Bizi Takip Edin

Diplomasi

Britanya hükümeti, Çin ile bir yıldır derin temaslarda bulunuyor

Yayınlanma

Britanya hükümeti, İşçi Partisi iktidara geldiğinden beri Başbakan Keir Starmer’ın bu hafta Pekin’de Çin lideri Xi Jinping ile el sıkışması için zemin hazırlıyorlar.

Pekin ve Londra’da kapalı kapılar ardında yapılan bir dizi konuşmayı POLITICO elde etti. Bu görüşmelerde kabine üyeleri Çinli ve İngiliz yetkilileri, akademisyenleri ve iş dünyasını, iktisadi güvenlik tehditleri baş gösterirken bile ticaret ve yatırım ilişkilerinin yeniden kurulmasının hayati önem taşıdığına ikna etmeye çalıştılar.

Muhafazakâr Başbakan David Cameron döneminde ilan edilen ilişkilerin “Altın Çağ”ının ardından, Birleşik Krallık’ın bir zamanlar Asya süper gücüyle olan yakın bağları 2010’ların sonlarında bozulmaya başladı.

2019’da Boris Johnson, Pekin’in Hong Kong’daki “demokrasi hareketine” yönelik baskısının ardından ticaret ve yatırım görüşmelerini dondurdu.

Donald Trump’ın ısrarı üzerine İngiltere, güvenlik endişeleri gerekçesiyle Çinli telekom devi Huawei’yi telekom altyapısından çıkardı.

Bu hafta Pekin’e yapacağı önemli gezide Xi ile görüşmesi beklenen Starmer, zorlu bir döneme giren iktisadi ilişkileri yeniden canlandırmaya karar verdi.

Başbakanın kabinesinin gerçekleştirdiği “resetlemenin” boyutu, aralarında Şansölye Rachel Reeves, dönemin Dışişleri Bakanı David Lammy, Enerji Bakanı Ed Miliband ve eski Hint-Pasifik, yatırım, şehircilik ve ticaret bakanlarının da bulunduğu bir dizi konuşmada ortaya çıktı.

Güvenlik yetkililerinin geçen haziran ayında İngiltere’nin Çin’in müdahalesine maruz kalma durumunu denetlemeyi tamamlamasından aylar önce, bakanlar enerji ve finans sistemleri ile İşçi Partisi’nin sanayi stratejisinin sekiz sektörü konusunda iki ülke arasında daha yakın işbirliği için baskı yapıyordu.

“Bu sekiz sektörden altısı ulusal güvenlikle ilgili” diyen üst düzey bir endüstri temsilcisi, hükümetle olan ilişkilerini serbestçe konuşabilmek için isminin açıklanmamasını istedi. 

Temsilci, “Ticaret Bakanlığı ile konuştuğunuzda, Çin’i bir fırsat olarak görüyorlar. Dışişleri, Milletler Topluluğu ve Kalkınma Bakanlığı ile konuştuğunuzda ise, bu bir ulusal güvenlik riski olarak görülüyor,” dedi.

İşçi Partisi milletvekili ve Avam Kamarası İş ve Ticaret Komitesi Başkanı Liam Byrne, Starmer’ın Çin ile ilişkilerini sıfırlaması yanlış bir karar olmasa da, “Gelecekte Çin’in ekonomimize yatırım yapmasına izin vereceğimiz alanlar konusunda çok daha katı olmalıyız,” dedi.

Komitesindeki milletvekilleri, İngiltere ile Çin arasında gelişen yatırım stratejisinin gelecek için yeterince güçlü olduğuna ve zorlama risklerinin arttığına ikna olmuş değiller.

Byrne, Trump’ın gümrük vergileri etkisini gösterirken, Pekin’in ticaret fazlası hızla arttığını hatırlattı ve “Çin’in Made in China yaklaşımını ikiye katlayıp ihracat fazlasını İngiltere’ye yönelteceği konusunda gerçekçi olmalıyız,” dedi.

Çin, Birleşik Krallık’ın beşinci büyük ticaret ortağı ve geçen yılın haziran ayına ait veriler, Krallık’ın Çin’e ihracatının yıllık bazda %10,4 düştüğünü, ithalatının ise %4,3 arttığını gösteriyor.

Byrne, “Bu, pazarlarımızı Çin sübvansiyonlarıyla dolu mallarla doldurma potansiyeli taşıyor, fakat aynı zamanda ekonomimizin kilit sektörlerini, özellikle enerji sistemini tehlikeye atma potansiyeli de taşıyor,” uyarısında bulundu.

Starmer: Çin ile ilişki kurmamak görevi ihmal olur

Catherine West, Hint-Pasifik Müsteşarı, Eylül 2024

POLITICO’nun tespit ettiğine göre Starmer’ın temsilcileri, 25 Eylül 2024 akşamı, gecelik 800 sterlin olan Londra’nın Belgravia semtindeki lüks Peninsula Hotel’de ilişkileri ciddi bir şekilde yeniden kurmaya başladı.

İş dünyası, İngiliz hükümeti ve Çin büyükelçiliği yetkililerinden oluşan yaklaşık 400 konuk, Çin Komünist Partisi (ÇKP) yönetiminin bir dönüm noktası olan Çin Halk Cumhuriyeti’nin 75. yıldönümünü kutlamak için bir araya geldi.

“Bu akşamki kutlamanıza davet edilmekten onur duydum,” diyen Hindistan-Pasifik Müsteşarı Catherine West, Çin’in Birleşik Krallık Büyükelçisi Zheng Zeguang’ın konuşmasının ardından ana konuşmasına başladı.

West, bilgi edinme özgürlüğü yasası aracılığıyla elde edilen konuşmanın yer aldığı Dışişleri Bakanlığı brifingine göre şunları söyledi:

“Son 75 yılda Çin’in büyümesi, altyapı, teknoloji ve inovasyon gibi alanlarda dünya çapında yankı uyandıran bir şekilde katlanarak arttı. Her iki ülke de ticari ve iktisadi bağlarımızın derinleşmesinin faydalarını gördü.”

Londra ve Pekin her zaman aynı görüşte olmayacak olsa da, ülkesinin “mümkün olduğunda Çin ile işbirliği yapacağını”, diğer alanlarda da rekabet edeceklerini ve “gerektiğinde meydan okuyacaklarını” kabul etti.

David Lammy, Dışişleri Bakanı, Ekim 2024

Dışişleri Bakanı David Lammy, göreve başladıktan sonra ilk resmi yurt dışı ziyaretini iki günlük Pekin ve Şanghay gezisiyle gerçekleştirdi. 18 Ekim’de, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeniden seçilmesinden birkaç hafta önce, Pekin’de Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile bir araya geldi. Britanya ve Çin’in üst düzey diplomatları iklim değişikliği, ticaret ve küresel dış politika sorunlarını görüştü.

Lammy, ertesi sabah Şanghay’daki Regent On The Bund otelde İngiliz iş adamlarıyla yaptığı yuvarlak masa toplantısında, “Dün Wang Yi ile görüştüm ve ona doğrudan pazar erişimi sorunlarını gündeme getirdim,” dedi ve iki ülke arasında daha fazla diyalog kurulmasının ticaret engellerini ortadan kaldıracağını umduğunu belirtti.

Lammy şöyle devam etti:

“Aynı zamanda, Birleşik Krallık’ın ulusal güvenliğini korumaya kararlıyım. Ekonominin çoğu sektöründe Çin, ticaret ve yatırım yoluyla fırsatlar sunuyor ve bu noktada sürekli işbirliği benim için büyük önem taşıyor.”

Bilgi edinme özgürlüğü görevlileri, Lammy’nin konuşmasının bazı kısımlarını, Çin ile “ilişkileri bozmaması” için sansürledi.

O akşam, dönemin dışişleri bakanı, Jean Nouvel tarafından tasarlanan Pudong Sanat Müzesinde iş dünyası, eğitim, sanat ve kültür temsilcilerine bir konuşma yaptı.

Lammy, bilgi edinme özgürlüğü yasası kapsamında elde edilen hazırladığı konuşmasında, Çin’in “dünyanın en büyük CO2 salıcısı” olduğunu söyledi ve şöyle devam etti:

“Ama aynı zamanda dünyanın en büyük yenilenebilir enerji üreticisi. Bu, bu hafta Çin’i ziyaret etmek istememin en önemli nedenlerinden biri ve bu hükümetin ilişkiler konusunda uzun vadeli, stratejik bir yaklaşım benimsemesinin nedeni.”

Şanghay’ın, “dünyanın geri kalanıyla ticaret ve yatırım bağlantılarında da önemli bir rol oynamaya devam ettiğini” hatırlatan Lammy, Çin’deki en büyük İngiliz yatırımı olan INEOS Group’un Zhejiang’daki 800 milyon dolarlık plastik fabrikasına işaret etti:

“Karşılıklı yarar sağlamak için Çin’in yatırımlarını da memnuniyetle karşılıyoruz. Bu, özellikle temiz enerji alanında geçerli, çünkü her iki ülke de halihazırda açık deniz rüzgar enerjisi güç merkezleri ve daha fazla temiz enerji kullanmanın maliyeti hızla düşüyor.”

Poppy Gustafsson, yatırım bakanı, Kasım 2024

Starmer ve Xi’nin kasım ayında G20’de ilk kez bir araya gelmesinden sadece birkaç gün sonra, o dönem İngiliz yatırım bakanı olan Poppy Gustafsson, lüks bir otelde düzenlenen İngiltere-Çin ticaret etkinliğinde, “Bankacılık ve sigorta sektörlerimize daha fazla yatırım için kapımızı açmak istiyoruz,” dedi.

Bank of China UK’in ortak ev sahipliğinde düzenlenen ve Çin Büyükelçisi Zheng Zeguang ile İngiltere’deki birçok büyük Çinli iş ve finans kurumunun başkanları da dahil olmak üzere 400 konuğun katıldığı etkinlik, Gustafsson için hazırlanan brifing paketine göre “İngiltere-Çin iş görüşmelerinin ana forumu” olarak kabul ediliyor.

Gustafsson, katılımcılara, “İskoçya kıyılarındaki rüzgar santrallerinde yüzlerce megavatlık yeni kapasiteyi açığa çıkaran Red Rock Renewables gibi daha fazla yeşil girişim görmek istiyoruz. Bu, hükümetin 2030 yılına kadar temiz enerji süper gücü olma misyonunu destekleyecektir,” dedi ve Çin Devlet Kalkınma ve Yatırım Grubunun sahip olduğu projeyi örnek gösterdi.

Yetkililer, bakanın konuşmasının bir numaralı hedefinin “ticaret ve yatırım konusunda Çin ile ilişki kurmanın ve ortak çok taraflı çıkarlar konusunda işbirliği yapmanın önemini vurgulamak” olduğunu belirtti.

Ayrıca, “İngiltere’nin büyümesini ve yerli sanayiyi, ihracatın artırılması ve ekonomi genelinde ve Endüstriyel Strateji öncelikli sektörlerinde daha geniş yatırımlar yoluyla destekleyen Çin yatırımlarını memnuniyetle karşılaması” söylendi. Çin hükümeti, Gustafsson ve Zheng’in açıklamalarının bir özetini yayınladı.

Rachel Reeves, maliye bakanı, Ocak 2025

Geçen yıl 11 Ocak’ta, Maliye Bakanı Rachel Reeves, Abrdn, Standard Chartered, KPMG, Londra Borsası, Barclays ve İngiltere Merkez Bankası Başkanı Andrew Bailey gibi İngiliz finans ve profesyonel hizmet devleriyle birlikte Pekin’deydi.

Reeves, Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng ile görüşmek ve Boris Johnson’ın 2019’da dondurduğu Pekin ile önemli finans ve yatırım görüşmelerinden birini yeniden başlatmak için oradaydı.

POLITICO ile paylaşılan zirve gündemine göre, İngiltere maliye bakanı, başbakan yardımcısıyla birlikte İngiliz ve Çinli finansal hizmet şirketleri için paralel bir zirveyi başlatmak üzere bir konuşma yaptı.

Reeves ayrıca EFD’nin akşam yemeğine katılacak ve ardından Şanghay’a seyahat eden bir iş heyetine katılarak bir dizi yuvarlak masa toplantısı düzenleyecekti.

Hazine Bakanlığı, bu etkinliklerdeki konuşmalarının herhangi birinin bilgi edinme özgürlüğü yasası kapsamında yayınlanmasının Çin ile ilişkileri “olumsuz etkileyebileceğini” belirtti ve “Hazine Bakanlığının Birleşik Krallık’ın Çin’deki çıkarlarını tehlikeye atmaması çok önemli,” dedi.

Reeves’in Çin ziyareti, uzun süredir askıda olan bir dizi üst düzey görüşmenin yeniden canlanmasına zemin hazırladı. Bu görüşmeler arasında Mart ayında düzenlenen Çin-Birleşik Krallık Enerji Diyaloğu ve geçen eylül ayında düzenlenen Birleşik Krallık-Çin Ortak Ekonomi ve Ticaret Komisyonu (JETCO) da bulunuyor.

Emma Reynolds, City of London Müsteşarı, Mart 2025

Starmer’ın o dönemki City of London Müsteşarı Emma Reynolds, geçen mart ayı başında Londra’nın merkezinde düzenlenen kapalı kapılar ardında gerçekleştirilen İngiltere-Çin İş Forumunda şunları söyledi:

“Büyüme, İngiltere hükümetinin bir numaralı görevidir. Bu, önümüzdeki yıllarda ulaşmayı umduğumuz her şeyin temelidir. Çin’in bu konuda çok önemli bir rol oynayacağını biliyoruz.”

Reynolds, Çinli elektrikli araç firması BYD, HSBC, Standard Chartered, KPMG ve diğerlerinin de katıldığı toplantıda yaptığı konuşmada, Reeves’in ticaret ve yatırım görüşmelerini yeniden başlatmasıyla İngiliz şirketlerine 600 milyon sterlin kazandıracak bir dizi taahhüt üzerinde anlaşmaya varıldığını söyledi.

Müsteşar, bunun iki ülkenin finansal piyasaları arasındaki bağları güçlendirerek başarılacağını söyledi.

Reynolds, “Dünyanın en bağlantılı uluslararası finans merkezi ve dünya lideri finansal hizmet firmalarının merkezi olan City of London, küresel erişimlerini genişletmek isteyen Çinli finans kurumları için tercih edilen bir kapı,” dedi.

Ed Miliband, enerji ve iklim değişikliği bakanı, Mart 2025

Starmer’ın Çin ile ilişkilerin yeniden düzenlenmesi süreci tüm hızıyla devam ederken, Enerji Bakanı Ed Miliband, 2019’dan bu yana ilk kez düzenlenen Çin-Birleşik Krallık Enerji Diyaloğu için mart ortasında Pekin’e gitti.

Bir İngiliz hükümet yetkilisi, Britanya’nın yüksek yenilenebilir enerji hedeflerini gerçekleştirmek için büyük ölçüde bağımlı olduğu Çin’in güneş enerjisi tedarik zincirindeki insan hakları ihlalleriyle ilgili raporları görmezden gelmeyeceğini söyledi.

Fakat Miliband, Xi Jinping ve eski Çin Devlet Başkanı Hu Jintao’nun mezunları arasında bulunduğu Pekin’in seçkin Tsinghua Üniversitesinde bir konferans sırasında öğrencilere ve profesörlere, ülkesinin “temiz enerji zorunluluğu” ile karşı karşıya olduğunu söyledi.

Miliband, “Enerji güvenliği, uygun fiyat ve sürdürülebilirlik talepleri artık aynı yöne işaret ediyor: temiz enerjiye hızlı ve büyük ölçekli yatırım yapmak,” dedi ve Birleşik Krallık hükümetinin “2030 yılına kadar temiz bir enerji sistemi sunma” hedefine ulaşması için Birleşik Krallık-Çin işbirliğinin derinleştirilmesi gerektiğini vurguladı:

“Hükümetimizin göreve gelmesinden bu yana geçen sekiz ayda, açık deniz rüzgâr, kara rüzgâr, güneş, nükleer, hidrojen ve [karbon yakalama, kullanımı ve depolama] alanlarında hızla ilerledik. Yenilenebilir enerji kaynakları artık inşa edilmesi ve işletilmesi en ucuz enerji türüdür ve elbette bunun büyük bir kısmı, Çin’de yaşananların tetiklediği teknolojik gelişmeleri yansıtmaktadır.”

Miliband, bilgi edinme özgürlüğü yasası kapsamında elde edilen açıklamalarında, “İngiltere ve Çin, kendi ülkelerimizde iklim kriziyle ilgili acil önlemler alınması ve bu geçişin dünya çapında hızlandırılması gerektiği konusunda hemfikir ve bunu başarmak için birlikte çalışmalıyız,” dedi.

Douglas Alexander, ekonomi güvenliği bakanı, Nisan 2025

Geçen yıl nisan ayında Çin’e yaptığı ziyaret sırasında, dönemin Ticaret Bakanı Douglas Alexander, önemli ticaret ve yatırım görüşmelerini yeniden başlatmak için hazırlık yapmak üzere mevkidaşıyla bir araya geldi.

Bu ziyaret, Londra tarafından kamuoyuna duyurulmadı.

Çin hükümetinin açıklamasına göre, Çin-Birleşik Krallık Ortak Ekonomi ve Ticaret Komisyonu, İngiltere ticaret bakanı ile Çinli mevkidaşı arasında “ticaret ve yatırım ile sanayi ve tedarik zincirlerinde işbirliğini” teşvik edecekti.

Bakan Alexander, Çin Uluslararası Ticaret Temsilcisi Yardımcısı Ling Ji ile görüştükten sonra, ülkenin en güneyindeki Hainan adasında düzenlenen Çin’in en büyük tüketim malları fuarında bir konuşma yaptı.

Alexander, Çin Ticaret Bakanlığı ve Hainan Eyalet Hükümetine, Birleşik Krallık’ı bu yılki fuarın onur konuğu olarak davet ettikleri için “içten teşekkürlerini” iletti.

Ticaret politikası ve ekonomik güvenlik bakanı, bilgi edinme özgürlüğü yasası kapsamında elde edilen konuşmasının sansürlenmiş bir kopyasına göre, “İşbirliği alanları ve elbette anlaşmazlıklarımız olduğu konular hakkında sık sık ve açıkça konuşmalıyız. Çinli ve İngiliz firmalar arasında yenilenebilir enerji, tüketim malları, bankacılık ve finans gibi birçok farklı alanda ortak girişimler ve işbirlikleri görüyoruz,” dedi.

Alexander daha sonra, Birleşik Krallık pavyonu açılış töreninde yaptığı başka bir konuşmada, Wedgwood dahil olmak üzere 27 dünyaca ünlü İngiliz perakendeciden bazılarına şunları söyledi:

“Daha derin ticaret ve yatırım işbirliğinin potansiyeli konusunda, bunun burada sergilenen işletmelere ve Çin’in geniş pazarında faaliyet gösteren işletmelere sağlayacağı faydalar konusunda iyimseriz.”

Diplomasi

Gönüllüler koalisyonu Ukrayna için çok uluslu güç hazırlığını sürdürüyor

Yayınlanma

Aralarında Fransa ve İngiltere’nin de yer aldığı gönüllüler koalisyonu liderleri, Ukrayna’da olası bir konuşlandırma için çok uluslu güçlerin hazırlıklarına devam etme kararı aldı. İngiltere hükümetinin internet sitesinde yayımlanan ortak bildiride, askeri desteğin süreceği ve Rusya’ya yönelik yaptırımların sıkılaştırılacağı belirtildi.

Ukrayna’ya yönelik olası bir barış gücü misyonunu değerlendiren ülkelerin oluşturduğu “gönüllüler koalisyonu”, çatışmaların sona ermesinin ardından Ukrayna’da görevlendirilmek üzere çok uluslu güçlerin hazırlıklarını sürdürme kararı aldı.

Koalisyon liderlerinin imzasını taşıyan ortak açıklama, İngiltere hükümetinin resmi internet sitesinde yayımlandı.

Yayımlanan bildiride, “Koalisyon, ateşkes rejiminin yürürlüğe girmesinin ardından Ukrayna’nın gelecekteki güvenliğini ve refahını temin etmeyi amaçlayan siyasi ve hukuki açıdan bağlayıcı kapsamlı güvenlik garantileri çerçevesinde, çatışmaların güvenilir biçimde durdurulması sağlandığı anda Ukrayna çok uluslu güçlerinin konuşlandırılmasına yönelik hazırlıkları sürdürecektir” ifadesine yer verildi.

Koalisyon liderleri ayrıca Kiev yönetimine sağlanan askeri desteğin kesintisiz süreceğini teyit etti. Bu kapsamda Ukrayna’nın hava savunmasının güçlendirilmesi, savunma sanayisi alanındaki işbirliğinin genişletilmesi ve teknoloji paylaşımının artırılması hedefleniyor.

Zirveye katılan liderler, Rusya savunma sanayii ve bu yapıyla bağlantılı şirketlere yönelik yaptırımların sertleştirilmesine hazır olduklarını da kaydetti.

Açıklamada liderlerin, yaptırımlar, daha geniş kapsamlı ekonomik adımlar, yaptırımların delinmesine karşı denetimlerin artırılması ve Rusya’nın gölge filosuna yönelik tedbirler yoluyla Rusya’nın askeri kapasitesini sınırlandırma çabalarını sürdürme konusunda anlaştıkları bildirildi.

Liderler, yaklaşan kış mevsimi öncesinde Ukrayna’ya yardım sağlanması gerekliliğinin altını çizdi. Bu doğrultuda, Ukrayna Enerji Destek Fonu ve özel ekipman tedariki de dahil olmak üzere ülkenin enerji sektörüne destek verileceği belirtildi.

Çoğunluğu Avrupa ülkelerinden oluşan 30’u aşkın ülkenin yer aldığı gönüllüler koalisyonu, Ukrayna’da muhtemel bir barış gücü operasyonunda görev almayı kabul eden devletleri kapsıyor.

Koordinasyonunu Fransa ve İngiltere’nin üstlendiği koalisyonun kuruluşu, Mart 2025 başında İngiltere Başbakanı Keir Starmer tarafından ilan edilmişti.

Daha önce 13 Temmuz’da düzenlenen gönüllüler koalisyonu zirvesinin ardından konuşan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bir barış anlaşmasına varılması halinde Ukrayna’da konuşlandırılması planlanan Avrupalı barış gücü askerlerinin önümüzdeki aylarda tatbikatlara başlayacağını duyurmuştu.

Macron, askerlerin “birlik konuşlandırma planlarını doğrulamak, hazırlık, kararlılık ve güveni göstermek amacıyla Ukrayna’ya komşu ülkelere gönderileceğini” dile getirmişti.

Polonya Başbakanı Donald Tusk da Fransız ve İngiliz birliklerinin katılacağı ilk ortak tatbikatların sonbaharda Polonya’da icra edileceğini açıklamıştı.

Gelişmeleri değerlendiren Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Avrupalı askeri unsurların Ukrayna topraklarında konuşlandırılmasının, Rusya sınırlarında bir NATO birliğinin ortaya çıkması olarak değerlendirileceğini ifade etmişti.

Rusya Dışişleri Bakanlığı ise yabancı birliklerin konuşlandırılmasını, Rusya’nın güvenliğine tehdit oluşturan bir dış müdahale olarak göreceklerini bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Ermenistan’da eski Cumhurbaşkanı Koçaryan ve oğlunun evine baskın yapıldı

Yayınlanma

Ermenistan kolluk kuvvetleri, 25 Ağustos sabahı eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan ve milletvekili oğlu Levon Koçaryan’ın evlerinde arama yaptı. Operasyon kapsamında Robert Koçaryan gözaltına alınarak Yolsuzlukla Mücadele Komitesine götürüldü.

Ermenistan kolluk kuvvetleri, 25 Ağustos sabahı eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’ın oğlu ve Ermenistan Partisi milletvekili Levon Koçaryan’ın evinde arama yaptı. Gelişmeyi News.am haber portalı duyurdu.

Ermenistan Yolsuzlukla Mücadele Komitesi Basın Sözcüsü Marina Ogancanyan konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Yolsuzluk niteliğindeki suç iddialarına dair Yolsuzlukla Mücadele Komitesinde soruşturulan ceza davası kapsamında onlarca adreste arama ve diğer usul işlemleri gerçekleştirilmektedir” ifadelerini kullandı.

Haberde, aramaların eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’ın evinde de yapıldığı, Koçaryan’ın gözaltına alınarak Yolsuzlukla Mücadele Komitesine götürüldüğü aktarıldı.

Eski Cumhurbaşkanına yurt dışına çıkış yasağı getirilmişti

Ermenistan makamları, haziran ayında muhalefetteki Ermenistan blokunun lideri olan eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’a yurt dışına çıkış yasağı koymuştu.

Babasına yönelik yurt dışı çıkış yasağını açıklayan Levon Koçaryan, Ermenistan’ın devlet kurumlarının amaç dışı kullanıldığını belirtmişti.

Koçaryan, yetkilileri seçim sürecini etkilemek amacıyla kamu kaynaklarını ve güvenlik güçlerini kullanmakla suçlayarak bu durumun “seçim sonuçlarına olan güveni sarstığını” ifade etmişti.

Robert Koçaryan, ülkede 7 Haziran’da yapılan parlamento seçimlerinin ardından Başbakan Nikol Paşinyan’ın zafer ilan etmesi üzerine yaşananları iktidarı ele geçirme girişimi olarak nitelemişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

ABD söz verdiği ağır yaptırımları devreye sokamadı, İran genişletilmiş yaptırımlara misilleme sözü verdi

Yayınlanma

İran, Washington’ın ülkenin “ekonomik can damarını” keseceğini söylediği genişletilmiş ABD yaptırımlarına misillemede bulunacağını açıkladı. Tahran aynı zamanda başlıca ticaret ortaklarının Washington’ın baskı kampanyasına direneceğine güvendiğini belirtti.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent pazartesi günü yeni önlemleri açıkladı ancak en ağır yaptırımları devreye sokmaktan kaçındı. Bessent, İran’la ticarete devam eden ülkelerin dolar temelli finans sisteminin dışına itilme riskiyle karşı karşıya kalacağını söyledi.

Bessent, hedef alınacak ülkelerin isimlerini vermeyi veya yaptırımların ne zaman yürürlüğe gireceğini açıklamayı reddetti; bunun yerine ülkelere yeni direktife uyum sağlamaları için zaman tanıyacağını söyledi.

ABD Hazine Bakanlığı 60 kişi, kuruluş ve gemiye yönelik yeni yaptırımlar açıkladı ancak listede İran’ın petrol ticaretini kolaylaştırdığı düşünülen herhangi bir Çinli finans kuruluşu yer almadı.

Açıklama öncesinde İran, herhangi bir ABD ekonomik önlemine karşı hem olası bir askeri yanıt hem de Körfez’den petrol ihracatının daha da azaltılması tehdidinde bulunmuştu.

Yaptırımlar açıklandıktan sonra İran Ekonomi Bakanı Ali Madanizadeh, “ABD yaptırımlarına karşı tamamen hazırlıklıyız” dedi.

Devlet televizyonuna konuşan Madanizadeh, “Doğal olarak düşmanlar bize karşı ekonomik bir terör saldırısı başlatmayı amaçlıyor ancak bizim de kendi araçlarımız var ve oyunun nasıl oynanacağını biliyoruz. Savunmamız artık o kadar da savunmacı değil; düşmanlar saldırımızı beklesin” ifadelerini kullandı.

Madanizadeh, ne Çin’in ne de Rusya’nın ABD’nin önlemlerini “kabul ettiğini” belirterek diğer ülkelerin de bunlara direneceği öngörüsünde bulundu.

Press TV’nin haberine göre İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Hüseyin Muhebbi de İran’ın altyapısının tehdit edilmesi halinde ABD’nin hayati çıkarlarına ve enerji geçiş noktalarına ağır darbeler vuracaklarını söyledi.

İran ve ABD haziran ayında geçici bir barış anlaşması imzaladı ancak İslamabad Memorandumu olarak bilinen anlaşma kısa sürede aksadı.

Pakistan ordusu salı günü yaptığı açıklamada, arabulucu Pakistan’ın Tahran’la yürüttüğü son görüşmelerde çatışmanın daha fazla tırmanmasının önlenmesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması gibi önlemlere odaklanarak “önemli ilerleme” sağladığını bildirdi.

Genelkurmay Başkanı Asım Münir’e Tahran ziyaretinde eşlik eden İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi, X hesabında, “İran Cumhurbaşkanı hükümetinin bakış açısını açık bir şekilde paylaştı ve gündemdeki konular hakkında son derece yapıcı bir görüş alışverişinde bulunduk” dedi.

DİPLOMATİK ÇÖZÜME DAİR PEK İŞARET YOK

Enerji fiyatlarını yükselten ve kamuoyunda destek görmeyen savaşı sona erdirmekte zorlanan Başkan Donald Trump yönetimi, İran’ın onlarca yıldır ekonomisini ağır şekilde yıpratan ancak ülke liderliğini caydırmayan ABD ve uluslararası yaptırımlarının birçok katmanına maruz kalmış olmasına rağmen, daha fazla ekonomik baskıya bel bağlıyor gibi görünüyor.

Tarafların haftalardır büyük çaplı saldırılar gerçekleştirmemesine rağmen savaşın diplomatik bir çözüme ulaşacağına dair çok az işaret var. ABD, İran’ın Körfez’de ve daha yakın zamanda müttefikleri aracılığıyla Kızıldeniz’de gemilere yönelik saldırılarını sona erdirmenin yeni yollarını arıyor.

ABD ve İsrail’in İran’a saldırılar başlatmasının üzerinden neredeyse altı ay geçti. Çoğu İran ve Lübnan’da olmak üzere binlerce kişi hayatını kaybetti.

Savaş İran’ın konvansiyonel askeri kapasitesinin önemli bir bölümünü zayıflatmış, ülkeye ekonomik zarar vermiş ve dönemin Dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in ölümüne yol açmış olsa da İran, Körfez’deki ABD müttefiklerine ve üslerine saldırabilecek ve Hürmüz Boğazı’ndaki petrol tankerlerini tehdit edebilecek ölçüde füze ve insansız hava aracı kapasitesini korudu.

ABD ve İsrail’in ortadan kaldırmayı amaçladığı İran’ın nükleer programının mevcut durumu ise tam olarak bilinmiyor.

Pazartesi günkü gelişmelere rağmen petrol fiyatları varil başına 2 dolardan fazla geriledi. Bununla birlikte yatırımcılar Orta Doğu’dan kaynaklanabilecek yeni arz kesintileri ihtimaline karşı hazırlıklı olmaya devam etti.

ÇİN’İN PETROL TİCARETİ

İran’a yönelik daha ağır yaptırımlar uygulamaktan neden kaçındığı ve hedef alınacak ülkeleri neden açıklamadığı sorulan Bessent, “Küresel finans sistemini neden havaya uçurmak isteyeyim?” yanıtını verdi.

Bessent, ülkelere ve şirketlere İran’la bağlarını koparmaları için zaman tanımak istediğini söyledi.

Bessent daha önce, birkaç yıldır İran petrolünün en büyük alıcısı olan Çin’den işbirliği talep etmişti. Bununla birlikte İran limanlarına yönelik ABD ablukasının temmuz ortasında yeniden başlatılması, İran’ın Çin’e petrol akışını şimdiden azaltmış durumda.

Uzmanlara göre Washington, gelecek ay Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında yapılması beklenen görüşmeler öncesinde Çin bankalarına yönelik herhangi bir yaptırıma Pekin’in karşılık vermesinden çekiniyor. Özellikle Çin’in kritik mineral ihracatına getirebileceği kısıtlamalar hassas bir konu olarak görülüyor.

Pazartesi günü Çin bankaları hakkında sorulan bir soruya Bessent, “Bugün burada hiç kimsenin ABD yaptırımlarının erişiminin üzerinde olmadığını açıkça belirtmek istiyoruz” dedi.

Çin Dışişleri Bakanlığı ise yaptırım ve baskı taktiklerinin fayda sağlamadığını belirterek Pekin’in Çin’in çıkarlarını korumak için gerekli olanı yapacağını açıkladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English