Bizi Takip Edin

Amerika

ABD, 40 yıl sonra ilk kez yeni bir nükleer harp başlığı üretiyor

Yayınlanma

ABD, yaklaşık 40 yıldır ilk kez yeni bir nükleer harp başlığı geliştirmek üzere çalışmalara başladı. ABD Deniz Kuvvetleri ve Ulusal Nükleer Güvenlik Dairesi ortaklığında üretilecek W93/Mk7 kodlu harp başlığı, denizaltılardan fırlatılan yeni nesil füzelerle uyumlu olacak.

ABD, yaklaşık 40 yıldır ilk kez yeni bir nükleer harp başlığı geliştirmek üzere çalışmalara başladı. Interesting Engineering yayın organının aktardığı bilgilere göre, ABD Deniz Kuvvetleri ve Ulusal Nükleer Güvenlik Dairesi (NNSA), mevcut cephanelikteki eskiyen unsurların yerini alması amacıyla W93/Mk7 adı verilen yeni bir nükleer harp başlığı tasarlıyor.

Yeni başlığın, gelecekte hizmete girmesi planlanan denizaltı konuşlu füzelerle uyumlu şekilde çalışması öngörülüyor.

Proje, ABD nükleer üçlemesinin deniz ayağını yenilemeye yönelik kapsamlı bir planın parçası olarak yürütülüyor.

Bu süreçte donanmanın mevcut Ohio sınıfı denizaltılardan yeni nesil Columbia sınıfı denizaltılara geçiş yapması hedefleniyor.

Bu kapsamda, halihazırda kullanılan Trident II D5 füzelerinin ömrünü uzatmayı amaçlayan Trident II D5 Life Extension 2 (D5LE2) programı üzerindeki çalışmalar da devam ediyor.

1990 yılından bu yana envanterde bulunan Trident II D5, denizaltı konuşlu en güvenilir balistik füzeler arasında yer alıyor.

Daha önce uygulanan ömür uzatma programları füzenin 2040’lı yıllara kadar kullanılabilmesine olanak tanımıştı.

Ancak parçaların eskimesi ve değişen güvenlik gereksinimleri nedeniyle parça bazlı iyileştirmelerin artık yeterli olmadığı belirtiliyor. Bu duruma çözüm olarak geliştirilen D5LE2, kendini kanıtlamış tahrik sistemlerini güncel aviyonik, yönlendirme sistemleri ve yeni bir yapısal gövdeyle birleştiren hibrit bir tasarıma sahip olacak.

Programın 2025 yılında mühendislik ve üretim geliştirme aşamasına geçtiği, ilk füzelerin ise 2039 bütçe yılında hizmete girmesinin planlandığı bildirildi.

ABD Deniz Kuvvetleri Stratejik Sistemler Programı Tedarik Planlama Dairesi (PAE SSP) tarafından 25 Haziran tarihinde açıklanan modernizasyon planı, Birleşik Krallık’ın Dreadnought sınıfı denizaltılarını da kapsıyor. Bu durum, iki ülke arasındaki stratejik nükleer işbirliğinin devamı niteliğini taşıyor.

SIPRI raporu uyardı: Dünya yeni bir nükleer silahlanma yarışına girdi

Deniz unsurlarının yenilenmesi, ABD’nin karadaki kıtalararası balistik füzelerini, stratejik bombardıman uçaklarını ve nükleer denizaltılarını kapsayan üçlü nükleer yapısının daha geniş çaplı modernizasyon sürecinin bir parçasını oluşturuyor.

Su altında uzun süre gizlenebilme yetenekleri sayesinde denizaltılar, bu üçlü yapının hayatta kalma kabiliyeti en yüksek unsuru olarak değerlendiriliyor. Columbia sınıfı denizaltıların hizmete giriş hazırlıkları kapsamında donanma, altyapı yatırımlarına da hız verdi.

Karadaki stratejik silah sistemleri test alanı 2024 yılının sonunda tam operasyonel kapasiteye ulaştı. Florida, Georgia ve Washington’daki tesislerde ise D5LE2 programını desteklemek üzere üretim kapasitesi artırılıyor.

PAE SSP ayrıca, hipersonik silahlara yönelik Conventional Prompt Strike projesi ve denizden fırlatılan SLCM-N seyir füzesi gibi geleceğe yönelik savunma sistemleri üzerindeki çalışmalarını da sürdürüyor.

Amerika

Venezuela’nın yeni Dışişleri Bakanı, eski muhalif Oliver Blanco oldu

Yayınlanma

Venezuela’nın geçici Devlet Başkanı Delcy Rodríguez, muhalefetin eski danışmanlarından Oliver Blanco’yu dışişleri bakanı olarak atadı.

Blanco, devlet başkanlığı uluslararası ilişkiler direktörlüğüne atanan Félix Plasencia’nın yerine geçecek. Görev süresi sona eren Plasencia, Birleşik Krallık’ta tutulan Venezuela’ya ait altınların geri alınması için yürütülecek görevi yönetecek.

Rodríguez, “Oliver Blanco’yu Bolivarcı Venezuela Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı olarak atamaya karar verdim. Bu güçlendirilmiş ekibin, tüm ülkelerle işbirliği ve dostluk alanlarında Venezuela’nın değişim sürecinde ve jeopolitik toparlanmasında ilerlemeye devam etmesini umuyorum,” dedi.

Geçici Devlet Başkanı, Blanco’nun “Venezuela’ya hizmet etmek üzere bu önemli sorumluluğu üstlenebilecek hazırlığına, kararlılığına ve yeteneğine güvendiğini” söyledi.

Yeni Dışişleri Bakanı Blanco, Venezuela Merkez Üniversitesi’nden Uluslararası İlişkiler lisans derecesine ve Metropolitan Üniversitesi’nden Siyaset ve Kamu Yönetimi alanında yüksek lisans derecesine sahip.

Daha önceki görevinde Avrupa ve Kuzey Amerika’dan sorumluydu; bu görev alanı, Venezuela’nın son dönemdeki dış ilişkilerini şekillendiren yaptırımlar ve varlık anlaşmazlıklarında en aktif rol oynayan bazı hükümetleri de kapsamaktaydı.

Rodríguez, Dışişleri Bakanlığı ve Başsavcılıktan, İngiltere Merkez Bankası’nda tutulan Venezuela altınlarını geri almak için resmi prosedürleri başlatmalarını istedi.

Bu değerli metal, Venezuela’nın meşru hükümeti konusunda rakip iddiaların yer aldığı bir hukuki mücadelenin merkezinde yer alıyor.

Londra mahkemeleri, rezervleri hangi otoritenin kontrol ettiği konusunda karar vermeye çalışıyor.

Öte yandan kabinedeki değişiklikler bundan ibaret değil. Marynna Saatdjian, Blanco’nun bıraktığı görevi devralarak Avrupa ve Kuzey Amerika’dan Sorumlu Bakan Yardımcısı olarak atandı.

Şimdiye kadar Ekonomi ve Maliye Bakanlığı’nda Bakan Yardımcısı olarak görev yapan Saúl Ameliach ise Uluslararası Ticaret Bakan Yardımcısı olarak atandı.

Rodriguez, bu atamaları Venezuela’nın diplomatik kadrosunu güçlendirmeye yönelik daha geniş çaplı bir çabanın parçası olarak değerlendirdi.

Geçici Başkan, hükümetin ulusal egemenliği savunurken tüm ülkelerle işbirliği ve dostluğu sürdürmeye devam edeceğini vurguladı.

Altın anlaşmazlığı göz önüne alındığında, bu diplomatik değişiklik özel bir önem taşıyor. Venezuela, varlıkların Venezuela halkına ait olduğunu ve sosyal programlar ile ekonomik toparlanma için gerekli olduğunu savunarak, yıllardır Londra’da tutulan rezervlerinin serbest bırakılmasını talep ediyor.

Plasencia’yı doğrudan Birleşik Krallık’a göndererek hükümet, bu konuyu daha da yoğun bir şekilde gündeme getirme niyetinde olduğunu gösteriyor.

Şu anda yaklaşık 4 milyar ABD doları değerinde olan altın rezervlerine uygulanan dondurma kararı, Birleşik Krallık’ın Nicolás Maduro’nun 2018’deki yeniden seçilmesini tanımayı reddetmesine dayanıyor.

Bir yıl sonra, muhalefet lideri Juan Guaidó, İngiliz yetkililerden Venezuela hükümetinin bu altına erişmesini engellemelerini resmen talep etti.

Çarşamba günü yapılan kabine toplantısında Rodríguez, devam eden dondurma kararını “hırsızlık” olarak nitelendirdi:

“Bu bir alay konusu, ancak amacın Venezuela’nın altın rezervlerini gayrimeşru bir şekilde ele geçirmek olduğu ortada. Artık mazeret istemiyoruz. Muhalefet grupları tarafından açılan mantıksız dava bile, onu açanların kendisi tarafından geri çekildi.”

Rodríguez, bu talebinden “vazgeçmeyeceğini” ekledi ve altının iadesini sağlamak için “Venezuela’nın siyasi kesimleri arasında bir mutabakat olduğunu” hatırlattı.

Venezuela hükümeti ile feshedilmiş 2015 Ulusal Meclisi’ni temsil eden bir muhalefet kesimi, ABD destekli bir diyalog süreci yürütüyor.

21 Ekim’de heyetler, Londra ile görüşmek ve rezervlerin iadesini talep etmek üzere bir ortak komisyon kurulması konusunda anlaştı.

Taraflar, fonların deprem sonrası yeniden inşa çalışmalarına ayrılacağını duyurdu; ancak Rodríguez, bu fonları kamu hizmetlerini ve elektrik şebekesini güçlendirmek için de kullanacağına söz verdi.

Geçici lider, daha önce Kral III. Charles’a bir mektup yazarak altının serbest bırakılmasını talep etmişti. Eylül ayında Londra ve Karakas da benzer şekilde diplomatik bir yakınlaşma sürecine girmiş ve her iki tarafın da kendi misyonlarına büyükelçiler atama planlarını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Anthropic, SpaceX’in en büyük müşterisi oldu

Yayınlanma

Yapay zeka şirketi Anthropic, Elon Musk’ın yönetimindeki SpaceX’in en büyük müşterisi konumuna yükseldi. Şirketin üçüncü çeyrek gelirinin yüzde 34,5’ini tek başına sağlayan bu ticari ortaklık, daha önce listenin başında yer alan ABD federal hükümetinin ödemelerini geride bıraktı.

Yapay zeka geliştiricisi Anthropic, Elon Musk’ın uzay ve teknoloji şirketi SpaceX’in en büyük müşterisi haline geldi.

Bloomberg’ün haberine göre, şirketin bu yılın üçüncü çeyreğindeki toplam gelirinin üçte birinden fazlasını Anthropic sağladı.

SpaceX, geçen hafta yayımladığı mali bildirimde, son çeyrek gelirinin yaklaşık yüzde 34,5’inin tek bir müşteriden elde edildiğini açıkladı.

Şirket kayıtlarında “Müşteri B” koduyla yer alan bu kuruluşun, artık Super Intelligence adıyla faaliyet yürüten yapay zeka biriminden hizmet aldığı kaydedildi. Bloomberg’e konuşan kaynaklar, bu müşterinin Anthropic olduğunu belirtti.

Anthropic’ten sağlanan gelir, daha önce SpaceX’in en büyük müşterisi konumundaki ABD federal hükümetinin yaptığı ödemeleri geride bıraktı.

Söz konusu kaynak, şirketin Tennessee eyaletinin Memphis kentindeki veri merkezlerinde yer alan işlem kapasitesini kullanmak amacıyla bu yıl imzalanan anlaşmalara dayanıyor.

Fakat uzmanlar, anlaşmayı gelecek yıl feshetme hakkı olan tek bir müşteriye bu denli bağımlı kalmanın SpaceX adına ticari riskler barındırdığına dikkat çekiyor.

Yapay zeka yatırımlarının ilk kez doğrudan kâr getirmesi, Elon Musk’ın şirketin yıllık gelirini yıl sonuna kadar 100 milyar dolara çıkarma vaadini destekledi.

Paylaşılan verilere göre Anthropic, 2029 yılına kadar geçerli sözleşmeler kapsamında 120,5 milyar dolara kadar ödeme yapmayı kabul etti. Bu anlaşma, aralık ayından itibaren ayda yaklaşık 3,1 milyar dolarlık bir harcama taahhüdünü içeriyor.

Yılın üçüncü çeyreğinde SpaceX bünyesinde toplam gelirin yüzde 10’undan fazlasını karşılayan yalnızca iki müşteri yer aldı. Kamu kurumlarının toplamını temsil ettiği düşünülen ikinci müşteri, toplam gelirin yalnızca yüzde 16,6’sını oluşturdu.

Elon Musk, geçmişte SpaceX’in en büyük iş ortaklarından olan Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesinin (NASA) şirket gelirlerindeki payının 2026 yılında yüzde 5’in altına ineceğini öngördü.

SpaceX daha önce yapay zeka altyapısını geliştirmek ve gereken çipleri satın almak için Apollo Global Management ile yaklaşık 40 milyar dolarlık bir finansman anlaşması imzalamıştı.

Musk da bu gelişmenin hemen öncesinde X hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Nvidia üretimi grafik işlemcileri (GPU) tedarik etmek amacıyla 40 milyar dolarlık bir borçlanma sürecini tamamladıklarını duyurmuştu.

Okumaya Devam Et

Amerika

Polymarket hacklendi: 700’den fazla hesaptan 2,6 milyon dolar çalındı

Yayınlanma

Tahmin piyasası platformu Polymarket, üçüncü taraf bir izleme aracındaki güvenlik açığı nedeniyle siber saldırıya uğradı ve işlemleri kısa süreliğine askıya aldı. Hackerlar 700’den fazla kullanıcı hesabından en az 2,6 milyon doları kendi blokzincir cüzdanına aktarırken şirket mağdurların tüm zararını tazmin edeceğini duyurdu.

Hackerlar, tahmin piyasası platformu Polymarket sitesindeki teknik bir açıktan yararlanarak kullanıcı hesaplarından en az 2,6 milyon dolar çaldı.

The Wall Street Journal’ın haberine göre şirket, kullanıcı fonlarının güvenliğinin ihlal edildiğini doğruladı ve saldırının etkilerini giderirken uluslararası borsasındaki işlemleri kısa süreliğine durdurdu.

Kullanıcıların dünya çapındaki olayların sonucuna dair tahminde bulunmasına imkan tanıyan merkeziyetsiz bir tahmin piyasası platformu olan Polymarket, kripto para üzerinden hisse alım satımı yapılarak belirli olasılıklara bahis oynanmasını sağlıyor.

Habere göre son saldırının kaynağını, Polymarket sitesinde kullanılan üçüncü taraf performans izleme aracı DebugBear sistemindeki bir güvenlik açığı oluşturuyor.

Polymarket, yaşananlara dair verileri DebugBear şirketinin merkezinin yer aldığı İngiltere’deki emniyet birimlerine iletti.

DebugBear daha önce X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “devam eden bir güvenlik olayından etkilendiğini” açıkladı ve ürünlerinden birini kullanan müşterilerine “gömülü kodu web sitelerinden kaldırma” tavsiyesinde bulundu.

The Wall Street Journal’ın işlem hareketleri üzerinde yürüttüğü incelemeye göre şüpheli saldırganın blokzincir cüzdanına Polymarket kullanıcılarının hesaplarından 2,5 milyon dolardan fazla aktarım yapıldı.

Veriler, hackerların 700’den fazla hesaptan para çektiğini ortaya koydu.

Sosyal medyadaki paylaşımların ardından açıklama yapan Polymarket, üçüncü taraf sağlayıcı kaynaklı sorunu çözdüğünü bildirdi ve kayba uğrayan kullanıcılara “zararın tazmin edileceği” güvencesini verdi.

Öte yandan 30 Ekim gecesi kimliği belirsiz kişiler en büyük kripto para borsası Binance sistemlerine sızdı.

Hizmet sağlayıcısının kendi açıklamasına göre saldırının yarattığı kayıp 6 milyar doları aşabilir.

Bu tahminler doğrulanırsa söz konusu saldırı tarihin en büyük siber soygunu olarak kayıtlara geçecek.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English