat 18.11’de Crooks, Trump’ın bulunduğu yöne doğru sekiz el ateş etti.

Belgede, Gizli Servis personelinin, saldırgan ateş açana dek durumu doğrudan bir tehdit olarak tanımlamadığı vurgulandı.

Trump’a suikast girişimi; gerçekleşen kehanet, Amerika’nın sağı/solu

Okumaya Devam Et

Amerika

OpenAI, Trump yönetimine yüzde 5 hisse teklif etti

Yayınlanma

OpenAI, Washington’da artan siyasi baskıyı hafifletmek amacıyla ABD hükümetine şirketin %5 hissesini devretmeyi önerdi.

Financial Times’ın (FT) iddiasına göre, mart ayında 852 milyar dolarlık yatırım sonrası değerleme ile rekor kıran bir finansman turunu tamamladıktan sonra, şrketin %5’lik hissesi yaklaşık 42,6 milyar dolar değerinde olacak.

FT, görüşmelere aşina iki kaynağa atıfta bulunarak, OpenAI CEO’su Sam Altman’ın, halka şirkette mali bir menfaat sağlamanın yapay zekanın getireceği faydayı paylaşmanın en iyi yolu olduğunu savunduğunu bildirdi.

Habere göre Altman, Trump yönetimi ile yapılan ilk görüşmelerde, Washington’un bir fon aracılığıyla önde gelen her bir ABD yapay zeka geliştiricisinin %5 hissesine sahip olacağı daha geniş kapsamlı bir anlaşmanın parçası olarak bu büyüklükte bir hisse önermişti.

FT’nin aktardığına göre, önerilen düzenleme kapsamında Anthropic, Google ve Meta gibi diğer ABD’li yapay zeka şirketlerinin de bir varlık fonu aracılığıyla hükümete benzer hisseler devretmesi öngörülüyor.

Bu gruplardan herhangi birinin OpenAI’nin teklifini kabul edip etmeyeceği henüz belli değil.

Konuya yakın bir kaynak perşembe günü yaptığı açıklamada, Trump yönetimi ile Anthropic arasında hükümetin şirkette hisse alması konusunun görüşülmediğini belirtti.

Washington, bu şirketlerin modelleriyle ilişkili siber güvenlik açıklarına karşı giderek daha temkinli hale geldikçe ve bazı önde gelen ABD modelleriyle neredeyse aynı performansa sahip ama önemli ölçüde daha ucuz olan Çinli açık kaynaklı modellerden gelen rekabetin artmasıyla birlikte, büyük ABD yapay zeka firmaları üzerindeki baskı giderek artıyor.

Anthropic, hükümetin ihracat kontrol yönergesine uymak amacıyla geçen ay en gelişmiş Mythos ve Fable modellerine erişimi devre dışı bırakmıştı.

Salı günü, Claude AI platformunun arkasındaki şirket, politika yapıcıların güvenlik endişelerini gidermek için gerekli adımları attıktan sonra modellerin erişimini yeniden açma izni aldığını açıkladı.

OpenAI’ın ortaya çıkan teklifinin, şirketin sermayesinde devletin pay alması olasılığına dair bir yılı aşkın süren görüşmelerin ardından geldiği belirtiliyor.

Altman bu konsepti ilk olarak 2025 yılının başlarında doğrudan Trump yönetimine sunmuştu. Nisan ayında, önde gelen model geliştiricisi, yapay zeka şirketlerindeki büyümeden elde edilen varlıkları elinde tutmak ve iktisadi faydaları halka dağıtmak amacıyla bir “varlık fonu” kurulmasını önermişti.

Trump yönetimi daha önce de özel şirketlerde hisse satın almış ve başkanın ikinci görev dönemi boyunca Intel Corp, IBM ve diğer kuantum teknolojisi ile kritik maden şirketlerine yatırım yapmıştı.

Hükümet, geçen yılın ağustos ayında çip üreticisinin adi hisselerine yaptığı 8,9 milyar dolarlık dönüm noktası niteliğindeki yatırımın ardından Intel’de %10 hisse elde etti.

Mayıs ayında ise Başkan Donald Trump, şirkette daha büyük bir hisse talep etmesi gerektiğini söyledi.

Trump, ABD’nin yapay zeka devlerinde hisse almasını, Amerikalıları “bu devrimin ortakları” haline getirecek “harika bir şey” olarak nitelendirmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Hegseth’in Avrupa’dan asker çekme planı Beyaz Saray’a takıldı

Yayınlanma

The Wall Street Journal’ın haberine göre ABD Savaş Bakanı Hegseth, NATO savunma bakanlarının haziran ayında Brüksel’de düzenlenen toplantısında Avrupa’daki Amerikan askeri varlığının daha da azaltılacağını açıklamayı planlıyordu. Gazetenin kaynakları, planın Beyaz Saray tarafından, Başkan’ın ulusal güvenlik danışmanı görevini de yürüten Marco Rubio’nun bilgilendirilmesinin ardından rafa kaldırıldığını aktardı.

The Wall Street Journal’ın (WSJ) haberine göre ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, haziran ayında Brüksel’de düzenlenen NATO savunma bakanları toplantısında Avrupa’daki Amerikan askeri varlığının ilave ölçüde azaltılacağını duyurmaya hazırlanıyordu. Gazetenin konuya aşina kaynakları, girişimin Beyaz Saray tarafından reddedildiğini aktardı.

Kaynaklara göre plan, daha önce Polonya’ya gönderilmesi öngörülen zırhlı tugayın sevkiyatının iptal edilmesi ve Romanya’daki piyade tugayının geri çekilmesinin ötesine geçen yeni asker azaltımlarını içeriyordu. Ancak habere göre Başkan’ın ulusal güvenlik danışmanı görevini de yürüten Marco Rubio’nun plan hakkında Beyaz Saray’ı bilgilendirmesinin ardından ABD yönetimi bu adımdan vazgeçti.

WSJ, yaşanan sürecin Washington yönetiminin Avrupa’daki askeri varlığını hangi hız ve kapsamda azaltacağı konusunda henüz ortak bir tutum oluşturamadığını gösterdiğini yazdı. Gazeteye konuşan kaynaklar, buna rağmen ilerleyen dönemde yeni asker azaltımlarının hâlâ gündemde kalabileceğini belirtti.

Habere göre bu yaklaşımı yalnızca Hegseth değil, Savaş Bakanlığı Müsteşarı Elbridge Colby de destekliyor. Colby’nin uzun süredir ABD’nin Asya dışındaki askeri yükümlülüklerini sınırlandırılmasını ve kaynakların Çin ile stratejik rekabete yönlendirilmesini savunduğu belirtildi.

Polonya önceden bilgilendirilmedi

WSJ’ye konuşan Polonyalı yetkililer de Hegseth’in mayıs ayında Teksas’taki Fort Hood’dan Polonya’ya gönderilmesi planlanan zırhlı tugayın konuşlandırılmasını iptal ettiğinde, ABD yönetiminin Varşova’yı önceden bilgilendirmediğini ve Polonya tarafıyla herhangi bir istişare yürütmediğini söyledi.

Gazete, ABD Başkanı Donald Trump’ın gelecek hafta Ankara’da NATO liderleriyle yapacağı görüşmelerde Avrupa’daki Amerikan askerlerinin sayısı ile müttefik ülkelerin savunma harcamalarının temel gündem maddeleri arasında yer almasının beklendiğini aktardı.

Hegseth, 18 Haziran’da Brüksel’de düzenlenen NATO savunma bakanları toplantısında ABD’nin Avrupa’daki kuvvet konuşlanmasına yönelik altı aylık kapsamlı inceleme sürecini başlattığını açıklamıştı.

ABD Savaş Bakanı o toplantıda, “Bu gerçek anlamda bir analiz olacak. Amaç, Avrupa’nın Avrupa’nın savunmasındaki asli sorumluluğu üstlenmesini sağlayacak şekilde NATO’nun hızlı ve geri döndürülemez biçimde ilerlemesini temin etmek” ifadelerini kullanmıştı.

Trump, mayıs ayının başında Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile yaşadığı anlaşmazlığın ardından Avrupa’dan Amerikan askerlerinin bir bölümünü çekmeyi değerlendirdiğini açıklamıştı.

Haberde, Fransa’da düzenlenen son G7 Zirvesi sırasında Merz’in ilişkileri yumuşatma amacıyla Trump’a üzerinde Amerikan başkanının adının yazılı olduğu Almanya milli takımı forması hediye ettiği bilgisi de yer aldı.

Associated Press (AP), 7 Haziran’da Pentagon’dan iki yetkiliye dayandırdığı haberinde, ABD askerlerinin Trump’ın Polonya’ya 5 bin asker gönderilmesi yönündeki talimatının uygulamada ne anlama geldiğini bilmediğini aktarmıştı.

Habere göre Avrupa’daki kuvvet yapısının nasıl şekilleneceğine ilişkin Pentagon’dan gelecek açıklamalar beklenirken, ortaya çıkabilecek düzenlemelerin Amerikan vergi mükelleflerine milyonlarca dolara mal olabileceği değerlendiriliyor.

AP’ye konuşan kaynaklar, belirsizliğin yalnızca Avrupalı müttefiklerde kaygıya yol açmadığını, aynı zamanda görevlerinin geleceğini öngöremeyen Amerikan askerlerinin moralini de olumsuz etkileyebileceğini ifade etti.

Trump, 4 Mayıs’ta Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile yaptığı görüşmede ABD askerlerinin ülkedeki konuşlanmasını ele almış ve Polonya’ya 5 bin asker gönderileceğini açıklamıştı.

Bu açıklama, Trump’ın daha önce Almanya’dan aynı sayıda askerin çekileceğini söylemesinin ardından gelmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English