Amerika
Eski Chevron yöneticisi, Venezuela petrolü için 2 milyar dolar arıyor

Eski Chevron üst düzey yöneticisi, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu kaçırmasının ardından yatırımcıların Donald Trump’ın ülkeye “milyarlarca dolar” yatırma çağrısına yanıt vermek için, ülkedeki petrol projeleri için 2 milyar dolar topluyor.
Chevron’un eski Latin Amerika operasyonları başkanı Ali Moshiri, Financial Times’a (FT) verdiği demeçte, Amos Global Energy Management fonunun birçok Venezuela varlığını belirlediğini ve yatırımı başlatmak için kurumsal yatırımcılarla özel yerleştirme konusunda görüşmelerde bulunduğunu söyledi.
Moshiri, ABD özel kuvvetlerinin cumartesi günü Maduro’yu kaçırması ve Trump’ın ABD şirketlerine Venezuela’nın petrol endüstrisini canlandırma çağrısı yapmasının “ani bir fırsat” yarattığını söyledi.
Demeçte, “Bu atılımı bir süredir bekliyorduk ve 2 milyar dolarlık özel plasman memorandumu, belirlenen birkaç yatırım hedefi ile hazır durumda. Son 24 saat içinde potansiyel yatırımcılardan bir düzine telefon aldım. Venezuela’ya olan ilgi sıfırdan yüzde 99’a çıktı,” dedi.
ABD’nin Caracas’a saldırısı ve Trump’ın Venezuela’nın yeni liderlerine şartlarını dayatacağı uyarısı, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip ülkeye şirketlerin akın etme olasılığını artırdı.
Bu, şirketler için potansiyel bir yeni dönemin başlangıcı anlamına geliyor. Bir ülkenin rezervlerinin son büyük açılışı 2009 yılında Irak’ta gerçekleşti ve ABD’nin işgalinden altı yıl sonra petrol sahaları için düzenlenen ihaleler milyarlarca dolarlık teklifler çekti.
Fakat üç büyük ABD petrol şirketi, siyasi istikrarsızlık, Venezuela’da geçmişte yaşanan mülk müsadereleri ve üretimi artırmak için gereken büyük meblağlar nedeniyle Trump’ın yatırım çağrısına temkinli yaklaşıyor.
Sektörden bir kaynak, ExxonMobil, Chevron ve ConocoPhillips’in üst düzey yöneticilerinin ABD’nin askeri müdahalesi karşısında hazırlıksız yakalandığını söyledi.
Bu kişi, “Venezuela’ya yatırım yapmak için gerekli sermaye ve uzmanlığa sahip sektör oyuncularının hiçbiri, Maduro’nun görevden alınmasından veya başkanın dün yaptığı açıklamalardan önce bilgilendirilmedi veya danışılmadı,” dedi.
Amos’un fon toplama çabası, Wall Street’in, Venezuela’nın eski petrol altyapısının yeniden inşasını finanse etme isteğini test edecek ilk adım olacak.
FT’nin gördüğü, Amos tarafından hazırlanan yatırımcılar için hazırlanan memorandumun tarihi Aralık 2025.
Memorandum, fonun devlet petrol şirketi Petróleos de Venezuela’dan (PDVSA) günde 20.000-50.000 varil petrol üretimi ve 500.000 varil rezerv satın almayı planladığını gösteriyor. Beş ila yedi yıl içinde çıkış ve iki buçuk kat yatırım getirisi öngörülüyor.
Diğer özel yatırımcılar da ABD’nin işgalinin ardından Venezuela’ya potansiyel ilgilerini dile getirdiler. ABD’li kaya gazı devi ve Trump’ın önde gelen bağışçılarından Harold Hamm FT’ye yaptığı açıklamada, şirketi Continental Resources’ın uygun koşullar altında Venezuela’ya yatırım yapmayı düşüneceğini söyledi.
Hamm, “Venezuela ile ilgili acil bir planımız olmasa da, ülkenin önemli bir kaynak potansiyeline sahip olduğunu düşünüyoruz ve düzenleyici ve hükümet istikrarının iyileşmesi halinde gelecekte yatırım yapmayı kesinlikle değerlendireceğiz,” dedi.
Özel yatırımcıların Trump’ın çağrısına en hızlı şekilde yanıt vermesi beklenirken, sektör analistleri, yalnızca ABD’li büyük şirketlerin ülkenin geniş ve karmaşık ağır petrol sektörünü yeniden inşa etmek için gerekli güce ve uzmanlığa sahip olduğunu söyledi.
Trump yönetimi tarafından verilen özel bir lisansla ülkede halihazırda faaliyet gösteren Chevron, yatırımlarını artırmak için en uygun konumda olan üretici olarak görülüyor. Fakat şirket, çalışanlarının güvenliği ve varlıklarının bütünlüğüne odaklandığını belirtti.
Rakibi ExxonMobil, Venezuela’daki niyetleri hakkında yorum yapma taleplerine yanıt vermedi. Şirket, Maduro’nun selefi Hugo Chávez tarafından yaklaşık yirmi yıl önce varlıklarının millileştirilmesi ile ilgili 1,6 milyar dolarlık tahkim kararının ödenmesini hâlâ talep ediyor.
Venezuela’daki varlıklarının millileştirilmesi nedeniyle 8,4 milyar dolarlık tahkim kararı kazanan ConocoPhillips, tazminatını tahsil etme çabalarını sürdüreceğini ve gelecekteki faaliyetler hakkında spekülasyon yapmanın “erken” olduğunu söyledi.
Trump, ABD şirketlerini yatırım yapmaya açıkça çağırırken, Dışişleri Bakanı Marco Rubio, müttefik ülkelerin üreticilerine kapıyı açık bıraktı, fakat “Amerika’nın düşmanları”na kırmızı ışık yaktı.
Çin, Venezuela’nın en büyük petrol müşterisidir ve Çinli şirketler ile Rus şirketler, Venezuela’nın petrol üretiminde yatırımcı konumunda.
Analistler, Venezuela’da faaliyet gösteren bazı Avrupalı şirketlerin (İspanyol Repsol ve İtalyan Eni) ABD’nin yaptırımları kaldırılırsa yatırım yapabileceğini söyledi. Fakat ABD dışındaki şirketler için mali koşulların uygun olup olmadığını görmek için bekleyecekler.
Moshiri geçmişte Venezuela’daki varlıkları satın almaya çalışmıştı. 2022’de Gramercy Funds Management ile Paria Körfezi açık denizine yatırım yapmak için bir ortak girişim anlaşması imzaladı. Amos daha sonra Çinli Sinopec’in sahip olduğu bazı Venezuela petrol ve gaz varlıklarını satın almayı kabul etti.
Moshiri, yatırım fonunun Biden yönetiminden lisans alamaması nedeniyle anlaşmaların suya düştüğünü söyledi ve “Şimdi, ticari açıdan daha dostane ve ekonomik odaklı Trump yönetimi ile yeni bir fon başlatıyoruz ve çok umutluyuz,” dedi.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa4 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek









