Bizi Takip Edin

Amerika

MAGA, Gazze konusunda İsrail’e eleştirilerini artırıyor

Yayınlanma

Gazze’deki insani krizin kötüleşmesi gerekçesiyle MAGA tabanı Trump’a, İsrail’e verdiği desteği yeniden gözden geçirmesi yönünde yoğun baskı yapıyor.

Beyaz Saray ve üst düzey Cumhuriyetçilerin temkinli yaklaşımı, İsrail’i sert bir şekilde eleştiren başkanın tabanındaki Amerika’yı Yeniden Büyük Yap (MAGA) kanadının yükselişini yansıtıyor.

POLITICO’ya göre bu isimler, İsrail ile ikili ilişkileri “kutsal” sayan ve Orta Doğu’daki müttefiklerini eleştirmeye genellikle kaçınan daha geleneksel Cumhuriyetçilerle çatışıyor.

Air Force One uçağında gazetecilere konuşan Trump, İsrail’e çatışmaya daha uzun vadeli bir çözüm bulması için baskı yapmak istemediğini, çünkü bu durumda “Hamas’ı ödüllendirmiş olacaklarını” savundu.

Trump, “Onların ödüllendirilmesi gerektiğini düşünmüyorum. Ben o görüşte değilim,” dedi.

Fakat Beyaz Saray, Gazze’de büyüyen insani krizi de görmezden gelemiyor. Trump, ABD’nin Gazze’deki Filistinlilerin “acılarını hafifletmek” için gıda yardımı sağlamaya ve gıda merkezleri kurmaya yardımcı olacağını yineledi.

Kongrede ise birçok Cumhuriyetçi, hatta bazı MAGA’cılar bile, hâlâ İsrail’i destekliyor. Durumla ilgili endişeler ihtiyatla dile getiriliyor ve İsrail’in Hamas’a “yanıt verme stratejik hakkı” destekleniyor.

Senato Çoğunluk Lideri John Thune bugün gazetecilere, “Yardımcı olmak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız. Maalesef, gıda yardımına müdahale eden birçok kötü aktör var,” dedi.

Cumhuriyetçi Senatör Eric Schmitt, “7 Ekim, Hamas’ın İsrail’e saldırısıydı ve İsrail, ne kadar sürerse sürsün kendini savunma hakkına sahip. Bu yüzden durumun hiç değişeceğini düşünmüyorum,” iddiasında bulundu.

Fakat MAGA’cı bir başka kanat, Gazze’deki savaştan giderek daha fazla rahatsız oluyor ve savaşın başkan için siyasi olarak zararlı olduğunu ve ülkenin itibarına leke sürdüğünü savunuyor.

Örneğin Temsilci Marjorie Taylor Greene, İsrail’in Gazze Şeridindeki eylemlerini “soykırım” olarak nitelendiren ilk Cumhuriyetçi kongre üyesi oldu.

Pazartesi gecesi, Florida’dan Cumhuriyetçi Temsilci Randy Fine’ı eleştiren bir tweet’inde Greene, Gazze’deki “soykırım, insani kriz ve açlık”ın 7 Ekim saldırıları kadar korkunç olduğunu söyledi.

Kongre dışında, önde gelen MAGA influencer’ları da İsrail’e yönelik eleştirilerini sertleştirdi. Matt Gaetz ve Steve Bannon, İsrail’in eylemlerini kınayanlar ve bu konunun Trump yönetimi için başkanın tabanı nezdinde siyasi bir yük olduğunu uyaranlar arasında yer alıyor.

Önde gelen muhafazakârlar arasındaki hayal kırıklığı, Amerikalıların Gazze’deki savaşa ilişkin görüşlerindeki genel eğilimi yansıtıyor.

Bir Gallup anketine göre, Amerikalıların yüzde 60’ı İsrail’in Gazze Şeridindeki askeri eylemlerini onaylamıyor.

Yine de, aynı ankette Cumhuriyetçilerin yüzde 71’i İsrail’in savaş çabalarına destek verdiğini belirtti. Bu rakam Trump’ın göreve gelmesinden bu yana çok az değişti.

Gazze ile ilgili stratejik düşünceler hakkında serbestçe konuşmak için isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir yönetim yetkilisi, yönetimin en yakın Orta Doğu müttefiki olan İsrail’e yönelik sert eleştirilerine rağmen Netanyahu ile ilişkilerini kesmediğini söyledi.

Yetkili, “Kimse hiçbir yerde açlık çeken çocuklar görmek istemez. Başkan, Bibi’yi açıkça destekliyor olsa da, nihai misyonu birincisi savaşı sona erdirmek, ikincisi cinayetleri durdurmak ve en azından ateşkes sağlamak, rehinelerimizi geri almak ve bölgeyi hiç olmadığı kadar müreffeh hale getirmek olacak,” dedi.

Yetkili, “Lindsey Grahamlar ve Tom Cottonlar gibi insanların, başkanın Orta Doğu’da çocukların açlıktan ölmesini istemediği için silaha sarılacaklarını sanmıyorum,” diye ekledi. Graham ve Cotton, Senatoda İsrail’in en sadık destekçilerinden bazıları.

“Şahin” senatörler de başkanın düşüncesini benzer şekilde yorumluyor. Silahlı Kuvvetler ve İstihbarat Komitelerinin kıdemli üyesi Senatör Mike Rounds, başkanın eylemlerinin “savaşta çocukların öldürülmesini istememesinden” kaynaklandığını söyledi.

Fakat yönetim yetkilileri, İsrail’e yönelik “soykırım” suçlamalarını kabul etmiyor. Salı günü Dışişleri Bakanlığında düzenlenen brifingde, sözcü Tammy Bruce, İsrail’in Filistinlilere karşı soykırım yaptığı yönündeki suçlamaları “skandal” olarak nitelendirdi.

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee de salı günü Fox News’e verdiği röportajda bu görüşleri yineledi. Huckabee, “Acı var mı? Evet. Bazı Avrupalıların söylediği kadar kötü mü? Hayır. Durum çok daha iyi olabilirdi, Hamas sonunda orada bir gelecekleri olmadığına karar verse, her şey çabucak sona erebilirdi, ki bu tam da başkanın sürekli söylediği şey,” diye konuştu.

Amerika

Beyaz Saray İran nükleer programına karşı bütçe talep etti

Yayınlanma

ABD yönetimi, İran’ın nükleer silah geliştirme veya edinme kapasitesini tamamen ve doğrulanabilir şekilde durdurmaya yönelik önlemler için Kongreden 672 milyon dolar talep etti. Söz konusu bütçe, İran’ın nükleer malzemelerinin ülkeden çıkarılması, imhası ve denetim faaliyetlerinin desteklenmesi için kullanılacak.

ABD yönetimi, İran’ın nükleer silah geliştirme veya edinme kapasitesinin “tamamen ve doğrulanabilir şekilde durdurulması” amacıyla alınacak önlemler için Kongreden 672 milyon dolar talep etti.

Fox News televizyon kanalının Beyaz Saray’dan bir kaynağa dayandırdığı habere göre, söz konusu talep ek bütçe kapsamında yapıldı.

Talep edilen fonun; uranyum heksaflorür, farklı formlardaki uranyum ve araştırma reaktörlerinin yakıtları da dahil olmak üzere İran’ın nükleer malzemelerinin ülkeden çıkarılması ve tasfiyesini kapsaması öngörülüyor.

Bu kaynak ayrıca, ABD’nin İran’daki denetimlerini, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansının (UAEA) teftişlerine verilen desteği, nükleer kaçakçılıkla mücadeleyi ve Nükleer Acil Durum Destek Ekibinin (NEST) Ortadoğu’daki faaliyetlerinin genişletilmesini finanse edecek.

Beyaz Saray Yönetim ve Bütçe Ofisi Direktörü Russell Vought’un Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson’a gönderdiği mektupta, bu kaynakların nükleer yayılmanın önlenmesi programları çerçevesinde ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA) için talep edildiği belirtildi.

Finansman, İran’ın nükleer programıyla bağlantılı ve nükleer yayılma açısından hassas nitelik taşıyan malzeme, teknoloji, ekipman ve altyapının tasfiyesinde kullanılacak.

Beyaz Saray yönetimi, Kongreden toplam 87,6 milyar dolarlık ek finansman talebinde bulundu. Mektuba göre, bu bütçe talebinin büyük bir kısmı İran savaşı kapsamındaki harcamalarla ilişkili bulunuyor.

Ayrıca ABD Enerji Bakanlığına, nükleer ve enerji güvenliği kapsamında, öncelikle NNSA’nın bu operasyonla bağlantılı faaliyetlerinde kullanılmak üzere 768 milyon dolar ayrılması istendi.

ABD ve İran, 18 Haziran’da bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Bu mutabakat; çatışmaların durdurulmasını, 60 gün içinde nihai anlaşmaya yönelik müzakerelerin yürütülmesini, ABD’nin kısıtlamalarının kademeli olarak kaldırılmasını, Hürmüz Boğazı’ndaki blokajın kaldırılmasını ve İran’ın nükleer programının ele alınmasını öngörüyor.

UAEA Başkanı Rafael Grossi, ajansın ABD ile İran arasında varılabilecek olası anlaşmaların doğrulanması sürecine katılmaya hazır olduğunu açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Jamie Dimon: Orta güçlerin bir araya gelmesi bir fantezi

Yayınlanma

JPMorgan CEO’su Jamie Dimon, Kanada lideri Mark Carney’in “orta güçleri bir araya getirme” önerisinin “fantezi” olduğunu söyledi ve Avrupa ile dalga geçti.

Council on Foreign Relations (CFR) etkinliğinde konuşan Dimon, “Mike Carney orta güçler bir araya gelmeli dediğinde… Bu bir fantezi,” ifadelerini kullandı.

Ayrıca bunun yapıldığını ve adına “Avrupa” dendiğini kaydederek Eski Kıta ile alay eden CEO, Avrupa’nın toplam GSYİH’sinin yıllar içinde ABD’nin karşısında nasıl gerilediğine işaret etti.

O sırada CFR Başkanı Michael Froman ise, “Korkarım bugünlerde CFR etkinliklerinde Avrupa hakkında kötü konuşulmaması çok zor,” dedi.

Dimon, yüksek vergiler nedeniyle Avrupa’nın GSYİH’sinin ABD karşısında erimeye devam edeceğine inandıklarını kaydetti.

CEO, “sosyal güvenlik ağlarına” karşı olmadığını ama Avrupa’daki birçok ülkede çok yüksek ve verimsiz olduğunu öne sürdü.

Davos’ta “küresel düzenin sonu” ilan edildi

Bazı Avrupa ülkelerinin kamu borcunun GSYİH’nin yüzde 100’ü olduğunu kaydeden Dimon, düşük büyüme ile el ele giden borcun, sadece borçtan çok daha kötü olduğuna işaret etti.

“İş dünyası karşıtı” ve zayıf vergi yapısının yatırımı engellediğini savunan JPMorgan CEO’su, genellikle sermaye oluşumunun büyüme yarattığını, ama Avrupa’daki sermayenin çoğunun ABD’ye taşındığını söyledi.

ABD borsasının değerinin 60 veya 70 trilyon olduğunu kaydeden Dimon, buna karşılık Deutsche Börse’nin ve Euronext Paris’in yalnızca 3 trilyon dolar, Birleşik Krallık’taki FTSE’nin ise 4 trilyon değerinde olduğuna işaret etti.

Mario Draghi’nin yazdığı rekabetçilik raporunu öven Dimon, “gerçek bir Avrupa Birliği’ne”, ticarete ve hizmetlere açık, büyük bir ortak piyasaya sahip bir Avrupa’ya ihtiyaç duyulduğunu savundu.

Dimon, “gerçek bir büyüme stratejisi ve siyaseti” için AB’ye yardım etmelerinin gerektiğini de sözlerine ekledi.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD Senatosu Trump’ın İran yetkilerini sınırlayan tasarıyı reddetti

Yayınlanma

ABD Senatosu, Başkan Donald Trump’ın İran’a karşı askeri eylemlerde bulunma yetkilerini sınırlandırmayı öngören karar tasarısını reddetti. Demokrat Senatör Tim Kaine tarafından sunulan tasarı, Kongre onayı olmaksızın yürütülen askeri operasyonlardaki ABD askerlerinin geri çekilmesini şart koşuyordu.

ABD Senatosu, Başkan Donald Trump’ın İran’a karşı askeri eylemlerde bulunma yetkilerini sınırlandırmayı hedefleyen girişimi reddetti.

CBS News kanalının aktardığı gelişmede, oylamanın Trump yönetimi ve Senatodaki Cumhuriyetçi liderlik açısından siyasi bir başarı olduğu kaydedildi.

Demokrat Senatör Tim Kaine tarafından sunulan belge, Kongre tarafından yetki verilmediği sürece ABD güçlerinin İran’daki veya İran’a karşı yürütülen her türlü askeri çatışmadan çekilmesini öngörüyordu.

Yapılan usul oylamasında 47 kabul oyuna karşı 50 ret oyu kullanıldı. Tasarının ilerlemesi yönünde yalnızca iki Cumhuriyetçi senatör, Demokrat çoğunluğa katılarak oy verdi.

Başkan Trump, daha önce Kongrenin askeri yetkilerini sınırlandırma girişimlerini eleştirmiş ve bu tür adımların Washington ile Tahran arasındaki müzakerelere zarar verdiğini savunmuştu.

CBS News, Trump’ın 24 Haziran tarihinde, Temsilciler Meclisindeki benzer bir karar tasarısına destek veren Cumhuriyetçi Senatör Bill Cassidy’nin tutumuna sert tepki gösterdiğini aktardı.

Cassidy, daha sonra Beyaz Saray’da Başkan Yardımcısı JD Vance ve Özel Temsilci Steve Witkoff’un katılımıyla gerçekleştirilen bilgilendirme toplantısının ardından pozisyonunu değiştirdi.

Trump yönetimi, ateşkes rejiminin yürürlüğe girmesinden bu yana ABD’nin artık İran’a karşı herhangi bir çatışmada yer almadığını savunuyor. Beyaz Saray ayrıca, Kongrenin başkan tarafından askeri güç kullanımını sınırlandırmasına izin veren 1973 tarihli Savaş Yetkileri Yasası’nı anayasaya aykırı bulduğunu ifade ediyor.

Trump, 18 Haziran’da İran ile iki ülke arasındaki ateşkesin 60 gün süreyle uzatılmasını ve İran nükleer programı üzerine müzakerelerin başlatılmasını öngören bir mutabakat zaptı imzalamıştı. Anlaşmanın temel amacı, yapılan anketlere göre Amerikan halkının çoğunluğu tarafından harcanan maliyetler açısından meşru görülmeyen bu çatışmayı nihai olarak sonlandırmayı hedefliyor.

Oylamanın ardından kendi sosyal medya platformu Truth Social üzerinden paylaşım yapan Trump, Senatodaki müttefiklerine teşekkür ederek alınan kararın “İran’a bir mesaj gönderdiğini” yazdı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English