Avrupa
Avrupa Komisyonu’ndan AliExpress’e rekor ceza

Avrupa Komisyonu, yasadışı ve sahte ürünlerin satışını engellemede yetersiz kaldığı gerekçesiyle Çin merkezli e-ticaret platformu AliExpress’e 550 milyon euro para cezası verdi. Avrupa Birliği Dijital Hizmetler Yasası kapsamındaki bu en yüksek ceza, platformun risk değerlendirmesi yapmaması ve denetim mekanizmalarındaki yapısal eksiklikleri nedeniyle kesildi.
Avrupa Komisyonu, Çin merkezli çevrimiçi alışveriş platformu AliExpress’e yasadışı ürünlerin satışını önlemeye yönelik yetersiz tedbirler alması nedeniyle 550 milyon euro tutarında idari para cezası verdi.
Söz konusu yaptırım, Avrupa Birliği Dijital Hizmetler Yasası (DSA) tarihindeki en yüksek ceza olma özelliğini taşıyor.
Financial Times’ın haberine göre Avrupa Komisyonu tarafından yapılan açıklamada, AliExpress’in yasadışı ürünlerin yayılmasına ilişkin riskleri düzgün bir şekilde analiz etmediği ve bu tehditleri azaltacak etkin önlemleri uygulamaya koymadığı belirtildi.
Avrupa Birliği Teknoloji Egemenliğinden Sorumlu Komiser Henna Virkkunen konuya ilişkin değerlendirmesinde, sahte kıyafetlerin, güvensiz oyuncakların, tehlikeli kozmetik ürünlerinin ve diğer yasadışı malların yayılmasının internetten alışveriş yapmanın kaçınılmaz bir bedeli olmadığını, aksine AliExpress’in Dijital Hizmetler Yasası kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal etmesi anlamına geldiğini ifade etti.
Virkkunen, tüketicilerin internet ortamında güvenle alışveriş yapabilmeleri için risklerin sistematik olarak tespit edilmesi ve ortadan kaldırılması gerektiğinin altını çizdi.
Tespit edilen ihlaller arasında ürün denetimini gerçekleştirecek personel sayısının yetersizliği, satıcıların kuralları aşmasına imkan tanıyan verimsiz moderasyon sistemleri ve platformun mükerrer ihlalde bulunan satıcıları engelleyememesi yer alıyor.
Ayrıca markaların orijinalliğini doğrulama sisteminin etkisiz olduğu ve kolayca devre dışı bırakılabildiği saptandı.
Alınan karar doğrultusunda AliExpress, ihlalleri ortadan kaldırmaya yönelik eylem planını 20 Ekim 2026 tarihine kadar Avrupa Komisyonuna sunmakla yükümlü tutuldu.
Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde şirkete yeni cezai yaptırımlar uygulanabilecek.
Euractiv’in aktardığına göre bir AliExpress temsilcisi, Avrupa Komisyonu ile karşılıklı diyaloğun sürdürülmesi yoluyla kurallara uyumun sağlanacağını belirtti.
Şirket yetkilisi, Komisyonun AliExpress’in şeffaflık konusundaki sorumluluk bilincini ve yaklaşımını takdir ettiğini de sözlerine ekledi.
Sahte ilaç şüphesiyle başlayan süreç
Avrupa Komisyonu, AliExpress hakkındaki incelemeyi 2024 yılının ilkbaharında, platformun DSA kurallarına uymadığı şüphesiyle başlatmıştı. Soruşturma kapsamında özellikle sahte ilaçlar, takviye edici gıdalar ve şüpheli gıda ürünlerinin satışı mercek altına alınmıştı.
AliExpress’e verilen bu ceza, DSA kapsamında şu ana kadar uygulanan üçüncü yaptırım oldu ve daha önceki cezaları büyük farkla geride bıraktı. Komisyon daha önce sosyal medya platformu X’e 120 milyon euro, e-ticaret platformu Temu’ya ise 200 milyon euro ceza kesmişti.
Bir diğer e-ticaret şirketi Shein hakkındaki soruşturma ise devam ediyor. DSA kurallarına göre bir firmaya yıllık cirosunun yüzde 6’sına kadar ceza verilebiliyor ancak Avrupa Komisyonu, yasanın henüz yeni olmasını hafifletici bir sebep olarak değerlendirerek bu oranı sınırda tuttu.
Öte yandan CNBC’nin nisan ayındaki haberine göre, ABD yönetimi, Amerikan teknoloji şirketlerine kesilen rekor cezalar nedeniyle Avrupa Komisyonu ile karşı karşıya gelmişti.
Son iki yılda Amerikan firmalarına kesilen cezaların toplamı 7 milyar dolara ulaşırken, bu tutarın 2 milyar dolardan fazlası tek başına Apple’a yönelik yaptırımlardan oluşmuştu.
Bu cezaların üçü AB anti-tröst mevzuatı uyarınca verilirken, diğer üçü Dijital Pazarlar Yasası (DMA) ve Dijital Hizmetler Yasası (DSA) çerçevesinde karara bağlanmıştı.
Avrupa
Manfred Weber, Afrika’da göçmen iade merkezleri kurulmasını talep ediyor

Avrupa Halk Partisi (EPP) lideri Manfred Weber, Afrika’da göçmen iade merkezlerinin bir an önce kurulması çağrısında bulundu.
Weber, İspanya’nın Ceuta eksklavında yaşanan göçmen krizinin bu sürecin aciliyetini gösterdiğini öne sürdü.
Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (faz) gazetesinde pazartesi günü yayınlanan bir köşe yazısında, Avrupa Parlamentosu’nun en büyük grubunun lideri Weber şöyle yazdı:
“Ceuta, komşu ülkelerle yakın işbirliğinin işe yarayabileceğini gösterdi. Fas, göçmenleri derhal geri kabul etti. Hiç kimse Schengen bölgesine doğru yoluna devam edemedi. Avrupa, Afrika’da bir an önce geri dönüş merkezleri kurmalı.”
On binlerce kişinin Kuzey Afrika’da bulunan Ceuta’ya zorla girmesinin ardından, birçok uluslararası lider İspanya’nın solcu hükümetini ve göç politikasını suçladı.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ve hükümeti en sert eleştirmenler arasında yer alıyor. Roma, cuma günü İspanya’dan gelen yolcular için sınır kontrolleri getirerek Madrid’in misillemesine yol açtı.
Weber, AB Göç Komiseri Magnus Brunner’in geçen hafta yaptığı önerileri yineledi ve geri dönüş merkezlerinin kurulmasını kabul etmeleri karşılığında, blok dışındaki ülkelere daha yakın ticari bağlar, iktisadi işbirliği ve yasal göç fırsatları sunulabileceğini savundu.
“Kalma hakkı olmayan göçmenler Avrupa’yı terk etmelidir; hiçbir koşulda istisna olamaz!” diye yazan Weber, geri dönüşlerin artık tek tek üye ülkelerin siyasi iradesine bağlı olmaması gerektiğini de ekledi.
Weber ayrıca, Avrupa içindeki iç sınır kontrollerini uzun vadeli bir çözüm olarak reddetti:
“Olağanüstü durumlarda gerekli olabilirler. Ancak sorunun temel nedenini çözmezler… Dolayısıyla tek bir cevap olabilir: dış sınırın güçlü ve ortak bir Avrupa koruması.”
Haziran başında, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi, geri dönüş merkezleri aracılığıyla blok dışındaki ülkelere sınır dışı edilmeleri de içeren göçmen iadelerine ilişkin yeni AB kurallarını duyurdu.
Weber ayrıca, yaklaşık 100 kişinin hayatını kaybettiği Ceuta krizinin tek taraflı ulusal eylemlerin sonucu olduğunu savundu ve İspanyol hükümetinin “siyasi sinyallerinin” “göç rotaları üzerinde anında bir etki yarattığını” söyledi.
Avrupa
Polonya hükümeti, işsiz Ukraynalı erkekleri sınır dışı etme planını reddetti

Polonya hükümeti, yasal olarak istihdam edilmeyen askerlik çağındaki Ukraynalı erkeklerin sınır dışı edilmesini öngören muhalefet önerisini uygulanamaz buldu.
Hükümet, bunu “aşırı sağcı seçmenlerin desteğini kazanma girişimi” olarak nitelendirdi.
İçişleri Bakanlığı sözcüsü cumartesi günü, “Bu planlar tam bir saçmalık ve popülizm,” dedi.
İçişleri Bakan Yardımcısı Maciej Duszczyk cuma günü yaptığı açıklamada, Polonya’da yaşayan askerlik çağındaki Ukraynalı erkeklerin %90’undan fazlasının istihdam edildiğini belirtti.
İşgücü piyasasının dışında kalanlar arasında rehabilitasyon gören yaralı Ukraynalı askerler ve engelli çocuklarına bakan ebeveynler yer alıyor.
Perşembe günü, muhalefetteki Hukuk ve Adalet (PiS) partisi, gelecek yılki parlamento seçimlerinin ardından iktidara geri dönmesi halinde, yasal olarak istihdam edilmeyen askerlik çağındaki Ukraynalı erkekleri sınır dışı etme sözü verdi.
Partinin genel başkan yardımcısı ve Avrupa Parlamentosu üyesi Tobiasz Bocheński perşembe günü düzenlenen parti konferansında, PiS’in ilk önemli kararlarından birinin, Polonya’da yasal bir işi olmayan 25-60 yaş arası Ukraynalı erkekleri sınır dışı etmek olacağını açıkladı.
Yerel haber kanalı Polsat News’e göre Bocheński, “Onlar vatanları için savaşma fırsatına sahip olacaklar,” dedi.
PiS, özel sınır dışı etme merkezleri ve yabancı uyruklular için merkezi bir kayıt sistemi kurulmasını öneriyor.
Bu sistem kapsamında idari yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, sınır dışı etme işlemlerinin başlatılmasına yol açabilir.
Öneri, kayıt dışı ekonomide çalışan Ukraynalıları da kapsayacak.
Bununla ayrı olarak, AB yeni gelen askerlik çağındaki Ukraynalı erkeklere (Ukrayna yasaları uyarınca Ukrayna’yı terk etmeleri yasak olanlara) geçici koruma sağlamamayı planlarken, diğer Ukraynalılar için bu programı Mart 2028’e kadar uzatmayı planlıyor.
Avrupa Parlamentosu’ndaki Avrupa Muhafazakarları ve Reformcuları (ECR) grubunun bir parçası olan PiS son aylarda iç bölünmeler nedeniyle sarsıldı.
Temmuz ayı sonunda, son PiS hükümeti döneminde Polonya başbakanlığını yürüten Mateusz Morawiecki, partiden ayrıldı ve kendi hareketi olan Rozwój Plus’ı kurdu.
PiS liderliğinin gelecek yılki seçimlerde başbakan adayı olarak Avrupa karşıtı bir ismi göstermesinin ardından gerginlikler tırmandı.
Morawiecki, “Elbette Brüksel’in bürokratik aşırılıkları ve saçmalıklarıyla yüzleşmeliyiz, ancak Polonya’nın Avrupa Birliği üyeliği birçok fayda sağlıyor,” dedi.
Son anket sonuçlarına göre, Rozwój Plus’ın parlamento seçimlerinde aldığı destek oranı yaklaşık %8 olarak görünüyor.
PiS’in oy oranı ise 2023 parlamento seçimlerindeki %35’ten %18’e geriledi.
Avrupa
Alman sanayisi az da olsa büyüdü

Almanya’nın sanayi üretimi haziran ayında hafif bir artış gösterdi; AB’nin en büyük ekonomisi, Çin’den gelen yoğun ithalata rağmen toparlanma sinyalleri veriyor.
Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis) cuma günü yaptığı açıklamada, Alman sanayi üretiminin Mayıs-Haziran arasında kadar reel bazda %0,2 arttığını bildirdi.
Bu artış, büyük ölçüde %3,6 büyüyen otomotiv sektöründeki üretim artışından kaynaklandı.
Bu artış, sırasıyla %1,8 ve %3,9 düşüş kaydeden enerji yoğun sektörler ile makine imalatındaki gerilemeleri telafi etti.
Veriler, Alman sanayi üretiminin bu yılın ikinci çeyreğinde ilk çeyreğe kıyasla %0,7 arttığını gösteriyor.
ING Research’ün makroekonomi küresel başkanı Carsten Brzeski, “Orta Doğu’daki savaşa ve enerji fiyatlarındaki artışa rağmen… Alman sanayisi şaşırtıcı bir direnç gösterdi,” dedi.
Brzeski, Almanya’nın ihracata yönelik üreticilerinin, ABD-İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın tetiklediği enerji fiyatlarındaki artıştan Asyalı rakiplerinin “daha fazla etkilenmiş” olmasından “fayda sağladığını” belirtti.
Analistlerin Reuters anketinde öngördüğü %0,1’lik artışı aşan sanayi üretimindeki bu yükseliş, son yıllarda ABD’nin geniş kapsamlı gümrük vergileri, yüksek enerji fiyatları ve Çinli üreticilerin şiddetli rekabetinin ülkenin sanayisini zorladığı bir dönemde gerçekleşti.
Bu durumu vurgulayan, cuma günü açıklanan Çin gümrük verileri, dünyanın en büyük ikinci ekonomisinin temmuz ayında dolar bazında net ihracatının bir önceki yıla göre %23,9 arttığını ortaya koydu.
Çin’in Almanya’ya yaptığı ihracat %17,4 artarken, Almanya’dan ithalatı %2,7 düştü.
Çin, Almanya’nın en büyük ticaret ortağı ve 2025 yılında iki ülke arasında 252,4 milyar avro değerinde mal ticareti gerçekleştirildi.
Berlin’in Pekin ile olan ticaret açığı da geçen yıl yaklaşık 90 milyar avroya ulaşarak rekor seviyeye çıktı.
Brzeski, Çin verilerinin “sanayideki herhangi bir konjonktürel iyileşmenin, Alman sanayisinin yapısal sorunlarını gölgelememesi gerektiğini” gösterdiğini belirterek, sanayi üretiminin Haziran 2025’e göre %0,1 daha düşük ve pandemi öncesi seviyelerin %10 altında kaldığını ekledi.
Cuma günü açıklanan veriler, sıcak hava ve kuraklığın Ren Nehrindeki su seviyesini rekor düzeyde düşük seviyelere düşürdüğü ve bu su yoluna büyük ölçüde bağımlı olan Alman sanayi tedarik zincirlerini tehdit ettiği bir dönemde geldi.
Kiel Enstitüsü, bu yaz yaşanan aşırı kuraklığın bu yıl Almanya’nın GSYİH’sini %0,2’ye kadar düşürebileceğini tahmin ediyor.
Geçen ay Uluslararası Para Fonu (IMF), yüksek enerji fiyatları ve avro bölgesindeki “zayıf tüketici güveni”ni gerekçe göstererek, Almanya için bu yılki büyüme tahminini %0,8’den %0,7’ye düşürdü. Alman ekonomisi, 2019 yılından bu yana durgunluk yaşıyor.
Dünya Basını2 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi2 hafta öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Dünya Basını2 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Dünya Basını2 hafta önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Avrupa2 hafta önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’
Dünya Basını1 hafta önceMilyarder Elon Musk: Paranın hiçbir değerinin kalmayacağı döneme giriyoruz
Görüş2 hafta önceAteş altındaki Mısır: Dimyat saldırısı küresel enerji piyasaları için ne anlama geliyor?
Dünya Basını2 hafta önceABD-Japonya ittifakını savaşa hazır hâle getirmek için altı maddelik plan











