Bizi Takip Edin

Amerika

ABD Hazine Bakanı Bessent: Çin ile ticaret savaşı sürdürülebilir değil

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Çin ile ticaret savaşının “sürdürülemez” olduğunu söyledi, bunun üzerine Wall Street hisseleri yükseldi ve petrol fiyatları tırmandı.

Bessent JPMorgan’ın ev sahipliğinde düzenlenen bir konferansta yatırımcılara yaptığı açıklamada iki ülkenin bir noktada anlaşmaya varmasını beklediğini söyledi.

Bakan, ABD ve Çin’in birbirlerinin ithalatına uyguladıkları yüksek gümrük vergilerinin aslında ticaret ambargosu anlamına geldiğini söyledi ve mevcut durumun “sürdürülemez” olduğunu sözlerine ekledi.

JPMorgan CEO’su Jamie Dimon da ABD ile Çin’in bir noktada birbiriyle ilişki kurması gerekeceğini söylemişti.

Bessent ayrıca Başkan Donald Trump’ın Çin’den “ayrışmaya” çalışmadığını savundu. 

Trump, Çin’den gelen mallara yüzde 145 gümrük vergisi uygularken, Pekin de buna yüzde 125’lik misilleme gümrük vergileriyle karşılık verdi.

Bir önceki seanstaki satışların ardından yükselişle açılan hisse senetleri, Bessent’in yorumları üzerine daha da yükseldi.

Bu yıl yüzde 10’dan fazla değer kaybeden S&P 500 salı günü yüzde 2,5 yükselişle kapanırken, teknoloji ağırlıklı Nasdaq Composite yüzde 2,7 değer kazandı. Her iki endeks de pazartesi günü Başkan’ın Federal Rezerv Başkanı Jay Powell’ı kovabileceği korkusuyla keskin bir düşüş yaşamıştı.

Para birimini altı uluslararası emsalden oluşan bir sepet karşısında izleyen dolar endeksi yüzde 0,7 yükseldi. Devlet borçlanma piyasalarında, 10 yıllık ve 30 yıllık Hazine tahvillerinin getirileri enflasyon beklentilerinin gerilemesiyle mütevazı bir düşüş gösterdi. Tahvil getirileri fiyatlarla ters orantılı hareket ediyor.

Emtia piyasalarında, uluslararası petrol göstergesi Brent ham petrolü, küresel bir ticaret savaşının en kötü yönlerinden kaçınılabileceği umutlarıyla yüzde 1,5 artarak varil başına 67,27 dolara yükseldi. 

Salı günü erken saatlerde ons başına 3.500 dolara ulaşarak rekor kıran altın ise yüzde 1,4 gerileyerek 3.375 dolara düştü.

Günün erken saatlerinde milyarder hedge fon yöneticisi ve Trump destekçisi John Paulson, Novagold Resources ile Alaska’daki bir altın projesi için 1 milyar dolarlık bir anlaşma imzaladı.

Paulson Financial Times’a verdiği demeçte, “Hem iktisadi hem de siyasi açıdan genel belirsizlik düzeyi altın fiyatını yükseltiyor. Bence bu eğilim devam edecek ve altın alternatif rezerv para birimi haline gelecek ve bu sadece merkez bankaları arasında değil, aynı zamanda enflasyon nedeniyle el koyma, para birimi kontrolleri veya devalüasyon riskiyle karşı karşıya kalmak istemeyen özel kişiler için de geçerli,” dedi.

Bessent, Çin ile bir noktada anlaşmaya varılacağına dair iyimserliğini dile getirse de, ülkeler arasında ticaret savaşını sona erdirecek diplomatik görüşmelerin yapılmadığı konusunda uyarıda bulundu. 

Konu hakkında bilgi sahibi iki kişi FT’ye verdiği demeçte, Pekin ve Washington’un bir çözüm bulmaya yakın olduğuna dair herhangi bir işaret olmadığını ve piyasaların Bessent’in yorumlarından “çok fazla çıkarım yaptığını” söyledi.

Bir kişi de, Trump’ın Hazine Bakanı ile aynı fikirde olup olmadığının belirsiz olduğunu söyledi. Beyaz Saray’daki basın brifinginde bu yorumların sorulması üzerine basın sekreteri Karoline Leavitt, Trump’ın ABD’nin “Çin ile potansiyel bir ticaret anlaşması konusunda çok iyi durumda olduğuna” inandığını söyledi. 

Fakat Washington ve Pekin’deki durumu bilen kişiler, başkentler arasında anlaşmazlığın çözümüne ilişkin herhangi bir görüşme olmadığını vurguladı. Çin, Beyaz Saray’a gümrük tarifeleri konusundaki yaklaşımını bir tür “zorbalık” olarak gördüğünü ve teslim olmayacağını açıkça ifade etti.

Amerika

ABD hükümeti, 7 çip şirketine ortak oluyor

Yayınlanma

ABD Ticaret Bakanlığı, yarı iletken üretimi için yedi özel şirkete toplam 874 milyon dolar tutarında teşvik sağlayacağını duyurdu. Hükümet, sağlanan mali kaynak karşılığında ilgili şirketlerden azınlık hissesi devralacak. Miktar, kritik teknolojiler ile yapay zeka sistemlerine yönelik araştırma ve geliştirme projelerinde kullanılacak.

ABD Ticaret Bakanlığı bu hafta yaptığı açıklamayla, yedi şirkette azınlık hissesi devralma karşılığında yarı iletken üretimine 870 milyon dolardan fazla federal teşvik tahsis edeceğini duyurdu.

Milli Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST) tarafından çarşamba günü yayımlanan blog yazısında, Ticaret Bakanlığı bünyesindeki CHIPS Araştırma ve Geliştirme Ofisinin dönüm noktası niteliğindeki CHIPS ve Science Act kapsamında yedi şirketle toplam 874 milyon dolarlık federal fon sağlamak üzere niyet mektubu imzaladığı bildirildi.

NIST’in açıklamasına göre verilen finansal destekler, kritik teknolojiler ile veri aktarımı ve işlemede elektrik yerine ışık kullanan gelişmiş entegre fotonik mikroçip teknolojisine yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde kullanılacak.

Mali kaynak ayrıca bilgi işlem ve yapay zeka sistemlerine yönelik mimariler ile bellek teknolojilerinin araştırılması ve geliştirilmesine aktarılacak.

NIST yazısında, “Bakanlık, ABD vergi mükelleflerine sağlanan getiriyi artırmak amacıyla, fonları alma koşulu olarak her bir şirkette azınlık durumunda ve kontrol gücü bulunmayan hisse elde edecektir” ifadelerine yer verdi.

Sağlanan fondan yarı iletken üreticisi GlobalFoundries firmasına 300 milyon dolara kadar pay ayrılırken, yapay zeka bellek ve mantık teknolojileri geliştiren Kepler firması 245 milyon dolara kadar destek alacak.

NIST, yarı iletken ekipman üretimi yapan Multibeam Corp. şirketine 140 milyon dolara kadar kaynak aktarılacağını, kalan fonların ise ekipman üreticileri Extropic, Thintronics, Obsidia Semiconductors ve Aeluma Inc. arasında paylaştırılacağını kaydetti.

Ticaret Bakanı Howard Lutnick basına yaptığı yazılı açıklamada, “Bu stratejik yatırımlar ülkemizin yerli kabiliyetlerini artıracak, yüksek ücretli istihdam yaratacak ve Amerika’yı yarı iletken sektörünün ön saflarında tutacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhuriyetçi kanadın hisse alımlarına tepkisi sürüyor

Açıklama, Başkan Donald Trump’ın ülkenin en büyük çip üreticilerinden Intel’in aldığı yaklaşık 11 milyar dolarlık federal sübvansiyon karşılığında federal hükümetin şirketten yüzde 10 hisse alacağını duyurmasından yaklaşık bir yıl sonra geldi.

Söz konusu uygulama Trump’ın Cumhuriyetçi tabanından eleştiriler topladı.

CHIPS ve Science Act yasasının temel taslağını hazırlayan Cumhuriyetçi Senatör Todd Young, o dönemde yaptığı açıklamada, yasa metninin federal hükümetin Intel veya başka bir büyük şirkette büyük oranda hisse sahibi olmasını asla hedeflemediğini söyledi.

Dönemin Başkanı Joe Biden tarafından 2022 yılında imzalanarak yasalaşan mevzuat, ABD içindeki yerli üretimi artırmak amacıyla yerli yarı iletken üreticilerine federal sübvansiyonlar sağlıyor.

Geçen yaz gelen tepkilere rağmen Trump yönetimi, geçen yılın aralık ayında lazer teknolojisi geliştiren bir girişim olan xLight şirketine sağlanan federal teşvikler karşılığında 150 milyon dolarlık hisse devralmak üzere harekete geçmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Elon Musk, Kongre seçimleri için 100 milyon dolar harcayacak

Yayınlanma

Elon Musk’ın siyasi eylem komitesi America PAC, 2026 ara seçimlerinde Cumhuriyetçi adayları desteklemek amacıyla en az sekiz eyaleti kapsayan yeni bir saha programı başlatıyor. Çalışma kapsamında muhafazakar seçmen katılımını artırmak için 100 milyon ile 120 milyon dolar arasında harcama yapılması yetkilendirildi.

Tesla ve SpaceX CEO’su Elon Musk, 2026 ara seçimleri öncesinde en az sekiz eyalette Cumhuriyetçilerin seçilmesine yardımcı olmak amacıyla hazırlanan yeni saha programıyla siyasi harcama alanına geri dönüyor.

The New York Times’ın planlar hakkında bilgilendirilen ve adı açıklanmayan iki kaynağa dayandırdığı perşembe günkü haberine göre Musk, kurucusu olduğu siyasi eylem komitesi America PAC’in 2026 ara seçimlerinde muhafazakar seçmen katılımına odaklanan yeni saha programı için 100 milyon ile 120 milyon dolar arasında harcama yapmasını onayladı.

America PAC, 2024 yılında Donald Trump’ın yeniden seçim kampanyasına 250 milyon dolardan fazla kaynak aktarmış ve Musk bu harcamayla ABD tarihinin en büyük siyasi bağışçısı konumuna gelmişti.

The New York Times, America PAC’in bu harcama girişimlerini yeniden canlandırdığını ve son haftalarda diğer Cumhuriyetçilerle yeni saha çalışması hakkında temas kurduğunu bildirdi.

Haberde bu çabanın diğer Cumhuriyetçi Parti harcama gruplarıyla da koordine edildiği aktarıldı.

Gazetenin haberinde hedeflenen Senato seçimlerinin yapıldığı eyaletler Alaska, Iowa, Maine, Michigan ve Ohio olarak sıralanırken, Kuzey Karolina, Georgia ve Teksas’taki yarışlar üzerinde de görüşmeler yürütüldüğü kaydedildi.

Siyasi eylem komitesinin ayrıca Washington, Wisconsin ve California’daki Temsilciler Meclisi seçimleri için de harcama yapacağı ifade edildi.

Trump yanlısı “Maga Inc” ara seçimler için 400 milyon dolarlık bir fon oluşturdu

Söz konusu haberler, Axios’un America PAC’in girişimlerinin yeniden başladığını ve başkanlık seçimi olmayan bu dönemde Cumhuriyetçi seçmen katılımını artırmaya odaklandığını ilk kez bildirmesinden bir gün sonra geldi.

America PAC sözcüsü The New York Times’ın haberi hakkında yorum yapmadı ancak Axios’un haberini The Hill’e doğruladı. Sözcü, harcama grubunun Cumhuriyetçilerin bu sonbaharda Kongre’deki çoğunluklarını koruma çabalarına katkıda bulunmaktan “heyecan duyduğunu” belirtti.

America PAC Sözcüsü Andrew Romeo yaptığı açıklamada, “Başkanın siyasi ekibi ve Cumhuriyetçi Parti mekanizmasının geri kalanı, Cumhuriyetçileri tarih yazacak ve bu sonbaharda Kongre’nin kontrolünü elinde tutacak güçlü bir konuma getirecek birinci sınıf bir operasyon kurdu. Biz de yeniden bu ekibin parçası olmaktan heyecan duyuyoruz” ifadelerini kullandı.

Girişimin kapı kapı dolaşma, posta ve dijital reklamlara odaklanarak Cumhuriyetçi seçmenleri hedefleyeceği, bu sayede diğer grupların televizyon reklamlarına yoğunlaşmasına imkan tanıyacağı bildirildi.

Haberler, Musk’ın The Economist dergisine siyasete kısa süreli girişiyle ilgili olarak “kendini kaptırdığını” söylemesinden birkaç gün sonra yayımlandı.

SpaceX CEO’su, 2024 seçimleri sırasında siyaset dünyasına girerek Trump’ın başkanlık yarışı için yüz milyonlarca dolar aktarmış ve kampanya sürecinde adaya eşlik etmişti.

Musk, Trump’ın Hükümet Verimliliği Departmanı (DOGE) olarak bilinen ve federal hükümet genelinde geniş kapsamlı istihdam ve fon kesintilerini içeren maliyet azaltma çabasına liderlik etmişti. Bu çabalar, siyasetle uğraştığı dönemde hisseleri ciddi oranda düşen Tesla da dahil olmak üzere Musk ve şirketleri açısından tartışmalara yol açmıştı.

Musk, Mayıs 2025’in sonlarında Beyaz Saray’dan ayrılmış, DOGE ise resmi olarak 4 Temmuz’da faaliyetlerini sonlandırmıştı.

Hükümetten ayrılmasından kısa süre sonra Musk ve Trump, başkanın geniş kapsamlı harcama yasa tasarısı “Tek Büyük Güzel Yasa” (One Big Beautiful Bill Act) üzerine kamuoyuna yansıyan bir anlaşmazlıkta karşı karşıya gelmişti. Bu gerginlik sırasında Musk üçüncü bir parti kurma tehdidinde bulunmuş ancak bu girişim gerçekleşmemişti.

Musk ve ABD Başkanı geçen yıl aralarındaki sorunları çözmüş görünürken, teknoloji milyarderi son olarak mayıs ayında diğer teknoloji liderleriyle birlikte Trump’ın Çin gezisine katılmıştı.

Elon Musk ‘oy satın alma’ davasında ifade verecek

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD yüksek benzin fiyatlarına karşı kapalı rafinerileri tekrar açacak

Yayınlanma

Trump yönetimi, İran savaşı nedeniyle yükselen benzin fiyatları karşısında Virgin Adaları’ndaki St. Croix tesisi dahil kapatılan petrol rafinerilerini yeniden faaliyete geçirmeyi hedefliyor. ABD’de ortalama benzin fiyatı galon başına 4,10 dolar seviyesine ulaşırken, Beyaz Saray ulusal enerji güvenliğini sağlamak için rafineri kapasitesini artırmak istiyor.

Trump yönetimi, İran savaşı nedeniyle yükselen benzin fiyatları karşısında, aralarında Virgin Adaları’nda sorunlar yaşayan bir tesisin de bulunduğu kapalı petrol rafinerilerini yeniden açmayı hedefliyor.

Bir Beyaz Saray yetkilisi, perşembe günü The Hill gazetesine e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin “başta St. Croix rafinerisi olmak üzere ülke genelindeki rafinerilerin yeniden açıldığını görmek istediğini” doğruladı.

Yetkili, söz konusu rafinerinin Venezuela petrolünü işlemek üzere inşa edilmiş olması ve “stratejik” konumu nedeniyle özel bir önem taşıdığını belirtti.

Açıklamada, Nisan 2025’ten bu yana şirketlerin rafineriyi satın alma taleplerini iletmek üzere yönetimle temas kurduğu, bu ilginin Venezuela lideri Nicolás Maduro’nun kaçırılması ve ABD’nin ülkenin altyapısını devralmasından sonra daha da arttığı kaydedildi.

Rafinerileri yeniden açma girişimi ilk olarak Politico tarafından haberleştirildi. Sektörden üç üst düzey yönetici, söz konusu yayın organına yaptıkları açıklamada, Beyaz Saray’ın Virgin Adaları’ndan Kaliforniya’ya kadar uzanan bir hatta rafinerilerin yeniden açılması konusunda görüşmeler yürüttüğünü aktardı.

Beyaz Saray Sözcüsü Taylor Rogers konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Enerji güvenliği ulusal güvenliktir. Amerika’nın rafineri kapasitesi, Birleşik Devletler’in güvenli, uygun fiyatlı ve güvenilir enerjiye kesintisiz erişimini sağlamak açısından hayati önem taşımaktadır” dedi.

Rogers, “Başkan’ın Ulusal Enerji Hakimiyeti Konseyi, fiyatları düşürmek ve ulusal güvenliğimizi pekiştirmek amacıyla kapatılan rafinerilerin yeniden açılmasını ve yenilerinin inşa edilmesini desteklemeyi sürdürecektir” ifadelerini kullandı.

Bu girişim, İran’daki savaşın ortasında benzin fiyatlarının yüksek seyrettiği bir dönemde gerçekleşiyor.

Amerikan Otomobil Birlikleri (AAA) verilerine göre, perşembe günü itibarıyla ABD’deki ortalama benzin fiyatı galon başına yaklaşık 4,10 dolar seviyesinde bulunuyor. Bu rakam, bu yılın başlarında savaşın patlak verdiği dönemdeki seviyenin 1 dolardan fazla üzerinde yer alıyor.

Bahse konu St. Croix rafinerisi faaliyetlerini 2021 yılında süresiz olarak durdurmuştu. Kapanma kararı, Çevre Koruma Ajansının (EPA) tesisten yayılan petrol sızıntıları ile hava kirliliğinin “halk sağlığı için yakın bir risk” oluşturduğunu belirterek 60 gün süreyle kapatma talimatı vermesinin ardından alınmıştı.

Port Hamilton Refining & Transportation Direktörü David Johnson, The Hill ile paylaştığı açıklamada rafinerinin yeniden faaliyete geçme ihtimalini memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi.

Johnson açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Ulusal düzeyde önem taşıyan altyapı ve sanayi kapasitesini güçlendiren hedefli federal programların yanı sıra kayda değer miktardaki özel yatırımların harekete geçirilmesiyle St. Croix rafinerisinin ihyası; ABD’nin enerji güvenliğini artırma, yerli üretimi genişletme, tedarik zinciri dayanıklılığını güçlendirme, ileri teknolojileri destekleme, binlerce yüksek kaliteli istihdam yaratma ve Amerika’nın uzun vadeli ekonomik rekabet gücünü geliştirme imkanı sunarken stratejik bir Amerikan sanayi varlığının geri dönüşünü de hızlandırma potansiyeline sahiptir.”

Johnson, şirketin “rafinerinin geleceğine ilişkin olarak federal ve bölgesel yetkililerle, ticari taraflarla, yatırımcılarla ve finansman kaynaklarıyla yapıcı görüşmeler yapmaya devam ettiğini” belirtti.

Söz konusu görüşmelerin gizli tutulduğunu aktaran Johnson, “Bu görüşmeler gizli kalmakla birlikte, St. Croix rafinerisinin Amerika’nın enerji güvenliğine, sanayi rekabetçiliğine ve uzun vadeli ekonomik dayanıklılığına yeniden önemli bir katkı sağlayabileceği konusunda iyimserliğimizi koruyoruz” dedi.

Petrol, rafinerilerde işlenerek benzine dönüştürülüyor. Petrol fiyatı genellikle benzin fiyatındaki en büyük etken olsa da rafineriler de fiyat oluşumunda rol oynuyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English