Bizi Takip Edin

Rusya

Zaharova’dan Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb’a: Kendi sözlerinizdeki cehennemi anladınız mı?

Yayınlanma

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Finlandiya Cumhurbaşkanı Aleksandr Stubb’un “1944’te bir çözüm bulduk” sözlerine sert tepki gösterdi. Zaharova, Finlandiya’nın İkinci Dünya Savaşı’nda Nazi Almanyası ile ittifak kurarak savaş suçları işlediğini belirtti ve Stubb’a “Nazi müttefiklerinize sırt çevirip Kiev rejimine karşı savaşmaya başlayın” çağrısında bulundu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, 18 Ağustos’ta Washington’da düzenlenen Ukrayna zirvesiyle ilgili yaptığı açıklamada, Finlandiya Cumhurbaşkanı Aleksandr Stubb’un tarihi referanslarına sert yanıt verdi.

Zaharova, Stubb’un zirvede sarf ettiği sözleri alıntılayarak, “Dünkü Washington buluşmasında Finlandiya Cumhurbaşkanı Stubb kelimesi kelimesine şunu söyledi: ‘Finlandiya’nın Rusya ile uzun bir sınırı var ve bu ülkeyle İkinci Dünya Savaşı sırasında edindiği kendi tecrübeleri var. 1944’te bir çözüm bulduk, eminim 2025’te de bir çözüm bulabiliriz,’” dedi.

“Kendi sözlerindeki cehennemi kavradı mı?”

Zaharova, bu ifadelere tepkisini, “Büyük soru şu: Stubb, kendi sözlerindeki cehennemi gerçekten kavradı mı?” sorusuyla dile getirdi.

Tarihi olayları hatırlatan Zaharova, 1939–1940 ve 1941–1944 yılları arasında Finlandiya’nın Sovyetler Birliği ile silahlı çatışma halinde olduğunu belirtti.

Zaharova, “Finlandiya’nın kışkırtmaları sonucunda Sovyet-Fin Savaşı başladı ve Helsinki kaybetti. Ardından kısa bir duraklama geldi, sonra Finlandiya açıkça Hitler’in safına geçti ve Wehrmacht’ın Barbarossa Harekâtı başladıktan üç gün sonra SSCB’ye savaş ilan etti,” diye konuştu.

Zaharova, o dönemin Finlandiyalı siyasetçisi Väinö Voionmaa’nın “Biz Mihver devletiyiz ve saldırı için seferber edilmiş durumdayız,” sözlerini hatırlatarak Finlandiya’nın Hitler’in müttefiki olarak rolünü üstlendiğini ifade etti.

Leningrad Kuşatması ve savaş suçları

Finlandiya’nın Kasım 1945’teki kendi savaş suçluları yargılamaları sonrasında gerçek savaş suçları işlediğini bizzat kabul ettiğini vurgulayan Zaharova, Leningrad Kuşatması sırasında Alman Kuzey Ordular Grubuna en kritik desteği Finlerin verdiğini söyledi.

Zaharova, bu durumun Sovyet halkına yönelik bir soykırım olduğunu anımsattı.

Dönemin Finlandiya Cumhurbaşkanı Risto Ryti’nin Alman elçisine, “Leningrad büyük bir şehir olarak ortadan kaldırılmalı,” yazdığını aktaran Zaharova, kuşatma altında açlık, soğuk, bombardıman ve top ateşi nedeniyle en az 1 milyon 93 bin 842 kişinin öldüğünü, bazı tahminlere göre bu sayının 1,5 milyona ulaştığını kaydetti.

2022’de St. Petersburg Şehir Mahkemesinin, aralarında Finlandiya silahlı birliklerinin de bulunduğu işbirlikçilerin eylemlerini “savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım” olarak tanıdığını belirten Zaharova, “İşte Helsinki’nin 1941–1943 yıllarında yatırım yaptığı ‘etkileşim tecrübesi’ buydu. Stubb bundan mı söz ediyor?” ifadelerini kullandı.

Zaharova ayrıca, işgal altındaki Sovyet Karelya’sında Finlerin siviller için 14’ten fazla toplama kampı kurduğunu, bu kamplardan geçen 50 bin kişinin yaklaşık üçte birinin açlık, soğuk ya da dayanılmaz koşullar yüzünden öldürüldüğünü belirtti.

“1944’teki çözüm Moskova Mütarekesi’ydi”

Stubb’un bir konuda haklı olduğunu kabul eden Zaharova, “1944’te Finlandiya sorununa bir çözüm bulundu. Adı Moskova Mütarekesi idi,” dedi.

Bu mütareke ile Helsinki’nin Hitler ve Nazilerden vazgeçerek SSCB’nin safına geçtiğini ve Laponya Savaşı’nın başladığını söyleyen Zaharova, şöyle devam etti:

“Tarihçilerin ortak görüşü, Finlandiya’nın başka seçeneği olmadığı yönünde. Zafer kazanan Kızıl Ordu, cephe boyunca Reich’i ve müttefiklerini süpürüyordu. Kurnaz Finler, İkinci Dünya Savaşı sonunda tamamen yenilmiş bir ülke olmamak için SSCB ile ayrı bir barış yapmaya karar verdi.”

Zaharova, sözlerini şu şekilde tamamladı:

“O halde Stubb, 1944’teki gibi davranmak niyetindeyse, o zaman yakın zamana kadar yanında olduğu Nazi müttefiklerine sırt çevirip Kiev rejimine karşı savaşmaya başlamalı.”

Rusya

Moskova’da askeri parka yönelik 18 milyon rublelik rüşvet soruşturması

Yayınlanma

Rusya Savunma Bakanlığına bağlı Patriot Parkı’nın direktörü İgor Vasilyev, 18 milyon rublelik rüşvet şüphesiyle gözaltına alındı. Soruşturma makamları, 1,4 milyar rubleyi aşan bakım sözleşmeleri karşılığında rüşvet aktarıldığını tespit ederken parkın üst yönetimindeki diğer isimler hakkında da adli süreç başlatıldı.

Rusya Savunma Bakanlığı bünyesindeki askeri-yurtsever temalı Patriot Parkı‘nın direktörü İgor Vasilyev, 18 milyon ruble (yaklaşık 200 bin dolar) rüşvet alma şüphesiyle gözaltına alındı.

Rus medya kuruluşu RBK’ya konuşan soruşturmaya yakın iki kaynak, Vasilyev hakkında henüz Ceza Kanunu’nun 290. maddesinin 6. fıkrası uyarınca “özellikle büyük miktarda rüşvet alma” suçlamasının resmen yöneltilmediğini, eski valinin şu aşamada şüpheli statüsünde tutulduğunu belirtti.

Rusya Soruşturma Komitesi Ana Askeri Soruşturma Dairesi’nin tespitlerine göre Vasilyev, söz konusu parayı Germes adlı şirketin genel müdürü ve kurucusu Yevgeniy Mariyev’den sözleşme ödemelerinin yüzdesi karşılığında aldı.

Park yönetimi Aralık 2025’te şirketle Kronstadt’taki şube dahil binaların, tesislerin ve çevre arazilerin teknik ve sıhhi bakımı için 1,4 milyar rubleyi aşkın sözleşmeler imzaladı.

Soruşturma makamı, park yönetiminin bu meblağ karşılığında şirkete genel koruma sağladığını, yeni ihalelerin önünü açtığını ve mevcut anlaşmaların icrasını denetimsiz bıraktığını değerlendiriyor.

Yönetim kadrosuna yönelik operasyonlar genişliyor

Mariyev, parkın direktör yardımcısı Vitaliy Melimuk hakkındaki ceza dosyasında da rüşvet veren taraf olarak yer alıyor.

Moskova Bölgesi’ndeki Odintsovo Mahkemesi tarafından 22 Nisan 2026’da tutuklanan Melimuk’un, iş insanından hak edişlerin yüzde 10’unu üç ayda bir düzenli aktarmasını istediği öne sürülmüştü.

Güvenlik birimlerinin operasyonel deneyi kapsamında Melimuk’a 18 milyon ruble teslim eden Mariyev, suçu ihbar ederek aydınlatılmasına katkı sağladığı gerekçesiyle ceza sorumluluğundan muaf tutuldu.

Moskova’daki Hamovniçeski Bölge Mahkemesi 7 Ekim akşamı Vasilyev için ihtiyati tedbir kararını açıklayacak.

Direktörün gözaltına alınmasından birkaç gün önce birinci yardımcısı Sergey Fedosov ile işletmeden sorumlu yardımcısı Aleksey Pavlyukov da yakalandı.

Soruşturma kaynakları, Fedosov’a “nitelikli dolandırıcılık”, Pavlyukov ve Vasilyev’e ise “büyük miktarda rüşvet alma” maddelerinden işlem yapıldığını aktardı.

Rusya Savunma Bakanlığı, askeri adli makamlarla yakın işbirliği yürüttüklerini ve soruşturmaya azami desteği verdiklerini duyurdu.

Eski yöneticiler hapis cezalarına çarptırılmıştı

Mart 2026’da park yönetiminin başına getirilen Vasilyev, 2017-2022 döneminde Kirov Bölge Valiliği yaptı.

Daha önce Federasyon Konseyi üyeliği ve Federal Kayıt Servisi başkanlığı görevlerini de üstlenen Vasilyev’den önceki yöneticiler de yolsuzluk dosyalarıyla hüküm giymişti.

Parkın eski direktörü Vyaçeslav Ahmedov dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilikten beş yıl hapis cezası aldı.

Temmuz 2024’te başlatılan önceki soruşturmada eski Savunma Bakan Yardımcısı General Pavel Popov, Ahmedov ve Yenilikçi Kalkınma Dairesi eski Başkan Yardımcısı Vladimir Şesterov ile birlikte 25 milyon rubleyi aşkın kamu zararına yol açmakla suçlanmıştı.

Mahkeme sürecinde Popov’un oğlunun arazisine park bütçesiyle ahşap ev, hamam ve iki katlı garaj inşa ettirildiği belirlenmiş; nisan ayında general 19 yıl, Şesterov ise 6 yıl hapis cezasına mahkum edilmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Eski Google yöneticisi Schmidt: Rus Rassvet uyduları engellenemez

Yayınlanma

Google’ın eski yöneticisi Eric Schmidt, Rusya’nın Starlink’e alternatif olarak kurduğu Rassvet uydu ağının faaliyete geçtiğinde engellenmesinin neredeyse imkansız olacağını açıkladı. 800 kilometre irtifada saniyede 1 gigabit internet sağlaması hedeflenen sistem için Kiev uluslararası kurumlara engelleme başvurusu yaptı.

Google’ın eski üst düzey yöneticisi Eric Schmidt, Rusya’nın geliştirdiği Rassvet uydu ağının en belirleyici üstünlüğünün engellenemez yapısı olduğunu söyledi.

Schmidt, The Economist dergisine verdiği mülakatta, “Bu ağ devreye girdiği anda engellenmesi neredeyse imkansız hale gelecek” değerlendirmesinde bulundu.

Ukrayna’nın Starlink kullanımına yönelik kısıtlamalara da değinen Schmidt, konunun siyasi bir nitelik taşıdığını belirterek, “Bu aslında siyasi bir karar, hükümetin kararı ve ABD yönetiminin bu meseleyi çözmesi gerekiyor” dedi.

Schmidt ayrıca Kiev yönetiminin Flamingo dışında etkili anti-balistik füzeye sahip olmadığını ve çeşitli nedenlerle bu füzeleri yüksek miktarda üretemediğini dile getirdi.

Starlink’e alternatif sistem 800 kilometre irtifada çalışıyor

IKS Holding bünyesindeki Rus havacılık ve uzay şirketi Byuro 1440 tarafından geliştirilen Rassvet projesi, saniyede 1 gigabite kadar hız ve 70 milisaniyeye kadar gecikme süresiyle geniş bant internet erişimi sağlamayı amaçlıyor.

SpaceX şirketinin 550 kilometre ve daha alçak irtifada hareket eden Starlink uydularına kıyasla Rassvet araçları 800 kilometre yükseklikteki yörüngede görev yapıyor.

Daha yüksek yörünge küresel kapsama alanı için daha az sayıda uydu gerektirirken ve daha fazla kullanıcıya hizmet olanağı sunarken, çarpışma ile uzay çöpü birikimi riskini artırıyor.

Kiev engelleme talep etti, Moskova savaş uyarısı yaptı

Ukrayna Devlet Başkanının teknoloji danışmanı Sergey Beskrestnov, ağustos ayında yaptığı açıklamada sistemin Ukrayna Silahlı Kuvvetleri için sorun teşkil edeceğini belirtmişti.

Bloomberg tarafından da Starlink’in alternatifi olarak nitelendirilen projenin ilk 16 uyduluk hedef grubu mart ayında fırlatıldı.

Şirket, test aşamasından seri üretime geçişin yaklaşık 1000 gün sürdüğünü açıklarken, temmuz ayında ikinci toplu fırlatma gerçekleşti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin fırlatmayı “büyük bir gelişme” olarak tanımladı.

Ukrayna, ağustos ayında Uluslararası Telekomünikasyon Birliğine (ITU) başvurarak kendi topraklarının Rassvet uydu ağının tüm frekans bantlarındaki kapsama alanından çıkarılmasını istedi.

Cenevre’deki Birleşmiş Milletler kurumları nezdindeki Ukrayna Daimi Temsilciliği aracılığıyla iletilen nota kapsamında konuşan Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiga, müttefiklere sistemi engellemek için gerekli tüm adımları atma çağrısı yaptı.

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitri Medvedev ise uydu grubunun engellenmesinin ancak imha edilmesi anlamına geleceğini, böyle bir adımın da kapsamlı bir uzay savaşına yol açacağını savundu.

Okumaya Devam Et

Rusya

Hong Kong’un Rusya’dan altın ithalatı yedi ayda rekor seviyeye çıktı

Yayınlanma

CNBC kanalının haberine göre Hong Kong, 2026 yılının ilk yedi ayında Rusya’dan 112,7 ton altın ithal ederek tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Rus külçeleri, bölgenin parasal olmayan altın ithalatının yaklaşık yüzde 15’ini oluştururken Batı yaptırımları sevkiyatın Çin anakarasına yönelmesinde belirleyici rol oynuyor.

Hong Kong, 2026 yılının ilk yedi ayında Rusya’dan 112,7 ton altın ithal ederek rekor seviyeye ulaştı.

Amerikan televizyon kanalı CNBC’nin kıymetli madenler odaklı yatırım şirketi BullionVault’un Hong Kong Nüfus ve İstatistik Dairesi verilerine dayandırdığı analizine göre, bu miktar 2025 yılının tamamında kaydedilen 92,1 tonluk rekor seviyeyi geride bıraktı. Hong Kong’un Rusya’dan altın alımı 2021 yılında 3,3 ton düzeyindeydi.

Veriler, külçe altın formundaki Rus ürünlerinin, Hong Kong’un bu yılın ilk yedi ayındaki parasal olmayan altın ithalatının yaklaşık yüzde 15’ini oluşturduğunu ortaya koydu. Bu oran 2021 yılında yalnızca yüzde 0,6 seviyesindeydi.

Analistler, sevkiyattaki artışı Batılı ülkelerin yaptırımları nedeniyle Rus değerli metallerinin Hong Kong’a ve diğer Asya pazarlarına yönelmesine bağlıyor.

Çin anakarasına açılan doğrudan ticaret kapısı

Danışmanlık şirketi Gatehouse Advisory Partners kıdemli danışmanı Vita Spivak, Ukrayna’daki savaşın başlamasının ardından Hong Kong’un “Rusya ile Çin arasındaki ticarette önemli bir merkez” haline geldiğini belirtti.

CNBC’ye konuşan Spivak, “Altının büyük kısmı Çin anakarasına gidiyor; çünkü Çin, Rus altınına yaptırım uygulamadı” diyerek Hong Kong’un dünyanın en büyük altın tüketim pazarına doğrudan erişim sağladığını kaydetti.

Finansal hizmetler şirketi StoneX’in EMEA ve Asya bölgeleri piyasa analizi birimi yöneticisi Rhona O’Connell ise Hong Kong’un Çin’e giren altın için daima kritik bir aktarma noktası olduğunu ifade etti.

Son yıllarda Şanghay pazar payı kazansa da Hong Kong’un ana merkez olma yarışında Singapur ile rekabet ettiğini belirten O’Connell, bölgenin altyapı gelişimi açısından Singapur’un yaklaşık altı ay önünde yer aldığını söyledi.

Batı’nın kısıtlamaları sevkiyat rotasını değiştirdi

Londra Külçe Piyasası Birliği (LBMA), 2022 ilkbaharında Rus altın rafinerilerinin “Good Delivery” (güvenilir teslimat) statüsünü askıya aldı.

Altın ticaretinin ana merkezi olan Londra daha sonra, fiziksel altın işlemlerinde önde gelen Gazprombank ve Rosselkhozbank dahil beş Rus bankasına bloke edici yaptırımlar uyguladı.

Sberbank, VTB, Sovkombank ve PSB’nin de aralarında yer aldığı Rusya’nın diğer büyük altın satıcıları İngiltere’nin yaptırım listesine girdi ve Londra’da işlem veya takas yapma imkanını kaybetti. ABD ve AB de Rusya’dan altın ithalatını yasakladı.

Yaptırımları yasa dışı olarak nitelendiren Moskova ise ticari hatları sürdürmeye odaklanıyor.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, kısıtlamaların olumsuz etkileri olduğunu kabul etmekle birlikte, Moskova’nın “yaptırımların sonuçlarını en aza indirme konusunda kayda değer bir deneyim edindiğini ve kısıtlamalara rağmen çok çeşitli alanlarda çalışmaları kesintiye uğratmama hususunda geniş tecrübeye sahip olduğunu” dile getirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English