Bizi Takip Edin

Asya

Çin’den tüketimi artırmaya yönelik son 40 yılın ‘en kapsamlı’ planı

Yayınlanma

Çin, zayıf güveni ve deflasyonist baskıları tersine çevirmek için mücadele ederken iç tüketimi canlandırmak için yeni bir plan açıkladı: “Tüketimi Artırmaya Yönelik Özel Eylem Planı”.

Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Genel Ofisi ve Devlet Konseyi Genel Ofisi tarafından yayınlanan 30 maddelik plan, “tüketimi güçlü bir şekilde artırmayı, iç talebi genel olarak canlandırmayı ve kazançları yükselterek ve mali yükleri azaltarak harcama gücünü artırmayı” amaçlıyor.

Bu plan, Devlet Başkanı Xi Jinping’in geçen yılın sonlarında politika yapıcılara iç talebi artırmaya yönelmeleri için verdiği talimatı destekliyor.

Analistler, Çin’in yeni açıkladığı tüketim eylem planının, ülkenin kırk yılı aşkın bir süredir tüketici harcamalarını artırmaya yönelik yayınladığı en kapsamlı politika paketi olduğunu söyledi.

Çin’in bakanlar kurulu olan Devlet Konseyi’nin planı, gelirlerin artırılması, emlak ve hisse senedi piyasalarının istikrara kavuşturulması, tüketim ortamının iyileştirilmesi ve sağlık ve emeklilik hizmetlerinin iyileştirilmesine odaklanacak. Çin ekonomisi bu plan ile tüketim odaklı bir büyüme modeline geçmeye çalışıyor.

“Tüketimi Artırmaya Yönelik Özel Eylem Planı”na ilişkin haberler pazartesi günü hisse senedi piyasalarını canlandırdı.

Pazar günü geç saatlerde yapılan plan duyurusu, geçen hafta Pekin’de yapılan ve kanun yapıcıların tüketimi en önemli öncelik olarak yeniden vurguladığı “iki toplantı”nın ardından geldi.

Çin’in iki toplantısı sona erdi: İşte öne çıkan başlıklar

Çin’de yurtiçi harcamalar, iki yıldan uzun bir süre önce Covid-19 karantinalarının sona ermesinden bu yana hanehalkının harcamalar konusunda ihtiyatlı davranması nedeniyle zayıf seyrediyor. Tüketici fiyatları şubat ayında deflasyona düştü, ancak rakamlar yeni ay yılı tatilinden olumlu etkilendi.

Çin’in geniş emlak sektöründeki yavaşlama, ekonomistlerin iç talebi güçlendirme çağrılarını da yeniden canlandırdı.

Pazartesi günü Ulusal İstatistik Bürosu tarafından açıklanan veriler, perakende satışların ocak ve şubat aylarında bir önceki yıla göre yüzde 4 artarak aralık ayındaki yüzde 3,7’lik artışı geride bıraktığını ve Reuters’in analistlerle yaptığı anketin tahminlerine paralel olduğunu gösterdi.

Politika yapıcılar geçtiğimiz eylül ayında ekonomiyi desteklemek için uzun zamandır beklenen bir paket açıklamış, ancak önlemler büyük ölçüde hisse senedi piyasalarına odaklanmış ve yatırımcıları hayal kırıklığına uğratmıştı.

Sekiz ana bölümden oluşan yen, plan, gelir artışı, hizmet tüketimi kalitesinin artırılması, büyük ölçekli tüketimin iyileştirilmesi ve tüketim ortamının iyileştirilmesi gibi faktörleri eş zamanlı olarak ele alıyor.

Asgari ücretin artırılması, eğitime verilen desteğin güçlendirilmesi ve çocuk bakımı için bir sübvansiyon sistemi kurulması taahhüdünü içeriyor – Çin’in nüfusu üç yıl üst üste azaldığı için özellikle acil bir konu.

Şanghay’daki Fudan Üniversitesi’nde ekonomi profesörü olan Shi Lei, “Bu, Çin’in [1970’lerin sonlarındaki] reform ve dışa açılma sürecinden bu yana tüketimi teşvik etmeye yönelik en kapsamlı direktif” dedi ve ekledi: “Politikaya göre yetkililer istihdamı artırarak, asgari ücreti yükselterek ve ücretli yıllık izin sisteminin uygulanmasını hızlandırarak çalışanların gelirlerinin makul bir şekilde büyümesini teşvik edecek.”

South China Morning Post’a konuşan Shi, “Geçmişte politika yapıcılar [harcamaları artırmanın yollarını tartışırken] genellikle gelir artışını göz ardı ettiler,” dedi. “Aslında, tüketicilerin paraları varsa harcama yapmak için sizin teşvikinize ihtiyaçları yoktur ve paraları yoksa böyle bir teşvik işe yaramayacaktır” diye ekledi.

ING’nin büyük Çin baş ekonomisti Lynn Song, planın “hane halkının tüketim kapasitesini ve isteğini artırmaya önemli ölçüde odaklandığını” ve doğru uygulandığı takdirde “Çin’in tüketim odaklı bir büyüme modeline doğru ekonomik geçişine yardımcı olabileceğini” söyledi.

“Yön olumlu görünüyor, ancak uygulama her şeydir. Bu önlemlerin tüketici güvenini yeniden sağlıklı seviyelere yükseltmek için yeterli olacağı kesin değil,” diye yazan Song, yönetimin tüketimi artırmaya odaklanmasının, geçen yılın nispeten düşük bazıyla birleştiğinde, Çin’in tüketim büyümesinin 2025’te orta tek haneli bir büyüme oranına ulaşabileceği anlamına geldiğini de sözlerine ekledi.

Pazartesi günü açıklanan veriler de sanayi üretiminin 2025 yılının ilk iki ayında yıllık bazda %5,9 artarak aralık ayındaki %6,2’lik orandan yavaşladığını ancak analistlerin %5,3’lük artış beklentilerini aştığını gösterdi.

Yeni paket aynı zamanda “gelen” tüketimi de teşvik edecek. Pekin, pandemi sonrasında dış turizmi canlandırmak amacıyla geçtiğimiz yıl düzinelerce ülkeye vizesiz seyahat hakkı tanıdı.

Ayrıca “kar ve buz” gibi belirli turizm sektörlerini de vurguladı. Çin son yıllarda, eylül ayında Şanghay’da açılan dünyanın en büyüğü de dahil olmak üzere birçok kapalı kayak merkezi inşa etti.

Plana göre Çin’in ayrıca, borsayı istikrara kavuşturmak ve bireysel yatırımcılara uygun daha fazla tahvil ürünü geliştirmek için alınacak tedbirlerle emlak geliri kanallarını genişleteceği belirtiliyor.

Plan, çiftçilerin yasal olarak sahip oldukları evlerin değerlerinin kira düzenlemeleri, öz sermaye katılımı ve kooperatif modelleri yoluyla ortaya çıkarılmasının yollarının araştırılması çağrısında bulunuyor.

Konut ve otomobil gibi geleneksel tüketim sektörlerinin yanı sıra yapay zeka destekli ürünler, alçak irtifa ekonomisi gibi gelişmekte olan kategorileri de vurgulaması dikkat çekici.

Ayrıca, otonom sürüş, akıllı giyilebilir ürünler, ultra yüksek çözünürlüklü video, beyin-bilgisayar arayüzleri, robotik ve daha yaygın olarak 3D baskı olarak bilinen eklemeli üretim gibi yeni teknolojilerin ve ürünlerin geliştirilmesi ve uygulanmasını hızlandırarak yüksek büyüme oranına sahip yeni tüketim sektörleri yaratılacağı ifade ediliyor.

Stanford Üniversitesi Çin Ekonomisi ve Kurumları Merkezi’nde kıdemli araştırma görevlisi olan Xu Chenggang, Pekin’in tüketime yönelmesinin ekonomik durumun “ciddi” olduğunun resmi olarak kabul edildiğini gösterdiğini söyledi.

Devlet Bilgi Merkezi’nde araştırmacı olan Zou Yunhan da, tüketimin ekonomik büyümeyi artırmada giderek daha önemli bir rol oynadığını, ancak tüketici potansiyelini daha fazla ortaya çıkarma arayışında bazı zorlukların hala devam ettiğini söyledi.

Zou ileriye dönük olarak, eylem planının tam olarak uygulanması ve etkinliğinin sağlanması için tüm sektörlerin ortak çaba göstermesi çağrısında bulundu.

Asya

Starbucks, Çin’in Sincan bölgesinde ilk şubesini açtı

Yayınlanma

ABD’li kahve zinciri devi Starbucks, salı günü Çin’in kuzeybatısındaki Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde iki mağaza açarak, bu bölgeye ilk kez giriş yaptı ve ABD’den sonra ikinci en büyük pazarı olan Çin’deki en son genişleme hamlesini gerçekleştirdi.

Mağazalar, bölge başkenti Urumçi’de yer alıyor; bunlardan biri simgesel Büyük Çarşı’da, diğeri ise Urumçi Tianshan Uluslararası Havalimanı’nda bulunuyor.

Büyük Çarşı’daki amiral mağaza, bölgenin geleneksel silüetlerinden esinlenen kendine özgü bir tasarıma sahip olup, iç mekanlarında Atlas ipeği ve etnik müzik aletleri gibi Sincan unsurları yer alıyor. Her iki mağaza da yerel esintili menüler ve süt kabuğu aromalı tuzlu süt çayı gibi özel içecekler sunuyor.

Starbucks Çin CEO’su Molly Liu yazılı bir açıklamada, “Sincan’a girmek, sadece mağaza ağımızın daha da genişlemesini sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda bu canlı pazarla derin bir bağ kurmamızı ve oradaki müşterilerimizle samimi, kalıcı ilişkiler kurmamızı da sağlıyor,” dedi 

Bölgesel Piyasa Düzenleme İdaresi yetkilisi Zhang Yu, Sincan’ın kentsel ticari canlılığın ve tüketici çekiciliğinin bir göstergesi olan “ilk mağaza ekonomisini”, iç talebi ve tüketimi artırmak için kilit bir araç haline getirdiğini belirtti.

Xinhua’ya konuşan Zhang, Sincan’ın ilk mağazalara yönelik destek politikalarını iyileştirmeye, onay süreçlerinin verimliliğini artırmaya ve iş ortamını optimize etmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.

Bu açılışlar, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerini yürütmek üzere Çinli risk sermayesi şirketi Boyu Capital ile kurduğu ortaklığın ardından gerçekleşti. Geçen yıl Kasım ayında imzalanan anlaşmaya göre, Boyu ve Starbucks bir ortak girişim kuracak; Boyu, Starbucks’ın Çin’deki perakende faaliyetlerinde yüzde 60’a kadar hisseye sahip olacak, Starbucks ise ortak girişimdeki kalan yüzde 40 hisseyi elinde tutacak ve Starbucks markasının sahibi olmaya devam ederek marka ile fikri mülkiyet haklarını yeni kuruluşa lisanslayacak.

Bu son genişleme, Starbucks’ın Kuzey Amerika işini yeniden yapılandırdığı bir dönemde gerçekleşiyor; şirket geçen hafta, bölgedeki performans göstermeyen 250 kahve dükkanını kapatma planlarını açıklamıştı.

Starbucks, Ocak 1999’da Pekin’de ilk mağazasını açarak Çin anakarasına giriş yaptı. Kahve kültürü kök salıp popülerlik kazandıkça, zincir Çin genelinde varlığını istikrarlı bir şekilde genişletti. 2026 mali yılı verilerine göre, 27 Eylül 2026 itibarıyla Starbucks, Çin anakarasında 8.342 mağaza işletiyordu; bu rakam, 2025 mali yılı sonuna kıyasla 331 artışa tekabül ediyor.

Çin anakarası, şu anda Starbucks’ın ABD’den sonra en büyük ikinci pazarı konumunda; şirketin 2026 mali yılı üçüncü çeyrek sonuçlarına göre, 28 Haziran 2026 itibarıyla ABD’de 16.933 mağaza işletmektedir.

Şirketin uzun süredir devam eden genişlemesi, yabancı markaların Çin’in büyüyen tüketici pazarında nasıl fırsatlar aradığını yansıtmaktadır.

Piyasa Düzenleme Devlet İdaresi, Çin’de 2026 yılının ilk yarısında 35.000 yeni yabancı sermayeli işletmenin kurulduğunu ve bu sayının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7 arttığını açıkladı. Ticaret Bakanlığı’nın ayrı verilerine göre, 2026 yılının ilk yarısında yaklaşık 4.800 yabancı sermayeli işletme Çin’deki yatırımlarını artırdı.

Okumaya Devam Et

Asya

Güney Kore’den Ukrayna’ya Kuzey Koreli esirler için özür ültimatomu

Yayınlanma

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e nakledildiğini açıklayan Ukrayna’nın gizlilik anlaşmasını ihlal ettiğini belirterek Kiev yönetimini resmi özür dilemeye çağırdı. Ukrayna tarafının anlaşmayı inkar ettiğini belirten Lee, olguların kabul edilmemesi halinde karşı adımlar atılacağını duyurdu.

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli savaş esirinin Seul’e teslim edildiğini kamuoyuna duyurarak gizlilik mutabakatını ihlal ettiğini belirtti.

Lee, Kiev yönetiminin olguları kabul etmemesi ve kamuoyu önünde özür dilememesi halinde ülkesinin karşı adımlar atacağını açıkladı.

X hesabı üzerinden açıklamada bulunan Lee, esirlerin iadesi sürecinde Ukrayna tarafının gizlilik talep ettiğini, Seul’ün de bilgilerin açıklanmaması yönünde anlaşmaya vardığını kaydetti. Lee, Ukrayna’nın bu mutabakatı tek taraflı olarak bozduğunu ifade etti.

“Ukrayna bizi yalancı durumuna düşürdü”

Gelişmeler karşısında nezaket çerçevesinde üzüntülerini ilettiklerini belirten Güney Kore Devlet Başkanı, Ukrayna tarafının varılan mutabakatı inkar ederek kendisini yalancı durumuna düşürdüğünü savundu.

Lee, Seul’ün anlaşmanın kabul edilmesini ve özür dilenmesini istemesi üzerine Kiev’in Kuzey ve Güney Kore arasında kaçınılmaz bir çatışma senaryosundan söz ettiğini ve “Kore Yarımadası’nda savaşı kışkırtmaya çalıştığını” öne sürdü.

Lee, açıklamasında “Ukrayna’nın eylemlerinden ciddi üzüntü duyuyoruz. Olguları kabul etmeyi ve kamuoyu önünde özür dilemeyi reddetmeyi sürdürürlerse yeni adımlar atacağız. Bu, Kore Cumhuriyeti vatandaşlarının ve devletinin onur meselesidir, görmezden gelemeyiz” ifadelerini kullandı.

Zelenskiy esir teslimini BM kürsüsünden duyurdu

Tartışma, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin 23 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayla başladı. Zelenskiy, Ukrayna’nın iki Kuzey Koreli askeri esiri Güney Kore’ye teslim ettiğini açıkladı. Lee Jae-myung bu açıklamaya sosyal medya üzerinden tepki göstererek, Ukrayna’yı gizlilik anlaşmasını çiğnemekle suçlamış ve durumu “utanç verici” olarak nitelendirmişti.

Buna karşılık Ukrayna Devlet Başkanlığı Danışmanı Dmitro Litvin, Seul ile Kiev arasında esir takasına ya da teslimine ilişkin herhangi bir gizlilik anlaşması bulunmadığını ileri sürdü. Reuters’ın aktardığına göre, bu açıklamanın ardından Güney Kore Dışişleri Bakanlığı 28 Eylül’de Ukrayna’nın Maslahatgüzarı Andriy Veşkin’i bakanlığa çağırarak diplomatik protesto iletti.

Moskova esir transferine ilişkin bilgisinin olmadığını belirtti

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Kuzey Koreli savaş esirlerinin teslimine dair ellerinde bir bilgi olmadığını açıkladı. Esir konusunun Rusya Savunma Bakanlığı ve istihbarat servislerinin yetkisinde olduğunu aktaran Peskov, istihbarat kanalları üzerinden temasların sürdüğünü kaydetti.

Rusya ile Kuzey Kore, Ukrayna ordusunun Ağustos 2024 başında sınır bölgelerine girdiği dönemde Kapsamlı Stratejik Ortaklık Anlaşması imzalamıştı. Kuzey Kore birlikleri Kursk bölgesindeki çatışmalarda yer alırken Rusya Genelkurmay Başkanlığı, bölge topraklarının 2025 ilkbaharında Ukrayna ordusundan tamamen temizlendiğini duyurmuştu.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor

Yayınlanma

Çin, eriyen iç stoklarını takviye etmek için ekim ayı rafine akaryakıt ihracatını askıya alarak küresel arz sıkıntısını büyüttü. Ülkedeki motorin ve gaz yağı açığı 20 milyon varile ulaşırken, yakıt fiyatları yüzde 70 tırmanan ABD acil rezervlerden 40 milyon varil ham petrol çıkarıyor.

Çin, eriyen yerel rezervlerini yeniden doldurabilmek amacıyla ekim ayı boyunca yapılması planlanan rafine akaryakıt ihracatını askıya aldı.

ABD’nin İran ile girdiği savaşın küresel enerji arzını sarstığı günlerde hayata geçen uygulama, dünya genelindeki yakıt tedarik açığını daha da derinleştirme riski taşıyor.

Yetkililer, ülkedeki bir haftalık ulusal tatilin başında büyük rafinerilere Hong Kong ve Makao hariç hiçbir dış pazara sevkiyat izni verilmeyeceğini bildirdi.

Reuters’a konuşan sektör kaynakları, 7 Ekim sonrasında yurt dışına yakıt çıkışına yeniden onay verilip verilmeyeceğinin rafinerilerin üretim hızına ve iç depolardaki doluluk oranına göre netleşeceğini aktardı.

Batı Asya’dan ham petrol akışının savaş nedeniyle kesintiye uğraması üzerine Pekin yönetimi ilk olarak mart ayında ihracata sınırlama getirmiş, temmuz ayında ise motorin, benzin ve jet yakıtı satışlarını aylık izin şartına bağlamıştı.

Oxford Enerji Araştırmaları Enstitüsü bünyesindeki Çin enerji araştırmaları biriminin yöneticisi Michal Meidan, hükümetin temel hedefinin iç pazardaki arzı güvenceye almak olduğunu vurgulayarak, “Uluslararası piyasalar ikinci planda kalıyor” değerlendirmesini yaptı.

İhracat vizesi için ticari rezervlerin savaş öncesindeki seviyelere ulaşması şart koşuluyor.

Enerji veri analitiği kuruluşu Kpler’in verilerine dikkat çeken analist Zameer Yusof, mevcut motorin ve gaz yağı envanterinin savaş öncesi döneme göre 20 milyon varil geride kaldığını, benzin açığının ise yaklaşık 9 milyon varil düzeyinde seyrettiğini kaydetti.

Pekin’in muslukları kapatması, Washington ile Avrupalı müttefikleri arasındaki enerji gerilimini de su yüzüne çıkardı.

Washington yönetimi, acil durum rezervlerini piyasaya sürmemeleri halinde Almanya ve Fransa’ya sağladığı motorin sevkiyatını durdurma uyarısı yaptı. Avrupalı bir yetkili, ABD’nin Avrupa Birliği’nden altı aylık süre zarfında 120 milyon varil motorini dolaşıma sokmasını talep ettiğini ifade etti.

Gelişmeleri değerlendiren ABD Enerji Bakanı Chris Wright, Batı Asya kaynaklı motorin kaybının telafi edilmeye çalışıldığını ancak Çin’den gelen ihracat kanalının da kapandığını kaydetti.

İran savaşının patlak vermesinden bu yana ABD iç pazarında motorin fiyatları yüzde 70, benzin fiyatları ise yüzde 50 civarında yükseldi.

Yaklaşan Kongre ara seçimleri öncesinde artan yakıt maliyetlerini dizginlemeye odaklanan Beyaz Saray, kendi acil durum kaynaklarını devreye sokuyor.

ABD Enerji Bakanlığı, enerji firmalarına ödünç verilmek üzere Stratejik Petrol Rezervinden 40 milyon varil ham petrolün daha kullanıma açılacağını duyurdu.

Daha önce 1982’den bu yana en düşük düzeyine gerileyen ABD rezervleri, bu son tahsisatla birlikte yasalarda tanımlanan asgari güvenlik sınırının altına inecek.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English