Amerika
Epstein e-postalarından neler çıktı?

ABD Temsilciler Meclisi Denetim Komitesindeki Demokratlar, cezaevinde ölen Jeffrey Epstein tarafından gönderilen e-postaları çarşamba günü yayınladı.
Yaşı küçük çocukları istismar ederek zenginlere fuhuş için pazarlayan finansçı ile ilgili dosyalar ve belgeler, ABD Başkanı Donald Trump’tan bahseden e-postaları içeren bir grup da dahil olmak üzere, tüm yıl boyunca siyasi tartışmaların merkezinde yer almıştı.
Epstein tarafından gönderilen ve Trump’ın “kızlar hakkında bilgi sahibi olduğunu” iddia eden bir e-posta gündeme oturdu.
Birkaç saat sonra, Temsilciler Meclisi Denetim Komitesinin Cumhuriyetçi üyeleri, Epstein’ın mülkünde bulunduğu iddia edilen binlerce belgeyi yayınladı.
Belgelerin yayınlanması, Adalet Bakanlığını Epstein ile ilgili belgeleri açıklamaya zorlayacak olası bir Temsilciler Meclisi oylaması öncesinde gerçekleşti.
2011 yılında gönderilen bir e-postada Epstein, ismi gizlenen bir kişinin Trump ile Epstein’ın evinde saatlerce vakit geçirdiğini iddia etti. Epstein, Trump’tan “havlamayan köpek” olarak söz ediyor.
2019 yılında gönderilen bir e-postada Epstein, Trump’ın “kızlar hakkında bilgi sahibi olduğunu” belirten bir cümleye yer verdi. Bu cümle, başkanın geçmişte Epstein’ın Mar-a-Lago’ya girişini, orada çalışan genç kadınlara yaklaştığı iddiasıyla yasakladığını iddia etmesine açık bir gönderme olarak görülüyor.
Yayımlanan belgeler arasında, Epstein’ın 2016 yılında ABD Başkanı Donald Trump’ın yakın dostu ve şu anda Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack’la yaptığı yazışmalar da yer alıyor.
Barrack, Epstein’a, “Umarım iyisindir, görüşelim” derken, Epstein ise bunun üzerine, “Çocukla fotoğrafını gönder” yanıtını veriyor.
E-postalarda BAE ve Suudi Arabistan yöneticilerinin de ismi geçiyor. Örneğin Emirliklerin önemli kraliyet üyelerinden Sultan Bin Sulayem, Epstein’a “GPS cihazı yerleştirilmiş ayakkabılar” hakkında bir e-posta göndermiş.
Bin Sulayem, Dubai’deki Jebel Ali Serbest Bölgesi (Jafza) Başkanı; DP World Başkanı ve CEO’su; Hyperloop One şirketinin başkanı gibi sıfatlara sahip.
Postalarda Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Sultan da görülüyor. Jeffrey Epstein, Aralık 2016’da milyarder Tom Pritzker’a attığı e-postada, “Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın bana bir ÇADIR, halılar ve her şeyi gönderdiğine inanabiliyor musun?” diye yazmış.
Pritzker yanıt olarak, “Çadır mı? Hmmm… Bence bu ‘seni seviyorum’un şifresi. Ya da belki ‘git kumları döv’ün şifresi. Suudi şehir sözlüğünü kontrol etsen iyi olur,” diyor.
Bu, Epstein’ın Trump’ın 2016’daki zaferinden sonra, bin Selman’ın iktidarını sağlamlaştırdığı esnada veliaht prensle doğrudan temas halinde olduğunu gösteriyor.
Epstein, Donald Trump ile “nasıl başa çıkılacağı” konusunda Rusya hükümetine danışmanlık yaptığını e-postalarda belirtiyor.
2018 yılında Trump, Helsinki’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmeden yaklaşık bir ay önce, Epstein Rusya’nın en üst düzey diplomatına, “Trump’ı anlamak istiyorsanız, benimle konuşun,”diyerek ulaşmak istemiş.
Epstein, 24 Haziran 2018’de, o sırada Avrupa Konseyi’ni yöneten Norveç’in eski başbakanı Thorbjorn Jagland’a gönderdiği bir e-postada, “Putin’e, Lavrov’un benimle konuşarak bilgi edinebileceğini önerebilirsiniz,” diye yazdı.
Yüzlerce e-postadan birinde Epstein, Rusya’nın Birleşmiş Milletler’deki büyükelçisi Vitali Çurkin ile Trump hakkında daha önce konuştuğunu belirtti.
Epstein, “Çurkin harikaydı. Konuşmalarımızdan sonra Trump’ı anladı. Bu karmaşık bir şey değil. Bir şeyi anlamak için onu görmek gerekiyor, bu kadar basit,” diyor.
E-postalarda Jagland, ertesi gün Lavrov’un asistanıyla görüşeceğini ve Epstein ile bağlantı kurmayı önereceğini söyledi. Önerilen temasın sonuçlandığına dair herhangi bir bilgi bulunmuyor.
Ruslarla ilgili yardım için Jagland’a ulaşmadan bir yıl önce, Norveçli, Epstein’dan Strazburg’da kendisini ziyaret etmesini istiyor; böylece Epstein, “Trump ve Amerikan toplumunda neler olup bittiğini daha iyi anlamasına” yardımcı olabilecekti.
Clinton yönetimi Hazine Bakanı ve Obama yönetimi ekonomi danışmanı Larry Summers, Epstein’a, “Ruslar Trump hakkında bilgi sahibi mi? Bugün, onun standartlarına göre bile korkunç bir gündü,” diye yazmış. Bu e-postanın tarihi 16 Temmuz 2018, yani Putin ile Helsinki zirvesinin yapıldığı gün.
Epstein bu e-postaya ertesi gün verdiği yanıtta, “E-postam benzer yorumlarla dolu. Vay canına. Eminim onun görüşü, her şeyin çok iyi gittiği yönündedir. Rakibini büyülediğini düşünüyor… Kuşkusuz sembolizmin farkında değil. Çoğu şeyin farkında değil,” diyor ve ayrıca Trump’ın Putin ile yaptığı zirveyi “öngörülebilir” olarak nitelendiriyor.
Birkaç gün sonra Epstein, Trump’ın eski danışmanı Steve Bannon ile yaptığı e-posta yazışmalarında yurtdışı ilişkilerini sergiliyor ve 23 Temmuz 2018 tarihli bir mesajında Bannon’a, “kıtada nüfuz sahibi olmak için fiziksel olarak Avrupa’da bulunması gerektiğini” söylüyor.
Epstein, “Burada oynayacaksan, zaman harcamak zorundasın, uzaktan Avrupa olmaz,” diye yazıyor.
Epstein, Bannon’a yabancı liderlerle bire bir görüşmeler düzenleyebileceğini, fakat birkaç gün kalması gerekeceğini söylüyor ve “Korku, onların umutlarını ve duygularını körükleyip sonra onları terk etmendir. Bence sen bir yabancı değil, içeriden biri olmak istiyorsun,” diyor.
Bir konuşmada Summers, 2017 yılında Suudi Arabistan’a yaptığı geziden bazı kesitleri paylaşıyor ve Suudi yetkililer arasında “Donald bir palyaço ve dış politikada giderek daha tehlikeli hale geliyor,” şeklindeki “genel görüş”ü esprili bir şekilde aktarıyor.
Başka bir e-postada Summers, “Dünyadaki IQ’nun yarısının kadınlara ait olduğunu gözlemledim, fakat onların nüfusun yüzde 51’inden fazlasını oluşturduğundan bahsetmedim,” diyerek “şaka” yapıyor.
Demokrat isim, başka bir yerde de, “Amerikan elitlerinin, bebeğini döverek ve terk ederek öldürmenin Harvard’a kabul edilmenle ilgisi olmadığını, amak 10 yıl önce birkaç kadına asılmanın bir ağda veya düşünce kuruluşunda çalışmanı engellediğini düşünmelerinin nedenini anlamaya çalışıyorum,” diyen Summers, Epstein’a seslenerek, “BU GÖRÜŞÜ TEKRARLAMAYIN,” diye yazıyor.
10 yıl öncesine ait bir dizi e-postada Epstein, yazar ve gazeteci Michael Wolff ile içinde bulunduğu zor durumu ve Trump ile olan bağlarını tartışıyor.
Wolff, Epstein’a, o sırada 2016 başkanlık kampanyasının ortasında olan Trump ile ilişkisini kamuoyunda en iyi şekilde nasıl yönetebileceği konusunda birkaç kez tavsiyelerde bulunuyor.
2015 tarihli bir e-postada Wolff, Trump’a Epstein ile ilişkisi sorulursa ne yapması gerektiği konusunda tavsiyelerde bulunuyor. Epstein, Wolff’a Trump’ın böyle bir soruya nasıl cevap vereceğini soruyor.
Wolff, 2015 yılında gönderdiği bir e-postada Trump hakkında, “Bence onun kendi kendini asmasına izin vermelisin. [Trump] uçağa binmediğini veya eve gitmediğini söylerse, bu sana değerli bir halkla ilişkiler ve siyasi avantaj sağlar,” diyor.
2019 yılında Wolff’a gönderdiği bir e-postada Epstein, “Trump benden istifa etmemi istediğini söyledi, hiçbir zaman üye olmadım. Tabii ki kızlar hakkında bilgi sahibiydi, çünkü Ghislaine’den durmasını istedi,” diye yazıyor.
Mesaj, Trump’ın Mar-a-Lago kulübüne ve Epstein’ın suç ortağı olarak hüküm giymiş ve Epstein ile bağlantılı suçlardan 20 yıl hapis cezasına çarptırılmış Ghislaine Maxwell’e atıfta bulunuyor gibi görünüyor.
Ertesi yıl, Epstein ve birkaç ortağı, Reuters’ın 1994’te meydana gelen bir cinsel saldırı iddiasıyla, kendisi ve Trump aleyhine açılan bir dava hakkında bir haber hazırladığını öğreniyor.
Wolff, “Sanırım bunu böylece ortadan kaldırabilecek biri varsa, o da Donald’dır. Yapabileceğim bir şey varsa bana haber verin,” diyor.
Epstein’ın gelen kutusunda, Obama yönetiminin bir başka üyesi olan eski Beyaz Saray Danışmanı Kathryn Ruemmler de sık sık yer alıyor.
2018 yılında yapılan bir görüşmede, o zamanlar Latham & Watkins hukuk firmasının ortağı olan Ruemmler, New York’ta yürütülen bir ceza soruşturması sırasında porno yıldızı Stormy Daniels’a sus payı ödemek için Trump ile komplo kurduğunu itiraf eden eski Trump avukatı Michael Cohen aleyhindeki ceza davasını tartışıyor.
Mesajlardan birinde Epstein, “Bakın, Donald’ın ne kadar kirli olduğunu biliyorum. Tahminimce, avukat olmayan New Yorklu iş adamları bunun ne anlama geldiğini bilmiyorlar. Bir sorun çözücünüzün olması ne demek,” diyor.
2018 yılında yapılan bir yazışmada Epstein, PayPal ve Palantir’in kurucusu ve JD Vance’in en büyük destekçisi Peter Thiel’e, Los Angeles’ı beğenip beğenmediğini soruyor. Epstein ayrıca Thiel’i “yalanlar değil, abartılı ifadeler” konusunda övüyor.
Thiel, “Şu ana kadar şikayet edemem…” diye yanıtlıyor ve Epstein de “Aralık ayında Karayiplere gel” diye cevap veriyor.
Epstein’ın Karayiplerde bulunan St. Thomas yakınlarındaki özel adası, suç faaliyetlerini gizlemek için kullandığı iddia edilen bu adayı hangi olası isimlerin ziyaret etmiş olabileceği konusunda uzun süredir spekülasyonların konusu olmuştu.
Thiel’in sözcüsü, patronunun adayı hiç ziyaret etmediğini savundu.
Epstein’ın tavsiye almak için başvurduğu karakterler arasında, yönetmen ve yapımcı Woody Allen’ın ailesi de yer alıyor.
Epstein, bir e-postada, Clinton yönetimi sırasında CIA’in başında bulunan James Woolsey’in, Allen’ın eşi ve aktris Mia Farrow’un evlatlık kızı Soon-Yi Previn ile birlikte Trump’ın 2016 başkanlık kampanyasına danışman olarak katıldığına dair bir haber makalesini paylaşıyor.
Previn, “Woody bunun hiçbir anlamı olmadığını söyledi,” diye cevap veriyor.
2011 yılında Epstein, New York ve Hollywood’un seçkin çevrelerinde çalışmış olan tanınmış bir halkla ilişkiler uzmanı olan Peggy Siegal’a bir mektup yazarak, medya patronu Ariana Huffington’a ulaşıp adını temize çıkarmak için yardımını isteyebilir mi diye soruyor.
Bu konuşmada Epstein ve Siegal, “Prens Andrew’u suçlayan kız” hakkında konuşuyorlar. Bu, Epstein’ın en önde gelen kurbanlarından biri olan ve 2021’de Prens Andrew’u kendisine birkaç kez cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla dava eden merhum Virginia Giuffre’ye açıkça atıfta bulunuyor.
Amerika
SpaceX halka arzı sonrası bankalardan boğa piyasası raporları

Geçen ay gerçekleşen SpaceX halka arzına aracılık eden tüm yatırım bankaları, yasal kısıtlama süresinin dolmasının ardından şirket hisseleri için alım tavsiyesi yayımladı. Goldman Sachs hisse hedef fiyatını 205 dolar, Morgan Stanley 300 dolar, Raymond James ise 800 dolar olarak belirlerken halka arz konsorsiyumu dışındaki Morningstar hisse değerini 63 dolar düzeyinde hesapladı.
Elon Musk’ın uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in geçen ay tamamlanan halka arzında görev alan yatırım bankaları, aracılara yönelik yasal sessizlik süresinin sona ermesinin ardından araştırma raporlarını yayımladı.
Halka arz konsorsiyumunda yer alan tüm bankalar şirket hisseleri için alım yönünde tavsiyede bulundu.
Halka arz izahnamesinde ana lider konumunda yer alan Goldman Sachs, SpaceX hisseleri için 205 dolar hedef fiyat belirledi.
Financial Times gazetesinin aktardığına göre Morgan Stanley hedef fiyatını 300 dolar olarak açıklarken, Raymond James 800 dolarlık hedef fiyat tahminiyle şirkete 10 trilyon doların üzerinde bir piyasa değeri biçti.
Raporlarda yer alan gerekçeler bankalara göre farklılık gösterse de ulaşılan sonuçlar boğa piyasası yönelimini korudu.
Deutsche Bank yayımladığı raporda SpaceX’i, “tarihin akışını değiştiren, çelik ve ateşle ifade edilen medeniyet iddialarının zirvesi” şeklinde tanımlayarak hedef fiyatını 255 dolar olarak kaydetti.
Bankaların olumlu değerlendirmelerine karşın, halka arz sonrası ulaşılan en yüksek seviyeden yüzde 44 düşüş kaydeden ve arz fiyatının yüzde 6 altına inerek 125 dolar civarında seyreden mevcut hisse fiyatı, yatırımcıların daha temkinli bir tutum sergilediğini ortaya koyuyor.
Konsorsiyum içerisinde yer alan kurumlar yalnızca büyüme potansiyelinin ölçeği konusunda farklı görüş bildirdi. Buna karşın konsorsiyum dışındaki bağımsız analiz kuruluşlarından farklı değerlendirmeler geldi.
Halka arzda görev almayan Morningstar, SpaceX hisselerinin adil değerini 63 dolar olarak hesapladı.
Aracılık yapan kurumların hedef fiyat ve tavsiye listesi Bloomberg verilerine göre şu şekilde sıralandı:
- Morgan Stanley: 300 dolar hedef fiyat, Yüksek Ağırlık/Cazip tavsiyesi
- Deutsche Bank: 255 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
- Bank of America: 235 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
- Wells Fargo: 230 dolar hedef fiyat, Yüksek Ağırlık tavsiyesi
- JPMorgan: 225 dolar hedef fiyat, Yüksek Ağırlık tavsiyesi
- RBC Capital: 225 dolar hedef fiyat, Sektör Üstü Performans tavsiyesi
- Citi: 200 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
- UBS: 210 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
- Goldman Sachs: 205 dolar hedef fiyat, Al tavsiyesi
- Bernstein: 239 dolar hedef fiyat, Sektör Üstü Performans tavsiyesi
Tablo, New York Başsavcısı Eliot Spitzer’ın Wall Street’te hisse araştırmaları ile yatırım bankacılığı birimlerini birbirinden ayırmasından 23 yıl sonra düzenlemelerin yapısını yeniden tartışmaya açtı.
İngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak
“Wall Street Şerifi” olarak anılan Spitzer, 2000’li yılların başında internet şirketi balonu patladığında analistlerin kamuoyuna övdüğü hisseleri kendi aralarındaki yazışmalarda kötülediğinin ortaya çıkması üzerine hukuki süreç başlatmıştı.
Düzenleyici kurumlar ile bankalar arasında 2003 yılında varılan küresel uzlaşma, yatırım bankacılarının analist primlerini belirlemesini yasakladı, araştırma ve bankacılık birimleri arasındaki iletişimi denetime tabi tuttu ve analistlerin halka arz sunumlarına katılımını engelledi.
Söz konusu küresel uzlaşma kararı geçtiğimiz yılın aralık ayında resmi olarak sona erdi ve yerini sektör kuruluşu gözetimindeki esnek kurallara bıraktı.
Bankalar bünyesindeki uyum departmanları birimler arasındaki sınırları korumayı sürdürüyor.
Analistlerin büyük ölçekli işlemlerde yer alma isteği, kurumsal yatırımcı müşterileri için şirket yönetimlerine erişim sağlama ihtiyacı ve üst yöneticilerin halka arzda lider rol almak için yürüttüğü temaslar sektörel dinamikler üzerinde etkili olmayı sürdürüyor.
Ayrıca halka arz öncesindeki özel fonlama turlarına katılan ve hisse satış kısıtlaması süresi devam eden kurumlar, şirket değerlemesini sorgulayan raporlar hazırlamaktan kaçınıyor.
Sermaye piyasalarındaki kurumsal fon yöneticileri yatırım kararlarında aracı kurum tavsiyeleri yerine kendi analiz modellerini kullanıyor.
Kurumsal yatırımcılar bu tür büyük halka arzlarda aracı kurum araştırmalarının tarafsız olamayacağı varsayımıyla hareket ederken, bu raporları şirket verilerine ve yönetim kadrolarına erişim aracı olarak değerlendiriyor.
Amerika
Amerikan işçilerinin yarısından fazlası yapay zeka kullanıyor

Amerikan işçilerinin yapay zekaya yönelik endişeleri, iş hayatında bu teknolojiyi kullanmalarını engellemiyor.
Gallup anketine göre, bu yılın ikinci çeyreğinde ABD’li çalışanların yüzde 52’si işlerinde yapay zeka kullandığını belirtti.
Bunların yüzde 30’u sık sık kullandığını, yüzde 15’i ise her gün kullandığını ifade etti. Bu oran, 2026’nın ilk çeyreğinden bu yana istikrarlı bir artış gösteriyor.
Amerikalı çalışanların yüzde 47’si, kuruluşlarının operasyonları iyileştirmek amacıyla yapay zeka araçlarını benimsediğini belirtiyor.
Bu oran ilk çeyrekteki yüzde 41’e kıyasla bir artış gösterirken, çalışanların üçte biri ise bu teknolojiyi günlük işlerine henüz entegre etmemiş durumda.
İş yerinde yapay zekadan yararlananlar, bu teknolojiyi en çok yazma, düzenleme veya araştırma amaçlı kullanıyor.
Yapay zeka kullanıcıları arasında en yaygın kullanım alanları yazma ve düzenleme (%51), arama veya araştırma (%49) ve genel destek veya problem çözme (%39) olarak öne çıkıyor.
Bu veriler, yapay zekanın işyerindeki en yaygın rolünün hâlâ bilgi desteği olduğunu gösteriyor: Yani; çalışanlara taslak hazırlama, düzeltme, bilgi bulma ve genel soru veya sorunları çözme konusunda yardımcı olmak.
Kodlama desteği ve otomasyon gibi daha teknik veya uzmanlık gerektiren uygulamalar daha az sıklıkta bildiriliyor: Her ikisi de AI kullanıcılarının %16’sı tarafından belirtilmiş.
Biraz daha yüksek oranlarda ise AI, veri bilimi veya analitik (%18) ile sunum veya slayt seti oluşturma (%17) amaçlarıyla kullanılıyor.
Bu rakamlar, çalışanların teknolojinin işgücü piyasası üzerindeki gelecekteki etkisinden endişe duymasına rağmen, yapay zekanın iş yerlerini şimdiden nasıl dönüştürdüğüne dair bir fikir veriyor.
Geçen haziran ayında yayınlanan bir Reuters/Ipsos anketi, Amerikalıların %53’ünün bu endişeyi paylaştığını ortaya koydu; bu endişe, yaş, cinsiyet ve eğitim düzeyine göre ankete katılanlar arasında oldukça eşit bir şekilde dağılmıştı.
Amerika
Mamdani, hükümetten Netanyahu’yu tutuklamasını istedi

New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, İsrail başbakanının bu yılın ilerleyen aylarında ABD’yi ziyaret etmesi halinde federal yetkililerden tutuklama talep etti.
Mamdani, sosyal medyada paylaşılan bir videoda, “Binyamin Netanyahu bir savaş suçlusu ve Filistin halkına karşı işlenen korkunç bir soykırımın mimarıdır,” dedi.
Mamdani, Netanyahu’ya yönelik savaş suçu iddiaları nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin çıkardığı tutuklama emrinin haklı olduğuna inandığını belirtti ama bunu uygulamak için yasal yetkisi olmadığını kabul etti.
Mamdani, ABD’deki Yahudiler arasında Netanyahu’dan daha popüler
Mamdani şöyle konuştu:
“Yönetimim, Binyamin Netanyahu buraya gelirse New York Şehri’nin Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin tutuklama emrini uygulayıp uygulayamayacağını belirlemek için yürürlükteki yasalar çerçevesinde mevcut tüm yolları inceledi. Bu emri uygulamak için bağımsız yasal yetkimiz olmadığı açık. Fakat federal hükümetin bu yetkisi var ve ben onlara Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (ICC) katılmalarını ve bu tutuklama emrini yerine getirmelerini çağrıda bulunuyorum. Ve şunu da aynı derecede açıkça belirtmek istiyorum: Binyamin Netanyahu, New York Şehri’nde hoş karşılanmaz; kaçak durumdaki diğer hiçbir savaş suçlusu da hoş karşılanmaz.”
Netanyahu’nun eylül ayında BM Genel Kurulu için New York’a gelmesi bekleniyor.
Mamdani, geçen hafta, geçen yıl belediye başkanlığı kampanyası sırasında bunu taahhüt ettikten sonra, söz konusu ziyaret sırasında Netanyahu’yu tutuklayıp tutuklayamayacağını incelediğini söylemişti.
Mamdani, “Başbakan Netanyahu’nun yeri Lahey’dir,” dedi.
ABD, UCM’nin yetkisini tanımıyor ve bu mahkemenin tarafı değil.
Mamdani’nin bu sözleri, Netanyahu’nun ABD topraklarında “tutuklanmayacağını” vurgulayan Donald Trump’tan tepki gördü.
Trump, sosyal medyada yaptığı bir paylaşımda Netanyahu’nun “İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı savaştığını” ve “tutuklanması gereken tek kişilerin, İran’ı bu eşi görülmemiş ölüm ve yıkım sarmalına sürükleyenler olduğunu” belirtti.
Netanyahu ise Mamdani’nin yorumları konusunda “endişeli olmadığını” söyledi.
Görüş2 hafta önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Diplomasi2 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Amerika2 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Asya2 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Görüş2 hafta önceTahran’da iki kritik isimle konuştum: İran kendisini nasıl görüyor?
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?












