Bizi Takip Edin

Diplomasi

Yapay zeka şirketlerinin CEO’ları G7 liderlerine sunum yaptı

Yayınlanma

Çarşamba günü G7 zirvesinde devlet başkanlarıyla bir araya gelen yapay zeka (AI) yöneticileri, gelişmiş modeller için küresel standartlar belirleyebilecek bir forumun nasıl oluşturulabileceğini tartıştılar.

Semafor’un bir OpenAI yetkilisinden aktardığına göre, Başkan Donald Trump ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi’nin arasında oturan Sam Altman, saatler süren öğle yemeğinde söz alan ilk CEO oldu.

OpenAI’dan Chris Lehane, daha sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, “bir forum veya alan oluşturarak farklı demokratik ülkelerin birlikte çalışabilmelerini ve nihayetinde bir tür standart belirlemenin bir yolu olup olmadığını görebilmelerini sağlamak; farklı demokratik ülkelerin birlikte çalışarak nihayetinde bir tür standartlar belirlemenin bir yolu olup olmadığını görebilecekleri bir forum veya alan yaratma, tasarlama ve geliştirme” konusunda odadaki ülkeler ve şirketler arasında gerçek bir uzlaşma sağlandığını belirtti.

Lehane, bu standartların “öncü modellere sürekli ve kesintisiz erişimi sağlamaya yardımcı olacak bir yol veya araç olacağı” umudunu da dile getirdi.

OpenAI yetkilisi, eski bir merkez bankacısı olan Kanada Başbakanı Mark Carney’in böyle bir forumu Finansal İstikrar Kurulu’na benzettiğini söyledi.

Carney, G20 liderlerinin 2008 krizinden sonraki Büyük Durgunluk’a yanıt olarak kurdukları FSB’nin başkanlığını 2011’den 2018’e kadar yürütmüştü.

Anthropic’ten Dario Amodei, Google’dan Demis Hassabis ve Meta’dan Alexandr Wang; Hazine Bakanı Scott Bessent, Ticaret Bakanı Howard Lutnick ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio; Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Şansölyesi Friedrich Merz de katılımcılar arasındaydı.

Görüşmeler, Trump yönetiminin geçen hafta güvenlik endişeleri nedeniyle Anthropic’in Mythos ve Fable modellerine yabancı erişimi kapatma kararının hemen ardından gerçekleşti.

Financial Times’ın (FT) aktardığına göre ise Anthropic’in CEO’su Dario Amodei, G7 liderlerine gelişmiş yapay zeka araçlarının piyasaya sürülmesi konusunda “parçalanma eğilimine karşı koymaları” gerektiğini söyledi.

Toplantıya katılanlara göre Sam Altman da Amodei’ye destek verdi.

Anthropic’in patronu, Fransa’nın Évian-les-Bains kentinde düzenlenen liderler öğle yemeğinde, yapay zekanın yanlış ellere geçmesini önlemek için ülkelerin gösterdiği çabalara anlayışla yaklaştığını ama demokratik ülkelerin bir araya gelmesi gerektiğini söyledi.

Altman ise salondaki tüm ülkelere siber savunma araçlarının sağlanması gerektiğini vurguladı.

Google DeepMind’dan Demis Hassabis, toplantıda Amodei ve Altman’a katıldı.

Üç yönetici, yapay zeka modellerinin geliştirilmesi konusunda ABD öncülüğünde bir işbirliği çağrısında bulunurken, demokratik ittifakların parçalanması halinde biyoterörizm ve siber güvenlik gibi risklerin ortaya çıkabileceğini vurguladılar.

Geçen hafta ABD, Trump yönetiminin güvenlik önlemlerinin atlatılabileceğine dair raporlar almasının ardından, ulusal güvenlik gerekçesiyle Anthropic’in Mythos ve Fable modellerini ihraç etmesini engelledi.

ABD ve Avrupa, yapay zeka modellerine erişim konusunu görüşüyor

Bu karar, hem Avrupa’da hem de Silikon Vadisi’nde, Trump yönetiminin dost ülkeler dahil olmak üzere ABD dışındaki müşterilerin en yeni modellere erişimini engellemeye hazır olduğu yönünde endişelere yol açtı.

Avrupalı müşteriler, en son teknolojiyi kullanamazlarsa ekonomilerinin zarar görebileceğinden endişe duyarken, ABD’li teknoloji şirketleri ise iş kaybından korkuyor.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Anthropic anlaşmazlığının ABD ve G7’deki müttefikleri için “neyin söz konusu olduğunu netleştirdiğini” söyledi.

Macron, ABD’nin “bir günden diğerine düğmeyi kapatabilmesi” halinde, yapay zeka silahlanma yarışına öncülük eden trilyonlarca dolarlık ABD şirketlerine zarar vereceği uyarısında bulundu.

Fransız lider, Trump da dahil olmak üzere G7 liderleriyle yapılan görüşmelerin verimli geçtiğini fakat öncü modellerle nasıl başa çıkılacağı konusunda henüz kesin bir sonuca varılamadığını belirtti.

“Yapay zekanın daha sıkı bir şekilde düzenlenmesi” çağrısında bulunan Macron, “demokrasiler arasında işbirliği yapılmaması” riskine karşı uyarıda bulundu:

“Önümüzdeki aylarda inşa edeceğimiz şey, bir bakıma, ortak standartları birlikte belirlemek amacıyla yapay zekanın oluşturduğu risklere yanıt olarak bir dizi demokrasi arasında tartışma ve işbirliği için bir platform olacak.”

Tartışmaya yakın kaynaklara göre, Hindistan Başbakanı Narendra Modi de Trump yönetiminin Anthropic’in modellerini engellemeye yönelik son hamlesi konusunda endişelerini dile getirdi. 

Modi, demokratik ülkelerin kritik altyapıyı korumak için yapay zeka modellerine erişime sahip olması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Hassabis ve Altman, teknik işbirliğine odaklanarak bir teknik standartlar kurumu ve ABD öncülüğünde bir değerlendirme forumu kurulmasını önerdiler.

Fransız yapay zeka şirketi Mistral’ın CEO’su Arthur Mensch, tartışılan en önemli endişelerden birinin, ülkelerin kontrol edebilecekleri bir yapay zeka teknolojisi tedarik zincirine nasıl sahip olabilecekleri olduğunu söyledi.

“Tedarik zinciriniz birbiriyle iç içe geçmişse, iş ortaklarınızın sizi dışarıda bırakamayacağından emin misiniz? Bu konu, özellikle ABD dışındaki katılımcılar tarafından defalarca dile getirildi.”

Diplomasi

Stubb, ABD’nin NATO anketini savundu

Yayınlanma

Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Başkan Donald Trump’ın politikalarına yönelik desteği ölçen bir anketle ABD’nin NATO müttefiklerini zorlamakta olduğu yönündeki iddiayı reddetti.

Gazetecilerin, ABD’nin bu anketle müttefiklerine baskı uyguladığı şeklinde yorumlanıp yorumlanamayacağı sorusu üzerine Stubb, “Bunu baskı olarak görmüyorum; bu, mevcut ABD yönetiminin işleyiş şekli,” dedi.

Finlandiya’nın güneybatısındaki askerden arındırılmış Åland takımadalarını ziyaret ederken basına konuşan Stubb, soruların çoğunun ABD’nin savunma stratejisinin şekillendirilmesiyle ilgili olduğunu belirtti.

Fin lider, “ABD ile birlikte, NATO içindeki sorumluluk devrini tartıştığımız daha küçük bir grup içinde yer alıyoruz,” dedi.

ABD, Washington’un Avrupa’daki askeri varlığını gözden geçirmesi kapsamında, NATO üyelerine Trump’ın politikalarına verdikleri destekle ilgili soruların yer aldığı bir belge gönderdi.

Anket, diğer konuların yanı sıra, ülkelerin ABD dış politikasını “kamuoyu önünde destekleyip desteklemediklerini” ve ABD ordusunun üs kullanımına kısıtlamalar getirip getirmediklerini soruyor.

Finlandiya’nın yanıtında ABD’yi eleştirip eleştiremeyeceği sorulduğunda Stubb, bunu yapmasını engelleyen hiçbir şeyin olmadığını söyledi.

Stubb, “ABD ile hemfikir olduğumuz konular da var, anlaşamadığımız konular da. Zamanı geldiğinde bu ankete de yanıt vereceğiz,” dedi.

Trump yönetiminin Avrupa’daki askeri varlığını gözden geçirme sürecinin aralık ayına kadar tamamlanması bekleniyor ve genel kanı, ABD’nin buradaki varlığını azaltacağı yönünde.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Barrack: İsrail’in ez-Zuhur’a yaptığı saldırı nedeniyle endişeliyiz

Yayınlanma

İsrail Savunma Kuvvetleri’nin Suriye’nin İdlib kentinde bulunan Ebu ez-Zuhur hava üssüne yönelik saldırılarından sonra ABD’li elçi Tom Barrack açıklama yaptı.

“Ebu ez-Zuhur Hava Üssü’ne yönelik teyit edilen İsrail hava saldırılarının, bölgesel istikrarı desteklemeyen gereksiz bir gerginlik artışı oluşturmasından derin endişe duyuyoruz,” diyen Barrack, Ahmed Şara hükümetinin “ne saldırgan bir tutum sergilediğini ne de vekil güçler bulundurduğunu” savundu.

Şara yönetiminin bunun aksine, İsrail ile gerginliğin azaltılmasını tercih ettiğini defalarca belirttiğini hatırlatan Türkiye Büyükelçisi, “Amerika Birleşik Devletleri, geçmişte olduğu gibi gelecekte de her iki ülke için askeri çatışmalar yerine diplomatik diyaloğu teşvik etmek amacıyla görüşmelere ev sahipliği yapmaya devam edecektir,” dedi.

Kalıcı gerilimi azaltma anlaşmalarının “ilgili tüm ülkeler ve taraflarla sürdürülen diyaloglar yoluyla oluşturulduğunu” söyleyen Barrack, “Amerika Birleşik Devletleri, itidal ve diyaloğun daha yapıcı bir yol sunduğuna inanmaya devam etmektedir. Tüm tarafları, yeni askeri olaylar yerine mantıklı bir diyaloga öncelik vermeye teşvik ediyoruz,” dedi.

Suriye devlet medyasının haberine göre, Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib’de bir hava üssüne sekiz hava saldırısı düzenlendi. Saldırılar maddi hasara yol açarken can kaybı yaşanmadı.

Habere göre, hava saldırıları askeri üssün pistini vurdu. Devlet televizyonu, bir askeri kaynağa atıfta bulunarak saldırının İsrail güçleri tarafından gerçekleştirildiğini bildirdi.

Devlet televizyonu, kimliği açıklanmayan kaynağın, “İsrail işgal uçakları bu sabah erken saatlerde Ebu Zuhur askeri havaalanının pistini … sekiz hava saldırısıyla hedef aldı” dediğini aktardı.

Şam’dan haber veren El Cezire muhabiri Suheyb el-Halaf, saldırının niteliğinin, Suriye ordusunun yeteneklerini zayıflatmayı amaçlayan, Suriye’deki askeri hedef ve tesislere yönelik önceki İsrail saldırılarına benzediğini söyledi.

Öte yandan Suriye Dışişleri Bakanı Esad Şeybani ve ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack İstanbul’da bir araya gelerek, yaptırımların kaldırılması ve Suriye’nin yeniden inşasını görüştü.

Görüşmenin ana odağını, yıllardır Suriye ekonomisini felç eden uluslararası yaptırımlar oluşturdu.

Bakan Şeybani, yeni yönetimin “demokratikleşme” adımlarını vurgularken; ABD’li temsilci Barrack ile yaptırımların tamamen kaldırılması için gerekli takvimi tartıştı.

İki yetkili, Suriye halkının refahı için iktisadi çarkların yeniden dönmesi gerektiği konusunda mutabık kaldı.

Toplantıda, iç savaşın yarattığı büyük yıkımın ardından “Yeniden İnşa” süreci de ele alındı. Suriye Dışişleri’nden yapılan açıklamada, “Her iki taraf da Suriye’nin istikrarı için kentsel ve altyapısal dönüşümün hızlandırılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı,” denildi.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Polonya’nın vereceği MiG-29’lar Ukrayna için yetersiz kaldı

Yayınlanma

Ukrayna’nın Varşova Büyükelçisi Vasiliy Bodnar, Polonya’dan teslim alınacak MiG-29 savaş uçaklarının mevcut halleriyle muharebede kullanılamayacağını açıkladı. Uçakların ancak eğitim amaçlı değerlendirilebileceğini belirten Bodnar, cepheye sürülebilmeleri için modernizasyon finansmanı arandığını söyledi.

Ukrayna’nın Polonya Büyükelçisi Vasiliy Bodnar, RMF FM radyosunun YouTube kanalında yayınlanan mülakatında, Polonya’dan alınması planlanan MiG-29 tipi savaş uçaklarının mevcut durumlarıyla muharebe operasyonlarında kullanılamayacağını söyledi.

Uçakların kapsamlı bir modernizasyona ihtiyaç duyduğunu aktaran Bodnar, uzmanların yaptığı teknik değerlendirmelere değindi.

Bodnar, incelemelerin ardından uzmanların söz konusu MiG-29’ların eğitim faaliyetlerinde kullanılabileceği, ancak tam kapasiteyle operasyonel hale gelebilmeleri için ilave teknik çalışmalara tabi tutulmaları gerektiği sonucuna vardıklarını kaydetti.

Bodnar, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Mevcut konfigürasyonlarıyla, Sayın Bakanın da daha önce ifade ettiği gibi, bu uçakları muharebe koşullarında kullanmak imkansız” dedi.

Büyükelçi ayrıca her iki ülkenin de savaş uçaklarının Kiev’e muhtemel teslimatı öncesinde modernizasyon sürecini finanse edebilecek uluslararası ortaklar aradığını dile getirdi.

Varşova yönetimi, Aralık 2025’te insansız hava aracı ve füze teknolojileri karşılığında Ukrayna’ya bir dizi MiG-29 savaş uçağı sevk edilmesini içeren müzakereleri başlatmıştı.

Süreç devam ederken 2026 yazında Polonya Savunma Bakanı Władysław Kosiniak-Kamysz, Kiev yönetiminin teknoloji transferine ilişkin taahhütlerini yerine getirmediğini, bu nedenle uçak teslimatının askıya alındığını açıklamıştı.

Bu gelişme, Kiev’in Ukrayna Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki bir birliğe UPA (Ukrayna İsyancı Ordusu) adını verme kararı üzerine Polonya ve Ukrayna liderlikleri arasında patlak veren gerilimle eşzamanlı yaşanmıştı.

Daha sonra taraflar sevkiyat için yeniden müzakere masasına oturdu.

Wirtualna Polska (WP) haber portalı, Ağustos ayında Polonya ordusuna dayandırdığı haberinde, çok sayıda Ukrayna üretimi İHA ve teknoloji karşılığında savaş uçaklarının transferini öngören görüşmelerin nihai aşamaya geldiğini duyurdu.

Portal, söz konusu savaş uçaklarının birkaç hafta içinde Ukrayna’ya teslim edileceğini bildirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English