Bizi Takip Edin

Amerika

Yapay zeka çılgınlığı elektrik faturalarını şişiriyor

Yayınlanma

Bu yaz enerji maliyetleri artıyor ve bunun nedeni kişisel tüketimin artması değil, yapay zeka (AI) veri merkezlerinin harcadığı yoğun elektrik.

Yaygınlaşan AI veri merkezleri, yani kullanıcıların Grok gibi yapay zeka botlarına bir şeyin doğru olup olmadığını sorabilmelerini sağlayan, çok fazla enerji tüketen binalar.

PJM Interconnection, 13 eyalete ve Washington, DC’ye elektrik sağlıyor ve ABD’nin geri kalanı için bir gösterge olarak kabul ediliyor.

PJM’nin bölgesi, dünyanın en büyük veri merkezlerinin bulunduğu Kuzey Virginia’daki Data Center Alley’i ve ayrıca, Ohio eyaletinin Columbus şehri gibi veri merkezlerinin hızla yayıldığı bölgeleri kapsıyor.

Müşterileri, bu yaz enerji faturalarında %20’ye varan bir artış görüyor. Yapay zeka veri merkezlerindeki patlama bunun ana nedeni.

Peki hane halkları neden Büyük Teknoloji’nin enerji ihtiyaçları için para ödüyor? PJM, her yıl bir kapasite ihalesi düzenliyor. Bu ihale sırasında, hizmet verdiği eyaletlerdeki kamu hizmetleri, yoğun kullanım günlerinde yeterli güce sahip olabilmek için ödeme yapıyor.

Geçen yıl, ihaledeki kapasite fiyatları %833 arttı ve bunun etkisi şimdi hissediliyor.

Geçen hafta, PJM Interconnection yıllık kapasite ihalesini, toptan elektrik kapasitesi fiyatlarının 2024’e göre %22 artışla rekor bir seviyeye ulaşmasıyla kapattı.

Sonuç olarak, 67 milyon müşteriyi kapsayan PJM bölgesinde aylık elektrik faturaları gelecek yıl %5’e kadar artabilir.

Bağımsız bir gözlemci, nihayetinde müşterilere yansıtılan bu artışların dörtte üçünü mevcut (ve yakında faaliyete geçecek) veri merkezlerinin talebine bağlıyor.

Arz/talep dengesizliği ve enflasyona ek olarak, enerji faturalarında aylık iki kat artışa neden olan faktörler arasında şunlar da yer alıyor:

  • Bu ay ABD’nin bazı bölgelerinde görülen ve iklim etkisi konusunda faaliyet gösteren kâr amacı gütmeyen kuruluş Climate Central’a göre “insan kaynaklı iklim değişikliğinin” bir sonucu olduğu belirlenen sıcak hava dalgası.
  • İklim felaketlerine karşı şebekeyi modernize etmek ve güçlendirmek için yapılan maliyetli yükseltmeler. Bu giderler genellikle şirketler tarafından daha yüksek elektrik tarifeleriyle telafi ediliyor.
  • Şebekeye maliyetleri düşürecek daha fazla güç jeneratörünün bağlanması için gereken onay süresi, yani “bağlantı kuyruğu”, beş yıla kadar sürebilir.

Yakın zamanda bir rahatlama olmayabilir. Başkan Trump, yönetiminin ilk 12 ayında enerji maliyetlerini yarı yarıya azaltma sözü verdi, fakat bir düşünce kuruluşunun raporu, “Büyük Güzel Yasa” nedeniyle fiyatların yükseleceğini öngörüyor.

Bank of America Institute’a göre, on yıl boyunca neredeyse hiç büyüme göstermeyen ABD’deki elektrik talebinin, büyük ölçüde veri merkezlerinin etkisiyle 2035 yılına kadar yıllık %2,5 oranında artması bekleniyor.

Maryland’de, eyaletteki kamu hizmetleri konusunda yerel sakinlerin haklarını savunan Halk Avukatı David Lapp, eyalet ve federal düzenleyicilere konut hizmetleri müşterileri ve küçük işletmeler adına müdahale etmeleri için çağrıda bulunuyor.

Lapp, “Konut hizmetleri müşterilerinden büyük şirketlere, veri merkezlerine, büyük kamu hizmetleri kuruluşlarına ve bunların ana şirketlerine, ek enerji altyapısı inşa etmekten kar elde edenlere büyük bir servet transferi yaşanıyor. Kamu hizmetleri düzenlemeleri, konut müşterilerini korumakta yetersiz kalıyor ve enerji fiyatlarının artmasına neden oluyor,” dedi.

Amerika

Pentagon pahalı füzeler yerine ucuz İHA sistemlerine yöneliyor

Yayınlanma

ABD ordusu, savunma sanayisinde maliyeti milyonlarca doları bulan önleme füzeleri yerine düşük maliyetli insansız hava araçları satın alma sürecini başlattı. Yeni strateji doğrultusunda savunma şirketleri New Mexico’daki füze poligonunda yarışmalı atış testlerine davet edilecek.

ABD ordusu, savunma sanayisindeki üretim süreçlerini hızlandırmak ve milyonlarca dolar değerindeki önleme füzelerine bağımlılığı azaltmak amacıyla Ukrayna ile İran sahasındaki askeri tecrübeleri dikkate alarak düşük maliyetli insansız hava araçları (İHA) satın alma kararı aldı.

Bloomberg’ün geçtiği bilgilere göre Washington yönetimi, şirketleri New Mexico eyaletindeki White Sands Füze Atış Poligonu’nda düzenlenecek yarışmalı atış testlerine çağırmayı hedefliyor.

Girişim, Trump yönetiminin Pentagon’un karmaşık ve pahalı silah sistemlerine yönelik önceliğini kırarak yüksek adetlerde seri üretilebilecek ucuz sistemlere odaklanma stratejisinin parçasını oluşturuyor.

ABD ordusunun mühimmat modernizasyonundan sorumlu Korgeneral Frank Lozano, sahadaki duruma ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Ukrayna ve İran, görece ucuz dronların karşı tarafa ciddi maliyetler çıkarabileceğini ve operasyonel zorluklar yaratabileceğini açıkça gösterdi.”

Savunma şirketlerinin ABD Silahlı Kuvvetleri’ne şu ana kadar yaklaşık 147 farklı teklif sunduğunu belirten Lozano, daha fazla katılımcıyı sürece dahil etmek istediklerini kaydetti.

Amerikan ordusu yalnızca eksiksiz önleme dronları üretebilen tedarikçileri değil, aynı zamanda İHA’ların bazı kritik bileşenlerini imal edebilecek şirketlerin tekliflerini de değerlendirmeye alıyor.

Haberde aktarılan ayrıntılara göre, İran bağlamındaki çatışmalar nedeniyle ABD ve Körfez ülkelerinin cephaneliklerindeki Patriot önleme füzeleri tükendi. Söz konusu füzelerin bazılarının birim maliyeti 4 milyon dolara kadar ulaşıyor.

Daha önce Axios haber sitesi, temmuz ayı sonunda Amerikan X-Bow Systems firmasının birim fiyatı 100 bin doların altında kalan “Buckler” adlı önleme sistemini geliştirdiğini ve uçuş testlerini tamamladığını duyurmuştu.

Firmanın İcra Kurulu Başkanı Jason Hundley, çalışmayı “ABD ve müttefiklerinin çağrısına yanıtımız: Büyük ölçekte temin edilebilir, uygun fiyatlı imkanlar” sözleriyle tanımlamıştı.

Trump yönetimi, 30 Temmuz’da savunma bütçesi için 1,5 trilyon dolar talep etmiş ve bu adımı önümüzdeki on yılları kapsayan zorunlu bir yatırım olarak nitelemişti. Eş zamanlı olarak Pentagon, Amerikan savunma devleriyle toplam tutarı 135 milyar doları aşan iki büyük sözleşme imzaladığını duyurmuştu.

Bloomberg, ağustos ayı başında ise Pentagon’un füze cephaneliğini yeniden takviye edebilmek amacıyla Kongre’den 18,2 milyar dolarlık ek bütçe talebinde bulunduğunu aktardı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Newsom, yapay zeka güvenliği tasarılarını imzaladı

Yayınlanma

Kaliforniya Valisi Gavin Newsom, dış grupların yapay zeka programlarını güvenlik açısından nasıl değerlendireceğini düzenleyen iki yasa tasarısını imzaladı.

Anthropic, Ağustos ayında bu yasa tasarılarını desteklemişti ve OpenAI da Demokrat valinin onayını vermesinden hemen önce tasarıları desteklediğini açıkladı.

Bu destek, eski yapay zeka araştırmacısı Jacob Coxon’un Anthropic’ten istifasını duyuran sosyal medya paylaşımlarının viral hale gelmesi ve bunun üzerine federal milletvekillerinin yasal önlem alınması yönündeki taleplerini artırmasıyla gerçekleşti.

Newsom, POLITICO’ya yaptığı açıklamada, “Son olaylarda dile getirilen endişeler, Kaliforniya’nın uzun zamandır farkında olduğu gerçeği pekiştiriyor: yapay zeka olağanüstü bir potansiyel barındırıyor ama halkı korumak için anlamlı güvenlik önlemleriyle geliştirilmeli ve kullanıma sunulmalıdır,” dedi.

Newsom ayrıca federal hükümeti, “bu anın aciliyetine uygun, sağlam ulusal düzenlemeler getirmeye” çağırdı.

Vali, Demokrat Meclis Üyesi Rebecca Bauer-Kahan tarafından sunulan yasa tasarısını imzaladı. 

Bu tasarı, yapay zeka geliştiricilerinin modellerinin eyalet yapay zeka yasalarına uygunluğunu sağlamak için işe alabilecekleri dış denetçiler (yani üçüncü taraf gruplar) için bir kayıt sistemi ve etik kurallar oluşturuyor.

Eski Kongre üyesi ve eyalet senatörü Jerry McNerney tarafından hazırlanan ikinci yasa tasarısı, eyalete, “Bağımsız Doğrulama Kuruluşları” için kriterler belirleme ve bu kuruluşların referanslarını kontrol etme ile AI sistemlerinin oluşturduğu riskleri değerlendirme konusundaki uzmanlıklarını inceleme görevini veriyor.

McNerney yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Daha bu hafta, en güçlü yapay zeka sistemlerinin yapay zeka ajanlarıyla birleşerek insanlık için gerçek tehditler oluşturduğunu öğrendik. Vali Newsom’un [tasarıma] imza atması, Washington, D.C.’nin bunu yapamıyor ya da yapmak istemediği için Kaliforniya’nın yapay zekanın güvenlik risklerini değerlendirme konusunda öncülük ettiğine dair net bir mesaj veriyor.”

OpenAI’ın küresel ilişkiler başkanı Chris Lehane, çarşamba günü yasayı destekleyen mesajında, Kongre ulusal yapay zeka güvenlik düzenlemesini kabul edene kadar eyalet meclislerinde ivmeyi sürdürmeyi planladıklarını belirtti ve Kaliforniya’daki iki ek yasa tasarısını da destekledi.

Bunlar arasında, OpenAI CEO’su Sam Altman’ın son anda endişelerini dile getirmek için Newsom ile iletişime geçtiği, çocuklara yönelik sohbet robotu güvenliği tasarısı SB 1119 da yer alıyor.

Anthropic sözcüsü şunları söyledi:

“Yapay zekanın hem muazzam faydalar hem de benzeri görülmemiş riskler getireceği konusunda her zaman şeffaf davrandık. Bu riskleri ele almak için, sektördeki en güçlü güvenlik önlemlerinden bazılarını içeren modeller geliştirmeye devam ediyoruz… Bu çalışmalarımız, aynı zamanda, sektörün güçlü modelleri piyasaya sürme hızımızı düzenlemek için yasal ve doğrulanabilir bir işbirliği yöntemini benimsemesinin dünyaya fayda sağlayacağına inanmamızın nedenidir.”

Okumaya Devam Et

Amerika

OpenAI Yönetim Kurulu üyesi Christiano: “Süper zeka insanlığı yok edebilir”

Yayınlanma

Yapay zeka uzmanı Paul Christiano, güçlü yapay zeka sistemlerinin kontrolden çıkması halinde insanlığın büyük kısmının ölebileceği uyarısını dile getirdi. ABD Ticaret Bakanlığı danışmanı olan Christiano, ChatGPT’nin çatı kuruluşu OpenAI vakfının yönetim kuruluna getirildi.

Yapay zeka güvenliği uzmanı Paul Christiano, son derece güçlü yapay zeka sistemlerinin kontrolden çıkabileceğini ve en kötü senaryoda insanlığın büyük kısmının yok olmasına yol açabileceğini söyledi.

Financial Times gazetesinin haberine göre, ABD Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Yapay Zeka Standartları ve İnovasyon Merkezi’nde (CAISI) kıdemli teknik danışman olarak görev yapan Christiano, ChatGPT’nin geliştiricisi olan ticari yapıyı denetleyen OpenAI kâr amacı gütmeyen vakfının yönetim kuruluna atandı.

Christiano, hükümetteki danışmanlık görevini de sürdürecek.

Yeni görevini duyururken değerlendirmelerde yer veren Christiano, şu ifadeleri kullandı:

“Daha güçlü bir koordinasyon olmaksızın bir süper zeka geliştirirsek, üzerindeki kontrolümüzü tamamen kaybedeceğimizi öngörüyorum. Şayet bu yaşanırsa, insanların çoğu hayatını kaybedebilir.”

Christiano, bu tehdidin azaltılması adına hem ülke içinde hem de uluslararası düzeyde işbirliği yürütülmesinin şart olduğuna dikkat çekti. O

penAI dahil olmak üzere sektörün tamamının, kontrol kaybı riskini kabul edilebilir bir seviyeye indirmek için şu an yeterli çabayı göstermediğini de ekledi.

Financial Times’ın analizine göre, Christiano’nun OpenAI vakfı yönetim kuruluna girişi, yapay zeka laboratuvarlarının güvenlik ve düzenleme alanındaki uzmanlıklarını artırma gayretlerini yansıtıyor.

Söz konusu laboratuvarlar, siber güvenlik alanında yaşanan ses getirici olayların ve ardından hükümet organlarından gelen müdahale çağrılarının neticesinde akademi ve politika çevrelerinden uzmanları bünyesine katıyor.

Yapay zekanın “vaftiz babası” olarak anılan Nobel ödüllü Geoffrey Hinton da The Times gazetesine verdiği demeçte benzer kaygıları dile getirmişti.

Hinton, insan zekasını açık ara geride bırakan bir “süper zeka” sisteminin günümüzde şirketler eliyle güvenli biçimde inşa edilemeyeceğini belirterek, bu tür güçlü modellerin insanlık açısından felaket boyutunda sonuçlar doğurabileceği uyarısını paylaştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English