Avrupa
AfD, Kuzey Akım sabotajı için Ukrayna’dan tazminat istedi

Almanya’da muhalefetteki Almanya için Alternatif (AfD) Partisi, Kuzey Akım doğalgaz boru hatlarının sabotajı nedeniyle Ukrayna’nın Almanya’ya tazminat ödemesi gerektiğini savundu. AfD Eş Başkanı Alice Weidel, Kiev’in olaydaki rolünü açıklaması gerektiğini belirtirken, Almanya’nın Ukrayna’ya askeri ve mali destek vermemesi çağrısında bulundu.
Almanya’da muhalefette bulunan Almanya için Alternatif (AfD) Partisi, Kuzey Akım doğalgaz boru hatlarının sabotajı sonrasında ucuz fosil enerjiye erişimin kaybedilmesi nedeniyle Ukrayna’nın Almanya’ya tazminat ödemesi gerektiğini savundu.
AfD Eş Başkanı Alice Weidel, partinin Bundestag grubunun YouTube kanalında yayımlanan basın toplantısında, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.
Weidel ayrıca Almanya’nın Kiev’e askeri ve mali yardım sağlamaması gerektiğini belirtti.
Ukrayna’nın Kuzey Akım boru hatlarının sabotajındaki rolünü açıklaması gerektiğini ifade eden Weidel, “Ucuz fosil enerjinin kaybı nedeniyle bize ve tüm Avrupa’ya çok büyük zarar verildiği için Ukrayna’nın Almanya Federal Cumhuriyeti’ne tazminat ödemesi gerekir” dedi.
Kuzey Akım ve Kuzey Akım 2 adlı Rus doğalgaz ihracat boru hatlarında 26 Eylül 2022’de patlamalar meydana gelmişti. İlk hattaki doğalgaz akışı bakım çalışmaları nedeniyle durmuştu; ikinci hat ise hiç devreye alınmamıştı.
Dört hattan üçü hasar görürken, işletmeci şirket Nord Stream AG, sabotaj nedeniyle hatların ne zaman onarılabileceğine ilişkin tahminde bulunamayacağını açıklamıştı.
AfD, sabotajın ardından geçen dönemde Kuzey Akım hatlarının işletmeye alınmasını savunmuş ve saldırıdan sorumlu olanların hesap vermesini talep etmişti.
Parti, Mayıs 2026’da yaptığı açıklamada, eylül ayında yapılacak seçimleri kazanması halinde Kuzey Akım hatlarını onaracağını ve yeniden işletmeye açacağını duyurmuştu.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise haziran ayında yaptığı açıklamada, Kuzey Akım 2’nin sağlam kalan hattı üzerinden doğalgaz sevkiyatının herhangi bir anda yeniden başlatılabileceğini söylemişti.
Ocak 2026’da Almanya Federal Adalet Divanı’nın (BGH) yayımladığı belgelerde, Kuzey Akım boru hatlarına yönelik patlamaların yüksek olasılıkla başka bir devletin talimatıyla gerçekleştirildiği ve bunun büyük ihtimalle Ukrayna olduğu belirtilmişti.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise Kasım 2025’te ülkesinin Kuzey Akım sabotajıyla bağlantısı bulunduğu yönündeki iddiaları reddederek Ukrayna’nın olayda rolü olmadığını söylemişti.
Avrupa
Alman şirketleri yeni savaş uçağı için ittifak kuruyor

Airbus ve yedi Alman savunma şirketi, altıncı nesil Avrupa savaş uçağı geliştirmek amacıyla Team Gen 6 adlı bir ittifak kurmaya hazırlanıyor. Girişim, Almanya ile Fransa’nın yaklaşık 100 milyar euroluk FCAS programında yaşanan anlaşmazlıklar nedeniyle yeni ortaklık arayışlarına yönelmesinin ardından gündeme geldi.
Airbus ve yedi Alman savunma şirketi, altıncı nesil Avrupa savaş uçağı geliştirmek amacıyla yeni bir ittifak kurmaya hazırlanıyor.
Financial Times’ın (FT) haberine göre şirketler, planlarını Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Savunma Bakanı Boris Pistorius’a gönderilen bir mektupla iletti.
Team Gen 6 adı verilen oluşumda Airbus Defence and Space, Diehl Defence, Hensoldt, MBDA, MTU Aero Engines, Liebherr, Rohde & Schwarz ve Autoflug yer alacak. İttifakın kuruluşunun Berlin’deki havacılık fuarında duyurulabileceği belirtildi.
Girişim, Almanya ile Fransa’nın yaklaşık 100 milyar euro değerindeki Future Combat Air System (FCAS) programından fiilen vazgeçmesinin ardından ortaya çıktı. İspanya’nın da dahil olduğu proje, 2040 yılına kadar Fransız Rafale ve Alman Eurofighter Typhoon savaş uçaklarının yerini alacak yeni bir muharip uçak geliştirilmesini öngörüyordu.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, taraflar arasındaki uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar nedeniyle FCAS konusunda uzlaşmaya varmanın artık mümkün olmadığı sonucuna varmıştı.
Uçak özellikleri, yetki paylaşımı, tedarikçi seçimi ve iki ülkenin savaş uçaklarının kullanımına ilişkin farklı yaklaşımlarının anlaşmazlığın temel nedenleri arasında gösterildiği aktarıldı.
Fransız Dassault Aviation ile Airbus arasındaki çekişmenin de birkaç yıldır sürdüğü belirtildi. Dassault’nun proje üzerinde daha fazla kontrol talep ettiği, Alman tarafının ise mevcut yönetim modelinin korunmasını savunduğu kaydedildi.
Bununla birlikte tarafların FCAS programını tamamen sonlandırmayı planlamadığı ifade edildi.
Reuters ve FT’nin haberlerine göre Almanya, Fransa ve İspanya; uçaklar, insansız hava araçları, uydular, radarlar ve sensörleri gerçek zamanlı veri paylaşım ağı içinde birleştirmeyi amaçlayan “muharebe bulutu” sistemi üzerinde ortak çalışmayı sürdürebilir.
FCAS’taki krizin ardından Berlin’in yeni nesil savaş uçağı geliştirmek için alternatif ortaklar aramaya başladığı belirtildi.
Almanya’nın, İsveçli Saab ile işbirliği seçeneğini değerlendirdiği ve İngiltere, İtalya ile Japonya’nın ortak yürüttüğü GCAP programının katılımcılarıyla da temas kurduğu aktarıldı.
Avrupa
Kuzey İrlanda’da bıçaklı saldırının ardından göçmen karşıtı pogrom girişimi

Belfast’ta maskeli göstericiler, bir Sudanlı sığınmacının bıçaklı saldırı ile cinayete teşebbüs suçlamasıyla yargılanmasının ardından göçmenlerin evlerini hedef aldı.
Kuzey İrlanda’da protestocular, sükunet çağrılarını görmezden geldikten sonra evlere, bir Orta Doğu süpermarketine ve bir otobüs ile bir polis arabası da dahil olmak üzere birçok araca ateş açtı.
Kargaşanın görüntüleri, alevlerin evleri sarması üzerine komşu evlerden bebeklerin dışarı taşındığını gösteriyor.
Bir papaz BBC’ye, insanların “siyah oldukları için” evlerinden zorla çıkarıldığını söyledi.
Olaylar, pazartesi gecesi 30 yaşındaki bir Sudanlı sığınmacının “kafa kesmeye” teşebbüs ettiği iddiasıyla gözaltına alınmasının ardından patlak verdi.
İnternette paylaşılan görüntülerde, Kinnaird Caddesinde bıçaklı bir adamın başka bir adamı yere yatırıp kafasına defalarca bıçak sapladığı görülüyor.
40’lı yaşlarındaki ve yerel kaynaklarda Stephen Ogilvie olarak adı geçen kurban, yüzünde, boynunda ve sırtında “ciddi yaralanmalar” yaşadı. Hastaneye kaldırılan kurbanın durumunun ciddi olduğu belirtiliyor.
Polise göre, şüphelinin Şubat 2023’te bir otobüse binerek Belfast’a gitmeden önce Sudan’dan Paris’e, oradan da Dublin’e seyahat ettiği düşünülüyor. Orada sığınma talebinde bulunan şüpheli, o yılın eylül ayında Birleşik Krallık’ta kalma izni aldı.
“İrlanda rotası” adı verilen bu güzergahta göçmenler, bazen sahte belgelerle Avrupa’dan Dublin’e uçtuktan sonra, sığınma talebinde bulunmak üzere karayoluyla Kuzey İrlanda’ya geçiyorlar.
Birleşik Krallık ve İrlanda, rutin göçmenlik kontrolleri olmaksızın sınır ötesi serbest dolaşımı sağlayan ortak bir seyahat anlaşmasına sahip.
İçişleri Bakanlığı, şüphelinin Birleşik Krallık’a vardıktan sonra mülteci statüsü aldığını ve 2028 yılına kadar kalma izni verildiğini doğruladı.
Şüpheli ayrıca, kamuya açık bir yerde bıçak veya sivri uçlu bir nesne bulundurmak ve ölüm tehdidinde bulunmakla suçlanıyor ve çarşamba günü Belfast sulh mahkemesinde yargılanacak.
The Telegraph tarafından yapılan coğrafi konum tespitine göre, protesto sırasında ateşe verilen evlerin üçü Belfast’ın kuzeybatısında, Oakley Caddesi, Legann Caddesi ve Crumlin Yolu üzerinde bulunuyordu.
Protestocular ayrıca şehir merkezinin güneyindeki Donegal Yolu üzerinde bulunan Ortadoğu ürünleri satan Sham Süpermarketi ateşe vermeye çalıştı.
Akşamın erken saatlerinde, Newtownards Road’da bir polis arabası ve bir Glider otobüsü de dahil olmak üzere birkaç araç alevler içinde kaldı.
Kuzey İrlanda İtfaiye ve Kurtarma Servisi, çoğunluğu Büyük Belfast bölgesinde olmak üzere 62 olaya müdahale ettiğini açıkladı.
Başbakan Keir Starmer tarafından “mide bulandırıcı” olarak nitelendirilen pazartesi günkü bıçaklı saldırıya gösterilen şiddetli tepki, siyasi yelpazenin her kesiminde geniş çapta kınandı.
Kuzey İrlanda Bakanı Hilary Benn, “bu tür yıkım ve zorbalığın hiçbir şekilde haklı gösterilemeyeceğini” söyledi.
Kuzey İrlanda Başbakanı Michelle O’Neill, evlerin yakılmasını “iğrenç bir korkaklık” olarak nitelendirerek, “Irkçılık, sindirme ve şiddet, nerede olursa olsun yanlıştır,” diye ekledi.
Onun selefi Arlene Foster ise, yaşanan olayları “büyük bir üzüntüyle” izlediğini söyledi.
Kuzey İrlanda Adalet Bakanı Naomi Long, insanların sükunet çağrılarına kulak asmadıklarını belirterek şunları ekledi:
“Korumaya çalıştıklarını iddia ettikleri topluluklara zarar vermeye kararlılar. İnsanların hissettiği gerçek acıyı, endişeyi ve öfkeyi kendi yanlış amaçları için birer silah olarak kullanıyorlar. Maskeli haydutların sokaklara çıkıp tehdit, sindirme, kargaşa çıkarma ve kasıtlı hasara yol açmalarına yer yok; bunun Kuzey İrlanda’nın iyiliği için yapıldığını iddia etmek tamamen samimiyetsiz bir tutum.”
Belfast Milletvekili ve Sosyal Demokrat ve İşçi Partisi lideri Claire Hanna, “çevrimiçi ortamdaki olumsuz aktörlerin ve kuzey Belfast’taki toplulukların yaşadıklarını gerçekten umursamayan yerel politikacıların” bıçaklı saldırıyı “ırk temelli bir pogrom” başlatmak için kullandığını iddia etti.
Hanna BBC Newsnight’a şunları söyledi:
“Şu anda tanık olduğunuz şey, ırk temelli bir pogromdur. Erkeklerin kapı kapı dolaşarak, sırf ten rengi nedeniyle yabancıların buradan gönderilmesini talep ettiklerini görüyoruz. Bu, onların topluma ne gibi katkılarda bulunduklarına ya da buradaki statülerine dayalı değil; bu tür bir siyasetin kendilerinden çok uzak olmasını isteyen Belfastlılar için ise korkutucu bir durum.”
İşçi Partisi Başkanı Anna Turley de Times Radio’ya yaptığı açıklamada protestoları kınadı ve “Barışçıl protesto sorun değil ama şu anda sokaklarda gördüğümüz şey bu değil. Bunun yaptığı şey daha fazla kurban, daha fazla hoşnutsuzluk, daha fazla korku yaratmak. Toplulukları bölüyor ve masum insanlar kendileriyle hiçbir ilgisi olmayan bir şeyin bedelini ödüyorlar. İnsanlara sakin kalmaya devam etmelerini ve adalet sisteminin işini yapmasına izin vermelerini tavsiye ediyorum,” dedi.
Avrupa
Donald Tusk: Ukrayna’ya AB yolunda imtiyaz tanımayacağız

Polonya Başbakanı Donald Tusk, Kiev ile Varşova arasında yaşanan son gerilime rağmen Ukrayna’nın Avrupa Birliği üyeliğini desteklemeyi sürdüreceklerini ancak bu süreçte Ukrayna’ya hiçbir imtiyaz tanınmayacağını açıkladı. Kiev yönetiminin bazı açıklamalarının kendisini öfkelendirdiğini belirten Tusk, iki ülke arasındaki ilişkilerin eşit düzeyde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Polonya Başbakanı Donald Tusk, Varşova ile Kiev arasında son dönemde tırmanan gerilime rağmen Polonya’nın, Ukrayna’nın Avrupa Birliği (AB) üyeliğine destek vermeyi sürdüreceğini açıkladı.
Tusk, buna karşın üyelik sürecinde Ukrayna için herhangi bir kolaylaştırma veya imtiyaz sağlanmayacağını vurguladı.
Portal Samorządowy’nin aktardığına göre dün gazetecilerin sorularını yanıtlayan Tusk, “Polonya, Ukrayna’nın Avrupa yolundaki sürecini, Avrupa standartlarına uygun olmasının yanı sıra Polonya için güvenli ve faydalı olacak koşullarla destekleyecektir” dedi.
Varşova’nın Ukrayna’nın AB hedeflerine verdiği desteği “pazarlık konusu yapmayacağını” belirten Başbakan, ancak Polonya tarafından Ukrayna’ya yönelik hiçbir imtiyazın söz konusu olmayacağını kaydetti.
Gerilimin düşürülmesinin ve Ukrayna’nın desteklenmesinin Polonya’nın milli çıkarlarına uygun olduğunu ifade eden Tusk, Kiev’in yenilmesi durumunda Varşova’nın çok daha zor bir durumda kalacağına işaret etti.
Tusk, “Ukrayna tarafının, bizim hassasiyetlerimizi kimsenin küçümseyemeyeceğini anlayacağını umuyorum” diye konuştu.
İki ülke arasındaki ilişkiler, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’nin mayıs ayı sonunda Ukrayna ordusuna bağlı bir birliğe, Polonya’da katliamlarla ilişkilendirilen Ukrayna İsyancı Ordusu’na atıfla “UPA Kahramanları” unvanını vermesiyle gerildi.
Zelenski, bu kararı “ulusal ordunun tarihi geleneklerini ihya etmek” amacıyla aldığını belirtmişti. Varşova yönetimi ise karara sert tepki göstererek Zelenski’yi özür dilemeye çağırmıştı.
Wiadomosci’nin aktardığı habere göre de Tusk, düzenlediği basın toplantısında Kiev’den gelen bazı açıklamaların kendisini öfkelendirdiğini gizlemedi.
Ukrayna makamlarının zaman zaman mantık dışı açıklamalar yaptığını söyleyen Tusk, şu ifadeleri kullandı:
“Sınırın diğer tarafından gelen mantıksız açıklamalar bazen beni de öfkelendiriyor. Cumhurbaşkanı Zelenski’ye uzun süre şunu anlattım: Unutmayın, sizin kendi duygularınız var, bizim de kendimize ait duygularımız var. Biz size nasıl özen gösteriyorsak, siz de bize öyle özen gösterin. Bu ilişkiler eşit düzeyde olmalıdır.”
Tusk, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ve Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski’den, son gelişmelerin ardından zorlaşan ikili ilişkileri yumuşatmanın bir yolunu bulmalarını talep ettiğini açıkladı. Cumhurbaşkanlarının görevinin mükemmel olanı değil, iyi bir çözümü bulmak olduğunu belirten Tusk, “Çünkü mükemmel bir çözüm hiçbir zaman olmayacak. UPA’nın Polonyalılara karşı işlediği suçları hafızamızdan silemeyiz” dedi.
Tusk, geçen hafta yaptığı açıklamada da yaşanan krizin sorumluluğunun tamamen Kiev yönetimine ait olduğunu ve çözümün de Ukrayna hükümetinin elinde bulunduğunu savunmuştu.
Ukrayna’nın başta Polonya olmak üzere Avrupa ülkelerinden gelen yardımların değerini bilmesi gerektiğini kaydeden Tusk, Varşova’nın argümanlarının karşılık bulmaması halinde iki ülke arasındaki ilişkilerin sempatiyle değil, “katı iş kuralları çerçevesinde” (jestki business) yürütüleceği uyarısında bulunmuştu.
Krizin ardından Polonya Cumhurbaşkanı Nawrocki, Ukrayna lideri Zelenski’ye verilen ülkenin en yüksek devlet nişanı olan Beyaz Kartal Nişanı’nın geri alınması önerisine destek verdiğini açıklamıştı.
Polonya’nın eski cumhurbaşkanı ve Nobel Barış Ödülü sahibi Lech Walesa ise protesto amacıyla artık göğsünde Ukrayna bayrağı taşımayacağını duyurmuştu.
Diğer yandan, Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova da Ukrayna’da Andriy Melnik’in naaşının askeri törenle mezardan çıkarılıp başka bir yere nakledilmesi nedeniyle Lüksemburg’un Moskova Büyükelçisi Thomas Reisen’in bakanlığa çağrıldığını bildirdi.
Zaharova, Ukrayna’nın ulusal kahraman iade etme adı altında, milliyetçi gerekçelerle sivil nüfusa yönelik kitlesel katliamlardan sorumlu bir “Nazi işbirlikçisi ve savaş suçlusunun” küllerini ülkeye taşıdığını iddia etti.
Görüş1 hafta önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Görüş1 hafta önceÇok kutupluluğun çift yönlü asimetrisi: Yeni dünya dengesini nasıl bulacak?
Dünya Basını1 hafta önceABD’li iktisatçı Wolff: Küresel güney artık yeni bir dünya düzeni kuruyor
Görüş2 hafta önceBüyük Güç Rekabetinden Stratejik İstikrara: Çin-ABD İlişkilerinde Yeni Yönelim
Dünya Basını2 hafta önceKomünizme karşı siper olarak Siyonizm
Görüş7 gün önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 1
Diplomasi6 gün önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Rusya2 hafta önceFSB Direktörü: Batı, BDT ülkelerine yapay zeka kullanarak renkli devrim planlıyor









