Bizi Takip Edin

Rusya

ABD’li Kongre üyeleri hazirandaki Rusya ziyaretinden vazgeçti

Yayınlanma

ABD’li Kongre üyelerinin ilişkileri geliştirmek amacıyla haziran ayında Rusya’ya yapması planlanan resmi ziyaretin iptal edildiği bildirildi. Rusya Devlet Duması yetkilileri, gönderilen davetlere ABD kanadından yanıt gelmediğini açıklarken, analistler iptalin arkasında ABD’deki yaklaşan Kongre seçimleri ve iç siyasi baskıların olduğunu belirtiyor.

Rusya Devlet Duması Uluslararası İlişkiler Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Vyaçeslav Nikonov, İzvestiya gazetesine yaptığı açıklamada, Amerikalı kongre üyelerinin daha önce planlandığı gibi haziran ayında Rusya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirmeyeceğini bildirdi.

Nikonov, ABD’li parlamenterlere davetiyelerin gönderildiğini ancak şu ana kadar herhangi bir yanıt alınamadığını belirtti.

Devlet Duması heyeti, mart ayında son 12 yılda ilk kez ABD’yi ziyaret etmişti. Kongre üyelerinin iade-i ziyaretinin ise ABD’nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü olan 4 Temmuz kutlamalarından önce gerçekleşmesi öngörülüyordu. Duruma ilişkin değerlendirmede bulunan Nikonov, “İki hafta kaldı, gelmeyecekleri açık” ifadesini kullandı.

Devlet Duması Uluslararası İlişkiler Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Aleksey Çepa, Amerikalıların kasım ayında yapılacak Kongre seçimleri başta olmak üzere iç siyasi gündeme odaklanmaları nedeniyle iade-i ziyarete hazır olmadıklarını kaydetti.

Çepa, ABD’li kongre üyelerinin Moskova’yı ziyaret etme sözünün yanı sıra Rusya parlamentosuyla ilişkiler için bir dostluk grubu oluşturma taahhüdünde bulunduklarını ancak bunu da yerine getirmediklerini ifade etti.

Rus milletvekillerinin ABD ziyaretini, Florida eyaletinden Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Anna Paulina Luna organize etmişti.

Demokrat Parti Kongre Seçim Komitesi, Luna’yı Rusya’nın çıkarlarını desteklemekle suçladı. Komite Sözcüsü Madison Andrus konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Eğer Rus işbirlikçiliği rolü onun gerçek misyonuysa, Florida seçmenleri onu memnuniyetle vaktinden önce görevden alacaktır” dedi.

Eski Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Adam Kinzinger, Rus milletvekilleriyle bir araya gelen meslektaşlarını “vatan haini” olarak nitelendirdi.

Senatörler Roger Wicker ve Jeanne Shaheen ise ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Hazine Bakanı Scott Bessent’e ortak bir mektup yazarak, Devlet Duması üyelerinin istihbarat toplamak amacıyla geldiğini ve tüm ABD devlet kurumlarına girişlerine izin verildiğini savundu.

Amerikan uzmanı Malek Dudakov, iki ülke parlamenterleri arasındaki temas trafiğinin, Rus heyetinin ABD ziyaretine Washington elitlerinin büyük kesiminden gelen olumsuz tepkiler nedeniyle durma noktasına geldiğini belirtti.

Dudakov, “Şu anda bir kongre üyesi olarak Rusya ile temas kurmaya çalışırsanız, bu seçim kampanyasında size karşı kullanılacaktır. Bu nedenle bu konu kaygan ve tehlikeli bir alan” değerlendirmesinde bulundu.

Dışişleri düzeyindeki diyalogda durgunluk

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesine yönelik dışişleri bakanlıkları düzeyindeki diyalogda da “durgunluk” yaşandığını belirtti.

Ryabkov, “Şu anda bir duvara tosladığımızı söyleyemem, bu abartı olur. Ancak en azından patinaj yapıldığı bir gerçek ve ileriye doğru atılan her yeni adım ciddi çabalar gerektiriyor” açıklamasını yaptı.

Siyaset bilimci Aleksey Çernyayev ise Rusya ile ABD arasındaki ikili ilişkilerde kaydedilecek ilerlemenin doğrudan Ukrayna’daki savaşa bağlı olduğunu ifade etti. Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında geçen yılın ağustos ayında Anchorage’da yapılan görüşmenin ardından yoğun müzakerelerin başladığını hatırlatan Çernyayev, buna rağmen somut bir sonuç elde edilemediğini aktardı.

Çernyayev, Kongre seçimlerinde Demokratların Cumhuriyetçilere karşı üstünlük sağlaması durumunda mevcut durgunluğun daha da derinleşebileceğini, ilişkilerde bir yumuşamanın ise ancak savaşın sona ermesinden sonra beklenebileceğini kaydetti.

Rusya

Rusya 2036 yılına kadar Ay’da nükleer santral kurmak istiyor

Yayınlanma

Rusya, 2036 yılına kadar Ay’da nükleer güç santrali kurmayı, otomatik istasyonlarla örnek toplamayı ve derin uzay için nükleer enerjili ulaşım araçları geliştirmeyi planlıyor. Hazırlanan yeni devlet politikası taslağına göre, Mars ve Venüs araştırmaları ile asteroit madenciliği projeleri de 2036 sonrasındaki dönemde hayata geçirilecek.

Rusya, önümüzdeki on yıl içinde Ay üzerinde bir nükleer güç santrali kurmayı planlıyor.

Rusya mevzuat taslakları portalında yayımlanan “2036 Yılına Kadar ve Gelecek Perspektifinde Rusya Federasyonu’nun Uzay Faaliyetleri Alanındaki Devlet Politikasının Temelleri” başlıklı başkanlık kararnamesi taslağında konuya ilişkin ayrıntılar yer aldı.

Hazırlanan resmi belgeye göre, Rusya’nın 2036 yılına kadar gerçekleştirmeyi hedeflediği öncelikli görevler arasında yeni bir Rus yörünge istasyonunun konuşlandırılması bulunuyor.

Bunun yanı sıra, Ay’ın otomatik uzay araçlarıyla incelenmesi ve buralardan toplanacak toprak örneklerinin Dünya’ya ulaştırılması da hedefler arasında yer alıyor.

Strateji belgesinde, Ay nükleer güç santralinin kurulma amacı, “Rusya’nın Ay programı ve uluslararası işbirliği projeleri çerçevesinde, Ay yüzeyindeki altyapının enerji ihtiyacını karşılamak” olarak açıklandı.

Taslakta ayrıca, uzay araçlarında gerçekleşen uçuşlar sırasında canlı organizmaları etkileyen faktörlerin incelenmesi ve organizmaların bu uçuşlarda uzun yıllar kalabilme olasılığına dair bilimsel verilerin elde edilmesi görevi de tanımlandı.

Rusya’nın 2036 yılından sonraki döneme ilişkin planladığı ana projeler arasında ise Venüs ve Mars’ın otomatik uzay araçlarıyla araştırılması, nükleer enerji santraliyle donatılmış uzay taşıma araçlarının üretilmesi ve uzaya fırlatılması ile Ay ve asteroitlerdeki kaynakların aranarak işletilmesi yer alıyor.

Rusya Bilimler Akademisi Başkan Yardımcısı Sergey Çernışev, nisan ayında yaptığı açıklamada “Luna-28”, “Luna-29” ve “Luna-30” misyonlarının 2032-2036 yıllarına ertelendiğini bildirmişti.

Çernışev, “Luna-26” misyonunun fırlatılışının 2028 yılı için planlandığını, “Luna-27/1” ve “Luna-27/2” araçlarının ise sırasıyla 2029 ve 2030 yıllarında uzaya gönderileceğini aktarmıştı.

Rusya Federal Uzay Ajansı (Roskosmos) Stratejik Kalkınmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Boris Glazkov da ilkbahar aylarında katıldığı bir radyo yayınında, Ay’ın asıl olarak iki potansiyel amaç doğrultusunda geliştirilmek istendiğini açıklamıştı.

Glazkov, bu amaçları orada bulunan nadir toprak elementlerinin çıkarılması ve düşük yer çekimi nedeniyle nesnelerin uzaya fırlatılmasının kolaylaştırılması olarak sıralamıştı.

Gelecekteki enerji projeksiyonlarına değinen Glazkov, “İnsanlık, 15-20 yıl içinde Dünya’da termonükleer enerjinin ortaya çıkmasını bekliyor ve bu termonükleer reaktörler için yakıta ihtiyaç duyulacak. İşte helyum-3, bu potansiyel ve verimli yakıt türlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Sembolik olarak ifade etmek gerekirse, bir çay kaşığı helyum-3 ile neredeyse tüm Dünya bir yıl boyunca termonükleer enerjiyle ısıtılabilir” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Okumaya Devam Et

Rusya

Çin, Rusya’dan kereste ithalatını yüzde 30 azalttı

Yayınlanma

Rusya’nın en büyük kereste alıcısı konumundaki Çin, bu ülkeden yaptığı ithalatı yılın ilk dört ayında yüzde 30 oranında azalttı. Sektör analistleri ve iktisatçılar, lojistik maliyetlerdeki artış, rublenin değer kazanması ve yaptırımların etkisiyle Rus ormancılık endüstrisinin derin bir krizle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.

Rusya’nın işlenmiş kereste ürünlerinde en büyük müşterisi olan Çin, bu ülkeden yaptığı ithalatı keskin bir şekilde düşürdü.

Rus iş gazetesi Vedomosti’nin analiz şirketi Lesprom Network verilerine dayandırdığı haberine göre, 2026 yılının ocak-nisan döneminde Rusya’nın Çin’e kereste ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 30 azalarak 2,6 milyon metreküpe geriledi.

İhracatın parasal değeri ise yüzde 26 oranında düşüşle 603,7 milyon dolar seviyesine indi.

Rusya’nın toplam kereste ihracatı da 2026’nın ilk dört ayında yüzde 32 gerileyerek yaklaşık 4 milyon metreküp olarak kayıtlara geçti.

Çin, 2025 yılında 11,2 milyon metreküplük alımla Rusya’nın toplam kereste ihracatının yaklaşık yarısını tek başına gerçekleştirmişti.

Sevkiyattaki düşüşün temel nedenleri arasında Çin inşaat sektöründeki kriz, alıcıların daha ucuz ürünlere yönelmesi, artan lojistik maliyetler ve rublenin değer kazanması gösteriliyor.

Çin Ulusal İstatistik Bürosu verilerine göre, ülkede konut satışları 2025 yılında yüzde 9,5 gerileyerek 2009’dan bu yana en düşük seviyeye ulaştı.

Satılan gayrimenkul alanı 2026’nın ocak-mayıs döneminde de yüzde 11 oranında daralmaya devam etti.

Rusya’nın ihracatındaki düşüş diğer Asya pazarlarında da kendisini gösterdi. Lesprom Network verileri, Rus kereste ürünlerinin Japonya’ya sevkiyatının yüzde 19, Güney Kore’ye ise yüzde 18 oranında azaldığını ortaya koydu.

Danışmanlık şirketi Strategy Partners’ın öngörüsüne göre, Rusya’nın kereste ihracatı bu yıl genelinde yüzde 7 ila 10 arasında bir düşüş kaydedebilir.

Sektörde iflas beklentileri artıyor

Rusya Bilimler Akademisi Sibirya Şubesi Ekonomi Enstitüsü tarafından yapılan bir araştırma, Rus ormancılık endüstrisinin aşılması uzun yıllar alabilecek sistemik bir krizin eşiğinde olduğunu gösteriyor.

Araştırmaya göre, sektördeki işletmelerin gelirleri düşerken borç yükleri arttı ve geçmişte biriktirilen finansal kaynaklar tükendi. Yüksek kredi faizleri sebebiyle şirketlerin yeni likiditeye erişimi de zorlaştı.

Küçük ölçekli işletmelerin durumunun özellikle ağır olduğu belirtilen araştırmada, “Onlarca şirketin iflas sürecinden geçmesi bekleniyor.

Sektördeki kayıpların cephe geneline yayılmış olması, darbe etkisini hafifletecek bir konsolidasyona gitmeyi de imkansız kılıyor” ifadelerine yer verildi.

Ormancılık sektörünün 2021 yılında 24,3 milyar ruble olan net kârı, 2024 yılı itibarıyla 11,1 milyar ruble zarara dönüştü.

Şirketlerin toplam borcu ise bu süreçte 1,6 kat arttı. Geçen yıl sektördeki her iki şirketten birinin zarar ettiği bildirildi.

Rus ormancılık sektörü, Moskova’nın Ukrayna’ya yönelik askeri harekatı sonrasında yaptırımların hedefi olan ilk alanlardan biri olmuştu.

Avrupa Birliği, Nisan 2022’de Rus ahşap ve kereste ürünlerinin ithalatını tamamen yasaklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Lukoil varlıklarının satışı için ABD’den yeni lisans

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanlığı, Rus enerji şirketi Lukoil’un uluslararası varlıklarının satışına yönelik işlemlere izin veren lisansın süresini 25 Temmuz’a kadar uzattığını duyurdu. Karar, şirketin ABD yaptırımlarının ardından uluslararası yönetim yapısını devretme sürecini kolaylaştırmayı amaçlıyor.

ABD Hazine Bakanlığına bağlı Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi (OFAC) tarafından yayımlanan belgede, Lukoil’un uluslararası varlıklarının satışı ile ilgili belirli işlemlere izin veren lisansın süresinin bir kez daha uzatılarak 25 Temmuz olarak belirlendiği bildirildi.

Yeni yayımlanan bu belge, daha önce 25 Haziran tarihine kadar geçerli olan bir önceki lisans versiyonunun yerini aldı.

İlgili lisans, Lukoil International GmbH şirketinin ve şirketle ilişkili varlıkların satışı, devri veya başka bir şekilde elden çıkarılması amacıyla Lukoil ya da bağlı iştirakleriyle yürütülen müzakereler ve sözleşme akitleri için “normal şartlarda arızi ve gerekli olan” işlemlere izin veriyor.

Lukoil International GmbH, Lukoil grubunun uluslararası yapısı olarak faaliyet gösteriyor ve şirketin yurt dışındaki varlıklarının yönetimini üstleniyor.

Lukoil, ABD Hazine Bakanlığının ekim ayı sonunda kendisine yönelik yaptırım kararı almasının ardından yurt dışı varlıklarını satma kararı almıştı.

ABD yönetimi, söz konusu yaptırım önlemlerini “Rusya’nın Ukrayna konusundaki barış sürecine ciddi bir ilgi göstermemesi” gerekçesiyle açıklamıştı. Şirket ise yurt dışı varlıklarının kaybından kaynaklanan zararı 1,667 trilyon ruble olarak hesaplamıştı.

Lukoil varlıklarını satın almaya aday olanlar arasında uluslararası enerji şirketi Gunvor da yer alıyordu ancak şirket daha sonra bu işlemden vazgeçtiğini açıklamıştı.

Satın alma sürecine ilgi gösteren diğer aktörler arasında ABD’li yatırım bankası Xtellus Partners, ABD merkezli en büyük özel sermaye fonlarından biri olan Carlyle, enerji kuruluşu Chevron, yatırım grubu Quantum Energy Partners ve Pornhub’ın eski sahibi Bernd Bergmair bulunuyordu.

Lukoil; Avusturya, ABD, Romanya, Bulgaristan, Meksika, Azerbaycan, Kazakistan ve diğer bazı ülkelerde projelere sahip durumda.

Bu ülkelerin bir kısmında şirketin payı yüzde 50’nin oldukça altında bulunuyor; bu nedenle uzmanlar daha önce bu varlıkların çoğunun satılmasına gerek kalmayacağı tahmininde bulunmuştu.

Bununla birlikte, ABD yaptırımları Lukoil’un bu varlıkların yönetimindeki katılımını fiilen işlevsiz hale getiriyor.

Mayıs ayında İtalyan Lukoil Energy şirketi, Sicilya’daki ISAB Rafinerisi’ni satın almak üzere anlaşmaya vardığını açıklamıştı. Söz konusu rafineri 2008 yılından bu yana Rus Lukoil şirketine aitti.

Aktif, AB yaptırımlarının uygulanmasının ardından 2023 yılında Kıbrıs merkezli G.O.I. Energy şirketine satılmıştı.

Financial Times’ın aktardığına göre, Lukoil ile yapılan bu anlaşmanın, Lukoil’un İtalya’dan çekilmesinden sonra ISAB’ın mülkiyeti etrafında uzun süredir devam eden anlaşmazlığı nihayete erdirmesi bekleniyor.

Daha önce, Orta Doğu’daki savaş kaynaklı kriz döneminde Romanya, Lukoil’a ait olan Petrotel Rafinerisi’nin yeniden faaliyete geçmesi için ABD hükümetinden izin almıştı. Benzer bir karar Moldova tarafından da uygulanmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English