Bizi Takip Edin

Asya

Çin, ‘hataları tolere etme’ sözü vererek riskten kaçınan yetkilileri inisiyatif almaya teşvik etti

Yayınlanma

Çin’in liderleri, “işleri halletme” ihtiyacını ve hatalara karşı toleransı vurgulayarak “riskten kaçınan” kadroları yeniden kararlı ekonomik eylemler için bir araya getirmeye çalışıyor.

Çin Komünist Partisi Politbürosu, perşembe günü yapılan bir toplantının ardından yaptığı açıklamada, ekonomiyi canlandırmaya yardımcı olmak için birçok yetkilinin harekete geçmemesini kısmen ele alarak yenilenen “siyasi kararlılığın” sinyalini verdi.

Devlet haber ajansı Xinhua’nın Politbüro’dan aktardığına göre, “Parti üyeleri ve yetkilileri sorumluluk almaya ve zorlukları büyümek ve sonuç elde etmek için fırsat olarak kullanarak yenilik yapmaya istekli olmaya çağırılıyor.”

Açıklamada ayrıca, “Sorumluluk üstlenen ve işleri halledenleri desteklemek için ‘üç istisna’ çerçevesi etkin bir şekilde uygulanmalıdır. Büyük ekonomik vilayetler liderliği üstlenmeye ve ekonomiyi ileriye götürmede daha büyük bir rol oynamaya teşvik edilmelidir” denildi.

Toplantı, mali yetkililerin bir dizi kapsamlı teşvik tedbirini açıklamasından bir gün sonra ve Ulusal Gün kutlamaları öncesinde gerçekleşti ve Pekin’in büyümeyi diğer önceliklerden daha fazla destekleme arzusunun altını çizdi.

Toplantıda ayrıca proaktif politikalara, etkin mali tedbirlere ve özel sektöre destek verilmesine duyulan ihtiyaç vurgulandı.

‘Üç istisna’ politikası

Başkan Xi Jinping, memurların reformları ilerletmede karşılaştıkları zorlukların üstesinden gelmek için 2016 yılında üç istisna politikasını başlattı.

Kamu görevlilerinin yenilik yapma konusunda isteksiz olması ve hata yapmaktan korkması karşısında, üç muafiyet politikası, reformlar sırasında yapılan “hatalar” arasında ayrım yaparak, disiplinin kasıtlı olarak ihlal edilmesinden ziyade deneyimsizlikten kaynaklananlar; keşif sırasında yapılanlar ve kişisel kazançtan ziyade gelişimi teşvik etmek için kasıtsız olarak yapılanlar için hoşgörülü olunmasını öneriyor.

2020’de partinin Merkez Komitesi, kadroları arasında inisiyatifi teşvik etmeyi amaçlayarak üyelerin hata yapma haklarını korumak için bir adım daha ileri gitti.

Bu üç istisna Xi tarafından ocak ayında ve yine temmuz ayındaki büyük parti toplantısında vurgulanarak yetkililerin “öncü bir ruhla ilerlemeleri ve işlerinde girişimci olmaları” teşvik edildi.

Temmuz toplantısında bir ilk olarak, yetkililere yönelik “yanlış suçlamaların” ciddi bir şekilde soruşturulması ve ele alınması gerektiğine özellikle atıfta bulunuldu.

Merkez Parti Okulu’nun resmi gazetesi Study Times’ın eski editör yardımcısı Deng Yuwen, perşembe günü yapılan üç muafiyet atfının, yetkililere ekonomik iyileşmenin artık karnelerindeki en üst performans göstergesi olduğuna dair açık bir mesaj olduğunu söyledi.

“Bu, partinin üst yönetiminden gelen ve emir komuta zincirindeki yetkililere artık önceliklerinin ekonomi olduğunu söyleyen açık bir sinyal. Esasen mevcut katı siyasi gereklilikleri gevşetiyor, böylece yetkililer neye odaklanmaları gerektiğini biliyorlar,” dedi.

Deng, parti liderliğinin bu hamlelerle durgun ekonomiyi canlandırmayı hedeflediğini söyledi. “Ayrıca merkez bankası ve Maliye Bakanlığı’nın teşviklerinin yanı sıra kadroların hevesini de canlandırmaları gerektiğinin farkına vardılar” değerlendirmesini yaptı.

Yerel inisiyatifi büyütme ve kadroları teşvik etme hedefi

Tsinghua Üniversitesi Ulusal Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’nde kıdemli bir araştırmacı olan Xie Maosong, South China Morning Post’a yaptığı yorumda, “Parti, suyu test edecek cesarete sahip kadrolara değer vermelidir, çünkü reform ve açılım derin sulara giriyor ve tüm düşük asılı meyveler çoktan toplandı” dedi.

California San Diego Üniversitesi’nde Çin elit siyaseti ve finans uzmanı olan Victor Shih de The Post’a, bu sloganın yerel yetkilileri 1980’lerde ve 1990’larda benzerlerinin yaptığı gibi daha fazla risk almaya ve büyümeyi teşvik etmeye yönelik bir girişim olduğunu söyledi.

Shih, “Yerel inisiyatif gerçekten de bugün büyümeye yardımcı olacaktır,” dedi.

Pekin Üniversitesi’nden ismini vermek istemeyen bir siyaset bilimciye göre, gerçek bir ekonomik iyileşmeyi teşvik etmek için Pekin’in risk alan ve yenilik yapan yetkililerin ödüllendirileceğini göstermesi gerekiyor.

Motive olmuş yetkililerin Çin’in büyümesi için “en kritik itici güç” olduğunu ancak son on yıldaki daha sert düzenlemeler ve yolsuzlukla mücadele kampanyalarının yetkilileri daha riskten kaçınır ve iş dünyasıyla ilişki kurmakta tereddüt eder hale getirdiğini söyledi.

“Pek çoğu yeni girişimler için bastırmıyor, fazladan bir şey yapmıyor, sadece patronların talimatlarını iletiyor” dedi ve bu durumun değişmesi için yeni teşviklerin yaygın olarak uygulanması gewrektiğini vurguladı.

Asya

Moonshot halka arz öncesinde 50 milyar dolar değerleme hedefliyor

Yayınlanma

Çinli yapay zeka girişimi Moonshot AI, Hong Kong Borsası’nda planladığı halka arz öncesinde şirket değerlemesini 50 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Şirketin yakın zamanda 31,5 milyar dolar değerleme ile yeni bir finansman turunu tamamlamaya hazırlandığı ve hemen ardından yeni yatırım görüşmelerine başlayacağı belirtiliyor.

Çin merkezli yapay zeka şirketi Moonshot AI, Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda gerçekleştirmeyi planladığı halka arz (IPO) öncesindeki süreçte şirket değerlemesini 50 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, şirket bu doğrultuda bir halka arz öncesi finansman aşaması yürütmeyi planlıyor.

Kaynaklar, Moonshot’ın önümüzdeki birkaç gün içinde 31,5 milyar dolar değerleme üzerinden yürüttüğü mevcut yatırım turunu tamamlayacağını ifade etti.

Aktarılan bilgilere göre şirket, bu turun kapanmasının hemen ardından potansiyel yatırımcılarla yeni bir sermaye yatırımı için müzakerelere başlamayı tasarlıyor.

Yeni Kimi K3 modeli beklentileri artırıyor

Moonshot, bu süreçte temmuz ayının başlarında tanıttığı yeni yapay zeka modeli Kimi K3’ün başarısından yararlanmayı hedefliyor.

Şirket, Kimi K3’ün Anthropic firmasının en gelişmiş modeli Claude Fable 5 ile OpenAI tarafından geliştirilen GPT-5.6 dışındaki tüm rakiplerini geride bıraktığını iddia ediyor.

Söz konusu model, dünyanın en zengin isimleri arasında yer alan Elon Musk tarafından “etkileyici” olarak nitelendirildi. OpenAI Strateji Şefi Ding Ball ise açık kaynaklı bu modelin piyasaya sürülmesinin teknoloji dünyasını “tam teşekküllü bir yapay zeka komünizmine” yaklaştırdığı uyarısında bulundu.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Amerikan makamlarının Çin dahil olmak üzere denizaşırı ülkelerdeki açık kaynaklı modelleri yakından inceleyeceğini ve ABD şirketlerine ait fikri mülkiyet haklarının çalındığına dair bulgulara rastlanması halinde gerekli önlemleri alacaklarını bildirdi.

Çinli Moonshot AI yeni modeli Kimi K3’ü tanıttı

Altı ay içinde borsaya açılması bekleniyor

Moonshot, daha önce hissedarlarına Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda kotasyon alma niyetinde olduğunu bildirmişti. Bloomberg tarafından paylaşılan bilgilere göre şirketin önümüzdeki altı ay içinde halka arzını gerçekleştirmesi bekleniyor.

Google ve Meta’nın eski çalışanı Yang Zhilin tarafından 2023 yılının başında kurulan Moonshot, Çince adını kurucusunun sevdiği müzik grubu Pink Floyd’un albümüne atıfla “Dark Side of the Moon” (Ayın Karanlık Yüzü) ifadesinden alıyor. Girişim; Alibaba Group Holding bünyesindeki Qwen, MiniMax Group ve Z.AI ile birlikte Çin yapay zeka sektörünün öncüleri arasında kabul ediliyor.

Çin’de Moonshot’ın yanı sıra diğer büyük yapay zeka şirketleri de halka arz süreçlerine hazırlanıyor.

DeepSeek firmasının 2027 yılında halka açılmayı değerlendirdiği belirtilirken, araştırmacı Lee Kai-Fu tarafından kurulan 01.ai adlı girişimin borsa hisse senedi ihracının da aynı yıl içinde gerçekleşebileceği kaydediliyor.

Okumaya Devam Et

Asya

DeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı

Yayınlanma

Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarının çalışma belgeleri ve kişisel mesajları içeren diyalogları Google arama sonuçlarında açık erişime çıktı. Veri görünürlüğü, kullanıcıların üçüncü kişilere aktarım amacıyla “Paylaş” seçeneğini etkinleştirerek ürettiği kamuya açık bağlantıların arama motoru tarafından indekslenmesinden kaynaklandı.

Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarına ait diyaloglar, çalışma belgeleri ve kişisel mesajlar Google arama motorunda açık erişime çıktı.

Durumun, kullanıcıların yazışmaları üçüncü kişilere aktarmak amacıyla oluşturduğu kamuya açık bağlantıların Google tarafından indekslenmesinden kaynaklandığı tespit edildi.

Süreç, DeepSeek arayüzündeki “Paylaş” seçeneğiyle işliyor. Bu özellik etkinleştirildiğinde kullanıcı metnin belirli bölümlerini işaretliyor ve platform herkesin erişebileceği bir internet adresi üretiyor.

Sistem işlem sırasında söz konusu içeriğin bağlantıya sahip olan herkese açık hale geleceği bilgisini veriyor. Arama motoru da yalnızca hesap sahiplerinin manuel olarak genel erişime açtığı diyalogları sonuçlarda listeliyor.

Ocak 2025’te bulut güvenliği şirketi Wiz Research uzmanları, DeepSeek veri tabanından gizli bilgilerin sızdığını tespit ettiklerini duyurmuştu. Geliştirici firmaya bildirilen sorun hızla giderilmişti.

Uzmanların değerlendirmelerine göre açık erişime sızan veriler arasında sohbet geçmişleri, gizli anahtarlar, arka plan sistem ayrıntıları ve diğer gizli bilgileri içeren 1 milyondan fazla veri satırı yer alıyordu.

DeepSeek, kuruluşundan bu yana 7 milyar dolardan fazla yatırım toplayarak Çin’in en yüksek piyasa değerine sahip yapay zekâ girişimi konumuna geldi.

Platformun kullanıma sunulmasından itibaren dünya genelinde çok sayıda ülke, ulusal güvenlik ve kişisel verilerin korunması kaygıları doğrultusunda hükümet düzeyinde ve kamu kurumlarında sistemin kullanımına yönelik yasak veya kısıtlamalar getirdi.

Axios’un aktardığı bilgilere göre ABD Kongresi üyelerinin Çin menşeli sohbet botunu kullanmasına izin verilmiyor.

2026 yılı başlarında ise İtalya Veri Koruma Kurumu, kişisel verilerin işlenme yöntemlerine dair bilgi eksikliği gerekçesiyle DeepSeek erişimini engelledi.

Yapay zekâ sistemlerinde benzer veri güvenliği sorunları daha önce de yaşanmıştı. 2023 yılında OpenAI şirketine ait ChatGPT yazılımında, açık kaynaklı “redis-py” adlı Redis müşteri kütüphanesindeki bir hata nedeniyle bazı kullanıcıların kişisel verileri internete sızmıştı.

Söz konusu teknik aksaklık, ChatGPT abonelik doğrulama e-postalarının bir kısmının yanlış kullanıcılara gönderilmesine yol açmıştı.

Okumaya Devam Et

Asya

Japonya, nükleer silah tartışmasını tabu olmaktan çıkarıyor

Yayınlanma

Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, ülkesinin nükleer silah edinme konusundaki tartışma yasağını kaldırması gerektiğini belirterek güvenlik ortamının kötüleştiğini vurguladı. Kyodo News ajansının aktardığına göre Koizumi, ulusal savunma önlemlerini artıran Finlandiya ve Fransa’yı örnek göstererek Tokyo’nun bazı konuları tabu sayan yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini kaydetti.

Japonya hükümetinde, ülkenin nükleer silah edinmesine yönelik tartışmalar üzerindeki yasağın kaldırılması yönünde çağrı yapıldı.

Kyodo News ajansının aktardığına göre Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, Tokyo’nun nükleer silah konusunu tartışmaktan “kaçınamayacağını” ifade etti.

Bakan Koizumi, nükleer caydırıcılığı güçlendirmek için adımlar atan Fransa ve Finlandiya’yı örnek gösterdi. Finlandiya parlamentosu, haziran ayı ortasında ulusal savunmayı güvence altına almak amacıyla nükleer silahların ülke topraklarına ithalini, transit geçişini ve depolanmasını engelleyen yasağı kaldıran bir kanunu kabul etmiş, düzenleme daha sonra Cumhurbaşkanı Alexander Stubb tarafından imzalanmıştı.

Koizumi, güvenlik durumunun kötüleştiğini ve Tokyo’nun bazı konuların tartışılmasını tabu haline getiren yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini belirtti. 1945 yılında ABD’nin atom bombası saldırılarına maruz kalan Japonya, günümüzde Amerikan nükleer şemsiyesinin koruması altında yer alıyor ve topraklarında nükleer silah üretmeme, bulundurmama ve girişine izin vermeme şeklindeki üç temel ilkeye bağlı kalıyor.

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Kasım 2025’te bu ilkelerin değiştirilmesi konusunu gündeme taşımıştı.

Japon yetkililer, ulusal güvenliğe dair üç temel belgenin güncellenmesi sürecinde bu konuyu ele almaya başladı. Takaichi, özellikle nükleer silahların ülkeye girişine yönelik yasağın kaldırılmasını önermiş, mevcut yasağın ABD’nin caydırıcılık potansiyelini zayıflattığını savunmuştu.

Mevcut yasal çerçevede Washington, Japonya’daki askeri üslerine ve buradaki limanlara yanaşan gemilerine bu tür mühimmatları yerleştiremiyor.

Kyodo News ajansına konuşan ve Takaichi hükümetinin güvenlik politikalarının hazırlanmasında yer alan bir kaynak, aralık ayında yaptığı açıklamada Japonya’nın nükleer silaha sahip olması gerektiğini savunmuştu.

Bu çıkış, muhalefet partilerinin ve bazı ülkelerin tepkisine yol açmıştı.

Avrupa’da da benzer güvenlik tartışmaları sürüyor. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, temmuz ayı başında yaptığı açıklamada, ülkedeki siyasi güçlerin “kötüleşen jeopolitik durum” gerekçesiyle ülkede nükleer silah ve yabancı askeri üslerin konuşlandırılmasını engelleyen anayasal yasağın kaldırılmasına yönelik bir plan üzerinde uzlaştığını bildirmişti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise mart ayı başında ülkesinin nükleer stratejisinde değişikliğe gidildiğini ve “Fransız caydırıcılığında yeni bir aşamaya” geçildiğini duyurmuştu.

Mevcut durumda yaklaşık 290 savaş başlığına sahip olan Fransa, nükleer kalkanını ortaklarına da genişletmeyi planlıyor.

Macron; Almanya, Polonya, Yunanistan, Hollanda, Belçika, Danimarka ve İsveç ile yapılacak işbirliğinin, nükleer silahların kullanılacağı ortak askeri tatbikatları ve Fransız savaş uçaklarının bu ülkelerde geçici olarak konuşlandırılmasını kapsayacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English