Amerika
Brezilya’nın eski devlet başkanı Bolsonaro’ya darbe girişiminden 27 yıl hapis cezası

Brezilya Yüksek Mahkemesi, eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’yu darbe girişimi suçlamasıyla 27 yıl üç ay hapis cezasına çarptırdı. Bolsonaro, 2022 seçimlerini kaybettikten sonra taraftarlarının hükûmet binalarını basmasıyla sonuçlanan olaylarla ilgili olarak suçlu bulundu. Bu kararla Bolsonaro, ülke tarihinde darbe girişiminden hüküm giyen ilk eski devlet başkanı oldu.
Reuters‘ın aktardığına göre, Brezilya’da mahkeme, 70 yaşındaki eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’yu darbe girişimi davasında 27 yıl üç ay hapis cezasına çarptırdı. Bolsonaro, 1 Ocak 2018’den 1 Ocak 2023’e kadar devlet başkanlığı görevini yürütmüştü.
2022 yılı sonunda yapılan seçimleri Lula da Silva’ya karşı kaybeden Bolsonaro, seçim sonuçlarını kabul etmemişti.
Yeni devlet başkanının göreve başlama töreninden bir hafta sonra Bolsonaro taraftarları, parlamento ve Yüksek Mahkeme binaları ile başkanlık sarayını basarak isyan çıkarmıştı.
Olaylar esnasında yüzlerce kişi gözaltına alınmıştı. Aynı yılın aralık ayında da Silva’ya suikast girişiminde bulunulmuştu.
Savcılık: Suikast planından haberi vardı
Brezilya Başsavcılığı, Şubat 2025’te Bolsonaro’ya darbe girişimi suçlamasını yöneltmişti. Savcılığın açıklamasında, eski devlet başkanının bir grup asker tarafından hazırlanan ve mevcut devlet başkanı ile yardımcısı Geraldo Alckmin’i hedef alan suikast planından haberdar olduğu belirtilmişti.
Bolsonaro hakkındaki karar, 11 Eylül’de Brezilya Yüksek Mahkemesinden beş kişilik bir heyet tarafından verildi.
Yargıçlar arasında görüş birliği olmamasına rağmen, karar için salt çoğunluk yeterli görüldü. Bu kararla Bolsonaro, Brezilya tarihinde darbe girişiminden hüküm giyen ilk eski devlet başkanı oldu.
Dava sürecinde ev hapsinde tutulan siyasetçi, suçlamaları reddetti. Eski devlet başkanının avukatları, kararı temyize götüreceklerini ve uluslararası düzeyde de itirazda bulunacaklarını açıkladı.
Trump’tan karara tepki: Cadı avı
Bolsonaro’nun müttefiki olarak görülen ABD Başkanı Donald Trump, Brezilyalı siyasetçiye yönelik yargı sürecini “cadı avı” olarak nitelendirmişti. Kararı yorumlayan Trump, “Bu, Brezilya için çok kötü,” dedi.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise mahkeme kararını adil bulmadığını belirterek Washington’un uygun şekilde karşılık vereceğini söyledi.
Kararın ardından Brezilya’da, ABD’ye yapılan ihracata yönelik gümrük vergilerinin artırılması bekleniyor. Fakat Lula da Silva, muhtemel bir Amerikan tepkisinin kendisini korkutmadığını ifade etti.
Amerika
Beyaz Saray İran nükleer programına karşı bütçe talep etti

ABD yönetimi, İran’ın nükleer silah geliştirme veya edinme kapasitesini tamamen ve doğrulanabilir şekilde durdurmaya yönelik önlemler için Kongreden 672 milyon dolar talep etti. Söz konusu bütçe, İran’ın nükleer malzemelerinin ülkeden çıkarılması, imhası ve denetim faaliyetlerinin desteklenmesi için kullanılacak.
ABD yönetimi, İran’ın nükleer silah geliştirme veya edinme kapasitesinin “tamamen ve doğrulanabilir şekilde durdurulması” amacıyla alınacak önlemler için Kongreden 672 milyon dolar talep etti.
Fox News televizyon kanalının Beyaz Saray’dan bir kaynağa dayandırdığı habere göre, söz konusu talep ek bütçe kapsamında yapıldı.
Talep edilen fonun; uranyum heksaflorür, farklı formlardaki uranyum ve araştırma reaktörlerinin yakıtları da dahil olmak üzere İran’ın nükleer malzemelerinin ülkeden çıkarılması ve tasfiyesini kapsaması öngörülüyor.
Bu kaynak ayrıca, ABD’nin İran’daki denetimlerini, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (UAEA) teftişlerine verilen desteği, nükleer kaçakçılıkla mücadeleyi ve Nükleer Acil Durum Destek Ekibinin (NEST) Ortadoğu’daki faaliyetlerinin genişletilmesini finanse edecek.
Beyaz Saray Yönetim ve Bütçe Ofisi Direktörü Russell Vought’un Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson’a gönderdiği mektupta, bu kaynakların nükleer yayılmanın önlenmesi programları çerçevesinde ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA) için talep edildiği belirtildi.
Finansman, İran’ın nükleer programıyla bağlantılı ve nükleer yayılma açısından hassas nitelik taşıyan malzeme, teknoloji, ekipman ve altyapının tasfiyesinde kullanılacak.
Beyaz Saray yönetimi, Kongreden toplam 87,6 milyar dolarlık ek finansman talebinde bulundu. Mektuba göre, bu bütçe talebinin büyük bir kısmı İran savaşı kapsamındaki harcamalarla ilişkili bulunuyor.
Ayrıca ABD Enerji Bakanlığına, nükleer ve enerji güvenliği kapsamında, öncelikle NNSA’nın bu operasyonla bağlantılı faaliyetlerinde kullanılmak üzere 768 milyon dolar ayrılması istendi.
ABD ve İran, 18 Haziran’da bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Bu mutabakat; çatışmaların durdurulmasını, 60 gün içinde nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerin yürütülmesini, ABD’nin kısıtlamalarının kademeli olarak kaldırılmasını, Hürmüz Boğazı’ndaki blokajın kaldırılmasını ve İran’ın nükleer programının ele alınmasını öngörüyor.
UAEA Başkanı Rafael Grossi, ajansın ABD ile İran arasında varılabilecek olası anlaşmaların doğrulanması sürecine katılmaya hazır olduğunu açıklamıştı.
Amerika
Jamie Dimon: Orta güçlerin bir araya gelmesi bir fantezi

JPMorgan CEO’su Jamie Dimon, Kanada lideri Mark Carney’in “orta güçleri bir araya getirme” önerisinin “fantezi” olduğunu söyledi ve Avrupa ile dalga geçti.
Council on Foreign Relations (CFR) etkinliğinde konuşan Dimon, “Mike Carney orta güçler bir araya gelmeli dediğinde… Bu bir fantezi,” ifadelerini kullandı.
Ayrıca bunun yapıldığını ve adına “Avrupa” dendiğini kaydederek Eski Kıta ile alay eden CEO, Avrupa’nın toplam GSYİH’sinin yıllar içinde ABD’nin karşısında nasıl gerilediğine işaret etti.
O sırada CFR Başkanı Michael Froman ise, “Korkarım bugünlerde CFR etkinliklerinde Avrupa hakkında kötü konuşulmaması çok zor,” dedi.
Dimon, yüksek vergiler nedeniyle Avrupa’nın GSYİH’sinin ABD karşısında erimeye devam edeceğine inandıklarını kaydetti.
CEO, “sosyal güvenlik ağlarına” karşı olmadığını ama Avrupa’daki birçok ülkede çok yüksek ve verimsiz olduğunu öne sürdü.
Bazı Avrupa ülkelerinin kamu borcunun GSYİH’nin yüzde 100’ü olduğunu kaydeden Dimon, düşük büyüme ile el ele giden borcun, sadece borçtan çok daha kötü olduğuna işaret etti.
“İş dünyası karşıtı” ve zayıf vergi yapısının yatırımı engellediğini savunan JPMorgan CEO’su, genellikle sermaye oluşumunun büyüme yarattığını, ama Avrupa’daki sermayenin çoğunun ABD’ye taşındığını söyledi.
ABD borsasının değerinin 60 veya 70 trilyon olduğunu kaydeden Dimon, buna karşılık Deutsche Börse’nin ve Euronext Paris’in yalnızca 3 trilyon dolar, Birleşik Krallık’taki FTSE’nin ise 4 trilyon değerinde olduğuna işaret etti.
Mario Draghi’nin yazdığı rekabetçilik raporunu öven Dimon, “gerçek bir Avrupa Birliği’ne”, ticarete ve hizmetlere açık, büyük bir ortak piyasaya sahip bir Avrupa’ya ihtiyaç duyulduğunu savundu.
Dimon, “gerçek bir büyüme stratejisi ve siyaseti” için AB’ye yardım etmelerinin gerektiğini de sözlerine ekledi.
Amerika
ABD Senatosu Trump’ın İran yetkilerini sınırlayan tasarıyı reddetti

ABD Senatosu, Başkan Donald Trump’ın İran’a karşı askeri eylemlerde bulunma yetkilerini sınırlandırmayı öngören karar tasarısını reddetti. Demokrat Senatör Tim Kaine tarafından sunulan tasarı, Kongre onayı olmaksızın yürütülen askeri operasyonlardaki ABD askerlerinin geri çekilmesini şart koşuyordu.
ABD Senatosu, Başkan Donald Trump’ın İran’a karşı askeri eylemlerde bulunma yetkilerini sınırlandırmayı hedefleyen girişimi reddetti.
CBS News kanalının aktardığı gelişmede, oylamanın Trump yönetimi ve Senatodaki Cumhuriyetçi liderlik açısından siyasi bir başarı olduğu kaydedildi.
Demokrat Senatör Tim Kaine tarafından sunulan belge, Kongre tarafından yetki verilmediği sürece ABD güçlerinin İran’daki veya İran’a karşı yürütülen her türlü askeri çatışmadan çekilmesini öngörüyordu.
Yapılan usul oylamasında 47 kabul oyuna karşı 50 ret oyu kullanıldı. Tasarının ilerlemesi yönünde yalnızca iki Cumhuriyetçi senatör, Demokrat çoğunluğa katılarak oy verdi.
Başkan Trump, daha önce Kongrenin askeri yetkilerini sınırlandırma girişimlerini eleştirmiş ve bu tür adımların Washington ile Tahran arasındaki müzakerelere zarar verdiğini savunmuştu.
CBS News, Trump’ın 24 Haziran tarihinde, Temsilciler Meclisindeki benzer bir karar tasarısına destek veren Cumhuriyetçi Senatör Bill Cassidy’nin tutumuna sert tepki gösterdiğini aktardı.
Cassidy, daha sonra Beyaz Saray’da Başkan Yardımcısı JD Vance ve Özel Temsilci Steve Witkoff’un katılımıyla gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısının ardından pozisyonunu değiştirdi.
Trump yönetimi, ateşkes rejiminin yürürlüğe girmesinden bu yana ABD’nin artık İran’a karşı herhangi bir çatışmada yer almadığını savunuyor. Beyaz Saray ayrıca, Kongrenin başkan tarafından askeri güç kullanımını sınırlandırmasına izin veren 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası’nı anayasaya aykırı bulduğunu ifade ediyor.
Trump, 18 Haziran’da İran ile iki ülke arasındaki ateşkesin 60 gün süreyle uzatılmasını ve İran nükleer programı üzerine müzakerelerin başlatılmasını öngören bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Anlaşmanın temel amacı, yapılan anketlere göre Amerikan halkının çoğunluğu tarafından harcanan maliyetler açısından meşru görülmeyen bu çatışmayı nihai olarak sonlandırmayı hedefliyor.
Oylamanın ardından kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden paylaşım yapan Trump, Senatodaki müttefiklerine teşekkür ederek alınan kararın “İran’a bir mesaj gönderdiğini” yazdı.
Amerika1 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4
Avrupa1 gün önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası









