Bizi Takip Edin

Rusya

Delovaya Rossiya Başkanı Repik: Batılı firmalar geri dönüş yolları arıyor

Yayınlanma

Delovaya Rossiya Başkanı Aleksey Repik, Rusya’dan ayrılan birçok Batılı şirketin geri dönmek istediğini ancak siyasi kararlar ve yaptırımlar nedeniyle sessiz kaldığını belirtti. Repik, Rus şirketlerinin bu durumu değerlendirerek iç pazardaki paylarını artırması gerektiğini vurguladı.

Delovaya Rossiya Başkanı Aleksey Repik, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmenin ardından Vedomosti gazetesine verdiği mülakatta, Ukrayna’daki gelişmeler sonrası Rusya’dan ayrılan çok sayıda Batılı şirketin geri dönmek istediğini ancak mevcut siyasi atmosfer ve yaptırımlar nedeniyle bu niyetlerini açıkça dile getiremediklerini söyledi.

Repik, bu durumun Rus şirketleri için iç pazarda önemli bir fırsat sunduğunu da sözlerine ekledi.

‘Batılı şirketler geri dönüş formatlarını tartışıyor’

Aleksey Repik, geri dönüş formatlarını görüşen onlarca şirketle iletişim halinde olduğunu belirterek, “Örneğin, Japon şirketleri geri dönüş için hangi seçeneklerin mümkün olduğu konusunda bir seminer düzenlememizi istedi. Birçok şirket aslında ayrılmak istemiyordu. Gitmek istemeyen herkes geri dönmek istiyor. Mesele, ne ölçüde ve ne zaman dönebilecekleri,” diye konuştu.

Repik, Uniqlo şirketinin durumunu örnek göstererek ilginç bir vakaya değindi.

Repik, “Şirketin kurucusu, saygı duyduğum mükemmel bir girişimci olan Tadaşi Yanai’yi çok iyi tanıyorum. ‘Ayrılmayacağız, sonuna kadar kalacağız, çünkü müşterilerim ve şirketim benim için önemli’ demişti. Sonra ne oldu? Sağcı Japon aşırılık yanlıları ofislerinin önünde kargaşa çıkardı, neredeyse kitlesel vandalizm eylemleri düzenlediler. Onu, esasen, kendini ikna etmeye zorladılar. Şimdi onunla konuştuk. ‘Biliyorsunuz, söz verdim. Sözümü tutacağım ve geri dönmeyeceğim, zira benden bu sözü aldılar. Benim için söz namustur, anlamı vardır. Belki geri dönmek istiyoruz ama yeni koşullarda çalışmak zorundayız’ diyor,” ifadelerini kullandı.

Repik, her şirketin durumunun farklı olduğunu belirterek, “Tüm mutlu aileler aynı şekilde mutludur, mutsuz olanlarsa her biri kendi tarzında mutsuzdur. Muhtemelen doğru anı, doğru fırsatları arayacaklar. Ama benim işim başka. Benim işim, Rus meslektaşlarımızın da zaman kaybetmemesini ve iç pazarın en azından önemli bir bölümünü sadece geri almakla kalmayıp, ele geçirip kendilerine sabitlemelerini sağlamak,” dedi.

Batılı şirketler, Rusya’ya dönüş için hukukçulara danışıyor

Kamuoyuna açıklamama nedenleri: Yaptırım korkusu ve yasal kısıtlamalar

Batılı şirketlerin neden Rusya’ya dönmek istediklerini kamuoyuna açıklamadıkları sorusuna Repik, “Amerikan yatırım yasalarını gördünüz mü?” yanıtını verdi.

Yaptırımlar nedeniyle açıkça geri dönme niyetlerini beyan edemediklerini ima eden Repik, “Doğrudan yasal kısıtlamaları var. Sanırım bu anlaşılabilir bir durum. Genel yapıyı, genel durumu da iyi anlamak gerekiyor,” diye konuştu.

Repik, politikanın ekonominin önünde gittiği ve küreselci yaklaşımların ulusal çıkarların, egemen çıkarların —ki buna şu anda kendi dayattıkları kısıtlamalar rejiminde yaşayan şirketlerin ait olduğu ülkelerin ekonomisi de dahil— üzerinde zafer kazandığı sürece, iş dünyasıyla konuşmanın biraz zamansız olduğunu belirtti.

Repik, “İş dünyasının kendi çıkarları doğrultusunda karar almak için tek bir anahtarı var ve maalesef ikinci bir anahtarın da dönmesi gerekiyor—yani onların düzenleyicileri, onların politikacıları. Maalesef, eski geleneksel ortaklarımızın birçoğu —öncelikle Avrupa ülkelerinden bahsediyorum— açıkçası belirli bir köşeye sıkıştırılmış durumda. ‘A’ dediler ve şimdi ‘B’ dememek ellerinde değil. Tabii ki politikacılardan, ülke yönetimlerinden bahsediyorum. Ve görüyorsunuz, her seçimde orada bir şeyler yavaş yavaş değişiyor. Çünkü hem iş dünyası hem de insanlar, kendi şirketleri üzerinden sürekli kendilerini cezalandırmaya çalışmaktan biraz yorulmaya başlıyor,” değerlendirmesinde bulundu.

Batılı şirketler Rusya’ya geri dönecek mi?

‘Yaptırımlar aşılır, Rus şirketleri pazarı doldurmalı’

Şirketlerin yaptırımlara maruz kalmaktan korktukları için geri dönmeye hazır olduklarını kamuoyuna açıklamadıkları, ancak örneğin Devlet Başkanı Putin’in Rusya Sanayiciler ve Girişimciler Birliği kongresinde yaptırımların yine de uzun süreceğini söylediği hatırlatıldığında Repik, şunları söyledi:

“Yaptırım var, yaptırım var. Aslında mesele daha çok yaptırımlarla ilgili değil. Vladimir Vladimiroviç [Putin] iyi söyledi: Bizden bir şeyler almaları gerektiğinde alıyorlar. Kendilerine izinler çıkarıyorlar, özel rejimler buluyorlar.”

İstisnalar yapılıp yapılmadığı sorusuna ise Repik, “Elbette. Ve genel kaideden, kimsenin ihtiyacı olmayan tek bir şey dışında her şey istisna olabilir. Bu kesinlikle işe yarar bir yapı. Bu yüzden dürüstçe söyleyeceğim ki bu daha çok bir zamanlama meselesi. Durum dinamik olarak değişiyor. Geçen yıl aynı Amerikalı temsilcilerden bu yıla göre farklı bir söylem vardı. Ve bu onların siyasi çevrelerine de yayılıyor. Bu dinamik bir mesele,” yanıtını verdi.

Kendisininde herhangi bir şirketin geri dönüşünü bekleyip beklemediği sorulduğunda Repik, şu ifadeleri kullandı:

“Eğer onların ürünlerinden bir şeye çok ihtiyacım olursa, satın alma imkânı bulurum. Ulusötesi şirketlerin oldukça katı bir şekilde düzenlenmiş çerçeve dünyasından, daha ziyade —iyi anlamda söyleyelim— gerilla ticareti dünyasına geçiyoruz. Bir şeye ihtiyacın varsa, onu elde etme imkânını her zaman bulursun. Bir şeyi yasaklarlar, iyi bir alternatif buluruz. Başka bir şeyi yasaklarlar, üçüncü bir alternatif buluruz. Bu oyun çok girişimci bir oyun. Sürekli, tabiri caizse, yakala. Yaptırımlar, yaptırımlar, yaptırımlar; baypas, baypas, baypas. Dürüst olmak gerekirse, Avrupalı ve Amerikalı meslektaşların politikaları bizi, iş yapmak ve faydalı bir işle uğraşmak yerine —bilmiyorum, Mars’a uçmak gibi— tavşanlar gibi koşturup yaptırımların üzerinden atlamak zorunda bıraktığında, bu sadece verimsiz ve iş dünyasına karşı adaletsizdir. Biz bir şeyler yapalım, katkımız ve faydamız olsun diye varız. Ama bazı tuhaf yabancı politikacıların aptallığı yüzünden oturup patinaj yapıyoruz.”

Putin: Rusya’ya dönmek isteyen şirketler için özür yetmez

Rusya

Birleşik Rusya, Duma seçimlerinde 16 bölgeyi muhalefete bırakabilir

Yayınlanma

Birleşik Rusya’nın eylül ayında yapılacak Devlet Duması seçimlerinde 16 tek isimli seçim bölgesinde parlamenter muhalefetin zaferine göz yumabileceği bildirildi. Partinin bu bölgelerde muhalefetin tanınmış isimlerine karşı daha zayıf adaylar çıkardığı, bir bölgede ise adayını geri çektiği aktarıldı.

İktidardaki Birleşik Rusya partisi, eylülde yapılması planlanan Rusya Devlet Duması seçimlerinde parlamentodaki muhalefet partilerinin zafer kazanmasına izin vereceği 16 tek isimli seçim bölgesini belirledi.

Birleşik Rusya’dan bir kaynak ile Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yönetim kuruluna yakın iki kaynağın aktardığına göre iktidar partisi, diğer partilerin tanınmış siyasetçilerinin karşısına daha zayıf adaylar çıkardı; bir bölgede ise adayını listeden tamamen çekti.

Seçim bölgelerinde uzlaşmaya varılması Rusya seçimleri için yeni bir uygulama değil. İktidar partisi ile parlamentodaki muhalefet arasında koltukların paylaşılmasına yönelik anlaşmalar, federal makamların parlamentonun alt kanadında karma seçim sistemini yeniden yürürlüğe koyduğu 2016 yılından bu yana uygulanıyor.

Bu sistemde milletvekillerinin yarısı parti listelerinden, diğer yarısı ise dar bölgelerden seçiliyor. Kremlin kaynakları, muhalefet saflarında nitelikli parlamenterlerin bulunduğunu ve yönetimin bu isimlerin yeni dönemde de parlamentoda yer almasını istediğini kaydediyor.

2016 yılında ilk olarak 40 bölgenin bu tür bir paylaşıma konu olması planlanmış, nihayetinde Birleşik Rusya parlamentodaki meslektaşlarına 18 bölgeyi bırakmıştı.

O dönemde parti yöneticileri pazarlıkları açıkça dile getirirken Rusya Federasyonu Komünist Partisi (RFKP) bu iddiaları reddetmişti. 2021 seçimlerinde ise Kremlin ve Birleşik Rusya bu uygulamadan vazgeçmeyi planlamış, ancak sonuçta iktidar partisi federal yönetime sadık siyasetçilerin yarıştığı beş bölgede aday göstermemişti.

Birleşik Rusya, 2026 seçimi için 225 tek isimli bölgenin tamamında aday belirlemiş olmasına karşın, daha sonra bir adayını geri çekti.

Tataristan Cumhuriyeti’ndeki 32 numaralı Moskovskiy bölgesinden aday gösterilmesi planlanan Aleksey Gruşin’in başvurusu iptal edildi. Partinin basın servisi bu durumu adayın gerekli belgeleri zamanında teslim edememesi nedeniyle “teknik bir gerekçe” olarak açıklasa da kaynaklar bu bölgenin muhalefetle uzlaşı sağlanan alanlar arasında yer aldığını doğruluyor.

Muhalefet partilerine ayrılan kontenjanlar

Kaynakların aktardığına göre Komünist Parti’ye (RFKP) dört seçim bölgesi ayrıldı. Bu bölgelerde Bilim Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Oleg Smolin (Omsk bölgesi, 142 numaralı Moskalenskiy), Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) İşleri Komisyonu Başkanı Leonid Kalaşnikov (Samara bölgesi, 160 numaralı Tolyatti), Rusya Kahramanı kozmonot Oleg Novitskiy (İrkutsk bölgesi, 98 numaralı Bratsk) ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler Komisyonu Birinci Başkan Yardımcısı Sergey Kazankov (Mari El, 27 numaralı Mari) yarışıyor. Komünist Parti kaynakları, ilk üç adayın zaferinden emin olduklarını; Kazankov’un ise önceki seçimleri yüzde 50,36 oyla kazandığını hatırlatıyor. Birleşik Rusya bu isimlerin karşısına yerel şirket yöneticileri, hastane başhekimleri ve şehir konseyi üyeleri gibi nispeten zayıf adaylar çıkardı.

Rusya Liberal Demokrat Partisi’ne (LDPR) de benzer şekilde dört bölgenin bırakılması planlanıyor. Anlaşmaya göre LDPR adayları Maria Harçenko (Arhangelsk bölgesi, 77 numaralı Kotlas), Ruslan Yusupov (Tataristan, 32 numaralı Moskovskiy), Andrey Kramar (Donetsk Halk Cumhuriyeti, 15 numaralı Gorlovka) ve Andrey Skoblov (St. Petersburg, 214 numaralı Kuzeydoğu) iktidar partisinden güçlü bir rekabet görmeden yarışacak. Yusupov’un seçim bölgesinde Birleşik Rusya aday çıkarmazken, Ukrayna’daki askeri operasyonda yer alan plaj ragbisi antrenörü Pavel Kalaşkin bağımsız aday oldu.

Adil Rusya partisi adaylarının da dört tek isimli bölgede zafer kazanması öngörülüyor. Finansal Piyasalar Komisyonu Başkanı Anatoliy Aksakov (Çuvaşistan, 42 numaralı Kanaş), Rekabetin Korunması Komisyonu Başkanı Valeriy Gartung (Çelyabinsk bölgesi, 190 numaralı Korkino), İnşaat ve Konut Komisyonu Başkan Yardımcısı Aleksandr Aksenenko (Novosibirsk bölgesi, 139 numaralı İskitim) ve Devlet Duması Başkan Yardımcısı Aleksandr Babakov (Smolensk bölgesi, 176 numaralı Smolensk) bu isimler arasında yer alıyor. Birleşik Rusya bu bölgelerde özel şirket müdürleri ve yerel gazete başyazarları gibi isimleri aday gösterdi.

Diğer partiler ve bağımsız adaylar

Yeni İnsanlar partisi adına St. Petersburg 217 numaralı Güneydoğu bölgesinde yarışan Oksana Dmitriyeva’nın şansı yüksek görülüyor.

Birleşik Rusya bu bölgede altı kez olimpiyat şampiyonu olan ve önceki seçimlerde Dmitriyeva’ya yenilen Kent Meclisi Üyesi Lyubov Yegorova’yı yeniden aday gösterdi.

Rodina partisinin lideri Aleksey Juravlyov da Başkurdistan’daki 6 numaralı Neftekamsk bölgesinde iktidar partisinden ciddi bir direnişle karşılaşmayacak.

Ayrıca iki bağımsız adayın yarışında da iktidar partisinin engel çıkarmaması planlanıyor. Adil Rusya’dan ayrılan Yaroslavl bölgesinin eski valisi Anatoliy Lisitsın (Yaroslavl, 193 numaralı bölge) ve Lipetsk Bölge Vali Yardımcısı Sergey Kurbatov (Lipetsk, 115 numaralı bölge) bu listede bulunuyor.

Lisitsın başlangıçta Birleşik Rusya’dan aday olmak istemiş ancak Kremlin içindeki muhalefet nedeniyle bağımsız kalmıştı.

Kremlin ve iktidar partisine yakın kaynaklar, rekabete açık bölge sayısının 15 tane daha artabileceğini kaydediyor. Bölgesel politika uzmanı Vitaliy İvanov, uzlaşma mantığının arkasında muhalif siyasetçilerin yerel yönetimlerle kurduğu güçlü ilişkiler, üst düzey bürokratların ricaları ve vali seçimlerinde elde edilen tavizlerin bulunduğunu ifade ediyor.

İvanov, Birleşik Rusya’nın 225 bölgenin tamamını kontrol etmesinin hedeflenmediğini, sistemde federal dengelerin gözetildiğini vurguluyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

İHA saldırıları üretimi düşürdü: Rusya’da benzinlikler tek tek kapanıyor

Yayınlanma

Rusya’da derinleşen akaryakıt krizi nedeniyle ocak-ağustos döneminde 322 akaryakıt istasyonu faaliyetlerini durdurarak bakıma alındı. Kapanmalar geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 70 artış gösterirken, ham maddeye erişemeyen istasyon sahipleri tesislerini satışa çıkarmaya başladı. Krizin arkasında ise Ukrayna İHA’larının rafinerilere düzenlediği saldırılar ve borsa fiyatlarındaki sert yükseliş yer alıyor.

Rusya’da tırmanan akaryakıt krizi ortamında benzin istasyonları yüzlerle ifade edilen sayılarla kapanmaya başladı.

İzvestiya gazetesinin OMT Consult verilerine dayandığı haberine göre, ocak ile ağustos ayları arasında ülke genelinde 322 benzin istasyonu faaliyetlerini durdurarak bakıma girdi. Bu sayı, geçen yılın aynı döneminde gerçekleşen kapanışlara kıyasla yüzde 70’lik bir artışa işaret ediyor.

Kapanışlar, Rusya genelinde aktif olarak hizmet veren 28,4 bin benzin istasyonunun yüzde 1,2’lik bölümünü etkiledi.

Kapanan istasyonların büyük bölümünü bağımsız ağlar oluşturdu. Gazoil, Rosgaz, Zvezda, Tamic Energy ve MMK Petrol gibi büyük bağımsız zincirlere ait 105 istasyon kapısına kilit vurdu. Orta ölçekli ağlar 69, küçük ölçekli ağlar ise 82 istasyonu kapattı.

Dikey entegre petrol ve doğalgaz şirketleri olan Lukoil, Tatneft, Gazprom Neft, NNK, Rosneft, Surgutneftegaz ve Gazprom ise toplam 67 istasyonun faaliyetini geçici olarak durdurdu.

OMT Consult, buna ek olarak 214 benzin istasyonunun geçen yıldan bu yana bakımda kalmaya devam ettiğini bildirdi.

Rafineriler hedef alındı, üretim 2002 seviyesine geriledi

Rusya akaryakıt pazarındaki kriz, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının (İHA) petrol rafinerilerine düzenlediği saldırılar sonucunda patlak verdi.

Bu yıl gerçekleşen uzun menzilli darbeler 26 tesisi devre dışı bıraktı. Financial Times’ın uydu verilerine ve S&P Global analizlerine dayandırdığı haberine göre, temmuz sonu itibarıyla bu tesislerden yalnızca 8’i tam kapasiteyle çalışmaya dönebildi. En az 11 tesis üretimi kısmen restore ederken, 7 tesis ise atıl kalmayı sürdürdü.

EA Analytics değerlendirmelerine göre bu durum, Rusya’daki petrol işleme hacmini günlük 3,6 milyon varile düşürerek Mayıs 2002’den bu yana görülen en düşük seviyeye geriletti.

Bu miktar, mevsimsel normların yaklaşık üçte bir altında kalıyor. 2020-2025 yıllarında Rus rafinerileri yaz aylarında günde ortalama 5,3 ila 5,6 milyon varil petrol işliyordu.

Borsa fiyatları yükseldi, bağımsız istasyonlar satışa çıktı

Üretimdeki düşüş fiyatlara da yansıdı. AI-92 tipi benzinin ortalama borsa fiyatı 2026 yılının ilk yarısı sonunda ton başına 63,7 bin rubleye ulaşarak yıllık bazda yüzde 18 arttı.

Rusya Akaryakıt Birliği, hükümete gönderdiği yazıda özel benzin istasyonlarının makul fiyatlarla akaryakıt temin edemediğini belirtti.

Birlik, petrol şirketlerinin öncelikli olarak kendi istasyonlarını beslemesi nedeniyle borsadan satın alınan hammaddenin bağımsız işletmelere teslim edilmediğini bildirdi.

St. Petersburg Petrol Birliği Başkanı Marat Murtazin, bağımsız zincirler için benzin tedarik edilememesi durumunun halen devam ettiğini ve bu durumun istasyon kapanışlarına yol açtığını kaydetti.

İzvestiya’nın aktardığına göre, kapanan istasyonların sahipleri tesisleri aktif şekilde satışa çıkarmaya başladı. Satışa sunulan istasyonların fiyatları 1 milyon ile 150 milyon ruble arasında değişiyor.

Murtazin, benzin istasyonlarının gelecekteki durumunun akaryakıtın bulunabilirliğine ve maliyetine bağlı olacağını vurguladı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Yaptırımlar Rus bankalarını vurdu: Yerli sertifikaya zorunlu geçiş

Yayınlanma

Rusya’nın en büyük bankaları, Dijital Gelişme Bakanlığının çıkardığı ulusal TLS sertifikalarına geçiş yaptı. Yabancı sertifikasyon merkezlerinin yaptırımlar nedeniyle hizmeti kesmesi üzerine alınan karar, kullanıcıların internet trafiğinin çözülmesi riskini beraberinde getirdi. Geçişin ardından Rus bankalarının internet siteleri yabancı tarayıcılarda güvenlik uyarısı vermeye başladı.

Rusya’nın önde gelen finans kuruluşları, kullanıcı trafiğinin teknik olarak çözülmesine imkan tanıyan devlet onaylı dijital sertifikalara geçiş yaptı.

Mediazona’nın incelemesine göre Sberbank, VTB, Rosselhozbank, T-Bank, Uralsib, Promsvyazbank ve Sankt-Peterburg bankaları, Rusya Dijital Gelişme Bakanlığı tarafından verilen TLS sertifikalarını kullanmaya başladı.

Bu bankalar 31 Temmuz 2024 tarihine kadar Çin merkezli TrustAsia şirketinin sağladığı sertifikaları tercih ediyordu.

Yapılan incelemeler, devlet sertifikasının bir kullanıcının cihazına yüklenmesi halinde Rus makamlarının ziyaret edilen internet sitelerindeki trafiği şifresiz hale getirme ve izleme hususunda teknik kabiliyet kazandığını gösteriyor.

Sistem değişikliği henüz tüm altyapılarda tamamlanmadı. T-Bank yalnızca tinkoff.ru alan adını Rus sertifikasına taşırken, tbank.ru adresi Let’s Encrypt sertifikasını kullanmayı sürdürüyor.

Levoberejnıy Bank ise Dijital Gelişme Bakanlığının sertifikasını sadece tüzel kişilere yönelik internet bankacılığı sisteminde devreye soktu. Alfa-Bank internet sitesi de bu adımı bir hafta önce atmıştı.

Yaptırımlar yabancı sertifikaları iptal ettirdi

Sertifika değişiminin arkasında Batı ülkelerinin uyguladığı yaptırımlar yatıyor. Yabancı sertifikasyon merkezlerinin yaz aylarında yaptırım listesindeki Rus şirketlerinin sertifikalarını kitlesel olarak iptal etmeye başladığı kaydedildi.

Bu hamlenin ardından Dijital Gelişme Bakanlığı, “yabancı tarayıcılar üzerinden yerli kaynaklara kesintisiz ve güvenli erişim sağlanması” gerekçesiyle Ulusal Sertifikasyon Merkezine ait sertifikaların kullanılmasını tavsiye etti.

Sertifika değişiminin hemen ardından teknik aksaklıklar baş gösterdi. RBK medya kuruluşunun aktardığı bilgilere göre, Dijital Gelişme Bakanlığının sertifikalarına geçen çok sayıda Rus bankasının internet sitesi, popüler yabancı tarayıcıların çoğunda düzgün açılmamaya başladı.

Kullanıcılar sitelere girmek istediklerinde “Bağlantı güvenli değil” uyarısıyla karşılaşıyor. İsteyen kullanıcılar bu uyarıyı göz ardı ederek siteye ilerleyebiliyor.

Sektörden üç ayrı kaynağın RBK’ya verdiği bilgiye göre bu durum, yabancı SSL sertifikalarının iptal edilmesinden ve bankaların Ulusal Sertifikasyon Merkezine geçmesinden kaynaklanıyor.

Söz konusu yerli sertifikalar küresel tarayıcıların büyük bölümü tarafından tanınmıyor. Bu sertifikaları doğrudan bünyesinde barındıran Rus yapımı Yandex Browser üzerinden ise sitelere hiçbir güvenlik uyarısı alınmadan girilebiliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English