Bizi Takip Edin

Rusya

Rus basını: Almanya, Kuzey Akım’da suçu Ukrayna’ya yıkarak dosyayı kapatacak

Yayınlanma

Rusya’nın önde gelen diplomasi yayınlarından Vzglyad’da yazan Yevgeniy Krutikov, İtalya’da bir SBU subayının Kuzey Akım sabotajıyla ilgili gözaltına alınmasını analiz etti. Krutikov, bu adımın gerçeği ortaya çıkarmak yerine, sabotajdaki CIA ve MI6 rolünü gizleyerek suçu tamamen Ukrayna’ya yıkmayı amaçlayan bir örtbas operasyonunun parçası olduğunu belirtti.

Rus diplomasi yayını Vzglyad yazarı Yevgeniy Krutikov, Eylül 2022’de Kuzey Akım boru hatlarına düzenlenen saldırıyla bağlantılı olarak İtalya’da gözaltına alınan Ukrayna Güvenlik Teşkilatı (SBU) subayının durumunu mercek altına aldı.

Krutikov, bu gözaltının gerçeği ortaya çıkarma amacı taşımadığını, aksine Batılı istihbarat örgütlerinin olaydaki rolünü gizlemeyi hedefleyen bir “örtbas operasyonunun devamı” olduğunu kadyetti.

Almanya’nın çıkardığı Avrupa yakalama emriyle 18 Ağustos’ta İtalya’da gözaltına alınan kişinin, SBU’nun yedinci karşı casusluk dairesinde görevli 49 yaşındaki Sergey Kuznetsov olduğu açıklandı.

Savcılık, Kuznetsov ve ortaklarının sahte belgelerle kiraladıkları bir yelkenliyle Rostock’tan sabotaj bölgesine gittiklerini belirtti.

Krutikov, Kuznetsov’un Ukrayna’nın bir müttefiki olan İtalya’da yakalanmasının kritik bir soru işareti yarattığını yazdı.

Kuznetsov’a patlama düzenlemek amacıyla işbirliği, anayasaya aykırı sabotaj ve bina yıkımı suçlamaları yöneltildi. İtalyan ANSA haber ajansı ise Kuznetsov’un adının, şubat ayında Savona limanında Malta bayraklı Seajewel petrol tankerine yönelik saldırıyla ilgili soruşturmada da geçtiğini bildirdi.

Kuzey Akım sabotajı şüphelisi İtalya’da yakalandı

“İki ayrı sabotaj grubu vardı”

Krutikov, 2024’ten beri şüpheli listesinde olan Kuznetsov’un da dahil olduğu sabotaj grubunun bileşimine dair şu bilgileri aktardı: Andrey Burgomistrenko, Roman Çervinskiy, Sergey Kuznetsov, Oleg Varavva, Ruslan Rudenko ve Ukrayna’nın en iyi teknik dalgıçlarından Mariya Sitalo.

Yazar, grubun Jitomir’de uzun bir hazırlık süreci geçirdiğini, ardından Romanya’da bir NATO üssü yakınında eğitim alıp Polonya’ya geçtiğini belirtti.

Krutikov, Alman Süddeutsche Zeitung, Die Zeit ve ARD‘nin araştırmalarına atıfta bulunarak, Vladimir Juravlyov’un başını çektiği ikinci bir grubun daha olduğunu yazdı.

Krutikov, “Yani iki ayrı icra grubu vardı. Biri esas ekibi korumak için dikkat dağıtıcı rol oynuyordu,” ifadelerini kullandı.

Seymour Hersh yazdı: Kuzey Akım sabotajında yalanlarla geçen bir yıl

“Amaç, CIA ve MI6’nın rolünü gizlemek”

Krutikov, bu çapta bir operasyonun Batılı istihbarat örgütlerinin desteği olmadan gerçekleştirilemeyeceğini savundu.

Krutikov, olası senaryoyu şöyle aktardı:

“Norveçli denizciler Bornholm adası yakınında Baltık’ın en sığ bölgesini belirledi, hazırlık ve teknik destek İngiliz MI6 tarafından sağlandı, tüm operasyonu ise Kiev’de ABD Büyükelçiliğinin birinci sekreteri sıfatıyla görev yapan CIA istasyon şefi Christopher Smith yönetti.”

Yazara göre Kuznetsov’un gözaltına alınması, dikkati NATO istihbaratının rolünden uzaklaştırmak ve tüm suçu “dikkatsiz bir SBU subayına” yüklemek için tasarlandı.

Krutikov, bundan sonraki sürece ilişkin öngörüsünü, “Kuznetsov’a komplo suçlaması yöneltilecek, o da bazı Ukraynalı ortaklarının adını verecek. Böylece Almanya’daki kamuoyunda, grubun tamamen Ukraynalılardan oluştuğu ve kendi başına hareket ettiği algısı yaratılacak. Duruşmada bu versiyonu teyit edecek ve az ceza alacak,” sözleriyle dile getirdi.

İtalyan yargısının planı bozma ihtimali

Krutikov, örtbas planının İtalyan yargısına takılabileceğine dikkat çekti. Kuznetsov’un Savona limanındaki tanker saldırısıyla da ilişkilendirilmesi durumunda, İtalya’nın yargı yetkisini kullanabileceğini belirten yazar, uluslararası teamüllere göre şüphelinin önce yakalandığı ülkede yargılandığını hatırlattı.

Krutikov, Almanya’nın ABD ve İngiltere ile ilişkileri germektense suçu Ukraynalılara yıkmayı tercih edeceğini savundu. Yazar, şu kritik soruların yanıtsız kaldığını vurguladı:

“Ukraynalıların küçük bir yelkenliyle, boruların denizin dibindeki yerini nasıl belirlediği ve yalnızca çelik gövdeyi değil, etrafındaki beton kılıfı da delebilecek patlayıcıya nasıl eriştiği… Buna cevap yok.”

Krutikov, davanın uzamasının, olayı “Biz Ukrayna’ya yardım ediyorduk, buna karşılık onlar ne yaptı” şeklinde algılayan Alman kamuoyunun öfkesini unutturabileceğini ve bunun Berlin için “sıkıntılı durumdan bir çıkış yolu” olabileceğini ifade etti.

Trump’tan Merz’e: Kuzey Akım 2’yi ben durdurdum

Rusya

Duma yeni döneme başladı: Putin’den sosyal taahhüt ve kalite vurgusu

Yayınlanma

Rusya Devlet Duması dokuzuncu yasama dönemine başlarken Vladimir Putin milletvekillerinden sosyal vaatlerin karşılanmasını ve yasa kalitesinin korunmasını istedi. Seçimlerde 349 sandalye ile anayasal çoğunluğu koruyan Birleşik Rusya’nın yanı sıra dört parti daha meclise girdi. Putin genel kurulun ardından Kremlin’de parlamento temsilcilerini kabul etti.

Rusya parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması, dokuzuncu yasama döneminin ilk genel kurul toplantısını gerçekleştirdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, genel kurula hitabında milletvekillerine seslenerek seçmenlerin güvenini boşa çıkarmama ve vatandaşlara yönelik sosyal taahhütleri eksiksiz yerine getirme çağrısı yaptı.

Putin, devletin temel kalkınma alanlarında öncü konuma ulaşması için kamu kurumlarının mevzuatı geliştirmek üzere eş güdüm içinde çalışması gerektiğini söyledi.

Hızlı teknolojik dönüşüm çağında Rusya’nın bu tür değişimlerin ön saflarında yer alması gerektiğini savunan Putin, ülkenin bunun için gereken olanaklara, birikime ve iç kaynaklara sahip olduğunu dile getirdi.

Devlet Duması’nın hükümet, bölgesel parlamentolar ve uzman çevrelerle ortaklık temelinde çalışacağını belirten Rus lider, anayasal çoğunluğu elde eden Birleşik Rusya partisinin diğer gruplarla ilişkilerinde demokratik ilkelere bağlı kalacağına inandığını kaydetti.

Milletvekillerinin öncelikli görevleri arasında demografi ve ailelerin refah düzeyini yükseltme hedeflerini öne çıkaran Putin, bütçe hazırlıklarında kalıcı ekonomik büyüme ile yeni yatırım döngüsünün esas alınmasını istedi.

Yasa yapım sürecinde farklı görüşlerin ve toplumun taleplerinin gözetilmesi gerektiğini belirten Putin, “Süreler elbette mühim, hiçbir şeyi geciktirmemek gerekir. Ancak her yasanın niteliği ve işlerliği bundan da mühimdir” dedi.

18-20 Eylül 2026 tarihlerinde düzenlenen Devlet Duması seçimlerinin kesin sonuçlarına göre, yüzde 5’lik seçim barajını beş parti aştı.

Merkezi Seçim Komisyonu verilerine göre Birleşik Rusya 349 sandalye kazanırken, Rusya Federasyonu Komünist Partisi (KPRF) 37, Rusya Liberal Demokrat Partisi (LDPR) 23, Yeni İnsanlar 19, Adil Rusya ise 17 milletvekilliği elde etti. Tek sandalyeli seçim bölgelerinden gelen dört bağımsız aday ile Rodina partisinden bir temsilci de meclise girdi.

Putin, genel kurulun ardından mecliste temsil edilen siyasi partilerin yöneticileriyle Kremlin’de bir araya geldi. Toplantıya Devlet Duması Başkanlığı görevine yeniden aday gösterilen Vyaçeslav Volodin, Birleşik Rusya Genel Başkanı Dmitriy Medvedev, KPRF lideri Gennadiy Zyuganov, LDPR Genel Başkanı Leonid Slutskiy, Yeni İnsanlar Genel Başkan Yardımcısı Vladislav Davankov ve Adil Rusya Birinci Genel Başkan Yardımcısı Aleksandr Babakov katıldı.

Görüşmede seçim sürecini değerlendiren Putin, seçim komisyonlarının sınır bölgelerinde ve çatışma şartlarında görev yaptığını belirterek, üç günlük oylama yöntemi ile elektronik sistemlerin katılımı kolaylaştırdığını ve sandığa giden on milyonlarca seçmenin sonuçlara tartışmasız meşruiyet sağladığını söyledi.

Toplantıda söz alan KPRF lideri Zyuganov, partinin Devlet Başkanı ve Başkomutanın talimatlarını yerine getireceğini ifade etti.

Sandalye sayısını artıran LDPR’nin Genel Başkanı Slutskiy, 2021 seçimlerine kıyasla 2 milyon daha fazla oy aldıklarını ve askeri harekat katılımcılarına destek sağlayacaklarını kaydetti.

Adil Rusya temsilcisi Babakov meclisteki diyalog zeminini överken, Yeni İnsanlar temsilcisi Davankov katılım oranının neredeyse yüzde 60 düzeyine ulaştığını vurguladı.

Birleşik Rusya lideri Medvedev ise oylamayı sabote etme girişimlerinin ters teptiğini öne sürerek, 2032 yılına kadar ilhak edilen bölgelerin kalkınma düzeyini ülke geneline ulaştırmayı hedeflediklerini belirtti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Hindistan, Rus petrolü yerine pahalı tedarikçilere yöneliyor

Yayınlanma

Çin’in artan talebi ve azalan ihracat nedeniyle Hindistan’a Rus petrolü sevkiyatının sonbaharda daha da düşmesi bekleniyor. Hint rafinerileri eylül ayında nisan sonrasının en düşük alım seviyesini görürken BAE, Irak ve Angola’dan daha pahalı alternatiflere yöneliyor.

Hindistan’daki petrol rafinerileri, Rusya’nın ihracatındaki düşüş ve Çin ile yaşanan rekabet nedeniyle ekim ve kasım aylarında Rus petrolü sevkiyatının daha da azalmasını bekliyor.

Reuters haber ajansının kaynaklara dayandırdığı habere göre, yaşanan bu daralma ülkeyi yıl sonuna kadar daha pahalı alternatiflere yönelmeye zorlayacak.

Hindistan, 2022 yılından bu yana Rusya’nın Urals petrolünün en büyük alıcısı konumundaydı.

Ancak dünyanın en büyük ham petrol ithalatçısı Çin, İran ile yaşanan savaş ortamında Ortadoğu’dan gelen sevkiyatın azalması üzerine son aylarda Rusya’dan alımlarını artırmaya başladı. Bu da, bazı Hint rafinerilerinin yeterli miktarda Rus yakıtı temin edememesine yol açıyor.

Ajansa konuşan kaynaklardan biri, “Çin’den gelen talep gerçekten çok yüksekti. Kargo yüklemelerini önceden rezerve etmeye ve Hint rafinerilerine kıyasla daha yüksek fiyatlar ödemeye hazırdılar” dedi.

Analiz şirketi Kpler verilerine göre, Rusya’dan Hindistan’a yapılan petrol sevkiyatı eylül ayında günlük yaklaşık 1,75 milyon varile gerileyerek nisan ayından bu yana en düşük seviyesine indi.

Dünyanın üçüncü en büyük petrol ithalatçısı Hindistan’ın ithalatı, temmuz ayındaki günlük 2,79 milyon varil düzeyinden ağustos ayında 1,87 milyon varile düşmüştü.

Sevkiyatın azalması üzerine Hint rafinerileri Birleşik Arap Emirlikleri’nden Murban, Irak’tan Basra ve Angola menşeli yakıtları alarak daha pahalı tedarikçilere yönelmek zorunda kaldı.

Rusya’nın Yeni Delhi Büyükelçisi Denis Alipov ise Moskova’nın Güney Asya ülkesine gereksinim duyduğu kadar petrol sağlamaya hazır olduğunu söyledi.

Alipov, “Hindistan’a ne kadar gerekiyorsa o kadar petrol sağlamaya hazır olduğumuzu kamuoyu önünde defalarca dile getirdik” ifadesini kullandı.

Reuters, Kpler verilerine dayanarak Çin’in Rus petrolü için yürüttüğü rekabeti artırarak Hindistan’ı geride bıraktığını kaydetti. Çin daha önce ağırlıklı olarak Rusya’nın Asya limanlarından ESPO türü petrol alırken, Avrupa limanlarından yapılan ve çoğunlukla Urals türünü içeren sevkiyatın payı yüzde 31’e yükseldi.

Ajans ayrıca ağustos ayında Rus Urals petrolünün mayıstan bu yana ilk kez Brent göstergesine kıyasla primli satıldığını aktarmıştı.

Bloomberg ise Hindistan devletine ait petrol rafinerilerinin, Basra Körfezi bölgesinden gelen sevkiyatta yaşanan aksamalar nedeniyle 2027 yılı yıllık sözleşmeleri kapsamında ABD’den sıvılaştırılmış petrol gazı alımını yüzde 25’ten fazla artırmayı planladığını bildirdi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Macaristan’ın en büyük bankası OTP Rusya’dan tamamen çekilmeyi düşünüyor

Yayınlanma

Macaristan’ın en büyük bankası OTP, Rusya pazarından tamamen çekilme olasılığını da kapsayan bir inceleme başlattı. Rusya’daki pazar payı yaklaşık yüzde 0,3 seviyesinde seyreden finans devi, kararını yıl sonuna kadar netleştirmeyi planlıyor.

Macaristan’ın en büyük finans kuruluşu OTP Bank, Rusya pazarından tamamen çekilme ihtimalini değerlendirmeye aldı.

Bloomberg’in aktardığı gelişmeye göre banka, ülkedeki faaliyetlerine yönelik kapsamlı bir strateji değerlendirmesi yürütüyor.

OTP Group Üst Yöneticisi (CEO) Péter Csányi, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Baltık bölgesindeki stratejik ilgimiz ve geride kalan yılda Rusya’dan ilave kâr payı çıkarma konusunda sınırlı ilerleme kaydedilmesi ışığında OTP, Rusya’dan bütünüyle ayrılma ihtimali de dahil olmak üzere bu ülkeye yönelik stratejisini gözden geçirmeye başladı.”

Banka yönetimi, Rusya stratejisine dair inceleme sürecini yıl sonuna kadar tamamlamayı hedefliyor.

Kurum, Ukrayna’daki savaşın patlak vermesinin ardından kurumsal kredileri askıya aldığını ve grup içi finansmanı geri çektiğini belirtti.

OTP’nin Rusya’daki mevcut operasyonları neredeyse tamamen bireysel tüketici kredilerine odaklanıyor.

Varlık büyüklüğü bakımından Macaristan’ın en büyük bankası konumundaki OTP, Rusya pazarında yaklaşık yüzde 0,3’lük paya sahip.

1990’lardaki özelleştirme sürecine kadar Macaristan’ın başlıca tasarruf bankası kimliğini taşıyan kurum, mevcut üst yöneticinin babası Sándor Csányi liderliğinde Doğu Avrupa ile Orta Asya’yı kapsayan uluslararası bir finans grubuna dönüştü.

Macaristan pazarında güçlü bir ağırlığa sahip olan banka, toplam varlıklarda yüzde 28, bireysel mevduatta yüzde 41 ve bireysel kredilerde yüzde 34 oranında pay tutuyor.

Macaristan Merkez Bankası, Mayıs 2024’te yayımladığı tavsiye kararında, Rusya’daki iştirakinin faaliyetleri sebebiyle OTP Bank’ın ihtiyati tedbirler almasını istemişti.

Tavsiye doğrultusunda Macar bankasının, Rusya’daki OTP Bank bünyesinde yer alan kurumsal kredi ve mevduat hacmini küçültmesi talep edildi.

Öte yandan OTP, Rusya’daki ticari varlığını daraltması yönünde Avrupa Merkez Bankasından (ECB) herhangi bir resmi talimat almadığını duyurdu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English