Avrupa
Vucic devlet başkanlığından ayrılıp başbakan olmayı düşünüyor

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, üç ila dört ay içinde veya daha erken bir tarihte görevinden istifa edebileceğini açıkladı. İktidardaki Sırp İlerleme Partisi’nin kendisinde ihtiyaç duyması nedeniyle başbakanlığa aday olmayı her gün düşündüğünü belirten Vucic, kararın ardından ülkede parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yapılacağını bildirdi.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Radio Beograd yayınında yaptığı açıklamada, üç ila dört ay içinde veya daha erken bir tarihte görevinden istifa edebileceğini söyledi.
TASS ajansının aktardığına göre Vucic, “İstifa etmeyi planlıyorum, bu konuda sizi bilgilendireceğim, kimse için sürpriz olmayacak. Cumhurbaşkanlığı konutundaki kitaplarımı toplamaya başladım, çok fazla kitabım var” ifadelerini kullandı.
Mevcut iktidar saflarından cumhurbaşkanlığı makamı için uygun bir halef aradığını belirten Vucic, gelecekteki cumhurbaşkanı adayını “devletin ne olduğunu bilen, sorumlu, eğitimli ve enerjik bir kişi” olarak tanımladı.
Vucic ayrıca, ülkenin başbakanlık makamına adaylığını koymayı her gün düşündüğünü kaydetti. Aleksandar Vucic, mayıs ayının sonunda da yakın zamanda istifa edebileceğini dile getirmiş, ancak Mayıs 2027’de dolacak olan cumhurbaşkanlığı görev süresini kısaltmayı düşünmediğini belirtmişti.
İlk olarak 2017 yılında cumhurbaşkanı seçilen siyasetçi, 2022’de ikinci kez bu göreve getirilmişti. Ülke anayasasına göre, aynı kişi beşer yıllık iki dönemden fazla cumhurbaşkanlığı yapamıyor.
Görevden ayrılmasının ardından ülkede önce parlamento, ardından da cumhurbaşkanlığı seçimlerinin düzenleneceğini ifade eden Vucic, Bloomberg’e verdiği mülakatta, lideri olduğu Sırp İlerleme Partisi’nin kendisine ihtiyaç duyması sebebiyle hükümet başkanlığı için adaylığını koyabileceğini belirtmişti.
Sırbistan Parlamento Başkanı Ana Brnabic de iktidar partisinin, yapılacak parlamento seçimlerinde Vucic’e başbakan adayı olmayı teklif edeceğini doğrulamıştı.
Sırbistan Cumhurbaşkanı’nın yakın zamanda istifa edeceğine yönelik açıklamaları, ülkede yeniden başlayan protestoların yaşandığı bir dönemde geldi.
Mayıs ayının sonunda Belgrad’da düzenlenen “Öğrenciler Kazanıyor” adlı eylemde protestocular ile polis arasında çatışmalar çıkmıştı.
Yetkililer, mitinge katılanların sayısını 30 bin ila 34 bin kişi olarak tahmin etmişti.
Vucic ise siyasi rakiplerine diyalog çağrısında bulunarak organizatörleri gösteri sonrasındaki olaylardan ötürü suçlamıştı.
Sırbistan’daki protestolar, Kasım 2024’te Novi Sad kentindeki tren istasyonunun çatısının çökmesi ve 16 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından başlamıştı.
Eylemlere katılanlar, hükümeti güvenlik denetimlerinde yetersiz kalmak ve yolsuzlukla suçlayarak erken parlamento seçimlerinin yapılmasını talep ediyor.
Avrupa
Almanya, savunmada öne geçmek için hamleye başladı

Almanya, büyük bir savunma hamlesi yapmaya hazırlanıyor ve bu kapsamda özellikle havacılık alanında gözünü yükseklere dikmiş durumda.
POLITICO’ya göre Fransa, Almanya ve İspanya’nın yeni nesil savaş uçağını (FCAS) ortaklaşa üretme planları suya düşmüş olabilir ama Almanya’nın havacılık alanındaki hedefleri hâlâ geçerliliğini koruyor.
Şansölye Friedrich Merz, dün (10 Haziran) ILA Berlin Hava Gösterisi’nin açılışında sivil havacılık, askeri havacılık, inovasyon ve ulusal güvenliği bir araya getirmeyi amaçlayan yeni bir havacılık stratejisi sunarak, “Almanya her zaman havacılığın öncüsü olmuştur,” dedi.
Bu güven, Fransa’nın Dassault Aviation ile Almanya’nın Airbus Defence and Space arasındaki uzlaşmaz farklılıklar nedeniyle sona eren Geleceğin Muharebe Hava Sistemi savaş uçağı bileşeninin çöküşünden sonra Almanya’nın kendini özgür hissettiğini vurguluyor.
Fakat savunma harcamaları düşük ve askeri-sanayi sektörü daha az gelişmiş olan İspanya ile teknolojik olarak gelişmiş ancak nakit sıkıntısı çeken Fransa’nın aksine, Berlin hava gösterisindeki atmosfer, Almanya’nın en son teknolojiye sahip bir savaş uçağı inşa etmek gibi devasa bir projeyi üstlenebilecek teknolojiye, şirketlere ve mali esnekliğe sahip olduğu hissini vurguladı.
Merz, Fransa ile savaş uçağı projesinin sona ermesini diplomatik bir utançtan endüstriyel bir fırsata dönüştürmeye çalışıyor.
Şansölye, uzun süredir devam eden çıkmazın sona ermesinin, endüstriye modern bir savaş uçağı üretimi konusunda başka yollardan ilerlemek için “yeni olanaklar açacağını” savundu.
Bu, Almanya’nın paranın liderliğe dönüşmesini bekleyen bir ülke gibi konuşmaya başladığını gösteriyor.
On yıllardır, tarihsel olarak güçlü bir orduya sahip Avrupa’nın iki nükleer gücünden biri olan Fransa, savunma konusunda Almanya’ya karşı psikolojik bir üstünlüğe sahipti.
Fransa’nın Dassault ve Rafale savaş uçağı, nükleer misyonu, uçak gemileri ve havacılık ve uzayı ulusal gücün bir ifadesi olarak gören bir devlet geleneği vardı.
Buna karşılık Almanya, çok uluslu programlarda daha rahattı; güçlü, zengin ve teknolojik olarak yetenekliydi ama nadiren öncü olmaya istekliydi.
Fakat şimdi denge değişiyor. NATO’nun tanımına göre, Almanya 2019’da savunma harcamalarında Fransa’yı geride bıraktı. Berlin 46,9 milyar avro harcarken, Fransa’nın harcaması 44,2 milyar avro oldu.
2029 yılına kadar Almanya’nın savunmaya yıllık 153 milyar avro harcaması bekleniyor. Bu, GSYİH’nin yaklaşık yüzde 3,5’i ve NATO’nun 2035 hedefi ve ülkenin yeniden birleşmesinden bu yana en iddialı askeri genişleme planıyla uyumlu.
Buna karşılık Fransa, şu anda Fransız parlamentosunda görüşülmekte olan güncellenmiş askeri planlama yasası sayesinde 2029’da 72,8 milyar avroya ulaşmayı planlıyor.
Fransa çok daha sıkı mali kısıtlamalarla karşı karşıya ve bütçe denetçileri, ekstra savunma harcamalarının siyasi açıdan sorunlu sosyal harcama kesintileri anlamına gelebileceği konusunda uyarıyor. Almanya’nın kamu borcu GSYİH’nın yüzde 63,5’i iken, Fransa’nınki yüzde 115,6.
Paris finansal zorluklarla karşı karşıya olsa da, teknoloji konusunda deneyime sahip. Rafale, Dassault tarafından geliştirildi ve şirket, güçlü ihracat satışları sayesinde projenin finansmanına katkıda bulundu.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin 2021’de verdiği 80 adet Rafale F4 jet siparişi, büyük bir nakit enjeksiyonu oldu.
Fakat Dassault CEO’su Éric Trappier’in defalarca şirketinin bunu yapma kapasitesine sahip olduğunu söylediği gibi, kendi altıncı nesil avcı uçağını geliştirmek istiyorsa, gelecekteki ihracatları garantilemek zorunda kalacak.
Genel FCAS programının değeri yaklaşık 100 milyar avro olarak tahmin ediliyor; bu, Fransa’nın tek başına finanse etmesi zor bir ölçek.
Ne var ki ihracatın da riskleri var. Paris, Abu Dabi’nin Rafale F5’in modernizasyonunun finansmanına yardımcı olacağını umuyordu. Fakat La Tribune’e göre, Birleşik Arap Emirlikleri’nin geliştirme sürecine daha fazla dahil olmak ve ileri teknolojilere erişim talep etmesiyle görüşmeler sonuçsuz kaldı.
Bu durum, FCAS’ın ardındaki orijinal mantığı vurguluyor: Fransa daha gelişmiş savaş uçağı üretim teknolojisine sahipken, Almanya’nın daha büyük bir bütçesi var.
Fakat şimdi Alman sanayisi, Fransa’nın geride bıraktığı alana hızla giriyor.
Airbus liderliğindeki ve Team Gen 6 olarak adlandırılan savunma şirketleri grubu, bu hafta altıncı nesil savaş uçağı projesi hakkında Alman hükümetine bir görüş belgesi sundu.
Grupta Airbus, Diehl Defence, Hensoldt, Liebherr, MBDA, MTU Aero Engines ve Rohde & Schwarz yer alıyor.
Airbus Defence and Space başkanı Michael Schoellhorn, Alman sanayisinin “FCAS ve altıncı nesil savaş uçağını Avrupa için ve Avrupa ile birlikte geliştirmek ve üretmek için gerekli uzmanlığa, teknolojilere, kapasiteye ve net kararlılığa sahip olduğunu” söyledi.
Schoellhorn’un yorumları, Almanya’nın sadece Avrupa’nın bir sonraki savaş uçağına katkıda bulunmayı teklif etmediğini gösteriyor. Kendisini endüstriyel ağırlık merkezi olarak sunuyor.
Schoellhorn, “Almanya’nın tek başına hareket etmesini desteklemiyoruz. Avrupalı düşünüyoruz. Fakat Alman sanayisinin merkezi bir rol üstlenmesini istiyoruz,” dedi.
Yine de, son teknoloji ürünü bir hayalet avcı uçağı ile gelecekteki savaş alanında hayatta kalmak için gerekli insansız hava araçları, gözetleme ve bilgisayar sistemlerini inşa etmek için paradan daha fazlasına ihtiyaç var.
Almanya’nın ortaklara, bir ihracat stratejisine, mühendislik otoritesine ve siyasi döngülerden etkilenmeyecek askeri gereksinimlere ihtiyacı olacak.
Fakat ILA’daki hava yenilgi havasında değildi. Sabah Schoellhorn ile birlikte sahneye çıkan Alman Hava Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Holger Neumann, aciliyetin önemini vurgulayarak Bundeswehr’in “bir veya üç yıl sonra değil, bugün” cevaplara ihtiyacı olduğunu söyledi.
Merz, Almanya’nın yeni kazanılan özgüvenini şöyle özetledi:
“Almanya, havacılığın geleceğini yaşayan ve ona yatırım yapan bir ülke olarak kendini tanıtıyor. Biz, tüm havacılık endüstrisi için cazip bir konumdayız, sivil ve askeri havacılık alanındaki yeniliklerle dünyanın zirvesinde yer alan bir konumdayız.”
Avrupa
Avrupa Merkez Bankası, 2023’ten bu yana ilk kez faiz artırdı

Avrupa Merkez Bankası (ECB), 11 Haziran’daki toplantısında mevduat faizini 25 baz puan artırarak yüzde 2’den yüzde 2,25’e çıkardı. Kurum, kararın Ortadoğu’daki savaşın yarattığı enflasyon baskıları nedeniyle alındığını açıkladı.
Avrupa Merkez Bankası (ECB), 11 Haziran’daki para politikası toplantısında mevduat faiz oranını 25 baz puan artırarak yüzde 2’den yüzde 2,25’e yükseltti.
Bloomberg’in aktardığına göre banka, kararı Ortadoğu’daki savaş nedeniyle artan enflasyon baskılarına bağladı.
Euronews’un haberine göre ECB, ana refinansman operasyonları faiz oranını yüzde 2,4’e, marjinal kredi imkanı faiz oranını ise yüzde 2,65’e çıkardı.
ECB açıklamasında, “Ortadoğu’daki savaş enflasyonist baskılar yaratıyor ve faiz artırımı kararı, şokun nasıl gelişebileceğini ve euro bölgesinin orta vadeli görünümünü nasıl etkileyebileceğini değerlendiren çeşitli senaryolar çerçevesinde gerekçelendirilebilir” ifadelerine yer verdi.
Avrupa Merkez Bankası ayrıca para politikasını, enflasyonun orta vadede kalıcı biçimde yüzde 2 hedefinde tutulmasını sağlayacak şekilde yürütmeyi amaçladığını belirtti.
Bloomberg’in aktardığı yeni ekonomik tahminlere göre ECB, enerji fiyatlarındaki yükselişin gıda, mal ve hizmet fiyatlarını kısmen yukarı çekmesinin beklendiğini belirterek 2026 ve 2027 yıllarına ilişkin enflasyon tahminlerini yükseltti.
Aynı döneme ilişkin ekonomik büyüme tahminleri ise aşağı yönlü revize edildi. ECB, çatışmanın emtia fiyatları, reel gelirler ve tüketici güveni üzerindeki baskısının ekonomik büyümeyi olumsuz etkilemesini bekliyor.
ECB mevduat faizini son olarak Eylül 2023’te artırmış ve oran o tarihte yüzde 4 ile zirve seviyesine ulaşmıştı.
Banka, 2023’teki faiz artışlarının ardından para politikasında gevşeme sürecine geçmişti.
Mart 2026’da yapılan toplantıda ECB, mevduat faizini üst üste altıncı kez yüzde 2 seviyesinde sabit tutmuştu.
Faiz oranı Haziran 2025’ten bu yana bu seviyedeydi.
Avrupa
Güney Kıbrıs, Rusya’daki tüm vize merkezlerini kapattı

Güney Kıbrıs’ın Moskova Büyükelçiliği, Rusya’daki tüm vize merkezlerinin faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı. 15 Haziran’dan itibaren vize başvuruları yalnızca Moskova’daki konsolosluk bölümü ile St. Petersburg, Yekaterinburg ve Krasnodar’daki başkonsolosluklar üzerinden yapılabilecek.
Güney Kıbrıs’ın Moskova Büyükelçiliği, Rusya’daki vize merkezlerinin faaliyetlerini durdurduğunu açıkladı.
Buna göre 15 Haziran’dan itibaren vize başvuruları yalnızca Moskova’daki büyükelçiliğin konsolosluk bölümüne ve St. Petersburg, Yekaterinburg ile Krasnodar’daki başkonsolosluklara doğrudan yapılabilecek.
Diplomatik temsilcilik, BLS International tarafından işletilen vize merkezleri aracılığıyla başvuru kabulünün 13 Haziran’da sona ereceğini bildirdi. Büyükelçilik, bunun mevcut sözleşmenin süresinin dolmasından kaynaklandığını belirtti.
11 Haziran’a kadar evraklarını teslim eden başvuru sahipleri pasaportlarını başvuruda bulundukları merkezlerden alabilecek.
Büyükelçilik ayrıca dış hizmet sağlayıcısıyla yeni bir anlaşmanın kısa süre içinde imzalanmasını beklediğini kaydetti.
Rus vatandaşları halen Güney Kıbrıs’ın ulusal vizesiyle veya başka bir ülke tarafından verilmiş geçerli bir Schengen vizesiyle adaya giriş yapabiliyor.
Kıbrıs vizelerine ilişkin başvuru prosedürü Ekim 2025’te değişmiş, biyometrik veri verilmesinin zorunlu hale getirilmesinin ardından başvuru sahiplerinin evrak teslimi sırasında şahsen hazır bulunması şartı getirilmişti.
Kıbrıs Cumhuriyeti Avrupa Birliği üyesi olmasına rağmen Schengen Bölgesi’nin parçası değil ve kendi ulusal vizelerini veriyor. Avrupa’nın diğer ülkelerinden adaya yapılan uçuşlarda yolcular sınır kontrolünden geçiyor.
Halen Avrupa Birliği içinde Schengen Bölgesi dışında kalan ülkeler yalnızca Kıbrıs Cumhuriyeti ve İrlanda.
Kıbrıs, 2004 yılında Avrupa Birliği’ne katılırken Schengen sistemine dahil olma yükümlülüğünü üstlenmiş, Schengen Bölgesi’ne katılım için resmi başvurusunu ise Eylül 2019’da yapmıştı.
Rusya ile Ukrayna arasında savaşın başlamasının ardından Güney Kıbrıs, Rus sermayesine yönelik denetimleri ve Avrupa Birliği yaptırımlarına uyum kontrollerini artırdı.
Ada yetkilileri, ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ile birlikte Rus iş insanları ve onların mali yapıları hakkında incelemeler yürüttü.
Güney Kıbrıs ayrıca “altın pasaport” programı kapsamında verilen vatandaşlık kararlarını yeniden değerlendirdi. Son yıllarda aralarında iş insanları Oleg Deripaska, Mihail Gutseriyev, İgor Kesaev, Aleksey Kuzmiçev, Aleksandr Ponomarenko, Vadim Moşkoviç ve Sergey Lomakin’in de bulunduğu onlarca yatırımcı ile aile üyelerinin Kıbrıs vatandaşlığı iptal edildi.
Görüş1 hafta önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Görüş2 hafta önceÇok kutupluluğun çift yönlü asimetrisi: Yeni dünya dengesini nasıl bulacak?
Dünya Basını1 hafta önceABD’li iktisatçı Wolff: Küresel güney artık yeni bir dünya düzeni kuruyor
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 1
Dünya Basını2 hafta önceKomünizme karşı siper olarak Siyonizm
Diplomasi1 hafta önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Görüş3 gün önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 3
Görüş2 hafta önceYakut Türkleri Lenin’i tartışıyor












