Bizi Takip Edin

Avrupa

Bulgaristan’da Avrupa yanlısı Borissov seçimleri kazandı

Yayınlanma

Bulgaristan’ın eski başbakanı Boyko Borissov liderliğindeki GERB partisi pazar günü yapılan erken parlamento seçimlerini kazandı fakat Avrupa yanlısı koalisyon Değişime Devam Ediyoruz – Demokratik Bulgaristan ve en az bir başka parti ile hükümet kurmak için zorlu müzakerelerle karşı karşıya.

Sandık çıkış anketleri GERB’in %26,4 gibi rahat bir şekilde kazandığını gösteriyor. Avrupa yanlısı Değişime Devam Ediyoruz – Demokratik Bulgaristan koalisyonu %14,9 ile ikinci olurken, “Rusya yanlısı” olarak görülen Yeniden Doğuş %12,9 oy aldı.

ABD’nin Küresel Magnitsky Yasası kapsamında yaptırım uyguladığı işadamı Delyan Peevski’nin DPS-Yeni Bir Başlangıç partisi ise sandık çıkış anketlerine göre %8,9 oy aldı.

Aynı ankete göre Bulgaristan Türklerinin %8,7’si DPS kurucusu Ahmet Doğan’ın Hak ve Özgürlükler İttifakına oy verdi.

Bulgar Sosyalist Partisi (PES) %8,1 oyla parlamentoya girerken, “Böyle Bir Halk Var” partisi %6,8 oy aldı.

Bu oran korunur ve gelecek parlamentodaki katılımcı sayısı yedi olarak kalırsa, iktidar çoğunluğunu oluşturmak ve bir hükümet seçmek için en az üç partiye ihtiyaç duyulacak ve yedi ila dokuz arasında parti parlamentoya girecek.

Katılım oranı %38 ile en düşük oylamalardan biri olarak tarihe geçti.

Gallup ajansı Bulgaristan’ın dokuz partili bir parlamentoya sahip olacağını ve MECH (Kılıç) ve Veliçie’nin (Büyüklük) de sırasıyla %4,1 ve %4 ile barajı aşacağını tahmin ediyor. Bu iki partinin parlamentoya girmesi halinde “popülist” oluşumlar oyların %30’una yakınını temsil edecek.

Eski başbakan Nikolay Denkov oy verme gününden sonra yaptığı açıklamada, “GERB hükümeti kurmakla sorumludur,” dedi.

Seçim sonuçları, Bulgaristan’ın Avrupa yanlısı GERB ve Değişime Devam Ediyoruz – Demokratik Bulgaristan partilerinin katılımıyla en azından üç partili bir hükümete sahip olabileceğini açıkça gösteriyor. İki oluşum anlaşamazsa, ülke ilkbaharda dört yıl içindeki sekizinci seçim için sandık başına gidecek.

Avrupa

BSW lideri De Masi medyaya tepki gösterdi

Yayınlanma

Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde AfD’nin ezici zaferinin ardından BSW’nin bu partiye “yardım ettiği” iddialarına BSW Eşbaşkanı Fabio De Masi tepki gösterdi.

Eyalet düzeyinde CDU içerisinde kaynayan kazana ve Hristiyan Demokratlardan AfD’ye geçişlerin yaşanması ihtimaline rağmen medyanın devamlı BSW’ye odaklanmasına karşı çıkan De Masi, bu izlenimin “CDU’yu korumak için” yaratıldığından emin olduğunu savundu.

Parti temsilcileri, eyalet parlamentosundaki beş BSW üyesinin başbakan adayı olarak ne AfD’den ne de CDU’dan bir adaya oy vereceklerini çeşitli vesilelerle teyit ettiler. 

Fakat birçok medya kuruluşu, BSW’nin, en azından üçüncü tur oylamada çekimser kalarak, AfD adayının göreve gelmesine yardımcı olmaya hazır olabileceği izlenimini veriyor.

X’ten açıklama yapan BSW lideri, “tamamen matematiksel bir bakış açısıyla”, BSW’nin çekimser kalacağı yönündeki iddiaların “saçmalık” olduğunu savundu.

Olası bir üçüncü turda AfD’nin 39, BSW dışı diğer partilerin de 39 vekile sahip olacağını hatırlatan De Masi, bu oylamada AfD’nin kazanmasının BSW’nin çekimser kalmasıyla değil, ancak CDU’dan AfD’ye geçişlerle mümkün olacağına işaret etti.

Alman hükümet gazeteciliğinin “en ucuz propaganda seviyesine ulaşmış durumda” olduğunu ve “editör odalarında maaşlara zam yapılmış gibi göründüğünü” savunan De Masi, medyanın “CDU’ya yaltaklanarak onların firarilerinden dikkati dağıtmaya” çalıştığını söyledi.

Koçbaşı olarak AfD

De Masi’ye göre medya, “firari” CDU milletvekilleri AfD adayı Ulrich Siegmund için oy verirse, BSW’nin “kendini geri çektiği” için suçlu etmek istiyor.

CDU’nun planının “basit” olduğunu söyleyen De Masi, “Gizli bir oylamada CDU’dan AfD’ye firar edenleri BSW’ye kakalamak istiyorlar,” dedi.

Bu hafta başında birbiriyle çelişen çeşitli açıklamalarda bulunan CDU, pazar günü “hükümet kurma yetkisi” almadığı görüşünü benimsedi.

junge Welt’e (jW) göre seçimlerden önce, anket sonuçlarının doğrulanması halinde “hükümet kurma yetkisi”nin AfD’ye geçeceğini belirtmiş olan Federal Meclis üyesi Sepp Müller, pazartesi akşamı görevdeki Eyalet Başbakanı Sven Schulze’nin yerine CDU eyalet başkanı olarak aday olmayı planladığını açıkladı.

Schulze ise “şu anda” bu göreve yeniden aday olmanın “planında” olmadığını söyledi.

Kasım veya Aralık ayında yeni eyalet yürütme kurulunu seçmek üzere özel bir parti kongresi düzenlenecek.

Yeni Eyalet Başbakanı seçilene kadar geçici olarak görevde kalmayı planlayan Schulze, “Hükümet kurma yetkisi almadık” diye vurguladı.

Komşu Thüringen eyaletine benzer şekilde, Saksonya-Anhalt eyalet anayasasında ilk tur oylamanın gerçekleştirilmesi için belirli bir son tarih belirtilmemiştir.

Müller’in adaylığını hızlı bir şekilde açıklaması, AfD ile olası bir işbirliği açısından önem kazanabilecek bir sağa kayma işareti.

Şu an için Schulze’nin yaklaşımıyla Müller’inki arasındaki en çarpıcı fark, Müller’in sadece AfD ile işbirliğini değil, aynı zamanda Sol Parti ile de herhangi bir işbirliğini kesin bir dille reddetmesi.

Seçimden önce bile Müller, CDU liderliğindeki bir hükümetin ancak Sol Parti’nin desteğiyle (ki parti bunu defalarca ve şiddetle teklif etmişti) kurulabilmesi durumunda hükümet kurmayı tercih etmeyeceğini açıkça belirtmişti.

Bu mesele, Sol Parti’nin oylarıyla bile çoğunluğun sağlanamayacağı anlaşıldığı için pazar günü çözüme kavuştu.

Görünüşe göre Müller, şu anda ilke olarak, AfD’ye karşı Sol Parti ile herhangi bir gayri resmi parlamento ittifakını reddetmeye odaklanmış durumda.

Müller’in adaylığı, CDU lideri Friedrich Merz’in parti içindeki otorite kaybına da ışık tutuyor. 

Müller, Merz’in Berlin’de gazetecilerin önünde kendisini alenen eleştirmesinin ardından, gösterişli bir şekilde adaylığını açıkladı.

Şansölye, Federal Meclis grup başkan yardımcısının, kendi baş adaylarını “sırtından bıçakladığını” söyledi.

Eleştirilerle ilgili sorulduğunda Müller, eyalet şubesi içindeki güç dengesine işaret etti ve “Federal başkanımızın açıklamasına katılmıyorum ve her şeyden önce, eyalet partimizin büyük çoğunluğu da bu görüşe katılmıyor,” dedi.

Salı günü Müller, RTL/N-TV’de meydan okurcasına, “aylarca ve yıllardır her zaman savunduğu” şeyin “Hıristiyan demokrasisinin temel ilkesi” olduğunu açıkladı.

Salı günü Müller, CDU milletvekili grubundan ayrılanların olmayacağına dair güvenini dile getirdi. Fakat RTL/N-TV’de bunun sorumlusu olarak Schulze’yi gösterdi.

Müller, Schulze’nin “sorduğunuz sorunun cevabının ‘hayır’ olduğu konusunda itibarını ortaya koyabileceğine” “kesinlikle inandığını” belirtti.

Ayrıca Müller, “partiden ayrılanlar” terimiyle açıkça sadece AfD’ye geçen milletvekillerini kastetmişti. Bunun, “gizli oylamada birine oy vermekten tamamen farklı bir sorun” olduğunu söyledi.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Berlin’de AfD karşıtı protesto

Yayınlanma

Binlerce kişi, Almanya için Alternatif’in (AfD) Saksonya-Anhalt seçiminde elde ettiği zaferin ardından Berlin’de protesto gösterileri düzenledi.

Brandenburg Kapısı’nda toplanan göstericiler, AfD’yi kınayan barışçıl bir miting düzenlediler.

Pazar günü doğu eyaleti Saksonya-Anhalt’ta tarihinin en iyi eyalet sonucunu elde eden AfD, 20 Eylül’de başkentte ve Baltık kıyısındaki Mecklenburg-Batı Pomeranya’da yapılacak bölgesel seçimlere doğru net bir ivme kazandı.

Polis, 5.000 protestocu olduğunu bildirirken, organizatörler ise AfD’ye karşı seçmenleri harekete geçirme kampanyasına 14.000’den fazla kişinin katıldığını ileri sürdü.

Kalabalığın içindeki pankartlarda “Faşizm bir alternatif değildir”, “Nazi AfD’yi durdurun: ırkçılığa ve sosyal hizmetlerdeki kesintilere son verin” ve “Tarih gözlerini üzerimize dikmiş” yazıyordu.

Koçbaşı olarak AfD

Seçim gününe iki haftadan az bir süre kala, Berlin’deki mitingde göstericiler, pazar günkü sonucun ardından “umutsuzluktan ve sinizmden kaçınılması” gerektiği konusunda uyarıda bulundu.

Eski Nazi toplama kampı Buchenwald’daki anıtın müdürü Jens-Christian Wagner sahneden yaptığı konuşmada, AfD’nin Saksonya-Anhalt’ta aldığı yaklaşık %44’lük oy oranının, “insanı öfkelendiren ve şaşkına çeviren bir utanç” olduğunu söyledi.

Wagner, AfD’nin mutlak çoğunluğu kıl payı kaçırmış olsa da Saksonya-Anhalt’ta iktidara gelmenin eşiğinde olduğu ve bunun İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana “aşırı sağ” için bir ilk olacağı uyarısında bulundu ve “Bu durum sessizce kabul edilmemeli,” dedi.

Saksonya-Anhalt’taki Die Linke (Sol Parti) şubesinin üyesi olan 17 yaşındaki Max Schneller, eyaletteki aktivistlerin bir AfD hükümetinin azınlıkları hedef almaya yönelik her türlü girişimine karşı mücadele edeceklerini söyledi.

Schneller, “Komşularımızı kökenlerine, dinlerine veya ten rengine göre sınıflandırmaya başlamayacağız; nefret etmek için fazla insancılız,” dedi ve sözleri büyük alkış aldı.

AfD, hükümet kurmak için gerekli desteğin üç oy gerisinde. Partinin adayı Ulrich Siegmund, krallık kurucu rolünü üstlenmeye istekli diğer partilerden muhalifleri kendi safına çekmeyi umuyor.

Almanya’nın iç istihbarat teşkilatı, 2023 yılından bu yana partinin eyalet şubesini “demokratik normlara tehdit oluşturduğu” gerekçesiyle “aşırı sağcı örgütler” listesine aldı.

Yerel basının haberlerine göre, Berlin yakınlarındaki Potsdam’da da yüzlerce AfD karşıtı protestocu bir araya gelirken, Münster, Göttingen, Dresden, Aachen, Bamberg, Darmstadt ve AfD’nin oyların neredeyse yarısını kazandığı Saksonya-Anhalt eyaletindeki Halberstadt’ta da mitingler düzenlendi.

Eyaletin ikinci büyük şehri olan Halle’de, sol gruplar ve sivil toplum örgütleri seçim gününden bu yana bir protesto kampı düzenliyorlar.

AfD, Mecklenburg-Batı Pomeranya’daki seçmen tercihi anketlerinde de yaklaşık %35 ile başı çekiyor.

Bununla birlikte, eyalet başbakanı Manuela Schwesig’in liderliğindeki SPD, yaz aylarında dikkat çekici bir geri dönüş gerçekleştirdi ve şu anda %30’un üzerinde bir oy oranı elde ediyor.

Almanya’nın 16 federal eyaletinden biri olan Berlin’de ise durum daha karmaşık. Birkaç parti birinci olmak için rekabet ediyor. Eyalet, Hıristiyan Demokratlar (CDU) ile SPD’nin oluşturduğu bir koalisyon tarafından yönetiliyor.

Şansölye Friedrich Merz’in partisi olan CDU başkentte yaklaşık %20 oy oranıyla kıl payı bir üstünlük sağlıyor.

Hemen arkasında, seçim kampanyasında hızla artan konut maliyetlerine odaklanan Die Linke ve AfD yer alırken, bunları %10’ların ortalarında oy toplayan SPD ve Yeşiller takip ediyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

BSW’den iki koşul: Başbakan Batı Alman veya siyonist olmamalı

Yayınlanma

BSW’nin baş adayı Claudia Wittig, Saksonya-Anhalt’ta başbakan adayı olabilecek bir kişi Batı Alman ve siyonist olmaması gerektiğini söyledi

AfD, Saksonya-Anhalt’taki eyalet seçimlerini rekor bir sonuçla kazandı. Fakat bu, tek partili bir hükümet kurmak için yeterli değil.

Şimdi anahtar rol BSW’ye düşebilir. Sahra Wagenknecht’in partisi, “partili olmayan bir başbakan” savunuyor ve bunu AfD ile de görüşmek istiyor.

AfD ile koalisyona kapıları kapatan ama olaylar ve yasalar bazında ortaklıklar kurulabileceğini söyleyen Wittig’in bu mülakatı Compact’ın YouTube kanalında yayınlandı.

Sahra Wagenknecht, daha önce kendi siyasi müttefiklerinin de sağcı Compact dergisi ile ilişkilenmesine tepki göstermişti.

Şubat 2023’te, o dönem Sol Partili (Die Linke) olan Diether Dehm, dergiye bir röportaj vermişti.

Bir Spiegel muhabiri, X’te bu duruma dikkat çekince Wagenknecht o zaman, “‘Compact’a röportaj veren herkes aklını kaçırmış demektir,” diyerek yanıt vermişti.

BSW’nin Compact’a yönelik tutumu değişmiş görünüyor. Wittig’in dergiye kapsamlı bir röportaj vermesinin yanı sıra, Wagenknecht de daha sonra Compact TV’ye konuştu.

Seçim kampanyası sırasında Wittig’in Compact tarafından düzenlenen bir yaz festivaline katılacağı duyurulmuştu. Daha sonra katılımı iptal edildi.

BSW, iptal nedeni olarak kendi eyalet şubesinden gelen olumsuz geri bildirimleri ve etkinliğin sorunlu bulduğu temasını gösterdi.

“COMPACT-Magazin GmbH”, Federal Anayasa Koruma Dairesi tarafından aşırı sağcı olarak sınıflandırılıyor ve gözetim altında tutuluyor.

Federal İçişleri Bakanlığı, Temmuz 2024’te bu örgütü yasaklamaya çalıştı fakat başaramadı. Federal İdare Mahkemesi, 2025 yılında bu yasağı bozdu.

Derginin kurucusu, eskiden sol ve komünist çevrelerde adını duyurmuş Jürgen Elsässer.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English