Amerika
FT: Trump, Çin için sürekli hediye veren bir nimet

ABD başkanı Trump, Hint-Pasifik bölgesinde çeyrek asırdır süren Amerikan politikasını altüst ediyor.
Edward Luce, Financial Times
5 Ağustos 2025
Yılın yarısı henüz geçmedi ama Çin 2025’in açık ara galibi. Donald Trump, metronomik bir düzenle Çin’in kucağına devasa kazançlar bırakıyor. Trump’ın Xi Jinping’e duyduğu hayranlık, Xi’nin taviz vermeyen tavrıyla daha da artıyor gibi görünüyor. Bu nedenle, Trump’ın Çin’in kazanmaya devam etmesini istediğini düşünen gözlemcileri suçlamak zor. İki partinin şahinlerinin oluşturduğu bir denizde, Trump Washington’daki son Çin güvercini. Ancak sayılan tek ses onunki.
Trump’ın Çin’e duyduğu saygı, onu tek başına bir kategoriye sokuyor. Zbigniew Brzezinski bir zamanlar, büyük stratejist arkadaşı Henry Kissinger’ı “düşmanlara karşı bariz bir hayranlık ve dostlara karşı bıkkınlık duymakla” suçlamıştı. Amerika’nın Hint-Pasifik’teki tüm dostları Trump ile aynı şeyi yaşadı. Bu her zaman böyleydi. 1980’lerin sonlarına kadar Trump’ın baş belası Sovyetler Birliği değil, Japonya’ydı. Günümüzde Trump’ın nadiren Çin’i suçladığı durumlarda, asıl suçluyu ABD şirketleri olarak gösteriyor. Trump, Çin’in yerinde olsaydı, o da Amerika’nın ekmeğini yerdi diyor.
Trump 2.0’ın jeopolitik etkileri abartılamaz. Bu yüzyılın başından beri, birbirini izleyen ABD yönetimleri Çin’in komşularını desteklemeye çalıştı. Trump bunu olağanüstü bir hızla tersine çeviriyor. Bunlar arasında en çarpıcı örnek Hindistan. Başbakan Narendra Modi, ülkesinde güçlü adam rolünü oynuyor, ancak ABD Başkanına diğer dünya liderleri kadar dalkavukluk yapıyor. Yağcılık ona hiçbir şey kazandırmadı. Geçen hafta Trump, Hindistan’a yüzde 25 gümrük vergisi uygulayacağını açıkladı ve Yeni Delhi’yi petrol ithalatı yoluyla Rusya’nın Ukrayna’ya karşı savaşını finanse etmekle suçladı. Hindistan’a yüzde 100 “ikincil gümrük vergisi” uygulanabilir.
Güçlü ve dengeleyici bir Hindistan’ın ortaya çıkmasına yardımcı olmak, son çeyrek yüzyılda Amerika’nın Çin’e karşı en önemli hamlesiydi. Ancak Trump, bunun hala geçerli olup olmadığına dair şüpheler uyandırmak için elinden geleni yapıyor. Mayıs ayında Hindistan ve Pakistan’ı savaştan alıkoyduğunu iddia eden (Hindistan’a göre bu iddia doğru değil) Trump, Pakistan’ı kazanmak için elinden geleni yapıyor. Trump, haziran ayında Modi’yi Washington’a davet ettiği gün, Pakistan’ın askeri şefi Asim Munir ile özel bir öğle yemeği yedi. Amerikan başkanları, yabancı ülke ordularının komutanlarıyla baş başa yemek yemezler. Ancak Trump, Pakistan için bir istisna yaptı. Modi, Trump’ın davetini kibarca reddetti. Şimdi Trump, Hindistan’a “ölü bir ekonomisi” olduğunu ve bir gün petrolünü Pakistan’dan ithal etmek zorunda kalabileceğini söyleyerek alay ediyor. İşte dostlar böyle kaybedilir ve nüfuz israf edilir.
Tayvan, dünyanın altüst olduğunu düşünmek için Hindistan kadar güçlü gerekçelere sahip. Trump, dünyanın en büyük yarı iletken merkezine yüzde 20 tarife uyguladı ve onu Amerika’yı soyup soğana çevirmekle suçladı. Geçen hafta, Çin’i kızdırmaktan korktuğu için Tayvan Cumhurbaşkanı Lai Ching-te’nin New York’ta mola vermesine izin vermedi. Kissinger’ın Tayvan konusunda stratejik belirsizlik politikası — Çin’in Amerika’nın Tayvan’a yardım etmeyeceğine asla güvenemeyeceği — taktiksel bir dar görüşlülükle yerini aldı. Trump, Çin’den ticari tavizler koparmak için Tayvan’ın güvenliğini pazarlık konusu yapabilir.
Trump’ın çılgınlığının jeopolitik bir yöntemi var mı? Sadece Trump’ın Çin’in etki alanına saygı duyduğu ve Çin’in de Amerika’nınkine saygı duymasını istediği anlamında. Her büyük yırtıcı, ormanın kendi bölümünde dolaşma hakkına sahiptir. Trump, Çin’in Kuzey Kutup Dairesi ve batı yarımküreye tecavüz ettiğini gördüğü için Grönland’ı istiyor ve hala Panama Kanalı’nı istiyor. Ancak Çin’in komşuları için çok az endişe gösteriyor. Filipinler Cumhurbaşkanı Ferdinand Marcos Jr, geçtiğimiz günlerde Trump’a Çin’in “tek taraflı olarak dünya düzenini değiştirdiğini” şikayet ettiğinde, Trump onu başından savdı. “Çin ile çok iyi anlaşıyoruz” diye yanıtladı Trump.
Xi’nin ABD Başkanı’na minnettar olması için pek çok nedeni var. Bunlardan en önemlileri, tüm dünyayı etkiliyor. Birincisi, Trump küresel güneydeki büyük oyunu Çin’e bırakıyor. USAID’in yıkılması ve Trump’ın Afrika ve Latin Amerika’daki dünyanın en yoksul ülkelerine uyguladığı gümrük vergisi savaşı, bu kıtaları Çin’e yaklaştırıyor.
İkincisi, Adam Tooze’un yazdığı gibi, Trump Çin’in temiz enerji yarışını kazanmasına izin veriyor. Ayrıca Joe Biden’ın Çin’in ileri yarı iletkenlere erişimine getirdiği kısıtlamaları da hafifletiyor. Geçen yıl Çin, dünyanın geri kalanının toplamından daha fazla yenilenebilir enerji kapasitesi ekledi. Ocak ayından bu yana Trump, ABD’nin yeşil enerji sübvansiyonlarını geri çekti ve başkanlığının fosil yakıt merkezine “sondaj, bebeğim, sondaj” sloganını geri getirdi. Bu karbon nostaljisi, Çin’in en büyük kazancı. Dünyanın geleceği Çin’de yazılıyor. Trump, bunun farkında olmayan ortak yazarı.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya3 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek








