Bizi Takip Edin

Amerika

ABD’de 6,5 milyar dolarlık sağlık dolandırıcılığı davası

Yayınlanma

ABD Adalet Bakanlığı, Trump yönetiminin dolandırıcılıkla mücadele politikası kapsamında, toplamda 6,5 milyar doları aşan sahte faturalandırma iddialarıyla ilgili olarak 450’den fazla şüpheliye dava açıldığını duyurdu. Operasyon kapsamında aralarında çok sayıda tıp uzmanının da bulunduğu sanıklar gereksiz tedaviler uygulamak, rüşvet ağları kurmak ve usulsüz kazançlarla lüks yaşam sürmekle suçlanıyor.

ABD Adalet Bakanlığı (DOJ), Trump yönetiminin dolandırıcılığı önleme konusundaki kararlılığı çerçevesinde, toplamda 6,5 milyar doları aşan sahte fatura iddialarıyla ilgili olarak 450’den fazla şüpheliye dava açıldığını duyurdu.

Yetkililer, bu girişimin sağlık sektöründeki dolandırıcılık operasyonları tarihinde dava konusu edilen en büyük ikinci meblağ olduğunu belirtti.

Açılan davalarda, aralarında yara bakımı, palyatif bakım (hospis), yetişkin gündüz bakımevleri ve opioid dağıtımı gibi alanlarda faaliyet gösteren 90 tıp uzmanı çeşitli dolandırıcılık yöntemleriyle suçlanıyor.

Adalet Bakanlığının yıllık sağlık dolandırıcılığıyla mücadele çalışmaları kapsamında yürütülen bu operasyon, kurum tarihinin en büyük Medicaid dolandırıcılığı davası olarak da kayıtlara geçti.

Bu çerçevede 295 sanık hakkında, Medicaid programını 518 milyon dolardan fazla sahte faturayla zarara uğrattıkları gerekçesiyle işlem yapıldı.

Sağlık Bakanı Robert F. Kennedy Jr. Adalet Bakanlığında düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada, “Bu dosyalardaki iddialar son derece endişe verici. Bazı sanıkların tıbbi açıdan gereksiz testler istediği, bazılarının ise hastaların ihtiyaç duymadığı ürünleri reçete ettiği iddia ediliyor. Bazılarının sadece kendi gelirlerini artırmak için opioid bağımlılığını körüklediği ileri sürülüyor. Belirli vakalarda ise hastaların, kendilerini sadece birer fatura fırsatı olarak gören sağlık çalışanlarından gerçek bir tedavi aldıklarına inanarak hayatlarını kaybettikleri iddia ediliyor” ifadelerini kullandı.

Yetkililer, eyaletlerden bu süreçte benzeri görülmemiş bir işbirliği desteği aldıklarını bildirdi.

Adalet Bakanlığının bugüne kadarki en büyük koordineli dolandırıcılıkla mücadele çalışması olarak nitelendirdiği operasyon kapsamında, ABD’nin 45 eyaleti ve idari bölgesindeki 56 federal bölgede davalar açıldı.

Adalet Bakanı Vekili Todd Blanche konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Bu sadece başlangıç. Dolandırıcılar artık Amerikan vergi mükelleflerini soyamayacak. Amerikalılara zarar vermeye veya onları dolandırmaya çalışan her kim olursa olsun, sizi bulacağız, mal varlıklarınıza el koyacağız ve yasaların izin verdiği en geniş sınırda yargılayacağız” dedi.

Yürütülen soruşturmalar kapsamında, aralarında bir şirket yöneticisi ve sekiz tıp uzmanının da bulunduğu 11 sanık hakkında, deri grefti (allograft) uygulamalarında milyarlarca dolarlık sahte fatura düzenledikleri iddiasıyla altı farklı bölgede dava açıldı.

Bu kapsamda Arizona’da bir şirket yöneticisi, şirkete ve uygulamayı yapan sağlık çalışanlarına haksız kazanç sağlayan yasa dışı bir rüşvet şeması yürütmekle suçlanıyor.

Adalet Bakanlığının aktardığı bilgilere göre, söz konusu şirket doku nakli malzemelerini kendisi üretmek yerine doku bankalarından temin edip üzerlerine yeni etiketler yapıştırarak, santimetrekaresi 1450 dolara varan fiyatlarla, yani yüzde 2000 oranında fahiş bir kâr marjıyla satışa sundu.

Sanığın bu tutarın yaklaşık yüzde 40’ını yasa dışı komisyon olarak ödediği, böylece pazarlamacıların ve sağlık çalışanlarının santimetrekare başına yaklaşık 500 ila 600 doları usulsüz şekilde cebe indirmelerine olanak sağladığı iddia ediliyor.

Adalet Bakanlığından yapılan açıklamada, “Bu kazançlı rüşvetlerin, sanık ve diğer ortaklarının palyatif bakım hastalarını hedef almasına yol açtığı; deri nakli malzemelerinin hastayı tedavi eden hekimlerle koordine edilmeden, enfeksiyon tedavisi düzgün yapılmadan, bu tedaviye ihtiyaç duymayan yüzeysel yaralara ve yara boyutunu çok aşan bölgelere uygulanmasına neden olduğu iddia edilmektedir” denildi.

Söz konusu sanığın şirketten 24 milyon dolardan fazla ödeme aldığı; bu parayı milyon dolarlık evler, milyon dolarlık hayat sigortası poliçeleri, 135 bin dolar değerinde bir Maserati dahil lüks araçlar ve lüks saatler satın almak için kullandığı belirtiliyor.

Teksas Güney Bölgesi’nde ise bir uzman, deri grefti uygulamalarında Medicare sistemine hasta başına ortalama 1 milyon dolardan fazla sahte fatura kesmekle suçlandı.

Hükümet kaynakları, sanığın dolandırıcılıktan elde ettiği gelirle yaklaşık 600 bin dolar değerinde bir Ferrari, 865 bin dolarlık bir Bulgari kolye ve Hawaii’de milyon dolarlık bir malikane satın aldığını aktardı.

Sanığın ayrıca Filipinler’de 4,6 milyon dolarlık bir plaj tesisi inşaatını finanse ettiği iddia ediliyor.

Amerika

ABD’de Altın Kubbe savunma sistemi ilk sınavını geçti

Yayınlanma

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, Altın Kubbe füze savunma programı kapsamındaki ilk kritik testlerin başarıyla tamamlandığını açıkladı. Hegseth, sistemin ileri yönlendirilmiş enerji teknolojileri kullanarak insansız hava araçları ve seyir füzeleri dahil yaklaşan hedefleri otonom şekilde tespit edip imha ettiğini belirtti. Altın Kubbe projesi, ABD ana karasını balistik, seyir ve hipersonik füzeler ile insansız sistemlere karşı korumayı amaçlayan çok katmanlı bir savunma ağı olarak geliştiriliyor.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Altın Kubbe programı kapsamındaki ilk kritik füze savunma sistemi testlerinin başarıyla tamamlandığını duyurdu.

Hegseth, “Bugün Amerika için Altın Kubbe programı kapsamındaki ilk kritik testler tam başarıyla sonuçlandı ve buna bizzat tanıklık etme fırsatı buldum” ifadelerini kullandı.

Savaş Bakanı, testlerde ileri yönlendirilmiş enerji teknolojilerinin kullanıldığını belirterek sistemin yaklaşan hedefleri otonom biçimde tespit edip imha ettiğini söyledi.

Hegseth’e göre testlerde insansız hava araçları ve seyir füzeleri dahil tüm hedefler vuruldu ve süreç planlandığı takvime uygun şekilde yürütüldü.

Hegseth ayrıca yeni nesil teknolojilerle askeri unsurların entegrasyonunu sahada gözlemlediğini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump’ın, 40. ABD Başkanı Ronald Reagan’ın Stratejik Savunma Girişimi vizyonunu hayata geçirdiğini ifade eden Hegseth, “Altın Kubbe ile Savunma Bakanlığı ülkemizi daha önce hiç olmadığı kadar güçlü şekilde koruyacak. Altın Kubbe gerçek, güçlü ve planlandığı şekilde ilerliyor” dedi.

Altın Kubbe nedir?

Altın Kubbe, ABD ana karasını balistik, seyir ve hipersonik füzeler ile insansız hava araçlarına karşı korumayı amaçlayan çok katmanlı bir füze savunma sistemi olarak tasarlanıyor.

Program, yaklaşan tehditleri tespit etmek, takip etmek ve gerektiğinde önlemek için geniş bir uydu ağı kurulmasını öngörüyor. Sistemin yüzlerce uydu içerebileceği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, küresel ölçekte bir füze savunma sistemi oluşturulmasına ilişkin kararı Ocak 2025’te imzaladı. Trump daha önce sistemin görev süresinin sona ereceği 2029 yılına kadar devreye alınmasını hedeflediğini açıklamıştı.

Projenin koordinasyonu Mayıs 2025’te ABD Uzay Kuvvetleri Generali Michael Guetlein’e verildi. Pentagon’un, Guetlein’in liderliğinde program planını Eylül 2025’te tamamladığı bildirildi.

Uzay tabanlı savunma ağı hedefleniyor

Trump, sistemin kara, deniz ve uzay tabanlı yeni nesil teknolojilerden oluşacağını açıkladı. Reuters’ın kaynaklarına dayandırdığı haberine göre proje, füze tespiti ve takibi için 400 ila 1.000’in üzerinde uydu ile bunları imha etmek amacıyla kinetik önleyiciler veya lazerlerle donatılmış yaklaşık 200 saldırı uydusunun konuşlandırılmasını öngörüyor.

Japonya merkezli Nikkei, Japonya’nın da projeye katılabileceğini ve füze tespit sistemlerinde yapay zeka ile kuantum teknolojilerinin kullanılmasının değerlendirildiğini yazdı.

Trump, Altın Kubbe’nin maliyetini 175 milyar dolar olarak açıklarken, projeye yönelik ilk 25 milyar doların ekonomik düzenleme paketi “One Big Beautiful Bill” (Büyük, Güzel Yasa) içinde yer aldığını söyledi.

Buna karşılık ABD Kongresi Bütçe Ofisi, sistemin önümüzdeki 20 yıldaki toplam maliyetinin 831 milyar dolara ulaşabileceğini hesapladı.

Bloomberg ise Aralık 2025’te yayımladığı değerlendirmede, Çin, Rusya ve Kuzey Kore’nin birleşik kapasitesine karşı tam kapsamlı koruma sağlayacak bir sistemin maliyetinin 1,1 trilyon dolara çıkabileceğini öngördü.

Reuters, Nisan 2025’te Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX şirketinin, yazılım firması Palantir ve insansız sistem üreticisi Anduril ile birlikte sistemin temel bileşenleri için yürütülen yarışta öne çıktığını aktardı.

Northrop Grumman, L3Harris Technologies, Boeing, RTX ve Lockheed Martin de potansiyel yükleniciler arasında gösteriliyor.

Guardian: Sistem aşamalı devreye alınacak

The Guardian daha önce yayımladığı haberinde, Trump’ın açıklamalarına rağmen Altın Kubbe’nin 2028 sonuna kadar tam kapasiteyle hizmete girmesinin beklenmediğini yazdı.

Habere göre sistem aşamalı olarak devreye alınacak; ilk aşamada Pentagon veri entegrasyonuna odaklanacak, daha sonra uzay tabanlı silah sistemlerinin geliştirilmesine geçilecek.

Kaynaklara göre ABD’nin yaklaşık 18 ay içinde yaklaşan füze tehditlerini takip edecek askeri uydu ve uzay iletişim ağını kurması mümkün görülüyor. Bu ağın Altın Kubbe’nin temelini oluşturacağı değerlendiriliyor.

Rusya ve Çin’den tepki

Altın Kubbe projesi Rusya ve Çin’in tepkisini çekti. Rusya Dışişleri Bakanlığı Mayıs 2025’te yaptığı açıklamada projenin stratejik istikrarı zayıflattığını belirtirken, Bakanlık Sözcüsü Mariya Zaharova sistemi ABD’nin önleyici saldırı doktrininin “son derece tehlikeli” bir yansıması olarak nitelendirdi. Kremlin ise yeni füze savunma sistemi geliştirilmesini ABD’nin egemenlik hakkı olarak değerlendirdi.

Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü Zhang Xiaogang, projenin uzayda silahlanma yarışını hızlandırabileceği uyarısında bulundu. Rusya ve Çin daha sonra ortak açıklamalarında, uzayın silahlı çatışma amacıyla kullanılmasına yönelik girişimlere karşı olduklarını bildirdi.

Kuzey Kore de projeye karşı çıkarak bunun uzayda nükleer çatışma riskini artırabileceğini savundu. Kanada Başbakanı Mark Carney ise ülkesinin projeye yatırım yapma ihtimalini değerlendirdiğini açıkladı. Japonya da programda yer alma seçeneğini inceleyen ülkeler arasında bulunuyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Pete Hegseth, Avrupa komutanını görevinden uzaklaştırdı

Yayınlanma

ABD’nin Avrupa’daki komutanı, Savunma Bakanı Pete Hegseth’in silahlı kuvvetlerdeki üst düzey subaylara yönelik tasfiyesinin en son kurbanı oldu.

Durumu yakından bilen kaynakların Financial Times’a (FT) aktardığına göre, Ukrayna’nın Rusya’ya karşı mücadelesine destek verme çabalarında kilit rol oynayan bir özel kuvvetler emektarı olan General CD Donahue bugün emekliliğini açıklayacak.

Donahue, Hegseth’in Genelkurmay Başkanı General Randy George’u görevden almasının üzerinden sadece iki ay geçtikten sonra görevinden uzaklaştırılıyor.

Bu hamle, ABD ordusundaki tüm subaylar arasında hoşnutsuzluk yaratmıştı.

Donahue’nun görevden alınması, Pentagon’un Avrupa’daki komuta seviyesini düşürmeye hazırlandığı ve Başkan Donald Trump’ın, Avrupa’ya savunması ve Ukrayna’daki savaş konusunda daha fazla sorumluluk alması için baskılarını artırdığı bir dönemde gerçekleşiyor.

Irak, Suriye ve diğer çatışma bölgelerinde görev yapmış dört yıldızlı bir general olan Donahue, 2021 yılında dönemin Başkanı Joe Biden’ın ordunun ülkeden çekilmesini emretmesinin ardından Afganistan’dan ayrılan son ABD askeri olarak tanınmıştı.

Hegseth’in Donahue’yu neden görevden aldığı net değil. Fakat Pentagon şefi, Biden yönetiminin kaotik çekilme sürecini yönetme biçimini yüksek sesle eleştirmiş ve bunun arkasındaki koşullara ilişkin bir soruşturma emri vermişti.

Bu görevden alma kararı, ABD ordusunda yeni bir şok dalgası yaratacak. Birkaç eski üst düzey askeri yetkili, FT’ye Hegseth’in ordunun en üst kademelerine kadar tüm orduda etkili olan bir korku ortamı yarattığını söyledi.

Afrika’daki ABD kara kuvvetlerine de komuta etmiş olan Donahue, yirmi yılı aşkın bir süre boyunca üstlendiği önemli muharebe görevleri nedeniyle orduda büyük saygı görüyor.

The High Side haber bülteninde ABD özel harekat ve istihbarat uzmanı olarak yazan Sean Naylor, “Irak ve Afganistan savaşlarının en zorlu yıllarında ordunun en seçkin birliklerine komuta ederek kendini savaşta kanıtlamış bir subay olarak Donahue, ordunun hem özel harekat hem de konvansiyonel birimlerinde geniş çapta saygı görüyor,” dedi.

Son 18 ayda Hegseth, Genelkurmay Başkanı General CQ Brown ve ABD Donanması’nın ilk kadın harekat şefi Amiral Lisa Franchetti dahil olmak üzere onlarca subayı görevden aldı.

Ayrıca, Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) ve ABD Siber Komutanlığı’nı yöneten Hava Kuvvetleri generali Timothy Haugh’u da görevden aldı ve kararlarının gerekçesini açıklamadan bir dizi üst düzey subayın terfisini engelledi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Zuckerberg, Polymarket benzeri tahmin platformu Arena üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Meta Üst Yöneticisi Mark Zuckerberg, şirkete Polymarket ve Kalshi benzeri bir tahmin pazarı uygulaması geliştirme talimatı verdi. The New York Times’ın kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Arena kod adlı yeni platformun, başlangıçta gerçek para yerine oyun benzeri bir puan sistemiyle çalışması planlanıyor.

Meta Üst Yöneticisi Mark Zuckerberg, şirkete Polymarket ve Kalshi benzeri bir tahmin pazarı uygulaması geliştirilmesi yönünde talimat verdi.

The New York Times gazetesinin konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, şirket içinde Arena kod adıyla anılan yeni platformun geliştirme süreci başladı.

Yeni platformun Facebook, Instagram, WhatsApp ve Facebook Messenger gibi diğer Meta ürünlerinden tamamen bağımsız bir yapıda faaliyet göstermesi planlanıyor.

Kaynaklar, yeni platformda bahislerin gerçek parayla yapılmayacağını, bunun yerine bazı video oyunlarındaki gibi bir puan sisteminin kullanılacağını belirtti.

Bununla birlikte Meta’nın gelecekte platforma gerçek parayla tahmin yapma özelliği ekleme ihtimalini dışlamadığı da kaydedildi.

Kullanıcıların spor, siyaset ve diğer birçok alandaki gelişmelerin sonuçlarına “evet” veya “hayır” tokenları satın alarak bahis oynadığı platformlar tahmin pazarı olarak adlandırılıyor.

Tokenların piyasa fiyatı, olayın gerçekleşme olasılığına yönelik kolektif değerlendirmeyi yansıtıyor. Örneğin 0,20 dolar değerindeki bir token, olayın gerçekleşme ihtimalinin yüzde 20 olduğunu gösteriyor.

Doğru tahminde bulunan tokenlar sahiplerine 1 dolar kazandırırken, kaybedenlerin değeri sıfırlanıyor. Tokenlar, ilgili süreç sonuçlanana kadar platform içinde bir borsa gibi işlem görebiliyor.

Kaynaklar, Meta’nın yeni platformu öncelikli olarak kendi bünyesindeki sosyal ağlardan büyük bir kitleyi çekerek büyütmeyi hedeflediğini aktardı.

Şirket içinden kaynaklar ise Arena uygulamasının henüz geliştirme aşamasında olduğunu ve kullanıma sunulmama ihtimalinin bulunduğunu vurguladı.

Küresel tahmin piyasaları devasa boyutlar kazandı

Bu gelişme, Meta’nın tahmin pazarlarına yönelik ilk girişimi değil. Şirket, 2020 yılında kitle kaynak kullanımına dayanan ve insanların yeni tip koronavirüs salgınının ilk günlerinde tahminlerde bulunmasını sağlayan Forecast adlı bir uygulama yayımlamıştı.

Kitle kaynaklı verilerin paylaşılması için bir platform olarak konumlandırılan ve yine puan sistemi kullanan bu uygulama, Meta tarafından 2022 yılında kapatılmıştı.

Diğer yandan The Wall Street Journal gazetesi, 22 Haziran’da yayımladığı haberde, küresel kripto bahis platformu Polymarket’ın öğrencilere sahte bahis ve kazanç videoları çekmeleri için ödeme yaptığını iddia etmişti.

Sosyal medyada yayımlanan 1105 videoyu inceleyen gazeteciler, görüntülerde gerçek Polymarket sitesinin kullanılmadığını ve “kazançlı” olduğu iddia edilen bazı bahislerin gerçekte zarar etmiş olabileceğini ortaya koymuştu.

ABD Emtia Vadeli İşlemler Ticaret Komisyonu (CFTC) ise 10 Haziran’da Kalshi ve Polymarket gibi tahmin pazarlarına yönelik yeni kurallar önermişti.

Federal mevzuat uyarınca hangi bahislerin yasal kabul edileceğini tanımlayan bu kurallar, spor bahislerinin büyük bölümüne izin vermeye devam ederken olası manipülasyonları engellemeyi amaçlıyor.

ABD pazarında faaliyet gösteren Kalshi, bu yıl bahis hacminde Polymarket’ı geride bıraktı.

The Block’un verilerine göre, haziran ayının tamamlanmamış verilerinde Kalshi’nin işlem hacmi 18,36 milyar dolar olarak kaydedilirken, Polymarket 6,77 milyar dolarda, Polymarket’ın ABD kolu olan Polymarket US ise 2 milyar dolarda kaldı.

Lachlan Murdoch yönetimindeki News Corp şirketine bağlı olan FOX kanalı, bu yılın ilkbaharında Kalshi ile ortaklık kurarak platformun tahmin verilerini haber ve yayın akışlarına entegre etmişti.

The Wall Street Journal’ın Polymarket incelemesi de Kalshi’nin 2027-2028 yıllarında yapmayı planladığı halka arz hazırlıklarının kamuoyuna yansımasının ardından yayımlandı. Geçen ay 22 milyar dolar değerlemeye ulaşan platform, borsaya kote olmak için görüşmelerini sürdürüyor.

Tahmin pazarlarının işleyişi son bir yılda ABD’de çok sayıda hukuki ihtilafa da yol açtı.

Nevada, Washington, Michigan, Wisconsin, Illinois, Arizona, Connecticut ve New York gibi eyaletlerin yönetimleri, bu platformlardaki bahisleri kumar kapsamında değerlendirerek kripto platformlarına ve CFTC’ye karşı hukuki süreçler yürütüyor.

Google çalışanı gizli verileri Polymarket bahislerinde kullanmakla suçlanıyor

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English