Bizi Takip Edin

Diplomasi

Trump yönetimi, yeni ChatGPT modelinin kısıtlamasını kaldırdı

Yayınlanma

ABD Ticaret Bakanlığı, yapay zeka şirketi OpenAI’ın en gelişmiş modeli GPT-5.6’nın geniş kitlelerin kullanımına sunulmasına izin verdi. Washington yönetiminin uyguladığı aşamalı sürüm şartının kaldırılmasının ardından, yeni modelin bu hafta içinde genel kullanıma açılması bekleniyor.

ABD Ticaret Bakanlığı, yapay zeka şirketi OpenAI’a en gelişmiş modeli GPT-5.6’yı geniş kitlelerin kullanımına sunması için resmi izin verdi.

Axios sitesinin konuya yakın bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, şirketin yeni GPT-5.6 modelini bu hafta içinde genel kullanıma sunması bekleniyor.

Söz konusu iznin, ek testlerin gerçekleştirilmesi ile şirket yetkilileri ve hükümet temsilcileri arasında yapılan görüşmelerin ardından verildiği belirtildi.

Test sürecinin, Ticaret Bakanlığı bünyesindeki Yapay Zeka Standartları ve İnovasyon Merkezi tarafından yürütüldüğü kaydedildi.

OpenAI’ın ise olası soruları yanıtlamak ve teknik pürüzleri gidermek amacıyla Washington’da kalıcı teknik uzmanlar görevlendirdiği bildirildi.

Haziran ayının başında ABD Başkanı, yapay zeka modeli geliştiricilerinin yeni ürünlerini piyasaya sürmeden 30 gün önce test edilmesi amacıyla hükümete gönüllü olarak sunmalarını öngören bir kararname imzalamıştı.

Bloomberg’in haberine göre, OpenAI Üst Yöneticisi (CEO) Sam Altman çalışanlara yaptığı bilgilendirmede, hükümetin kendilerinden GPT-5.6 modelini geniş kitlelere sunmadan önce ilk olarak sınırlı bir ortak çevresinin erişimine açmalarını talep ettiğini aktarmıştı.

Altman, hükümetin en gelişmiş modellerin kabiliyetleri konusunda giderek daha fazla endişe duyduğunu ifade etmişti.

OpenAI, Trump yönetimine yüzde 5 hisse teklif etti

OpenAI CEO’su, resmi makamların pozisyonuna katılmasalar dahi, yeni modellerin güvenliği ve kısıtlamalarıyla ilgili tüm konularda Trump yönetimiyle işbirliği içinde çalışmaları gerektiğinin altını çizmişti.

Bu karardan önce bir diğer yapay zeka şirketi Anthropic, hükümetin ulusal güvenlik gerekçesiyle yabancı ülke vatandaşlarının bu modelleri kullanımını sınırlandırma talimatı üzerine en gelişmiş iki yapay zeka ürünü olan Mythos 5 ve Fable 5’e yurt dışından erişimi kapatmıştı. Söz konusu kısıtlama, hem ABD dışındaki hem de ülke içindeki yabancı vatandaşları kapsıyordu.

Daha sonra Anthropic tarafından yapılan açıklamada, yetkililerin ulusal güvenlik riskleri nedeniyle uygulanan erişimi durdurma kararını kısmen esneterek, şirketin Claude Mythos 5 modeline yalnızca “güvenilir” görülen bazı ABD merkezli kuruluşların erişmesine izin verdiğini duyurmuştu.

Ardından Ticaret Bakanlığı, Claude Fable 5 ve Mythos 5 modelleri üzerindeki ihracat kontrollerini tamamen kaldırarak yabancı uyruklu kişilerin de bu sistemlere erişimine izin vermişti.

Axios, Trump yönetiminin geçen ay OpenAI’dan GPT-5.6 modelini aşamalı olarak piyasaya sürmesini istediğini ve ilk erişimi hükümet tarafından onaylanmış kuruluşlarla sınırlandırdığını aktardı. OpenAI ise bu yaklaşımın kendileri için tercih edilen bir yöntem olmadığını açıklamıştı.

Diğer yandan, ABD makamlarının yeni modellerin piyasaya sürülmesine yönelik standartlar belirlemek amacıyla yapay zeka geliştiricileriyle aktif görüşmeler yürüttüğü 2 Temmuz’da bildirilmişti.

Financial Times gazetesine konuşan kaynaklar, Donald Trump yönetiminin yeni modellerin piyasaya sürülme süreçlerine müdahil olmasının ardından, resmi yetkililer ile şirketler arasındaki bu müzakerelerin hız kazandığını belirtmişti.

Diplomasi

Erdoğan: Avrupalı müttefikler olarak transatlantik ilişkileri zayıflatabilecek tasarruflardan kaçınmalıyız

Yayınlanma

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin açılış toplantısında konuştu.

Türkiye’nin 2030 yılından önce savunma harcamalarının oranını yüzde 3,5 düzeyine yükseltmek için tedbirlerini aldığını belirten Cumhurbaşkanı, güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise şimdiden yüzde 1,5’lik bütçe payına ulaştıklarını bildirdi.

Türkiye’nin asıl başarısını savunma sanayiindeki atılımda gören Erdoğan, üretim ve ihracat kapasitesi itibarıyla dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdiklerini vurguladı.

Erdoğan, AA’nın aktardığına göre şöyle devam etti:

“İttifak’ta bize tahsis edilen 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamını 3 yıl içinde taahhüt edilen tarihin de öncesinde karşılamış olacağız. İttifak’ımızda eksikliği en çok hissedilen hava ve füze savunma kabiliyetlerine Çelik Kubbe Proje’mizle 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdık. Avrupa’daki en büyük kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan aşamada İttifak’ın hizmetine sunmanın gayretindeyiz.”

Türkiye’nin Kosova, Karadeniz, Baltıklar ve diğer coğrafyalarda NATO’nun “harekat, misyon ve tatbikatlarına katkı veren” müttefiklerin başında geldiğini vurgulayan Erdoğan, “İHA ve SİHA’ları gerçek muharebe alanlarında başarıyla kullanan bir müttefik olarak tesisini öngördüğümüz İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezi’mizi NATO’ya akredite etmeyi temenni ediyoruz. Bu merkezin bilhassa hava ve deniz dron tehditlerine karşı mukabele kabiliyetimizi destekleyeceğine inanıyorum,” dedi.

AB ile ilişkilere ve transatlantik gerilimlere de değinen Cumhurbaşkanı, “NATO 3.0” hedefine en kısa zamanda ulaşmak için iki hususa özellikle dikkat çekmek çekti:

“Birincisi, savunma sanayi başta olmak üzere savunma işbirliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Savunma Sanayii Forumu’nda bu mesajın hem endüstri hem hükümet yetkilileri tarafından vurgulanmış olmasını memnuniyetle karşılıyorum. İkincisi, Avrupalı müttefikler olarak kıta savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenir, İttifak’ın bütünlüğünü ve transatlantik ilişkileri zayıflatabilecek tasarruflardan da kaçınmamız gerekiyor.”

Özellikle AB üyesi NATO üyelerine seslenen Erdoğan, Brüksel’in güvenlik alanındaki çabalarında azami faydanın “ancak ve ancak NATO ile gereksiz tekrarlardan kaçınılmasıyla” mümkün olacağını savundu.

Erdoğan, “Aklın ve mantığın emrettiği bir işbirliği modeli mümkünken, birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması kısıtlı kaynakların boşa sarf edilmesine ve Avrupa’da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır. Bu tutumun Sayın Genel Sekreter’in işaret ettiği transatlantik savunma sanayi altyapısına hizmet etmediği de açıktır,” diyerek Türkiye’nin AB’nin yeniden silahlanma programına (SAFE) erişim meselesini gündeme getirdi.

Ukrayna Savaşı ile ilgili olarak ABD Başkanı Trump’ın “barış vizyonunu” paylaştığını ifade eden Cumhurbaşkanı, “Ukrayna’nın öncelikli ihtiyaç listeleri girişimine desteğimi bildiriyorum. Ukrayna’ya kendi milli envanterimizden sağladığımız askeri desteğe ek olarak, PURL [Ukrayna İçin Öncelikli Gereksinimler Listesi] erişimi kapsamında katkımızı sürdüreceğiz. Ukrayna’yı desteklerken Rusya’yı da barışa yönlendirecek şekilde iletişim kanallarımızdan istifade ediyoruz,” ifadelerini kullandı.

İran krizinin çözüm yoluna girmesinde “sabotaj teşebbüslerine rağmen” Trump’ın sergilediği “kararlı tutumu” takdirle karşıladığını kaydeden Erdoğan, “Diplomatik çabalarımıza ilave olarak Hürmüz Boğazı’nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazırız,” dedi.

Erdoğan, bu vesileyle Türkiye’yi hedef aldığını söylediği füzelere karşı NATO unsurları tarafından sağlanan destek için ABD ve İspanya başta olmak üzere ilave hava savunma bataryaları konuşlandıran Almanya ve İtalya’ya teşekkürlerini iletti.

Erdoğan, “Konuşmamızı artırmamızın şart olduğuna inandığım İstanbul İşbirliği Girişimi mensubu ortaklarımızın bugün bizlerle olmalarını önemsiyorum,” dedi.

İstanbul İşbirliği Girişimi’nde Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve Kuveyt yer alıyor.

Orta Doğu’da kalıcı barışın anahtarının Filistin’de iki devletli çözüm olduğunu bir kez daha savunan Erdoğan, sözlerini “Özellikle Gazze ve Lübnan’da sükunetin sağlanması için hepimize görev düştüğünü ifade etmek istiyorum. Son olarak terörün tüm biçim ve tezahürleriyle mücadele konusunda tam bir dayanışma içinde olmamız gerektiğini hatırlatıyorum. Ankara Zirvesi’nin hayırlara vesile olmasını diliyor. Zirve’nin hazırlıklarında emeği geçenlere teşekkür ediyorum,” diye tamamladı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Güney Kore ve NATO savunma tedarik anlaşmasına dair müzakereleri başlattı

Yayınlanma

Güney Kore ile NATO, salı günü tedarik alanında bir çerçeve anlaşması için müzakerelere başlama konusunda mutabık kaldı. Bir başkanlık yetkilisi, bu adımın Asya ülkesinin transatlantik ittifakın savunma tedarik sanayisine girişinin önünü açmasının beklendiğini söyledi.

Anlaşmaya, Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung’un Ankara’da düzenlenen NATO zirvesi marjında NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile ikili işbirliğini görüşmek üzere yaptığı toplantıda varıldı. Seul Ulusal Güvenlik Danışmanı Wi Sung-lac bu bilgiyi paylaştı.

Wi’ye göre, öngörülen tedarik anlaşması sonuçlandırılırsa, Güney Koreli şirketlerin yaklaşık 15 trilyon won, yani 9,9 milyar ABD doları değerindeki NATO ortak savunma tedarik pazarına erişebilmesi için kurumsal bir zemin oluşturacak.

Wi, NATO’nun savunma pazarının dünyanın en büyüğü olduğunu söyledi.

Görüşmenin başında Lee, Rutte ile ilk kez yüz yüze görüşmekten memnuniyet duyduğunu ifade ederken, Rutte de Güney Kore ile NATO arasındaki ilişkileri daha da güçlendirme çabalarından dolayı Lee’ye teşekkür etti.

İki günlük NATO zirvesi, NATO’nun 32 üye ülkesinin liderlerinin yanı sıra Güney Kore dahil ortak ülkelerin liderlerini de bir araya getiriyor. Lee bu yılki zirveye NATO’nun ortak ülkelerinden birinin lideri olarak katıldı.

Trump ile gemi inşası görüşmesi

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung zirvede ayrıca ABD Başkanı Donald Trump ile görüştü. Lee, Trump’ın daha önce Seul’den askeri gemilerin inşasında yardım talep etmesine ilişkin takip görüşmeleri yaptı.

Lee’nin başkanlık sözcüsü çarşamba günü bu görüşmeyi duyurdu. Kang Yu-jung’a göre iki lider, söz konusu görüşmeleri bir gün önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğinde düzenlenen akşam yemeğinde yaptı.

Lee daha önce, geçen ay Fransa’nın Evian-les-Bains kentindeki G7 zirvesinde Trump ile görüştüğünde, ABD başkanının kendisine Güney Kore’nin ABD askeri gemilerinin inşasına yardımcı olup olamayacağını sorduğunu söylemişti. Bu zirvede işbirliğine ilişkin detayların görüşüldüğü kaydedildi.

Ukrayna lideri ile görüşme

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae Myung, NATO zirvesi marjında ayrıca Ukraynalı mevkidaşı Volodimir Zelenskiy ile ikili görüşme yaptı.

Görüşme, Zelenskiy’nin Rusya ile savaş beşinci yılına girerken Ukrayna’nın NATO üyeliği çağrısında bulunmak üzere etkinliğe katıldığı bir dönemde gerçekleşti.

Liderlerin görüşmelerinin ayrıntıları hemen açıklanmadı, ancak savaşın erken bir şekilde sona erdirilmesine yardımcı olacak yollar ile bölgede barış ve istikrarın yeniden tesis edilmesi konularını ele almaları bekleniyordu.

Güney Kore Ulusal Güvenlik Danışmanı Wi Sung-lac, bir gün önce Seul’ün, Lee’nin NATO zirvesine katılımı vesilesiyle Ukrayna’ya 100 milyon ABD doları tutarında yardım sağlamayı taahhüt ettiğini söyledi. Wi’ye göre bu, Güney Kore’nin uluslararası barış ve güvenliğe bağlılığının bir göstergesi niteliğinde.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Rus ordusunu izleyecek yeni NATO projesi: EFDI

Yayınlanma

NATO, Finlandiya’dan Romanya’ya uzanan doğu sınırında Rus birliklerinin hareketliliğini anlık olarak takip edecek yeni bir askeri gözetleme mekanizması başlatıyor. Yapay zeka ve insansız sistemlerin öncelikli olacağı bu yeni savunma doktriniyle, olası bir askeri hareketliliğe karşı karar alma süresinin kısaltılması hedefleniyor.

NATO, ittifakın doğu kanadı boyunca Finlandiya’dan Romanya’ya kadar uzanan alanda Rus askeri hareketliliğini gerçek zamanlı olarak izlemeyi sağlayacak yeni bir ortak gözetleme sistemi kuruyor.

Bild gazetesinin ittifakın iç belgelerine dayandırdığı haberine göre, hazırlanan projeye “Doğu Kanadı Caydırıcılık Girişimi” (Eastern Flank Deterrence Initiative – EFDI) adı verildi.

Proje kapsamında NATO’nun tüm doğu sınırı boyunca askeri hareketlilikleri kaydedebilecek uydular, insansız hava araçları, kara sensörleri ve robotik sistemlerden oluşan bir ağ konuşlandırılacak. Rus askeri birliklerine dair elde edilen tüm veriler yapay zeka tarafından analiz edilecek.

Sistem, örneğin bir insansız hava aracının ittifak sınırlarında Rus tank konvoyu tespit etmesi durumunda uydu görüntülerini, sensör verilerini ve radar bilgilerini otomatik olarak birleştirecek.

Oluşturulan bu veriler gerçek zamanlı olarak tüm ittifak üyesi ülkelerin erişimine sunulacak. Bu sayede NATO komutanları sahadaki durumun eksiksiz bir görüntüsüne sahip olacak ve olası bir saldırıyı püskürtmek için hangi güçlerin ve araçların devreye sokulacağını hızla belirleyebilecek.

“Kill Web” (Cezalandırma Ağı) adı verilen bu yeni konsept, hedefi tespit etme, karar alma ve vuruş gerçekleştirme prensibine dayanıyor.

ABD ordusunda görevli subay Matt Bluebaugh, NATO’nun geleneksel silah türlerinden vazgeçmeyeceğini belirtti. Bluebaugh konuya ilişkin açıklamasında, “Bu sistem tankların, topçuların, savaş uçaklarının veya askerlerin yerini almıyor. Konseptin amacı, bu unsurların muharebe potansiyelini korumak, komutanlara karar alma süreçlerinde daha fazla zaman kazandırmak ve avantaj sağlamaktır” ifadelerini kullandı.

Yeni yaklaşımla birlikte NATO, doğu kanadındaki savunma yöntemlerini de değiştirecek. Olası bir saldırı durumunda, çatışmaya ilk olarak taarruz amaçlı insansız hava araçları, kara robotları ve insan dahli olmadan çalışan diğer otonom sistemler girecek.

Bu sistemler, savaş uçakları, tanklar ve kara birlikleri çatışmaya dahil olmadan önce düşmanın ilerleyişini yavaşlatmayı ve düşmana azami zararı vermeyi hedefleyecek.

Bild’in aktardığı bilgilere göre ittifak, projeyi kısa süre içinde hayata geçirmek istiyor. Dijital gözetleme, yapay zeka ve otomatik istihbarat paylaşımı kombinasyonunun Rusya’yı caydıracağını ve bir saldırı olasılığini azaltacağını öngörüyor.

Yeni girişim, Ukrayna’daki savaşın başlamasının ardından NATO’nun başlattığı geniş kapsamlı silahlanma ve modernizasyon programının bir parçası olarak öne çıkıyor.

İttifak bu kapsamda ayrıca, 40 milyar doların üzerinde bütçeye sahip “Drone Edge” insansız hava aracı programını başlatıyor, “HALO” uydu gözetleme sistemini genişletiyor, İsveç yapımı on adede kadar “Saab GlobalEye” erken ihbar uçağı satın almayı planlıyor ve silah üretimini hızla artırmak amacıyla “NATO Engine” adı verilen bir üretim tesisleri ağı kuruyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English