Bizi Takip Edin

Diplomasi

‘ABD’nin çözümü Arap yönetimlerinin Filistin ilgisizliğine dayanıyor’

Yayınlanma

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Gazze’deki savaşın bölgeye yayılmasını önleme temel hedefiyle düzenlediği bölge turunun Suudi Arabistan ayağındaki temaslardan sonra İsrail-Arap normalleşmesi için “Gazze’de çatışmaların sona ermesi ve bir Filistin devletine giden uygulanabilir bir yolun” gerekli olduğunu belirtti.

ABC News’ün haberine göre, Blinken, Orta Doğu ziyareti kapsamında, İsrail’e gitmeden önce havalimanında açıklamalarda bulundu. Orta Doğu gezisine işaret eden Blinken, görüşmelerin ortak noktasının; Gazze’nin istikrara kavuşması ve yeniden canlanmasına yardımcı olmak olduğunu vurguladı. Blinken, Suudi Arabistan’la yaptığı görüşmede, İsrail-Arap “normalleşmesi ve entegrasyonu”nun ele alındığını aktararak, bunun için “Gazze’de çatışmaların sona ermesi ve bir Filistin devletine giden uygulanabilir bir yolun” gerekli olduğunu dile getirdi.

Aşağıda çevirisini okuyacağınız makale, Blinken’ın ziyaretinin her ne kadar savaşın yayılmasını önleme hedefine odaklansa da Washington’un daha kalıcı bir plan için hazırlığa başladığını ve ziyaretin bu kapsamda önemli olduğunu vurguluyor.

ABD’nin planının en önemli ayağı ise Suudi-İsrail normalleşmesi. Makalenin yazarı mevcut İsrail hükümetiyle bu planın yürümeyeceğini düşünüyor ancak Netanyahu’nun yaşadığı siyasi zorluklar nedeniyle direnme gücünün zayıfladığını ileri sürüyor. Makaleye göre, planın temel çıkış noktalarından birini Hamas düşmanlığı nedeniyle “Arap dünyasının çoğunun Filistin halkının siyasi geleceğiyle pek ilgilenmemesi” oluşturuyor: “Bu da Suudilerin, Mısırlıların ve diğer Arap devletlerinin büyük yatırımlarla Gazze’nin yeniden inşasına yardım ettiği, ancak siyasi bir çözüm için çok fazla zorlamadığı bir anlaşmaya kapı açabilir- en azından Hamas’a ve gözden düşmüş Filistin Yönetimi’ne karşı uygulanabilir bir alternatif ortaya çıkana kadar.”

***

Biden’ın Orta Doğu Barış Planı Var mı? Sayılır.

ABD Suudi seçeneğini canlandırmayı umuyor ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu buna engel.

Michael Hirsh

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken bu hafta Orta Doğu’da bir barış elçisinden ziyade bir itfaiyeci olarak bulunuyor. Blinken’ın dokuz ülkeyi kapsayan turu (Biden yönetiminin daha geniş çaplı bir bölgesel savaşı önlemek için aylardır sürdürdüğü çılgınca mücadelenin en son hamlesi) çoğunlukla Gazze’deki yangını sınırlamak ve ABD’nin daha fazla içine çekilmesini önlemekle ilgili.

Ancak yönetim aynı zamanda daha kalıcı bir Orta Doğu çözümü için bir plan hazırlamaya başlamayı umuyor. Blinken’in İsrail’e gitmeden önce pazartesi günü iniş yaptığı Suudi Arabistan’ın da önemli bir rol oynaması bekleniyor. Özellikle ABD Başkanı Joe Biden, Riyad’ın İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’da kısıtlanması ve nihai bir Filistin devleti ya da en azından bir dereceye kadar egemenlik de dahil Filistinlilerin çıkarlarını karşılama sözü vermesi karşılığında İsrail’i tanıma görüşmelerini yeniden başlatmasını istiyor.

ABD’li yetkililer Riyad’ın büyük ölçüde bu yönde hareket ettiğine inanıyor. Aralık ayı sonunda üst düzey bir yönetim yetkilisi “Suudilerle son haftalarda yaptığımız görüşmeler normalleşmeyi ilerletmek istediklerini gösteriyor” dedi.

Blinken, Katar Dışişleri Bakanı ile Doha’da düzenlediği ortak basın toplantısında gazetecilere yaptığı açıklamada, Arapların “ertesi gün” senaryolarını tartışmaya yönelik ilk direncini aşmada bazı başarılar elde ettiğini belirterek şunları söyledi: “Ortaklarımız bu zor konuşmaları yapmaya ve zor kararlar almaya istekli. Hepimiz ileriye dönük bir yol çizilmesinde pay sahibi olduğumuzu hissediyoruz.”

Elbette tüm bunlar henüz başlangıç aşamasında ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun aşırı sağcı hükümetinin Filistin devletini andıran herhangi bir şeye karşı devam eden direnci karşısında bunların çoğu yakın zamanda ilerlemeyecek. İsrail içinde Netanyahu 7 Ekim felaketinin yaşanmasına izin vermekle, hatta yıllarca Filistin Yönetimi’nin zararına Hamas’ı destekleyerek bu felakete yardım ve yataklık etmekle suçlanıyor ve kendisine verilen destek giderek azalıyor. Ancak Hamas’ın korkunç saldırıları İsrail kamuoyunu da sağa kaydırdı ve iki devletli bir müzakere ihtimalini neredeyse imkânsız hale getirdi.

Aralık sonunda İsrail’i ziyaret eden ABD’li Orta Doğu müzakerecisi Dennis Ross, “İsrail’deki siyasi yapı şu anda bunu kaldıramaz” dedi: “Bu olayın duygusal derinliği dikkat çekici. … Herkes güneyde [Gazze sınırı yakınlarında] öldürülen birini, kaçırılan birini, öldürülen ya da yaralanan bir askeri tanıyor.”

Aslında, siyasi olarak zor durumda olan Netanyahu’nun, Biden’ın planlarına karşı çıkmasını, kendisini görevde ve muhtemelen hapisten uzak tutmanın anahtarı olarak gördüğüne dair göstergeler var. (Netanyahu bir dizi yolsuzluk suçlamasıyla karşı karşıya.) İsrail medyasına göre Netanyahu, Likud partisinin üyelerine savaştan sonra Gazze ve Batı Şeria’da bir Filistin devletinin kurulmasını ancak kendisinin önleyebileceğini söylüyor. İsrail’deki kamuoyu, Netanyahu’nun Filistinli bir oluşuma verilecek herhangi bir egemenliğin gelecekte İsrail’e saldırı anlamına geleceği ve şimdi böyle bir sonuçtan bahsetmenin sadece Hamas’a zafer kazandıracağı fikrini giderek daha fazla destekliyor.

Ancak Biden, düşük oy oranlarından muzdarip olduğu bir seçim yılında, özellikle de kendisi ve yönetimi İsrail’in kanlı baskısını desteklediği için Demokrat Parti içinde sert bir şekilde eleştirildiğinden daha fazla baskı yapmak istiyor.

Ve en azından kavramsal olarak, nihai bir barış planının bazı parçaları yerine oturmaya başlıyor olabilir. Bu olasılıkların altında, mevcut İsrail-Filistin çatışmasının en az dikkat çeken boyutlarından biri yatıyor: Hamas yönetimindeki Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin 7 Ekim’e misilleme olarak Gazze’de yaklaşık 23.000 Filistinliyi öldüren operasyonlara başlamasından bu yana Arap başkentlerinden gelen öfke ifadelerine rağmen, Arap dünyasının çoğu Filistin halkının siyasi geleceğiyle pek ilgilenmiyor.

Hatta şimdiye kadar olduğundan çok daha az ilgileniyor. Birçok Arap lider de gizliden gizliye Hamas’tan kurtulmaya en az İsrailliler kadar hevesli.

1980’lerin başından bu yana bölgede görev yapan emekli ABD büyükelçisi Ryan Crocker telefonla yapılan mülakatta, “Filistinlilerin en büyük düşmanı İsrailliler değil; diğer Araplar” dedi. Örneklerden biri: Abdülfettah Es-Sisi’nin laik askeri yönetimindeki Mısır hükümeti, Biden yönetimi kendisinden Gazze’nin Refah sınır kapısından Filistinli mültecileri kabul etmesini istediğinde öfkeyle patladı.

Neden mi? İdeolojisi büyük ölçüde Mısır’da doğan radikal Müslüman Kardeşler’e dayanan Hamas’ın İslamcı liderliği neredeyse tüm Arap rejimlerinin nefretini kazanmış durumda. Crocker “Mısır için Hamas neredeyse varoluşsal bir tehdit” diyor. Bu durum, laik Filistinli savaşçıların Lübnan, Suriye ve Libya gibi farklı ülkelerde sığınak ve destek bulduğu ve hatta Ürdün’ün Haşimi Krallığı’nı devirme çabalarında bazı Arap liderlerin desteğini aldığı on yıllar öncesiyle tam bir tezat oluşturuyor.

Bu da Suudilerin, Mısırlıların ve diğer Arap devletlerinin büyük yatırımlarla Gazze’nin yeniden inşasına yardım ettiği, ancak siyasi bir çözüm için çok fazla zorlamadığı bir anlaşmaya kapı açabilir- en azından Hamas’a ve gözden düşmüş Filistin Yönetimi’ne karşı uygulanabilir bir alternatif ortaya çıkana kadar.

Eski İsrail Başbakanı Şimon Peres’in eski kıdemli danışmanı ve İsrail Politika Forumu üyesi Nimrod Novik, Suudi veliaht prensi Muhammed bin Selman’ın artık “Washington’un ‘ertesi sabah’ stratejisine katkıda bulunma konusunda birleşmiş geniş bir Arap koalisyonuna liderlik etmese bile uyumlu göründüğünü” söyledi.

Geçen Ekim ayında yaptığı açıklamalarda Biden, Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırılarının kısmen ABD’nin müttefiki Suudi Arabistan ile ilişkilerinin potansiyel normalleşmesini raydan çıkarmayı amaçladığını söyledi. Biden bir kampanya etkinliğinde “Suudilerle masaya oturmak üzere olduğumu biliyorlardı” dedi: “Tahmin edin ne oldu? Suudiler İsrail’i tanımak istiyordu.”

Şu anda kilit nokta, Biden ekibinin Filistinlilere kimin liderlik edeceği sorusunun üstesinden gelip gelemeyeceği. ABD, Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan’ın aralık ortasındaki İsrail ziyareti sırasında söylediği gibi hem Gazze hem de Batı Şeria’nın yönetiminin “yenilenmiş ve yeniden canlandırılmış bir Filistin Yönetimi altında birleştirilmesi” gerektiği konusunda ısrar etmeye devam ediyor. Netanyahu hükümeti bunu düşünmeyi reddediyor, ancak sonunda devrilirse, daha ılımlı Ulusal Birlik partisine başkanlık eden ve Netanyahu’nun savaş kabinesinin daha merkezci bir üyesi olan emekli general ve popüler bir isim Benny Gantz gibi bir halefin yeniden düşünmesi mümkün. Gantz geçmişte “iki unsurlu bir çözümden” bahsetmiş ancak bir Filistin devletini desteklemekten kaçınmıştı.

Gantz şimdiden başbakanı kamuoyu önünde eleştirmeye başladı ve 4 Ocak’ta Netanyahu’nun müttefiki sağcı bakanların 7 Ekim’e yol açan hatalarla ilgili bir soruşturma başlatma planı nedeniyle IDF Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi’ye saldırdığı öfkeli bir kabine tartışmasından Netanyahu’nun sorumlu olduğunu öne sürdü.

Washington ile İsrail arasındaki gerilim, İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın 4 Ocak’ta İsrail’in Gazze’nin kuzeyinde daha hedefe yönelik bir stratejiye odaklanan yeni bir aşamaya geçeceğini açıklamasının ardından bir nebze de olsa yatıştı. Gallant, “savaşın hedeflerine ulaşılmasının ardından Gazze Şeridi’nde İsrail’in sivil varlığının olmayacağını”, ancak İsrail’in bölgede operasyon yapma hakkını saklı tutacağını da sözlerine ekledi.

Bu, Biden yönetiminin ısrarla istediği yönde bir adımdı. Ancak Blinken’in Gazze konusunda Netanyahu’nun daha fazla direnişiyle karşılaşacağı kesindi zira ikili arasında sert sözler sarf edilmiş, Bakan İsrail’in sivilleri öldürmeyi bırakması ve Filistinlilerin “koşullar elverdiği anda evlerine dönebilmeleri gerektiğini” söylemişti. Netanyahu ise Hamas ortadan kaldırılana kadar savaşın devam edeceğini söyleyerek, “Bunu hem düşmanlarımıza hem de dostlarımıza söylüyorum” dedi.

Yine de üst düzey yönetim yetkilisi, Netanyahu’nun radikal hükümetinin bile Gazze’de binlerce Filistinliyi öldürmeye devam etmenin jeopolitik maliyetini anladığını söyledi.

Yetkili, “Yüksek yoğunluklu operasyondan daha düşük yoğunluklu operasyona geçme ihtiyacının farkına vardılar” dedi: “Bunun neye benzediği konusunda onlara zor sorular soruyor ve Irak ve Afganistan’dan aldığımız dersleri onlarla paylaşmaya çalışıyoruz.” Yetkili sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunun önemli bir sonraki adım olduğuna inanıyoruz ve çatışmanın sonuna yaklaşmış durumdayız.”

Şimdilik Blinken’in İsrail ve Suudi Arabistan’ın yanı sıra Türkiye, Yunanistan, Ürdün, Katar, Abu Dabi, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’ı da kapsayan turundaki ana görevi İsrail’in Hizbullah’a karşı ikinci bir cephe açmasını önlemek ve İran’a karşı daha geniş bir koalisyon oluşturmak olacak. Yine de bu hükümetlerin bu hedefe yönelik ortak çıkarları ve İran’ın etkisine yönelik ortak kaygıları, gelecekteki barış müzakerelerine de ivme kazandırabilir.

Otuz yıl önce başarısızlıkla sonuçlanan Oslo Anlaşması’nın hayata geçirilmesinde önemli bir rol oynayan ABD’li müzakereci Ross, 7 Ekim’de yaşanan ulusal travmanın İsraillileri Filistinliler hakkında daha önce hiç yapmadıkları bir tartışmaya zorlayabileceğini söylüyor.

“Burada siyasi bir hesaplaşma ve aynı zamanda Filistinlilerle ilişkilerinin ne olduğu konusunda bir tartışma olacak” dedi: “Oslo’da bunu yapmadılar çünkü Oslo gizli bir anlaşmaydı. Şimdi sanki bütün bir ülke travma sonrası stres bozukluğu yaşıyor. Her şeyi çözmeleri gerekiyor.”

Diplomasi

BRICS liderlerinden ortak tavır: Ortadoğu’da itidal çağrısı

Yayınlanma

Çin, Rusya ve İran’ın da aralarında bulunduğu BRICS liderleri, hafta sonu Yeni Delhi’de Narendra Modi ev sahipliğinde düzenlenen zirvede ortak bir cephe görüntüsü verdi. Zirvenin ortak bildirisinde ABD’nin Orta Doğu’da başlattığı savaş, Washington’ın gümrük tarifeleri politikası ve yaptırım uygulamaları hedef alındı.

ABD’nin ve Başkan Donald Trump’ın adı doğrudan anılmadı ancak Washington’ın hem dostlarını hem de karşıtlarını bünyesinde barındıran 10 BRICS ülkesinin yayımladığı 45 sayfalık ortak bildirinin hedefinde açıkça ABD vardı.

Bildiride, Orta Doğu’daki çatışmaya dahil olan ülkelere “azami itidal” çağrısı yapılırken, savaşın tırmanmasından “derin endişe” duyulduğu belirtildi. Ayrıca “sivil altyapıya ve barışçıl amaçlarla kullanılan nükleer tesislere yönelik kasıtlı saldırılar” kınandı.

Cumartesi sabahının erken saatlerine kadar süren müzakereler sonunda üzerinde uzlaşılan bu ifadeler, üyeleri altı aydan uzun süre önce ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı çatışmada farklı pozisyonlara sahip olan ülkeler açısından dikkat çekici bir ortak çağrı niteliğindeydi. Bir tarafta Tahran yer alırken, diğer tarafta Birleşik Arap Emirlikleri ve henüz tam BRICS üyesi olmayan Suudi Arabistan bulunuyor. Çin ve Hindistan ise büyük petrol ithalatçıları arasında.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, cuma günü yaptığı sert konuşmada ülkesinin teslim olmayacağını söyleyerek zirvenin tonunu belirledi.

Buna karşın, Trump yönetiminin İran’a yardım eden herhangi bir ülkeye yaptırım uygulama tehdidine rağmen BRICS üyeleri, Washington’ın politikalarına ve yükselen ekonomilerin yeterince temsil edilmediklerini savunduğu küresel düzene karşı tepki gösterdi.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi cumartesi günü liderlere hitaben yaptığı konuşmada, “Birbirimizin bakış açılarına saygı duyuyor ve uzlaşı yoluyla ilerliyoruz. Kimseye karşı çıkarak değil, herkesi yanımıza alarak ilerlemeye çalışıyoruz” dedi.

Modi, “Artık BRICS içindeki birlik ve uzlaşımızı küresel sahnede somut sonuçlara dönüştürmenin zamanı geldi” diye ekledi.

Zirve, ülkesinin bir yıl süren BRICS dönem başkanlığını Küresel Güney’e yönelik daha geniş bir gündemi ilerletmek için kullanmaya çalışan Modi açısından önemli bir başarı noktası oldu.

Bloomberg’e konuşan kaynaklara göre özellikle İran ile BAE arasındaki görüş ayrılıkları oldukça belirgindi. Tahran, ABD ve İsrail’in açık biçimde kınanmasını isterken, ABD’nin müttefiki olan BAE buna karşı çıktı ve İran’ın Körfez ülkesine yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarının da kınanmasını talep etti.

Hindistan Dışişleri Bakanlığı Ekonomik İlişkiler Sekreteri Sudhakar Dalela, cumartesi günü düzenlenen basın toplantısında BRICS üyeleri arasındaki görüşmelerin uzlaşı sağlanıncaya kadar sürdüğünü söyledi.

Dalela, “Batı Asya konusunda ortak bir yaklaşım üzerinde anlaşmaya varmış olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu yaklaşımın temelinde, herhangi bir çatışmanın çözümünde diyalog ve diplomasinin yol gösterici ilkeler olması gerektiğine hepimizin inanması yatıyor” dedi.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in zirveye katılması toplantının ağırlığını artırdı. Xi geçen yıl Rio de Janeiro’da düzenlenen BRICS zirvesine katılmamıştı. Bu ziyaret, Xi’nin yedi yıl aradan sonra Hindistan’a yaptığı ilk ziyaret oldu ve 2020’de yaşanan ölümcül sınır çatışmasının ardından Hindistan ile Çin arasındaki temkinli yakınlaşmanın son işaretlerinden biri olarak değerlendirildi.

Xi, BRICS üyelerine “tarihin doğru tarafında yer alma” ve barışın korunması ile küresel yönetişimin reformunda öncü olma çağrısı yaptı.

Xi ayrıca, Çin’in Orta Doğu’da barış ve istikrarın sağlanmasında “üzerine düşen rolü” oynamaya hazır olduğunu belirtti.

Devlet yayın kuruluşu CCTV’nin aktardığına göre Xi, “İlgili taraflar siyasi çözüm konusundaki kararlılıklarını sürdürmeli ve kalıcı ve kapsamlı bir ateşkesin sağlanması yönünde çaba göstermelidir,” dedi.

Putin ise yıllardır uygulanan Batı yaptırımlarına rağmen dünya sahnesinde hâlâ etkili bir lider olduğunu göstermek için zirveyi fırsata çevirdi.

Moskova Devlet Üniversitesi Asya ve Afrika Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Alexey Maslov, “Paradoks şu ki Putin’in politikaları, nasıl değerlendirirseniz değerlendirin, Rusya’nın tecrit edilmesiyle sonuçlanmadı” dedi.

Maslov, “Tam tersine, Rusya’nın çevresinde Küresel Güney ve güvenlik ile bağlantılı fikirleri destekleyen oldukça sıra dışı bir ülkeler koalisyonu oluştu” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

BRICS Zirvesi: 13 dünya lideri Hindistan’da buluşuyor. Kimler geliyor, beklentiler ne?

Yayınlanma

Dünya liderleri BRICS Zirvesi kapsamında Yeni Delhi’de bir araya geliyor.

Başkent Yeni Delhi, cuma gününden itibaren BRICS Liderler Zirvesi için 12 devlet veya hükümet başkanını ağırlayacak. Ülkeler ve uluslararası kuruluşlardan gelecek 17 ayrı heyete ise dışişleri bakanları ve devlet başkan yardımcıları dahil olmak üzere farklı düzeylerde yetkililer başkanlık edecek.

Liderler, zirvenin gerçekleştirileceği iki gün olan cumartesi ve pazar günü yapılacak görüşmelere katılacak. BRICS, 11 üye ülke ve 10 ortak ülkeden oluşuyor.

Başbakan Narendra Modi, aralarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da bulunduğu en az 15 konuk lider ve üst düzey yetkiliyle ikili görüşmeler gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı Droupadi Murmu da Pezeşkiyan ile görüşecek.

ThePrint, Hindistan’ın zirveye katılan heyetlerle ilişkilerinin mevcut durumunu ve görüşmelerde hangi konuların gündeme gelmesinin beklendiğini derledi:

Brezilya

Brezilya heyetine, cuma günü Yeni Delhi’ye ulaşan Dışişleri Bakanı Mauro Vieira başkanlık ediyor. Güney Amerika ülkesinde devlet başkanlığı seçimlerinin ekim ayının ilk haftasında yapılacak olması nedeniyle Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva zirveye katılmayacak.

Lula, şubat ayında AI Impact Summit için Hindistan’a gelmiş ve Başbakan Modi ile ikili bir görüşme gerçekleştirmişti. Hindistan-Brezilya ilişkileri son bir yılda daha da yoğunlaştı. Modi geçen yıl BRICS Zirvesi için Rio de Janeiro’ya gitmişti.

İki ülke ayrıca Güney Amerika ticaret bloğu Mercosur ile Hindistan arasındaki tercihli ticaret anlaşmasının 2026 sonuna kadar genişletilmesi hedefini belirledi.

Vieira’nın zirve sırasında Modi ile görüşmesi mümkün olsa da şu ana kadar resmi bir görüşme planlanmış değil.

Rusya

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin cuma günü erken saatlerde Yeni Delhi’ye ulaştı ve saat 15.30’da Modi ile zirve kapsamındaki ilk ikili görüşmeyi gerçekleştirdi. 

Putin Hindistan’ı son olarak Aralık 2025’te yıllık Hindistan-Rusya Zirvesi için ziyaret etmişti.

Bu, iki liderin bu yılki ikinci görüşmesi oldu ve yaklaşık 45 dk sürdü. Modi ve Putin geçen ay Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi’nin marjında da bir araya gelmişti.

Modi’nin bu yılın ilerleyen dönemlerinde yıllık zirve için Rusya’ya gitmesi de planlanıyor.

İki tarafın ekonomik ve stratejik ilişkilerin derinleştirilmesine odaklanması bekleniyor.

BRICS Zirvesi’nde Xi ve Modi bir araya gelecek mi?

Çin

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, yedi yıl aradan sonra ilk kez Hindistan’ı ziyaret ediyor. Bu aynı zamanda iki ülkenin 2020’de Doğu Ladakh’taki Galwan bölgesinde yaşadığı çatışmalardan bu yana Xi’nin Hindistan’a yaptığı ilk ziyaret.

Xi’nin ziyareti, iki ülke arasındaki ilişkilerin istikrara kavuşturulması sürecinin devamı açısından kritik önem taşıyor.

Modi, Ağustos 2025’te Tianjin’de düzenlenen ŞİÖ Zirvesi için Çin’e gitmişti.

Hindistan-Çin ilişkileri, iki ülkenin Ekim 2024’te Fiili Kontrol Hattı (LAC) boyunca sürtüşme yaşanan bölgelerde karşılıklı olarak askerleri geri çekme konusunda anlaşmasından bu yana geçen iki yılda iyileşti.

Modi ve Xi’nin cumartesi günü saat 17.45’te liderler zirvesinin marjında ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Bu, iki liderin Ekim 2024’ten bu yana yapacağı üçüncü ikili görüşme olacak.

Güney Afrika

Güney Afrika heyetine Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa başkanlık edecek.

Modi ve Ramaphosa’nın pazar günü saat 16.10’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Modi son yıllarda Güney Afrika’yı birkaç kez ziyaret etti. 2023’te Johannesburg’da düzenlenen BRICS Zirvesi’ne ve geçen yıl Güney Afrika’nın ev sahipliği yaptığı G20 Zirvesi’ne katıldı.

Güney Afrika, 2011’de BRIC grubuna katılarak oluşumun BRICS adını almasını sağlamıştı.

Mısır

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, BRICS Zirvesi için cuma günü geç saatlerde Hindistan’a ulaşacak.

Bu, Sisi’nin Eylül 2023’te düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nden bu yana Hindistan’a yapacağı ilk ziyaret olacak. Sisi ayrıca Ocak 2023’te Hindistan’ın Cumhuriyet Günü kutlamalarının onur konuğu olmuştu.

İki ülke aynı yıl ilişkilerini “stratejik ortaklık” seviyesine yükseltti.

Bununla birlikte Modi ve Sisi son bir buçuk yıl içinde yalnızca bir kez, bu yıl G7 kapsamında gerçekleştirilen kısa bir görüşmede bir araya geldi.

Modi ile Sisi, pazar günü saat 15.30’da zirvenin marjında ikili görüşme gerçekleştirecek.

Etiyopya

Etiyopya heyetine Başbakan Abiy Ahmed başkanlık edecek.

Hindistan-Etiyopya ilişkileri son yıllarda gelişme gösterdi. Modi, Aralık 2025’te Afrika ülkesine ilk ikili ziyaretini gerçekleştirmiş ve kendisine “Etiyopya Büyük Nişanı” takdim edilmişti.

Bu görüşme, iki liderin son bir yıl içindeki ikinci buluşması olacak.

Modi ve Ahmed cumartesi günü saat 10.00’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

İran

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2024’te İran Cumhurbaşkanı olmasından bu yana Hindistan’a ilk ziyaretini gerçekleştiriyor.

Pezeşkiyan, ülkesini ABD ile devam eden çatışma sürecinde yönetiyor. Modi ile Pezeşkiyan geçen ay Bişkek’te düzenlenen ŞİÖ Zirvesi’nin marjında görüşmüştü.

İki lider Batı Asya’daki durum konusunda temaslarını sürdürüyor.

İran, 2019’daki ABD yaptırımlarının ekonomik ilişkileri olumsuz etkilemesine rağmen Hindistan açısından önemli bir bölgesel ortak olmayı sürdürüyor.

Hindistan açısından İran’la daha derin bir angajman, zirve sonrasında tüm BRICS üyelerinin üzerinde uzlaşacağı bir liderler bildirisi yayımlanabilmesi bakımından da önem taşıyor.

Modi ve Pezeşkiyan cuma akşamı ikili görüşme gerçekleştirecek.

İran Cumhurbaşkanı ayrıca cumartesi günü saat 11.30’da Cumhurbaşkanı Murmu ile görüşecek.

Birleşik Arap Emirlikleri

Abu Dabi Veliaht Prensi Halid bin Muhammed bin Zayid Al Nahyan, BAE heyetine başkanlık edecek.

Bu, kendisinin şubat ayında AI Impact Summit için BAE heyetine başkanlık etmesinin ardından bu yıl Hindistan’a yapacağı ikinci ziyaret olacak.

BAE, Hindistan’ın Batı Asya’daki en yakın stratejik ortaklarından biri haline geldi.

Modi, bölgedeki çatışmaların yoğunluğunun azaldığı bu yıl içerisinde BAE’yi ziyaret etmişti.

BAE ile İran, bölgedeki çatışmada karşıt taraflarda yer alıyor.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al Suud, krallığın Hindistan’a göndereceği heyete başkanlık edecek.

Suudi heyeti, cumartesi günü geç saatlerde gelmesi planlanan son heyet olacak.

Suudi Arabistan BRICS üyeliğini kabul ettiğini gruba resmi olarak bildirmemiş olsa da Riyad, BRICS toplantılarına ve çalışma gruplarına katılmaya davet edilmeye devam ediyor.

Dışişleri Bakanı, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş katılımlı zirve toplantısına katılacak.

Endonezya

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Ocak 2025’te Hindistan Cumhuriyet Günü’nün onur konuğu olarak gerçekleştirdiği son ziyaretin ardından yeniden Hindistan’a gelecek.

Prabowo o dönemde resmi devlet ziyareti kapsamında davet edilmiş ve Hindistan’da dört gün kalmıştı.

Hindistan-Endonezya ilişkileri son yıllarda daha da gelişti.

2022’de G20 dönem başkanlığını yürüten Endonezya, Bali’de düzenlenen zirveye ev sahipliği yapmıştı. Modi ile Xi, o zirvedeki akşam yemeğinde kısa bir görüşme gerçekleştirmişti. Bu görüşme, Galwan çatışmalarından bu yana iki lider arasındaki ilk temas olmuştu.

Modi, Hindistan’ın G20 Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasından kısa süre önce, Eylül 2023’te ASEAN-Hindistan Zirvesi ve bağlantılı toplantılar için Endonezya’yı ziyaret etmişti.

BRICS Zirvesi sırasında Modi ile Prabowo arasında planlanmış resmi bir ikili görüşme bulunmuyor. Ancak iki liderin iki günlük zirve sırasında kısa bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor.

Endonezya, Ocak 2025’te gruba katılarak BRICS’in en yeni üyesi oldu.

Ortak ülke heyetleri

BRICS’in 11 üyesinin yanı sıra, zirveye 10 ortak ülke de davet edildi.

Başbakan Modi, bu ülkelerin bazı liderleriyle de ikili görüşmeler gerçekleştirecek.

Belarus

Doğu Avrupa ülkesi Belarus’u Dışişleri Bakanı Maksim Rıjenkov temsil edecek.

Hindistan-Belarus ilişkileri son yıllarda gelişti. Birçok Hint şirketi, askeri teçhizat satın almak amacıyla Belaruslu savunma şirketleriyle ortaklıklar kurdu.

Belarus aynı zamanda Avrasya Ekonomik Birliği’nin (AEB) önemli üyelerinden biri.

Hindistan, AEB ile serbest ticaret anlaşması müzakereleri yürütüyor.

Belarus ayrıca 2024 yılında ŞİÖ’ye katıldı.

Bolivya

Bolivya’yı, ülkenin Yeni Delhi Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Arlette Garcia temsil edecek.

Güney Amerika ülkesi BRICS’e katılmak istediğini daha önce açıklamıştı.

Hindistan Cumhurbaşkanı Ram Nath Kovind, 2019’da Bolivya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirmişti. Bu, bir Hindistan cumhurbaşkanının ülkeye yaptığı ilk ziyaretti.

Hindistan’ın La Paz’da büyükelçiliği bulunuyor.

Küba

Küba heyetine Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla başkanlık edecek.

Küba, Batı Yarımküre’deki son büyük komünist ülke olmayı sürdürüyor.

Ülke son aylarda ABD’nin sert yakıt ve petrol ablukasıyla karşı karşıya kaldı. Washington, Havana’daki hükümeti değiştirmeyi ya da hükümeti müzakereye zorlamayı amaçlıyor.

Kazakistan

Kazakistan heyetine Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev başkanlık edecek.

Tokayev, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş zirvede Avrasya Ekonomik Birliği’ni de temsil edecek.

Modi ile Tokayev’in pazar günü saat 14.30’da Bharat Mandapam’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Tokayev, Yeni Delhi’den Güney Kore’ye geçerek Seul’e resmi bir devlet ziyareti gerçekleştirecek.

Malezya

Malezya Başbakanı Enver İbrahim, BRICS genişletilmiş zirvesinde ülkesinin heyetine başkanlık edecek.

Enver İbrahim başbakan olarak Hindistan’a ilk ziyaretini 2024’te gerçekleştirmiş, Modi ise bu yıl şubat ayında Malezya’ya bağımsız bir ikili ziyaret yapmıştı.

Modi’nin geçen yıl Malezya’nın ev sahipliği yaptığı ASEAN Zirvesi’ne katılması planlanmıştı ancak onun yerine Dışişleri Bakanı S. Jaishankar ülkeye gitmişti.

Modi ve İbrahim cumartesi günü saat 10.30’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

Nijerya

Nijerya heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Kashim Shettima başkanlık edecek.

Shettima ile Modi, pazar günü saat 17.10’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

Nijerya, Hindistan açısından önemli bir enerji ortağı haline geldi.

Modi, Kasım 2024’te Nijerya’yı ziyaret etmiş ve kendisine “Nijer Nişanı Büyük Komutanı” unvanı verilmişti.

Tayland

Tayland heyetine Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow başkanlık edecek.

Tayland geçen yıl BRICS ortak ülkesi oldu.

Modi, Nisan 2025’te BIMSTEC Zirvesi için Bangkok’u ziyaret etmişti.

Tayland, Hindistan ve bölgedeki diğer ülkelerle birlikte BIMSTEC üyesi.

Hindistan ile Tayland arasında ayrıca yakın kültürel bağlar bulunuyor. Hindistan’dan çeşitli Budist kutsal emanetleri daha önce Tayland’a gönderilmişti.

Uganda

Uganda heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Jessica Alupo başkanlık edecek.

Modi, zirve kapsamındaki son ikili görüşmesini pazar günü saat 17.40’ta Alupo ile gerçekleştirecek.

Modi 2018’de Uganda’yı ziyaret etmiş ve ülke parlamentosuna hitap etmişti.

Bu konuşmasında Hindistan’ın Afrika ile ilişkilerinde izlenecek 10 temel ilkeyi açıklamıştı.

Özbekistan

Özbekistan heyetine Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Jamshid Kuchkarov başkanlık edecek.

Modi geçen ay bağımsız bir ikili ziyaret kapsamında Özbekistan’a gitmiş ve Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile görüşmüştü.

Özbekistan, Hindistan’ın Orta Asya’ya yönelik açılımında kilit ortaklardan biri olmayı sürdürüyor.

Vietnam

Vietnam heyetine Başbakan Le Minh Hung başkanlık ediyor.

Bu, bu yıl Vietnam’dan Hindistan’a yapılan ikinci üst düzey ziyaret olacak. Cumhurbaşkanı To Lam da yılın başlarında Hindistan’ı ziyaret etmişti.

Modi’nin Hung ile cumartesi günü saat 11.30’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

 

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Putin ve Modi Yeni Delhi’deki BRICS Zirvesi kapsamında görüştü

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında 45 dakikalık ikili görüşme gerçekleştirdi. Bharat Mandapam Kongre Merkezi’ndeki buluşmada Modi, Rus mevkidaşına 2 bin yıllık antik Hint felsefe eseri “Tirukkural”ın Rusça çevirisini takdim etti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında ikili görüşme yaptı.

Bharat Mandapam Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşen ve 45 dakika süren görüşmede iki lider, ülkeleri arasındaki işbirliğini ele aldı.

Görüşmenin başlangıcında Modi, Putin’e antik Hint düşünürü Tiruvalluvar’ın kaleme aldığı ve Rusçaya çevrilen yaşam felsefesi eseri “Tirukkural”ı hediye etti. Modi takdim sırasında, “Bu kitap 2 bin yıl önce Hindistan’da yazıldı. Büyük yazar Tiruvalluvar eserinde insan hayatından, şefkatten ve devlet yönetiminden söz etti. Düşünceleri günümüzde de geçerliliğini koruyor. Bu kitabı Rusçaya tercüme ettik. Kitabın iki ülke halkları arasındaki bağları güçlendirmemize yardımcı olacağına inanıyorum” dedi.

Hediyeye teşekkür eden Putin, Hindistan Başbakanı’nın ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik vurgusundan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Rus lider, “Sizin bu değerlendirmelerinizle birlikte tam olarak böyle olacaktır” ifadesini kullandı. Modi, Aralık 2025’te Putin’in Hindistan ziyareti sırasında da Rus lidere “Bhagavad Gita” destanının Rusça baskısını vermişti.

Putin, Modi’yi 24’üncü Yıllık Rusya-Hindistan Zirvesi için Rusya’ya davet etti; Modi de bu daveti kabul etti.

Ziyaretin kesin tarihlerinin daha sonra belirleneceği açıklandı. İki lider görüşmenin tamamlanmasının ardından aynı limuzine binerek Yeni Delhi’deki “INNOPROM. Hindistan” sergisine geçti. Putin gün içinde ayrıca BRICS İş Forumu’nun yıllık genel kurul oturumuna hitap edecek.

İki lider en son 31 Ağustos’ta Bişkek’te toplanan Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi marjında Ala-Arça devlet konutunda bir araya gelmişti. Liderler o görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığı ve Ukrayna’daki durumu ele almıştı.

Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, Moskova yönetiminin iki lider arasındaki güvene dayalı ilişkiye değer verdiğini ve tarafların güncel konuları gayriresmi ortamlarda açıkça değerlendirmeyi tercih ettiğini kaydetti.

Hindistan’a üç günlük bir çalışma ziyareti yapan Putin, örgütün kuruluşunun 20’nci yıldönümüne denk gelen 18’inci zirve programı kapsamında başka liderlerle de temaslarda bulunacak.

Uşakov’un aktardığı programa göre Rus lider; Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Etiyopya Başbakanı, Abu Dabi Veliaht Prensi ve BRICS Yeni Kalkınma Bankası Başkanı ile ayrı ayrı görüşmeler yapacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile de olası bir temas planlanıyor.

Adını kurucu ülkeleri Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın İngilizce baş harflerinden alan ve gelişmekte olan ekonomileri buluşturan BRICS’in 18’inci zirvesi, 11-13 Eylül tarihleri arasında Yeni Delhi’de düzenleniyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English