Diplomasi
Orbán: Trump’ın Rusya-Ukrayna barış görüşmeleri için sağlam temelli planları var

Macaristan Başbakanı Viktor Orbán, yaptığı özel görüşmelerin ardından Donald Trump’ın kasım ayındaki ABD başkanlık seçimlerini kazanması halinde Rusya ile Ukrayna arasında barış görüşmeleri yapılmasını talep edeceğini ve bunun için “sağlam temellere dayanan planlar” geliştirdiğini iddia etti.
Financial Times’ın (FT) haberine göre Macar lider, Moskova ve Pekin’deki istişarelerin ardından AB liderlerine gönderdiği özel mektupta, bu olasılığın AB’nin Rusya ile doğrudan diplomatik iletişimi yeniden açması ve Ukrayna’daki savaşa barışçıl bir çözüm bulmak için Çin ile “üst düzey” müzakerelere başlaması gerektiği anlamına geldiğini söyledi.
Orbán mektubunda ayrıca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile yaptığı son görüşmelere dayanarak “genel gözlemin” “askeri çatışmanın yoğunluğunun yakın gelecekte radikal bir şekilde tırmanacağı” yönünde olduğunu söyledi.
Orbán, Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel ve diğer AB liderlerine gönderdiği mektupta, “[Trump’tan] seçimlere kadar hiçbir barış girişimi beklemiyoruz. Fakat seçim zaferinden kısa bir süre sonra göreve başlamayı beklemeyeceğini ve derhal bir barış arabulucusu olarak hareket etmeye hazır olacağını kesinlikle söyleyebilirim. Bunun için ayrıntılı ve sağlam temellere dayanan planları var,” diye yazdı.
Orbán’a göre bu, AB’nin ABD politikasındaki değişimi öngörmesi ve ya Rusya ile Ukrayna arasında derhal müzakerelere başlanması gerektiğini kabul etmesi ya da Ukrayna’nın savunmasının finansmanı için daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiği anlamına geliyor.
Orbán’ın mektubunda, “Başkan Trump’ın olası zaferi sonucunda, ABD ve AB arasındaki mali yük oranının, Ukrayna’ya mali destek söz konusu olduğunda AB’nin dezavantajına olacak şekilde önemli ölçüde değişeceğine ikna olmuş durumdayım,” ifadeleri dikkat çekti.
Orbán, “Transatlantik birlik adına Avrupa stratejimiz ABD’nin savaş yanlısı politikasını kopyaladı,” diye yazarken, bugüne kadar egemen ve bağımsız bir Avrupa stratejisinin ya da siyasi eylem planının olmadığını savundu.
Macar lideri bu politikanın devamının “gelecekte rasyonel olup olmadığının tartışılmasını” önerdi.
Orbán, AB liderlerine seslenerek, “Politikamızda yeni bir sayfa açmak için güçlü bir ahlaki ve rasyonel temele sahip bir fırsat penceresi bulabiliriz . . . [ve] gerilimi azaltmak ve/veya geçici bir ateşkes için gerekli koşulları yaratmak ve/veya barış müzakerelerine başlamak için çaba sarf edebiliriz,” dedi.
Diplomasi
Ukraynalı askerler NATO’nun tatbikat düzenini beğenmedi

İsveç’teki NATO tatbikatlarına katılan Ukraynalı askerler, Batı ordularının mevcut yaklaşımlarla modern savaş koşullarına hazır olmadığını savundu. Die Welt gazetesinin haberinde, Ukrayna personelinin tatbikat sahalarındaki sık kahve molalarına ve insansız hava aracı kullanımına getirilen kısıtlamalara şaşırdığı belirtildi.
Alman Die Welt gazetesine konuşan Ukraynalı askerler, mevcut yaklaşımlar sürdürüldüğü takdirde Batı ordularının modern muharebe koşullarına hazır olamayacağı sonucuna vardı.
İsveç’te 2025 yılında düzenlenen NATO tatbikatı sırasında Ukrayna askeri personeli, birliklerin hazırlanmasına yönelik yaklaşımlarda kültürel farklılıklarla karşılaştı.
Tatbikat katılımcılarından birinin aktardığına göre NATO askerleri, dinlenmeye yeterli zaman ayırabilmek amacıyla sürekli kahve molaları verdi.
Habere göre söz konusu asker, poligonlarda insansız hava araçlarının (İHA) kullanımına yönelik çok sayıda kısıtlama getirilmesini de şaşkınlıkla karşıladı.
Saha ve çatışma deneyimine sahip Ukraynalı askeri personel, yayına yaptıkları değerlendirmelerde bu tür yaklaşımların modern savaşın şartlarıyla bağdaşmadığını kaydetti.
Die Welt, Ukrayna’daki çatışma deneyimi temelinde Almanya’da silahlı kuvvetlerin reforme edilmesi ihtiyacının tartışıldığını, ancak savunma kabiliyetinin artırılması için daha kapsamlı değişikliklere ihtiyaç duyulduğunu aktardı.
Almanya Savunma Bakanlığı, şubat ayında Ukraynalı askeri personelin Almanya Silahlı Kuvvetleri (Bundeswehr) askerlerinin eğitimine dahil edilmesine ilişkin Ukrayna ile bir anlaşma imzaladı.
Der Spiegel gazetesinin haberine göre Ukrayna’nın muharebe deneyiminin Alman askerlerine aktarılmasına yönelik görüşmeler 2025 yılından bu yana yürütülüyor. Ukraynalı askerlerin, İHA kullanımı da dahil olmak üzere pratik bilgilerini Alman tarafıyla paylaşması öngörülüyor.
Eğitim sürecinin nihai formatı henüz netleşmedi. Ukraynalı eğitmenlerin birkaç haftalığına Almanya’ya gelerek kara kuvvetleri birlikleriyle çalışması planlar arasında yer alıyor.
Öte yandan Kiev yönetimi, Ukrayna askerlerinin yurtdışında eğitilmesinden kısmen vazgeçerek eğitim süreçlerini Ukrayna topraklarına taşıyor.
Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı Doktrin ve Eğitim Genel Müdür Yardımcısı Yevgeniy Mejevikin daha önce yaptığı açıklamada bu durumu doğrulamıştı.
Buna karşılık NATO cephesinden birkaç gün önce yapılan açıklamada, ittifakın “Ukrayna’da gözlemlenene benzer şekilde” kitlesel drone kullanımı koşullarında muharebe yürütmeye hazır olduğu savunuldu.
NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı General Alexus Grynkewich, “Cevabın ‘evet’ olduğunu, buna hazır olduğumuzu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Diplomasi
ABD ve Güney Kore teknoloji hisseleri birbirleriyle sıkı bağlantılı hale geldi

Wall Street’teki teknoloji hareketleri ile Güney Kore borsası arasındaki bağlantı giderek daha da güçleniyor.
Yapay zeka harcamalarının ABD’li teknoloji devleriyle Koreli bellek çipi üreticilerinin kaderlerini birbirine bağlamasıyla bu durum daha da belirgin hale gelmeye başladı.
Rayliant tarafından sağlanan verilere göre, Kospi ile Nasdaq 100 arasındaki 60 günlük korelasyon, son zamanlarda 0,50 civarına yükseldi ve 2021’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Bu artan ilişki, Kospi endeksinin yarısından fazlasını oluşturan Samsung Electronics ve SK Hynix’in giderek artan hakimiyetini yansıtıyor.
Her iki şirket de yapay zeka donanım tedarik zincirinin merkezinde yer alıyor ve ABD’li teknoloji devlerinin işlettiği veri merkezleri için gerekli bellek çiplerini sağlıyor.
Futurum Group analisti Rolf Bulk, CNBC’ye e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, “KOSPI bir yarı iletken endeksi haline geldiği için bu korelasyon arttı,” dedi.
Samsung ve SK Hynix, ABD’li yarı iletken ve teknoloji şirketlerinin kârlarını artıran aynı hiper ölçekli şirketlerin harcamalarına giderek daha fazla bağımlı hale geliyor.
Bulk’a göre, veri merkezi talebi geçen yıl küresel DRAM talebinin yaklaşık %40’ından bu yıl yarıdan fazlasına yükseldi ve bu oranın daha da artmasını bekliyor.
DRAM, yani dinamik rastgele erişimli bellek, yapay zeka sunucularında kullanılıyor.
Bu durum, Asya’daki yatırımcılara Wall Street açılmadan önce küresel yapay zeka ticaretinin gücüne dair erken bir fikir veriyor.
Fibonacci Asset Management’ın kurucusu Jung In Yun, “Samsung ve SK Hynix, küresel yapay zeka talebini etkileyen gece boyunca yaşanan gelişmelere karşı ilk likit piyasa tepkisini veriyor. Özellikle SK Hynix, yapay zeka tedarik zincirinin en kritik bileşenlerinden biri olan yüksek bant genişliğine sahip bellek alanındaki varlığı nedeniyle önemli bir barometre haline geldi,” dedi.
Son dönemdeki işlemler bu dinamiği gözler önüne seriyor. 13 Temmuz’da Kospi, SK Hynix’in %15’lik düşüşü ve rekor seviyedeki gerilemesinin etkisiyle %8’in üzerinde değer kaybetti.
Nasdaq 100 de aynı gidişatı izleyerek o gün %1,88 düşüşle kapandı. Büyük teknoloji şirketlerinin hisseleri o gün değer kaybetti. Micron Technology %4 düşüşle kapandı, Sandisk %12 değer kaybetti, Intel ise %6 geriledi.
Samsung’un kâr beklentisi, her çeyrekte yapay zeka talebinin durumuna ilişkin ilk somut işaretlerden birini de sunabilir.
Şirket genellikle, büyük ABD’li yarı iletken şirketlerinden yaklaşık iki hafta önce kâr sonuçlarını açıklar.
Fakat analistler, Kore ve ABD teknoloji hisselerinin birbirlerini sürekli olarak takip etmek yerine, birbirleriyle paralel bir şekilde hareket ettiklerine dikkat çekti.
ABD piyasaları kapalıyken yapay zeka ile ilgili haberler ortaya çıktığında, Samsung ve SK Hynix, Wall Street yeniden açıldığında yatırımcıların nasıl tepki verebileceğine dair bir gösterge işlevi görebilir.
ABD piyasalarında işlem saatleri sırasında gelişmeler yaşandığında ise Nasdaq, benzer şekilde bir sonraki Kore seansına ilişkin bir ön izlenim sunar.
Bu yakın ilişkinin bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Sektörün deneyimli isimleri, artan korelasyonun, yatırımcıların geleneksel olarak ABD ve Kore hisse senetlerini portföylerinde bulundurarak elde etmeye çalıştıkları çeşitlendirme avantajlarını azalttığını vurguladılar.
Diplomasi
Guterres, Kıbrıslı Rum ve Türk liderlerle ortak toplantı yapacak

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaklaşık on yıllık bir çıkmazın ardından Kıbrıs’taki rakip tarafları barış görüşmelerine geri döndürmek için yeni bir girişim başlattı.
BM Genel Sekreteri olarak adaya yaptığı ilk ziyaret, tarafların yeniden müzakereye hazır olabileceğine dair işaretlerin ortaya çıkmasıyla gerçekleşti. Fakat taraflar, müzakerelerin temel kuralları konusunda hâlâ anlaşamıyor.
Reuters’a göre müzakerelerin başarısız olması, NATO müttefikleri Yunanistan ve Türkiye arasındaki ilişkileri gerginleştiren ve Ankara’nın AB ile ilişkilerine yük oluşturan anlaşmazlığı uzatacak.
Görev süresi 2026 yılının sonunda sona erecek olan Guterres, bugün (28 Temmuz) Nikos Hristodulidis ve Tufan Erhürman ile ayrı ayrı bir araya geldi.
Üçlü, yarın adayı ikiye ayıran BM kontrolündeki tampon bölgede ortak görüşmelerde bulunacak.
Kıbrıs basını, Birleşmiş Milletler’in taraflar arasındaki farklılıkları gidermeyi amaçlayan bir dizi öneri hazırladığını bildirdi.
Fakat BM yetkilileri, tamamlanmış bir planın mevcut olduğunu yalanladı.
Guterres, Kıbrıs’ta bir çözüme olan güçlü bağlılığını göstermek istediğini söyledi.
Genel Sekreter, Kıbrıslı Rum liderle görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bu elbette Kıbrıslıların kendilerine bağlı… Bu çok önemli anda Kıbrıslı Rumları ve Kıbrıslı Türkleri desteklemek için elimden gelen her şeyi yapacağım.”
Hristodulidis, BM destekli iki bölgeli, iki toplumlu federasyon modeli çerçevesinde, müzakerelerin 2017’de kesildiği noktadan itibaren görüşmelere yeniden başlamak istiyor.
Geçen yıl Kıbrıs Türk lideri olarak seçilen Erhurman, federal bir çözümün araştırılmasını vaat ederek seçim kampanyası yürütmüştü; bu, iki devletli çözüm talebinde bulunan selefinin tutumundan bir kopuş anlamına geliyordu.
Fakat Erhürman, siyasi eşitlik ve müzakereleri düzenleyen kurallar konusunda önceden bir anlaşma sağlanmadan, süresi belirsiz başka bir sürece girmeyeceğini belirtiyor.
Ada’daki Birleşmiş Milletler barış gücü, iki tarafı ayıran 180 km’lik ateşkes hattını denetliyor. Geçmişteki müzakerelerin çökmesinin nedenlerinden biri, bir çözüm anlaşması sonrasında Türkiye’nin oynayacağı rol konusunda varılan ciddi anlaşmazlık. Kıbrıslı Rumlar, Ankara’nın herhangi bir fiili müdahalesine karşı çıkarken, Kıbrıslı Türkler bunun vazgeçilmez olduğunu savunuyor.
Türkiye, Kıbrıs’ta iki ayrı devletin kurulmasını açıkça savunuyor. Bu tutum, Kıbrıslı Rumlar ve Yunanistan tarafından reddediliyor.
Görüş2 hafta önceNATO 2.9: Atlantik cephesinin çok kutuplu paradoksu
Avrupa2 hafta önceİngiltere çelik üreticisi British Steel’i kamulaştırdı
Rusya2 hafta önceRus bankalarından Türkiye’deki ödemelere blokaj
Asya2 hafta önceDeepSeek, önümüzdeki yıl halka arz planlıyor
Asya2 hafta önceÇin’in petrol hamlesi akaryakıt krizini önleyebilir mi?
Dünya Basını1 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Avrupa2 hafta önceCebelitarık ve İspanya arasındaki fiziki sınır kalkıyor
Asya2 hafta önceTokyo’dan Hürmüz Boğazı’nı baypas edecek hatlara destek








