Bizi Takip Edin

Asya

Çin ordusunun en kıdemli generalinin görevden alınması ne anlama geliyor?

Yayınlanma

Çin Komünist Parti (ÇKP) kongresi ve Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun (PLA) yüzüncü yılı öncesinde iki üst düzey generalin ani şekilde görevden alınması büyük sansasyon yarattı.

Pekin, cumartesi günü, Merkez Askerî Komisyonu’nun (CMC) birinci sıradaki başkan yardımcısı ve Çin’in üniformalı en üst düzey subayı olan Zhang Youxia’nın ciddi disiplin ihlalleri nedeniyle soruşturma altında olduğunu; ayrıca CMC Müşterek Kurmay Dairesi Başkanı Liu Zhenli’nin de aynı gerekçeyle soruşturulduğunu duyurdu.

Bu iki ismin gidişi, Çin’in en üst askerî komuta kademesinde yalnızca iki üyenin kalmasına yol açtı: başkan Xi Jinping ve silahlı kuvvetler içerisinde disiplin işlerinden sorumlu olan ikinci sıradaki başkan yardımcısı Zhang Shengmin.

Soruşturma, Pekin’in gelecek yıl yapılacak iki önemli olay öncesinde hem fırsatları hem de riskleri tarttığı bir dönemde geliyor: üst düzey kadro değişimlerinin yapıldığı beş yılda bir düzenlenen 21. parti kongresi ve Halk Kurtuluş Ordusu’nun (PLA) modernleşme hedeflerindeki ilk büyük kilometre taşı için belirlenen son tarih olan PLA’nın yüzüncü yılı.

Bu dönüm noktası niteliğindeki etkinliklerden önce iki üst düzey askerî liderin görevden alınması kaçınılmaz biçimde riskli bir hamle olarak görülüyor; ancak Çini gözlemcilere göre bu durum, Devlet Başkanı Xi Jinping’in “disiplin, odaklanma ve siyasi saflığı her şeyin üstünde tutma kararlılığını” ortaya koyuyor.

Xi, 2020’de yaptığı bir konuşmada, partinin saflığına zarar veren davranışların sürdüğünü söylemiş; çözülememiş “ideolojik, siyasi, örgütsel ve davranışsal saflıksızlıktan” bahsetmişti.

South China Morning Post’a konuşan bir kaynağa göre, Zhang Youxia ve Liu’nun görevden alınması cesur bir hamle olsa da, bunu basit bir güç mücadelesi olarak yorumlamak doğru değil.

İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan kaynak, “Ortada anlamlı bir siyasi rakip olduğuna dair bir kanıt yok. Her iki isim de Xi ile yakından ilişkilidir ve kariyerleri ona bağlıdır. Bu, Xi’nin standartlarını karşılayamadıkları için yaşandı,” dedi.

1970’ler ve 80’lerdeki Çin-Vietnam çatışmalarının kilit gazileri olan Zhang ve Liu, geçen hafta Xi’nin başkanlık ettiği üst düzey bir parti seminerinde dikkat çekici biçimde yer almadı; bu gelişme, siyasi geleceklerine ilişkin yaygın spekülasyonları tetikledi.

Kamuoyuna açık en son ortada görünmeleri 22 Aralık’ta olmuş, Xi, general rütbesine yükseltilen iki askerî subaya terfi sertifikalarını vermişti.

Pazar günü, resmî PLA Daily gazetesi, Zhang ve Liu hakkında soruşturma açılması kararının, parti liderliğinin yolsuzlukla mücadelede “hiçbir yerin sınır dışı olmadığı, hiçbir alanın boş bırakılmadığı ve hiçbir hoşgörüye izin verilmediği” yönündeki açık tutumunu bir kez daha gösterdiğini yazdı.

Cumartesi günü Ulusal Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan ve soruşturmayı duyuran bildiride, Zhang ve Liu’nun “ciddi disiplin ve hukuk ihlalleri” şüphesi taşıdığı belirtildi; bu ifade, rüşvet dahil olmak üzere yolsuzluk için sıkça kullanılan bir kalıptır.

PLA Daily’deki bir başyazı, suçlarının yalnızca rüşvetle sınırlı kalmayabileceğini öne sürdü.

Gazeteye göre iki isim, Xi’ye CMC başkanı olarak tüm askerî konularda mutlak ve nihai söz hakkı veren “CMC başkanı sorumluluk sistemi”ni “çiğnemiş ve zedelemişti”.

Makalede, bu kişilerin davranışlarının “ordunun parti tarafından mutlak biçimde yönetilmesini etkileyen siyasi ve yolsuzluk sorunlarını ciddi biçimde körüklediği, partinin iktidar temelini tehlikeye attığı ve CMC liderlik ekibinin imajını ve prestijini ciddi ölçüde etkilediği” iddia edildi.

Ayrıca, orduda siyasi sadakati güçlendirmeye yönelik çabalara ciddi zarar verdikleri, ordunun siyasi ortamını aşındırdıkları ve genel muharebe hazırlığını baltaladıkları; bunun da parti, ülke ve silahlı kuvvetler üzerinde ağır sonuçlar doğurduğu ileri sürüldü.

Öz devrim vurgusu

Analistlere göre Zhang ve Liu’nun akıbeti, Xi’nin partinin iç temizlik ve yenilenme çabasını tanımlamak için öne çıkardığı “öz-devrim” (self-revolution) kapsamında yürütülen kampanyada hiçbir yetkilinin dokunulmaz olmadığını gösteren sert bir uyarı niteliğinde.

Yolsuzlukla mücadele ve sağlıklı yönetimi güvenceye almak amacıyla kullanılan öz-devrim, Xi’nin, 80 yıl önce Çin’in devrim üssü Yanan’daki bir mağara konutunda gündeme gelen bir soruya verdiği yanıttır: Ülke, uzun vadeli yönetimi sürdürebilmek için yükseliş ve çöküşten oluşan tarihsel döngüden nasıl kaçabilir? Bu soru, başlangıçta 1945’te Mao Zedong’a yöneltilmiş; Mao’nun yanıtı ise “otoriteyi halkın gözetimi altına koymak” olmuştu.

Xi, 2021’de bu soruyu yeniden ele alarak yanıtın “öz-devrim” olduğunu söyledi. Geçen ay yaptığı yılbaşı gecesi konuşmasında ise, partiyi Yanan’daki bu soruya doğru yanıt vermeyi sürdürmeye ve halkın beklentilerine uygun bir cevap hazırlamaya çağırdı.

Sadakatsizlik

Singapur Ulusal Üniversitesi Lee Kuan Yew Kamu Politikası Okulu’nda doçent olan Alfred Wu, PLA Daily’de kullanılan dilin, Zhang ve Liu’nun suçlarının yolsuzluğun ötesine geçerek parti liderliğine sadakatsizlik boyutuna ulaşmış olabileceğine işaret ettiğini söyledi.

South China Morning Post’a konuşan Wu, “Bu kadar kararlı ve hızlı bir açıklama [Zhang ve Liu hakkında] Xi’den gelen güçlü bir sinyaldir: sadakat hayati önemdedir. Aile geçmişi, iş deneyimi veya Xi ile bağlantısı ne olursa olsun, eğer parti merkezine sadık değilseniz bunlar cezanın azaltılmasına gerçekte yardımcı olmayacaktır,” dedi.

Zhang’ın düşüşü özellikle dikkat çekici; çünkü o yalnızca Çin’in en üst askerî yetkilisi değil, aynı zamanda Pekin’de Xi ile derin aile bağları olan ve onun tarafından kişisel olarak güvenilen az sayıdaki isimden biridir.

Her ikisinin babaları da Shaanxi eyaletindendi ve Çin iç savaşında birlikte görev yapmışlardı. General Zhang Zongxun ve Xi’nin babası Xi Zhongxun, 1947’de PLA’nın Kuzeybatı Saha Ordusu’nda birlikte yakın çalışmıştı.

Nükleer sırları sızdırdı iddiası

Wall Street Journal gazetesinin ise, “suçlamalarla ilgili, üst rütbeli komutanlara yönelik bilgilendirme toplantısına katılan kişilere” dayandırdığı haberde, Zhang’ın, Çin’in nükleer programıyla ilgili teknik bilgileri ABD’ye aktardığı ve bu suretle ulusal güvenlik açığına yol açtığı iddia edildi.

Söz konusu iddiaya ilişkin bulguların, Çin’in askeri ve sivil nükleer programlarının yürütülmesinden sorumlu Çin Ulusal Nükleer Şirketinin (CNNC) eski Genel Müdürü Gu Jun hakkında başlatılan soruşturmadan elde edildiği öne sürüldü.

Çin Komünist Partisi Merkezi Disiplin İnceleme Komisyonu ve Çin Ulusal Denetleme Komisyonu, 19 Ocak’ta sivil bir yönetici olan Gu hakkında soruşturma başlatıldığını bildirmişti.

Zhang Youxia

Zhang Youxia, tam general rütbesine 2011’de yükselmeden önce çok sayıda üst düzey komuta görevinde bulundu. Ertesi yıl, PLA’nın askerî teçhizat alımı ve geliştirilmesinden sorumlu güçlü bir organı olan Genel Silahlanma Dairesi’nin başına getirildi; bu birim, 2016’da CMC’nin Teçhizat Geliştirme Dairesi’ne dönüştürüldü.

Zhang, Xi’nin ilk kez liderliği devraldığı 2012 parti kongresinde CMC üyesi oldu. Ardından 2017 parti kongresinde CMC’nin ikinci sıradaki başkan yardımcılığına terfi etti ve son olarak 2022’deki kongrede bir basamak daha yükselerek 72 yaşında birinci başkan yardımcısı oldu — bu yaş, resmî emeklilik yaşı olan 68’in oldukça üzerindeydi.

Xi’nin ilk döneminde genel silahlanmadan sorumlu başkan olarak Zhang, Çin’in Ay keşif programı ile insanlı uzay projelerini de yürüttü. Ayrıca, 2015’te başlatılan daha geniş askerî reformların temel unsurlarından biri olan askerî ve sivil projeleri bütünleştirme yönündeki Xi hamlesinin güçlü bir savunucusu oldu.

Yolsuzlukla mücadele kampanyası

Analistler, bu düşüşe şaşırmadıklarını; çünkü bir süredir söylentilerin dolaştığını, ancak daha ziyade bunun ne kadar hızlı biçimde resmen doğrulanmasına şaşırdıklarını söyledi.

Normalde, üst düzey yetkililerin düşürülmesi uzun bir hazırlık süreci içerir. Örneğin, eski CMC başkan yardımcısı He Weidong ile CMC’nin siyasi çalışma direktörü Miao Hua’nın düşüşü, kamuoyunda görünmemeleri ve söylentilerden resmî açıklamaya kadar yaklaşık yedi ay sürdü.

Buna karşılık Zhang ve Liu’nun vakaları, çok az görünür ipucu ile spekülasyondan gözaltına hızlı biçimde ilerledi.

Xi’nin 2012’de başlattığı kapsamlı yolsuzlukla mücadele kampanyası 2023’ten bu yana daha da yoğunlaştı. Bu kampanya, PLA Roket Kuvvetleri komutanları, yarı askerî Halk Silahlı Polisi liderleri ve harekât sahası komutanları dahil olmak üzere çok sayıda üst düzey PLA subayını devirdi.

Singapur’daki S. Rajaratnam Uluslararası Çalışmalar Okulu’nda yardımcı doçent olan James Char, Zhang hakkında soruşturma açarak Xi’nin nihayet bazı PLA gözlemcilerinin eleştirilerine yanıt verdiğini söyledi: “ordudaki yolsuzlukla mücadele kampanyasının seçici yürütüldüğü” ve Xi’ye yakın olanların “görünüşte cezasız kaldığı” yönündeki eleştiriler.

Wu’ya göre daha fazla tutuklama olası; Pekin, saflarda endişelerin dalga dalga yayılması üzerine PLA moralini istikrara kavuşturmaya odaklanmış durumda.

Char ise şunları söyledi: “Zhang ve Miao’nun takipçileri arasında yer alan ve hâlâ PLA içinde bulunan kişiler, muhtemelen daha temkinli hareket edecek ve başkomutanlarına ve onun askerî gündemine desteklerini sözlü olarak dile getirmede daha proaktif olacaktır.”

Asya

Samsung, Kore tarihinin en büyük hissedar ödeme planını açıkladı

Yayınlanma

Elektronik, akıllı telefon ve yarı iletken üreticisi Samsung Electronics, 2026 yılında hissedarlarına 90 trilyon ile 110 trilyon won (65-80 milyar dolar) arasında ödeme yapmayı planladığını duyurdu. Bloomberg verilerine göre bu adım Kore şirketleri tarihindeki en yüksek ödeme hacmi olma niteliği taşırken, rakip SK Hynix’in hisse geri alımı sonrasında devreye alındı.

Elektronik, akıllı telefon ve yarı iletken üreticisi Samsung Electronics, 2026 yılında hissedarlarına 90 trilyon ile 110 trilyon won (65-80 milyar dolar) arasında kaynak aktarmayı planladığını bildirdi.

Bloomberg verilerine göre bu tutar, Kore şirketleri tarihindeki en yüksek ödeme hacmi olma özelliği taşıyor.

Samsung’un duyurduğu bu plan, dünya genelinde bugüne kadar açıklanan en büyük sermaye getirisi programları arasında da yer alıyor.

ABD tarihinde ise Apple, 2024 yılında 110 milyar dolarlık hisse geri alımını onaylamış ve bu işlem ülkenin en büyük hisse geri alımı olarak kayda geçmişti.

Samsung, serbest nakit akışının yaklaşık yarısını hissedarlara yönlendireceğini açıkladı. Şirket, bu tutarın yaklaşık 30 trilyon wonluk (yaklaşık 21,4 milyar dolar) kısmını üçüncü çeyrek temettüsü olarak ödeyecek.

Şirket ayrıca çalışan tazminatlarını karşılamak amacıyla yaklaşık 15 trilyon won (10,73 milyar dolar) tutarında hisse geri alımı gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Buna karşılık Samsung, yaptığı açıklamada hedeflenen toplam tutarın kalan kısmının tam olarak nasıl ödeneceğini belirtmedi.

Şirket, kalan ödeme miktarının ve dağıtım şeklinin ocak ayındaki yönetim kurulu toplantısında kesinleştirileceğini kaydetti.

Samsung, rakibi SK Hynix gibi, yapay zeka alanındaki yükselişin etkisiyle rekor seviyeye ulaşan çip satışlarından elde edilen kârın bir bölümünü geri almak isteyen hissedarların baskısı altında.

SK Hynix, daha önce 40 trilyon won (28,5 trilyon dolar) tutarında kendi hisselerini geri alacağını duyurmuştu.

Financial Times’ın aktardığına göre, JPMorgan analistleri SK Hynix’in hissedarlarına en az 130 milyar dolar tutarında ek ödeme açıklamasını bekliyor.

Hissedarlara yönelik sermaye getirisi programını 2024 yılında başlatan Samsung, bu kapsamda yıllık 9,8 trilyon wonluk (7 milyar dolar) düzenli temettü ödemelerini korurken, 2024-2026 döneminde oluşacak serbest nakit akışının yüzde 50’sini hissedarlara aktarmayı taahhüt etmişti.

Samsung’un mart ayında yayımladığı kurumsal değer artırma planına göre şirket, 2024 ve 2025 yıllarında 20,9 trilyon won (14,9 milyar dolar) nakit temettü ödedi ve ardından iptal edilmek üzere hisse geri alımlarına 8,4 trilyon won (6 milyar dolar) harcadı.

Okumaya Devam Et

Asya

Kuzey Kore’de lüks tüketim ve inşaat patlaması yaşanıyor

Yayınlanma

Kuzey Kore’nin başkenti Pyongyang’da Rusya ile derinleşen ilişkilerin ve ekonomik büyümenin etkisiyle lüks tüketime talep arttı. Ülke genelinde inşaat hamlesi hız kazanırken mağazalarda Batılı lüks markalar ve kayıt dışı IKEA ürünleri satılıyor. Ancak Financial Times gazetesine konuşan analistler, gelir artışına rağmen yapısal sorunların ve gıda yetersizliğinin sürdüğüne dikkat çekiyor.

Financial Times’ın haberine göre Kuzey Kore, analistlerin öncelikle Rusya ile derinleşen işbirliğine bağladığı belirgin bir inşaat ve tüketim patlaması yaşıyor.

Başkent Pyongyang’da son yıllarda yeni yerleşim bölgeleri, mağazalar ve eğlence merkezleri kuruldu. Büyük mağazalarda Omega marka saatler ve Chanel kozmetik ürünleri dahil olmak üzere lüks markalar satılırken alışveriş merkezlerinden birinde resmi olmayan bir IKEA mağazası faaliyet gösteriyor.

Şehirde ayrıca taksi çağırma ve QR kodla ödeme yapma imkanı sunan yaklaşık 500 dolar değerinde akıllı telefonlar bulunuyor.

Pyongyang’da altyapı alanında da gelişmeler yaşanıyor. Taksi çağırma hizmetleri, yeni mağazalar ve QR kodlu ödeme sistemlerinin yanı sıra internet kafeler ile BMW marka araçların da satın alınabildiği otomobil galerileri açıldı.

Güney Kore merkezli Kore Bankası (Bank of Korea), 1965 yılından bu yana düzenli resmi ekonomik veri açıklamayan Kuzey Kore’nin reel gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) 2025 yılında yüzde 3,5 büyüdüğünü tahmin etti. Bu veriyle birlikte ülke ekonomisi üst üste üçüncü yılı da yüzde 3’ün üzerinde büyümeyle tamamladı.

Dış ticaret verileri de toparlanmaya işaret ediyor. Kore Bankası verilerine göre 2025 yılında ülkenin ithalatı yüzde 14 artışla 2,66 milyar dolara, ihracatı ise yüzde 30 yükselişle 470 milyon dolara ulaştı.

Stimson Center düşünce kuruluşunun verileri de ocak-mayıs döneminde Çin’e yapılan ihracatın yüzde 68 artarak 287 milyon dolara çıktığını gösterdi. Bu artıştaki temel payı volfram sevkiyatı oluşturdu.

Ülkenin bir diğer gelir kaynağı ise kripto para hırsızlıkları oldu. TRM Labs’in değerlendirmesine göre Kuzey Kore yönetimiyle bağlantılı korsanlar, 2026 yılının ilk yarısında 643 milyon dolarlık kripto para çaldı.

Buna karşın analistler, yaşanan ekonomik büyümenin Kuzey Kore ekonomisinde henüz köklü ve yapısal bir dönüşüm anlamına gelmediğini savunuyor.

Güney Kore Ulusal Güvenlik Stratejisi Enstitüsü’nün tahminlerine göre ülke, Rusya ile yürüttüğü işbirliği kapsamında Ağustos 2023 ile Aralık 2025 döneminde nakit para ve mal olarak 7,7 milyar dolar ile 14,4 milyar dolar arasında kaynak elde etti.

Ekonomik hareketlilik sürerken Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, ekonomi üzerindeki devlet denetimini artırıyor. Salgın sonrasında devlet dağıtım sistemini güçlendirmeyi hedefleyen yönetim, kayıt dışı piyasalar ile özel ticaret üzerindeki kontrolleri genişletti.

Wall Street Journal haziran ayı başında yayımladığı haberde, uluslararası yaptırımlara rağmen yönetici elit tabakanın zenginleşmesini “dünyanın en şaşırtıcı ekonomik başarı hikayesi” olarak nitelendirmişti.

Gazete, ekonomik büyümeyi Pyongyang’ın enerji ve malzeme ithalatını artırmasını ve yaptırımların bir kısmını aşmasını sağlayan Rusya ve Çin desteğiyle ilişkilendirmişti.

Kuzey Kore’nin 2006 yılındaki ilk nükleer denemesinin ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından uygulamaya konulan ve sonrasında defalarca genişletilen yaptırımlar; finansal varlıkları, ülkeye takım tezgahı, mineral, çelik ve demir sevkiyatını ve bazı malların ihracatını kısıtlıyor.

Kuzey Kore, uygulanan yaptırımları paravan şirketler, dost ülkelerdeki aracılar, korsanlar ve kripto paralar vasıtasıyla aşmayı öğrendi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı 2023 yılında, yaptırımların farklı bir jeopolitik ortamda alındığını belirterek Moskova ve Pekin’in Kuzey Kore’ye yönelik yaptırımlardan vazgeçeceğini açıklamıştı.

Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Rus tarafının Pyongyang ile askeri-teknik işbirliğine ilişkin yürürlükteki BM kısıtlamalarına uymayı sürdüreceğini ifade etmişti.

Bloomberg, 2025 yılındaki haberinde Kuzey Kore ekonomisinin 2024 yılında ağır sanayi, kimya sanayisi ve inşaat sektöründeki üretim artışının etkisiyle yüzde 3,7 büyüyerek 2016’dan bu yana en yüksek büyüme hızına ulaştığını bildirmişti.

Bununla birlikte Bloomberg, Kuzey Kore’nin yoksul bir ülke olmayı sürdürdüğünü vurgulamıştı. Ülkenin 2024 yılı gayrisafi milli geliri (GSMG) Güney Kore’nin yüzde 1,7’sine denk gelerek yaklaşık 33,3 milyar dolar, kişi başına düşen geliri ise Güney Kore seviyesinin yüzde 3,4’ü düzeyinde kalarak yaklaşık 1,24 bin dolar oldu.

Birleşmiş Milletler verilerine göre ise 26 milyonluk nüfusa sahip ülkenin yaklaşık yarısı yetersiz beslenme sorunu yaşıyor.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin ve Endonezya savunma ilişkilerini derinleştirme konusunda anlaştı

Yayınlanma

Çin ve Endonezya, üst düzey görüşmelerde ikili savunma bağlarını derinleştirme konusunda anlaştı.

Çin ve Endonezya, cuma günü Cakarta’da gerçekleştirilen üst düzey görüşmelerde askeri, denizcilik ve teknoloji alanlarındaki işbirliğini derinleştirme konusunda anlaşmaya vardı. Bu gelişme, ABD’nin Asya’daki güvenlik taahhütlerine ilişkin belirsizliğin yeniden arttığı bir dönemde Pekin’in bölgedeki etkisinin arttığına işaret ediyor.

Endonezya Savunma Bakanı Sjafrie Sjamsoeddin, Çinli mevkidaşı Dong Jun ile yaptığı görüşmenin ardından, iki ülkenin askeri kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla personel değişimlerini ve savunma sanayii işbirliğini artıracağını söyledi. Saatler sonra Dışişleri Bakanı Sugiono ile Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Endonezya’nın önemli ihraç ürünleri için pazara erişimin genişletilmesi olanaklarını araştırma ve yapay zekâ, haberleşme uyduları, enerji ve mineraller alanındaki işbirliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldı.

Wang, iki ülkenin balıkçılık alanındaki işbirliğini yeniden başlatacağını, Güney Çin Denizi’nde ortak kalkınmayı teşvik edeceğini ve bölgesel bir davranış kurallarına ilişkin müzakerelerin sonuçlandırılması için çalışacağını söyledi. Sugiono ise tarafların, sürdürülebilir finansman yöntemlerinden yararlanarak ve yolcu sayısını artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek Cakarta-Bandung yüksek hızlı demiryolu projesini sürdürme konusunda da anlaştığını belirtti.

Görüşmeler, cuma günü ilerleyen saatlerde yapılması planlanan ikinci dışişleri ve savunma bakanları toplantısı, yani “2+2” diyaloğu öncesinde gerçekleşti. Bu temaslar, geçen yıl yaklaşık 155 milyar dolarlık ikili ticarete dayanan ilişkilere yeni bir stratejik boyut kazandırıyor. Aynı zamanda, Devlet Başkanı Prabowo Subianto’nun bölgede nüfuz için rekabet eden hem Pekin hem de Washington ile ilişkileri derinleştirme çabasını da ortaya koyuyor.

Endonezya ile ABD, nisan ayında askeri modernizasyon, eğitim, tatbikatlar ve operasyonel işbirliğini kapsayan “Büyük Savunma İşbirliği Ortaklığı”nı kurmuştu. Buna rağmen Asya’da birçok kişi, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Güney Kore ile yapılan tatbikatları ani bir kararla kısıtlamasının ardından Washington’ın bölgeye bağlılığını sorguluyor.

Endonezya’nın Çin ile yakınlaşması, Cakarta ile Pekin’in güvenlik ve denizcilik işbirliğini derinleştirme konusunda anlaştığı Nisan 2025’te Pekin’de gerçekleştirilen ilk 2+2 diyaloğunun da devamı niteliğinde. O görüşmelerde istihbarat paylaşımı, koordineli operasyonlar ve sahil güvenlik güçleri arasındaki bağların güçlendirilmesi de dahil olmak üzere çeşitli alanlarda anlaşmaya varılmıştı.

Dışişleri bakanları cuma günü ayrıca ilk Endonezya-Çin Kapsamlı Stratejik Diyaloğu’nu başlattı ve 2027-2031 dönemini kapsayacak beş yıllık bir eylem planına ilişkin görüşmeleri memnuniyetle karşıladı.

Çin, iki ülke arasındaki ortaklığın daha geniş bir stratejik rol üstlenmesini istiyor. Dong, ülkelerin Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) çerçeveleri üzerinden güvenlik işbirliğini derinleştirmesi ve Küresel Güney ülkeleri arasındaki savunma ilişkilerine örnek teşkil etmesi gerektiğini söyledi. Eş zamanlı çeviriye göre Dong ayrıca taraflara “dış güçlerin kötü niyetlerini” boşa çıkarma çağrısında bulundu.

Çin ve Endonezya Tayvan’ın doğusunda deniz tatbikatı gerçekleştirecek

Güvenlik alanındaki yakınlaşma, Güney Çin Denizi konusunda iki ülke arasında uzun süredir devam eden görüş ayrılıklarına rağmen ilerliyor. Prabowo ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında 2024 yılında yayımlanan ortak bildiride “örtüşen hak iddialarının bulunduğu bölgelerde ortak kalkınma” ifadesine yer verilmesi, Cakarta’nın Pekin’in geniş kapsamlı deniz yetki alanı iddialarına yönelik muhalefetini yumuşattığı yönünde yorumlanmıştı.

Savunma ilişkileri, silah tedariki alanına da daha fazla yayılabilir. Endonezya, Çin yapımı Chengdu J-10 savaş uçaklarını satın almayı değerlendiriyor ancak henüz herhangi bir sözleşme sonuçlandırılmış değil.

Ekonomik işbirliği ise ilişkilerin merkezindeki yerini koruyor. Sugiono, iki ülkenin yerel para birimleriyle yapılan işlemleri ve finansal işbirliğini güçlendirme konusunda anlaştığını söyledi. Wang ise Endonezya’nın Çinli şirketler için adil, şeffaf ve elverişli bir iş ortamı sağlamayı taahhüt ettiğini belirtti.

Bununla birlikte şirketler düzeyinde bazı gerilimler de yaşanıyor. Çinli şirketler, Endonezya’nın nikel sektöründeki daha sıkı politikalarının maliyetleri artırdığından ve yatırımları tehdit ettiğinden şikâyet ederken, Çin Büyükelçiliği söz konusu politika değişikliklerinin mevcut ve planlanan yaklaşık 50 milyar dolarlık yatırımı riske atabileceği uyarısında bulundu.

Malezya, ABD destekli Filipin askeri üssü konusunda endişeli

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English