Asya
Wang Yi, Güney Kore dışişleri bakanına Çin konusunda bağımsız bir tutum sergilemesi çağrısında bulundu

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, yeni Güney Koreli mevkidaşı ile yaptığı ilk resmi telefon görüşmesinde Seul’e “ayrışma”ya karşı çıkması ve bağımsız bir dış politika izlemesi çağrısında bulundu.
Çin Dışişleri Bakanlığı’na göre, Wang pazartesi günü Cho Hyun ile yaptığı görüşmede Güney Kore’ye “istikrarlı, sürdürülebilir ve öngörülebilir” bir Çin politikası izlemesi ve pragmatik işbirliğini derinleştirmesi çağrısında bulundu.
Güney Kore’nin Yonhap Haber Ajansı, iki bakanın yaklaşık 45 dakika süren görüşmede, ikili stratejik işbirliği ortaklığını “istikrarlı ve olgun” bir şekilde ilerletme konusundaki ortak taahhütlerini yinelediklerini bildirdi.
Yonhap, Güney Kore Dışişleri Bakanlığı’na atıfta bulunarak, “İki taraf, Gyeongju’da yapılacak APEC zirvesinin ikili ilişkilerde yeni bir dönüm noktası olmasını sağlamak ve her iki ülke halkının hissedebileceği somut sonuçlar elde etmek için birlikte çalışmaya karar verdiler” dedi.
Pekin, yeni Cumhurbaşkanı seçilen Lee Jae-myung liderliğindeki Seul’deki yeni yönetim ile ilişkilerini yeniden düzenlemek istiyor.
Pekin ile Seul arasındaki ilişkiler, Çin’e yakın bir isim olarak görülen Lee’nin 4 Haziran’da göreve gelmesiyle yumuşamaya başladı. Lee, sıkıyönetim ilan etme girişiminin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından gözden düşen ABD yanlısı selefi Yoon Suk-yeol’un yerine geçmişti.
Lee, geçen ay Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile bir telefon görüşmesi yaptı ve Lee’nin, İkinci Dünya Savaşı’nın 80. yıldönümü için 3 Eylül’de Tiananmen Meydanı’nda düzenlenecek Çin askeri geçit törenine davet edildiği bildirildi.
Güney Kore lideri henüz katılığ katılacağını açıklamadı.
Pazartesi günkü görüşmede Wang Yi, Xi’nin de katılmasının beklendiği 31 Ekim ve 1 Kasım tarihlerinde Güney Kore’de düzenlenecek APEC zirvesine destek verdiğini dile getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump da davet edildi ancak katılımını henüz onaylamadı.
Xi ve Trump’ın APEC zirvesinde yüz yüze görüşme olasılığı ve ABD başkanının Güney Kore etkinliğinden önce veya sonra Çin’i ziyaret etme ihtimali hakkında spekülasyonlar yaygın.
Wang, “Çin-Güney Kore ilişkileri, her iki halkın çıkarlarına dayalı, üçüncü tarafları hedef almayan ve üçüncü tarafların müdahalesine maruz kalmayacak niteliktedir” dedi.
Çinli diplomat ayrıca Seul’e “ortak kalkınmayı sağlamak için karşılıklı yarar sağlayan işbirliğini derinleştirme”, “ayrışma ve tedarik zincirinin bozulmasına karşı ortak mücadele ve istikrarlı ve sorunsuz küresel sanayi ve tedarik zincirlerinin korunması” çağrısında bulundu.
Asya
Kazakistan’da yeni anayasa yürürlüğe girdi

Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, ülkede yeni anayasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte egemen Kazakistan tarihinde yeni bir dönemin başladığını açıkladı. Tokayev, bu adımın siyasi sistemde köklü bir yeniden yapılanmayı ve devlet kurumlarının dönüşümünü beraberinde getireceğini belirtti.
Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, 1 Temmuz’da yürürlüğe giren yeni anayasa vesilesiyle Kazakistan halkına hitap ettiği bir mesaj yayımladı.
Cumhurbaşkanlığı Basın Ofisi tarafından paylaşılan açıklamada Tokayev, ülkesinin gelişiminde yeni bir dönemin kapılarını araladığını belirtti.
Tokayev, mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Bugün egemen Kazakistan tarihinde yeni bir dönem başlıyor. Siyasi ve ekonomik reformların, kapsamlı modernizasyonun gerçekleşeceği istikrarlı bir ilerleme yoluna giriyoruz. Bu gün, siyasi sistemin köklü bir şekilde yeniden yapılandırılmasını, devletin temel kurumlarının ve sivil toplumun dönüşümünü simgeliyor.”
Kazakistan halkını bu tarihi gelişme dolayısıyla tebrik eden Tokayev, 15 Mart’ta yapılan referandumda halkın, ülkenin gelecek on yıllardaki gelişim yönünü belirleyen kader niteliğinde bir seçim gerçekleştirdiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Tokayev, belirlenen hedeflere ulaşarak tüm vatandaşlar için eşit fırsatlar barındıran adil bir Kazakistan inşa edeceklerine inandığını vurguladı.
Siyasi yapıda köklü değişiklikler
1 Temmuz itibarıyla resmen yürürlüğe giren yeni anayasa, ülkede önemli yönetimsel değişiklikleri beraberinde getiriyor. Bu kapsamda yeni anayasa, tek kamaralı parlamento sistemine geçişi, cumhurbaşkanı yardımcılığı makamının oluşturulmasını ve danışma kurullarında reform yapılmasını öngörüyor.
Kazakistan’da bundan önceki anayasa 1995 yılından bu yana yürürlükte yer alıyordu ve geçen yaklaşık 30 yıllık süre zarfında üzerinde çok sayıda değişiklik yapılmıştı.
Kazakistan anayasasını baştan yazıyor: Tokayev’in yedi yılda üçüncü reformu
Asya
Hindistan’ın Rusya’dan petrol ithalatı haziranda rekor kırdı

Hindistan’ın haziran ayında Rusya’dan gerçekleştirdiği petrol ithalatı, Ortadoğu’daki tedarik kesintilerinin de etkisiyle tarihi bir zirveye ulaştı. Rus ham maddesinin ülkenin toplam petrol ithalatı içindeki payı haziranda yüzde 50’yi aşarak mayıs ayındaki yüzde 36,5 seviyesini geride bıraktı.
Hindistan’ın Rusya’dan gerçekleştirdiği ham petrol ithalatı, haziran ayında tarihi bir zirveye ulaştı.
Reuters haber ajansının enerji analizi firmaları LSEG ve Kpler verilerine dayandırdığı haberine göre, ülkedeki rafineriler bu dönemde Rus petrolüne olan talebini önemli ölçüde artırdı.
Ön veriler, Hindistanlı petrol rafinerilerinin haziran ayında Rusya’dan günlük yaklaşık 2,7 milyon varil ham petrol satın aldığını ortaya koyuyor.
Hindistan’ın bu ayda gerçekleştirdiği toplam günlük petrol ithalatının 4,9 milyon varil civarında seyretmesiyle birlikte, Rus ham maddesinin toplam ithalattaki payı yarıdan fazlasını oluşturdu.
Bu oran, mayıs ayında kaydedilen yüzde 36,5 seviyesinin oldukça üzerinde yer alıyor.
Kpler verilerine göre, Hindistan’ın mayıs ayında Rusya’dan yaptığı ithalat günlük 2,13 milyon varil seviyesindeyken, LSEG bu hacmi günlük 1,95 milyon varil olarak tahmin ediyor.
Yeni Delhi yönetiminin Rus petrolüne yönelik alımlarını yoğunlaştırmasının arkasında, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’nın bloke edilmesiyle tetiklenen Ortadoğu kaynaklı tedarik kesintilerini telafi etme çabası yer alıyor.
Ancak Hindistan’ın bu hamlesi, jeopolitik riskleri ve yaptırım mekanizmalarını da beraberinde getiriyor. ABD’nin Rus petrolü satın alınmasına imkan tanıyan geçici yaptırım muafiyeti 17 Haziran tarihi itibarıyla sona erdi ve bu muafiyetin uzatıldığına dair resmi bir açıklama yapılmadı.
Hindistan, Hürmüz Boğazı’nın kapanmasıyla ortaya çıkan enerji darboğazı nedeniyle daha önce ABD’den bu muafiyetin süresinin uzatılmasını talep etmişti.
Rusya, Ukrayna’daki askeri operasyonlarını finanse etmek için petrol ve doğalgaz gelirlerinden yararlanırken, aynı zamanda Ortadoğu’daki krizin küresel enerji piyasalarında yarattığı fiyata bağlı avantajları kullanmayı sürdürüyor.
Rusya Maliye Bakanlığı verilerine göre, Moskova’nın petrol ve doğalgaz gelirleri mayıs ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32,4 artarak 678,9 milyar rubleye (yaklaşık 9,26 milyon dolar) ulaştı.
Bu miktar nisan ayına kıyasla yüzde 20,7 oranında bir düşüşe işaret etse de mart ayına göre yüzde 10’luk bir artışı temsil ediyor.
Bloomberg’e göre ise küresel enerji krizinin etkisiyle yükselen petrol fiyatlarının Kremlin’e sağladığı gelir avantajının sınırlarına gelmeye başladığı ve bu kazançların daralma eğilimine girdiği belirtiliyor.
Asya
Yen dolar karşısında 40 yılın en düşük seviyesine gerileyerek 162 yen eşiğini aştı

Yen, gece saatlerinde dolar karşısında 161,96 seviyesini aşarak Aralık 1986’dan bu yana görülmeyen seviyelerde işlem gördü.
Pazartesi günü New York’ta kısa süreliğine 161,97 seviyesine dokundu ve salı günü Tokyo piyasası açılırken yaklaşık 161,92 seviyesine geri çekildi.
Yaklaşık bir haftadır Japon para birimi, kırk yılın en düşük seviyelerinin eşiğinde seyrediyor ve bu dip seviyeleri tekrar tekrar test ediyor.
Yen aynı zamanda analistlerin müdahale beklediği aralığın da oldukça içinde bulunuyor.
Maliye Bakanı Satsuki Katayama, hükümetin “kararlı adım” atmaya hazır olduğu uyarısında bulundu.
Piyasa, hükümetin yeni destekleme çabalarının yen üzerindeki etkisine kuşkuyla bakmayı sürdürüyor ve para birimi üzerindeki baskı istikrarlı biçimde devam ediyor.
Herhangi bir müdahalenin kısa vadede yeni bir ölçüde güçlendirmesi beklense de bazı yatırımcılar, para biriminin değer kaybını durdurmanın zor olacağına bahis oynuyor.
Endişeler büyük ölçüde maliye ve para politikasına odaklanıyor.
Japonya’nın politika faizi şu anda yüzde 1 seviyesinde bulunurken, ABD federal fonlama faizi yüzde 3,50 ile yüzde 3,75 aralığında belirlenmiş durumda. ABD’de faiz artışı beklentileri güçlenirken, Japonya Merkez Bankası’nın faiz patikasının ise hâlihazırda fiyatlandığı düşünülüyor.
Yen, 3 Temmuz 2024’te 161,96 seviyesini görmüştü. Bunu müdahale izlemiş, Japon hükümeti para birimini desteklemek için yaklaşık 37 milyar dolar harcamıştı. Yen daha sonra dolar karşısında yaklaşık 140 seviyesine dönmüştü.
Nisan ayında Japon para birimi dolar karşısında 160,72 seviyesine ulaştı ve hükümet yeni destekleyici müdahalede bulundu; bildirildiğine göre yaklaşık 73 milyar dolar harcadı. Bu müdahalenin ardından para birimi dolar karşısında yaklaşık 155 seviyesine kadar geldi, ancak sonrasında yeniden zayıflayarak mevcut seviyelere geriledi.
Amerika2 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Avrupa1 hafta önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Asya2 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Görüş1 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak
Dünya Basını2 hafta önceForeign Policy: İran, Vietnam’dan Daha Ağır Bir Yenilgi
Rusya2 gün önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Dünya Basını2 hafta önceİran savaşı küresel güç dengelerini nasıl yeniden şekillendirdi?









