Rusya
Putin, ziyareti öncesi Moğolistan basınına mülakat verdi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moğolistan ziyareti öncesinde Moğol gazetesi Onoodor’a verdiği mülakatta iki ülke arasında uzun süredir devam eden ve gelişen ilişkiler hakkında bilgi verdi.
Putin, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin geçmişi, mevcut durumu ve gelecekteki beklentileri hakkında değerlendirmelerde bulunarak stratejik ortaklıkların önemini vurguladı. Mülakatın metni, Kremlin’in resmi internet sitesinde yayımlandı.
Putin, Rusya ile Moğolistan arasındaki tarihi ortaklığın altını çizerek, Moskova’nın 1921 yılında Moğolistan’ın bağımsızlığını tanıyan ilk ülke olduğunu belirtti.
Putin, “Uluslarımız neredeyse tüm alanlarda onlarca yıllık verimli bir işbirliğini paylaştı,” dedi. Rusya Devlet Başkanı, ayrıca 10 binden fazla Sovyet askerinin hayatını kaybettiği 1939 Halhın Gol Savaşı sırasında Sovyetler Birliği’nin Japon güçlerine karşı Moğolistan’a verdiği desteği de hatırlattı. Devlet Başkanı, “Bugün Rus ve Moğol gönüllüler ölenlerin naaşlarını bulma ve defnetme gibi asil bir görevi sürdürüyorlar,” diye ekledi.
Putin’e göre Moğolistan ile kapsamlı bir stratejik ortaklığın geliştirilmesi, Moskova için her zaman bir öncelik olmuştur. Bu ortaklığı pekiştiren bir anlaşma Eylül 2019’da, sembolik olarak Japon militaristlere karşı kazandıkları ortak zaferin 80. yıldönümünde Ulan Batur’da imzalandı. Putin, Moğolistan’ın başkentindeki yıldönümü etkinliklerine katılmayı planlıyor.
Stratejik ortaklık savunma, ekonomik işbirliği ve insani yardım alışverişi gibi çeşitli sektörleri kapsıyor.
Önemli projeler arasında Ulan Batur Demiryolu’nun modernizasyonu, petrol devi Rosneft’in Cengiz Han Uluslararası Havaalanına yakıt tedarikine katılımı ve Rusya’nın İnter RAO-Eksport şirketiyle Ulan Batur Elektrik Santrali-3’ün yeniden inşası yer alıyor.
Rusya ile Moğolistan’ın uygun fiyatlarla yakıt ve madeni yağ tedariki konusunu koordine ettiklerini kaydeden Putin, “Moğol dostlarımızın artan yakıt, akaryakıt ve madeni yağ ihtiyaçlarının uygun fiyatlarla karşılanmasına yönelik yardım taleplerine her zaman yanıt veriyoruz. Konuyla ilgili hükümetler arası bir anlaşma müzakere ediliyor,” bilgisini verdi.
Buna ek olarak Ulan Batur, Rusya’dan Çin’e uzanacak Soyuz Vostok boru hattı aracılığıyla ülkeden geçecek ucuz gazı kullanma olasılığını da değerlendiriyor.
Soyuz Vostok boru hattı Rusya’nın projelendirdiği Sibirya’nın Gücü-2 boru hattının bir uzantısı olacak ve yılda 50 milyar metreküp Rus gazını Çin’e ulaştıracak.
Moğolistan bölümündeki uzunluğu yaklaşık 960 kilometre olacak. Ekim 2023’te Putin, tüm tarafların projeyi kabul ettiğini ve projeye katılmak istediğini söylemişti.
Putin ayrıca Moğolistan’ın altyapısına ve ekonomisine fayda sağlayabilecek Rusya’dan Çin’e uzanan Trans-Moğol doğalgaz boru hattının inşası için devam eden araştırmalardan da bahsetti.
Rusya, Moğolistan ve Çin’i kapsayan üçlü toplantı potansiyeline değinen Putin, Moğolistan’ın üçlü işbirliği mekanizması kurma girişimini desteklediğini ifade etti.
En üst düzeydeki ilk zirve 2014 yılında gerçekleşmişti. Putin, “Bu mekanizmanın son derece önemli olduğunu düşünüyoruz ve Rusya, doğal olarak bu üçlü formatta esaslı çalışmalarla ilgileniyor,” ifadelerini kullandı.
Transit potansiyelini artırmayı ve Avrasya Ekonomi Birliği (AEB), Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi ve Moğolistan’ın Bozkır Yolu programındaki girişimleri entegre etmeyi amaçlayan ekonomik koridor projesi, her üç ülke için de odak noktası olmuştu.
Öte yandan Putin, Rusya’nın Moğolistan’ın kalkınmasını destekleme konusundaki kararlılığının altını çizerek bu yıl Rus üniversitelerinde Moğol öğrenciler için 620’den fazla bütçe ayrıldığını belirtti. Putin, aynı zamanda Rusya’nın şiddetli soğuk ve kardan etkilenen Moğol hayvancılara 8 bin 500 tondan fazla tahıl yemi sağlayarak yaptığı yardımın da altını çizdi. Putin, “Bu çabalar uluslarımız arasındaki köklü dostluk ve karşılıklı yardımlaşma geleneklerini yansıtmaktadır,” diye konuştu.
Putin sözlerini Rusya ve Moğolistan arasındaki yapıcı işbirliğinin her iki halkın da çıkarlarına hizmet ederek büyümeye devam edeceğine olan inancını ifade ederek tamamladı. Devlet Başkanı, “Kapsamlı stratejik ortaklığımız giderek daha çok yönlü ve faydalı hale gelecektir,” diye ekledi.
Rusya
Rusya akaryakıt piyasasını ithalatla dengeleyecek

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, ülkedeki akaryakıt piyasasının ithalat yoluyla dengeleneceğini açıkladı. Novak, iç piyasada dizel veya uçak yakıtı sıkıntısı bulunmadığını, sorunların yalnızca benzinle sınırlı olduğunu bildirdi.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Birleşik Rusya Partisinin kongresinin ikinci aşamasında gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya akaryakıt piyasasının ithalat yoluyla dengelenmesi gerektiğini ve ithalat hacminin piyasadaki açığa bağlı olarak değişiklik göstereceğini söyledi.
İthalat adımlarının geçici nitelik taşıdığını belirten Novak, “İthalat konusunda, piyasanın tam olarak ithalatla dengelenmesi gerektiği kanaatindeyim. Buradaki hacimler de geçici bir karakter taşıyor; ithalat hacmi açık durumuna göre dalgalanacaktır” dedi.
İç piyasada dizel yakıt sıkıntısı yaşanmadığını vurgulayan Novak, “Dizel yakıt yeterli seviyede. Tarım üreticilerinin ihtiyacı karşılandı, kuzey ikmali güvence altına alındı. Uçak yakıtı da yeterli miktarda bulunuyor. Sorunlar yalnızca benzinle bağlantılı” diye konuştu.
Birkaç Rus petrol rafinerisinin kısa süre önce bakım ve onarım çalışmalarını tamamlayarak piyasaya ek akaryakıt sevk etmeye başladığını kaydeden Novak, “Şu anda birkaç tesis yeniden işletmeye alındı” bilgisini paylaştı.
Novak, Euro-5 çevre sınıfının (Rusya’daki K-5 standardı) altındaki akaryakıtın Rusya pazarındaki payının yüzde 10’un altında kalarak önemsiz bir düzeyde olacağını ifade etti. Dikey entegre petrol şirketlerinin K-2, K-3 veya K-4 standartlarında yakıt üretmeyi planlamadığını ve K-5 standardında üretime devam edeceğini kaydetti.
Türkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı
Rusya hükümeti, ağustos ayı başında K2, K3 ve K4 sınıfı benzinlerin üretimini, ithalatını ve satışını 1 Temmuz 2027 tarihine kadar serbest bırakmıştı.
Novak başkanlığında 21 Ağustos’ta düzenlenen hükümet toplantısında Enerji Bakanlığı, petrol şirketlerinin iç pazara yönelik benzin ve dizel tedarikini artırma tavsiyelerini yerine getirdiğini bildirmişti.
Bu tedarik artışının, ithalatın yükseltilmesi ile K2, K3 ve K4 çevre sınıflarındaki yakıtların üretimi sayesinde sağlandığı aktarılmıştı.
O dönemden bu yana Rusya’nın 80’den fazla federe biriminde benzin ve dizel dağıtımına yönelik tam veya kısmi kontrol tedbirleri uygulandı.
Temmuz ayına doğru bazı bölgelerde bu kısıtlamalar kademeli olarak gevşetilmeye başlandı.
Enerji Bakanı Sergey Tsivilev, 18 Ağustos’ta yaptığı açıklamada bazı akaryakıt istasyonlarında kuyrukların sürdüğünü kabul etmiş ve bakanlığın bu sorunun çözümü üzerinde çalıştığını duyurmuştu.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise akaryakıt piyasasındaki güçlükleri geçici olarak nitelemiş ve bu durumun genel ekonomik gidişatı etkileyemeyeceğini vurgulamıştı.
Rusya akaryakıt krizine karşı Asya’dan yakıt ithalatını artırıyor
Rusya
Türkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı

S&P Global verilerine göre Türkiye’deki Mersin Limanı’ndan yüklenen Wendrix adlı tanker Rusya’ya doğru yola çıktı. Sevkiyat gerçekleştiğinde Türkiye’den Rusya’ya deniz yoluyla yapılan ilk benzin ihracatı ve denizden beşinci yabancı yakıt ithalatı kayıtlara geçecek.
S&P Global bünyesindeki Commodities at Sea (CAS) biriminin verilerine göre, Rusya Türkiye’den ilk parti benzin sevkiyatını almaya hazırlanıyor.
Kommersant gazetesinin haberine göre analistler, Türkiye’deki Mersin Limanı’ndan yükleme yapan Wendrix adlı tankerin önümüzdeki hafta Rusya’ya ulaşmasının beklendiğini aktardı.
CAS, Mersin Limanı’nın Ukrayna’nın yaptırım listesinde yer aldığını, Wendrix tankerinin ise Avrupa Birliği, İngiltere, Ukrayna ve İsviçre tarafından yaptırım uygulanan gemiler arasında bulunduğunu kaydetti.
S&P Global, söz konusu sevkiyatın Türkiye’den Rusya’ya deniz yoluyla gerçekleştirilen ilk kayıtlı benzin sevkiyatı ve Rusya’nın deniz yoluyla yurt dışından ithal ettiği beşinci parti yakıt olacağını bildirdi.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 19 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Rusya’nın yakıt ithalatına başladığını ifade etmişti.
Rusya’nın çeşitli bölgelerinde mayıs ayı sonundan itibaren yakıt tedarikinde aksamalar yaşanmaya başladı. Tam ya da kısmi kısıtlamalar 80’i aşkın bölgeyi etkilerken yetkililer temmuz ayından itibaren bazı bölgelerde bu tedbirleri gevşetmeye başladı.
Başbakan Yardımcısı Novak, haziran ayında ilgili bakanlık ve kurumlara iç yakıt piyasasını istikrara kavuşturacak tedbirler hazırlama talimatı verdi. Aynı dönemde havacılık yakıtı (kerosen) ihracatına yasak getirildi.
Temmuz ayı başında ise yakıt tedarikinin güvenilirliğini artırmak amacıyla Rus rafinerilerine Euro-3 standartlarına uygun benzin satma izni yıl sonuna kadar tanındı. Bu karardan birkaç gün sonra dizel ihracatı da yasaklandı.
Alınan bu tedbirlerin yanı sıra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iç yakıt pazarının güvenceye alınmasına yönelik bir yasayı imzaladı.
İlgili yasa, diğer düzenlemelerin yanında ham benzinin (nafta/düz koşum benzin) farklı bileşenlerle harmanlanmasına da imkan tanıyor.
Novak, hükümetin aldığı önlemlerin sonuç verdiğini belirterek birçok bölgede kısıtlamaların kaldırıldığını, faaliyet gösteren akaryakıt istasyonu sayısının arttığını ve kuyrukların azaldığını dile getirdi. Putin de ülkedeki yakıt sorunlarının geçici olduğunu vurguladı.
Rusya
Hindistan, Rusya’dan petrol ithalatını tarihi zirveye taşıdı

Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatlardaki aksamalar nedeniyle Hindistan’ın Rusya’dan petrol ithalatı tarihi zirveye çıktı. Kpler verilerine göre ülkenin toplam ham petrol ithalatı günlük yaklaşık 5 milyon varile ulaşırken Rus petrolü bu hacmin yarısından fazlasını oluşturdu.
Basra Körfezi’nden yapılan petrol sevkiyatlarında yaşanan aksamaların ardından Hindistan’ın Rusya’dan gerçekleştirdiği ham petrol alımları tarihi zirveye ulaştı.
Financial Times’ın analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, Hindistan’ın toplam petrol ithalatı çatışmaların başlamasından bu yana en yüksek seviyeye çıkarak günlük yaklaşık 5 milyon varil oldu.
Alımlardaki bu artış, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının başlaması ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatların daralmasının ardından kaydedildi.
Analiz verilerine göre, şubat ayında Rusya’dan Hindistan’a yapılan petrol sevkiyatı günlük yaklaşık 1 milyon varil düzeyindeydi.
Yeni Delhi yönetimi, haziran ve temmuz aylarında ise Rusya’dan günlük 2,6 milyon varilin üzerinde ham petrol ithal etti. Bu miktar, ülkenin toplam ham petrol ithalatının yarısından fazlasına karşılık geliyor.
Hindistan daha önce, Rusya ekonomisine destek vermekle suçlayan ABD Başkanı Donald Trump’ın eleştirilerinin ardından Rus petrolü alımlarını azaltmıştı.
Fakat alternatif tedarik kanallarındaki açık nedeniyle Washington, Hindistan’ın Rus ham petrolünü almaya devam etmesine olanak tanıyan muafiyetler sağladı.
İhtiyaç duyduğu petrol ve doğalgazın yüzde 90’ından fazlasını ithal eden Hindistan için Ortadoğu’daki aksamalar enerji güvenliği risklerini tırmandırdı.
Başbakan Narendra Modi, enerji güvenliğinin sağlanmasını temel önceliklerden biri olarak nitelendirerek alternatif enerji kaynaklarının geliştirilmesine hız verilmesi çağrısında bulundu.
Ülke enerjisinin omurgasını fosil yakıtlar oluşturmaya devam ediyor. Enerji tüketiminde kömürün payı yaklaşık yüzde 60, petrolün payı yüzde 28 seviyesindeyken nükleer enerjinin payı yüzde 1,6 düzeyinde kalıyor.
Reuters’ın hafta başında aktardığına göre, Hindistan’a sevk edilen Rus Urals petrolü mayıs ayından bu yana ilk kez gösterge Brent petrole kıyasla primli satılmaya başladı.
Üç işlemciye dayandırılan bilgilere göre, eylül teslimatlarında 1 ila 2 dolarlık indirimle işlem gören kargolar, bu hafta ekim teslimatları için varil başına 1 dolara varan primle teklif edildi.
Hint rafinerileri, İran’la yaşanan gerilimin tırmanması ve Hürmüz Boğazı’ndaki deniz taşımacılığı aksamaları sebebiyle Ortadoğu tedarikinin güvenliğine yönelik artan endişeler üzerine Rus petrolü alımlarını yükseltti.
Aynı etkenler, Uzak Doğu menşeli ESPO Blend türü dahil olmak üzere Çin’in Rus petrolüne yönelik talebini de destekledi.
İşlemciler, Çinli alıcıların Ortadoğu’dan gelebilecek olası aksamalara karşı alternatif aramasıyla ESPO primlerinin yükseldiğini belirtti.
Rus petrolü fiyat avantajı sayesinde Asyalı rafineriler için cazibesini korurken, güçlü talep doğrultusunda uygulanan indirimler yıl boyunca daralma kaydetti.
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Amerika3 gün önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Dünya Basını6 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Rusya1 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını2 hafta önceÇin, Buz İpek Yolu yarışını kazanıyor









