Bizi Takip Edin

Asya

Çin lideri Xi Jinping Vietnam ziyareti öncesi ‘ticaret savaşına’ karşı uyardı

Yayınlanma

Çin lideri Xi Jinping, Donald Trump’ın tırmandırdığı ticaret savaşı nedeniyle sarsılan ihracata dayalı Güneydoğu Asya ekonomileriyle bağlarını güçlendirmek üzere bu hafta Vietnam, Malezya ve Kamboçya’yı kapsayan bir tura çıkarken ABD’nin korumacılığının “hiçbir yere varamayacağı” uyarısında bulundu. Xi Jinping Vietnam ziyareti için pazartesi günü Hanoi’ye vardı.

Xi’nin bu yılki ilk yurtdışı gezisi olan ziyaret, ABD Başkanı’nın Çin mallarına yönelik gümrük vergilerini yüzde 145’e kadar çıkararak dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ayrışma korkularını derinleştirmesinden ve küresel piyasalarda satışları tetiklemesinden günler sonra gerçekleşti.

Xi Jinping Vietnam ziyareti öncesinde, “eşit ve düzenli çok kutuplu bir dünyayı” teşvik etmek için Vietnam ve diğer gelişmekte olan ekonomilerle daha fazla işbirliği çağrısında bulundu.

Vietnam medyasında “Ticaret savaşı ve gümrük vergisi savaşının kazananı olmaz ve korumacılık hiçbir yere götürmez” diye yazan Xi, ülkelerin “çok taraflı ticaret sistemini, istikrarlı küresel sanayi ve tedarik zincirlerini ve açık ve işbirliğine dayalı bir uluslararası ortamı kararlılıkla koruması” gerektiğini de sözlerine ekledi.

Xi Jinping Vietnam, Malezya ve Kamboçya’ya gidiyor

Düşük maliyetli ihracatları nedeniyle ABD ile yüksek mal ticareti fazlası veren birçok Güneydoğu Asya ülkesi de yüzde 49’a varan vergilerden etkilendi. Küresel tedarik zincirleri son yıllarda ABD’nin baskısıyla Çin’den uzaklaşmak ve gümrük vergilerinden kaçınmak amacıyla başta Vietnam olmak üzere bölgeye taşınmaya çalışılıyor.

Trump ilk açıklamasından bu yana Çin hariç bazı gümrük vergilerine 90 günlük bir erteleme getirdiğini açıkladı ancak ticaretteki belirsizlik Güneydoğu Asya hükümetlerini tedirgin etti ve Çin’in halihazırda pek çok ülkenin en büyük yatırımcısı ve ticaret ortağı olduğu bölgeye yönelik Washington’un taahhütleri hakkında soru işaretleri yarattı.

Singapur’daki Nanyang Teknoloji Üniversitesi’nde yardımcı doçent olan Dylan Loh, Xi’nin ziyaretinin “mevcut uluslararası ekonomik düzeni savunmaya çalışan biziz, engellerin kaldırılmasını savunan biziz ve Çin pazarı açık kalacaktır” mesajını verdiğini söyledi.

Cuma günü ABD, Çin’den ithal edilen akıllı telefonlar ve diğer bazı tüketici teknolojisi ürünlerinin yanı sıra yarı iletkenler ve çip üretim ekipmanlarının yüksek “karşılıklı” gümrük vergilerinden muaf tutulacağını açıklamıştı. Pazar günü ise Trump rotayı değiştirerek muafiyetin geçici olduğunu ve sektör için ayrı bir tarife rejimi oluşturulacağını söyledi.

Çin liderinin turu pazartesi günü dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri ve gelişmekte olan bir üretim merkezi olan Vietnam’da başlıyor. Salı günü ise Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği’nin bu yılki başkanı Malezya ve Kamboçya’ya gidecek.

Xi ayrıca, ABD gümrük vergilerini aşmak için Çin mallarının kendi ülkeleri üzerinden aktarılmasını engelleme baskısı altındaki Güneydoğu Asyalı liderleri ikna etmeye çalışacak.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent bu hafta Vietnam Başbakan Yardımcısı Ho Duc Phoc ile bir araya geldi ve resmi ticaret görüşmelerine başlama konusunda anlaştı.

Bu arada İspanya Başbakanı Pedro Sánchez cuma günü Pekin’de Xi ile bir araya geldi ve AB liderleri temmuz sonunda bir zirve için Çin’e gitmeyi planlıyor. Xi, Sánchez’e zorlu bir ticaret savaşının ortasında Avrupa ülkesiyle bağlarını derinleştirmeye istekli olduğunu söyledi ve dünyanın “yüzyılda görülmemiş hızlı değişimlerden geçtiği” uyarısını tekrarladı.

Ekonomistler, ABD’nin bu ay açıkladığı gümrük vergilerinin Güneydoğu Asya ülkeleri üzerinde zarar verici bir etkisi olacağı uyarısında bulundu. Yüzde 46’lık bir oranla karşı karşıya olan Vietnam, ihracatının yaklaşık üçte birini ABD’ye yaptığı için en çok etkilenecek ülkeler arasında yer alacak.

Singapur bankası OCBC, gümrük vergisi açıklamasının ardından Vietnam için 2025 GSYH büyüme tahminini yüzde 6,2’den yüzde 5’e düşürdü, ancak Hanoi yüzde 8 büyüme hedefini korudu.

Singapur Dışişleri Bakanı geçen hafta Financial Times‘a verdiği bir mülakatta, küresel ticaret sisteminin sarsılmasının “küçük ülkeler için çok düşmanca” olabileceğini ve bu ülkelerin “dışarıda kalma” riskiyle karşı karşıya kalabileceğini söyledi.

Pekin yönetimi Güneydoğu Asya’da güçlü ekonomik ve ticari ilişkiler kurmak için yıllarını harcadı ve Güney Çin Denizi’ndeki toprak anlaşmazlıkları kötüleşirken bile altyapıya milyarlarca dolar yatırım yaptı.

Singapur’daki S Rajaratnam Uluslararası Çalışmalar Okulu’nda Çin uzmanı olan James Char, Trump’ın ticaret politikalarının yol açtığı belirsizliğin Pekin için “bölge ülkeleri için güvenilir bir ortak olma iddiasını ortaya koyma” fırsatı yarattığını söyledi.

Asya

Moonshot halka arz öncesinde 50 milyar dolar değerleme hedefliyor

Yayınlanma

Çinli yapay zeka girişimi Moonshot AI, Hong Kong Borsası’nda planladığı halka arz öncesinde şirket değerlemesini 50 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Şirketin yakın zamanda 31,5 milyar dolar değerleme ile yeni bir finansman turunu tamamlamaya hazırlandığı ve hemen ardından yeni yatırım görüşmelerine başlayacağı belirtiliyor.

Çin merkezli yapay zeka şirketi Moonshot AI, Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda gerçekleştirmeyi planladığı halka arz (IPO) öncesindeki süreçte şirket değerlemesini 50 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, şirket bu doğrultuda bir halka arz öncesi finansman aşaması yürütmeyi planlıyor.

Kaynaklar, Moonshot’ın önümüzdeki birkaç gün içinde 31,5 milyar dolar değerleme üzerinden yürüttüğü mevcut yatırım turunu tamamlayacağını ifade etti.

Aktarılan bilgilere göre şirket, bu turun kapanmasının hemen ardından potansiyel yatırımcılarla yeni bir sermaye yatırımı için müzakerelere başlamayı tasarlıyor.

Yeni Kimi K3 modeli beklentileri artırıyor

Moonshot, bu süreçte temmuz ayının başlarında tanıttığı yeni yapay zeka modeli Kimi K3’ün başarısından yararlanmayı hedefliyor.

Şirket, Kimi K3’ün Anthropic firmasının en gelişmiş modeli Claude Fable 5 ile OpenAI tarafından geliştirilen GPT-5.6 dışındaki tüm rakiplerini geride bıraktığını iddia ediyor.

Söz konusu model, dünyanın en zengin isimleri arasında yer alan Elon Musk tarafından “etkileyici” olarak nitelendirildi. OpenAI Strateji Şefi Ding Ball ise açık kaynaklı bu modelin piyasaya sürülmesinin teknoloji dünyasını “tam teşekküllü bir yapay zeka komünizmine” yaklaştırdığı uyarısında bulundu.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Amerikan makamlarının Çin dahil olmak üzere denizaşırı ülkelerdeki açık kaynaklı modelleri yakından inceleyeceğini ve ABD şirketlerine ait fikri mülkiyet haklarının çalındığına dair bulgulara rastlanması halinde gerekli önlemleri alacaklarını bildirdi.

Çinli Moonshot AI yeni modeli Kimi K3’ü tanıttı

Altı ay içinde borsaya açılması bekleniyor

Moonshot, daha önce hissedarlarına Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda kotasyon alma niyetinde olduğunu bildirmişti. Bloomberg tarafından paylaşılan bilgilere göre şirketin önümüzdeki altı ay içinde halka arzını gerçekleştirmesi bekleniyor.

Google ve Meta’nın eski çalışanı Yang Zhilin tarafından 2023 yılının başında kurulan Moonshot, Çince adını kurucusunun sevdiği müzik grubu Pink Floyd’un albümüne atıfla “Dark Side of the Moon” (Ayın Karanlık Yüzü) ifadesinden alıyor. Girişim; Alibaba Group Holding bünyesindeki Qwen, MiniMax Group ve Z.AI ile birlikte Çin yapay zeka sektörünün öncüleri arasında kabul ediliyor.

Çin’de Moonshot’ın yanı sıra diğer büyük yapay zeka şirketleri de halka arz süreçlerine hazırlanıyor.

DeepSeek firmasının 2027 yılında halka açılmayı değerlendirdiği belirtilirken, araştırmacı Lee Kai-Fu tarafından kurulan 01.ai adlı girişimin borsa hisse senedi ihracının da aynı yıl içinde gerçekleşebileceği kaydediliyor.

Okumaya Devam Et

Asya

DeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı

Yayınlanma

Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarının çalışma belgeleri ve kişisel mesajları içeren diyalogları Google arama sonuçlarında açık erişime çıktı. Veri görünürlüğü, kullanıcıların üçüncü kişilere aktarım amacıyla “Paylaş” seçeneğini etkinleştirerek ürettiği kamuya açık bağlantıların arama motoru tarafından indekslenmesinden kaynaklandı.

Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarına ait diyaloglar, çalışma belgeleri ve kişisel mesajlar Google arama motorunda açık erişime çıktı.

Durumun, kullanıcıların yazışmaları üçüncü kişilere aktarmak amacıyla oluşturduğu kamuya açık bağlantıların Google tarafından indekslenmesinden kaynaklandığı tespit edildi.

Süreç, DeepSeek arayüzündeki “Paylaş” seçeneğiyle işliyor. Bu özellik etkinleştirildiğinde kullanıcı metnin belirli bölümlerini işaretliyor ve platform herkesin erişebileceği bir internet adresi üretiyor.

Sistem işlem sırasında söz konusu içeriğin bağlantıya sahip olan herkese açık hale geleceği bilgisini veriyor. Arama motoru da yalnızca hesap sahiplerinin manuel olarak genel erişime açtığı diyalogları sonuçlarda listeliyor.

Ocak 2025’te bulut güvenliği şirketi Wiz Research uzmanları, DeepSeek veri tabanından gizli bilgilerin sızdığını tespit ettiklerini duyurmuştu. Geliştirici firmaya bildirilen sorun hızla giderilmişti.

Uzmanların değerlendirmelerine göre açık erişime sızan veriler arasında sohbet geçmişleri, gizli anahtarlar, arka plan sistem ayrıntıları ve diğer gizli bilgileri içeren 1 milyondan fazla veri satırı yer alıyordu.

DeepSeek, kuruluşundan bu yana 7 milyar dolardan fazla yatırım toplayarak Çin’in en yüksek piyasa değerine sahip yapay zekâ girişimi konumuna geldi.

Platformun kullanıma sunulmasından itibaren dünya genelinde çok sayıda ülke, ulusal güvenlik ve kişisel verilerin korunması kaygıları doğrultusunda hükümet düzeyinde ve kamu kurumlarında sistemin kullanımına yönelik yasak veya kısıtlamalar getirdi.

Axios’un aktardığı bilgilere göre ABD Kongresi üyelerinin Çin menşeli sohbet botunu kullanmasına izin verilmiyor.

2026 yılı başlarında ise İtalya Veri Koruma Kurumu, kişisel verilerin işlenme yöntemlerine dair bilgi eksikliği gerekçesiyle DeepSeek erişimini engelledi.

Yapay zekâ sistemlerinde benzer veri güvenliği sorunları daha önce de yaşanmıştı. 2023 yılında OpenAI şirketine ait ChatGPT yazılımında, açık kaynaklı “redis-py” adlı Redis müşteri kütüphanesindeki bir hata nedeniyle bazı kullanıcıların kişisel verileri internete sızmıştı.

Söz konusu teknik aksaklık, ChatGPT abonelik doğrulama e-postalarının bir kısmının yanlış kullanıcılara gönderilmesine yol açmıştı.

Okumaya Devam Et

Asya

Japonya, nükleer silah tartışmasını tabu olmaktan çıkarıyor

Yayınlanma

Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, ülkesinin nükleer silah edinme konusundaki tartışma yasağını kaldırması gerektiğini belirterek güvenlik ortamının kötüleştiğini vurguladı. Kyodo News ajansının aktardığına göre Koizumi, ulusal savunma önlemlerini artıran Finlandiya ve Fransa’yı örnek göstererek Tokyo’nun bazı konuları tabu sayan yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini kaydetti.

Japonya hükümetinde, ülkenin nükleer silah edinmesine yönelik tartışmalar üzerindeki yasağın kaldırılması yönünde çağrı yapıldı.

Kyodo News ajansının aktardığına göre Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, Tokyo’nun nükleer silah konusunu tartışmaktan “kaçınamayacağını” ifade etti.

Bakan Koizumi, nükleer caydırıcılığı güçlendirmek için adımlar atan Fransa ve Finlandiya’yı örnek gösterdi. Finlandiya parlamentosu, haziran ayı ortasında ulusal savunmayı güvence altına almak amacıyla nükleer silahların ülke topraklarına ithalini, transit geçişini ve depolanmasını engelleyen yasağı kaldıran bir kanunu kabul etmiş, düzenleme daha sonra Cumhurbaşkanı Alexander Stubb tarafından imzalanmıştı.

Koizumi, güvenlik durumunun kötüleştiğini ve Tokyo’nun bazı konuların tartışılmasını tabu haline getiren yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini belirtti. 1945 yılında ABD’nin atom bombası saldırılarına maruz kalan Japonya, günümüzde Amerikan nükleer şemsiyesinin koruması altında yer alıyor ve topraklarında nükleer silah üretmeme, bulundurmama ve girişine izin vermeme şeklindeki üç temel ilkeye bağlı kalıyor.

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Kasım 2025’te bu ilkelerin değiştirilmesi konusunu gündeme taşımıştı.

Japon yetkililer, ulusal güvenliğe dair üç temel belgenin güncellenmesi sürecinde bu konuyu ele almaya başladı. Takaichi, özellikle nükleer silahların ülkeye girişine yönelik yasağın kaldırılmasını önermiş, mevcut yasağın ABD’nin caydırıcılık potansiyelini zayıflattığını savunmuştu.

Mevcut yasal çerçevede Washington, Japonya’daki askeri üslerine ve buradaki limanlara yanaşan gemilerine bu tür mühimmatları yerleştiremiyor.

Kyodo News ajansına konuşan ve Takaichi hükümetinin güvenlik politikalarının hazırlanmasında yer alan bir kaynak, aralık ayında yaptığı açıklamada Japonya’nın nükleer silaha sahip olması gerektiğini savunmuştu.

Bu çıkış, muhalefet partilerinin ve bazı ülkelerin tepkisine yol açmıştı.

Avrupa’da da benzer güvenlik tartışmaları sürüyor. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, temmuz ayı başında yaptığı açıklamada, ülkedeki siyasi güçlerin “kötüleşen jeopolitik durum” gerekçesiyle ülkede nükleer silah ve yabancı askeri üslerin konuşlandırılmasını engelleyen anayasal yasağın kaldırılmasına yönelik bir plan üzerinde uzlaştığını bildirmişti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise mart ayı başında ülkesinin nükleer stratejisinde değişikliğe gidildiğini ve “Fransız caydırıcılığında yeni bir aşamaya” geçildiğini duyurmuştu.

Mevcut durumda yaklaşık 290 savaş başlığına sahip olan Fransa, nükleer kalkanını ortaklarına da genişletmeyi planlıyor.

Macron; Almanya, Polonya, Yunanistan, Hollanda, Belçika, Danimarka ve İsveç ile yapılacak işbirliğinin, nükleer silahların kullanılacağı ortak askeri tatbikatları ve Fransız savaş uçaklarının bu ülkelerde geçici olarak konuşlandırılmasını kapsayacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English