Bizi Takip Edin

AVRUPA

AB, ABD ile rekabet için sanayiye dev teşvik hazırlığında

Yayınlanma

Rusya-Ukrayna Savaşı ve Rusya’ya yönelik yaptırımlar nedeniyle zor zamanlar yaşayan Avrupa sanayisine Brüksel’den müdahale geliyor. Müdahale, aynı zamanda ABD’ye karşı olacak.

POLITICO’ya konuşan iki üst düzey AB yetkilisi, Brüksel’in acil durum moduna geçtiğini ve Avrupa sanayisinin Amerikalı rakiplerince yok edilmesinin önüne geçmek için büyük bir sübvansiyon planı hazırladığını söyledi.

Savaş ve yaptırımlar nedeniyle Avrupa sanayisinin maruz kaldığı enerji fiyatları ABD sanayisinin kullandığına göre bir hayli yüksek. Fakat ABD’nin Avrupa’ya tokadı bununla da sınırlı değil: Joe Biden, Enflasyonu Düşürme Yasası kapsamında yeşil sanayilere 369 milyar dolarlık teşvik paketini imzaladı.

AB yetkilileri, yeni yatırımların Avrupa yerine ABD’ye gitmesinden endişe ediyor. Brüksel’in sanayi şefi, İç Pazardan Sorumlu Avrupa Komisyonu Üyesi Thierry Breton, Biden’ın yeni yardım paketinin Avrupa ekonomisine “varoluşsal bir meydan okuma” yarattığı uyarısında bulundu. AB’nin sanayi liderleriyle buluşan Breton, bu toplantıda “devam eden sanayisizleşme sürecini tersine çevirmek”ten bahsetti.

Almanya ve Fransa’nın da içinde bulunduğu AB ülkeleri, sanayilerinin çökmesini engellemek için hızla hareket etmek gerektiği kararına vardılar. Haberde görüşlerine yer verilen iki üst düzey AB yetkilisi, planın yüksek teknolojili sanayilere para aktarımına odaklanacağını söyledi.

Bu kapsamda, geçen Eylül ayında Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in değindiği “Avrupa Varlık Fonu”nun kurulması hedefleniyor. Bu fon, şirketlerin Avrupa’da yatırım yapmasına ve yeşil standartların sağlanmasına destek olacak.

AB yetkililerine göre, Brüksel hızla harekete geçmek zorunda, çünkü şirketler şimdiden batarya ve elektrikli otomobillerden rüzgar türbinlerine ve mikro çiplere kadar yeni fabrikalarını nerede açmalarını gerektiğine karar vermek istiyor. 

Acil tutumun kaynakları arasında, AB’ye üye ülkelerinin tek başına sübvansiyon kararları almasının ve birliğin birleşik ve tek piyasasının sekteye uğramasının önüne geçme isteği de yatıyor.

ABD’nin Enflasyonu Düşürme Yasası’nın en çok Alman ve Fransız otomobil üreticilerine zarar vermesi bekleniyor. Yasa, elektrikli otomobillerde Amerikan mallarına öncelik veriyor. AB, bunu küresel serbest ticaret kurallarına aykırı buluyor ve bunun için şirketlere Avrupa içinde de ABD’de yararlandıklarını avantajları sağlamayı planlıyor.

Diplomatik bir çözümün mümkün olmaması ve AB’nin de ABD ile topyekun bir ticaret savaşına girmek istememesi, “B Planı” olarak sübvansiyon savaşlarını gündeme getirdi. Bu noktada, şimdiye kadar devlet yardımlarına karşıtlığıyla bilinen Berlin’in ikna edilmesi büyük önem taşıyor. Paris ise ABD’nin sübvansiyon planına karşılık verilmesi gerektiğini düşünüyor.

Salı günü ortak bir açıklama yapan Almanya Ekonomi Bakanı Robert Habeck ve Fransız mevkidaşı Bruno Le Maire, bilhassa teknolojik liderlikteki küresel rekabette Avrupalı şirketlerin öen geçmesi için bir AB sanayi siyaseti çağrısında bulundu. Açıklamada, doğrudan ABD Enflasyonu Düşürme Yasasının yarattığı meydan okumaya atıfta bulunuldu.

AVRUPA

Alman bakan Habeck, sanayinin küçülmesinden küresel ticareti ve Ukrayna savaşını sorumlu tuttu

Yayınlanma

Almanya Ekonomi Bakanı Robert Habeck (Yeşiller), 21 Şubat Çarşamba günü hükümetinin ekonomik tahminleri sunarken, Almanya’nın mevcut ekonomik zayıflığının çoğunlukla küresel ticaretin yavaşlamasından ve Ukrayna savaşından kaynaklandığını söyledi.

Habeck, hükümetin tahminini önemli ölçüde düşürmek zorunda kaldığı 2024 ve önümüzdeki yıllar için ekonomik görünümü resmen sundu. Yeni tahminler, bu yıl daha önce öngörülen %1,3’ü revize etti ve Avrupa’nın en büyük ekonomisinin yalnızca %0,2’lik bir büyüme kaydedeceğini ilan ediyor.

Habeck, ‘tarihsel olarak düşük bir seviyede seyreden’ küresel ticaretin yanı sıra Ukrayna’daki savaşın başlamasının ardından Rus gazının aşamalı olarak kaldırılması ve önemli işçi eksikliğine yol açan toplumun yaşlanmasının iktisadi gerilemede ana faktörler olduğunu savundu.

Alman GSYİH’sinin büyümesinin büyük ölçüde küresel ticarete bağlı olduğunu söyleyen Yeşil bakan, “Sonbahar tahminlerine kıyasla bu kadar önemli kesintiler yapmak zorunda kalmamızın ana nedenlerinden biri de bu,” dedi.

Bundesbank: Alman ekonomisi küçülmeye devam edecek

Hükümet, enerji yoğun sektörlerin göçünü istemiyor

Habeck, Ukrayna’ya atıfta bulunarak, ‘ekonomik düzene ve dolayısıyla ülkenin özgürlük düzenine yönelik saldırıyı savuşturmak için başarılı adımlar atmış olsak da, savaşın Alman ekonomisi üzerinde hâlâ ağır bir yük oluşturduğunu’ söyledi.

Bu arada, gaz ve elektrik fiyatlarının savaşın ardından yükseldikten sonra ‘kriz öncesi seviyeye’ yakın seviyelere döndüğünü ve daha da düşmesinin beklendiğini vurgulayan Habeck, “Enerji fiyatları henüz olmasını istediğimiz yerde değil, ancak birkaç ay önce beklediğimizden daha hızlı ve daha önemli bir şekilde düştü,” dedi.

Almanya’da enerji fiyatlarının diğer bölgelere göre önemli ölçüde daha yüksek kalması beklenirken, yenilenebilir enerjiye mevcut geçişten sonra bile, Habeck, başka bir yere taşınmak ve daha ucuza üretmek için cazip olabilecek herhangi bir yerli endüstriyi bırakmak istemediklerini söyledi.

Alman ekonomisi: Avrupa’nın iktisadi motoru dağılıyor mu?

Almanya ‘yeşil hidrojen pazarı’ oluşturmak istiyor

Habeck, “Sanayiler elbette değişiyor. Fakat herhangi bir sanayiyi, özellikle de siyasi bir program olarak bırakmak istemiyorum,” dedi.

Almanya’da çelik için ‘yeşil üretim’ tesisleri inşa etme ihtiyacını vurgulayan bakan, Almanya’da bir hidrojen pazarı oluşturmak istediklerini kaydetti.

Alman üretici ThyssenKrupp’a göre, enerji maliyetleri kömür veya gaz gibi fosil yakıtlar yerine yeşil hidrojenle üretilen yeşil çelik için toplam üretim maliyetlerinin %50’sini oluşturacağından, diğer ürünlerin yanı sıra çelik, enerji fiyatlarına özellikle duyarlı.

Habeck, yeşil hidrojene talep yaratmak için Almanya’daki yeşil çelik tesislerine ihtiyaç duyulacağını, ‘çünkü küresel pazarı yeşile çekmek için Avrupa pazarının bir bütün olarak yeşil olması gerektiğini’ ileri sürdü.

Geçen hafta Brüksel, geçen yıl boyunca ThyssenKrupp da dahil olmak üzere birçok Alman çelik üreticisine büyük sübvansiyonlar verdikten sonra, enerji yoğun endüstriler için 4 milyar avroluk bir Alman destek planını onayladı.

Fakat Habeck, enerji maliyetlerinin daha düşük olması beklenen İspanya veya Norveç gibi Avrupa’daki diğer yerlerden de yeşil çelik ithal etmeye karşı olmadığını da ekledi.

Alman sanayicilerden hükümete yine sert eleştiriler

Alman sanayisindeki gerileme sürüyor

Öte yandan Almanya’nın imalat sektöründeki gerileyişi şubat ayında da beklenmedik bir şekilde derinleşti ve yurtiçi ve yurtdışındaki talebin düşmesiyle faaliyetler daha hızlı bir şekilde yavaşladı.

S&P Global’in ülkenin sanayi sektörü için oluşturduğu satın alma yöneticileri endeksi, bir önceki ayki 45,5’ten 42,3’e düştü. Hizmetler sektöründeki koşulların iyileşmesi sayesinde ise genel işletme faaliyeti 47’den yalnızca 46,1’e geriledi.

Okumaya Devam Et

AVRUPA

Danimarka, Ukrayna ile 10 yıllık güvenlik anlaşması imzaladı

Yayınlanma

Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ve Savunma Bakanı Troels Lund Poulsen, düzenledikleri ortak basın toplantısında Ukrayna ile on yıllık bir güvenlik garantisi anlaşması imzalandığını duyurdu.

DR Nyheder gazetesinin haberine göre Marienborg’da düzenlenen basın toplantısında, Kopenhag’ın önümüzdeki on yıl boyunca Kiev’e hem askeri hem de sivil olarak destek sunmaya kararlı olduğu belirtildi.

Frederiksen, “Bu, Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana güvenlik politikalarında yaşanan en ciddi durum. Biz de Danimarka hükümeti olarak Ukrayna’nın ihtiyaç duyduğu askeri kapasiteye kavuşmasının ne kadar önemli olduğunu vurgulamaktan başka bir şey yapamıyoruz,” dedi.

Başbakan, “Eğer yan yana durmazsak, Ukrayna ayakta kalamaz ve muhtemelen Avrupa da ayakta kalamaz,” ifadelerini kullandı.

Habere göre Kopenhag, ayrıca Kiev’e yaklaşık 1,7 milyar dolarlık bir yardım paketi sağlayacak ve bu para hava savunma teçhizatı, insansız hava araçları ve 15 bin top mermisi satın almak için kullanılacak.

Krallık, şimdiye dek Ukrayna’ya toplamda 34,5 milyar Danimarka kronu (5 milyar dolardan fazla) değerinde askeri destek sağladı. Aynı zamanda Savunma Bakanı Troels Lund Poulsen yaz aylarında Kiev’e F-16 savaş uçakları teslim etme sözü verdi.

Öte yandan Frederiksen, 18 Şubat’ta Münih Güvenlik Konferansında Danimarka’nın elindeki tüm top mermilerinin Ukrayna’ya verdiğini söyleyerek Kiev’e kısa vadede ihtiyacı olanın verilmesi ve uzun vadede ülkenin Avrupa Birliği (AB) ve NATO’ya kabul edilmesi çağrısında bulunmuştu.

Bloomberg: Ukrayna, IMF ile 900 milyon dolarlık anlaşmaya yakın

Okumaya Devam Et

AVRUPA

Ukrayna ekonomisi yüzde 30 küçüldü

Yayınlanma

Ukrayna Başbakanı Denis Şmigal, ülke ekonomisinin çatışmaların sürdüğü iki yıl boyunca yüzde 30 oranında küçüldüğünü söyleyerek, söz konusu süreçte 10 milyon kişinin ülkeyi terk ettiğini belirtti.

Tokyo’yu ziyaret eden Şmigal, Japon televizyon kanalı NHK‘ya demeç verdiği demeçte “Ekonomimizin yüzde 30’unu, topraklarımızın yaklaşık yüzde 20’sini ve 3,5 milyon işimizi kaybettik,” ifadelerini kullandı.

Savaş sırasında Ukrayna’nın altyapısının ciddi şekilde zarar gördüğünü belirten Şmigal, ayrıca yaklaşık 2 milyon hanenin ve yaklaşık 8,4 bin kilometre yolun hasar gördüğünü kaydetti.

Başbakan, Ukrayna makamlarının tahminlerine göre 10 milyon kişinin ülkeyi terk ettiğini dile getirerek “Güvenlik sorunları nedeniyle Avrupa Birliği’nden, dünyanın her yerinden Ukrayna’ya geri dönemiyorlar,” diye konuştu.

Şmigal, “Ortaklarımız tarafından sağlanan mümkün olan her türlü hava savunma teçhizatına sahibiz. Ancak ne yazık ki, AB de dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki mühimmat üretimi, Ukrayna’ya gerekli miktarda mühimmat tedarik edecek kadar büyük değil,” değerlendirmesini yaptı.

19 Şubat’ta Tokyo’da Ukrayna’nın ekonomik büyümesinin ve yeniden yapılanmasının desteklenmesi konulu bir konferans düzenlendi.

Konferansa Şmigal’ın yanı sıra her iki ülkeden yaklaşık 130 şirketin temsilcileri ve Japonya Başbakanı Fumio Kishida katıldı. Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB) Komisyonu ve Ukrayna hükümetinin tahminlerine göre, ülke ekonomisinin yeniden yapılandırılması için toplam 486 milyar dolara ihtiyaç var.

Öte yandan Uluslararası Para Fonu (IMF), Ukrayna’nın GSYİH’sinin 2023 yılı sonuna kadar yüzde 4,5 oranında büyüyeceğini tahmin etti. IMF, daha önce bu oranın yüzde 1 ila 3 arasında artacağını öngörüyordu.

Kurumun aralık ayı raporunda Ukrayna ekonomisinin bir bütün olarak ‘kayda değer’ bir istikrar gösterdiği ve makro göstergelerin beklenenden daha iyi olduğu belirtildi.

IMF, Rusya’nın büyüme tahminini yükseltti

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English