Amerika
Cumhuriyetçilerin adayı olması muhtemel DeSantis’in dünyaya bakışı

Çevirmenin notu: Aşağıda çevirisini verdiğimiz makale 23 Mart tarihinde Politico’da yayınlandı. 2024’teki Amerikan başkanlık seçimlerinde Donald Trump ile birlikte Cumhuriyetçilerin en önemli başkan adaylarından olacağı anlaşılan Florida Valisi Ron DeSantis’in dış siyasette izleyeceği çizgiye dair bazı ipuçları buluyoruz. DeSantis, Trump’çı ‘izolasyonizm’ ile geleneksel Cumhuriyetçi dış siyaset arasında bir yerde dursa da ibre gitgide birincisine kaymaktadır. Her şey bir yana, görünen o ki, Trump’ın ABD siyasetinde bıraktığı birtakım izler, özellikle dış siyasette sıfırdan ortaya çıkmamıştır, bundan sonra da öyle kolayca ortadan kalkacağa benzememektedir. Bunların başında, Çin’e karşı düşmanlık gelmektedir. Metindeki köşeli parantezler çevirmene aittir.
Dünya Ron DeSantis’e göre nasıl görünüyor?
Florida valisi hem geleneksel Cumhuriyetçi ortodoksluğu hem de MAGA tarzı popülizmi yansıtan dış politika pozisyonlarına sahip.
Alexander Ward
Politico
23 Mart 2023
Ron DeSantis dış politika konusunda geleneksel mi yoksa MAGA tarzı bir Cumhuriyetçi mi? Cevap, giderek artan bir şekilde, ‘evet.’
Kitaplarında, konuşmalarında, röportajlarında ve yazılı açıklamalarında dünyayı nasıl gördüğüne dair ipuçları verdi. Çin, ABD’nin karşı karşıya olduğu esas tehdit. Ukrayna’nın Rusya’ya karşı savunulmasına öncelik vermek dikkatleri iç sorunlardan uzaklaştırıyor. Washington’daki elitler ise seçmen iradesini görmezden gelen bir küreselcilik vaaz ederek dış politika konusunda genellikle felaket tellallığı yapıyor.
Fakat DeSantis bu görüşlerini ifade ederken hem Cumhuriyetçi gelenekten hem de Donald Trump türküsünden apartılmış bir dil kullanıyor. Eski milletvekili ve şimdiki Florida valisinin Oval Ofis’ten ABD dış politikasını nasıl yürüteceğini merak eden gözlemcilerin kafasını karıştırdı.
DeSantis’in ekibi dünya görüşüyle ilgili yorum taleplerine geri dönmedi. Fakat DeSantis’in müttefiklerinden Christina Pushaw, dünyanın en büyük 13. ekonomisi olan Florida’nın lideri olarak, “Dünya liderleri ve politika uzmanlarıyla sürekli görüşüyor. Çok fazla bilgi tüketiyor ve politika konusunda çok aktif,” diye belirtiyor.
DeSantis’in etrafındakiler, Guantanamo Körfezi ve Irak’ta görev yapan eski donanma avukatının ulusal güvenlik konularında okuyabildiği kadar çok şey okuyarak hâlâ bilgi edindiğini söylüyor. DeSantis’in henüz resmi bir dış politika danışmanları grubu yok, ancak bunun başkan adaylığını resmen ilan ettikten sonra gelmesi bekleniyor.
Şu ana kadar çıkarılabilecek sonuç şu: DeSantis dünyadaki ABD gücünü destekliyor, ama ne zaman müdahil olunacağı konusunda sınırlamalar getiriyor ve önceliği kendi ülkesindeki sorunları çözmeye veriyor. Sonuç şu: Büyük oyna ve evde kal.
Dış politika diliyle konuşacak olursak, dünyayı Amerika’nın imajına göre yeniden şekillendirmeye çalışan bir ‘Wilsoncu’ değil ama tam anlamıyla popülist bir ‘Jacksoncı’ da değil. Ve bu orta yolda yürüyerek, 2024’te bir kategoriye ya da diğerine daha kesin uyan diğer Cumhuriyetçi adaylara karşı avantaj elde edebilir.
DeSantis, 2017-2019 yılları arasında Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi üyesi olarak, savunma şahinlerini ve gelenekçileri sevindiren eski Cumhuriyetçi pozisyonları takınmıştı. Ukrayna’ya ölümcül yardım gönderilmesini destekledi ve kendisini ‘Rusya’ya karşı sert olan Reagan ekolünün’ bir parçası olarak nitelendirmişti. Trans-Pasifik Ortaklığı ticaret anlaşmasının hızlandırılması için oy kullanmıştı. Trump’ın Kuzey Kore lideri Kim Jong Un’a yönelik diplomatik yaklaşımını övmüştü. O dönemde Fox Business sunucusu Lou Dobbs’a Barack Obama’nın İran nükleer anlaşması için bastırmasının Sünni Arapları İslam Devleti’ne katılmaya ikna ettiğini söylemişti.
Fakat Temsilciler Meclisinde zaman zaman, ABD’nin çıkarlarını güvence altına alacak net bir plan yapılana kadar Amerika’nın küresel savaş ve barış meselelerine girmekten kaçınması gerektiğine dair bir inancı dile getirdi. Düşünceleri, onları savaşa göndermek isteyen elitlerle değil, askerlerle birliktedir.
“İnsanların sürekli olarak Amerikalıların savaş yorgunu olduğunu söylediklerini duyuyorum ve ben buna katılmıyorum. Bence Amerikalılar halkımızı ve ulusumuzu savunmak için ne gerekiyorsa yapmaya hazırlar,” demişti 2014 yılında ABD’nin İslam Devleti’ni nasıl yenebileceğine ilişkin bir tartışma sırasında. “Tutarlı bir strateji olmadan başlatılan görevlerden bezmiş ve kesin zafer yerine sonuçsuz kalan çatışmalar görmekten bıkmış durumdalar.”
DeSantis bu nedenle [Suriye] Cumhurbaşkanı Beşar Esad’a karşı savaşan Suriyeli isyancıların silahlandırılmasına karşı çıktı. Söz konusu konuşmasında “Çıkarlarımızı koruyacaklarına güvenemeyiz,” diyen DeSantis, “Ulusal savunmamız söz konusu olduğunda kestirme yol yoktur,” diye eklemişti.
Cumhuriyetçi eski muhafızlardan pek çok kişi DeSantis’in siyaset oyununu oynadığını savunuyor. İster bu görüşlere sıkı sıkıya bağlı olsun isterse oy avcılığı yapıyor olsun, yaklaşımı 2024’te kazandırabilir. Washington’daki genel kanı Amerikalıların dış politika konusunda oy kullanmayacağı yönünde olsa da Ukrayna’daki savaşın yakın zamanda sona ermeyecek olması ve Çin’den gelen tehditlerin artması nedeniyle bu dönem seçmenlerin dünya hakkında daha fazla düşündüğü bir dönem olabilir.
Ortalama bir Cumhuriyetçi seçmen, ABD’nin fiziksel savunmasına odaklanan ve ulusu gereksiz ya da verimsiz dış karışıklıklardan kurtaran bir lider istiyor. Başkalarının sorunlarını çözmeye ya da değerlerini yükseltmeye daha az ilgi duyuyorlar. DeSantis’in açıklamaları ve pozisyonu, parti içinde ve partiler üstü savaş karşıtı hareketin bazı kesimlerinde cazibesini artırıyor.
DeSantis, ABD hükümetinin halkın duygularını hiçe sayan seçilmemiş liberal bir yönetici sınıf tarafından tehlikeli bir şekilde yönetildiğini savunan muhafazakar, Jacksoncu görüşlü bir akademisyen olan Angelo Codevilla’nın çalışmalarına sık sık atıfta bulunuyor. Codevilla, bu yetkililerin Amerika’nın yurtiçi ve yurtdışındaki politikalarını engellediğini savunuyordu ve bürokratlara karşı duyduğu küçümseme DeSantis’te hala canlı ve iyi durumda.
DeSantis ‘Özgür Olma Cesareti’ [The Courage to be Free] adlı kitabında, “Amerika Birleşik Devletleri giderek kibirli, bayat ve başarısız bir yönetici sınıfın esiri haline geldi,” diye yazdı. Elitlerin Çin’e ‘en çok kayrılan ülke’ ticaret statüsü vererek yükselmesine yardımcı olduklarını; ‘net hedefler ya da zafer beklentisi olmaksızın dünya çapında askeri maceracılığı desteklediklerini’ ve ‘Rus gizli anlaşması komplo teorisini üreterek ulusal güvenlik aygıtını silahlandırdıklarını’ söyledi.
Trump’ın ‘derin devlet’ şikayetine benziyor. Ancak Trump’ın, bürokrasinin kendi tasarımlarını engellediğini söylediği yerde –her ne kadar onları sık sık dinlese de– DeSantis bu yönetici sınıfın sıradan Amerikalıların ne istediğini görmezden geldiğini söylüyor. Florida valisi, Irak savaşını savunan, Çin ile ticareti yaygınlaştıran ve kötü sonuçlanan demokrasi teşvik projelerini başlatan profesyonelleri dinlemeyeceğine dair etkili bir şekilde yemin ediyor.
DeSantis’in başkent elitlerine yönelik şüpheciliği Trump ile aynı çizgiye geldiğinde, “Biz size söylemiştik,” havası oluşuyor.
Vali geçen hafta muhafazakâr sunucu Glenn Beck’e Trump’ın ABD’nin İsrail’deki büyükelçiliğini Kudüs’e taşımayı düşündüğü sırada Tel Aviv’e yaptığı bir geziyi anlattı. DeSantis, orada Dışişleri Bakanlığı ve CIA yetkililerine o zamanki başkanın bunu gerçekleştirmesi halinde ne olacağını sorduğunu söyledi. “3. Dünya Savaşı, 3. Dünya Savaşı, 3. Dünya Savaşı,” cevabını almış.
Trump’ın elçiliği taşımasının ardından ölümcül şiddet olayları patlak verdi ama kıyamet tahminleri gerçekleşmedi. DeSantis daha sonra ABD dış politikasını yöneten uzmanlara yönelik derin kuşkularını dile getirdi. Beck’e verdiği demeçte, “Onlar sadece kemikleşmişler ve sabit fikirliler,” dedi.
DeSantis, Kongre üyesi ve vali olarak İsrail’e dört kez seyahat ederek ona verdiği desteği dış politikasının merkezine yerleştirdi. Şirketlerin İsrail’i boykot etmesini engellemek için harekete geçti ve İsrailliler ile Filistinliler arasında bir barış anlaşması üzerinde çalışmanın çabaya değmeyeceğini öne sürdü.
DeSantis bu röportajda Trump’ın İran nükleer anlaşmasından çekilmesine karşı çıkanları da eleştirdi. DeSantis, ABD’nin anlaşmaya katılımı sona ermeden, İsrail ile Arap çoğunluklu devletler arasındaki normalleşme anlaşmaları olan İbrahim Anlaşmalarının asla gerçekleşmeyeceğini söyledi.
Ancak vali, yönettiği eyalet nedeniyle, Latin Amerika politikaları konusunda Trump öncesi bir Cumhuriyetçi gibi konuşuyor. Küba ve Venezuela rejimlerini eleştiriyor, muhaliflerin otokratik sol hükümetlerin zayıflatılması çağrılarını destekliyor. Geçtiğimiz Temmuz ayında Başkan Joe Biden’ı ‘Küba halkına özgürlük mücadelelerinde yardımcı olmamakla’ suçladı.
Öte yandan DeSantis geçen yıl Venezuelalı sığınmacıları Teksas’tan Martha’s Vineyard’a göndererek, Teksas Valisi Gregg Abbott ile birlikte göçün yükünü Demokrat eyaletlere yıkmaya çalışmış ve bu eleştirmenler tarafından siyasi bir oyun olarak değerlendirilmişti.
En çok dikkat çeken dış politika pozisyonu ise valinin Rusya’nın Ukrayna’yı işgali konusunda ne düşündüğü. İlk bakışta Trump’ın yanında yer alıyormuş gibi görünse de farklı bir yaklaşım sergiliyor; Kiev’in içinde bulunduğu kötü duruma destek verirken ABD’nin çatışmaya bağlılığının ülke içinde ve küresel güvenlik üzerinde yaratabileceği olumsuz etkileri de göz önünde bulunduruyor.
DeSantis Fox News’ten Tucker Carlson’a yaptığı açıklamada, “şüphesiz ki hedef barış olmalıdır,” dedi. Bu, tehlikenin Ukrayna ve Rusya arasındaki ‘toprak anlaşmazlığını’ daha da derinleştirdiğine dair bir argümandı. F-16 savaş uçakları ve uzun menzilli füzeler göndermek, “ABD’yi açıkça çatışmanın içine çekme ve bizi dünyanın en büyük iki nükleer gücü arasında sıcak bir savaşa yaklaştırma riski taşıyacaktır. Bu risk kabul edilemez.”
Ama DeSantis bir hafta sonra Piers Morgan’a verdiği bir mülakatta cevabını genişleterek daha geleneksel Cumhuriyetçi notlar düştü: “Ukrayna’nın o topraklarda hakkı var… Eğer parmaklarımı şıklatabilseydim, orayı yüzde 100 Ukrayna’ya geri verirdim.” Putin “bir savaş suçlusudur” ve “sorumlu tutulmalıdır” diye devam etti.
DeSantis daha geçen yıl Kongre’deyken ‘Ukrayna’nın kendini savunabilmesi için çok sayıda silahın’ finanse edilmesine yardımcı olmakla övünüyordu.
Ama DeSantis’in düşünceleri kesinlikle daha popülist bir yöne kayıyor.
Claremont Enstitüsünde çalışan ve DeSantis ile ulusal güvenlik konularında gayrı resmi olarak görüşen David Reaboi, “Sağda dış politikanın yönü yavaş yavaş değişiyor,” diyor. “Temel kaygımız olması gereken şeyden uzaklaştık: Amerikan halkının acil güvenliği ve ihtiyaçları.”
Muhtemelen gelecekteki rakipleri bunun göstermelik olduğunu savunuyor. Başkanlık yarışına resmen giren eski ABD Büyükelçisi Nikki Haley, DeSantis’in Ukrayna açıklamasının ardından yaptığı açıklamada, “Başkan Trump, Vali DeSantis’in önce üslubunda, sonra yetki reformunda ve şimdi de Ukrayna konusunda kendisini kopyaladığını söylerken haklı,” dedi.
Müttefikleri DeSantis’in diğer önde gelen Cumhuriyetçilerle aynı konulara odaklandığını belirtiyor: Çin’in askeri, ekonomik ve teknolojik alanlardaki saldırganlığını engellemek, ABD-Meksika sınırını güvence altına almak ve fentanil belasını sona erdirmek.
Kendisini diğer bazı 2024 adaylarından ayıran nokta ise, dünyaya polislik yapmak ya da diğer uluslarda küçük d harfiyle yazılan demokratların gelişmesi için siyasi alan açmak yerine, ülkenin kaynaklarını bu zorlukların üstesinden gelmekle sınırlamayı tercih etmesi, çünkü bunlar sıradan Amerikalıların ihtiyaçlarını dosdoğru yansıtmaktadır.
DeSantis’in kitabında belirttiği gibi: “Amerikan özgürlüğünün yaşamaya devam etmesi, özgürlüğün Cibuti’de başarılı olup olmamasına mı bağlı?”
Amerika
Cumhuriyetçiler Hegseth’in 37 milyar dolarlık savaş bütçesine şüpheyle yaklaşıyor

ABD Savaş Bakanı Hegseth, İran savaşının hızla tüketen stokları ve bütçeyi karşılamak için talep ettiği on milyarlarca dolarlık finansman konusunda Senato’da kayda değer bir destek kazanamadı. Çarşamba akşamı iki saati aşan kapalı toplantıya rağmen Cumhuriyetçi senatörler, 73 milyar dolarlık savunma ve istihbarat fonunu içeren 95 milyar dolarlık uzlaşma paketi konusunda ikna olmuş değil veya sessiz kalmayı tercih ediyor.
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth, İran savaşının hızla tükettiği ABD stoklarını ve Pentagon kasalarını yeniden doldurmak için Trump yönetiminin talep ettiği on milyarlarca dolarlık acil finansman konusunda Senato’da henüz kayda değer bir destekçi kazanamadı.
Savaşın sonu görünmeden altıncı ayına girmesiyle birlikte Cumhuriyetçi senatörlerin Hegseth’in ordu liderliğine olan güveni de azalıyor.
Parti içinde bazı isimler, yönetimin kendilerini çatışmanın maliyeti konusunda tam olarak hazırlamadığını belirtiyor.
Hegseth Temmuz ayı başında maliyetin 37,5 milyar dolara ulaştığını açıklamıştı ancak Moody Analytics gibi bağımsız analistler rakamın en az 132 milyar dolar olduğunu öngörüyor.
Çarşamba akşamı Savaş Bakanı ile kilit senatörler arasında iki saatten uzun süren bir toplantı yapıldı.
Görüşmenin ardından Beyaz Saray’ın talebi konusunda hala kararsız olan milletvekilleri, 73 milyar dolarlık Pentagon ve ABD istihbarat teşkilatları finansmanını da içeren 95 milyar dolarlık uzlaşma paketini ilerletip ilerletmeyecekleri konusunda ya ikna olmadıklarını belirtti ya da sessiz kaldı.
Yaz boyunca devam eden benzer görüşmeler zincirinin son halkası olan bu toplantı, yönetimin derin bir hoşnutsuzluğa yol açan savaşı finanse etme ve Başkan Trump’ın arzuladığı askeri planları hayata geçirecek başka bir uzlaşma tasarısını geçirme konusundaki sürekli mücadelesini gözler önüne serdi.
Cumhuriyetçi Alaska Senatörü Lisa Murkowski gazetecilere yaptığı açıklamada, toplantının “bakan ve ekibinin savunma harcamaları vizyonunu ortaya koyması için daha çok bir fırsat” olduğunu söyledi.
Murkowski, “Bu tür brifingler partiler üstü olduğunda daha faydalı olur çünkü bence konu özellikle ülkemizin savunmasıysa hepimiz anlamalıyız” diye konuştu.
Murkowski’ye ABD’nin uzlaşma tasarısında yönetimin talep ettiği tutarı harcaması gerektiğine ikna olup olmadığı sorulduğunda, “Bence buna henüz karar verilmedi” yanıtını verdi.
Hegseth talebe ilişkin soruları yanıtlamak üzere 21 Temmuz’da Senato Tahsisat Komisyonu huzuruna çıkmıştı.
Iowa Cumhuriyetçi Senatörü Joni Ernst, bu ifadenin ardından “Onu neden Kongre’ye çağırıp rakamları sunmasını istediklerini düşünüyorum ve hala bu konuda fazla bir netlik olduğunu sanmıyorum. Sanırım birçok insanın endişe duyduğu şey de bu” dedi.
Trump ile harcama yetkisi konusunda mücadele eden Maine Cumhuriyetçi Senatörü ve Senato Tahsisat Komisyonu Başkanı Susan Collins, geçen haftaki toplantı hakkında yorum yapmayı reddetti ve gerekçe olarak toplantının gizli niteliğini gösterdi.
Maine’de zorlu bir yeniden seçim kampanyası yürüten Collins, daha önce başka bir bütçe uzlaşma paketinin geçme ihtimaline şüphecilikle yaklaşmıştı.
Collins, komisyondan partiler üstü mutabakat gerektiren normal tahsisat süreci yerine uzlaşma sürecinin kullanılmasına uzun süredir mesafeli duruyor.
Trump parti çizgisinde bir harcama yasasını imzalamayı umuyor ancak Senato’da engellerle karşılaşıyor. Savunma şahinleri daha fazla harcama yapılması gerektiğini savunurken açığı dikkate alan diğer Cumhuriyetçiler daha düşük bir tutardan yana.
Senato Çoğunluk Lideri John Thune Perşembe günü yaptığı açıklamada, Senato beş haftalık Ağustos tatili için Washington’dan ayrılmadan önce gelecek hafta oylama yapılabilmesi adına hükümet finansman anlaşmasının zamanında sonuçlanmasını umduğunu söyledi.
Temsilciler Meclisi yasa için 95 milyar dolarlık bir bütçe taslağını zaten kabul etti.
Uzlaşma paketi gündemdeyken Trump yönetimi ayrıca 87,6 milyar dolarlık bir ek paket talep ediyor. Bu paketin büyük kısmı, bu hafta Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdün’e düzenlenen saldırılarla yeniden alevlenen İran savaşı nedeniyle Pentagon’u takviye etmek için ayrılacak.
Trump ayrıca 2027 mali yılı için 1,15 trilyon dolarlık ana bütçe satırı ve 350 milyar dolarlık bir uzlaşma tasarısıyla birlikte tarihi bir 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi istiyor.
ABD Başkanı, Cuma günü Camp David’deki kabine toplantısında ABD ordusuna yapılan “emsalsiz yatırımı” vurguladı ve 1,5 trilyon doları “dört gözle beklediğini” söyledi.
Trump söz konusu tutar hakkında “İnsanlar artık bunun ne kadar önemli olduğunu görüyor. Güvenli bir ülke sağlamak istiyoruz” dedi. Ancak ordu için talep edilen toplam dolar miktarı Kongre için zorlu bir istek haline geldi ve bu durum Hegseth’i desteği pekiştirmek için son birkaç aydır çok sayıda kez Temsilciler Meclisi ve Senato Cumhuriyetçi milletvekilleriyle bir araya gelmeye sevk etti.
Hegseth’in Kongre’deki son toplantısından önce Beyaz Saray Bütçe Direktörü Russell Vought ve Trump’ın en üst düzey yasama yardımcısı James Braid, günün erken saatlerinde Senato Cumhuriyetçileriyle kapalı kapılar ardında bir öğle yemeğinde buluştu.
Florida Cumhuriyetçi Senatörü Rick Scott, milletvekilleri ve yönetim yetkililerinin Hegseth toplantısından “çok iş çıkardığını” ancak Temsilciler Meclisi’nin belirlediğinden daha fazla para sağlamanın zor olacağını söyledi.
Scott, daha fazla finansman sağlamayı istese de Kongre’nin bunu ara seçimlerden sonra başka bir uzlaşma paketiyle yapması gerekeceğini ekledi.
Cumhuriyetçi Utah Senatörü John Curtis ise Kongre tarafından yetkilendirilmediği takdirde İran savaşı için finansmanı desteklemeyeceğini ima etti.
The Hill tarafından geçen hafta 73 milyar dolarlık savunma finansmanının önünü açacak bir bütçe kararına yönelik oylamayı destekleyip desteklemeyeceği sorulan Curtis, “İçinde ne olduğuna dair sıfır bilgim var” yanıtını verdi.
Amerika
ABD Senatosu, hükümetin kapanmasını engelleyecek bütçe tasarısında anlaştı

ABD Senatosu Tahsisat Komisyonu üyeleri, eylül sonunda hükümetin kapanmasını önleyecek ve aralık ayına kadar finansman sağlayacak geçici bütçe tasarısında uzlaştı. Tasarı kapsamında ilk prosedür oylamasının pazartesi gecesi yapılması ve Senato tatile girmeden metnin yasalaşması hedefleniyor.
ABD Senatosu Tahsisat Komisyonu üyesi senatörler, eylül sonunda hükümetin kapanmasını engelleyecek ve hükümeti aralık ayının bir bölümüne kadar finanse edecek bütçe tasarısı üzerinde pazar günü anlaşmaya vardı.
Senato liderleri, tatile girmeden önce tasarıyı kabul etmeyi hedeflerken metne ilişkin ilk prosedür oylamasının pazartesi gecesi yapılması planlanıyor. Tasarının kabul edilmesi halinde hükümetin finansmanı 11 Aralıka kadar güvence altına alınacak.
Hazırlanan tasarı; Kadınlar, Bebekler ve Çocuklar İçin Özel İlave Beslenme Programı (WIC), Afet Yardım Fonu ve çeşitli deniz araçlarını kapsayan gemi yapımı için “gerekli ayarlamaları” içeriyor. Düzenleme aynı zamanda Beyaz Sarayın hibe onay süreçlerinde değişiklik yapmasını geçici olarak engelliyor.
Komisyonun Başkan Yardımcısı Demokrat Senatör Patty Murray yaptığı açıklamada, “Bu kısa vadeli finansman tasarısı, Trump’ın daha fazla federal hibeyi rehin almasına izin verecek yozlaşmış bir politikayı engelliyor ve Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçilerin diğer kurumlardan fon çekip Sınır Devriyesine aktarmak için kullandığı açık kapıyı kapatıyor” dedi.
Komisyon Başkanı Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins ise yaptığı açıklamada, “Partiler üstü bu anlaşmanın, Yönetim ve Bütçe Ofisinin (OMB) federal finansal yardımlara ilişkin önerdiği kuralın yürürlüğe girmesini engellemesinden memnuniyet duyuyorum” ifadelerini kullandı.
Collins açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Bu önlem, yıllık hükümet finansmanını yürütmede her zaman güçlü tercihim olan partiler üstü tahsisat tasarıları üzerindeki çalışmalarımıza devam etmemiz için Kongreye ihtiyacımız olan zamanı kazandırıyor. Meslektaşlarımın emeği için müteşekkirim; bu geçici bütçe tasarısı, yalnızca hayati programlara ve federal çalışanlara zarar veren yıkıcı bir kapanmayı önleme yolunda büyük bir adımdır.”
Senato Azınlık Lideri Demokrat Chuck Schumer, X sosyal platformunda yaptığı paylaşımda Murray’nin adını anarak hibe onay sürecinin durdurulmasından dolayı kendisine teşekkür etti.
Schumer, geçici önlemi “Amerikalı ailelerin yararına sonuçlar üreten bir bütçe üzerinde partiler üstü müzakerelerin devam etmesine imkan tanıyan sorumlu bir ilerleme yolu” olarak niteledi.
Schumer, “Demokratlar, çalışkan Amerikalıların ilerlemesine yardımcı olan ve Trump’ın aileleri başarısızlığa uğratan israfçı ve yozlaşmış gündemini engelleyen finansman müzakerelerine bağlı kalmayı sürdürüyor” değerlendirmesini yaptı.
Senato Çoğunluk Lideri Cumhuriyetçi John Thune’un sözcüsü Ryan Wrasse, Politico’ya yaptığı açıklamada tasarının “şimdi kabul edilmesinin sonbaharda maliyetli bir hükümet kapanmasını önleyeceğini” bildirdi.
Thune, perşembe günü yaptığı açıklamada, Senatonun bu hafta oylayabilmesine yetişecek şekilde bir finansman anlaşmasının hazırlanmasını umduğunu söylemişti.
Collins, hibeler üzerindeki nihai onay yetkisine ilişkin düzenlemeyi “son derece kusurlu bir kural” olarak nitelemiş ve geçen ayın başlarında OMB Direktörü Russell Vought’a bir mektup yazarak yapılması gereken değişiklikleri iletmişti.
Collins daha önce The Hill’e yaptığı açıklamada, “Bir senatörden OMB’ye muhalefetimizi ifade eden ilk mektubu ben yazdım. Buna karşı çıkan devasa bir kuruluş grubu var” demişti.
Amerika
Kripto sektörü ABD ara seçimlerine 200 milyon dolar yatırdı

Kripto sektörü, dijital varlıkların federal gözetimini yeniden şekillendirecek yasaların Kongre’den geçmesi amacıyla kasım ayındaki ara seçimlere yaklaşık 200 milyon dolar aktardı. Washington merkezli gözlem grubu Public Citizen raporuna göre sektör, adaylara doğrudan bağış yapmayan ve bağımsız faaliyetleri fonlayan Fairshake adlı süper PAC üzerinden 189 milyon dolar harcadı.
Kripto sektörü, kasım ayında yapılacak ara seçimlere yaklaşık 200 milyon dolar aktararak dijital varlıkların federal gözetimini yeniden şekillendirecek yasaların geçmesi yönünde Kongre üzerindeki nüfuzunu ortaya koydu.
Sektör temsilcilerinin Senato’nun ağustos tatiline girmesinden önce tasarının yasalaşması için bu hafta kritik bir zaman dilimine girdiği belirtiliyor.
Sektörün bu harcama hamlesi, 2024 seçimlerinde Kongre adaylarını desteklemek için harcanan ve birçoğu yarışları kazanan 170 milyon dolarlık bütçenin devamı niteliğinde değerlendiriliyor.
Bu finansal destek, Kongre’nin geçen yıl dolar endeksli kripto jetonlar olarak bilinen sabit coin’ler için kurallar oluşturan ve bunların kullanımını artırma potansiyeli taşıyan Genius Yasası’nı kabul etmesinde rol oynadı.
Sektör ayrıca, destekçilerinin kripto endüstrisini daha güçlü bir yasal zemine oturtarak kullanımını yaygınlaştıracağını savunduğu daha kapsamlı Clarity Yasası’nın Kongre’den geçmesini talep ediyor.
Senato’da görüşülmeye devam eden tasarının ağustos tatilinden önce yasalaşması için sınırlı bir zaman aralığı bulunuyor.
Washington merkezli gözlem grubu Public Citizen tarafından haziran ayında yayımlanan rapora göre sektör, bu yılki seçimlere 189 milyon dolar harcadı. Bu miktarın büyük bir kısmı, kripto yanlısı adayları desteklemek amacıyla kurulan Fairshake adlı süper siyasi eylem komitesi (PAC) üzerinden aktarıldı.
ABD Federal Seçim Komisyonu (FEC) kayıtları, Fairshake’in fonlarını Demokrat ve Cumhuriyetçi ortaklı iki ayrı süper PAC aracılığıyla adayları destekleyen reklam ve benzeri bağımsız faaliyetlere yönlendirdiğini gösteriyor. Süper PAC’ler doğrudan adaylara bağış yapamıyor.
Reuters’ın haberine göre Fairshake’in seçim sürecinde en fazla harcama yaptığı 10 Kongre adayı ve detayları şu şekilde:
1. Barry Moore (Cumhuriyetçi): 9,43 milyon dolar
Alabama Cumhuriyetçi Temsilcisi ve Senato adayı Barry Moore, Genius Yasası dahil olmak üzere kripto dostu birden fazla düzenlemenin öne çıkması yönünde oy kullandı.
Moore, geçen temmuz ayında Temsilciler Meclisi’ndeki Clarity Yasası metnine de onay verdi. Temsilci Moore, stratejik bir bitcoin rezervi ile Hazine Bakanlığı bünyesinde bir dijital varlık stoku oluşturulmasını resmiyete dökecek bir yasa tasarısı sundu.
ABD Başkanı Donald Trump geçen yıl her iki yapının kurulması için bir başkanlık kararnamesi imzalamıştı. Ancak analizciler, bu kararların onun yönetiminden sonra da kalıcı olabilmesi için yasalaşması gerektiğini vurguluyor.
2. Andy Barr (Cumhuriyetçi): 7,17 milyon dolar
Kentucky’den Senato adaylığı koyan Cumhuriyetçi Temsilci Andy Barr, geçen temmuz ayında Temsilciler Meclisi’nde hem Genius hem de Clarity yasalarına evet oyu verdi. Barr ayrıca, eski Demokrat Başkan Joe Biden dönemindeki bankacılık düzenleyicilerinin kripto şirketlerini hedef aldığı ve haksız yere banka hesabı vermediği yönündeki iddialara destek sundu. Bankalar ve düzenleme kurumları ise bu iddiaları reddediyor.
3. Christian Menefee (Demokrat): 6,47 milyon dolar
Demokrat partili Christian Menefee, yapılan ara seçimin ardından şubat ayından bu yana Teksas Temsilcisi olarak görev yapıyor ve henüz kriptoyla ilgili bir yasa tasarısında oy kullanmadı. Teksas’taki seçim bölgelerinin yeniden düzenlenmesi nedeniyle Menefee, kripto sektörünü “Kongre’yi kontrol etmek için milyonlarca dolar harcamakla” suçlayan uzun süreli Temsilci Al Green’e karşı ön seçimde yarıştı.
Ön seçimi kazanan Menefee, kasım ayındaki seçimlerde yeniden düzenlenen bölge sandalyesi için mücadele edecek.
4. Jasmine Clark (Demokrat): 4,21 milyon dolar
Georgia’da eyalet temsilcisi olan Demokrat Jasmine Clark, Georgia’nın 13. kongre bölgesini temsil etmek üzere adaylığını koydu. Clark, mart ayında Georgia’da sabit coin’ler için eyalet düzeyinde düzenleme ve lisanslama çerçevesi sağlayan yasa tasarısının ilerletilmesi yönünde oy kullandı.
Clark mart ayındaki bir sosyal medya paylaşımında, “Kongre benzer düzenlemeleri değerlendirirken, dijital varlıkların geleceği temsil ettiğini ve bankacılık hizmetlerine erişimi olmayan topluluklar için gecikmiş finansal araçlar sunduğunu unutmamalıdır” ifadesini kullandı.
5. Adrian Boafo (Demokrat): 3,29 milyon dolar
Maryland Eyalet Temsilcisi olan Demokrat Adrian Boafo, Temsilciler Meclisi için yarışıyor. Boafo, mart ayında Maryland Genel Kuruluna eyalet kurumlarının dijital varlıklar üzerindeki belirli kısıtlamalarını yasaklayacak bir tasarı sundu ancak bu tasarı yasalaşmadı.
Boafo ayrıca ocak ayında Maryland’de kripto kullanımına ilişkin tavsiyelerde bulunmak üzere bir Dijital Varlık ve Blokzincir Teknolojisi Görev Gücü kurulmasını öngören yasa tasarısını Genel Kurula sundu. Yasa tasarısı Maryland Valisi Wes Moore tarafından onaylandı.
6. Randy Fine (Cumhuriyetçi): 1,67 milyon dolar
Cumhuriyetçi Temsilci Randy Fine, 2025 yılında Florida’da yapılan ara seçimi kazandı ve yeniden seçilmek için yarışıyor. Fairshake’in Cumhuriyetçi ayağı olan Defend American Jobs, geçen yılki ara seçim sırasında Fine’ı desteklemek için 1,67 milyon dolar harcadı.
Fine, Genius ve Clarity yasalarının ilerletilmesi yönünde oy kullandı.
Ocak 2025’te yaptığı bir sosyal medya paylaşımında, “Floridalılar kripto inovasyonu istiyor” değerlendirmesinde bulunan Fine, “yenilikçi istihdamı Amerika’da tutmak için” çalışacağını ifade etti.
7. James Walkinshaw (Demokrat): 1,01 milyon dolar
Demokrat Temsilci James Walkinshaw, geçen yıl Virginia’da eski Temsilci Gerry Connolly’nin yerine seçilmek üzere yapılan ara seçimi kazandı ve yeniden aday oldu. Fairshake’in Demokrat kolu Protect Progress, ara seçim sürecinde Walkinshaw’u desteklemek amacıyla 1,01 milyon dolar harcadı.
Walkinshaw, Genius ve Clarity yasaları Temsilciler Meclisi’nde görüşülürken Kongre üyesi değildi. Ancak Haziran 2025’te yerel bir gazetede, blokzincir teknolojisinin kendi bölgesindeki ekonomiyi çeşitlendirebileceğini savunan bir makaleyi ortak yazar olarak kaleme aldı.
8. Jessica Hart Steinmann (Cumhuriyetçi): 771 bin 657 dolar
Trump’ın ilk başkanlık döneminde Adalet Bakanlığı’nda görev yapan Cumhuriyetçi Jessica Hart Steinmann, Teksas’ta bir bölgeyi temsil etmek için yarışıyor.
Kripto borsası Coinbase tarafından desteklenen ve adaylar ile seçilmiş yetkililerin kripto pozisyonlarını takip eden Stand With Crypto adlı savunma grubu, Steinmann’ın “dijital varlıkları düzenlemek için net yasal çerçeveleri” desteklediğini belirttiğini aktarıyor.
9. Houston Gaines (Cumhuriyetçi): 708 bin 828 dolar
Cumhuriyetçi Georgia eyalet temsilcisi Houston Gaines, Kongre için adaylığını koydu. Stand With Crypto’nun aktardığına göre Gaines, Genius ve Clarity yasalarını destekliyor.
10. Carlos De La Cruz (Cumhuriyetçi): 615 bin 885 dolar
Carlos De La Cruz, Teksas’taki bir kongre bölgesini temsil etmek üzere aday oldu. Stand With Crypto’nun aktardığı bilgilere göre Cumhuriyetçi aday De La Cruz, inovasyonu teşvik edecek net federal kuralları destekliyor.
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi4 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını7 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Dünya Basını1 hafta önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Avrupa7 gün önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’









