Diplomasi
AB, Airbus ile Boeing arasındaki ticaret ateşkesini sürdürecek

AB ülkeleri perşembe günü, uzun süredir devam eden Airbus-Boeing anlaşmazlığı kapsamında Birliğin ABD’ye uyguladığı misilleme gümrük vergilerini askıya almaya karar verdi.
İlk olarak POLITICO tarafından bildirilen bu adım, AB ile ABD arasındaki gerginliklerin azaldığı bir dönemde Brüksel’in transatlantik ticaret savaşının yeniden alevlenmesini önlemeye çalışmasıyla ortaya çıktı.
Bu hafta Avrupa Birliği, geçen yıl Başkan Donald Trump ile imzaladığı ticaret anlaşmasına nihai onayını verdi.
Perşembe günkü oylama, AB’nin misilleme gümrük vergilerinin askıya alınma süresini uzatıyor. Bu vergiler, uçak, tütün ve alkollü içecekler gibi 4 milyar dolarlık ABD menşeli ithalatı etkiliyor.
Bu vergiler, Airbus ve Boeing’e verilen sübvansiyonlar konusundaki transatlantik anlaşmazlığın doruk noktasında 2020 yılında uygulanmaya başlanmıştı.
Neredeyse yirmi yıl boyunca, Avrupa Birliği ve ABD birbirlerini Airbus ve Boeing’e yasadışı sübvansiyon sağlamakla suçladı.
Yıllar süren hukuki mücadelelerin ardından Dünya Ticaret Örgütü her iki tarafın da kuralları ihlal ettiğine karar verdi ve bu karar, 11,5 milyar dolarlık ikili ticareti etkileyen misilleme gümrük vergilerinin yolunu açtı.
2021 yılında Avrupa Komisyonu ile Biden yönetimi arasında varılan ateşkes, o günden bu yana anlaşmazlığı askıya almıştı. Ateşkesin süresi 11 Temmuz’da dolacaktı.
Bir AB yetkilisi, yeni askıya alma süresinin ne kadar olacağı konusunda Washington ile Brüksel arasında müzakerelerin halen sürdüğünü belirtti.
Diplomasi
NATO, Ukrayna için 70 milyar avroluk askeri yardıma hazırlanıyor

NATO üyesi ülkeler, Ankara’da düzenlenecek yıllık zirvede Ukrayna’ya 70 milyar avroluk askeri yardım sağlanmasını onaylamaya hazırlanırken, ABD’nin dahil edilmediği bu paketle birlikte Ukrayna’nın toplam savunma bütçesi Rusya’nın yıllık bütçesini yakalayacak. Avrupa Birliği kredileri ve üye ülkelerin taahhütleriyle desteklenen bu yeni askeri yardım planının, Ukrayna’nın savunma finansmanını gelecek yıl da yüksek seviyede tutması öngörülüyor.
NATO ülkeleri, 7-8 Haziran tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek yıllık liderler zirvesinde Ukrayna’ya 70 milyar avro değerinde askeri yardım tahsis edilmesini onaylamaya hazırlanıyor.
Bahse konu kaynak sağlandığı takdirde, Ukrayna’nın kendi kaynakları ve dış yardımlarla birlikte toplam savunma harcamaları, Rusya’nın bu yıl için bütçelediği savunma harcamalarıyla yaklaşık olarak eşitlenecek.
Rusya Federasyonu bütçesinde öngörülen bu tutarları daha hızlı bir tempoyla harcamaya devam etse de kağıt üzerindeki bütçe dengesi kurulmuş olacak.
Politico’ya konuşan ittifak üyesi ülkelerden beş diplomat, NATO büyükelçilerinin liderlerin ortak bildiri metni üzerinde büyük ölçüde mutabakata vardığını, ancak ayrıntıların halen değişebileceğini aktardı.
Diplomatların ifadelerine göre, taslak deklarasyonda NATO ülkeleri Ukrayna’ya 70 milyar avro (yaklaşık 80 milyar dolar) tutarında askeri destek sağlama taahhüdünde bulunuyor.
ABD ise bu spesifik destek programında yer almıyor.
Bu tutar Ukrayna’nın kendi savunma ve güvenlik harcamalarına eklendiğinde, toplam bütçe yaklaşık 178 milyar dolara ulaşacak. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, üç gün önce imzaladığı yasayla, Avrupa Birliği’nden alınacak krediyi de dahil ederek savunma harcamalarını rekor seviyeye ulaştıran 4,4 trilyon grivnalık (yaklaşık 98 milyar dolar) bütçeyi onaylamıştı.
Karşılaştırma yapıldığında, Rusya’nın resmi bütçesinde savunma için 12,93 trilyon ruble ayrılmış durumda.
Bu miktar güncel kurla yaklaşık 170 milyar dolara denk gelse de rublenin son dönemde değer kaybetmesi bu dengede rol oynuyor; nitekim bir ay önce bu meblağın dolar karşılığı 180 milyar doları aşıyordu.
Buna karşın, Almanya merkezli Uluslararası Güvenlik İşleri Enstitüsü Araştırmacısı Janis Kluge tarafından yapılan hesaplamalara göre, Rusya’nın sadece 2026 yılının ilk çeyreğindeki askeri harcamaları rekor kırarak 5,908 trilyon rubleye (güncel kurla 78 milyar dolar) ulaştı.
Ukrayna ise bütçe harcamalarını, Avrupa Birliği’nden sağlanan 90 milyar avroluk kredi sayesinde önemli ölçüde artırmayı başardı. Kiev’in bu yıl bu kredinin yarısını alması ve bu miktarın da 31,8 milyar avroluk kısmını doğrudan savunma harcamalarında kullanması planlanıyor.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, perşembe günü Polonya’nın Gdansk kentinde başlayan Ukrayna’nın Yeniden İnşası Konferansı’nda yaptığı açıklamada, 3,2 milyar avroluk ilk dilimin bugün transfer edildiğini duyurdu.
Politico’nun Ukrayna Savunma Bakanlığı verilerine dayandırdığı daha önceki haberine göre, NATO ülkeleri Ukrayna’ya bu yıl için halihazırda 38 milyar dolarlık askeri yardım taahhüt etmişti.
Buna ek olarak Kiev, ittifaktan 20 milyar dolar daha talep etmeyi planlıyordu. Ukrayna tarafı, son aylarda cephe hattından işgal altındaki bölgelere kadar her alanda insansız hava araçlarını etkin şekilde kullanarak elde ettiği inisiyatifi korumayı amaçlıyor.
Bu araçlar, Rusya’nın ikmal yollarını kesmekle birlikte Rusya içlerindeki petrol rafinerileri ile savunma sanayii tesislerinde patlamalara ve yangınlara yol açıyor.
Sonuç olarak Ukrayna, NATO liderlerinin bildiri taslağına göre beklenenden daha fazla bir destek alarak toplamda 70 milyar avroya ulaşabilecek.
Diplomatların Politico’ya verdiği bilgilere göre, ittifak ayrıca gelecek yıl için de en azından buna eşdeğer bir meblağ tahsis etme taahhüdünde bulunacak.
Bu planların hayata geçirilmesi ve AB kredisinden 2027 yılı için ayrılan 45 milyar avronun eklenmesi halinde, Ukrayna’nın savunma finansmanı gelecek yıl da güçlü şekilde desteklenmeye devam edecek.
Diplomasi
NATO, Ankara zirvesinde dev silah anlaşmaları imzalayacak

Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek NATO zirvesinde müttefiklerin milyarlarca dolarlık yeni silah sözleşmeleri ve savunma sanayisi üretimi taahhüt etmesi bekleniyor. Politico’ya konuşan diplomatlar, liderler bildirisinin taslağında Ukrayna’ya askeri destek, Rusya ve İran’a dair kritik başlıkların yer aldığını bildirdi.
NATO müttefiklerinin, gelecek ay Ankara’da düzenlenecek ittifak zirvesinde milyarlarca dolar değerinde yeni silah sözleşmeleri imzalamayı ve silah üretimini artırmayı taahhüt etmesi bekleniyor.
Beş NATO diplomatının Politico’ya verdiği bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen yıl göreve dönmesinden bu yana müttefikleri sürekli eleştirmesine rağmen, ülkeler ortak bildiride NATO’nun 5. maddesindeki karşılıklı savunma taahhüdünü teyit etmeye ve Rusya’yı yeniden uzun vadeli bir tehdit olarak tanımlamaya hazırlanıyor.
Trump dahil NATO liderleri, 7-8 Temmuz tarihlerinde Türkiye’nin başkenti Ankara’da bir araya gelecek. Zirve, Avrupa ülkelerinin İran’daki savaşta Washington’a yeterli desteği vermediğine yönelik ABD eleştirilerinin gölgesinde gerçekleşecek.
Diplomatlar, konunun hassasiyeti nedeniyle gizli kalması koşuluyla taslak bildirinin ayrıntılarını paylaşarak ortak açıklamanın geçen yıl olduğu gibi kısa tutulacağını belirtti.
NATO büyükelçileri, son dakikaya kadar değişiklik yapılabilecek liderler bildirisinin detaylarını müzakere etmeyi sürdürüyor. Metin, Ankara’da devlet ve hükümet başkanları tarafından onaylanacak.
Silah sözleşmelerinin kesin tutarı henüz netleşmezken, tedarik anlaşmalarının en azından bir kısmının önceden kararlaştırılarak yeniden paketlenmesi öngörülüyor.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, müttefikler arasındaki iç anlaşmazlıkları perdeleyecek birleştirici bir başlık bulma arayışıyla zirvenin odağını öncelikle savunma sanayisi üretimini artırmaya kaydırmak istiyor.
İttifak genelinde üretimi ölçeklendirme çabası, Avrupa savunma sanayisini yüksek maliyetli butik silahlardan hızlı kitle üretimine geçirme zorluğunu yansıtıyor.
Rutte, ABD’nin de yararına olacak yeni savunma anlaşmaları vaat ederek Trump’ın önemsediği ekonomik argümanları öne çıkarmayı hedefliyor.
Geçen hafta müttefiklerin 2035’e kadar GSYİH’lerinin yüzde 3,5’ini savunmaya harcamayı kabul ettiğini hatırlatan Rutte, Avrupa müttefikleri ve Kanada’nın geçen yıl, 2024’e kıyasla savunma bütçelerine 139 milyar dolar daha fazla kaynak aktardığını açıklamıştı.
Taslak metne göre NATO müttefikleri, Ukrayna’ya 70 milyar avroluk askeri destek sağlama taahhüdünde bulunurken gelecek yıl için de en az bu miktara eş değer bir kaynak vaat ediyor.
Politico’nun ilk kez duyurduğu ve ABD’nin katılması beklenmeyen bu finansman hedefi, bir diplomata göre zirvedeki en tartışmalı konulardan biri olmaya aday.
Ancak kıdemli bir başka NATO diplomatı, taslak bildiri üzerindeki görüşmelerin genel olarak pürüzsüz ilerlediğini kaydetti.
Avrupa kendi savunmasında daha fazla rol üstlenmeyi taahhüt ediyor
ABD’nin önceliklerini başka bölgelere kaydırmasıyla birlikte, Avrupa’nın kıtanın caydırıcılık ve savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenmesi konusu da bildirinin merkezinde yer alacak.
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, geçen hafta müttefiklerin savunma harcamalarını artırmaları için baskı yapmak amacıyla Avrupa’daki Amerikan askeri varlığına ilişkin altı aylık bir inceleme başlatılacağını duyurmuştu.
Bu karar, Washington’ın müttefiklerine, savaş durumunda NATO’nun kullanabileceği uçak, denizaltı ve insansız hava araçları gibi muharebe teçhizatlarının tahsisini derhal azaltacağını bildirmesinden sadece haftalar sonra geldi.
Diplomatlar, Avrupalı müttefiklerin taslak metinde derin darbe yetenekleri, hava savunma sistemleri ve insansız hava araçlarına yatırımı vurgulayarak kıta savunmasında daha fazla rol üstlenme sözü verdiklerini aktardı.
Cephe hattının arkasındaki düşman hedeflerini vurabilen uzun menzilli füzeler, yani derin darbe yetenekleri, ABD ile Avrupa arasında anlaşmazlık konusu olmaya devam ediyor.
Avrupalı ülkeler Rusya’yı caydırmak için bu teknolojiyi geliştirmek isterken, Washington bu tür silahların Avrupa tarafından operasyonel hale getirilmesine mesafeli yaklaşıyor.
Pentagon, Moskova’nın bunu bir gerilim tırmanışı olarak algılayabileceği gerekçesiyle son dönemde Almanya’ya Tomahawk füzeleri göndermeyi reddetmişti.
NATO müttefikleri, Avrupa ile Washington arasındaki bir diğer gerilim kaynağı olan İran’daki savaşı da yumuşatmayı hedefliyor.
ABD, çatışmayı sona erdirmek için ön bir anlaşma imzalamış olsa da Avrupalı yetkililer, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gibi çözülmemiş konuların Ankara’daki zirvede ana gündem maddesi haline gelmesinden endişe ediyor.
Diplomatlar, savaşa dair derin görüş ayrılıklarına rağmen Trump’a bir zeytin dalı uzatmak amacıyla taslak bildiride müttefiklerin İran’a kritik ticaret rotasında seyrüsefer serbestisine saygı gösterme çağrısında bulunacağını belirtti.
Taslak metinde ayrıca, İran’ın asla nükleer silah edinmemesi gerektiği vurgulanıyor.
Diplomasi
Donald Trump: Andy Burnham aşırı liberalmiş

Donald Trump, Birleşik Krallık’ın muhtemel başbakanı hakkında yaptığı ilk açıklamada, Andy Burnham’ın “aşırı liberal” olduğunu duyduğunu söyledi.
Greater Manchester’ın eski belediye başkanı hakkında ne bildiği sorulduğunda Trump şöyle dedi:
“Hiçbir şey bilmiyorum. Sanırım bir kasabanın belediye başkanıymış. Duyduğuma göre aşırı liberalmiş, gerçekten aşırı. Bu da muhtemelen Kuzey Denizi’ni açmayacağı anlamına gelir.”
Burnham’ın, İşçi Partisi lideri ve Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer’ı koltuğundan etmek için yürüttüğü kampanya iç politikaya odaklanmış olsa da, ABD başkanıyla ilişkisini yönetmek onun en büyük zorluklarından biri olacak.
6 Ocak 2021’deki Kongre Binası isyanları sırasında Burnham, X’te yaptığı açıklamada, “Trump’a zaman ayıran herhangi bir Birleşik Krallık politikacısı şu anda utanmalı,” demişti.
Geçen yıl Burnham, The London Economic’e verdiği bir röportajda ABD başkanını “dünyaya istikrarsızlık getirdiği” için eleştirmişti.
Makerfield ara seçim kampanyasının son günlerinde, Burnham, Birleşik Krallık’ın “toplumdaki insanların artık birbirleriyle işbirliği yapmadığı, kutuplaşmış, zehirli bir siyaset” olarak tanımladığı Amerikan siyasetine doğru bir yol izlemesinden duyduğu endişeleri dile getirmişti.
Fakat Burnham ABD başkanının adını açıkça anmaktan kaçınmıştı.
Starmer, İran’daki savaşı desteklememesi nedeniyle Trump tarafından sert bir şekilde eleştirilmişti. ABD başkanı onu “Winston Churchill değil” diyerek hedef almıştı.
Trump ayrıca, Starmer hükümetini, Birleşik Krallık’ın petrol ve gaz endüstrisini yok etmeye yönelik bir girişim olarak nitelendirdiği politikalar nedeniyle defalarca eleştirdi.
Geçen hafta sonu Truth Social’da paylaştığı bir gönderide Trump, Starmer’ın enerji konusunda “büyük bir başarısızlık” yaşadığını söyledi.
Burnham’ın 2024 yılında İşçi Partisi’nden Liverpool şehir bölgesi belediye başkanı Steve Rotheram ile birlikte kaleme aldığı Head North adlı kitabında ikili, Trump’ın “politikacıların yaşadıkları yeri ihmal ettiğini düşünen; politikacıların kendi ailelerini değil, diğer aileleri etkileyen meselelere odaklandığını hisseden insanlarla bağlantı kurmada etkili” olduğunu kabul etmişti.
Ayrıca, ulusal siyaseti domine eden Washington ve Londra’daki elitlere karşı hayal kırıklığına uğramış ABD ve Birleşik Krallık seçmenleri arasında paralellikler kurdular.
Burnham uzun süredir daha radikal bir yetki devri çağrısında bulunuyor ve Başbakanlık faaliyetlerinin bir kısmını Manchester’a kaydırmayı düşünüyor.
Amerika1 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Avrupa2 gün önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Ortadoğu2 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4










