Rusya
Adil Rusya milletvekili aday listesini ve seçim beyannamesini onayladı

Adil Rusya partisi, 4 Temmuz’da düzenlediği kongrede dokuzuncu dönem Devlet Duması seçimleri için milletvekili aday listesini ve on hedeften oluşan seçim programını kabul etti. Raporlara ve anket verilerine göre, partinin oy oranı yüzde 5’lik baraj sınırında seyrediyor. Seçim listesinin federal kısmına, Parti Genel Başkanı Sergey Mironov ile birlikte bir gazeteci ve bir askeri yetkili dahil olmak üzere dört isim seçildi.
Adil Rusya partisi, 4 Temmuz’da düzenlediği seçim kongresinde dokuzuncu dönem Devlet Duması seçimlerine katılacak aday listesini onayladı.
RBK medya kuruluşunun partiye yakın kaynaklara dayandırdığı ve daha önce paylaştığı bilgilere paralel olarak, listenin genel federal kısmını dört kişi oluşturuyor.
Bu isimler arasında parti genel başkanı ve Duma grubu lideri Sergey Mironov, Devlet Duması Başkan Vekili Aleksandr Babakov, milletvekili ve televizyon sunucusu Marina Kim ile askeri operasyon katılımcısı Oleg Çernışev yer alıyor.
Kongre delegelerinden 158’i listenin federal ve bölgesel kısımları lehine oy kullanırken, üç delege karşı oy verdi.
Listenin başında, partinin tüm parlamento seçim kampanyalarında ilk sırada yer alan Sergey Mironov var.
İkinci sırada ise partinin birinci genel başkan yardımcısı olan ve 2021 yılındaki seçimlerde de genel federal listede yer alan Aleksandr Babakov geliyor.
Üçüncü sırada Devlet Duması milletvekili, Enformasyon Politikaları Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı ve daha önce Birinci Kanal bünyesinde gazeteci olarak çalışan Marina Kim yer alıyor.
Kim, kongrede aynı zamanda etkinlik sekreteri görevini üstlendi. Dördüncü sırada ise albay rütbesine sahip, 1429. Motorize Piyade Alayı Komutanı ve askeri operasyon katılımcısı Oleg Çernışev bulunuyor.
Bölgelerde ise partinin mevcut milletvekillerinden Igor Ananskih, Dmitriy Gusev, Nikolay Noviçkov ve Valeriy Gartung gibi isimlerin adaylığı onaylandı.
Moskova bölgesinde listelerin ilk sıralarında Duma Bilim Komisyonu Başkanı Sergey Kabışev ile İktisadi Politikalar Komisyonu Başkan Yardımcısı Mihail Delyagin yer alıyor. Parlamentonun diğer üyeleri Fedot Tumusov, Anatoliy Aksakov, Galina Hovanskaya ve Anatoliy Greşnevikov ise tek üyeli dar bölge adayları olarak yarışa katılıyor.
Listelerde partinin mevcut 17 milletvekili yer alırken, sanatçılar Nikolay Burlyayev ve Elena Drapeko aday olarak gösterilmedi. Sergey Mironov’un açıklamasına göre, parti 37 bölgesel grup ve 224 tek üyeli dar bölgede aday çıkardı.
Kongre sürecinde partinin “Adalet Manifestosu” başlıklı, on hedeften oluşan programı da onaylandı. Bu programda emeklilik yaşının iptal edilmesi, annelere maaş bağlanması ve gazilere destek sağlanması gibi vaatler yer alıyor.
Kamuoyu araştırma kuruluşu VTsIOM’un 28 Haziran tarihli verilerine göre Adil Rusya’nın oy oranı yüzde 5,4 seviyesinde bulunuyor.
Bu oran, yüzde 5’lik seçim barajının yalnızca yüzde 0,4 puan üzerinde bir seviyeye işaret ediyor. FOM’un 2 Temmuz tarihli araştırması ise partinin oy oranını yüzde 3 seviyesinde gösteriyor.
Adil Rusya’nın 4 Temmuz’da gerçekleştirdiği bu etkinlik, parlamentoda grubu bulunan partilerin seçim kongreleri serisinin sonuncusunu oluşturuyor.
Daha önce Rusya Federasyonu Komünist Partisi 20 Haziran’da, Rusya Liberal Demokrat Partisi 27 Haziran’da, Birleşik Rusya 28 Haziran’da ve Yeni İnsanlar partisi 1 Temmuz’da kendi listelerini onaylamıştı. Dokuzuncu dönem Devlet Duması seçimleri 18-20 Eylül tarihleri arasında yapılacak.
RFKP aday listesinde revizyon: 6 tanınmış vekil liste dışı kaldı
Rusya
Rus şirketleri insansız hava araçlarına karşı yeni koruma sistemleri istiyor

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği Başkanı Aleksandr Şohin, sanayi işletmelerinin insansız hava araçlarına karşı korunması için erken tespit, uyarı ve savunma mekanizmaları kurulması amacıyla yetkililerle görüşmeler yapıldığını açıkladı. Şohin, askeri teknolojideki küresel gelişmelere ayak uydurmak için sanayi tesisleri, Savunma Bakanlığı ve bölge yönetimlerinin ortak hareket etmesi gerektiğini bildirdi.
Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği (RSPP) Başkanı Aleksandr Şohin, Rus şirketlerinin yetkililerle birlikte sanayi tesislerine yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırılarını engellemek amacıyla erken tespit, uyarı ve savunma sistemleri oluşturulmasını görüştüğünü açıkladı.
TASS haber ajansına konuşan Şohin, konunun sanayi işletmelerinin fiziki güvenliği açısından önem taşıdığını belirtti.
Şohin, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“En önemlisi, insansız hava aracı saldırılarını erken tespit etme, uyarma ve püskürtme sistemlerine yatırım yapılması gerekiyor. NATO ülkelerinin hem insansız sistemlerin kendilerini hem de Starlink, uydu yönlendirme ve yapay zeka gibi sistemleri aktif olarak geliştirmeye çalıştığını görüyoruz. Dolayısıyla onlar için Rusya-Ukrayna çatışması, yapay zeka da dahil olmak üzere pek çok yeni teknolojiyi test etme yolu oluşturuyor. Ancak bizim de bu alanda geride kalmaya hakkımız yok.”
Sanayi tesislerinin, Savunma Bakanlığının ve bölge yönetimlerinin güçlerini birleştirmesinin kritik önem taşıdığını vurgulayan Şohin, bu ortaklığın bazı yeni araçlar gerektirebileceğini, ancak bu araçların niteliği üzerindeki tartışmaların henüz sürdüğünü ekledi.
Rusya sivil insansız araçlara acil müdahale teknolojisi entegre ediyor
RSPP Başkanı, şirketlerin kendi imkanlarıyla hava saldırılarına karşı güvenilir ve tam bir koruma sağlayamayacağının altını çizdi.
Bu süreçle bağlantılı olarak, mayıs ayı sonunda Nijniy Novgorod bölgesinde doğrudan tesislerin korunmasından sorumlu yeni bir bakanlığın kurulduğu duyurulmuştu.
Bölge Hükümeti Başkan Yardımcısı Vladimir Tujilin’in koordinasyonunda faaliyet gösterecek olan bu bakanlık, Rusya Savunma Bakanlığına destek sağlamanın yanı sıra enerji ve altyapı tesisleri başta olmak üzere bölge hava sahasının İHA saldırılarından korunması alanında çalışıyor.
Tujilin, aynı zamanda bölgenin Enerji, Konut ve Kamu Hizmetleri Bakanlığını yönetmeye de devam ediyor.
Aynı dönemde Rusya Savunma Bakanlığı, özel şirketlerin ve işletmelerin savunma amacıyla büyük kalibreli silahlar, taretler, uçaksavar topçu sistemleri, radar araçları, askeri nakliye araçları ve elektronik harp sistemleri satın alabilmesi için yasal bir mekanizmayı onayladı.
Sivil altyapının hava savunma organizasyonuna hakim bir kaynak, savunma önlemlerinin genel hava savunma şemsiyesi altındaki uçaksavar füze sistemlerinin yanı sıra yedek askerlerden oluşturulan mobil ateş grupları vasıtasıyla sağlandığını aktardı.
Rafinerilere yönelik saldırılar Rusya bütçesinde kayba yol açtı
Rusya
Rafinerilere yönelik saldırılar Rusya bütçesinde kayba yol açtı

Ukrayna insansız hava araçlarının hedefi olan rafinerilerindeki hasarla mücadele eden Rus petrol şirketlerine, federal bütçeden son üç ayda bir trilyon rubleyi aşan rekor düzeyde sübvansiyon aktarıldı. Artan ham petrol fiyatlarına rağmen bütçeye dönen her üç rubleden birinin destek olarak şirketlere ödenmesi, bütçe gelir hedeflerinin gerisinde kalınmasına neden oluyor
Ukrayna Silahlı Kuvvetlerine ait insansız hava araçlarının Rusya genelindeki petrol rafinerilerini hedef alması, petrol tesislerinde ardı ardına yangınlara ve üretim kesintilerine yol açarken Rusya hükümeti bütçeden petrol şirketlerine rekor düzeyde ödemeler yapmayı sürdürüyor.
Rusya Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan verilere göre federal bütçeden haziran ayında petrol üreticilerine toplam 312,5 milyar ruble aktarıldı.
Bu tutarın 210,6 milyar rublelik kısmı iç piyasada akaryakıt fiyatlarını dengelemek amacıyla uygulanan dempfer mekanizması kapsamında ödenirken, 101,9 milyar rublelik bölümü ise ters özel tüketim vergisi aracılığıyla şirketlerin hesaplarına geçirildi.
Hükümetin petrol sektörüne yönelik sübvansiyon ödemeleri mayıs ayında 357,3 milyar ruble, nisan ayında ise 359,3 milyar ruble seviyesinde gerçekleşti.
Böylece petrol şirketleri son üç ayda bütçeden toplam 1,029 trilyon ruble destek aldı. Bu miktar, Rusya’nın Sverdlovsk Bölgesi veya Krasnoyarsk Krayı gibi büyük idari birimlerinin iki yıllık bütçe büyüklüğüne denk geliyor.
Raiffeisenbank analistleri, bütçeden petrol üreticilerine yapılan ve aralık ayından bu yana en yüksek seviyeye ulaşan dempfer ödemelerindeki bu artışın, rafinerilerde yaşanan teknik ve yapısal zorluklardan kaynaklandığına işaret ediyor.
Petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen federal bütçe, yüksek sübvansiyon ödemeleri nedeniyle bu artıştan tam olarak faydalanamıyor.
Haziran ayında bütçeye aktarılan maden çıkarma vergisi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 59 artışla 968 milyar rubleye ulaşsa da toplanan her üç rubleden biri sübvansiyon ödemeleriyle doğrudan petrol şirketlerine iade ediliyor.
Haziran ayında petrol ve gaz vergilerinden elde edilen toplam gelir, geçen yıla göre yüzde 38 artarak 683,6 milyar ruble olarak kaydedildi.
Buna karşılık, yılın ilk altı aylık döneminde bütçeye giren toplam ham madde rantı yüzde 23 oranında gerileyerek 3,66 trilyon rubleye düştü. Bu miktar, petrol ve gaz gelirlerinde 2020 yılından bu yana görülen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti.
Maliye Bakanlığı, 2026 yılı bütçe kanununda petrol ve gaz gelirleri hedefini bir önceki yıla göre 440 milyar ruble artırarak 8,92 trilyon ruble olarak belirlemişti.
Ancak mevcut veriler, yılın ilk yarısında bütçe hedefinin yalnızca yüzde 41’inin karşılanabildiğini ortaya koyuyor.
Rusya Sayıştay verilerine dayanan tahminler ise yıl sonunda bütçe gelirlerindeki açığın yaklaşık 1 trilyon rubleyi bulabileceğini gösteriyor.
Freedom Finance Global analisti Vladimir Çernov, yaz sonuna doğru Rus petrol fiyatlarında yaşanan düşüşün bütçe üzerindeki baskıyı daha da artıracağına dikkat çekiyor.
Urals marka ham petrolün varil fiyatı nisan ayında 100 dolar seviyesini test etmişken, haziran sonu itibarıyla 45 dolar sınırının altına gerilemiş durumda.
Çernov, Rusya’daki akaryakıt sıkıntısının ham petrol fiyatları üzerinde de baskı oluşturduğunu ifade ediyor.
Rafinerilerdeki hasar nedeniyle Rusya’nın ham petrol ihracatını artırmak ve aynı zamanda Hindistan gibi ülkelerden hazır benzin ithal etmek zorunda kaldığını belirten Çernov, bu durumun Hindistanlı alıcıların pazarlık gücünü artırdığını kaydediyor.
Hindistan limanlarında Urals petrolüne uygulanan iskonto haziran sonunda varil başına 4 dolardan 7 dolara yükselerek neredeyse iki katına çıktı.
Fiyatlardaki gerilemenin bütçeye etkisinin zaman alacağını belirten Çernov, “Rusya için petrolün hızla ucuzlaması, ihracat gelirlerinin azalması, petrol şirketleri üzerinde baskı oluşması ve bütçedeki petrol-gaz gelirlerinin düşmesi anlamına geliyor. Ancak vergiler belirli bir zaman gecikmesiyle hesaplandığı için bu etki istatistiklere hemen yansımıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.
Sektör uzmanları, federal bütçedeki daralmanın yanı sıra petrol şirketlerinin kendi finansal yapılarının da zarar göreceğini öngörüyor.
Ekonomist Kirill Rodionov, rafinerilerin altyapısında meydana gelen hasarın ve buna bağlı üretim kayıplarının, ilerleyen dönemde yüz milyarlarca rubleyi bulacak onarım masraflarına yol açacağını belirtiyor.
Sinara Yatırım Bankası analistlerinin tahminlerine göre, iki kez hedef alınan ve faaliyetlerini 2027 yılına kadar tamamen durduran Moskova Petrol Rafinerisi’nin tek başına onarım maliyeti yaklaşık 1 milyar doları buluyor.
Rusya, kırılgan bölgeler için yeni akaryakıt adımları hazırlıyor
Rusya
Patruşev: Ukrayna ve Kuzey Avrupa deniz ortaklığı Rusya için tehdit

Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı Nikolay Patruşev, Kuzey Avrupa ülkeleri ile Ukrayna arasında kurulması planlanan deniz ittifakının, Rusya’nın ulusal askeri tehditler listesine dahil edilmesi gerektiğini açıkladı. Moskova’da düzenlenen stratejik denizcilik toplantısında, savunma stratejilerinin 2050 yılına kadar olan dönemi kapsayacak şekilde güncellenmesi ele alındı. Birleşik Krallık liderliğindeki Ortak Sefer Kuvvetleri bünyesinde şekillenen bu oluşuma karşı Rusya, nükleer ve insansız deniz sistemlerini modernize etmeyi planlıyor.
Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı ve Denizcilik Kurulu Başkanı Nikolay Patruşev, Kuzey Avrupa devletleri ile Ukrayna arasında bir deniz ittifakı kurulmasının, Rusya Federasyonu’na yönelik askeri tehlike ve tehditler listesine dahil edilmesi gerektiğini belirtti.
Rusya Donanması Stratejik Gelişim Konseyi toplantısında konuşan Patruşev, Rusya savunma stratejilerinin güncellenmesi çağrısında bulunarak, Kuzey Avrupa devletleri ile Ukrayna arasında planlanan deniz ortaklığının askeri bir tehdit olarak tescil edilmesini önerdi.
Devlet Başkanı Yardımcısı, bu ittifakın faaliyetlerinin Batı Arktik, Kuzey Atlantik, Kuzey Denizi, Baltık Denizi ve Karadeniz genelindeki askeri-politik durumu önemli ölçüde zorlaştırdığını ifade etti.
Moskova’nın güvenlik endişelerinin yalnızca Avrupa sınırlarıyla sınırlı olmadığını dile getiren Patruşev, ABD, Birleşik Krallık ve Avustralya arasındaki askeri ortaklık çerçevesinde kurulan AUKUS ittifakının faaliyetlerini de Rusya için askeri tehlikeler arasında sınıflandırdı.
Patruşev, AUKUS kapsamında Avustralya deniz kuvvetlerinin modern nükleer denizaltılarla donatılmasını ve bu bloğun Pasifik ile Hint okyanuslarındaki deniz seyrüsefer kontrol kapasitesini artırma çabalarını örnek gösterdi.
Stratejik değerlendirmelerin yapıldığı kurul toplantısında, Rusya Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanan “2050 Yılına Kadar Olan Dönemde Rusya Federasyonu’nun Denizcilik Faaliyetleri Alanındaki Devlet Politikasının Esasları” başlıklı taslak belge de ele alındı.
Patruşev: NATO gemilerini beklemeden düşmanın burnunun dibinde olmalıyız
Söz konusu belge, dünya okyanuslarında Rusya’ya yönelik tehdit ve meydan okumaları tanımlarken, ulusal güvenliğin tesisi için stratejik hedefleri belirliyor.
Hazırlanan yeni doktrin çerçevesinde, dünya genelindeki okyanuslarda stratejik dengenin korunması, dış politikanın bir aracı olarak Rusya donanmasının güçlendirilmesi ve Rusya’nın büyük bir deniz gücü olma statüsünün muhafaza edilmesi öncelikli hedefler arasında yer alıyor.
Belirlenen hedeflere ulaşılması kapsamında, nükleer ve nükleer olmayan deniz unsurlarının modernizasyonu ile insansız deniz sistemlerinin geliştirilmesine öncelik verileceği belirtiliyor.
Birleşik Krallık, nisan ayı sonunda Rusya’nın deniz sahasındaki faaliyetlerine karşı koymak amacıyla, on Kuzey Avrupa ülkesinin katılımıyla oluşan Ortak Sefer Kuvvetleri (JEF) temelinde bir deniz ittifakı kurulması planını açıklamıştı.
Londra liderliğindeki JEF koalisyonunda Danimarka, Estonya, Letonya, Litvanya, Hollanda, Norveç, Finlandiya, İzlanda ve İsveç yer alıyor.
Avrupa2 hafta önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Rusya1 hafta önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Dünya Basını2 hafta önceVaroufakis: Avrupa Birliği liderleri kesik başlı tavuk gibi
Söyleşi1 hafta önce“Kapitalizmin özgürlükçü bir toplumsal düzene ihtiyacı yoktur”
Dünya Basını2 hafta önceProf. Diesen: ABD sadece zaman kazanıyor, İran’ı yok etme hedefi değişmedi
Dünya Basını2 hafta önceCSIS: Ankara Zirvesi ‘NATO 3.0’ın Sahadaki Yansıması
Dünya Basını2 hafta önce‘İran küresel ekonominin boğaz noktalarını silaha dönüştürdü’
Dünya Basını2 hafta önceFT: Müttefikleri ABD’den bağımsızlaşmaya çalışıyor












