Bizi Takip Edin

Amerika

Trump’tan Kanada mallarına yüzde 35 tarife

Yayınlanma

ABD’ye ithal edilen Kanada malları, önümüzdeki aydan itibaren yüzde 35’lik genel gümrük vergisine tabi olacak.

ABD’nin en büyük ticaret ortaklarından biri olan Kanada, son günlerde Trump’tan 1 Ağustos’ta yürürlüğe girecek yeni gümrük vergileri konusunda uyarı mektubu alan bir dizi ülke arasında sonuncu oldu.

Haberin ardından, önde gelen borsa endekslerinin vadeli işlem fiyatları düştü.

Başkan Trump’ın sosyal medyada yaptığı açıklamada duyurduğu oran, beklentilerin üzerinde ve şubat ayında Kanada mallarına uyguladığı yüzde 25’lik gümrük vergisinden daha yüksek.

Müzakereler hakkında konuşmak için isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir Beyaz Saray yetkilisi, yönetimin gümrük vergisini yalnızca 2020 USMCA’ya (ABD-Meksika-Kanada ticaret anlaşması) uymayan mallara uygulamayı planladığını, fakat nihai ayrıntıların Trump’a kalacağını söyledi.

Trump, daha önce NBC’ye verdiği röportajda, ABD ile ticaret anlaşması imzalamayan tüm ülkelere yalnızca yüzde 15 veya 20 oranında gümrük vergisi uygulamayı düşündüğünü belirtmişti.

Başbakan Mark Carney’e hitaben yazdığı ve sosyal medya platformu Truth Social’da paylaştığı mektupta Trump, Kanada yönetimini uyuşturucu kaçakçılığını önlemede “başarısızlık” ile eleştirdi.

Başkan, gümrük vergilerinin Kanada’nın fentanilin sınırdan geçmesini önlemek için yeterince çaba göstermediğine yönelik misilleme amaçlı olduğunu sürekli tekrar ediyor.

Trump, “Kanada, fentanilin akışını durdurmak için benimle işbirliği yaparsa, bu mektubu yeniden gözden geçirmeyi düşünebiliriz,” diye yazdı.

Carney, Trump’ın mektubuna yanıt vererek, hükümetinin “işçilerimizi ve işletmelerimizi kararlılıkla savunduğunu” ve “1 Ağustos’a kadar revize edilen son tarihe kadar bu şekilde devam edeceğini” belirtti.

Başbakan, “Kanada, Kuzey Amerika’da fentanil belasını durdurmak için hayati adımlar attı,” diye ekledi.

Kanada Dışişleri Bakanı Anita Anand, iki ülkenin Carney’nin ısrarla talep ettiği 21 Temmuz tarihine kadar yeni bir iktisadi ve güvenlik anlaşmasına varacağını umduğunu söyledi.

Anand, “Ekiplerimiz kapalı kapılar ardında karmaşık müzakerelerde çok yoğun bir şekilde çalışıyor. Bu, ekonomimizin sağlığı ve Kanada’daki işletmelerde çalışan Kanadalı işçilerin yararı için gerekli,” dedi.

NBC röportajında Trump, 27 üye ülkeye yeni gümrük vergileri uygulayacağını Avrupa Birliği’ne de bildireceğini söyledi.

AB ve ABD, ticaret anlaşmasına varmak ve birbirlerinin mallarına uygulanan yüz milyarlarca dolarlık gümrük vergilerini önlemek için aylardır zorlu müzakereler yürütüyor.

AB’nin baş ticaret müzakerecisi Maroš Šefčovič çarşamba günü Avrupalı milletvekillerine, müzakerelerin devam ettiğini ve şu ana kadar Trump’ın mektuplarından “AB’nin kurtulduğunu” söyledi.

Amerika

ABD ordusunda İran savaşı kaynaklı bütçe krizi derinleşiyor

Yayınlanma

Washington Post gazetesinin mevcut ve eski ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre Pentagon, İran ile tırmanan savaşın etkisiyle ciddi bir bütçe açığıyla karşı karşıya kaldı. Deniz ve Hava Kuvvetlerinin Ortadoğu operasyonlarına ayrılan fonların temmuz sonuna kadar tükeneceği belirtilirken, Beyaz Saray Kongre’den 67 milyar dolarlık acil kaynak talep etti.

The Washington Post gazetesinin görevdeki ve eski Amerikalı yetkililere dayandırdığı habere göre ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon), İran ile yaşanan savaşın tırmanması sebebiyle ciddi bir bütçe kaynağı eksikliğiyle karşı karşıya bulunuyor.

Yetkililer, kritik öneme sahip bazı finansman kalemlerinin önümüzdeki haftalarda tamamen tükenebileceğini kaydetti. Ortadoğu bölgesine savaş gemileri ve hava unsurları sevk eden Deniz Kuvvetleri ile Hava Kuvvetlerinin bu yılki operasyonları için ayrılan bütçenin temmuz ayı sonuna kadar biteceği aktarıldı.

Pentagon, 1 Ekim’de başlayacak 2027 mali yılına kadar oluşacak finansman açığını kapatabilmek amacıyla bütçe kaynaklarını kendi içinde yeniden yönlendiriyor. Bu kapsamda birliklerin savaşa hazırlık seviyesini korumak için yürütülen askeri tatbikat ve eğitimler azaltılıyor veya iptal ediliyor. Ayrıca askeri ekipman ile tesislerin bakım ve onarımı için ayrılan kaynaklar da operasyonel giderlere aktarılıyor.

Savaş Bakanlığı, personelin eğitimi ve silah alımı için başlangıçta tahsis edilen 4,3 milyar dolarlık kaynağın acil ihtiyaçlara kaydırılması amacıyla son haftalarda Kongre’den izin istedi. Ancak söz konusu talebe ilişkin henüz bir karar verilmedi.

Beyaz Saray da askeri harcamaların karşılanması amacıyla Kongre’den 67 milyar dolarlık acil ödenek tahsis edilmesini talep etti. Buna karşın Temsilciler Meclisinin perşembe günü bir aylık tatile çıkmayı planlaması, finansman konusundaki kararın en az birkaç hafta ertelenmesine yol açıyor.

Kuzey Carolina eyaletini temsil eden Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Pat Harrigan, konuya ilişkin değerlendirmesinde “Herkesin bu duruma bakması ve aşırı özgüvenden sıyrılması gerekiyor” ifadesini kullandı.

Pentagon Sözcüsü Sean Parnell ise Savaş Bakanı Pete Hegseth’in silahlı kuvvetlerin savaşa hazırlık durumunu sürdürmek amacıyla gereken her şeyi yapacağını belirterek savunma finansmanının kritik önem taşıdığını vurguladı.

Savaş Bakanı Hegseth ile Genelkurmay Başkanı General Dan Caine’in, Senato Tahsisat Komisyonu önünde düzenlenecek oturumda fon tahsisinin gerekçelerini sunması planlanıyor. Beyaz Saray Yönetim ve Bütçe Ofisi Direktörü Russell Vought da komisyonda sunum yapacak isimler arasında yer alıyor.

Vought, geçen ay yaptığı açıklamada savaşın maliyetinin yaklaşık 30 milyar doları bulduğunu bildirmişti. Ancak Beyaz Saray tarafından yapılan bu hesaplamaya, Ortadoğu’da İran saldırıları sonucunda zarar gören ABD üslerinin yeniden inşası ve onarım giderleri dahil edilmedi.

Mevcut ve eski yetkililer, Kongre’nin adım atmaması durumunda askeri yönetimin yakın zamanda daha ağır tavizler vermek zorunda kalacağını ifade ediyor.

Pentagon yetkilileri kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmelerde daha büyük endişelerini dile getiriyor. Yetkililer; Rusya ve Çin gibi unsurları caydırmak için gerekli olan mühimmat stoklarının yeniden doldurulması amacıyla ek finansmana acilen ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.

ABD’nin bu yılki savunma bütçesi yaklaşık 1 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor. Bu miktarın içinde, gelişmiş silah sistemlerinin tasarlanmasından yerli savunma sanayisinin teşvik edilmesine kadar çeşitli öncelikli hedefler için geçen yıl Kongre tarafından onaylanan 150 milyar dolarlık tek seferlik finansman da yer alıyor. Donald Trump yönetimi ise 2027 yılı için 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi talep etti.

NBC tarafından aktarılan bilgilere göre, üslerin onarımı, imha edilen uçakların yenilenmesi ve mühimmat stoklarının takviyesi hesaba katıldığında, Pentagon’un iç değerlendirmeleri İran savaşının toplam maliyetinin 80 ile 100 milyar dolar aralığına yükselebileceğini gösteriyor. Kaynaklar, yalnızca Bahreyn’deki ABD askeri tesislerinin onarım maliyetinin 1 milyar doları bulabileceğini belirtiyor.

Bloomberg’in haberine göre Senatörler; Hegseth’e ateşkesin bozulması, savaş maliyetlerinin artması ve Ürdün’de hayatını kaybeden Amerikalı askerler hakkında sorular yöneltecek.

Okumaya Devam Et

Amerika

Pentagon: İran savaşı ABD’ye şimdiye kadar 37,5 milyar dolara mal oldu

Yayınlanma

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, salı günü yaptığı açıklamada, Washington’ın İran’a karşı yürüttüğü savaşın maliyetinin şu ana kadar 37,5 milyar dolara ulaştığını söyledi. Hegseth, yoğun bombardımanın yeniden başlamasından bu yana ilk kez şüpheci milletvekillerinin karşısına çıkarak kamuoyunda destek görmeyen İran savaşı için acil ek bütçe talep etti.

Başkan Donald Trump’ın Cumhuriyetçi Partisinin Temsilciler Meclisi ve Senato’daki çoğunluğunu korumakta zorlanabileceği ara seçimlere yalnızca altı ay kala, kamuoyu yoklamalarında öne geçen Demokratlar, İran savaşını hayat pahalılığı sorunuyla ilişkilendirmeye çalışıyor.

Hegseth, Washington’da düzenlenen oturumda milletvekillerine, 37,5 milyar dolarlık rakamın savaşın belirli kalemlerinin yanı sıra 30 Eylül’e kadar öngörülen maliyetleri de kapsadığını söyledi.

Pentagon’un bu rakama nasıl ulaştığı ise netlik kazanmadı. Bir kaynak, mart ayında Reuters’a yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin savaşın ilk altı gününün maliyetini en az 11,3 milyar dolar olarak hesapladığını söylemişti.

Trump geçen ay Kongre’den, büyük bölümü İran savaşı ile bağlantılı olmak üzere yaklaşık 90 milyar dolarlık ek bütçe talep etti. Bu talep, savaştan rahatsız olan ve kasım ayındaki ara seçimlere hazırlanan milletvekilleriyle yeni bir bütçe mücadelesinin zeminini hazırladı.

Hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat milletvekilleri, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’ı bombalamaya başlamasından bu yana Trump ve ekibinin kendilerini çatışmanın seyri ve yönetimin planları hakkında yeterince bilgilendirmediğinden şikâyet ediyor.

Senato Tahsisatlar Komitesinin en kıdemli Demokrat üyesi Patty Murray, oturumda yaptığı konuşmada, “Başkan gerilimi tırmandırmakla ve savaş suçları işlemekle tehdit ediyor; bunun yeni bir sonsuz savaşa dönüşebileceğini ima ediyor” dedi. Trump, İran’a karşı, sivil altyapıyı da kapsayan sert tehditlerde defalarca bulundu. Eleştirmenler, bu tür saldırıların savaş suçu oluşturacağını belirtiyor.

Trump’ın Cumhuriyetçi Partisi, Temsilciler Meclisi ve Senato’da son derece dar çoğunluklara sahip olduğu için bütçe yasalarının kabul edilmesi genellikle Demokratların desteğini gerektiriyor.

Demokrat Senatör Kirsten Gillibrand, “İnsanların size ve bu yönetime bu kadar öfkeli olmasının nedeni, geçmişte kullandığınız ifadelerin birbiriyle uyuşmaması” dedi.

Gillibrand sözlerini şöyle sürdürdü:

“Ya savaş bitmiştir ya da bitmemiştir. Ya iki hafta içinde sona erecektir ya da iki hafta değildir. Ya füzeler söz konusudur ya da değildir.”

Savaşın etkileri

Hegseth, acil ek bütçe sağlanmaması halinde askerî eğitim faaliyetlerinin azaltılması gerekeceğini de milletvekillerine söyledi.

Savaş, Pentagon’un yaklaşık 1 trilyon dolarlık bütçesi üzerinde baskı oluştururken, askerî personelle ilgili harcamaları da riske atıyor. Genelkurmay Başkanı General Dan Caine, oturum sırasında bu olası maliyeti kabul etti. Caine, askerlerin maaşlarının nasıl ödeneceğine bir çözüm bulacaklarını ancak Pentagon’un bakım giderlerini karşılamakta ve gelecekteki askerî kabiliyetlere yatırım yapmakta zorlanabileceğini söyledi.

Hegseth, milletvekillerine yalnızca ek bütçe talebini değil, 2027 yılı için sunulan 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesini de onaylama çağrısında bulundu.

Hegseth, “Bu bakanlığa 1,5 trilyon dolarlık bütçe verilmemesinin ülkemizin karşı karşıya olduğu en büyük tehdit olduğuna inanıyorum” dedi.

ABD ile İran arasındaki kırılgan ateşkes bu ayın başında çöktü. O tarihten bu yana iki taraf da birbirine karşı her gün saldırılar düzenliyor.

İran savaşında ölen Amerikan askerlerinin sayısı hafta sonunda 18’e yükselirken, yaklaşık 430 ABD askeri yaralandı. Pentagon pazartesi günü, 7 Temmuz’dan bu yana 100 askerin yaralandığını, bunların yüzde 96’sının görevine döndüğünü açıkladı.

Trump geçen hafta, İran’da vurulan hedeflerin kapsamını enerji tesisleri ve köprüleri de içine alacak şekilde genişletmekle, İran’ın Harg Adası’ndaki petrol merkezini ele geçirmek üzere kara birlikleri göndermekle ve “Kazma Dağı” olarak bilinen, yerin derinliklerindeki nükleer bağlantılı bir tesisi bombalamakla tehdit etti.

Trump salı günü yaptığı açıklamada, ABD’nin dağdaki tesisi “çok yakında ortadan kaldıracağını” söyledi.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD Venezuela petrolünden 13 milyar dolar topladı: Paralar nerede?

Yayınlanma

ABD yönetimi, ocak ayında Maduro’nun kaçırılmasının ardından denetimini ele geçirdiği Venezuela petrol satışlarından yaklaşık 13 milyar dolar gelir elde etti. Washington parasal akışa dair çelişkili açıklamalar yaparken, 24 Haziran’daki yıkıcı depremlerin ardından kaynağın akıbeti ve ABD Kongresi’nin denetim talepleri gündeme taşındı. Kpler ve Argus Media verilerine dayanan hesaplamalar, Caracas yönetimine aktarılan fonların kısıtlı kaldığına ve ekonomik toparlanmanın beklenenin gerisinde düştüğüne işaret ediyor.

Financial Times (FT) tarafından yapılan hesaplamalara göre, ABD yönetimi bu yıl Venezuela petrol satışlarından 13 milyar dolardan fazla gelir topladı.

Ancak Washington, söz konusu paraya ne olduğu konusunda neredeyse hiçbir resmi bilgi paylaşmadı.

ABD, Ocak ayında Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu kaçırıp yardımcısı Delcy Rodríguez’i yönetimin başına getirmesinin ardından ülkenin petrol ihracatının denetimini üstlendi ve bazı yaptırımları askıya aldı.

Petrol gelirleri, geçen ay yaşanan yıkıcı depremlerden önce de krizde yer alan Venezuela ekonomisinin gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık dörte birini oluşturuyor.

Yaptırımların esnetilmesinin ekonomiye büyük güç katması bekleniyordu.

Ancak ABD’nin fonlara el koymasından altı ay sonra ekonomistler, Venezuela’daki toparlanma emarelerinin son derece zayıf kaldığına dikkati çekiyor. Bu durum, Washington’ın toplanan gelirlerin tamamını Karakas’a aktarmadığı ihtimalini güçlendiriyor.

Washington’dan çelişkili açıklamalar

Washington yönetimi, paranın kullanımı konusunda birbiriyle örtüşmeyen söylemler geliştiriyor. Yayımlanan ilk başkanlık kararnamesinde ABD’nin rolü “yediemin” olarak tanımlanırken, Başkan Donald Trump ABD’nin Venezuela petrolünden “çok para kazandığını” dile getirdi.

ABD Kongresi’nin her iki partisinden milletvekilleri, fonların nerede olduğunu ve tahsisat sırasında yolsuzluğu önlemek için ne tür önlemler alındığını açıklatmak üzere yönetime yönelik baskıyı artırıyor.

Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’nun kıdemli Demokrat üyesi Joaquin Castro, FT’ye yaptığı açıklamada, “Trump’ın Venezuela’ya müdahalesi başından beri petrol, güç ve çıkar ilişkileriyle ilgiliydi. Milyarlarca dolarlık Venezuela petrol geliri, şeffaflık veya koruma mekanizmaları olmaksızın Trump yönetimi tarafından yönetiliyor” dedi ve Kongre’nin süreçten uzak tutulduğunu ekledi.

FT, Venezuela’nın olası petrol gelirini hesaplarken navlun ve veri analiz platformu Kpler’in Ocak ayından bu yana derlediği ham petrol sevkiyat verilerinden yararlandı.

Fiyatlandırma ajansı Argus Media’nın ülkenin ürettiği ekstra ağır Merey ham petrolü ile Boscan ve Hamaca türlerine ilişkin fiyat tahminleri esas alındı.

Şubatta başlayan fiyat verileri tüm petrol türlerini kapsamazken, doğrudan fiyatlandırılan varillerin toplam değeri 11,5 milyar doları buldu.

Geçmiş fiyat kalıplarına dayanan hesaplamalar, fiyatı kaydedilmeyen varillerle birlikte toplam tutarın 13 milyar doları aştığını gösteriyor.

Venezuela hükümeti, ABD yönetiminde gerçekleşen petrol satışlarından elde edilen gelirleri takip etmek amacıyla bir internet sitesi kurdu. Ancak sitede Mart ayında gerçekleşen 300 milyon dolarlık tek bir transfer kaydı yer alıyor.

Salı günü düzenlenen bir oturumda, Güney Floridalı Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi María Elvira Salazar, “paranın nereye gittiği konusundaki şeffaflığın önemi” nedeniyle fonlara ilişkin raporların kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Foreign Affairs’ten Venezuela değerlendirmesi

Depremin ardından artan kaynak ihtiyacı

Venezuela petrol parasının akıbeti, 24 Haziran’da meydana gelen iki yıkıcı depremin ardından daha hayati bir hal aldı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre yalnızca bina ve altyapıda oluşan hasarın maliyeti 37 milyar doları buluyor.

Obama döneminde Beyaz Saray’ın Latin Amerika sorumlusu olarak görev yapan Benjamin Gedan, Demokratların Kasım ayındaki seçimlerde Kongre’nin kanatlarından birini veya her ikisini kazanmaları halinde petrol fonlarını incelemeye alabileceklerini kaydetti.

Başkan Trump, Ocak ayındaki operasyondan kısa süre sonra gelirlerin “kendi denetiminde olacağını” ilan etmişti. O tarihten bu yana yönetim, kaynakların kullanımına dair farklı mesajlar verdi.

Ocak ayındaki başkanlık kararnamesi, fonların Venezuela hükümetine ait olduğunu ve ABD hükümet hesaplarında “koruma ve idare amacıyla” tutulacağını belirtiyordu.

Buna karşın ABD Enerji Bakanlığı, gelirlerin “Amerikan ve Venezuela halkının yararına harcanacağını” açıkladı. Haziran ayında ise Trump, petrol sayesinde Venezuela’daki askeri operasyonun maliyetini “28 kat” çıkardıklarını ve ABD’nin “çok iyi para kazandığını” söyledi.

Trump, “Savaşı kazanmak 48 dakika sürdü. Milyonlarca varil petrol çıkardık” ifadesini kullandı.

Nisan ayında Üst Düzey Dışişleri Bakanlığı Yetkilisi Michael Kozak, petrol gelirlerinin yaklaşık 3 milyar dolarlık kısmının Venezuela’ya gönderildiğini ve banka hesaplarının denetim firması KPMG tarafından incelendiğini bildirmişti.

Kozak, yönetimin üç ayda bir rapor sunacağını belirtmişti; ancak Dış İlişkiler Komisyonu’ndaki Demokratlar o tarihten bu yana bilgi alamadıklarını aktarıyor.

Ekonomik durgunluk

ABD’li yetkililer, petrol fonlarının kontrolünün, şu anda Washington’dan gelen talimatlarla ülkeyi yöneten Çavista rejiminin kritik ismi Delcy Rodríguez üzerinde bir nüfuz aracı olarak kullanıldığını doğruluyor.

Kozak, Kongre’de geçen hafta yapılan oturumda, “Bu onların parası ama harcamak için bizden izin almaları gerekiyor” dedi ve fonların kamu çalışanlarının maaşları ile petrol sanayisi ekipmanları için kullanıma açıldığını savundu.

Dışişleri Bakanlığı, mevcut sistem altında “Venezuela ekonomisine milyarlarca dolar aktarıldığını” ve “kaynakların halka ulaşmasını sağlamak için finansal denetimin sürdüğünü” bildirdi.

Pek çok ekonomist, yaptırımları aşmak için petrolü uluslararası pazarlarda büyük iskonto ile satmak zorunda kalan Venezuela’nın bu yıl güçlü bir büyüme yakalamasını bekliyordu. Hükümet petrol ve doğalgaz yatırımlarını teşvik etmek amacıyla yeni bir kaynak yasası çıkardı ve üretimde artış kaydedildi.

Ancak Washington’daki Ekonomik ve Politika Araştırmaları Merkezi’nden (CEPR) Venezuelalı ekonomist Francisco Rodríguez, ilk çeyrekteki yüzde 2,5’lik resmi büyüme oranının son beş yılın en düşük seviyesi olduğuna dikkat çekti.

Rodríguez, “Artan petrol gelirlerine rağmen Venezuela’nın yeterince büyümemesinin nedeni, ABD’nin gelirin tamamını Karakas’a aktarmamış olmasıdır” değerlendirmesini yaptı.

Eski muhalif milletvekili ve ekonomist José Guerra da gelirlerin son yıllara kıyasla çok daha yüksek olması gerektiğine işaret ederek, “Para nerede? Şeffaflık yok ve ABD hükümeti bize bilgi vermiyor” eleştirisinde bulundu.

Venezuela odaklı danışmanlık şirketi Ecoanalítica’nın direktörü Alejandro Grisanti, son iki ayda ülkeye büyük miktarda dolar girişi olduğuna dair işaretler gördüklerini ifade etti.

Yılın son çeyreğinde ekonomide ivme beklediğini belirten Grisanti, depremin bu beklentiyi gelecek yılın ortasına ertelediğini kaydetti.

Depremden bu yana Rodríguez, IMF nezdinde tutulan meblağlar ve bir mahkeme süreci nedeniyle İngiltere Merkez Bankası kasalarında bekletilen Venezuela altınları da dahil olmak üzere ülke dışındaki kaynaklara erişmek için girişimlerini sürdürüyor.

ABD, afet yardımı için 386 milyon dolar ayırdı ve arama kurtarma çalışmalarına destek amacıyla Venezuela’ya yüzlerce asker gönderdi.

AB’nin Karakas Maslahatgüzarı John Barrett, petrol gelirlerinin tutulduğu hesaplardan deprem sonrası yeniden imar çalışmaları için kaynak aktarıldığını doğruladı, ancak miktar belirtmedi.

ABD’li yetkililer, madencilik ihracatından sağlanan bazı gelirlerin de yönetim tarafından toplandığını dile getiriyor.

Venezuela petrolü ve Çin: Bilmeniz gereken 4 şey

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English