Diplomasi
Ticari petrol stoklarının birkaç haftalık ömrü kaldı

Uluslararası Enerji Ajansı Direktörü Fatih Birol, küresel ticari petrol stoklarının piyasayı ancak birkaç hafta daha destekleyebileceğini belirterek hacmin hızla daraldığı uyarısında bulundu.
Uluslararası Enerji Ajansı (UEA) Direktörü Fatih Birol, ticari petrol stoklarının küresel piyasanın ihtiyacını ancak birkaç hafta daha karşılayabilecek seviyede olduğunu bildirdi.
Birol, mevcut hacmin süratle azaldığı yönünde uyarıda bulunurken, piyasa aktörlerinin Ortadoğu’daki savaş nedeniyle ortaya çıkan arz ve talep dengesizliğini telafi etmek adına yeni yöntemler geliştirdiği kaydedildi.
Enerji ve havacılık şirketleri, bir ay öncesine kadar gündemde olan yakıt kıtlığı riskinin Avrupa merkezli havayolu taşımacıları için artık bir tehdit oluşturmadığını ifade etti.
G7 Maliye Bakanları toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Birol, Kuzey Yarımküre’de ekim faaliyetlerinin ve yaz turizm sezonunun başlamasının dizel, uçak yakıtı, benzin ve gübre talebini artıracağını, bu durumun ise stoklardaki düşüş eğilimini ivmelendireceğini belirtti.
Piyasa geneline günlük 2,5 milyon varil arz sağlayan stratejik rezervlerin sınırsız olmadığını vurgulayan Birol, UEA üyesi 32 ülkenin mart ayında 400 milyon varillik rekor bir miktarı satışa çıkarma konusunda uzlaştığını, bu hacmin 164 milyon varillik bölümünün 8 Mayıs itibarıyla piyasaya sürüldüğünü hatırlattı.
UEA tarafından yayımlanan aylık raporda, ticari petrol stoklarının mart ve nisan aylarında rekor bir hızla gerilediği, piyasa aktörlerinin bu dönemde stoklardan günlük yaklaşık 4 milyon varile tekabül eden toplam 246 milyon varil petrol çektiği bilgisine yer verildi.
Buna karşın piyasanın mevcut koşullara uyum sağlama arayışında olduğu gözlemlendi. Ajans verilerine göre nihai tüketicilerin talebi azaltma yoluna gittiği aktarılırken, UEA ikinci çeyrekte günlük ortalama talebin 2,4 milyon varil, yıl genelinde ise 420 bin varil düşmesini bekliyor.
Bu öngörü, İran’da savaş başlamadan önce yapılan tahminlerin 1,3 milyon varil altında bir seviyeye işaret ediyor.
Avrupa havayolu şirketleri maliyetini karşılamayan verimsiz seferlerin bir kısmını iptal ederken, uçak yakıtı tedarikine yönelik endişelerin büyük ölçüde geride kaldığı belirtildi.
Kıtanın en büyük düşük maliyetli havayolu şirketi Ryanair’in Genel Müdürü Michael O’Leary, pazartesi günü yaptığı açıklamada, yaklaşık bir iki ay önce ciddi korkuların yaşandığını fakat mevcut durumda işlerin yoluna gireceğini ifade etti.
O’Leary, Avrupa’nın bu yaz dönemindeki uçak yakıtı tedariki konusunda neredeyse hiçbir endişe taşımadığını dile getirdi.
Financial Times gazetesinin aktardığına göre, petrol rafinaj tesisleri fiyatı yükselen yakıtların üretimine hız verirken, hammadde açığı ise Amerika Birleşik Devletleri, Norveç ve Batı Afrika’dan yapılan ithalat artışı ve stratejik rezervlerin kullanımı vasıtasıyla kapatıldı.
Birol, nisan ayının ortalarında Avrupa’nın yaklaşık altı haftalık uçak yakıtı stoku kaldığına dair uyarıda bulunmuştu. Ancak British Airways yakın zaman önce yaptığı açıklamada yaz programının tamamını karşılayacak miktarda tedarik sağladığını duyururken, Air France ise mevcut stoklarının birkaç ay yetecek düzeyde olduğunu bildirdi.
İspanyol petrol şirketi Repsol, rafinerilerindeki teknik altyapıyı her bir varil petrolden daha fazla yakıt elde edecek şekilde yeniden yapılandırarak önümüzdeki aylara yönelik jet yakıtı üretimini geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 20 ile yüzde 25 aralığında artırdı.
Farklı ürün grupları arasındaki üretim dağılımını değiştirme imkanları oldukça sınırlı olan petrol rafinerileri için bu ölçekteki bir üretim artışının sıra dışı nitelik taşıdığı kaydedildi.
Argus Media verilerine göre, Kuzey Avrupa’daki jet yakıtı fiyatları nisan ayı başında ton başına 1904 dolar ile tarihi bir zirve kaydetti.
Geçtiğimiz hafta ise fiyatlar 1328 dolar seviyesine gerilemesine rağmen, savaş öncesi döneme kıyasla yüzde 60 oranında yüksek seyretmeyi sürdürdü.
Petrol piyasası aktörlerinin mart ve nisan aylarında askeri çatışmanın kısa süreli olacağı beklentisiyle, yaşanan her fiyat sıçramasının ardından vadeli petrol kontratlarını yeniden 100 dolar seviyesine veya daha aşağısına çektiği gözlemlendi.
Hürmüz Boğazı’nın deniz taşımacılığına ne zaman açılacağına dair bir öngörünün henüz bulunmaması nedeniyle, Brent petrolün varil fiyatı son 10 gündür yavaş fakat istikrarlı bir yükseliş kaydederek pazartesi günkü seanslarda 100 dolardan 110 dolara ulaştı.
Diplomasi
Paşinyan’ın partisi Avrupa Halk Partisi yolunda

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, lideri olduğu Sivil Sözleşme partisinin Avrupa’nın en büyük merkez sağ grubu olan Avrupa Halk Partisi’ne (EPP) katılımı için görüşmeler yürütüyor. Euractiv’in haberine göre katılım sürecinin bu yıl içinde değerlendirilmesi bekleniyor.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, liderliğini yaptığı Sivil Sözleşme partisinin, Avrupa’nın en büyük merkez sağ siyasi oluşumu olan Avrupa Halk Partisi’ne (EPP) katılımı konusunu müzakere ediyor.
Euractiv portalının haberine göre, Paşinyan EPP’ye katılma niyetini ilgili mercilere iletti. Haberde, katılım konusundaki nihai kararın henüz alınmadığı ancak meselenin bu yıl içinde değerlendirilebileceği kaydedildi.
Ermenistan iktidar partisinin yanı sıra Macaristan’dan Tisza, Danimarka’dan Liberal İttifak, Çekya’dan STAN ve Karadağ’ın iktidar hareketi olan Şimdi Avrupa Hareketi de EPP bünyesine dahil olabilecek yapılar arasında yer alıyor.
Sivil Sözleşme partisi, 7 Haziran’da Ermenistan’da düzenlenen parlamento seçimlerinden galibiyetle ayrılmıştı. Merkezi Seçim Komisyonu verilerine göre, oyların yüzde 49,81’ini alan Paşinyan’ın partisi, hükümeti tek başına kurma yetkisini elde etti.
Seçimlerin ardından açıklama yapan Paşinyan, halkın “devletleşme, bağımsızlık ve barış” rotasını desteklediğini ifade etti.
Seçim sonuçları hem Ermenistan muhalefeti hem de Moskova tarafından eleştirildi. Ermenistan İttifakı lideri ve eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan, yetkilileri muhalefet üzerinde baskı kurmak ve idari kaynakları kullanmakla suçlayarak seçim sonuçlarına itiraz edeceğini duyurdu.
Rusya Dışişleri Bakanlığı da kampanya sürecindeki ihlallere dikkat çekti. Bakanlık Sözcüsü Mariya Zaharova, seçimlerin muhalif güçler ve Ermeni Apostolik Kilisesi üzerindeki baskı gölgesinde gerçekleştiğini belirtti.
AGİT gözlem heyeti ise yayımladığı ön raporda, seçim kampanyasının çatışmacı bir karakter taşıdığını bildirdi. Gözlemciler, Paşinyan’ın muhalif adayları açıkça soruşturmalarla ve şirketlerinin kamulaştırılmasıyla tehdit ettiğini not etti.
Erivan dış politikada AB ve Avrasya arasında denge arıyor
Ermenistan’da 2025 yılında, ülkenin Avrupa Birliği’ne katılım arzusunu yasallaştıran bir düzenleme kabul edilmiş, Paşinyan ise cumhuriyetin AB’nin tam haklı bir üyesi olmak istediğini dile getirmişti.
Rus yetkililer, AB üyeliğinin Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) üyeliği ile bağdaşmadığını defaatle vurguladı. Erivan ise karşılıklı çıkarların tanınmasına dayalı “dengeli bir dış politika” yürüttüğünü savunuyor.
Paşinyan, Ermenistan’ın Rusya’nın çıkarlarına zarar verme amacının “olmadığını ve olmayacağını”, ilişkilerin kaçınılmaz dönüşümüne rağmen Moskova ile bağları derinleştirme niyetinde olduklarını kaydetmişti.
28–29 Mayıs tarihlerinde Astana’da düzenlenen AEB zirvesinde, katılımcı ülkeler Ermenistan’ın topluluktaki geleceğine ilişkin bir bildiri kabul ederek bunu Ermenistan Başbakan Yardımcısı Mger Grigoryan’a iletti.
Zirve sonunda dört AEB ülkesinin liderleri, Ermenistan’ı AB ile AEB arasındaki seçimini yapmak üzere en kısa sürede referanduma gitmeye çağırdı.
Paşinyan ise gazetecilere yaptığı açıklamada, organizasyondaki tüm kararların konsensüsle alınması nedeniyle Ermenistan’ın AEB üyeliğinden çıkarılmayacağını ifade etti.
Diplomasi
BP yatırımcıları Manifold’un görevden alınmasına tepkili

Britanyalı enerji devi BP’nin en büyük hissedarları, Yönetim Kurulu Başkanı Albert Manifold’un atanmasından bir yıl sonra görevden alınmasıyla ilgili derin endişelerini dile getirdi. Financial Times’ın haberine göre yatırımcılar, şeffaf bir açıklama yapılmamasının şirket içinde kriz ve yapılandırma planlarına karşı direnç işareti olduğundan korkuyor.
Britanyalı petrol devi BP’nin en büyük hissedarları, Yönetim Kurulu Başkanı Albert Manifold’un ani bir kararla görevden alınması nedeniyle derin endişe taşıdıklarını ifade etti.
Financial Times’ın (FT) haberine göre, şirketin en önemli yatırımcıları, bu ayrılığın nedenlerine dair yönetimden açıklama bekliyor.
Haberde, Manifold’un BP’nin yapısını basitleştirmeyi, yönetim kurulu kompozisyonunu yeniden gözden geçirmeyi ve maliyetleri düşürmeyi planladığı hatırlatıldı.
BP’nin geçici yönetim kurulu başkanı Ian Tyler, kurulun mevcut stratejiyi tam olarak desteklediğini ve uygulamaya devam etme niyetinde olduğunu belirtse de görevden alma kararı şirket içindeki çalışma ortamına dair soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Yatırımcılar, fesih kararına ilişkin net bir gerekçe sunulmamasının bir kriz belirtisi olabileceğini değerlendiriyor. Bu durumun, şirketin yeniden yapılandırma planlarının iç direnç nedeniyle sekteye uğrayabileceği yönündeki kaygıları artırdığı kaydedildi.
Hissedarlar ayrıca, Manifold’un gidişinin, mevcut düzenin bozulmasını istemeyen ve lideri saf dışı bırakmaya çalışan “bürokrasi” tarafından tetiklenmiş olabileceğinden çekiniyor.
FT’ye konuşan bir hissedar konuya ilişkin, “İnsanlar onu dışarı mı atmaya çalıştı? Bu durum bizi ve diğer pek çok kişiyi endişelendiriyor” ifadelerini kullandı.
BP yönetimi etik ve yönetişim standartlarını gerekçe gösterdi
BP, Mayıs ayı sonunda yönetim kurulu başkanını, atanmasının üzerinden henüz bir yıl geçmeden görevden almıştı. Yönetim kurulu, olası ihlallere dair ayrıntı vermeden kararı oy birliğiyle almıştı.
Reuters’ın konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde ise Manifold’un iş arkadaşlarına karşı agresif tavırlar sergilediği ve kurulun “sistematik kabul edilemez davranış olgusunu tespit etmeye yetecek bilgiye ulaştığı” bildirilmişti.
Şirket tarafı, feshin “önemli kurumsal yönetişim standartları, denetim ve etik ilkelerine ilişkin ciddi endişelerin” yönetim kuruluna iletilmesinin ardından gerçekleştiğini duyurdu.
Albert Manifold ise bu değerlendirmelere katılmadığını belirterek, “hiçbir açıklama yapılmadan” görevden alındığını söyledi. Ayrılığının ardından yaptığı açıklamada Manifold, şirketteki “aşırı harcama” kültürünü de eleştirdi.
Geçtiğimiz yılın sonunda Financial Times, Aralık ayında görevinden ayrılan BP CEO’su Murray Auchincloss’un istifası öncesinde, iş modelinde radikal bir değişim konusunda ısrar eden Manifold ile defalarca karşı karşıya geldiğini yazmıştı.
Diplomasi
Azak Denizi’ndeki saldırıda iki denizcinin daha naaşı bulundu

Azak Denizi’nde yük gemilerine düzenlenen insansız hava aracı saldırısında hayatını kaybeden Azerbaycan vatandaşı denizcilerin naaşlarına ulaşılırken, 19 mürettebatın tahliye süreci tamamlandı. Azerbaycan Dışişleri, saldırıda ölen dört vatandaşının kimliklerinin belirlendiğini ve cenazelerin kısa süre içinde ülkeye gönderileceğini duyurdu.
Azak Denizi’nde sivil gemilere yönelik düzenlenen saldırının ardından, hayatını kaybeden Azerbaycan vatandaşı iki denizcinin daha naaşına ulaşıldı.
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, son bulgularla birlikte saldırıda yaşamını yitiren dört Azerbaycan vatandaşının tamamının naaşlarının bulunduğu bildirildi.
Bakanlık, kimlikleri tespit edilen denizcilerin 1969 doğumlu Gismet Aliyev ve 1981 doğumlu Fuad Orujov olduğunu açıkladı.
Hayatını kaybedenlerin naaşlarının, gerekli resmi prosedürlerin tamamlanmasının ardından önümüzdeki günlerde Azerbaycan’a nakledileceği belirtildi.
Cenazelere, nakil sürecinde Yeysk şehrine gelen iki refakatçinin eşlik edeceği kaydedildi.
Saldırıdan kurtulan diğer Azerbaycan vatandaşlarının durumuyla ilgili de bilgi paylaşan bakanlık, 19 vatandaşın halihazırda yola çıktığını duyurdu.
Tahliye edilen bu grubun 9 Haziran günü öğle saatlerinde Azerbaycan’a varması bekleniyor.
Saldırıya uğrayan gemilerde 25 Azerbaycan vatandaşı vardı
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’nın daha önce paylaştığı verilere göre, 5 Haziran gecesi Azak Denizi’nde Taganrog yakınlarında seyreden Natra ve Zircon adlı yabancı bandıralı iki kargo gemisi insansız hava araçlarının hedefi oldu. Saldırı sırasında gemilerde toplam 25 Azerbaycan vatandaşının görev yaptığı açıklandı.
Rusya makamlarından Azerbaycan’a iletilen ilk bilgilerde, saldırı sonucunda beş kişinin hayatını kaybettiği ve üç kişinin yaralandığı belirtilmişti.
Yaralanan denizcilerin Yeysk şehir hastanesinde tedavi altına alındığı ifade edildi. Azerbaycan tarafı, daha sonra yaptığı güncellemede hayatını kaybeden beş denizciden birinin Rusya vatandaşı olduğunun tespit edildiğini bildirdi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, hayatını kaybeden Azerbaycanlı denizcilerin ailelerine ve yakınlarına taziye dileklerini iletti.
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Moskova’nın Karadeniz ve Akdeniz havzalarında sivil gemilere yönelik hava ve deniz dronlarıyla düzenlenen saldırıların arkasında kimlerin olduğuna dair bilgi sahibi olduğunu ifade etti.
Görüş1 hafta önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Görüş1 hafta önceÇok kutupluluğun çift yönlü asimetrisi: Yeni dünya dengesini nasıl bulacak?
Dünya Basını1 hafta önceABD’li iktisatçı Wolff: Küresel güney artık yeni bir dünya düzeni kuruyor
Görüş2 hafta önceBüyük Güç Rekabetinden Stratejik İstikrara: Çin-ABD İlişkilerinde Yeni Yönelim
Dünya Basını2 hafta önceKomünizme karşı siper olarak Siyonizm
Görüş6 gün önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 1
Diplomasi5 gün önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Asya2 hafta önceQUAD ülkeleri kritik mineral ortaklığını başlatıyor











