Bizi Takip Edin

Diplomasi

İstanbul görüşmelerine Ukrayna istihbaratından tartışmalı isim katıldı

Yayınlanma

Eski Ukrayna Güvenlik Teşkilatı (SBU) görevlisi Vasiliy Prozorov, SBU Başkan Yardımcısı Aleksandr Poklad’ın İstanbul’daki Ukrayna konulu müzakerelere katılmasının, Kiev yönetiminin anlaşma yapma ve bunlara uyma niyetinde olmadığını gösterdiğini belirtti. Prozorov, Poklad’ın geçmişi ve kariyerinin güven vermediğini öne sürerken, FSB de Poklad’ı terör saldırısı organize etmekle suçluyor.

Eski Ukrayna Güvenlik Teşkilatı (SBU) görevlisi Vasiliy Prozorov, SBU Başkan Yardımcısı Aleksandr Poklad’ın İstanbul’da yürütülen Ukrayna konulu müzakere sürecine dahil olmasının, Kiev yönetiminin anlaşma yapma ve yapılan anlaşmalara uyma arzusunun bulunmadığına işaret ettiğini ifade etti.

TASS haber ajansına konuşan Prozorov, Poklad hakkında, “Eski rüşvetçi polis, daha sonra gangsterlerin avukatı olan ve SBU’ya ancak 2014’teki Maydan’dan sonra katılan Poklad, 11 yılda SBU başkan yardımcılığına yükseldi, anladığınız gibi bu çok sıra dışı bir kariyer,” dedi.

Prozorov sözlerine şöyle devam etti: “Ve her şey, onun patolojik zalimliği, açgözlülüğü ve çalıştığı ekibe olan sadakatiyle açıklanıyor; tam da bu nitelikleri sayesinde bu kadar aktif bir şekilde terfi ettirildi. Onun müzakere grubuna dahil edilmesi, benim açımdan, Ukrayna’nın hiçbir anlaşmayı yerine getirmeye niyetli olmadığının kesin bir işaretidir.”

Daha önce Rusya Federal Güvenlik Teşkilatı (FSB), Aleksandr Poklad’ı, Sivastopol’da Rusya Deniz Kuvvetleri subayı Valeriy Trankovskiy’e yönelik terör saldırısının organizatörü olarak değerlendiriyor.

FSB halkla ilişkiler merkezi daha önce yaptığı açıklamada, söz konusu terör eyleminin Poklad’ın yönetimindeki SBU karşı istihbarat departmanının 5. müdürlüğü tarafından planlandığını ve organize edildiğini bildirmişti.

Ukrayna’dan İstanbul görüşmesi öncesi ateşkes ve liderler zirvesi teklifi

Diplomasi

Donald Trump: Andy Burnham aşırı liberalmiş

Yayınlanma

Donald Trump, Birleşik Krallık’ın muhtemel başbakanı hakkında yaptığı ilk açıklamada, Andy Burnham’ın “aşırı liberal” olduğunu duyduğunu söyledi.

Greater Manchester’ın eski belediye başkanı hakkında ne bildiği sorulduğunda Trump şöyle dedi:

“Hiçbir şey bilmiyorum. Sanırım bir kasabanın belediye başkanıymış. Duyduğuma göre aşırı liberalmiş, gerçekten aşırı. Bu da muhtemelen Kuzey Denizi’ni açmayacağı anlamına gelir.”

Burnham’ın, İşçi Partisi lideri ve Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer’ı koltuğundan etmek için yürüttüğü kampanya iç politikaya odaklanmış olsa da, ABD başkanıyla ilişkisini yönetmek onun en büyük zorluklarından biri olacak.

6 Ocak 2021’deki Kongre Binası isyanları sırasında Burnham, X’te yaptığı açıklamada, “Trump’a zaman ayıran herhangi bir Birleşik Krallık politikacısı şu anda utanmalı,” demişti.

Geçen yıl Burnham, The London Economic’e verdiği bir röportajda ABD başkanını “dünyaya istikrarsızlık getirdiği” için eleştirmişti.

Makerfield ara seçim kampanyasının son günlerinde, Burnham, Birleşik Krallık’ın “toplumdaki insanların artık birbirleriyle işbirliği yapmadığı, kutuplaşmış, zehirli bir siyaset” olarak tanımladığı Amerikan siyasetine doğru bir yol izlemesinden duyduğu endişeleri dile getirmişti.

İngiltere’de Burnham adım adım başbakanlığa yürüyor

Fakat Burnham ABD başkanının adını açıkça anmaktan kaçınmıştı.

Starmer, İran’daki savaşı desteklememesi nedeniyle Trump tarafından sert bir şekilde eleştirilmişti. ABD başkanı onu “Winston Churchill değil” diyerek hedef almıştı. 

Trump ayrıca, Starmer hükümetini, Birleşik Krallık’ın petrol ve gaz endüstrisini yok etmeye yönelik bir girişim olarak nitelendirdiği politikalar nedeniyle defalarca eleştirdi.

Geçen hafta sonu Truth Social’da paylaştığı bir gönderide Trump, Starmer’ın enerji konusunda “büyük bir başarısızlık” yaşadığını söyledi.

Burnham’ın 2024 yılında İşçi Partisi’nden Liverpool şehir bölgesi belediye başkanı Steve Rotheram ile birlikte kaleme aldığı Head North adlı kitabında ikili, Trump’ın “politikacıların yaşadıkları yeri ihmal ettiğini düşünen; politikacıların kendi ailelerini değil, diğer aileleri etkileyen meselelere odaklandığını hisseden insanlarla bağlantı kurmada etkili” olduğunu kabul etmişti.

Ayrıca, ulusal siyaseti domine eden Washington ve Londra’daki elitlere karşı hayal kırıklığına uğramış ABD ve Birleşik Krallık seçmenleri arasında paralellikler kurdular.

Burnham uzun süredir daha radikal bir yetki devri çağrısında bulunuyor ve Başbakanlık faaliyetlerinin bir kısmını Manchester’a kaydırmayı düşünüyor.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Paşinyan: Sorunlar çözülmezse AEB’nin dağılması kaçınılmaz

Yayınlanma

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin Avrasya Ekonomik Birliği’nden ayrılma amacı taşımadığını ancak birlik içindeki sorunların bir an önce çözülmesi gerektiğini söyledi. Serbest dolaşım ilkelerinin sekteye uğraması halinde birliğin dağılmasının kaçınılmaz olduğunu belirten Paşinyan, kısıtlamaların kalıcı hale gelmesinden endişe duyduklarını ifade etti.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ülkesinin Avrasya Ekonomik Birliği’nden (AEB) çıkmayı planlamadığını, ancak birlik bünyesinde ortaya çıkan sorunların bir an önce çözülmesini gerekli gördüğünü açıkladı.

1lurer.am ve NewsAm‘nin aktardığına göre hükümet toplantısında yaptığı açıklamada, AEB bünyesinde yaşanan gelişmelerin endişe verici olduğunu kabul eden Paşinyan, bu durumun diğer ortakları da kaygılandırması gerektiğine inandığını ifade etti.

Paşinyan, “Diğer ortakların da endişeli olduğundan eminim çünkü aynı şeyin kendi başlarına da gelebileceğini biliyorlar. AEB’den çıkmak gibi bir hedefimiz yok ancak bu sorun çözülmezse AEB’nin dağılması kaçınılmazdır” dedi.

Başbakan Paşinyan, birliğin temelinde mal, hizmet, iş gücü ve sermayenin serbest dolaşımı olmak üzere dört temel ilkenin yer aldığını hatırlattı.

Bu ilkelerin işlememesi halinde birliğin varlığının sorgulanır hale geleceğini vurgulayan Paşinyan, geçici zorlukların yaşanabileceğini ancak kısıtlamaların aylarca sürmesi durumunda bunun artık geçici bir sorun olmaktan çıktığını belirtti.

Paşinyan, “Eğer bir sorun bir, iki, üç ay devam eder ve dördüncü ayda da kalırsa, bu durum AEB’nin var olmadığı anlamına gelir. Eğer AEB artık var olmadığını ilan ederse biz ne yapabiliriz?” ifadelerini kullandı.

Paşinyan ayrıca, organizasyondaki tüm kararların üye ülkelerin oy birliğiyle alınması nedeniyle Ermenistan’ın AEB üyeliğinden çıkarılamayacağını da sözlerine ekledi.

Ermenistan, son yıllarda Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerini istikrarlı şekilde geliştiriyor. Ülke parlamentosu, 2025 ilkbaharında AB’ye katılım sürecinin başlatılmasını öngören yasayı kabul etti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Ermeni makamlarını AB ile AEB arasındaki katılım tercihini bir an önce yapmaları konusunda defalarca uyardı ve ancak bu durumda “yumuşak ve akılcı bir ayrılığın” mümkün olabileceğini ifade etti.

Ermenistan Başbakanı’nın katılımı olmadan 29 Mayıs’ta gerçekleştirilen Yüksek Avrasya Ekonomik Konseyi toplantısında; Rusya, Belarus, Kazakistan ve Kırgızistan liderleri, Erivan’a AEB üyeliği ile Avrupa entegrasyonu rotası arasında bir an önce karar vermesi çağrısında bulunarak bu konuda bir referandum düzenlenmesini önermişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Ukraynalı askerler yeni ordu reformuna şüpheyle yaklaşıyor

Yayınlanma

Financial Times gazetesine konuşan Ukrayna ordusu askerleri, Kiev yönetiminin hazırladığı yeni ordu reformunun cephede yıllardır yıpranan savaşçılar için çok geç kaldığını belirtti. Askerler, reform kapsamındaki terhis ve yeni sözleşme vaatlerinin cephedeki personel eksikliği nedeniyle hayata geçirilemeyeceğinden endişe ediyor.

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri bünyesinde görev yapan askerler, Kiev yönetiminin planladığı ordu reformunun cephede yıllardır bulunan ve bitkin düşen personel için çok gecikmiş bir adım olduğunu düşünüyor.

Financial Times (FT) gazetesinin Ukrayna ordusundan çeşitli kaynaklara dayandırdığı haberine göre, askeri personel söz konusu reformun cephe hattında uzun süredir savaşan askerlere çok az fayda sağladığı görüşünü paylaşıyor ve Kiev yönetiminin verdiği vaatleri yerine getirebileceğinden şüphe duyuyor.

Ukrayinska Pravda gazetesinin mayıs ayında aktardığı reform planlarına göre Kiev, belirli hizmet sürelerini içeren sözleşmeler imzalamayı, askeri maaşları artırmayı ve çatışmalara katılan personel için motivasyon sistemini değiştirmeyi hedefliyor.

Bu kapsamda, muharip görevlerdeki mevcut askerler için hizmet süresinin 10 ay, muharip pozisyonlardaki yeni askerler için 14 ay, insansız hava aracı (İHA) operatörleri ve geri hizmet uzmanları dahil olmak üzere diğer tüm görevliler için ise iki yıl olarak belirlenmesi önerilmişti.

Reform taslağı ayrıca, seferberlik kapsamında askere alınan kişilere, garantili terhis ve yeniden askere çağrılmaya karşı erteleme imkanı sunan sözleşmeler imzalama fırsatı da tanıyor.

Ancak Financial Times gazetesine konuşan askerler, sunulan erteleme imkanlarının pek çok kişinin umut ettiğinden oldukça uzak olduğunu belirtti.

Gazeteye konuşan bir Ukrayna askeri, “Hükümetin mülkü olmaya devam ettiğinizi bilen hiç kimse sizi sivil hayatta işe almaz. Ayrıca bu aradan sonra hangi birliğe geri alınacağınızı da kimse bilemez” diyerek endişelerini dile getirdi.

Aynı zamanda, bazı tugaylardaki ciddi asker eksikliği nedeniyle kısmi terhis vaatleri de ordu saflarında şüpheyle karşılanıyor.

Ukraynalı yetkililer ve analistler, önemli sayıda asker yeni sözleşmeleri imzalasa bile, bu değişikliklerin Ukrayna’nın zorunlu seferberlik uygulamasından vazgeçmesine imkan tanımayacağını ifade ediyor.

Diğer yandan, nisan ayında açıklamalarda bulunan Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Ofisi Başkan Yardımcısı Pavel Palisa, Ukrayna’nın seferberlik yaş sınırını 25 yaşın altına düşürmeyi henüz planlamadığını belirtmişti.

Palisa, 18-23 yaş aralığındaki erkeklerin yurt dışına çıkış kurallarında bir değişiklik yapmanın da şu aşamada gündemde olmadığını kaydetmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English