Asya
Xi Vietnam Başbakanı ile görüştü, dayanışma ve dostluğun sürdürülmesi çağrısı yaptı

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping çarşamba günü Pekin’de Vietnam Başbakanı Pham Minh Chinh ile bir araya gelerek iki ülkenin hızlı ekonomik kalkınması ve uzun vadeli sosyal istikrarının sosyalist sistemin gücünü gösterdiğini söyledi.
Xi, Chinh’den Vietnam Komünist Partisi Merkez Komitesi Genel Sekreteri Nguyen Phu Trong ve Vietnam Devlet Başkanı To Lam’a en içten selamlarını iletmesini istedi.
Xi, geçen yılın sonunda Vietnam’a yaptığı ziyaret sırasında Trong ile birlikte, ikili ilişkileri yeni bir aşamaya taşıyarak stratejik önem taşıyan ortak bir geleceğe sahip bir Çin-Vietnam topluluğu inşa ettiklerini açıkladı.
Geçtiğimiz altı ay içinde iki taraf ve iki ülke üst düzey yetkililer arasında yakın temasların ve çeşitli alanlarda sorunsuz işbirliğinin iki halka somut faydalar sağladığını söyledi.
Bugün dünyanın yüzyıldır görülmemiş değişimlerden geçtiğini kaydeden Xi, hem Çin’in hem de Vietnam’ın hızlı ekonomik kalkınmayı ve uzun vadeli sosyal istikrarı sürdürerek sosyalist sistemin güçlü yanlarını ortaya koyduğunu söyledi.
Stratejik önem taşıyan ortak bir geleceğe sahip bir Çin-Vietnam topluluğu inşa etmenin iki ülkenin modernleşme ihtiyaçlarıyla uyumlu olduğunu ve bölgesel barış ve istikrarın korunmasına ve küresel sosyalist davanın gelişiminin desteklenmesine yardımcı olduğunu söyledi.
Çin’in dayanışma ve dostluğu sürdürmek, karşılıklı desteği pekiştirmek ve karşılıklı yarar sağlayan işbirliğini derinleştirmek için Vietnam’la birlikte çalışmaya hazır olduğunu ifade eden Xi, Çin’in ayrıca modernleşme yolunda ilerlemek ve dünya barışı, istikrarı, kalkınması ve refahına daha fazla katkıda bulunmak için Vietnam’la el ele vermeye hazır olduğunu sözlerine ekledi.
Xi, Çin’in daha fazla Çinli işletmeyi Vietnam’daki yatırımlarını artırmaya teşvik etmeye istekli olduğunu ve Vietnam’ın Çinli işletmeler için adil, hakkaniyetli ve ayrımcı olmayan bir iş ortamı sağlayacağını umduğunu söyledi.
Çin lideri, her iki tarafın da dostane değişim kaynaklarını iyi kullanması, sınır illerini değişimleri güçlendirmek için desteklemesi, tarım, eğitim ve sağlık gibi geçim programlarını uygulaması, sivil toplum, gençlik ve diğer değişim platformlarını iyi kullanması ve Çin-Vietnam dostluğunun kamuoyu temelini sağlamlaştırması gerektiğini söyledi.
Ayrıca her iki tarafın da denizcilik konularını düzgün bir şekilde ele alması, deniz kaynaklarının ortak gelişimini hızlandırması ve bölgesel barış ve istikrarı ortaklaşa sürdürmesi gerektiğini kaydetti.
Chinh, Vietnam’ın Tayvan sorunu konusunda Çin’in tutumunu desteklediğini ve tek Çin ilkesine sıkı sıkıya bağlı olduğunu söyledi. Chinh, Çin ile stratejik karşılıklı güven ve pragmatik işbirliğini derinleştirmenin ve stratejik önem taşıyan ortak bir geleceğe sahip bir topluluk inşa etmenin Vietnam’ın dış politikasındaki en önemli önceliğini ve stratejik tercihini oluşturduğunu ve Vietnam’ın dış kışkırtma ya da engellemelerden etkilenmeyeceğini söyledi.
Bambu diplomasisi
Çarşamba günkü toplantı Vietnam’ın dünyadaki büyük güçlerle yoğun etkileşim içinde olduğu bir dönemde gerçekleşti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 20 Haziran’da, 2017’den bu yana ilk kez, ABD’nin endişeli eleştirileri eşliğinde Vietnam’a bir ziyaret gerçekleştirdi.
Putin’in ziyaretinin hemen ardından ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Doğu Asya ve Pasifik İşlerinden sorumlu ikinci yetkilisi Daniel Kritenbrink de iki günlük bir ziyaret için 21 Haziran’da Hanoi’ye geldi.
Kritenbrink Hanoi’de basına yaptığı açıklamada ABD ile Vietnam arasındaki güvenin “tüm zamanların en yüksek seviyesinde” olduğunu belirtirken, Hanoi’nin Moskova ile ilişkilerine de dikkat çekti. Vietnam 2023 yılının sonlarında ABD ile ilişkilerini kapsamlı bir stratejik ortaklığa yükseltti.
Analistler Vietnam’ın “bambu diplomasisi” izlediğini, uluslararası anlaşmazlıklarda taraf tutmaktan kaçındığını ve büyük güçler arasındaki rekabette hassas bir denge kurduğunu söylüyor.
ABD, Vietnam’ı Hint-Pasifik Stratejisini uygulamak için kilit bir ortak olarak görürken ve Güneydoğu Asya ülkesini yanına çekmek için yoğun çaba sarf ederken analizler, sosyal sistemlerdeki farklılıklar, ideolojiler ve tarihsel çatışmalar da dahil olmak üzere bir dizi yapısal çelişki nedeniyle işbirliğinin kapsamının sınırlı olduğuna inanıyor.
Vietnam ise, tarafsız ve objektif bir duruş sergilemeyi başardığı görüşünde.
Vietnam öte yandan ASEAN çalışmalarına da aktif olarak katılıyor ve Güney Çin Denizi konusunda Çin ile yaşanan anlaşmazlıkları ele alırken Filipinler’den farklı bir yaklaşım benimsiyor. Çin ile ilişkilerin geliştirilmesi Vietnam’ın bambu diplomasisinin kritik bir parçası.
Asya
Moonshot halka arz öncesinde 50 milyar dolar değerleme hedefliyor

Çinli yapay zeka girişimi Moonshot AI, Hong Kong Borsası’nda planladığı halka arz öncesinde şirket değerlemesini 50 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Şirketin yakın zamanda 31,5 milyar dolar değerleme ile yeni bir finansman turunu tamamlamaya hazırlandığı ve hemen ardından yeni yatırım görüşmelerine başlayacağı belirtiliyor.
Çin merkezli yapay zeka şirketi Moonshot AI, Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda gerçekleştirmeyi planladığı halka arz (IPO) öncesindeki süreçte şirket değerlemesini 50 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, şirket bu doğrultuda bir halka arz öncesi finansman aşaması yürütmeyi planlıyor.
Kaynaklar, Moonshot’ın önümüzdeki birkaç gün içinde 31,5 milyar dolar değerleme üzerinden yürüttüğü mevcut yatırım turunu tamamlayacağını ifade etti.
Aktarılan bilgilere göre şirket, bu turun kapanmasının hemen ardından potansiyel yatırımcılarla yeni bir sermaye yatırımı için müzakerelere başlamayı tasarlıyor.
Yeni Kimi K3 modeli beklentileri artırıyor
Moonshot, bu süreçte temmuz ayının başlarında tanıttığı yeni yapay zeka modeli Kimi K3’ün başarısından yararlanmayı hedefliyor.
Şirket, Kimi K3’ün Anthropic firmasının en gelişmiş modeli Claude Fable 5 ile OpenAI tarafından geliştirilen GPT-5.6 dışındaki tüm rakiplerini geride bıraktığını iddia ediyor.
Söz konusu model, dünyanın en zengin isimleri arasında yer alan Elon Musk tarafından “etkileyici” olarak nitelendirildi. OpenAI Strateji Şefi Ding Ball ise açık kaynaklı bu modelin piyasaya sürülmesinin teknoloji dünyasını “tam teşekküllü bir yapay zeka komünizmine” yaklaştırdığı uyarısında bulundu.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Amerikan makamlarının Çin dahil olmak üzere denizaşırı ülkelerdeki açık kaynaklı modelleri yakından inceleyeceğini ve ABD şirketlerine ait fikri mülkiyet haklarının çalındığına dair bulgulara rastlanması halinde gerekli önlemleri alacaklarını bildirdi.
Altı ay içinde borsaya açılması bekleniyor
Moonshot, daha önce hissedarlarına Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda kotasyon alma niyetinde olduğunu bildirmişti. Bloomberg tarafından paylaşılan bilgilere göre şirketin önümüzdeki altı ay içinde halka arzını gerçekleştirmesi bekleniyor.
Google ve Meta’nın eski çalışanı Yang Zhilin tarafından 2023 yılının başında kurulan Moonshot, Çince adını kurucusunun sevdiği müzik grubu Pink Floyd’un albümüne atıfla “Dark Side of the Moon” (Ayın Karanlık Yüzü) ifadesinden alıyor. Girişim; Alibaba Group Holding bünyesindeki Qwen, MiniMax Group ve Z.AI ile birlikte Çin yapay zeka sektörünün öncüleri arasında kabul ediliyor.
Çin’de Moonshot’ın yanı sıra diğer büyük yapay zeka şirketleri de halka arz süreçlerine hazırlanıyor.
DeepSeek firmasının 2027 yılında halka açılmayı değerlendirdiği belirtilirken, araştırmacı Lee Kai-Fu tarafından kurulan 01.ai adlı girişimin borsa hisse senedi ihracının da aynı yıl içinde gerçekleşebileceği kaydediliyor.
Asya
DeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı

Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarının çalışma belgeleri ve kişisel mesajları içeren diyalogları Google arama sonuçlarında açık erişime çıktı. Veri görünürlüğü, kullanıcıların üçüncü kişilere aktarım amacıyla “Paylaş” seçeneğini etkinleştirerek ürettiği kamuya açık bağlantıların arama motoru tarafından indekslenmesinden kaynaklandı.
Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarına ait diyaloglar, çalışma belgeleri ve kişisel mesajlar Google arama motorunda açık erişime çıktı.
Durumun, kullanıcıların yazışmaları üçüncü kişilere aktarmak amacıyla oluşturduğu kamuya açık bağlantıların Google tarafından indekslenmesinden kaynaklandığı tespit edildi.
Süreç, DeepSeek arayüzündeki “Paylaş” seçeneğiyle işliyor. Bu özellik etkinleştirildiğinde kullanıcı metnin belirli bölümlerini işaretliyor ve platform herkesin erişebileceği bir internet adresi üretiyor.
Sistem işlem sırasında söz konusu içeriğin bağlantıya sahip olan herkese açık hale geleceği bilgisini veriyor. Arama motoru da yalnızca hesap sahiplerinin manuel olarak genel erişime açtığı diyalogları sonuçlarda listeliyor.
Ocak 2025’te bulut güvenliği şirketi Wiz Research uzmanları, DeepSeek veri tabanından gizli bilgilerin sızdığını tespit ettiklerini duyurmuştu. Geliştirici firmaya bildirilen sorun hızla giderilmişti.
Uzmanların değerlendirmelerine göre açık erişime sızan veriler arasında sohbet geçmişleri, gizli anahtarlar, arka plan sistem ayrıntıları ve diğer gizli bilgileri içeren 1 milyondan fazla veri satırı yer alıyordu.
DeepSeek, kuruluşundan bu yana 7 milyar dolardan fazla yatırım toplayarak Çin’in en yüksek piyasa değerine sahip yapay zekâ girişimi konumuna geldi.
Platformun kullanıma sunulmasından itibaren dünya genelinde çok sayıda ülke, ulusal güvenlik ve kişisel verilerin korunması kaygıları doğrultusunda hükümet düzeyinde ve kamu kurumlarında sistemin kullanımına yönelik yasak veya kısıtlamalar getirdi.
Axios’un aktardığı bilgilere göre ABD Kongresi üyelerinin Çin menşeli sohbet botunu kullanmasına izin verilmiyor.
2026 yılı başlarında ise İtalya Veri Koruma Kurumu, kişisel verilerin işlenme yöntemlerine dair bilgi eksikliği gerekçesiyle DeepSeek erişimini engelledi.
Yapay zekâ sistemlerinde benzer veri güvenliği sorunları daha önce de yaşanmıştı. 2023 yılında OpenAI şirketine ait ChatGPT yazılımında, açık kaynaklı “redis-py” adlı Redis müşteri kütüphanesindeki bir hata nedeniyle bazı kullanıcıların kişisel verileri internete sızmıştı.
Söz konusu teknik aksaklık, ChatGPT abonelik doğrulama e-postalarının bir kısmının yanlış kullanıcılara gönderilmesine yol açmıştı.
Asya
Japonya, nükleer silah tartışmasını tabu olmaktan çıkarıyor

Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, ülkesinin nükleer silah edinme konusundaki tartışma yasağını kaldırması gerektiğini belirterek güvenlik ortamının kötüleştiğini vurguladı. Kyodo News ajansının aktardığına göre Koizumi, ulusal savunma önlemlerini artıran Finlandiya ve Fransa’yı örnek göstererek Tokyo’nun bazı konuları tabu sayan yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini kaydetti.
Japonya hükümetinde, ülkenin nükleer silah edinmesine yönelik tartışmalar üzerindeki yasağın kaldırılması yönünde çağrı yapıldı.
Kyodo News ajansının aktardığına göre Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, Tokyo’nun nükleer silah konusunu tartışmaktan “kaçınamayacağını” ifade etti.
Bakan Koizumi, nükleer caydırıcılığı güçlendirmek için adımlar atan Fransa ve Finlandiya’yı örnek gösterdi. Finlandiya parlamentosu, haziran ayı ortasında ulusal savunmayı güvence altına almak amacıyla nükleer silahların ülke topraklarına ithalini, transit geçişini ve depolanmasını engelleyen yasağı kaldıran bir kanunu kabul etmiş, düzenleme daha sonra Cumhurbaşkanı Alexander Stubb tarafından imzalanmıştı.
Koizumi, güvenlik durumunun kötüleştiğini ve Tokyo’nun bazı konuların tartışılmasını tabu haline getiren yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini belirtti. 1945 yılında ABD’nin atom bombası saldırılarına maruz kalan Japonya, günümüzde Amerikan nükleer şemsiyesinin koruması altında yer alıyor ve topraklarında nükleer silah üretmeme, bulundurmama ve girişine izin vermeme şeklindeki üç temel ilkeye bağlı kalıyor.
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Kasım 2025’te bu ilkelerin değiştirilmesi konusunu gündeme taşımıştı.
Japon yetkililer, ulusal güvenliğe dair üç temel belgenin güncellenmesi sürecinde bu konuyu ele almaya başladı. Takaichi, özellikle nükleer silahların ülkeye girişine yönelik yasağın kaldırılmasını önermiş, mevcut yasağın ABD’nin caydırıcılık potansiyelini zayıflattığını savunmuştu.
Mevcut yasal çerçevede Washington, Japonya’daki askeri üslerine ve buradaki limanlara yanaşan gemilerine bu tür mühimmatları yerleştiremiyor.
Kyodo News ajansına konuşan ve Takaichi hükümetinin güvenlik politikalarının hazırlanmasında yer alan bir kaynak, aralık ayında yaptığı açıklamada Japonya’nın nükleer silaha sahip olması gerektiğini savunmuştu.
Bu çıkış, muhalefet partilerinin ve bazı ülkelerin tepkisine yol açmıştı.
Avrupa’da da benzer güvenlik tartışmaları sürüyor. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, temmuz ayı başında yaptığı açıklamada, ülkedeki siyasi güçlerin “kötüleşen jeopolitik durum” gerekçesiyle ülkede nükleer silah ve yabancı askeri üslerin konuşlandırılmasını engelleyen anayasal yasağın kaldırılmasına yönelik bir plan üzerinde uzlaştığını bildirmişti.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise mart ayı başında ülkesinin nükleer stratejisinde değişikliğe gidildiğini ve “Fransız caydırıcılığında yeni bir aşamaya” geçildiğini duyurmuştu.
Mevcut durumda yaklaşık 290 savaş başlığına sahip olan Fransa, nükleer kalkanını ortaklarına da genişletmeyi planlıyor.
Macron; Almanya, Polonya, Yunanistan, Hollanda, Belçika, Danimarka ve İsveç ile yapılacak işbirliğinin, nükleer silahların kullanılacağı ortak askeri tatbikatları ve Fransız savaş uçaklarının bu ülkelerde geçici olarak konuşlandırılmasını kapsayacağını açıklamıştı.
Görüş2 hafta önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Diplomasi2 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Amerika2 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Asya2 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti
Görüş2 hafta önceTahran’da iki kritik isimle konuştum: İran kendisini nasıl görüyor?
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?












