Amerika
Cumhuriyetçi senatörlerden Trump’ın İran ve Papa söylemlerine tepki

ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçi kanat, Başkan Trump’ın Papa 14. Leo’yu hedef alan ve İran medeniyetini yok etmekle tehdit eden sert söylemlerinden duyduğu rahatsızlığı dile getirerek Tahran ile yaşanan savaşın hızla sonlandırılması çağrısında bulundu. Kamuoyu yoklamalarındaki gerileme ve artan ekonomik maliyetler nedeniyle endişeli olan senatörler, Trump’ın “hiperbolik” üslubunun seçim bölgelerindeki yansımalarından çekiniyor.
ABD Senatosu’nda görev yapan Cumhuriyetçi senatörler, Başkan Donald Trump’ın Papa 14. Leo’yu “suç konusunda zayıf” olmakla itham etmesi ve İran medeniyetini haritadan silme tehdidini içeren aşırı söylemlerini dizginlemesini bekliyor.
Anket sonuçlarındaki kötüleşme ile karşı karşıya kalan Cumhuriyetçiler, Başkan’ın Tahran ile yaşanan savaşa hızlı bir çözüm bulmasını talep ediyor.
Cumhuriyetçi Parti içindeki vekiller, Trump’ın mübalağalı üslubuna alışkın olsalar da Demokratların Kuzey Carolina, Ohio ve Nebraska eyaletlerinde Cumhuriyetçilerin elindeki koltukları kazanma şansının arttığını gösteren anketler ışığında, bu kışkırtıcı yorumlarla aralarına mesafe koymak istiyor.
Trump ilk Amerikalı Papa’yı hedef aldı
Başkan Trump, pazar gecesi yaptığı açıklamada, İran ve Venezuela’ya yönelik askeri hamlelerini eleştiren ilk Amerikalı Papa 14. Leo’ya tepki gösterdi.
Trump, Papa’yı “radikal sola hizmet etmekle” suçladı. ABD genelinde 50 milyondan fazla üyesi bulunan Katolik Kilisesi’nin liderine yönelik bu saldırılar, pazartesi günü Senato Çoğunluk Lideri Cumhuriyetçi John Thune tarafından karşılık buldu.
Senatör Thune, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Kilise’yi kendi haline bırakırdım” ifadesini kullandı. Thune’un bu yaklaşımı, Trump’ın Vatikan ile girdiği polemikten memnun olmayan diğer Cumhuriyetçiler tarafından da paylaşıldı.
Kuzey Dakota Senatörü Kevin Cramer, “Papaların ve başkanların kendi alanlarında kalmaları gerektiğini düşünüyorum; bu hepimiz için daha iyi olur” dedi.
Cramer, Thune’un Trump’a yönelik “Katolik liderden uzak durması” tavsiyesine katıldığını belirtti.
Cramer ayrıca, “Kilise’yi rahat bırakması gerektiğine katılıyorum ancak muhtemelen Kilise de siyaseti rahat bırakmalı. Rastlantı eseri hem açık sözlü bir başkanımız hem de oldukça açık sözlü bir papamız var” değerlendirmesinde bulundu.
Senatörlerden Trump’ın üslubuna “uygunsuz” nitelendirmesi
Güney Dakota Senatörü Mike Rounds, Trump ve Papa 14. Leo’nun başkan ve dini lider olarak farklı öncelikleri olduğunu ancak Trump’ın saldırısının sınırı aştığını kaydetti.
Rounds, “Kendi adıma, Başkan’ın Papa’yı doğrudan hedef alan yaklaşımının uygunsuz olduğunu düşündüm” şeklinde konuştu.
İtalya Başbakanı Giorgia Meloni de pazartesi günü yaptığı açıklamada, Trump’ın Papa’ya yönelik eleştirilerini “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.
Kongre’deki Demokratlar ise Trump’ın yorumlarını sert bir dille kınadı. Senato Demokrat Çoğunluk Lideri Chuck Schumer, Senato genel kurulunda yaptığı konuşmada, “Donald Trump, Papa 14. Leo’ya hakaret ederek yeni bir dibe vuruş sergiledi” dedi.
Yapay zeka ile oluşturulan görsel tartışma yarattı
Schumer ayrıca Trump’ın sosyal medyada paylaştığı, kendisini hasta bir adamı iyileştiren İsa benzeri bir figür olarak gösteren yapay zeka üretimi görsele de tepki gösterdi.
Senatör Thune, Trump’ın kendisini tanıtmak için İsa benzeri imgeler kullanması hakkındaki bir soru üzerine, ilgili görselin yayından kaldırıldığını hatırlattı.
Diğer bazı Cumhuriyetçi senatörler de Trump’ın potansiyel olarak rencide edici olan bu görseli paylaşımlarından kaldırmasından memnuniyet duyduklarını ifade etti.
Montana Senatörü Steve Daines, “Siyaset dünyası serttir, herkes eleştiriye açık olabilir. Ancak Başkan’ın yaptığı o paylaşımı kaldırdığını görmekten memnun oldum” dedi. Daines, Montana’daki seçmenlerin İran’ı savaşın asıl kışkırtıcısı olarak gördüğünü de sözlerine ekledi.
Oklahoma Senatörü James Lankford ise Trump’ın yapay zeka paylaşımıyla ilgili olarak, “Kaldırdıkları için memnunum. Sanırım üzerine daha fazla düşündü ve kaldırdı. Bu iyi bir karar” yorumunu yaptı.
Başkan Trump ise pazartesi günü Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada, yapay zeka görselinin kendisini İsa benzeri bir figür değil, bir doktor olarak tasvir ettiğini ileri sürdü.
Oval Ofis önünde konuşan Trump, “O görseli paylaştım; kendimi bir doktor olarak ve orada desteklediğimiz Kızılhaç’ın bir çalışanı olarak gördüğümü düşündüm” ifadelerini kullandı.
İran medeniyetine yönelik tehditler endişe yaratıyor
Trump’ın Truth Social üzerinden Papa’yı hedef alan ses getiren paylaşımı, İran medeniyetini yok etme tehdidinden birkaç gün sonra geldi.
Trump, söz konusu platformda “Bu gece koca bir medeniyet ölecek ve bir daha asla geri gelmeyecek” şeklinde bir paylaşımda bulunmuştu.
Bu paylaşım, Trump’ın Paskalya Pazarı’nda İran rejimine hitaben yaptığı, “O boğazı açın sizi çılgın herifler, yoksa cehennemde yaşayacaksınız – SADECE İZLEYİN! Allah’a hamdolsun” şeklindeki küfürlü ve sert mesajından iki gün sonra yayımlandı.
İki haftalık Paskalya tatilinden Washington’a dönen Cumhuriyetçi vekiller, kendilerini yeniden savunma pozisyonuna sokan Trump’ın kışkırtıcı söylemlerinden rahatsızlık duyuyor. Ancak senatörler asıl olarak, akaryakıt ve gübre fiyatlarının fırlamasına neden olan bu savaşın bir an önce sona erdirilmesini önemsiyor.
Senatör Thune pazartesi günü yaptığı açıklamada, “Söylemleri bir tarafa; ben her zaman insanlara ‘ne yaptığına bakın’ derim. Söylediklerinin çoğu, kendisinin de tanımlayacağı üzere bir pazarlık pozisyonudur. Elbette şu anda İran konusunda mümkün olan en iyi sonucu almayı istiyoruz” dedi.
Cumhuriyetçi Senato lideri, İran’ın tehditleri nedeniyle durma noktasına gelen Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin yeniden tesis edilmesine odaklandığını belirtti.
Thune, ABD ordusunun ve istihbarat birimlerinin İran’ın askeri kapasitesini imha etme konusunda “takvimin çok ilerisinde” olduğunu savundu ancak “boğazın kalıcı olarak açılmasının” önemini vurguladı.
Trump’ın hafta sonu Hürmüz Boğazı’nı abluka altına alma tehdidi, Pakistan’daki görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından savaşın haftalarca uzayabileceği endişesiyle pazartesi sabahı borsaların düşmesine neden oldu. Ancak hisseler, Trump ve İran’ın bir barış anlaşması yapabileceğine dair iyimserlikle daha sonra toparlandı.
Öte yandan Senato Demokratları, bu hafta Trump’ı bölgedeki askeri eylemleri durdurmaya zorlayacak bir İran Savaş Yetkileri Kararı üzerinde yeni bir oylama yapmayı planlıyor.
Senato Cumhuriyetçileri, Demokratlar tarafından desteklenen bu tasarıyı daha önce üç kez oylayarak reddetmiş, sadece liberteryen eğilimli Senatör Rand Paul tasarı lehine oy kullanmıştı. Ancak savaş uzadıkça Cumhuriyetçi blokta çatlaklar oluşmaya başladığı gözlemleniyor.
Utah Senatörü John Curtis, Kongre’nin resmi onayı olmaksızın İran’a yönelik askeri eylemlerin 60 günden fazla sürmesini desteklemeyeceğini bildirdi.
Curtis, Kongre müdahalesi olmazsa savaşın 1960’lardaki Vietnam Savaşı gibi dramatik bir şekilde genişleyebileceği uyarısında bulundu.
Curtis, yasaların başkanın yetkisini 60 günlük askeri eylemin ardından açıkça sınırladığını hatırlatarak, “1973 Savaş Yetkileri Yasası başkana 60 ile 90 gün arasında bir süre tanıyor ancak sonrasında yetkinin Kongre’ye geçtiği çok açık ve benim beklentim de bu yönde” dedi.
Curtis, savaşın süresiz olarak uzamasından endişe edip etmediği sorusuna, “Sanırım herkes endişeli” yanıtını verdi.
Cumhuriyetçi senatörler arasında savaşın ne kadar süreceğine dair artan kaygılar nedeniyle Senato Cumhuriyetçi liderliği, İran’a yönelik operasyonlar için ek ödenek çıkarılmasını, önümüzdeki hafta genel kurula getirmeyi planladıkları bütçe uzlaştırma paketine dahil etmeme kararı aldı.
Thune pazartesi günü gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhuriyetçilerin “kapsamı daraltılmış” bir bütçe tasarısı sunacaklarını ifade etti.
Thune ayrıca, büyük ölçekli bir askeri finansman diliminin ilerleyebilmesi için muhtemelen Kongre tarafından daha resmi bir deklarasyon yayımlanması gerekeceğini kabul etti.
Amerika
Brezilya’da kahve hasadına yağmur darbesi: Fiyatlar yüzde 35 arttı

Brezilya’da etkili olan aşırı yağışlar kahve hasadına ve ürün kalitesine ağır darbe indirdi. Yaşanan kayıplar nedeniyle kaliteli arabica çekirdeğine erişimin zorlaşması, hem üreticileri hem de tüketicileri kaliteli kahve krizi riskiyle karşı karşıya bıraktı.
Brezilya’da etkili olan şiddetli yağışlar kahve hasadında ciddi kayıplara yol açtı.
Bloomberg’in haberine göre yaşanan olumsuz hava koşulları, nitelikli ve kaliteli arabica çekirdeği temin etmeyi zorlaştırarak premium kahve üreticilerini ve tüketicilerini doğrudan etkileyebilir.
Aşırı yağışlar yalnızca hasat sürecini geciktirmekle kalmadı, aynı zamanda ürün kalitesini de düşürerek piyasadaki kaliteli çekirdek arzının daralmasına neden oldu.
Büyüme sürecinde hassas koşullar gerektiren arabica türü kahvede, şiddetli yağmurlar olgunlaşan kahve meyvelerini ağaçlardan söktü.
Ağaçta kalan meyveler ise aşırı suya maruz kaldı veya hastalıklara yakalandı. Bu durumun kahvede küflü ve bayat tatların oluşmasına yol açabileceği belirtiliyor.
Dünya kahve üretiminin yaklaşık yüzde 60 ila 70’ini oluşturan arabica (kahve ağacı veya Arabistan kahvesi), robusta türüne kıyasla daha belirgin asidite, meyvemsi veya çiçeksi notalar içeren çok katmanlı ve karmaşık bir tat profili sunuyor.
Kafein oranı da yüzde 0,8 ila 1,5 ile robustadan daha düşük seviyede kalıyor. Ağırlıklı olarak yüksek rakımlı bölgelerde yetiştirilen bu tür, pazarın premium ve specialty (nitelikli) kahve segmentinin temel hammaddesini oluşturuyor.
Brezilyalı bir tarım kooperatifinin genel müdürü olan Simao de Lima, duruma ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Çekirdeklerin ezici bir çoğunluğunda kalite sorunları ortaya çıkıyor. Bu da içeceği doğrudan etkileyen, daha yüksek fermantasyon derecesine sahip kahvelerin oluşmasına yol açıyor” dedi.
Lima, kahve meyvelerinin yaklaşık yüzde 20’sinin tropikal yağmurlarla ağaçlardan döküldüğünü, bu kaybın ortalama değerlerin yüzde 12 ila 15 üzerinde gerçekleştiğini açıkladı.
Bloomberg’in aktardığına göre, zarar görmeyen hasadın toplanıp uzmanlarca kurutulma aşamasına geçilmesinin ardından ülkeyi ikinci bir yağış dalgası vurdu.
Söz konusu gelişme bazı üreticileri kurutma sürecine sıfırdan başlamak zorunda bırakırken çekirdek kalitesindeki kaybı daha da artırdı.
Meteoroloji hizmeti Vaisala’nın verileri, Brezilya’nın bazı kesimlerinde haziran ve temmuz aylarındaki yağış miktarının mevsim normallerinin yüzde 250 ila 500’üne ulaştığını gösterdi. Belirli bölgelerde ise normalin 8 katı kadar yağış kaydedildi.
Haberde yağışların fiyatlara olan etkisine de dikkat çekildi. Arabica vadeli kontratları haziran ayından bu yana yaklaşık yüzde 35 değer kazandı.
Çekirdek kalitesinde yaşanan bu sorunlar, Intercontinental Exchange Inc. (ICE) bünyesinde ABD ve Avrupa’da bulunan sertifikalı depolardaki kahve stoklarının 21. yüzyılın en düşük seviyesine yaklaşabileceğini gösteriyor.
ICE standartlarına göre profesyonel ayıklayıcılar kahve partilerinin kalitesini ve çekirdek türünü denetliyor. Kurallara göre depolanan kahvenin “normal durumda, yabancı tatlardan arınmış, kavurma için iyi kalitede ve Borsa tarafından belirlenen çekirdek boyutu ile renk kriterlerine uygun” olması gerekiyor.
Normal koşullarda hasadın yüzde 30 ila 35’inin ICE kriterlerini karşıladığını belirten Lima, bu yıl söz konusu oranın yüzde 10 ila 15 seviyesine kadar gerileyebileceğini kaydetti.
CNN Brazil ise temmuz ayında Brezilya’nın Rio Grande do Sul eyaletinde yaşanan aşırı yağışların on belediyeyi sular altında bıraktığını bildirmişti.
Taşan nehirler çok sayıda yerleşim yerini basarken 1000’den fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kalmıştı.
250 ila 500 milimetre arasında yağışın düştüğü bölgedeki Center Point yerleşiminde su seviyesi sadece dört saat içinde yaklaşık 9,7 metre yükselmişti.
Amerika
Nvidia yapay zeka yarışında 6 milyar dolarlık Nemotron modelini geliştiriyor

Nvidia, Çinli DeepSeek ve Kimi K3’ün yanı sıra OpenAI ve Anthropic ile rekabet edecek açık ağırlıklı güçlü yapay zeka modeli Nemotron’u geliştirmek amacıyla Poolside girişimiyle anlaşma yapmayı planlıyor. Anlaşma kapsamında şirkete 1 milyar dolar yatırım yapılması ve teknoloji lisanslama ile mühendis istihdamı için 6 milyar dolar ödenmesi öngörülüyor.
ABD merkezli teknoloji şirketi Nvidia, Çin menşeli DeepSeek ve Kimi K3 ile rekabet edebilecek en güçlü açık ağırlıklı (open-weight) yapay zeka modellerinden birini geliştirmek için 6 milyar dolar harcamayı planlıyor.
The Wall Street Journal’ın (WSJ) konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre şirket, bu doğrultuda Nemotron modelini geliştirmek üzere yapay zeka girişimi Poolside ile bir anlaşma yapma niyetinde.
Açık ağırlıklı yapay zeka modelleri, eğitilmiş sayısal parametreleri (ağırlıkları) kamuya açık şekilde yayımlanan sinir ağları olarak tanımlanıyor.
Bu yapı sayesinde dileyen kullanıcılar ilgili dosyaları indirip kendi sunucularında veya bilgisayarlarında çalıştırabiliyor, kendi ihtiyaçlarına göre uyarlayabiliyor ve geliştiricilerin bulut API hizmetlerine ihtiyaç duymadan modeli kullanabiliyor.
Nvidia’nın Poolside ile yapmayı planladığı anlaşmanın, OpenAI ve Anthropic başta olmak üzere önde gelen ABD’li yapay zeka şirketleriyle doğrudan rekabet ortamı oluşturabileceği belirtiliyor.
Haberde açık ağırlıklı modellerin işletim maliyetlerinin çok daha düşük olduğu ve kolay uyarlama imkanı sunduğu kaydedildi.
Haberde aktarılan bilgilere göre Nvidia, OpenAI ve Anthropic’i resmi olarak iş ortağı olarak görse de kendi yapay zeka modelini geliştirme kararı, CEO Jensen Huang’ın pazardaki hakimiyetini korurken aynı anda birden fazla alanda başarıya ulaşma hedefini yansıtıyor.
Yazılım geliştiricisi Eiso Kant ve GitHub’ın eski teknolojiden sorumlu yöneticisi (CTO) Jason Warner tarafından 2023 yılında kurulan Poolside girişimi, 20 Ağustos’ta hissedarlarına kapsamlı bir iş yeniden yapılandırmasını duyuran bir mektup gönderdi.
Mektupta Nvidia’nın şirkete 1 milyar dolar doğrudan yatırım yapacağı, ayrıca teknoloji lisanslama ve mühendis istihdamı için 6 milyar dolar ödeyeceği bilgisi yer aldı.
Düzenleme kapsamında 100’den fazla Poolside çalışanının Nvidia bünyesine katılarak Nemotron projesi üzerinde çalışacağı bildirildi.
Öte yandan, Çinli yapay zeka girişimi DeepSeek’in 7 milyar doların üzerinde yatırım çekerek Çin’in en değerli yapay zeka girişimi haline geldiği bilgisi paylaşıldı.
Daha önce Bloomberg, Nvidia’nın en büyük müşterilerine yapay zeka çipleriyle donatılmış sunucuların maliyetinde artış olacağını bildirdiğini ve bazı durumlarda bu fiyat artışının yüzde 15’i aşacağını yazmıştı.
Business Insider ise temmuz ayında Çinli girişim Moonshot AI tarafından geliştirilen açık kaynaklı yapay zeka modeli Kimi K3’ün Silikon Vadisi’nde büyük yankı uyandırdığını ve küresel yapay zeka yarışını hızlandırdığını bildirmişti.
Arena.ai test sonuçlarına göre Kimi K3’ün özellikle programlama ve kodlama alanında yüksek performans sergilediği, kullanıcı değerlendirmelerine dayalı sıralamada ise Anthropic’in Claude Fable 5 modelinin üzerinde yer aldığı aktarılmıştı.
Amerika
ABD, Colorado Nehri için yeni plan açıkladı

Colorado Nehri’nin su kaynakları konusunda eyaletler arasında yıllardır süren çekişmelerin ardından, federal hükümet cuma günü yeni bir plan açıkladı.
Üç eyaletin su kullanımında kesinti yapılmasını öngören bu plan, yıllarca süren kuraklık ve aşırı kullanımın ardından ortaya çıktı.
Bu durum, milyonlarca insana içme suyu ve elektrik sağlamaya yardımcı olan Colorado Nehri’nin en büyük iki baraj gölü olan Lake Mead ve Lake Powell’ın su seviyelerinin rekor düzeyde düşmesine neden oldu.
Süresi dolan çerçevenin yerini alacak olan 10 yıllık öneri, her iki yılda bir gözden geçirilecek yeni su sınırları belirliyor.
Arizona Devlet Üniversitesi’ndeki Kyl Su Politikası Merkezi’nin direktörü Sarah Porter’a göre, önerilen şartlara göre:
- Kaliforniya, su kullanımını %10 oranında azaltmak zorunda kalacak.
- Nevada’da bu oran %16 olacak.
- Arizona’da ise %27 olacak.
ABD’de yedi eyalet su planında anlaşamayınca federal yönetim devreye girdi
Toprak Islah Bürosu’nun planına göre, Kaliforniya, Nevada ve Arizona, söz konusu dönemde su tüketimini yıllık toplam 1,25 milyon acre-feet (yaklaşık 1,54 milyar metreküp) azaltacak. Koşullara bağlı olarak daha büyük kesintiler de söz konusu olabilir.
Şu anda, nehrin yukarısındaki eyaletler (yani Colorado, Utah, New Mexico ve Wyoming) herhangi bir kesinti yapmak zorunda kalmayacak.
Nehrin aşağısındaki müzakereciler, yedi eyaletin tamamını kapsayan daha uzun vadeli bir anlaşmaya varmayı umduklarını belirttiler.
Ayrıca eyaletler birbirlerine ya da federal hükümete dava açabilir.
New York Times’a göre, tarım sektörü nehrin suyunun büyük bir kısmını kullanıyor ve bunun neredeyse yarısı hayvan yemi olarak kullanılan bitkilerin yetiştirilmesine ayrılıyor.
Su tedarikindeki belirsizlik, gayrimenkul sektöründeki gelişmeleri de tehdit edebilir.
Bu arada, komşu ülke Meksika, ABD-Meksika anlaşması kapsamında su alımını 250.000 acre-feet (yaklaşık 310 milyon metreküp) azaltacak.
İçişleri Bakanlığı’nın su ve bilimden sorumlu müsteşar yardımcısı Andrea Travnicek şöyle konuştu:
“26 yıldır süren bu uzun kuraklık dönemini yaşıyoruz. Gelecekte de uzun süreli bir kuraklıkla karşı karşıya kalmaya devam edeceğiz. Bu nedenle havza içinde bir bütün olarak işbirliği yapmaya devam etmek son derece önemli olacak.”
Nehrin suyunun kullanımına ilişkin mevcut kuralların geçerlilik süresi Ekim ayında sona erecek ve yedi eyalet, suyun uzun vadede paylaşımı konusunda bir uzlaşmaya varamadı.
Geçen kış, Colorado Nehri Havzası’nda kayıtlara geçen en düşük kar kalınlığı görüldü.
Bu durum, çiftçiler, sanayi, yaban hayatı ve hidroelektrik üreticilerinin yanı sıra, onlarca Amerikan Yerlisi kabile ve iki Meksika eyaleti de dahil olmak üzere bu su yoluna bağımlı olan on milyonlarca insan üzerinde daha fazla baskı yarattı.
Arizona’daki müzakereciler, kesintilerin paylaşılması konusunda işbirliği yaptıkları için Kaliforniya ve Nevada’ya teşekkür ettiler.
Arizona Su Kaynakları Dairesi Müdürü Tom Buschatzke, “2027 ve 2028 yılları için, burada şimdi kayıt altına alınan kesintiler halk için önemli bir istikrar sağlayacaktır. Müzakerelere devam edeceğiz ve hepimizin istediği gibi, uzun vadede nasıl hareket edeceğimizi belirleyeceğiz,” dedi.
Kaliforniya’nın Colorado Nehri baş müzakerecisi JB Hamby, planın “olağanüstü risklerin yaşandığı bir dönemde, çok ihtiyaç duyulan kısa vadeli bir kesinlik” sağladığını belirtti; fakat bunu “kalıcı bir çözüm değil, bir köprü” olarak nitelendirdi.
Nevada’daki yetkililer, Arizona ve Kaliforniya ile yaptıkları işbirliğini takdir ettiler ve nehir konusunda yedi eyalet arasında bir uzlaşmanın hâlâ tercih ettikleri yol olduğunu belirttiler.
Güney Nevada’da, çevre koruma grubu Great Basin Water Network’ün kıdemli danışmanı Kyle Roerink, federal belgelerde yer alan vahim hidrolojik durumun bir yansıması olarak, yeni bir havaalanı ve alışveriş merkezleri inşa etme çabalarının ve bazı kamu arazilerinin satışının ilerleme kaydetmediğini söyledi. Roerink, daha fazla kesintinin Las Vegas metropol bölgesindeki gayrimenkul gelişimini yavaşlatabileceğini belirtti.
Roerink, “Amerikan metanetinin ve gücünün sembolü olan Hoover Barajı’nın önemi azalıp parlaklığını yitirmesi korkutucu olabilir. Fakat bu durum, önümüzdeki yüz yıla anlamlı bir şekilde hazırlanmamız için büyük bir fırsat da sunabilir,” dedi.
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Amerika4 gün önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Dünya Basını6 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya1 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını2 hafta önceÇin, Buz İpek Yolu yarışını kazanıyor










