Bizi Takip Edin

Amerika

WSJ: Çin’in kötüleşen ekonomisi Amerikan şirketlerine zarar veriyor

Yayınlanma

Wall Street Journal’da (WSJ) yer alan bir değerlendirmeye göre, Çin’in derinleşen ekonomik krizi, kendini burada var eden büyük Amerikan şirketlerinin servetlerine zarar veriyor.

Habere göre Çin’in zor durumdaki imalat, inşaat ve ihracat sektörlerinde yer alan şirketler satışlarının zayıfladığını bildiriyor. Bazı durumlarda, büyümenin neredeyse durma noktasına gelmesi ve ekonomik göstergelerin kötüleşmesi nedeniyle daha fazla sorun yaşanacağı uyarısında bulunuyorlar.

Yavaşlama, kimya devleri DuPont ve Caterpillar gibi ağır ekipman tedarikçilerine kadar bir dizi şirketin bilançolarına yansıdı. Bazı şirketler Pekin’in teşvik tedbirlerinden hayal kırıklığı yaşadığını ifade ederek bu yıl için ülke genelindeki satış beklentilerini düşürdü.

Yılın ikinci yarısında iyileşme beklenmiyor

Washington merkezli Danaher’in CEO’su Rainer Blair, şirketin biyoişlem ekipmanlarının satışlarındaki düşüşü anlatırken, “Çin’den gelen siparişler ilk çeyrekte %20, ikinci çeyrekte %40, Haziran ayında ise %50 azaldı. Açıkçası, ikinci yarıda bu durumun daha iyiye gideceğini düşünmüyoruz,” dedi.

Blair, talepteki durgunluğa gerekçe olarak yabancı yatırımlardaki düşüşü ve salgın sonrası kapasite fazlasını gösterdi. Geçen yıl 31,5 milyar dolarlık gelirinin yaklaşık %13’ünü bu ülkeden elde eden Danaher’in Çin satışlarının ikinci çeyrekte %10 düştüğünü söyledi.

WSJ’ye konuşan bazı yöneticiler, diğer coğrafyalardaki müşterilerin de Çin’deki talep düşüşünün etkisini hissetmesi ve bunun sonucunda dünyanın diğer bölgelerinde siparişlerin azalması ve gelirlerin düşmesi nedeniyle küresel bir zincirleme etki konusunda uyarıda bulundu.

Sektörler ayrışıyor

Fakat yavaşlama her sektörde aynı şekilde hissedilmiyor. İç turizm gibi toparlanan sektörlere bağlı şirketler iyileşen bilançolar açıklıyor. Otel zinciri Marriott, yurtiçi seyahatlerdeki toparlanmayla birlikte Çin’deki odalarına olan talebin arttığını ve 2019’a kıyasla oda başına daha fazla gelir elde ettiğini bildirdi.

Starbucks ise 2 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, bir önceki çeyrekte %3’lük bir artış kaydeden Çin gelirlerinin son çeyrekte bir önceki yıla kıyasla %51 arttığını belirtti. Apple da Çin anakarası, Hong Kong ve Tayvan’ı içeren bölgesi için rekor gelir bildirdi.

Öte yandan kimya şirketi Dow’un finans müdürü Howard Ungerleider geçen ay yaptığı açıklamada, “Sıfır Covid kısıtlamalarının sona ermesinin ardından beklenen ekonomik toparlanma henüz tam olarak gerçekleşmedi,” demişti. Şirket, ikinci çeyrek gelirlerindeki düşüşten Çin’deki yavaş toparlanmanın ürün fiyatlarını düşürmesini sorumlu tutuyor.

Dow’un rakibi DuPont da bu ayın başlarında Çin’deki mevcut faaliyetlerinden elde ettiği satışların ikinci çeyrekte bir önceki yıla kıyasla %14 düştüğünü ve bunun başlıca nedeninin tüketici elektroniğine yönelik zayıf talep olduğunu açıkladı.

Çin’e bağımlı Avrupalı piyasalardaki oyuncular da zorda

Caterpillar’da şirket yöneticileri bu yılın başlarında, genellikle gelirin %5 ila %10’unu oluşturan Çin’deki satışların normalden daha düşük olacağını tahmin ediyordu. CEO James Umpleby 1 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, şirketin Çin merkezli işlerinin büyük bir kısmını oluşturan ağır kazı ekipmanlarının satışlarındaki düşüş nedeniyle bu görünümün daha da kötüleştiğini söyledi. Umpleby, “Çin’den artık daha fazla zayıflık bekliyoruz,” dedi.

LyondellBasell Industries CEO’su Peter Vanacker, kimya üreticisi şirketinin ikinci çeyrekte Çin’deki performansıyla ilgili olarak, “Piyasalar ilk teşvik tedbirlerinden pek fayda görmüyor,” dedi. Şirket, ABD ve Almanya’dan sonra üçüncü büyük pazarı olan Çin’de bu çeyrekte gelirlerinde %22’lik bir düşüş bildirdi.

Arizona merkezli Microchip Technology CEO’su Ganesh Moorthy, “Avrupa’da yaklaşmakta olan bir yavaşlamanın ilk işaretleri, bazı Avrupalı müşterilerimizin Çin gibi ülkelere ihracata bağımlı olmasıyla daha da kötüleşti,” demişti.

Amerika

Mahkemeden Paramount ve Warner Bros. birleşmesine engel

Yayınlanma

Kaliforniya Federal Mahkemesi Yargıcı Araceli Martínez-Olguín, eyalet başsavcılarının açtığı antitröst davasını değerlendirirken Paramount ile Warner Bros. Discovery birleşmesini iki hafta süreyle durdurdu. Kaliforniya Başsavcısı Rob Bonta ve 11 eyaletin başsavcısı, milyarlarca dolarlık anlaşmanın küresel medya ve eğlence sektöründe rekabete zarar vereceğini belirterek işlemin tamamen iptalini talep ediyor.

Kaliforniya’daki bir federal mahkeme yargıcı, geçen hafta şirket aleyhine açılan ve milyarlarca dolarlık işlemi hedef alan geniş kapsamlı antitröst davasını değerlendirirken Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi devralma planını geçici olarak durdurdu.

Yargıç Araceli Martínez-Olguín, Kaliforniya Başsavcısı Rob Bonta’nın, kendisi ve diğer 11 eyaletin başsavcısı tarafından açılan davayı incelemek üzere birleşmenin iki hafta boyunca durdurulması yönündeki talebini kabul etti. Başsavcılar, antitröst gerekçeleriyle bu birleşme işleminin tamamen iptal edilmesini istiyor.

Başsavcı Bonta yaptığı yazılı açıklamada, “Bu, bu dev birleşmenin asla gerçekleşmemesini sağlamak için açtığımız davada kritik bir ilk kazanımdır” dedi.

Variety’nin aktardığına göre Bonta, tarihin, Amerikalıların yaşamının merkezinde yer alan pazarlar üzerinde birkaç kişinin büyük bir güç elde ettiğinde nelerin yaşandığını gösterdiğini belirterek bunun daha az fırsat, daha kötü ürün ve hizmetlerle sonuçlandığını ifade etti.

Eyalet başsavcıları, dava dilekçesinde Paramount ile Warner Bros. Discovery arasındaki anlaşmanın medya ve eğlence sektöründe rekabete zarar vereceğini, dünya genelinde haber ve eğlence üzerinde benzeri görülmemiş bir güç ve nüfuza sahip devasa bir şirket yaratacağını savundu.

Paramount, CBS News bünyesinde editoryal yön dahil olmak üzere kapsamlı değişiklikler gerçekleştiren, Donald Trump’ın müttefikleri olan milyarder baba-oğul Larry ve David Ellison’a ait.

Portföyünde Turner Sports ve CNN gibi büyük markaları barındıran Warner Bros. Discovery ise dünyanın en büyük eğlence ve haber şirketleri arasında yer alıyor.

Warner Bros. alımında Paramount’a Körfez ülkelerinden dev fon

Kongre’deki bazı Demokratların da aralarında yer aldığı anlaşma karşıtları, birleşmeye izin verilmesinin Ellison ailesine medya sektöründe çok fazla kontrol gücü sağlayacağını ve CNN’in editoryal çizgisine etki edebileceğini ileri sürüyor.

Kablolu haber kanalıyla uzun yıllardır karşı karşıya gelen Trump ise Ellison ailesini kamuoyu önünde övmüş ve CNN’in yeni bir yönetim altında faaliyet göstermesini görmek istediğini dile getirmişti.

Paramount, geçen haftanın sonlarında bir basın özgürlüğü grubunun, şirketin hissedarlarından biri adına açtığı başka bir davayla daha karşı karşıya kaldı.

Bu dava, Trump yönetiminden imtiyaz elde etmek amacıyla editoryal bağımsızlığın feda edilerek Paramount içindeki bazı isimlerin görev sorumluluklarını ihlal etmesini ve bu yolla kazanç sağlamasını engellemeyi amaçlıyor.

Ellison yönetimindeki şirket ise geçen hafta The Hill’e yaptığı açıklamada bu iddialara karşı çıktı. Şirket sözcüsü, anlaşmanın kendi içinde bir değeri olduğunu savunarak iki kütüphane ve platformun birleştirilmesinin tüketicilere daha az değil, daha fazla seçenek sunacağını, özgün programlara daha fazla yatırım yapılmasını sağlayacağını, yayıncılık pazarındaki rakiplere karşı daha güçlü bir rekabet ve gazetecilik ile hikaye anlatıcılığı için daha dayanıklı bir zemin oluşturacağını ileri sürdü.

Pazartesi günü açıklama yapan Paramount, yargıcın kararından memnuniyet duyduğunu bildirerek bu kararın, mahkeme sunulan antitröst konularını değerlendirirken mevcut durumu koruduğunu kaydetti.

Şirket sözcüsü yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Eyalet başsavcılarının ileri sürdüğü pazarların ve rekabete aykırı etki iddialarının modern pazar gerçeklerinde hiçbir temeli olmadığını, dolayısıyla antitröst iddialarının yersiz olduğunu kanıtların ortaya koyacağından eminiz. Bu birleşme hukuka uygundur, rekabeti teşvik edicidir; tüketicilere, içerik üreticilerine, çalışanlara ve eğlence sektörüne fayda sağlayacaktır. İşlemi güçlü bir şekilde savunmaya devam edeceğiz ve eyalet başsavcılarının davasının esasına ilişkin duruşmaları sabırsızlıkla bekliyoruz.”

Paramount, Netflix’i Warner Bros birleşmesini bozmakla suçladı

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’den 100 bin doların altında İHA önleme füzesi

Yayınlanma

ABD merkezli havacılık şirketi X-Bow Systems, Şahid-136 benzeri insansız hava araçlarını etkisiz hale getirmek amacıyla geliştirdiği ve birim maliyeti 100 bin doların altında olan Buckler adlı yeni önleyici füzesinin uçuş testlerini gerçekleştirdi. Şirket, yeni uçuş sistemini Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı’nın ilk gününde kamuoyuna tanıttı.

ABD merkezli havacılık ve savunma şirketi X-Bow Systems, insansız hava araçlarını (İHA) imha etmek üzere tasarlanan ve birim maliyeti 100 bin doların altında olan Buckler adlı önleyici füzesini geliştirerek ilk uçuş testlerini tamamladı.

Axios’un haberine göre yeni savunma sistemi, Farnborough Uluslararası Havacılık Fuarı’nın açılış gününde kamuoyuna sunuldu.

Şirketin Genel Müdürü Jason Hundley, yeni tasarıma ilişkin değerlendirmesinde, “Bu bizim ABD ve müttefiklerinin çağrısına verdiğimiz yanıttır: Büyük ölçekte üretilebilecek, uygun fiyatlı imkânlar sunuyoruz” ifadelerini kullandı.

Buckler füzesinin gövdesi, katı yakıtlı roket motoru ve yakıtı tamamen X-Bow Systems tarafından kendi tesislerinde geliştirilip üretiliyor. Önleyici füzenin, özellikle İran üretimi Şahid-136 tipi kamikaze İHA’lara benzer hedefleri vurmak üzere optimize edildiği belirtiliyor.

Mevcut savunma sistemlerinin yüksek maliyetine değinen Hundley, “Binlerce dolar değerindeki tehditleri ortadan kaldırmak için milyonlarca dolarlık önleyicileri harcayarak bir yıpratma savaşını kazanamazsınız” dedi.

Merkezi New Mexico eyaletinde bulunan X-Bow Systems, üretim faaliyetlerini Kaliforniya, Teksas ve Utah eyaletlerindeki tesislerinde yürütüyor.

Geçen yıl 105 milyon dolar yatırım alan şirketin yatırımcıları arasında savunma sanayisi devi Lockheed Martin de yer alıyor.

Öte yandan, ABD Senatosu İstihbarat Özel Komitesi Başkan Yardımcısı Demokrat Senatör Mark Warner, Washington’ın daha önce Kiev tarafından önerilen dronla mücadele teknolojilerini reddettiğini hatırlattı.

ABD’nin 50 bin dolar değerindeki İran İHA’larını düşürmek için 2,5 milyon dolarlık füzeler kullandığını belirten Warner, Ukrayna’nın elinde bu süreci çok daha düşük maliyetle gerçekleştirebilecek teknolojiler olduğunu ifade ederek, “Biz ise onların bu teknoloji teklifini reddediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Amerika

FIFA, Dünya Kupası’ndan 15 milyar dolar gelir bekliyor

Yayınlanma

Futbolun uluslararası yönetim organı olan FIFA, bu yılki turnuvadan 15 milyar dolarlık rekor Dünya Kupası geliri açıklayacak.

The Guardian’a göre bu rakam, kurumun öngördüğü 11 milyar doları rahatlıkla aşacak.

Bunun bir kısmı dinamik fiyatlandırma uygulamasına geçme kararından ve FIFA’nın ikincil piyasadaki bilet satışlarından pay almasından kaynaklanıyor.

FIFA, ikincil piyasada alıcıdan %15, satıcıdan da %15 pay alıyor.

Yahoo, Gametime’a atıfta bulunarak, final maçı biletlerinin medyan fiyatının rekor seviye olan 10.835 dolar olduğunu bildirdi.

“Kupa salonu” biletleri kişi başı 34.500 dolardan satılıyordu.

FIFA Başkanı Gianni Infantino’nın, rekor gelir sayesinde, mart ayındaki seçimlerde yeniden başkan olmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Dünya Kupası: Değer mi?

ABD Başkanı Donald Trump ile yakın ilişkisi ve Trump’ın turnuvaya müdahaleleri nedeniyle sert eleştirilere maruz kalan Infantino, buna rağmen FIFA üye federasyonlarından 200’den fazla destek taahhüdü aldı.

Dünya Kupası’ndan elde edilecek rekor düzeydeki gelirden kaynaklanacak ek fon beklentisi, bazı federasyonların memnuniyetsizliklerini kamuoyuna açıklamaktan vazgeçmelerine neden olabilir.

Böylesi bir kazanç, ABD’nin yakın gelecekte bir başka Dünya Kupası’na ev sahipliği yapma şansını da artırabilir. Tekliflere açık olan bir sonraki Dünya Kupası, 2038 turnuvası.

Cuma günü düzenlenen bir resepsiyonda Trump, ülkesinin bu başarıyı tekrarlama konusundaki istekliliğini doğruladı ve “Yine Amerika Birleşik Devletleri’ni seçmelisiniz. Bu sefer Kanada ve Meksika’yı dışarıda bırakacağız,” dedi.

ABD ayrıca 2029’da Kulüpler Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmak konusunda FIFA ile görüşmeler yürüttü.

Bank of America CEO’su, Dünya Kupası’nın ABD’de yaklaşık 20 milyar dolarlık iktisadi faaliyet yarattığını tahmin etti; restoranlar ve barlar en büyük kazananlar arasında yer aldı.

Ticaret birliği Beer Institute’a göre bira satışları, Dünya Kupası’nın ilk dört haftasında geçen yılın aynı dönemine kıyasla ülke genelinde %4 artış gösterdi. Ev sahibi şehirlerde ise %14 artış kaydedildi.

MediaRadar’a göre markalar turnuva maçları sırasında en az 857 milyon dolar harcadı. ABD yayın haklarına sahip olan Fox Sports ise 30 saniyelik reklam başına yüz binlerce dolar kazandı. 

CNBC’nin haberine göre, final maçı başlamadan önce, sadece Dünya Kupası’nı kimin kazanacağı sorusu üzerine Kalshi’de 1,2 milyar dolardan fazla işlem gerçekleştirildi.

Tahmin platformu, turnuva süresince 3 milyon yeni kullanıcı kazandığını açıkladı.

Öte yandan işgücü platformu UKG, haziran ayında turnuvanın ABD’li işverenlere “üretkenlik kaybı” nedeniyle 11,7 milyar dolarlık bir maliyete yol açabileceğini öngörmüştü.

Küresel bir anket, çalışanların ve yöneticilerin işe gelmemeyi, yorgun ya da akşamdan kalma halde işe gelmeyi ve patronlarının izin vereceği sınırları zorlamayı planladıklarını ortaya koyuyor.

Her 5 çalışandan 1’i, iş veya bir yöneticinin Dünya Kupası deneyimini olumsuz etkilemesi durumunda yeni bir iş aramayı düşüneceğini belirtiyor.

Çalışanların %37’si programlarını değiştirmeyi planlıyordu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English